nühüm                                                                                                                                              
                           

münker ve nekir varmı

Bir tv programına iki ilahiyatçının uzman olarak çıkarıldığı ve kabir azabı hakkında sorular cevapladığını gördüm ve bu gördüklerim üzerinede böyle bir yazıyı kaleme almaya karar verdim. O programda bu iki uzman kabir azabın olmadığı, münker ve nekir inancın hurafe olduğunu iddia etti. Sorgulamanın mahşer gününde olacağı ve azabında bu sorgulama sonrası gerçekleşeceğini yönelik beyanlarda bulundular. Bu açıklamalar ne kadar doğru? Münker ve nekir varmı? Kabir azabı varmı? Bu tür sorular çoğu kişi tarafından merak edildiği ve sıradan bir vatandaş için kim doğruyu söylüyor kim söylemiyor bunu tespit etmek zor olduğu için bu konuyu sizin için anlaşılır hale getirmeye karar verdik. Bu yazımızı "kabir hayatı varmı" yazısı eşliğiyle okursanız olay sizin için daha iyi anlaşılır olacağını düşünüyoruz. Sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar.

Münker ve Nekir: neden bu yazı?

İslam dini bir yap boz oyunu gibidir, inancınızın her parçacığına iman ederseniz inancınız bir anlam kazanır. Eğer o büyük fotoğraftan parçacıkları çıkarmaya başlarsanız parçacıkları çıkara çıkara, zaman dilimi içinde inancınızın tamamını sorgular boyuta gelirsiniz. Örneğin; yap boz oyunun bir insan modeli olduğunu ve ahiret hayatında o insan modelin kafası olduğunu düşünün. Münker ve nekir inancıda o kafa modelin gözleri, mahşer günündeki sorgulama o modelin kulağı, cennet ve cehennemde ağzı ve burnu olduğunu varsayın. Siz münker ve nekiri sorguladığınız an gözsüz bir kafa profili ortaya çıkar. Bir müddet sonra o gözsüz kafa içinize sinmemeye başlar. O yeni kafa modeline siz o eski kulak ve ağızlarıda yakıştırmamaya başlar ve bir müddet sonra onlarıda o kafa modelinden çıkarırsınız. Ortada gözsüz kulaksız ve ağızsız bir kafa modeli kalır. Siz artık yaratılışın başına dönmüş olursunuz. Sıfırdan yeni bir kafa modeli yani bir ahiret hayatı var etmeye başlarsınız. Belki reenkarne edildiğinize inanır ve başınızı bir hayvan veya başka birisinin kafa modeli doğrultusunda şekillendirirsiniz belkide yeryüzüne uzaylılar tarafından yerleştirdiğinize inanıp o kafa modeline uzaylı göz, kulak ve ağızlar eklemeye başlarsınız. Yani inancınızdan önemsiz olarak gördüğünüz birşeyi çıkardığınızda zaman dilimi içinde ahiret hayatın diğer boyutlarınıda sorgulamaya başlar, sapık inançlara savrulursunuz. Siz o yap boz parçacığından parça çıkardıkça ve yerlerine yeni parçalar yerleştirdikçe, bu yeni parçalar eski inancınız ile uyumsuzluğa gider ve siz yeni parçaları uyar hale getirmek için eski parçacıkların tamamını çıkarmak zorunda kalırsınız ve bir müddet sonra ortaya çok farklı bir kafanın çıktığını görürsünüz. Sonuç; önemsiz görünen birşeyi yok saydığınız an kendinizi bir gün ateizim veya reenkarnasyon gibi farklı inançlara kaptırırsınız. Bizler dininizin her parçasına iman etmeniz ve bilhassa neden iman etmeniz gerektiğini size anlatmaya çalışıyoruz. Bu yazımızda genel mantığınıza hitap ederek neden münker ve nekirin olması gerektiğini size izah etmeye çalışacağız. Umarız bu yazımız kabir ve ahiret hayatınıza olan inancınızı artırır
.

Münker ve Nekir: Kur'an- ı Kerim boyutu

Münker ve Nekir adında iki sorgu sual melekleri varmı? Evet, VAR! Bu neden Kur’anda anılmaz? (1) Kur'an-ı Kerim detaylar ile uğraşmaz. Bu tür bilgilerde detaylara girer. Bu tür bir detayın varlığına kendi başına inanıp inanmamanız ne yeryüzü yaşamınızı etkiler ne de ahiret hayatınızı. Biz neden bu detaylara giriyoruz o zaman? Bu konulara girenler maalesef bir konuyu saptırmakla yetinmiyor. Bizler bu detayların büyük bir projenin bir parçası olduğunu görüyoruz. İslama topluca bir saldırı var. Mesneviciler Allah inancı üzerinde oynar, ilahiyatçılar kabir hayatı inancını elinizden söker alır, ahmed hulusi gibi şarlatanlar cennet/ cehennem inancınızı yok eder vs. Biz eğer bugün münker ve nekirde müdahale etmezsek biz eğer bunlar detay bu detaylar önemli değil dersek o zaman hurafeler başını alır gider olaylar müdahale edilemez boyuta gelir. Ölümden sonraki ilk noktaya siz müdahale etmezseniz, hurafeler kontrolden çıkar ve insanlar tümüyle ahiret hayatını sorgulamaya başlar. Örneğin; azrail as'da Kur'an-ı Kerimde anılmaz. Siz eğer Kur'an-ı Kerimde anılmadığı için Münker ve Nekir'den vazgeçerseniz, gün gelir Azrail'den de vazgersiniz. Bir müddet sonrada tümüyle meleklere ve ahiret hayatına olan inancınız yok olur gider. (2) Bazı bilgiler eğer Allahın indirdiği diğer Kitaplarda anıldıysa Allah bu bilgilerin bazılarını Kur'an-ı Kerimde tekrarlar bazılarını ise tekrarlamaz. Neden tekrarlamaz? Demek o bilgiler daha çok o kavimler için o kavimlerin imtihan edilmesi ile ilgili. (3) Allah bazı bilgileri Kur'an-ı Kerimde anmaz çünkü o bilgileri peygamberlerine saklar, onlarında bu yemekte bir katkısı olsun ister. (4) Allah bazı bilgileri Kur'an-ı Kerimde anmaz çünkü Allah kullarınada bir yorum hakkı tanır. Yorumlarınız ve araştırmalarınızla İslamın o son şeklinde sizlerinde bir katkısı olsun ister. (5) Allah bazı bilgileri Kur'an-ı Kerimde anmaz çünkü Allah her detayı aktarmayarak kulların niyetlerini ölçer. Bakalım hangi niyet içinde dinimizi yorumlayacağız ona bakar. Özetleyelim; Allah dileseydi peygamber veya bizlere bir yorum bir araştırma veya bilgi payı bırakmadan dinini indirebilirdi ama bunu öyle yapmadı, bizlerinde o yeni doğan İslamda bir katkısı olsun istedi. 

Münker ve Nekir: usule göre yorum

Yorumlar ve araştırmalar kafaya göre yapılmaz, herşey bir usul bir kaideye göre yapılır. Usule dayanmayan yorumlar şahsi görüşten öte bir anlam taşımaz. Nedir usul? İslami konularda araştırmalar yaptığınızda referans noktalarınız ilk Kur'an-ı Kerim, hadis, icma ve en son akıl olmalı. Bu iki ilahiyatçının düştüğü birinci hata bu. Bu iki güya akıllı profesör Ayet, hadis ve icma değilde kendi akıllarını kaynak olarak almış. Görüşlerini dayandırdıkları ne bir Kur'an Ayeti var, ne de bir hadis. Artı 1500 yıllık İslam tarihinde onca İslam alimi gelmiş geçmiş, bu profların beyanları onların ortak kanaatinede ters. Yani bu iki prof o kadar akıllı o kadar zeki o kadar arındırılmış ve hidayete erdirilmişki 1500 yıldır onca İslamın alimin göremediğini onlar görmüş. (2) İslami konularda bir tez ortaya attığınız zaman, örneğin; münker ve nekir yoktur. O zaman ortaya attığınız tez ne Ayetlerin kendisine ne Ayetlerin ruhuna ne de Kur'an-ı Kerimin bütünlüğüne ters düşmeli. Bir konu bir Ayette sözlü olarak anılmıyor olabilir bu ama o Ayetin ruhunda anılmadığı anlamına gelmez. Bir konu bir Ayetin ruhunda anılmıyor olabilir bu ama diğer Ayetlerin ruhunda, Kur'an-ı Kerimin o bütünlük ruhunda anılmadığı anlamına gelmez. Maalesef insanlar bir Ayete, Ayetlerin sözlerine o kadar kilitli kalırki, o Ayetin ruhu ne anlatıyor, anlattığına inandığımız o şey Kur'an-ı Kerimin bütünlüğü ile örtüşüyormu bunlar dikkate alınmaz. Alınmadığı içinde her ağızdan farklı bir meal farklı bir tefsir çıkar. Biz bu iki profesörün buradanda sıfır çektiğini görüyoruz. Münker ve Nekir Ayetlerde anılmaz, bu doğru ancak ilahi düzene Ayetlerin ruhuna ve Kur'an-ı Kerimin bütünlüğüne baktığımızda ve kendi aklımızı kullandığımızda var olduğunu ve olması gerektiğini görüyoruz. Neden?

Münker ve Nekir: akıl faktörü

Mantıklı hareket etmek güzel ancak, sizin mantığınız sizin bilgi ve yaşam tecrübeniz kadar. Siz çalışmalarınızın temelini kendi mantığınıza dayandırırsanız, başka bir mantıkta gelir sizi mat eder çünkü el elden üstündür ve siz sandığınız kadar akıllı değilsiniz. Ama eğer, usul ve kaidelere uyar araştırmalarınızı kuran, hadis, icma ve sonrası kendi mantığınıza dayandırırsanız o zaman doğruları bulma payınız yükselir. Yorumunuzun temelini Allaha, peygambere ve onca İslam alimin aklına dayandırırsanız kimse tezinizi çürütemez. Ne demiş atalarımız; bir elin neyi var iki elin sesi var. Kendinize güvenmek güzel ama istişare dahada güzel! Bu iki uzman kendi mantıkları ile yola çıktı ve böylesine bir sonuca vardı, gelin bizde sadece kendi mantığımızı kullanarak bu konuyu ele alalım. Münker ve Nekir neden var olması gerek, bakalım bizim mantık bizi hangi sonuca taşıyacak;

İlahi düzen ve genel mantığa baktığımızda Münker ve Nekir neden var olması gerek?

   1) Allahın düzeni karşılamak üzerine kurulu

Siz yeryüzüne ayak bastığınızda yani size tamamen yabancı olan bir dünyaya ilk ayak bastığınızda sizi yeryüzünde karşılayanlar varmı? VAR. Doktorunuz, anneniz ve aileniz size yeni dünyanıza hoşgeldiniz der. Onlar size kaybolmadığınız bilgi ve güvenini aşılar. Bu yeni dünyada size rehberlik eder. Eğer bu dünya'ya ayak bastığınızda sizleri karşılayan varsa, bu neden öbür dünya'ya ayak bastığınızda da olmasın? Bu dünyada karşılanıyorsunuz, öbür dünya'da da karşılanıyor olmanız neden mantığa ve İslam dinine aykırı olsun?

   2) Allahın düzeni kayıt alma üzerine kurulu

Allahın düzenine baktığınızda Allahın herşeyi kayıt altına aldığını görürsünüz. Nereye geldiniz ve nereye gittiniz bunlar sürekli kayıt altına alınır. Yeryüzünde bir yere gittiğinizde bu kayıt altına alınıyorda, ahiret hayatına ayak bastığınızda bu neden kayıt altına alınmasın? Bu dünyada gözlerimiz perdelenmiş ve bizler o kayıt alan melekleri göremiyor olabiliriz, öbür dünyada ama perdeler kalkacak. O aleme giriş yaptığımızda o meleklerin; evet bunlar buraya giriş yaptı demesini ve bizlerin bunu görebiliyor olması neden bu iki uzmana o kadar garip geliyor? Aynı işleme bu dünyada da tabi değilmiyiz? Bu dünyaya ayak bastığımızda da (doğum) melekler bunu kayıt altına almazmı!

   3) Allahın düzeni bilgi edinme üzerine kurulu

Cennet veya cehenneme girişinizi belirleyecek en büyük unsür Allaha veya nelere iman ettiğinizdir. O iki meleğinde kimsiniz ve neye iman ettiniz gibi temel bilgileri alması neden İslama ve mantığa ters olsun? Örneğin; mülteciler. Siz bir ülkeden çıkıp başka bir ülkeye sığınmak istediğinizde sizin temel bilgileriniz alınır ve dilekçeniz mahkeme tarafından kabul görünceye kadar siz kampta (sınırda) bekletilirsiniz. Yeryüzünde bu tür bir muamele görüyorsunuz, bu neden öbür dünya içinde geçerli olmasın? Birileri sizlerin giriş bilgilerini alıyor olması, onların mahşer günü öncesi üzerinizde yargıç oynadığı anlamına gelmezki. Münker ve Nekir sizi yargılayan ve hakkınızda hüküm veren yagıçlar değil, sizin bilgilerinizi alan öbür dünyanın gümrük memurlarıdır. Onlar üzerinizde hakim oynamaz veya sizi sorguya çekmez, onlar sadece öbür dünyaya giriş formunuzu doldurur ve iyi bir insansanız belkide size bir sonraki aşamaları anlatır. Yeryüzünde her söz ve eyleminizi kayıt altına alan bir düzen varken, bu neden öbür dünya'ya ayak bastığınızda da devam etmesin?

   4) Allahın düzeni kontrol etme ve garantiye alma üzerine kurulu

Allah herşeyi görür ve herşeyi bilir. Allah neden günahlarımızı kayıt eder, neden önümüzden ve arkamızdan bizleri takip eden ve yaptıklarımıza şahitlik edecek melekler görevlendirir? Allah dileseydi herhangi bir kayıt veya şahide ihtiyaç duymadan bizi huzuruna çıkarır, sen şunu şunu yaptın deyip bizleri yargılayabilirdi ve kimsede buna karşı koyamazdı. Allah ama bunu yapmaz, Allah önümüzden ve arkamızdan bizi gözetleyen melekler gönderir. Sağ ve sol omuzumuzda her yaptığımızı kayıt altına alan yazıcılar görevlendirir. Allah hatta bir yazıcı bir şahit ile yetinmez, her birinden iki tane indirir. Allah bir peygamber ile yetinebilirdi ama yüzlercesini gönderir, bir kutsal kitap ile yetinebilirdi ama yetinmez. Bir büyük melek ile işleri halledebilirdi ama yapmaz, her iş için farklı bir melek yaratır. Bir mevsim yaratabilirdi ama dört tane var eder vs. İlahi düzene baktığımızda Allahın çok karmaşık çalıştığı, her bir uygulamasında bizlere mesajlar verdiğini bizlere örnek olmaya çalıştığını görüyoruz. Allahın çalışma ve yaratma sisteminden çıkarmamız gereken ders ne? Allah bizlerinde hayatımızı garantiye almamızı, her ihtimale karşı alternatif planlar geliştirmemizi, anlaşmalarımızı kayıda dökmemizi ve sağlam zemin üzerinde hayatımızı idam etmemizi ister. Allahın bu garantici yaklaşımını gördükten sonra, sizce Allah öbür hayata intikal edenlerin kayıdını almadan onları kabir hayatına sevk edermi? Örneğin; siz eğer öbür dünyaya ayak basar basmaz birinin kaydını almazsanız o kişi tekrar diriltiğinde ben o şahıs değilim benim ruhumu başka birisi ile karıştırdınız gibi mazeretlerin arkasına sığınırdı. İşte bu tür bahaneler olmaması için her işleminiz kayıt altına alınır ve bu kayıt şahitler eşliğinde yapılır. Hatta iki şahit eşliğinde yapılırki, o bana gıcık o bana kumpas kurdu gibi bahaneler üretmeyesiniz.

   - Özet

Ayetlere, hadislere ve İslam alimlerin görüşlerine değinmeden sadece ve sadece ilahi düzeni gözlerimizin önünde canlandırarak neden münker ve nekir adında kayıt alıcılar olması gerektiğini sizlere izah etmeye çalıştık. Değerli dostlar; akıl ortada veri varsa mantık üretir, eğer ortada veri yoksa üretilen fikir mantıksız olur. Siz bir açıklama yaparken onu referans almaz şu kaynağa başvurmazsanız aklınızı mantıksızlığa itersiniz. Bu iki profesörün yaptığı gibi. Bu iki
profesör kabir hayatı ve Münker Nekir inancın Ayetlerde olmadığını söyledi, hadis kaynaklarını hurafe buldu ve icmayı cahil ve yetersiz gördü. Sonrası o konu hakkında fikir üretmeye kalkıştılar. Akılda herhangi bir veri olmadan fikir üretmeye kalkışırsa ortaya ne çıkar? SAÇMALIK çıkar! Biz ne yaptık? Biz bu iki profesöre ders olsun diye, Ayet, hadis ve icma olmadanda doğru nasıl bulunabilirnir onu size gösterdik. Varsayalımki bu konu Ayetlerde geçmiyor varsayalımki hadisler hurafe ve varsayalımki geçmiş alimler günümüzün zamanına uygun değil, siz yinede SADECE VE SADECE YERYÜZÜNDEKİ DÜZENE BAKARAK doğruyu bulabilirsiniz. Yani Ayetler, hadis ve icma hakkında bilginiz olmasada, yeryüzündeki düzene bakarak doğruları bulabilirsiniz. 

Münker ve Nekir: isimleri

Münker ve Nekir isimleri birbirine uyumlu olsun diye kafadan uydurulmuş isimler izlenimi sizlere veriyor olabilir. Eğer veriyorsa vermesin. Neden? Kur’an-ı Kerimi incelediğinizde aynı görevi paylaşan veya benzer makamda olan meleklerin birbirine uyumlu isimler ile anıldığını görüyoruz. Örneğin; Kur'an-ı Kerimde geçen Harut ve Marut isimli iki melekte birbirine uyumlu isim taşır. Bunun dışında Kur'an-ı Kerimde isimleri geçen Cebrail ve Mikail isimleride keza birbirine uyumluluk gösterir. Özet: ölüm sonrası kayıdımızı alacak olan meleklerin gerçek isimleri Münker ve Nekirmi, bu konuda ilk İslam alimlerin genel kanaatine sonrası kendi aklımıza başvurmalıyız. Eğer İslam alimleri bu isimler üzerinde hemfikir ise ve aklınızda buna bir şerh koşmuyorsa o zaman bu isimlere inanmada bir sakınca bulunmaz. Burada önemli olanda ama zaten isimler değil. Burada önemli olan öyle bir kayıda alınma hadisesinin olup olmadığı. Genel mantıkta bizlere olması gerektiğini söyler.