nühüm                                                         
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...
                                                                                                                                                          
                           

 

biyoenerji tarihçesi

Her çağa kendine has çözüm yolları sunulmuş ve yaratılmış, hiç bir çağın insanını mağdur edilmemiş. Modern dünyanın insanı modern tıbbın imkânlarından faydalanması öngörülmüşken geçmiş çağların insanı doğa ve insanın içindeki enerji ile hastalıklarını çözmesi öngörülmüş. El ile tedavi uygulamaları Hz. Âdem den beri yeryüzünde var ve uygulanır, buna sadece farklı kültürler farklı çağlarda farklı isimler atamış. Bu uygulamaların üstadı, el ile şifa verme gücünü en üst noktaya taşıyan şahıs Hz. İsa as’ tır. Hz. İsa as 'ın bu el ile tedavi yöntemlerini havariler Antakya'ya getirir ve papazlar milattan 600 yıl sonrasına kadar bu elle tedavi uygulamalarını Antakya da uygulamaya devam eder. Hatta o dönemlerde papazlar halkın yoğun talebi ile karşılaşır ve bu yoğun seans talebini karşılamak için antakya meydanlarında platformlar kurulur ve halka toplu biyoenerji seansları uygulanır (kaynak: çağlar içinde Antakya).

Değerlerinize sahip çıkın

Biyoenerji uygulamalarını en üst seviyede uygulayan şahsiyetler Peygamberler ve İslam dinin büyük evliyalarıdır, eğer enerji dünyasında kendinize idol, önder şahsiyetler arıyorsanız bunlar bu şahsiyetler olmalı, uzak doğu rahipleri değil (örneğin; reiki). Araştırılması gereken hayatlar ve teknikler varsa bu, bu büyük zatların hayatları ve teknikleri olmalı. En iyileri aranızdan çıkmışken neden başkalarına özeniyor, başkalarına hayranlık besliyorsunuz?

Halkınıza sahip çıkın

Bazı profesörler TV programlarına çıkıp biyoenerjinin başlama noktası olarak eski sovyetler birliğini gösterir ve o dönemdeki sağlık hizmetlerin yetersiz kaldığı için komünist bir rejimin halkını bu şekilde idare ettiğini iddia eder. Bu doğru değil, biyoenerji uygulamaları sovyetler birliğinden iki bin yıl önce antakya meydanlarında uygulanmaktaydı. İki; herhangi bir rejimin halkına sağlık hizmeti verirken tercihini doğal tedavi yöntemleri lehine kullanması, o rejimin yetersizliğini değil halkına verdiği değeri gösterir. Sizler pazara veya markete gittiğiniz zaman neden doğal ortamlarda yetiştirilen meyve ve sebzeleri tercih edersiniz? Siz daha fazla ödemek zorunda olsanızda doğal ortamda yetiştirilenleri tercih edersiniz çünkü kendinizin ve ailenizin buna değer olduğuna inanırsınız. Halkınız buna değer değil mi? Halkına değer veren rejimler yabancı ilaç şirketleri ile anlaşıp, halkını poşet dolu kimyasal ilaçlar ile zehirlemez. Halkına değer veren rejimler veya profesörler tedavilerinde ilk tercihi doğal yöntemler yönünde kullanır ve doğal tedavi yöntemlerin yayılımı ve eğitimi için gereken adımı atar. Türkiye’de çalışan profesörler ilaç şirketlerin mümesilliğini yapmanın, halkın sağlığını menfi çıkarlar uğruna satmanın yerine ulusal değerlere sahip çıkmanın yollarını aramalı, kendi ailelerine gösterdikleri özeni yaşadıkları toprakların halkınada göstermeye başlamalı.