• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...        








sss- altıncı his varmı

-2009
Ülkemizde iki tür biyoenerji uzmanı bulunur; birinci tür anadolu insanın arasından çıkıyor. Bu uzmanlar İslam dinine, örf ve adetlerine inanır, cinlerin varlığını bilir ve gizli veya açıktan, bilerek veya bilmeyerek bunlardan faydalanıyor. Diğer tür ise beyaz Türk veya monşer sınıfı olarak adlandırdığımız sınıftan çıkar.
Bunlar içinde yaşadıkları topluma ve o toplumun kültürüne kendilerini yabancı hissediyor, dolayısıyla huzur ve şifayı, bir yere ait olma duygusunu kendi kültürlerinde değil, başka yerlerde başka kültürlerde arıyor. Alternatif tıp bunlar için hem şifa arama yeri hem içinde bulundukları toplumdan kaçma, yeni bir hayat felsefesi edinme yeri. Bu kitleye baktığımız zamanda bunların daha çok uzak doğu dinlerine yönelik bir hayranlık beslediğini, yoga gibi uzak doğu felsefelerini kutsadığını, ateizm inancına sempati duyduğunu görüyoruz. İşte bu zihniyette doğaüstü bir olay ile karşılaştığında bunu kendilerine has bir güç, bir yetenek olarak algılıyor ve bunu kendi inanç dünyasında 6. his veya üçüncü göz gibi kavramlar ile izah etmeye çalışıyor. Altıncı his varmı, bu nedir bu yazımızda bunları ele almaya çalışacağız, szilere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz.

Altıncı his Kalptir, ama DİKKAT

Beynin çalışma fonksiyonunu anlayabilmeniz için bilgisayarları anlamalısınız. Bilgisayar ve beyin aynı sistem üzerine kurulu. Örneğin, bilgisayar yoktan veri üretemez, insan beynide üretemez. Bilgisayara ne veri aktarılırsa anca onu etüt edebilir, insan beynide kendisine ne veri sunulursa anca onu etüt etmekle yetinir. Bilgisayarların veri aktarım noktaları; usb bellek, cd/dvd rom gibi arayüzler üzerinden gerçekleşir. İnsanoğlunun ise göz, kulak, koku, tat ve ciltten. Biz bunlara duyu organları deriz ve bunlardan tam beş tanesine sahibiz. Yaratılış sınırlarımız bunlar, beynin dış dünya ile temas sağladığı noktalar bunlardan ibaret. Bazı insanlar ama gözleri ile görmedikleri, kulakları ile duymadıkları ve diğer duyu organları ile hissetmedikleri bir konu hakkında başkalarına bilgi veriyor ve bu bilgiler genelde doğru çıkıyor; bu nasıl mümkün, o insanlarda iddia edildiği gibi altıncı bir hismi var?

Bir beyin ile bir bilgisayarın aynı sistem üzerine yaratıldığını söylemiştik ancak bir bilgisayar ile bir insan arasında bazı farklılıklar var, bunlardan birisi kalp. Kalp sadece bedenimizi kanla beslemek ile yetinmiyor, kalp ayrıca maneviyatın kapısı, gayba açılan noktadır, yani metafizik veya gözlem dışı olarak adlandırdığımız boyut ile temasa girmemizi sağlayan yer. "..Biz onların kalplerini mühürleriz de onlar hakkı işitmezler" (Araf Süresi; 100). "...Allah da kalblerini mühürledi. Onlar, artık başlarına geleceği bilmezler" (Tevbe Süresi; 93). Şimdi; eğer kişinin içine bir konu hakkında bir şey doğuyorsa ve o kişi bu konu hakkında kulağıyla hiçbir şey duymadı, gözleriyle hiçbir şey görmediyse, yani bilgilerin kaynağı beyine bağlı duyu organları değilse, o zaman içine doğan bu hislerin kaynağı kalp. Kalbin gözü ve kulağı yok, kalbiniz bu bilgileri nereden alıyor? İçinizdeki şeytanlardan alıyor. İçinizdeki şeytanların sizinle iletişime geçme aracı kalbiniz. Her damar her kılcal damarı bir mikrofon görevi görüyor ve oradan istedikleri an size fısıldayabiliyorlar. Cinlerin bu fısıldamasıda kendi düşüncenizmiş gibi beyinde yankılanıyor. Örneğin; peygamberimiz sav göğsünün yarılıp temizlenmesi bunun içindi, şeytanların vesvesesi bağlantısını kesmek için. Kalp, metafizik alemi işitmenin bir aracı, buraya hem Rahmani mesajlar düşüyor hem şeytanların vesvesesi. Kalbinize inen bu sesler eğer rahmani boyuttan geliyorsa buna ilham denilir, cinler âleminden gelen düşünceye ise vesvese.

Vesvesemi ilhammı, neyin ne olduğunu nasıl anlarsınız? Eğer birisinin maneviyatı sağlam ise içine doğan bu hislerin Rahmani olma ihtimali yüksek, onun kalp kapıları Rahmani boyuta açıktır ve oradan kendisine sürekli ilham gelir, ama eğer o kişinin yaşantısı bunu göstermiyorsa o zaman o bilgiler cinler âleminden geliyor, kalp kapakları cinler âlemine açık. Soru şu; insanların falına bakan, insanların geleceği hakkında bilgi veren birisinin kalbine o bilgiler Allah katından inermi? Allahu Teala o tarz işlerle meşgul olanlara bilgi aktararak o eylemleri tasvip eder, devamını ve yayılımını teşvik edermi? Etmez. "Sana gelen iyilik Allah'tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindendir" (Nisa Süresi; 79). Eğer size inen düşünceler, altıncı his olarak tabir ettiğiniz düşünceler sizi Allahın tasvip etmediği eylemlere sürüklüyorsa, bilinki o düşünceler doğal değil, altında cinlerin parmağı var. Kısacası, altıncı hissim güçlü diyen insanların kalp kapıları cinler âlemine açık ve bu insanlara cinler musallat. Bunlar kendi duyu organları ile elde edemedikleri bilgileri, cinler sayesinde elde ediyor! Bazıları bu iletişimin farkında, bazılarıda değil. Farkında olanlar İslam alemine yakın olan insanlar, farkında olmayanlarsa İslam inancına mesafeli olanlar. Bu insanlar kendi inanç dünyalarında cinlere inanmıyor, dolayısıyla bu hislerin gerçektende kendilerine ait olduğuna inanıyor. Gözle görmedikleri ve kulakları ile duymadıkları bu bilgiler kendilerine nasıl geliyor, bunu sorup araştırmıyorlar, bende üçüncü göz veya altıncı his var deyip geçiyorlar. Derine inmiyor, perde arkasını araştırmıyorlar. Biz iniyor ve araştırıyoruz ve sizi uyarıyor ve bilgilendiriyoruz.