nühüm                                                         
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...
                                                                                                                                                          
bir konuya niyetlendiğimizde, o gün aklımıza geleni kaleme alıyoruz ve sitemize o taslak hali ile yerleştiriyoruz. Son hali sizlerin gözü önünde alıyor, haftalar içinde cümleleri düzelte düzelte birşeyleri ekleye ekleye. Son hali bir iki hafta alıyor, yeni yazılarımızı bir kaç hafta boyunca lütfen takip edin.....




 
 

sss- kendimize zarar verebilirmiyiz

Enerjiyi kim kontrol ediyorsa o güvendedir! Örneğin; akımların kontrolü terapistte olursa enerji akımların yönünü kendisi belirler ve akımları ya hastanın bedeninde tutar ya da hastadan dışa yönlendirir, kendisine akmasına izin vermez. Akımların akışı kendi haline bırakılırsa akımlar basınca göre hareket eder; hangi tarafta daha fazla basınç varsa akımlar oradan diğer tarafa doğru akmaya başlar. Örneğin; hastanın içindeki basınç daha fazla olursa o zaman akımlar terapistin bedenine doğru akar ve bu durumda terapist bundan zararlı çıkabilir.

Isı ve elektromanyetik akımların akışı

Enerji seansları iki enerji türü ile gerçekleşir, bunlar ısı- enerjisi ve elektromanyetik- enerjisi. Uzmanların hastaları ile girdikleri enerji alış verişi bu iki enerji türünden ibaret olur. Bu iki enerji türün bedenimiz üzerindeki etkisini anlayabilmek için bunları ayrı ayrı ele almalıyız.

         - Isı alış verişi

Hastanın ısısı terapiste akarsa bu akımlar terapistte herhangi bir sıkıntı meydana getirmez çünkü cildiniz ısıları rahatlıkla bedenden uzaklaştırabilir. Kan dolaşımın olduğu her noktadan bu ısı rahatlıkla dışa aktarılabilinir. 

         - Elektromanyetik enerji alış verişi

Isıyı vücudunuzun herhangi bir noktasından uzaklaştırabilirsiniz ama elektromanyetik akımlarda durum böyle değil, elektromanyetik akımlar sadece ellerin içi ve ayakların altından uzaklaşabilir. Artı el ve ayaklarınız sürekli iletken maddeler ile temas içinde olmak zorunda, havadan elektromanyetik enerjiyi deşarj etme şansına sahip değilsiniz. Çağımızın insanı ama maalesef plastik taban ve elinde bir elektronik cihaz ile gününü geçirir. Yani günümüzün insanı hem kendi elektromanyetik üretimini uzaklaştırmakta zorlanır hem gün içinde bedenini elektronik cihazların yapay elektromanyetik akımların bombardımanına maruz bırakır. Bu yoğunluğa bir de hastanın negatif akımları eklenirse terapistte “elektromanyetik overload” sendromu çoğu zaman kaçınılmaz olur.

         - Nedir “elektromanyetik overload” sendromu?

Kendi elektromanyetik üretiminiz dışında bir de yabani akımları hazmetmek, bunları deşarj etmek zorunda kalırsanız, bu yoğunluğun altında enerji yollarınız kilitlenir, çökebilir. Bu aşırı yüklenmeye overload sendromu denilir. Overload sendromu nasıl anlaşılır, enerji yollarınızın kilitlendiğini nereden anlarsınız? Hastanın akımları size yönelir ve kollarınızda bir ağırlık oluşmaya başlar, omuzlarınızdaki kulunçlar tekrar aktif hale gelirse, yani her hangi bir sıkıntınız tekrar alevlenirse o zaman enerji yollarınızda bir sıkıntı olduğunu, ağır bir yük altında olduğunu varsayabilirsiniz. Örneğin; migren, egzama, eklem veya tiroit gibi organsal şikâyetleriniz varsa bunlar tekrar nükseder veya yeni bir şikayet olarak yüzeye çıkabilir. Kendimize zarar vermeden enerji seansı uygulayabilirmiyiz?

1) Enerji uygulamalarınıza küçük rahatsızlıklar ile başlayın

Biyoenerji uygulaması yapmaktan korkuyorsanız o zaman ilk etapta büyük hastalıkları tedavi etmeye kalkışmayın, çok basit rahatsızlıklar ile çalışmalarınıza başlayın. Bunlar alerji, cilt sorunları, eklemlerdeki ağrılar, kulak çınlaması veya kabızlık gibi sorunlar olabilir. Bu tür hastalıklar büyük enerji akımları üretmez. Hastanın bu enerji akımları sizin bedeninize yönelse bile bunlar sizin hazmedebileceğiniz çapta olur ve sizde her hangi bir sıkıntı meydana getirmez. Bu şekilde hem pratik tecrübelerinize bir yerden başlamış olursunuz hem bedeninizi yabancı akımlara alıştırır, bedeninizin enerji hacmini geliştirirsiniz. Hayatı boyunca kendi akımlarını idare etmekle yetinen bir beden dıştan gelen akımları ilk etapta hazmetmekte zorlanır, o yüzden küçük hastalıkları tadımlık olarak görün ve bunların hazmını yapabildikçe daha ağır hastalıklara yönelin.

2) Hastanın bedenine dokunmadan enerji seansınızı yapın

Enerji uygulamalarında kendinizi korumak istiyorsanız o zaman alabileceğiniz ikinci önlem hastaya dokunmadan seans uygulamaktır. Hastanın bedeni ile eliniz arasında bir hava boşluğu bırakırsanız bu hava boşluğu bir tampon bölgesi oluşturur, hastanın zararlı akımların size yönelmesini engeller. Ancak hava sizin akımların dozajınıda frenler, enerji akımlarınızın dozajını zayıflatır. Eğer hastanıza dokunmadan enerji uygulaması yapmak zorunda kalırsanız ya elinizi rahatsız bölge üzerinde sürekli gezdirerek hasta bölgedeki elektromanyetik birikimi ellere ve ayaklara doğru yönlendirmeye çalışın, ya da elinizi havada sabit tutun ama havanın enerji akımlarınızı frenlediğini hesaplayarak ellerinize yönlendirdiğiniz enerjinin dozajını artırın.

3) Akupunktur iğneleri ile enerji seansınızı yapın

Ağır bir vakayı tedavi etmek istiyor ama hastanın zararlı akımların sizin bedeninize yönelmesinden endişe ediyorsanız, o zaman akupunktur iğnelerinden faydalanabilirsiniz. ğneler cildin yağ tabakasını bypass ederek vücudunuzun içinde olan enerji akımlarını vurulan noktadan dışa aktarır. Fotoğrafta gösterilen bölgeye 2-3 tane akupunktur iğnesi batırırsanız sizde kendinizi hastanın zararlı akımlarından koruyabilirsiniz. Hastanın zararlı enerjisi sizin bedeninize girdiği an, akupunktur iğneleri bu akımları tekrar dışa yönlendirir, bedeninize doğru ilerlemesini engeller. İğneler sizi ve organlarınızı bu zararlı akımların etkisinden korur. Akupunktur ilmi bedendeki farklı noktaları tetikleyerek hastalıklara savaş açar fakat bizim buradaki amacımız akupunktur seansı uygulamak değil, amacımız sadece iğnelerin çalışma mekanizmasından faydalanmak.

             

Seans yaptğınız günlerde bol su ve toprak ile temas içinde olun

Enerji akımları ile uğraşıyorsanız kendinizi ne kadar korumaya çalışırsanız çalışın, illa bir kaç damla kötü enerji size sıçrar. Bu ama sizi korkutmasın, çocuklarınızın pis ortamda oynaması nasıl onların bağışıklık sistemini geliştiriyorsa bu yabani ve zararlı akımlarda sizlerin enerji yollarını geliştirir ve güçlendirir. Toprak, su ve egzersizte size bu yolda yardımcı olur. Ayaklarınız ve elleriniz bol toprak veya su ile temas halinde olsun, toprak ve su bu zararlı akımların bedeninizden uzaklaştırılmasına destek olur. Kaslarınızda bedenin elektromanyetik akımlarını deşarj etme yollarından birisidir, o yüzden egzersiz yapmayıda lütfen ihmal etmeyiniz.

Pratik yapmaktan kaçınmayın, korkmayın

Bioenerji, şakra, reiki veya kuantum dokunuş gibi uygulamalar el sanatları arasına girer ve diğer el sanatlarında olduğu gibi bu uygulamaları ne kadar çok pratiğe dökerseniz kendinizi o kadar çok geliştirirsiniz. Bu pratik tecrübeleri elde etmek için fırsat kovalayın ve bunu yaparkende bizim tavsiyelerimizi ve uyarılarımızı dikkate alın. İlk etapta yakın çevrenizde olan kişilere enerji uygulayın ve küçük rahatsızlıklar ile başlayın. Yeteneklerinizi geliştirdikçe, enerji akımlarına hâkim oldukça ve özgüven kazandıkça daha ağır hastalıklara adım atabilirsiniz. İyi çalışmalar dileğiyle kendinize ve sevdiklerinize iyi bakın.