• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...        








sss- hastaya zarar verebilirmiyiz

-2009
Hastanıza enerji seansı uygulamaya niyetlendiğinizde hastaya zarar vermemek için iki şeye dikkat etmelisiniz; 1) seanslarda pozitif düşüncelere sahip olun, 2) hasta hücrelerin metabolik veya oksidatif kapasitelerini dikkate alın.

- Pozitif düşünceler. Sinir veya öfke krizleri geçirdiğinizde veya olumsuz düşünceler içinde bulunduğunuz zaman çevrenize kısa dalga boyutunda zararlı frekanslar yayarsınız. Bu negatif düşünceler kelimelere dökülmesede kısa dalga frekans halinde çevreye yayılıyor ve çevrenizdeki insanları olumsuz yönden etkiliyor. Örneğin; içinde bulunduğumuz ortamda birisinin morali bozuk olduğunda, genelde bu herkesi etkiliyor, herkesin moralini aşağıya çekiyor. Beyinde ürettiğimiz negatif düşünce yoğunlukları neşemizi bozmaklada kalmıyor, aynı zamanda bedenlerimizin içine yayılıyor ve oradanda ellerimize yönelerek hastalarımıza geçiyor, yaptığımız yemeğe seriyat ediyor vs. O yüzden, bir işe başlamadan öncesi özel hayatınızdaki olumsuzlukları veya hayata negatif bakış açınızı beyninizden silin, o an aklınıza getirmeyin. Bu bilhassa sağlık alanında çalışan herkes için geçerli genel bir kural. Hastalığı ile yıllardır mücadele eden birinin psikolojisi sadece dipte olur, bu çöküntü haline birde sizin negatif düşünce kaynaklı enerjiniz eklenirse, hastanızı daha hızlı çöküntüye uğratırsınız. Hasta hücreler sizin elinizde daha hızlı ölüme sürüklenir. Hayat ne kadar zor ve çekilmez olsada, hayata hep olumlu ve pozitif bakmaya çalışalım, bundan hem kendi organlarımız yararlanır hem çevremizdeki canlılar.

- Hücrelerin metabolik/ oksidatif kapasiteleri. Enerji seanslarında dikkate almanız gereken diğer unsur ise hücrelerin metabolik/ oksidatif kapasiteleri, yani hücrelerin taşıyabileceği veya hazmedebileceği yükü dikkate almalısınız. Yıllardır sıkıntılar içinde yaşam mücadelesi veren bir hücre zayıf ve bitkin haldedir, yaşam fonksiyonlarını çok yavaş bir tempoda gerçekleştirir. Siz eğer bu bitkin ve çok ağır çalışan hücreleri, ağır enerji yüklemelerine maruz bırakırsanız, hücrelerin o yükü kaldıramama durumuyla karşılaşır ve hücreleri ölüme sürüklersiniz. Bir hücrenin hazmedebileceği yükü nasıl tespit edebilirsiniz? Bir hücre ne kadar enerji kaldırabilir, bunu bilmeniz mümkün değil, fakat bazı verilerden faydalanabilirsiniz; 1) ağrı faktörüne dikkat edin. Eğer tedavi esnasında ağrılar çoğalırsa, demek fazla yükleme yaptınız, yükleme dozajını azaltın. 2) Yorgunluk faktörüne dikkat edin. Eğer hastanız seansdan yorgun ve bitkin çıkıyorsa, demek fazla yükleme yaptınız. Hastanız seansınızdan güçlü ve enerjik çıktığı müddet doğru dozajdasınız. 3) Psikoloji faktörünü dikkate alın. Hastanızın psikolojik yapısını çok iyi takip edin. Hastanızın morali iyiyse o zaman hastanız daha büyük enerji yüklemelerini kaldırabilir, ama eğer o gün morali düşükse o zaman ağır bir enerji yüklemesi yapmayın. 4) Genel sağlık durumunu dikkate alın. Eğer hastanız yaşlıysa veya bedeni şeker hastalığı gibi farklı hastalıklar tarafından yıpranışa uğratıldıysa, o zaman enerji yüklemenizi çok hafif yapın. Hastanın bedeni kendisini toparladıkçada enerji dozajını yükseltirsiniz.

En güvenilir yöntem nedir? Eğer hastanıza aşırı enerji yüklemesi yapmaktan korkuyorsanız, o zaman hastanıza dokunmadan seans uygulayın. Bu iki şekilde gerçekleşir; 1) ellerinizi hastanın bedeni üzerinde, hastanın bedenine temas etmeden gezdirin. El hareketleriniz hastanın şikayet ettiği bölgeden, hastanın elleri ve ayaklarına doğru olsun, hangisi hasta bölgeye daha yakınsa. Bu yöntemde hastanıza herhangi bir enerji aktarmadığınız için hastanıza zarar vermeniz mümkün değil. Bilhassa fibromiyalji, bağışıklık sistemi sorunlarında veya şeker hastalığı gibi bütün bedeni etkileyen hastalıklarda bu yöntem çok yararlı. Elleriniz bir süpürge gibi hastanın negatif enerji birikimlerini sıkıntılı bölgelerden alıyor ve hastanın elleri ve ayaklarına yani çıkış noktalarına doğru süpürüyor. Buradaki amaç, enerjinin biriktiği yerlerdeki yoğunluğu dağıtmak. Enerji yoğunluğu olan bölgelerdeki birikimi dağıtırsanız, hasta hücreleri o baskıdan (elektrosmog) kurtarır, kendi iç iyileşme mekanizmalarını daha rahat devreye sokmasını sağlayabilirsiniz. Bu sayede iyileşme sürecine pozitif katkıda bulunabilirsiniz. 2) Elinizi sıkıntılı bölgenin üzerinde, havada sabit tutarakta bir seans uygulayabilirsiniz. Bu yöntemde hem enerji aktarıyor hem emiyorsunuz. Bu yöntem bilhassa bölgesel sorunlarda tercih edilen bir yöntem. Bu yöntem neden güvenilir; çünkü el ile sıkıntılı bölge arasında bir hava boşluğu var. O hava boşluğuda bir tampon görevi üstleniyor ve hem sizi hastanın zararlı akımlarına karşı koruyor, hem hastayı sizin güçlü veya o günki negatif düşüncelerinizden kaynaklı akımlara karşı koruyor. Gördüğünüz gibi hastaya zarar vermedende uygulayabileceğiniz yöntemler var, o yüzden enerji uygulamalarından korkmayın ve pratiğinizi geliştirmek için fırsat kovalayın. Hastaya zarar vermeden ne kadar enerji aktarmanız gerektiğini hastalar ve hastalıklar üzerinde tecrübeniz arttıkça anlarsınız, o yüzden pratikten kaçmayınız.