• sağlıklı yaşam için oruç seferberliğini başlatıyoruz
    • hastalıklar günahlarınızdan gelir, günahlarıda oruç yok eder. sağlıklı ve huzurlu bir yaşam için hep birlikte oruç tutalım. detayları için lütfen bizimle iletişime geçiniz...

sss- hissedilirmi

Canlı varlıkların ürettiği ısı ve elektromanyetik enerjisine biyoenerji denilir, bu ikisi birbirinden farklı fiziki kanunlara göre hareket ettiği için bu yazımızda bu iki enerji türünü ayrı, ayrı ele almalıyız.

Isı biyoenerjisi

Isı yaşadığınız doğanın bir parçası ve insan cildi bu ısıyı hissedebilecek reseptörler ile donatılı. Terapistiniz rahatsız bölgenize dokunduğu an terapistinizin elindeki sıcaklığı rahatlıkla hissedebilirsiniz. Bu ısı bir makina tarafından değilde biyolojik bir canlı tarafından üretildiği için buna ısı- biyoenerjisi denilir. Isının kaynağı ne olursa olsun ısı hissedilebilir, hissedildiği içinde ısı- biyoenerjisinin hissedildiği iddiasını rahatlıkla yapabilirsiniz.

Elektromanyetik biyoenerjisi

Eliniz ile bir yere dokunduğunuzda hiç küçük bir elektrik çarpması yaşadınız mı? Bu sizdeki elektromanyetik bir akımın karşı tarafa zıplamasıdır. Çalışan hücreleriniz bu akımları üretir ve yaşadığınız müddet bu akımları üretmeye devam edersiniz. İnsan her saniye içinde bu akımları üretir, bir saniye önceki üretimde el ve ayaklardan toprağa veya dokunduğunuz cisimlere aktarılarak bedenden uzaklaştırılır. Bu akımları beden biriktirmez, kendisi ile çevresi arasında büyük bir potansiyel farkın oluşmasına izin vermez. Eğer bedeniniz elektromanyetik akımları istenilen derecede deşarj edemezse bu akımlar bedende birikmeye başlar ve beden ile çevresi arasında belirgin bir potansiyel farkı oluşur. Potansiyel farkı oluştuğunda ne olur? Potansiyel farkın büyüklüğüne göre siz her bir yere dokunduğunuzda küçük elektrik çarpmaları yaşar, bu potansiyel farkını hissedersiniz. Yani elektromanyetik akımları hissedebilmenin önkoşulu bir potansiyel farkın varlığıdır! Isı- biyoenerjisini cildin ısı rezeptörleri rahatlıkla hissedebilir, elektromanyetik- biyoenerjisini hissedebilmek o kadar kolay değil, bunun için bir potansiyel farkı olması gerek, yani terapistin eli ile hastanın bedeni arasında belirgin bir potansiyel farkı oluşması gerek. Örneğin; terapist kendi eline odaklanır, eline yoğun bir elektron topluluğu gönderebilirse el ile hasta arasında belirgin bir potansiyel farkı oluşur, bu farkıda hasta karıncalanma, manyetik bir dalgalanma veya benzeri bir duygu şeklinde hisseder.

Bu akımları hastaya hissettirmenin önemi

Enerjiyi hastaya hissettirmek her açıdan çok önemlidir, bilhassa tedaviye karşı beslenen psikolojik tereddütler ve önyargılı yaklaşımı kırmak için bu akımlar hastaya hissettirilmeli. Hasta bu akımları hissettiği an hastanın psikolojik direncini kırar, elinize güçlü bir koz konar ve hasta ile olan bağınız ve tedavi süreci daha sağlıklı ilerler. Dikkat; bir hastanın bu akımları hissedebilmesi bir kaç seans alabilir, siz ve hastanız biraz sabırlı olmalısınız. Hastanın kendi enerjisi bir direnç koyar, bu direnci kırıp bu akımları hastanın bilincine taşımak biraz zamanınızı alabilir, o yüzden seanslarınızda sabırlı olmalısınız.