nühüm                                                                                                                                              
                           

sss- hastaya zarar verebilirmiyiz

Hastanıza enerji seansı uygulamaya niyetlendiğinizde hastaya zarar vermemek için iki şeye dikkat etmelisiniz; 1) seanslarda pozitif düşüncelere sahip olun, 2) hasta hücrelerin metabolik veya oksidatif kapasitelerini dikkate alın.

1) Pozitif düşünceler

Sinir veya öfke krizleri geçirdiğinizde veya olumsuz düşünceler içinde bulunduğunuz zaman çevrenize kısa dalga boyutunda zararlı frekanslar yayarsınız. Bu negatif düşünceler kelimelere dökülmesede kısa dalga frekans halinde çevreye yayılır ve çevrenizdeki insanları olumsuz yönden etkiler. Örneğin; çevrenizdeki birinin morali bozuksa, o kişinin çevresine yaydığı bu negatif enerji sizide olumsuz yönden etkiler. Bu zararlı akımlar sadece çevrenize yayılmakla kalmaz, bu zararlı akımlar aynı zamanda bedeninizin içine yayılır ve oradanda ellerinize yönelerek hastanıza geçer. O yüzden tedavilerinize başlamadan önce özel hayatınızdaki olumsuzluklardan veya hayata negatif bakış açınızdan kendinizi arındırın, bundan hem kendiniz hem çevrenizdeki tüm insanlar faydalansın. Bu bilhassa sağlık alanında çalışan herkes için geçerli genel bir kural, hastalığı ile yıllardır mücadele eden birinin psikolojisi yıpranmıştır, bu yıpranışa birde sizin negatif düşünce kaynaklı enerjiniz eklenirse hastanızı daha hızlı çöküntüye uğratırsınız. Hayat ne kadar zor ve çekilmez olsada hayata hep olumlu ve pozitif bakmaya çalışalım, bundan hem kendi organlarımız yararlanır hem çevremizdeki canlılar.

2) Hücrelerin metabolik/ oksidatif kapasiteleri

Enerji seanslarında dikkate almanız gereken diğer unsur ise hücrelerin metabolik/ oksidatif kapasiteleri, yani hücrelerin taşıyabileceği veya hazmedebileceği yükü dikkate almalısınız. Yıllardır sıkıntılar içinde yaşam mücadelesi veren bir hücre zayıf ve bitkin haldedir, yaşam fonksiyonlarını çok yavaş bir tempoda gerçekleştirir. Bu bitkin ve çok ağır çalışan hücreleri ağır enerji yüklemelerine maruz bırakırsanız onlar bunun altında çöker. Bir hastanın hazmedebileceği yükü nasıl tespit edebilirsiniz? Bir hastanın kaldırabileceği enerji yükünü bilmeniz mümkün değil fakat bazı verilerden faydalanabilirsiniz; 1) eğer tedavi esnasında ağrılar çoğalırsa o zaman enerji dozajınızı azaltın. 2) Hastanızın psikolojik yapısını çok iyi takip edin, hastanızın morali iyi ise o zaman hastanız daha büyük enerji yüklemelerini kaldırabilir ama eğer o gün morali düşük ise ağır bir enerji yüklemesi yapmayın. 3) Hastanızın yaşını ve fiziksel yıpranışını dikkate alın, eğer hastanız yaşlı veya bedeni şeker hastalığı gibi farklı hastalıklar tarafından yıpranışa uğratıldıysa, o zaman enerji yüklemenizi çok hafif yapın ve hastanın bedeni kendisini toparladıkça enerji dozajını yükseltin.

En güvenilir yaklaşım nedir?

Eğer hastanıza aşırı enerji yüklemesi yapmaktan korkuyorsanız hastanıza dokunmadan seans uygulayın. Bu iki şekilde gerçekleşir; 1) ellerinizi bedenin üzerinde, hastanın bedenine temas etmeden gezdirin. Bu konu hakkında youtube’ta farklı videolar bulabilirsiniz. Bu yöntemde hastanıza herhangi bir enerji aktarmadığınız için hastanıza zarar vermeniz mümkün değil. Bu yöntem ile siz sadece hastanın enerji yollarını harekete geçiriyorsunuz. Bilhassa fibromiyalji, bağışıklık sistemi sorunlarında veya şeker hastalığı gibi bütün bedeni etkileyen hastalıklarda bu yöntem çok yararlı. Elleriniz bir süpürge gibi hastanın negatif enerji birikimlerini gövdeden veya yoğun olan noktalardan alır ve hastanın elleri ve ayaklarına yani çıkış noktalarına doğru süpürür. Enerji birikimlerin olduğu bölgeleri boşaltırsanız hasta hücrelerin o yoğunluk altında rahat nefes almasını sağlar, iyileşme sürecine pozitif katkıda bulunursunuz. 2) Elinizi havada sabit tutarak bir seans uygulayabilirsiniz. Bu yöntemde hem enerji aktarılır hem emilir, bu yöntem bilhassa bölgesel sorunlarda tercih edilen bir yöntem. Bu güvenilir bir yöntem çünkü, el ile hastanın arasında oluşan hava boşluğu bir tampon görevi üstlenir, bu hava boşluğu hem terapisti hastanın zararlı akımlarına karşı korur hem hastayı terapistin güçlü veya negatif akımlarına karşı. Gördüğünüz gibi hastaya zarar vermeden uygulayabileceğiniz yöntemler var, o yüzden enerji uygulamalarından korkmayın ve pratiğinizi geliştirmek için fırsat kovalayın. Hastalar ve hastalıklarla tecrübeniz arttıkça enerji dozajlarını daha rahat belirlemeye başlarsınız.