• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...        








sss- kendimize zarar verebilirmiyiz

-2009
Biyoenerji uzmanı olmak istiyor, ama kendinize zarar vermekten korkuyorsanız, o zaman ilk önce enerjiyi kontrol etmeyi öğrenin. Enerjiyi kontrol etmeden seanslara girişmeyin. Enerjiyi kontrol etmeyi öğrendiniz zamanda, korkmanıza gerek yok. Neden, çünkü enerjiyi kontrol eden yönünüde kontrol eder. Bunu açalım; akımların kontrolü terapistte olursa enerji akımların yönünü kendisi belirler ve akımları ya hastanın bedeninde tutar ya da hastadan dışa yönlendirir, kendisine akmasına izin vermez. Enerji kontrol altında değilse ama, o zaman akımlar basınca göre hareket eder, böyle bir durumda hangi tarafta daha fazla basınç varsa akımlar oradan, daha az basınç olan bölgeye doğru akmaya başlar. Örneğin; hastanın içindeki basınç daha fazla olursa, o zaman akımlar terapistin bedenine doğru akar ve bu durumda terapist bundan zararlı çıkabilir.
Enerji seansları iki enerji türü ile gerçekleşir, bunlar ısı- enerjisi ve elektromanyetik- enerjisi. Uzmanların hastaları ile girdikleri enerji alış verişi bu iki enerji türünden ibaret. Bu iki enerji türün bedenimiz üzerindeki etkisini anlayabilmek içinde, bunları ayrı ayrı ele almalıyız.

Isı ve elektromanyetik akımların akışı

- Isı alış verişi. Hastanın ısısı terapiste akarsa bu akımlar terapistte herhangi bir sıkıntı meydana getirmez, çünkü cildiniz ısıları rahatlıkla bedenden uzaklaştırabilir. Kan dolaşımın olduğu her noktadan bu ısı rahatlıkla dışa aktarılabilinir. 

- Elektromanyetik enerji alış verişi. Isıyı vücudunuzun herhangi bir noktasından uzaklaştırabilirsiniz ama elektromanyetik akımlarda durum böyle değil, elektromanyetik akımlar sadece ellerin içi ve ayakların altından uzaklaşabilir. Çağımızın insanı ama maalesef plastik taban ve elinde bir elektronik cihaz ile gününü geçiriyor. Yani günümüz insanı hem kendi elektromanyetik üretimini uzaklaştırmakta zorlanıyor hem gün içinde bedenini yapay elektromanyetik akımların bombardımanına maruz bırakıyor. Bu yoğunluğa bir de hastanın negatif akımları eklenirse, terapistte "elektromanyetik overload" sendromu çoğu zaman kaçınılmaz.

- Nedir "elektromanyetik overload" sendromu? Kendi elektromanyetik üretiminiz dışında bir de yabani akımları hazmetmek zorunda kalırsanız, bu yoğunluğun altında enerji yollarınız kilitleniyor ve çöküyor. Bu aşırı yüklenmeyede overload sendromu denilir. Overload sendromu nasıl anlaşılır, enerji yollarınızın kilitlendiğini nereden anlarsınız? Hastanın akımları size yönelir ve kollarınızda bir ağırlık oluşmaya başlarsa veya omuzlarınızdaki kulunçlar tekrar aktif hale gelirse, yani her hangi bir sıkıntınız tekrar alevlenirse o zaman enerji yollarınızda bir sıkıntı olduğunu, ağır bir yük altında olduğunu varsayabilirsiniz. Örneğin; migren, egzama, eklem veya tiroit gibi organsal şikâyetleriniz varsa ve siz biyoenerji seanslarına başladıktan sonra bunlar tekrar nüksettiyse veya yeni bir şikayet olarak yüzeye çıktıysa, o zaman enerji hatlarınızda aşırı bir yükleme olduğunu varsayabilirsiniz.

Kendimize zarar vermeden enerji seansı uygulayabilirmiyiz?

- Enerji uygulamalarınıza küçük rahatsızlıklar ile başlayın. Biyoenerji uygulaması yapmaktan korkuyorsanız o zaman ilk etapta büyük hastalıkları tedavi etmeye kalkışmayın, çok basit rahatsızlıklarla çalışmalarınıza başlayın. Bunlar alerji, cilt sorunları, eklemlerdeki ağrılar, kulak çınlaması veya kabızlık gibi sorunlar olabilir. Bu tür hastalıklar büyük enerji akımları üretmez. Hastanın bu enerji akımları sizin bedeninize yönelse bile bunlar sizin hazmedebileceğiniz çapta olur ve sizde her hangi bir sıkıntı meydana getirmez. Bu şekilde hem pratik tecrübelerinize bir yerden başlamış olursunuz hem bedeninizi yabancı akımlara alıştırır, bedeninizin enerji hacmini geliştirirsiniz. Hayatı boyunca kendi akımlarını idare etmekle yetinen bir beden dıştan gelen akımları ilk etapta hazmetmekte zorlanır, o yüzden küçük hastalıkları tadımlık olarak görün ve bunların hazmını yapabildikçe daha ağır hastalıklara yönelin.

- Hastanın bedenine dokunmadan enerji seansınızı yapın. Enerji uygulamalarında kendinizi korumak istiyorsanız o zaman alabileceğiniz ikinci önlem hastaya dokunmadan seans uygulamaktır. Hastanın bedeni ile eliniz arasında bir hava boşluğu bırakırsanız bu hava boşluğu bir tampon bölgesi oluşturur, hastanın zararlı akımların size yönelmesini engeller. Ancak hava sizin akımların dozajınıda frenler, enerji akımlarınızın dozajını zayıflatır. Eğer hastanıza dokunmadan enerji uygulaması yapmak zorunda kalırsanız ya elinizi rahatsız bölge üzerinde sürekli gezdirerek hasta bölgedeki elektromanyetik birikimi ellere ve ayaklara doğru yönlendirmeye çalışın, ya da elinizi havada sabit tutun ama havanın enerji akımlarınızı frenlediğini hesaplayarak ellerinize yönlendirdiğiniz enerjinin dozajını artırın.

- Akupunktur iğneleri ile enerji seansınızı yapın. Ağır bir vakayı tedavi etmek istiyor ama hastanın zararlı enerjisinin bedeninize yönelmesinden endişe ediyorsanız, o zaman akupunktur iğnelerinden faydalanabilirsiniz. İğneler, hastadan size yönelen enerjiyi vurulan noktadan dışa aktararak bedeninize doğru ilerlemesine engel olur. Fotoğrafta gösterilen bölgeye 2-3 tane akupunktur iğnesi batırırsanız, sizde kendinizi hastanın zararlı akımlarından koruyabilirsiniz. Hastanın zararlı enerjisi sizin bedeninize girdiği an, akupunktur iğneleri bu akımları tekrar dışa yönlendirir, bedeninize doğru ilerlemesini engeller. İğneler bu sayede sizi ve organlarınızı, tedavi ettiğiniz hastaların negatif enerjisine karşı koruma sağlayabilir. Akupunktur ilmi bedendeki farklı noktaları tetikleyerek hastalıklara savaş açıyor, fakat bizim buradaki amacımız akupunktur seansı uygulamak değil, amacımız sadece iğnelerin çalışma mekanizmasından faydalanmak. O yüzden, hangi elinizle seans yapıyorsanız, o kolunuzun belirli noktalarına rastgele iğne vurabilirsiniz.

                            

- Seans yaptğınız günlerde bol su ve toprak ile temas içinde olun. Enerji akımları ile uğraşıyorsanız kendinizi ne kadar korumaya çalışırsanız çalışın, illa bir kaç damla kötü enerji size sıçrar. Bu ama sizi korkutmasın, çocuklarınızın pis ortamda oynaması nasıl onların bağışıklık sistemini geliştiriyorsa bu yabani ve zararlı akımlarda sizlerin enerji yollarını geliştirir ve güçlendirir. Toprak, su ve egzersizte size bu yolda yardımcı olur. Ayaklarınız ve elleriniz bol toprak veya su ile temas halinde olsun, toprak ve su bu zararlı akımların bedeninizden uzaklaştırılmasına destek olur. Kaslarınızda bedenin elektromanyetik akımlarını deşarj etme yollarından birisidir, o yüzden egzersiz yapmayıda lütfen ihmal etmeyiniz.

Pratik yapmaktan kaçınmayın, korkmayın

Bioenerji, şakra, reiki veya kuantum dokunuş gibi uygulamalar el sanatları arasına girer ve diğer el sanatlarında olduğu gibi bu uygulamaları ne kadar çok pratiğe dökerseniz kendinizi o kadar çok geliştirirsiniz. Bu pratik tecrübeleri elde etmek için fırsat kovalayın ve bunu yaparkende bizim tavsiyelerimizi ve uyarılarımızı dikkate alın. İlk etapta yakın çevrenizde olan kişilere enerji uygulayın ve küçük rahatsızlıklar ile başlayın. Yeteneklerinizi geliştirdikçe, enerji akımlarına hâkim oldukça ve özgüven kazandıkça daha ağır hastalıklara adım atabilirsiniz. İyi çalışmalar dileğiyle kendinize ve sevdiklerinize iyi bakın.