• sağlıklı yaşam için oruç seferberliğini başlatıyoruz
    • hastalıklar günahlarınızdan gelir, günahlarıda oruç yok eder. sağlıklı ve huzurlu bir yaşam için hep birlikte oruç tutalım. detayları için lütfen bizimle iletişime geçiniz...

evrim teorisi- kendi içinde çelişkiler

Evrim teorisinin içeriğine fazla girmeden sizlere bu teorinin ne kadar uydurma olduğunu izah etmeye çalışıyoruz. Sayın okurlarımız, istediğiniz inancı yaşamaya özgür istediğiniz ideolojileri beslemeye hürsünüz ama siz eğer, beslediğiniz inancı bilimsel bir şeymiş gibi insanlara sunmaya çalışır yani amellerinize bilimi alet eder ve bu yaşam ideolojinizi başkalarına zorunlu kılarsanız, o zaman birileri size dur demek zorunda. Evrimciler kurnazlık yapar ve kendilerini akıllı sanar, bunlar; bilim dünyası bizim elimizde biz bilim dünyasını istediğimiz gibi kullanabiliriz ve kimse bize karşı gelemez inancı içinde yaşamlarını sürdürür. Ancak bu tezgahta hesaba katmadıkları bir şey var, o da bilimin kendisi. Siz bilimin orasından burasından büküp kendi ideolojilerinizi bilim dünyasının içine yerleştirmeye başlarsanız, bilimin kendisi size tuzak kurar ve tezlerinizi teker, teker çürütmeye başlar. Nasılmı? İdeolojilerinizi bilimin içine soktuğunuzda, bilimde var olmayan birşeyi bilimin içine sokmuş oluyorsunuz, bu da ister istemez bilimin içinde çelişkilere sebep olur, bir yasa diğerini çürütür. Siz birşeyi kendi doğal ortamından alır (sizin yaşam felsefeniz) ve onu farklı bir dünyaya (bilim dünyası) sokarsanız, kendi içinde çelişkilerle karşılaşmanız kaçınılmaz. Ne kadar üzücü, bu insanlar kendi inançlarını geçerli ve meşru kılabilmek için herşeyi kendilerine meşru görür, bilimi kullanmak bilimin haysiyetini ve masumiyetini ayaklar altına almak dahil. Yeterki kendileri amaçlarına ulaşsın, işte bu zihniyetin ne kadar pis olduğu ve Allah tarafından neden lanetlendiğinin en güzel örneklerinden birisi. Evrim teorisi bilim dünyasının içinde, hangi tür çelişkiler meydana getirir bu yazımızın konusu bunlar, sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz.

Ev
rim teorisi ile fiziğin ”evrensel kural” arasındaki çelişki

Fizik bizlere istisnalar tanımaz, her hangi bir fizik yasası dünyanın bir yerinde nasıl ise dünyanın farklı bir yerinde de aynı olması gerek veya bir canlı hangi fizik yasalarına tabi ise, diğer canlılarda o kurallara tabii olmalı. Evrim teorisinin bilimin içinde ortaya çıkardığı çelişkilerden birisi bu; eğer mutasyonların farklı canlıları ortaya çıkardığı iddia edilirse o zaman bu evrensel bir kural olmalı, bu bütün canlılar için geçerli olması gerekir. Bütün hayvanlar alemi insanlar gibi konuşan ve farklı icatlara imza atan türlere dönüşmesi gerekir. Bilim kurgu filmlerinde veya yunan mitolojisinde görüldüğü gibi insan/hayvan karışımı farklı farklı yaratıklar türemesi gerekir. Nerede bu hayvan/insan karışığı yaratıklar? Eğer fizik kuralları evrensel ise ve herkes için geçerlidir diyorsanız o zaman tesadüfler üzerine oynayamazsınız. Eğer bir maymundan konuşan ve bilinçli bir şekilde hareket eden bir varlık türeyebiliyorsa o zaman sadece maymundan değil diğer hayvanlardanda insan gibi hareket eden ve yaşayan varlıklar türemesi gerekir, en azından fizik bize bunun böyle olması gerektiğini söyler.

Evrim teorisine karşın doğal seleksiyon teorisi

Evrimcilerin savunduğu teorilerden biriside darwinin doğal seleksiyon teorisi, ancak doğal seleksiyon teorisi ile evrim teorisi birbirine zıt teoriler! Evrimciler mutasyona uğrayan canlıların güçlü olduğunu ve bir sonraki nesilleri belirlediğini iddia eder, doğal seleksiyon teorisi ise doğada ilk mutasyona uğrayan canlıların elendiğini savunur, hangisi doğru? Nasıl olurda bu insanlar gözlerimize baka baka aynı anda birbirine zıt teorileri savunur ve halen haklı görünür? Mutasyon nedir? Mutasyon dört dörtlük çalışan bir düzenin bozulmasıdır. Genetik hastalıkları bir incelerseniz bu hastalar size sağlıklı insanlardan daha güçlü ve daha sağlıklı bir izlenim veriyormu? Evrimciler kendilerini biraz fazla x-men çizgi romanlarına kaptırmış, bunlar genetik mutasyonların daha güçlü ve daha mükemmel bir yaratık ortaya çıkaracağını sanır. Bu hayal dünyanızda ve bilim kurgu romanları için geçerli olabilir ama gerçek hayat için değil. Gerçek hayatta genetik mutasyonlar mükemmel işleyen bir düzeni herzaman bozar. Eğer bir mutasyon bir hücrenin daha iyi çalışmasını sağlası bile, bu sefer diğer hücreler bu yeni hıza ve ayara ayak uyduramaz olur, epilepsi ve kalp aritmelerinde olduğu gibi düzen yine bozulurdu. Darwinin doğal seleksiyon teoriside burada devreye girer; darwinin teorisi doğrudur ve doğada avcıya ilk kurban gidenler sürüdeki yaşlılar, hastalar, sakatlar ve zayıf kalanlar olur. Buna itirazınız varsa belgesel kanalları açın ve yırtıcı hayvanların bir sürüde ilk önce kimleri gözlerine kestirdiklerine bir bakın. Evrimcilerin bir teorisi yanlış ise diğerleride otomatik olarak yanlış olmak zorunda değil, bunlar bir doğrunun arasına 10 yanlış katar, doğruları ayıklamak size kalmış. Diğerlerinide yalanlamaya çalışırken kendinizi tuzağa düşürmeyin, bu sefer sizler saçma sapan iddialarda bulunmaya başlarsınız. Doğal seleksiyon teorisi doğada yaşlıların, hastaların ve zayıfların ilk önce avlandığını ve çiftlenme önceliği yani soy aktarımın güçlülerde olduğunu savunur. Darwinin teorisi mutasyona uğramış hayvanların fazla yaşatılmadığını ve kendilerine çiftlenme imkanı verilmediğini, o genetik zaafiyetin kendisi ölüp gittiğini söyler. Karşımızda iki teori var, ikiside aynı zihniyet tarafından savunulur ama ikiside birbirinden zıt teoriler! Bir teori, doğada ilk önce mutasyona uğrayan hayvanların yok edildiğini, soylarını devam ettiremediklerini iddia eder, diğeri ise sadece ama sadece mutasyona uğrayan hayvanların milyonlarca yıl hayatta kalabileceğini, kalabildiğini iddia eder, hangisine inanalım?

Evrim teorisine karşın dinozorların meteorlar tarafından yok ediliş teorisi

Evrim teorisi içindeki çelişkilerden biriside dinazorlar ile günümüzün hayvanları arasında kurulmaya çalışan bağ. Bir yandan günümüzün canlıların dinozorlardan türediği iddia edilir ama diğer yandan dinazorların meteorlar tarafından yok edildiği söylenir, siz bunda mantıksal bir çelişki görmüyormusunuz? Eğer bir tür tamamıyla yok ediliyorsa nasıl olurda onların soyundan başka canlılar ortaya çıkabiliyor? Birisinin diğerinin soyundan gelebilmesi için aralarında aralıksız genetik aktarma olması gerekmezmi? Diyelimki gördüğünüz şu mükemmel tasarıma sahip tabiatımız ve içindeki bütün mahlukatlar mikroroganizmalar tarafından inşa edildi, sıfırdan bu var oluş meteorların yeryüzünü yok etmeden öncemi gerçekleşti yoksa sonramı? Meteorlardan sonra derseniz o zaman meteorlardan önceki yaşamı ve tabiatı kim var etti? O da tesadüfen, kendiliğinden oluştu derseniz o zaman siz bir bilim adamı olamazsınız. Hayatın temel taşlarından olan bir bakterinin bile kendiliğinden oluşabilme ihtimali 1x10100,000,000,000; yani imkansız! Bir bakterinin bile kendiliğinden oluşma ihtmali buyken, siz bütün tabiatın kendiliğinden oluştuğunu ve bunun bir değilde iki defa gerçekleştiğini savunursanız o zaman bizler burada bir art niyetin olduğunu net anlarız. Yeryüzü öyle kompleks bir düzene sahipki sadece bir enzimin kendiliğinden oluşma ihtimali 1x1040,000. Bir enzimin kendiliğinden oluşma ihtimali bile bütün evrendeki yıldız ve galaksileri oluşturan atomlardan daha fazla ve sizde kalkıp herşeyin kendiliğinden oluştuğunu savunuyor, üstüne yüzsüzsünüz. Bu kendiliğinden var olma hadisesinin bir değil, iki defa gerçekleştiğini anlatıyorsunuz, birisi dinazorlar öncesi diğeri ise sonrası. Üzücü olanıda bu hikayelerinize inananlar var, ne kadar yazık o inananlara!

Mikroorganizmaların yaşı ile dinazorların yaşı arasındaki çelişki

Evrim teorisi günümüzün canlıların dinazorlardan türediğini iddia eder. Sıkıntı nerede? Bizim alemde canlılar yaşlandıkça büyür, yaşlandıkça küçülmez! Dinazorlar büyük, günümüzün hayvanları ise küçük, birisi nasıl diğerin soyundan gelebilir? Siz burada bir çelişki görmüyormusunuz? 1) Eğer bütün canlılar mikroskopik boyuttan başladıysa o zaman bir bebeğin büyümesi gibi o canlılarda dinazor boyutuna ulaşıncaya kadar çok farklı fiziki büyüme çağlarından geçmesi gerekir, nerede bu ara geçiş dönemlerine ait bilgiler, hayvanlar ve kemikler? 2) Eğer günümüzün hayvanlarıda dinazorlardan türediyse o zaman bizler araştırmalarda gittikçe küçülen bir geçiş hayvan silsilesi görmemiz gerekmezmi?