nühüm                                                         
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...
                                                                                                                                                          
                           

 

biyoenerji ve anatomik özelliklerimiz

Biyoenerji ve benzeri uygulamaların hepsi ellerin içini kullanarak enerji seansı uygular. Vücudunuzun başka bir yeri veya elinizi yumruk yaparak veya elinizin tersi ile enerji seansı yapmanız mümkün değil, istesenizde anatomik yapınız yani doğal yapınız buna izin vermez. Ellerin içi ve ayakların altı enerji akımların giriş çıkış noktaları olarak öngörülmüş ve o bölgelere bu vazifeyi yerine getirebilmeleri için gereken ayrıcalık tanınmış, ihtiyaç duyulan donanım verilmiş. Neden ellerin içi ve ayakların altı ve nedir bedenimizin diğer yerlerine nasip olmayan bu anatomik ayrıcalık?

Neden ellerin içi ve ayakların altı?

Arkadaşlarınız ile tokalaşmanız, annenize sarılmanız, yemeği yapmanız, ellerinizi açıp dua etmeniz, çocuğunuzu okşamanız, eşinizi sevmeniz ve dahası hep ellerinizin içi ile gerçekleşir. Elleriniz çevreniz ile bağlantı kurmanızı sağlayan ana hat olarak öngörüldüğü için yaratıcı bedeninizde ürettiğiniz enerjiyi bu noktadan dışa akmasını takdir etmiş. İçinizde barındırdığınız sevgi veya öfke dolu enerjiyi siz bu noktadan dokunduğunuz cisimlere veya insanlara aktarırsınız. Ayakların altı ise daha çok bedeninizi şarj ve deşarj etmekle sorumlu kılınmış. Toprağın içindeki mineraller bir vakum cihazı gibi bedeninizin enerji akımlarını kendine çeker, vücudun şarj ve deşarj olmasını sağlar.

Nedir ellerin içi ve ayakaltının anatomik ayrıcalığı?

         - (1) Kıl kökleri

Cildinizin kıl köklerinden yoksun yaratılan tek bölgeleri ellerin içi ve ayakların altı. Kıl kökleri sizleri mikroplara karşı korur, havada dolaşan bakterilerin cildinize yerleşmesine müsaade etmez. Kıl köklerin bir özelliğide kıl kökleri sizleri güneşin zararlı ışınlarına karşı korur, ışınları emer ve yansıtır, cildinize temas etmesine izin vermez. Enerji akımlarını geri çeviren bir unsur vücudun her noktasında bulunur ama ellerin içinde değil, neden? Enerji akımların giriş ve çıkış kapısı olarak öngörülen bir noktaya kıl kökleri yerleştirilmiş olsaydı o zaman bedenlerimizi çevremizdeki enerji akımlarından ve çevremizide kendi enerji akımlarımızdan mahrum bırakırdık. Ellerimizin içleri kıl köklerinden yoksun yaratılmış olması bizlere arkadaşlarımızla tokalaştığımızda, sevdiğimiz insanlara dokunduğumuzda onlara içimizdeki sevgi dolu enerjiyi hiç bir fiziki engel ile karşılaşmadan aktarabilmemizi ve onların enerjisinide kendi içimize almamızı sağlar.

         - (2) Yağ bezleri

Ellerin içi ve ayakların altı bir ayrıcalığa daha sahip, bu iki nokta kıl kökleri dışında birde yağ bezlerinden yoksun yaratılan cildin tek bögeleri. Kıl kökleri elektromanyetik akımları geri çevirmekle sorumlu kılınmışken, yağ bezleri tam tersi bir görev işler, yağ bezleri elektromanyetik akımların girişini kolaylaştırır. İnsan bedenini değişik ışınlara maruz tuttuğunuz zaman (örneğin; röntgen ışınları), bu ışınların dokular arasındaki geçişinde (transmisyon) bazı dokuların (örneğin; yağ dokusu) geçişe izin verdiğini, bazı dokuların (örneğin; kas ve kemik dokuları) ise ışınları emip bunların geçişine kolayca izin vermediğini görürsünüz. Beden dokuları arasında ışınlara en rahat geçiş tanıyan doku yağ dokusudur. Enerji akımların giriş kapısı olarak görülen bir bölgenin yağ dokularından yoksun yaratılması bir dezavantaj olarak görünsede, aslen öyle değil. Eğer ellerinizin içi yağ bezleri ile donatılmış olsaydı, o zaman siz enerji akımlarını ellerinizin içinde tutamaz, onları kontrol edemez olurdunuz. Yağ bezleri ile donatılmış bir el, suyu bir süzgeçle tutmaya benzerdi, bir yandan doldururken diğer yönden akar giderdi. Ellerinizin içi yağ bezleri ile değilde sert lifler (palmar aponeurose) ile donatılmış olması sizlere o enerjiyi avucunuzun içinde emme ve orada tutabilme yeteneğini verir. Bir kremi nasıl elinize boşaltıp bedeninize sürebiliyorsanız, ellerinizin içindeki sert liflerde elinize odakladığınız veya üflediğiniz enerjiyi (örneğin; okuduğunuz duayı) elinizin içinde tutabilme ve bu enerjiyi bedeninize sıvazlayabilme nimetini sizlere sunar.

         - (3) Stratum lucidum (cilt tabakası)

Ellerin içi ve ayakların tabanı ayrıca vücudun başka bir yerinde görünmeyen bir cilt tabakasına (stratum lucidum) sahip. Bu cilt tabakası mikroskobun altında parlak bir tabaka olarak görüldüğü için kendisine bu isim verilmiştir. Bilim dünyası bu tabakanın ne işlev gördüğünü henüz bilmemekte ama biz bunun ellerinizden giren enerji akımları ile alakalı olduğunu tahmin ediyoruz. 

         - (4) Kemikler (üçgen şekli)

Cildinizden kemiklere doğru derinliğe indiğinizde, ellerinizin şeklini oluşturan kemiklerinde enerji aktarımlarına müsait bir şekilde yaratıldığını görürsünüz. Avucunuzu kapalı veya açık halde incelerseniz, elinizi oluşturan kemikler birbirleri arasında üçgenler oluşturur. Piramitler üzerinde yapılan araştırmalar, enerjiyi en iyi muhafaza eden şeklin üçgen olduğunu ve ondan dolayı firavunların bedenleri üçgen şeklindeki bir tapınağa yerleştirildiği gösterir. Bunu sizde evde deneyebilirsiniz; üçgen bir kutunun içine bir elma yerleştirin birde dörtgen şeklinde olan bir kutuya, bir kaç gün sonra kontrol ettiğinizde dörtgen içinde olan elmanın daha fazla çürümelere maruz kaldığını görürsünüz. Parmaklarınızı oluşturan kemiklerin üçgen bir formata sahip olması ellerinizin içine yönlendirdiğiniz enerji akımların ellerinizin içinde daha iyi muhafaza edilmesini sağlar.

         - (5) Karpal tünel (lens)

Enerji akımlarını direk etkileyen, enerjinizden maksimum düzeyde yararlanmanızı sağlayan bir anatomik yapıda el bileğindeki karpal tüneli. Bu tünelden 9 tane fleksor tendonu ve bir tane sinir geçer. İlginç bir not; bu sinir baskıya uğradığı an sekreter hastalığı olarakta tanınan karpal tünel sendromu adında bir rahatsızlık meydana çıkar. Bu tünelin enerji akımları ile olan bağlantısı nedir? Bedende üretilen akımlar ellere ulaşıncaya kadar çok farklı dokulardan geçer, bu doğal veya yapay engeller enerjinin dozajını frenler ve yayılıma uğratır. El bileğinin karpal tüneli bir lens gibi dozajı zayıflatılmış ve yayılıma uğramış bu enerji akımlarını tekrar bir noktaya odaklar, ellerinize odakladığınız enerji akımlarının tekrar çok güçlü ve etkili bir dozaja ulaşmasını sağlar.

       - (6) Triboelektrik Serisi (fizik)

Elinizin hangi parçasını incelerseniz inceleyin, duygularınızı ve enerjinizi başka birisine aktarabilecek şekilde yaratıldığını görürsünüz. Zaten öylede olması gerekmez mi? Duygularını, sevgisini ve tutkusunu çevresiyle paylaşamayan bir insan, insan mıdır? İnsan elin bu anatomik ayrıcalıkları fizik ilminde dikkatine çeker, fizikte triboelektrik niteliğine sahip olan maddeler bir tabelada sıralanır; sıralama, maddelerin elektron verme özelliklerine göre belirlenir ve bu sıralamada birinci sırayı insan eli alır. Maddeler arasında elektron vermeye en müsait olanı insan elidir ve bunu fizik ilmi bilimsel açıdan tasdikler. Elektronlar iş görmeye hazır askerler, bir elektron ile siz bir ampulde yakabilir, bir hücreyi aktivede edebilirsiniz. Yani insan eli, kendi bedeninde ürettiği elektronları dokunduğu cisimlere aktarmaya müsait yaratılmış ve fizikte bunun böyle olduğunu triboelektrik serisi ile tasdikler.