• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

evrim teorisi- dinazorlar yanılgısı


İslam alimleri bir konuda kendilerini anlatmakta zorluk çeker, bunu ya bilgisizlikten dolayı yada beceriksizlikten dolayı çeker, bu da ister istemez evrim teorisini savunanların ekmeğine yağ çalar. Nedir izah etmekte zorlandıkları şey? Siz bir din adamına ilk insanın kim olduğunu sorsanız, size hz. Adem olduğunu söyler. Siz İslam alimlerine hz. Adem' in kaç bin yıl önce yaşadığını sorsanız size tarih olarak ortalama 10 bin yıl öncesini verirler. Not: bu yazı vesilesiyle hz ademin yeryüzüne indirilişinin kesin tarihini söyleyelim, bundan 20 bin yıl öncesiydi. Sorun nedir? Bilim dünyası ama 200 bin yıl öncesine ait insan kafataslarını bulur. Bu çelişkiyi siz nasıl izah edebilirsiniz?
Bu yazımız ile bu konu hakkında fikir yürüten veya bilgisizlik içinde olan bütün Müslüman kardeşlerimizi aydınlatmayı umuyoruz, sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz.

Yeryüzünün hz. Adem'den önceki konukları

İslam dini ve Kur'an-ı Kerim hz. Ademin yeryüzündeki ilk canlı olduğunu iddia etmez, tam aksine yeryüzünde hz. Ademden önce canlıların var olduğuna yönelik ipuçları verir. Örneğin; "düşün ki, Rabbin meleklere: «Muhakkak Ben, yeryüzüne bir halife tayin edeceğim.» dediği vakit, «Biz seni tesbih ve takdis edip dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak bir yaratık mı yaratacaksın?» dediler. «Her halde Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim!» buyurdu" (Bakara Süresi; 30). Bu Ayetten çıkarılması gereken çok ders var, bu yazımızı ilgilendiren noktaları ise; (1) Allah
yeryüzüne halife olarak insanoğlunu  seçmiş, yani canlı veya cansız herşeyi bize hizmet etmek için var etmiş! (2) Melekler insanoğlunun kan akıtacağını nereden bilir; gaybı bilemediklerine göre demek insan görünümlü varlıklar daha önce yaratılmış ve melekler bunların yeryüzündeki kötülüklerine şahit olmuş. O yüzden hz adem öncesine ait arkeolojik kalıntıları bir Müslüman reddetmez tam aksine lehine kullanır, çünkü bu arkeolojik kalıntılar evrim teorisini değil Allahın Ayetlerini tasdikler. Örneğin; bilim dünyası o canlıların çok ilkel yaşadığını söyler, İslam dinide bunu söyler. Allahın Ayetleri o canlılara ilim inmediğini söyler. İlim olmadığı yerde de ilkel yaşam varlığını sürdürür. Gördüğünüz gibi gerçek ilimle Ayetler birbiri ile çatışmaz birbirini destekler. Hz adem "insan 2.0" sürümü ise, hz adem öncesi insanlar daha ilkel bir sürüm
"insan 1.0" üzerine var edilmiş. Allah bunu neden gerekli gördü? Bu canlılar neden var edildi, ne amaca hizmet etti? İnsanoğlunun daha ilkel versiyonu neden var edildi, bu konu hakkında farklı felsefi yorumlar getirebiliriz, biz ama bu yazımızda o konuya girmeyeceğiz, o farklı sohbetin konusu. Biz bu yazımızda o dönemin hayvanları üzerinde duracağız çünkü o canlılar günümüzün teknolojisinin altyapısını sunmakta.

Dinazorlar neden büyüktü?

Bu sorunun cevabını anlamanız için şu ilahi takdiri kabullenebilmelisiniz; ademoğulları bu dünyanın halifesi ve tabiat ona hizmet amaçlı yaratılmış. Hz Ademden önce yaratılan ve yeryüzüne yerleştirilen canlılar dahil. Milyonlarca yıl önce yaşayan canlılar şuanki insanoğluna nasıl hizmet edebilir diye sorarsanız? Kimya bilim dalı yeryüzündeki maddeleri organik ve inorganik olarak ikiye ayırır. Gezegenlerin kendisi inorganik maddelerden, petrol, doğalgaz ve kömür olarak adlandırdığımız, uğruna savaşların yürütüldüğü maddeler ise organik maddelerden, yani fosilleşmiş canlılardan oluşur. Dinazorlar çağı mesela, eğer o çağın canlıları olmasaydı şu an yeryüzünde petrol, doğalgaz, kömür gibi madenler olmazdı. İnsan ne endüstiral çağı nede teknolojik çağı başlatabilir, karanlık çağda yaşamaya mahkum kalırdık. Bu canlılar neden yüzbin veya milyon yıllar önce var edilmiş? Bu canlıların cansız bedenleri petrol gibi madenlere dönüşebilmesi için bir süreç gerektirir, Allahta onlara bu milyonlarca yıllık olgunlaşma sürecini tanır. Bu hayvanlar neden çok büyüktü? Canlılar ne kadar büyük olursa, onlardan o kadar büyük yeraltı madenleri oluşur. Günümüzün petrol veya doğalgaz havzaları küçük baş hayvanlar sayesinde elde edilmiş olsaydı, petrol ve doğal gaz rezervlerimiz 10 yılda tüketilmiş olur, kısa bir elektronik çağdan sonra orta çağa geri dönmüş olurduk. Hayvanlar ne kadar büyük olursa, onlardan oluşan madenlerde o kadar büyük olur. Gördüğünüz gibi demek bu işler tesadüf veya şans ile yürümüyormuş, o tür yeraltı zenginliklerin oluşabilmesi için bile bir üst akla ihtiyaç duyuluyormuş, bir plan ve bir proje, bir süreç gerektiriyormuş!

Dinazorlardan nasıl doğal gaz oluşur?

Carbon içerikli bir maddeden yani bir canlıdan petrol, kömür veya doğalgaz oluşabilmesi için iki şey gerekli; birincisi basınç ve ikincisi oksijensiz bir ortam. Bu ortamıda o dönemin afetleri sağlamış. Allahın nasıl çalıştığı nasıl herşeyi hesaplayıp sonrasında herşeyi o plan ve proje doğrultusunda hareket ettirdiğini şimdi daha iyi anlıyormusunuz? Yanardağlar patlar, meteorlar yeryüzünü vurur, yer yarılır ve yeryüzündeki canlıların bir kısmı yerin içine yutulur, yer üstünde kalmayı başaran diğer kısım ise yanardağların püskürttüğü zehirli gazlar tarafından öldürülür. Yanardağ ve meteorların püskürttüğü toz ve toprak bu bedenleri örter ve metrelerce yerin derinliğine gömer. Cesetlerin üzerine konan toz ve toprak hem petrol ve doğalgaz gibi madenlerin oluşumu için gerekli basıncı sağlar hem oksijensiz ortamı. Anlayacağınız, ne dinazorlar nede o dönemin doğal afetleri tesadüfen gelişti. Her şey ilahi hesabın bir parçası doğrultusunda hareket etti ve daima eder. Allahın iliminde tesadüfe yer yoktur.

Farklı dönemlere ait kemikler, birbirinden bağımsız yaratılışlara işaret eder!

Allahu Teala yeryüzünün ilk döneminde yeryüzünü çok ilkel canlılar ile donatmış ve bunların milyonlarca yıl yaşamasına izin vermiş, ömürleri tamamladıktan sonrada onları doğal afetler ile teker teker yok etmiş. Kendisini ikinci konuklarına hazırlaması için yeryüzüne yine yüzbinlerce ve milyonlarca yıllık bir zaman tanımış. Bu süreç içinde dünyanın yeraltı ve yerüstü zenginlikleri olgunlaşmış, örneğin; petrol gibi madenlerin oluşumu tamamlanmış. Yeryüzü, insan 2.0 sürümüne hazır olduğu işaretini verdikten sonrada hz. Adem gökten yeryüzüne indirilmiş. Değerli dostlar; canlıların evrime uğraması fizyolojik yapılarına aykırıdır, bunun fizyolojik açıklamasını diğer yazımızda yapıyoruz. İnsan ve diğer canlıların evrime uğraması bilimsel açıdan mümkün değil! Bilim dünyası iki farklı döneme ait yaşam belirtileri tespit ediyor, bunun üzerinede birinin diğerinin soyundan geldiği kanaatine varıyor. Birinin diğerinden bağımsız yaratıldığını aklına getirmiyor veya getirmek istemiyor. Bilim dünyasının elinde sadece bu iki döneme ait kemikler bulunur; dinazor dönemine ait kemikler ve şuanki hayvanların bilgisi. Onlar geçmiş kemik kalıntılarını buluyor, bunu bugünki hayvanların kemikleri ile kıyaslıyorlar, benzerliktende akrabalık bağı kurmaya çalışıyorlar. Örneğin; şu kemik şu hayvanınkına çok benziyor demek bu onun soyundan geldi gibisine. Böyle varsayımlar üzerine kurulu bir bilim, bir teori size mantıklı geliyormu? İki farklı döneme ait kemikleri birbiri ile kıyaslayarak yorum getiren ve bunuda bilimsel olarak sunan kişileri siz bilim adamı olarak görürmüsünüz? Evrim teorisine inanırsanız, görmüş oluyorsunuz. Bilim yaratılıştan teolijiden uzak durması gerekiyordu, söz konusu Allah düşmanlığı olunca ama uzak duramadılar ve insanlığa farklı bir yaratılış hikayesi sundular. Kendi müridlerinede bu hikayeyi satmayı başardılar. Siz ama lütfen bu hikayeyi satın almayın. Farklı başlıklar altında size bilimsel ve mantık açısından bu hikayenin saçmalığını anlatmaya çalıştık. Fazla detaya girmeden anlatmaya çalıştık, umarız evrim saçmalığından bundan sonra uzak durursunuz. Uzak durmazsanız bilinki İslam dini, kendine alternatif bir yaratılış hikayesini kabul etmez. Evrim teorisi İslam dinin özüne aykırıdır, eğer Allah diye bir varlığa inanıyorsanız o zaman Allahın farklı dönemlerde farklı yaratıkları yarattığına inanmalısınız. Eğer Allah diye bir varlığa inanmıyorsanız o zaman kendinize farklı bir yaşam başlangıcı bulmalısınız çünkü fizyolojik ve bilimsel olarak bir canlının farklı bir canlıya dönüşmesi mümkün değil!

Not: bir şart altında insan farklı bir canlıya dönüşebilir o da fizyolojik değişim bir anda ve tüm bedeni kapsarsa. Örneğin; israiloğulların maymuna çevrilmesi! Değişim olacaksa bu evrimcilerin iddia ettiği gibi zaman içinde asla olmaz, olamaz olacaksa bir anda olur. Bu arada, hiç merak ettinizmi bilim dünyası neden ata-maymun tezini ortaya attı? İsrailoğulları maymuna çevrilerek aşağılık ile damgalandı, bunlarda bunun öçünü Allahtan almak için insanlığın atası maymundur inancını ortaya attı ve inanılır gibi değil ama, bunu insanlığa büyük ölçüde de yutturdular. Bilhassa kime yutturdu? Ortalıkta akıllıyım diye geçinenlere!!