• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

nefsin yaratılış sırrı


Bu yazımızda ilginç bir konuyu ele alacağız, çözümlenmesi imkansız gibi görünen ve herkes tarafından merak edilen bir konuyu; nefis nedir? Biz bu yazımızda her yazımızda olduğu gibi sizlere sadece olayların akışı hakkında bir görüntü vereceğiz, daha detaylı bilgiler sitemizin amacını aşar. Umarız bu çalışmalarımızın devamını ilahiyat fakülteleri veya imamlığı bir kariyer olarak belirleyen gençlerimiz ve büyüklerimiz getirir. Her zamanki gibi çalışmalarımızın kaynağı Kur'an-ı Kerim, genel mantık ve pozitif bilimler;
sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz...

Nefsi nasıl çözdük?

- İlk önce nefis fiziki bir yapımı değilmi onu belirledik  

Nefis hakkında bir araştırma yapıyorsanız, ilk önce şunu belirlemelisiniz; nefis manevi birşeymi, soyut boyutta olan bir varlıkmı, yoksa insan gibi fiziki bir oluşummu. Araştırmalarımızın diğer boyutlarına geçmeden, ilk önce bunun tespitini yapmamız gerektiğine inandık ve Kur'an-ı Kerimi bu yönde inceledik. Nefis hakkında Ayetleri okduğumuzda birşey dikkatimizi çekti, o da Ayetlerin yoruma açık olmayacak netlikte kendi nefsinizden eşlerinizin yaratıldığı ve tek bir nefisten yaratıldığımızı söylemesi. Hmm dedik; her hangi bir şeyden fiziki bir parça oluşabilmesi için kaynakta fiziki bir parça olması gerek! Bu bizlere nefsin fiziki boyutta bir oluşum olduğuna yönelik ilk ipuçlarını verdi. Örneğin; Kur'an-ı Kerim Âdem as’ın toprak ve sudan yaratıldığını anlatır, su ve toprak nasıl gözle görülür birer madde ise kadının oluşumuna sebep olan nefiste gözle görülür bir madde olmalı! “O, o zattır ki sizi bir tek nefisten yarattı, eşini de ondan yarattı ki gönlü buna ısınsın....!» “ (Araf Süresi, 189). “Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı, eşlerinizden de sizin için oğullar ve torunlar yarattı ve sizi temiz gıdalarla rızıklandırdı. Onlar hâla bâtıla inanıp Allah'ın nimetine nankörlükmü ediyorlar?” (Nahl Süresi, 72). Artı şu süreleride gözden geçirmenizi tavsiye ederiz; (Rum Süresi, 21), (Yasin Süresi; 36), (Zümer Süresi, 6), (Şura Süresi; 11), (Nisa Süresi, 1).

- Nefis dünyevi zevkler ile ilgilenen bir nokta, bedende öyle bir nokta varmı?

Nefis olayını çözebilmek için temel mantık doğrultusunda hareket ettik; ilk önce fiziki varlığını sorguladık sonrada işlevini. Fiziki varlığını Ayetler ile bir çözüme kavuşturduktan sonra İslam dini nefsi nasıl tanımlar ona bir göz attık. Nefsin vasıfları nedir ve İslam alimlerin bu konu hakkında görüşleri neler ve insan bedeninde bu vasıflara uyan fiziki bir nokta varmı, bunun üzerinde durduk. İslam dini, nefsi dünya nimetlerine düşkün ve bunları sınır tanımaksızın arzulayan bir şey olarak tanımlar. İnsan bedeninde dünyevi zevkler ile bağlantılı fiziki bir nokta varmı? Var, duyu organlarımız. Biz anca gözle gördüğümüzün, kulakla duyduğumuzun, burnumuz ile kokladığımızın, dilimiz ile tattığımızın ve dokunuşla hissettiğimizin varlığını bilir, bunu arzulayabiliriz. “Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat (işçi) çoğaltma yarışından ibarettir....; ... Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.” (Hadid Süresi; 20). İslamın bize tarif ettiği nefis ile insan bedenindeki duyu organların tanımı birbiri ile örtüşmekte. Duyu organlarn merkezi neresi; beyin sapı! Duyu organlarınızdan aldığınız bütün veriler ilk önce beyin sapına gider, orada bir araya getirilir. Özetleyelim; ilk önce fiziki bir oluşum olması gerektiğine yönelik kanaat geliştirdik, sonrası nefsin özelliklerini taşıyan bir organımız varmı onu belirledik. Allahu Tealanın nefis olarak adlandırdığı şey, beyin sapı olabilirmi?

- Nefis kendisine doğru ve yanlışların ilham edildiği bir nokta, bedenimizde kendisine bir yükleme yapılan bir yer varmı?

“Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verene,” “Sonra da ona iyilik ve kötülükleri ilham edene yemin ederim ki,” (Şems Süresi; 7-8). Şems süresi nefse bir yükleme yapıldığı, yani doğru ve yanlışların kendisine ilham edildiğinden bahseder. İnsan bedeninde kendisine böyle bir yükleme yapılan yer varmı? Var, tahmin ediniz; evet, beyin sapı! Beyin sapı bu ilahi yükleme doğrultusunda kalp atışından nefes alışınıza kadar, bedeninizin iç dünyası ve ilkel hareketlerinizin (çocukların refleksleri) çalışmasını kontrol eder. Eğer nefis dediğimiz şey kendisine iyiliğin ve kötülüğün yüklendiği bir nokta ise, bedenimizde bu tarife uyan tek bir nokta var o da beyin sapı. Beyin sapın hem fiziki bir parça olması, hem belirli bir özgürlüğe sahip olması hemde duyu organları ile bağlantılı olması dolayı bu nokta Ayetlerin tarifine tam uyar. Bu bizde beyin sapını daha yakından incelememiz gerektiği kanaatini uyardı. Not: almanyada tıp fakültesinde anatomi bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştık, amerikada da 1.5 yıl nörofizyoloji alanında diplomat programına katılmıştık ama beyin sapına hiç bu boyuttan bakmamıştık; şu fotoğraflara baktığınızda sizde bu zamana kadar bu boyuttan bakmadığınıza emin olacaksınız.

Nefis fiziki görünümü!

- Beyin sapı, yani nefis

Beyin sapın anatomisine baktığınızda anında bir şey gözünüze batıyor, o da erkeğin sperm görünümünde olması. Beyin sapının uzandığı bölgede kadının rahimine benziyor (yumurta olarak işaretlenen nokta). Sadece bu fotoğrafı inceleseniz bundan nice ilahi mesajlar çıkarabilirsiniz. Beyin sapın bu anatomik yapısını gördükten sonra, nefis olarak tabir edilen noktanın beyin sapı olması gerektiğine dair aklımızda hiç bir kuşku kalmadı. Bir ilginç detayı daha size aktaralım; yumurta olarak işaret ettiğimiz bölge beynin duygu merkezi (limbic brain- emotional or feeling brain), sperm görünümünde olan bölge ise beynin ilkel, kaba davranışlara sebep olan merkezi (reptilian brain- instinctual or dinosaur brain). Erkek ve kadını tarif edercesine, sizce bu tesadüf mü?

       

________________________

Nefis, yani beyin sapı alnınız hizasında beynin ortasında bulunur. Hadislerde bu noktaya işaret eder!

                 

_________________________

Nefis, erkeğin cinsel organı görünümünde

 
____________________

- Hava anamızın yaratılışı


Hava anamızdaki nefsin yaratılışı; Adem as'ın beyin sapından yani nefsinden bir parçacık alınır ve bu tohum hava anamızın cansız, henüz kurumaya tabi tutulmamış heykeline yerleştirilir. Bu heykel, toprak ve su karışımından olduğu için o tohum bir müddet sonra kök salmaya, filizlenmeye ve dallanmaya başlar (fotoğraf). Nefis, yani beyin sapı o cansız heykelin her ucra köşesine kök salar ve o bedeni, ruh için hazır hale getirir. Kadınların ekilmeye hazır birer tarla olduğunu şu Ayettende çıkarabilirsiniz; "kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın...!" (Bakara Süresi, 223). Toprağa tohum ekilip bunun kök salması, bizlere kadındaki nefsin yaratılışını anlatır!


- Nefsin gerçek yüzü, ilk yaratılıştaki hali



    

Nefis bu!! Ne kadar ilginçtirki, nefis kendisini çok beğenir ama çıplak gözle kendisine baktığınızda çok ürpertici ve çok çirkin bir görünüme sahip. Onu güzel kılan onun örtüsüdür yani bedeninizin et ve kemiği. Nefsin görünümü ve bunun et/ kemik ile bürünmesi bize aynı zamanda örtünmenin önemini aktarıyor olabilirmi yani Allahın nefsi insan bedeni ile örtmüş olması bizlere nasıl çirkinliklerden korunabiliriz onun yolunu gösteriyor olabilirmi?
________


Özetlersek

Nefis bir yazılım programıdır. Bir yazılım ve işletim merkezinden (beyin sapı) oluşur. Doğru ve yanlışların kendisine yüklendiği, öğrenerek kendisini geliştirme imkanı verilen bir yazılım. Demir adam filmlerinde, demir adamın jarvis adında bilgisayarı gibi. Benliğimiz bir yazılım. Bunun hayat bulabilmesi içinde, Allah ilk önce buna bir işletim sistemi tahsis etti (beyin sapı) sonrasıda buna bir beden yarattı (insan). Sonrası beyin sapını tohuma dönüştürdü sonrası bunu bedene yerleştirdi.
"Gerçek şu ki biz insanı çamurdan alınmış bir özden yaratıyoruz; Sonra onu sağlam bir korunakta nutfe haline getiriyoruz" (Mü'minun Süresi; 12-13). İnsan nasıl büyük bir ebattan küçük bir nutfe ebatına dönüştürülüyorsa, nefsinizde büyük ebattan bir tohum ebatına dönüştürüldü. Yani yediğimiz ve beslendiğimiz ürünler nasıl bir tohumdan üretiliyorsa, nefiste bir tohumdan üretildi. Şimdi, işletim sistemini (tohum ebatında beyin sapı) bedene dahil ettikmi, o işletim sistemine yazılım nasıl yüklendi? Burada da kalp devreye girdi. Kalpler enerji boyutuna açılan kapılarımız. Kalp üzerinden Allah o yazılımı, beden içindeki işletim sistemine (beyin sapı) yükledi. Tüm aşamalar tamamlandığında da Allah ruhundan üfledi (elektrik vermek) ve canlı hayat buldu. Nefis neden bir tohum olarak insana yerleştirildi? O tohumu yerleştireceğiniz yer (insan bedeni), su ve toprak karışımı bir yer. Ancak bir tohum o ortamda filizlenir ve kök salar (sinir ağı). Artı yaratılışımızın kendisi, yeryüzü yaşantımızada örnekler içermesi gerekiyordu. Tohum toprak ve su, hayatta kalmamızı sağlayan bu üçü değilmi? Yaratılışta da bu üçünün kullanılması gayet mantıklı. Allahu Teala yaratılışımızı günlük hayatımızın içinde olan şeyler üzerinden var etmiş. O ilk yaratılışı tüm çağların insanı bilsin ve anlasın diye. Bilgisayarlar ve yazılımlar, bunlar 21. yüzyılın bilgisi, geçmiş toplulukların anlayacağı ve bileceği şeyler değil. Tohum, su ve toprak ise insan yeryüzüne ayak bastığı ilk günden itibaren hayatımızın içinde olan şeyler. Her çağın insanına hitap edecek kavramlar üzerine yaratılışın kurulmasıda gayet mantıklı.

Bunları nereden biliyoruz?

Nefsin ne olduğunu söylemiştik, bir yazılım ve bu yazılıma ev sahipliği yapan bir işletim sisteminden ibaret olduğunu söylemiştik. Biz bunu nereden biliyoruz; günümüzün teknolojisinden biliyoruz. Eğer insanoğlu bir robot yapmak istiyorsa, bu robotların benliğini, öğrenmesini ve gelişmesini sağlayan şey yazılımlardır. Robotların arkasındaki mucitte kim? Allah! İnsan icat etmez, Allah icat eder. Allahta bu icatlarını bir ilham olarak, bu konuda en çok çalışana indirir. Bir buluşun yeryüzünde vukuu bulma vakti saati geldiğinde kişiye ilham iner, kişi "eureka" der ve Allahın gökte icat ettiği sayısız şeyden birisi daha, yeryüzünde hayat bulmuş olur. Yani robotların arkasındaki akıl ile insanı yaratan akıl aynı akıl. İkisinin yaratıcısıda Allah olduğu için, robotların benliği ile insanın benliği altındaki mekanizmaların aynı olduğunu varsayabilirsiniz. Allah hiçbir konuda bizi gizemde tutmuyor arkadaşlar, her bir teknoloji ile bize tüyolar veriyor. Allahın düzenini anlamanız için gözünüzü açıp çevrenize bakmanız yeterli. Yoksa teknolojinin rastgele icat edildiğinimi sanıyorsunuz? Allah icat eder ve bununla düzeni hakkında bize ipuçları verir. Bilhassa günümüzde yaşayan hocaları anlamakta zorlanıyoruz, bin yıl önceki alimlerin nefis hakkında anlattıkları hikayelerin peşini bırakmamalarını anlamıyoruz. Bakınız, geçmiş alimlerin nefsi anlaması asla mümkün değildi, çünkü nefsi anlamalarını sağlayacak bilgi yeryüzüne henüz inmemişti. Günümüzde ise bu bilgiler indi. Geçmiş alimlerin nefis hakkındaki söylemlerini yadırgamıyoruz çünkü günlük hayatlarında kıyas yapabilecek bir bilgi bir referans yoktu. Bugün ise, yaratılışımız hakkında bizi aydınlatabilecek bir çok kıyas ve referans noktası var. En basiti robotlar. Bugünün bilgi çağının içinde yaşayıp, siz halen o eski masalları anlatırsanız o zaman kusura bakmayın, biz sizi yadırgar ve en ağır şekilde eleştiririz bilginize.


Araştırmaların devamını siz getirin!


Çözümlenmesi gereken daha çok sorular var. B
u bilgiler çalışmalarınızın başlangıç noktası olsun, umarız gerisini sizler getirirsiniz. Gençler kendinizi çok iyi yetiştirin. Bu tür çalışmalar insan fizyolojisi hakkında detaylı bilgilere sahip olmanızı şart koşar, o yüzden lütfen kendinizi çok iyi geliştirin. Eğer İslam alimi olma yolunda emek sarfediyorsanız, yüzyıllardır anlatılan masalları okuyarak değil farklı bilim dallarında kendinizi geliştirerek bu yolda ilerlemelisiniz. Yani günlerinizi sadece hadis, meal ve tefsir ile geçirmeyin, günlerinize fizik, kimya ve biyoloji bilim dallarınıda ekleyin. Unutmayınız, kim çok konuşur ve az üretir; tarihçiler ve felsefeciler. Pozitif bilimlere dalmak her babayiğidin harcı değil ama biz bu babayiğitlerin var olduğuna inanıyoruz. Artı zor olanı bizler hallettik. Detaylarda da zorluk çekmemelisiniz. Biz bu çalışmaları bir hobi olarak yapıyoruz, biz kendimizi bir yol gösterici, bir uyarıcı olarak görüyoruz; bu çalışmaların devamını İslam dini hocası olmak isteyenlerin ve olanların getirmesini daha sağlıklı ve hayırlı olacağını düşünüyor ve diliyoruz.