nühüm                                                         
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...
                                                                                                                                                          
bir konuya niyetlendiğimizde, o gün aklımıza geleni kaleme alıyoruz ve sitemize o taslak hali ile yerleştiriyoruz. Son hali sizlerin gözü önünde alıyor, haftalar içinde cümleleri düzelte düzelte birşeyleri ekleye ekleye. Son hali bir iki hafta alıyor, yeni yazılarımızı bir kaç hafta boyunca lütfen takip edin.....




 
 

fizik tedavi- giriş yazısı


Ülkemizde eklem, kemik ve kaslarında sıkıntı yaşayan çok vatandaşımız var ve bir çoğu nerede ve nasıl bir tedavi yöntemine başvurulması gerektiğini bilmez. Vatandaşlarımızın bu bilgi eksikliğine birde hekimlerin art niyeti ve beceriksizliğini eklediğinizde vatandaşlarımızın sağlıkları ile ilgili geleceği hiçte parlak görünmüyor. Websitemizin bu bölümünü sizlerin bu bilgi eksikliğini gidermek ve sizleri hekimlerin artniyetlerine karşı korumak için ekledik, umarız bu yazılarımızdan ihtiyaç duyduğunuz bilgi ve ilhamları alırsınız.
Sayın okurlarımız, hekim ve hastalara en büyük tuzağı sistemin kendisi kurar, eğer oyun kurallarını belirleyen aktörler yani ilaçları piyasaya sürenler, kürsülerde tedavi yöntemlerini belirleyenler ve yasaları çıkaranlar iyi niyet taşımazsa düzen şeytani olur. Düzen şeytani ameller üzerine kurulu oluncada bu oyunu oynamak isteyenler (hekimler, eczacılar) ister istemez zaman dilimi içinde ahlaki, manevi ve insani değerlerini kaybeder, kendileride şeytan olur. Düzenin şeytani olması yanına birde aktörlerin kendileri ahlaki zaafiyetler taşırsa o zaman milyonlarca hastanın mağduriyete uğraması kaçınılmaz oluyor. Sistemin nasıl tuzaklar içerdiğini ve neden fizik tedaviyi seçmeniz gerektiğini size fizik tedavi il ilgili örnekler vererek anlaşılır hale getirmeye çalışacağız;

Sistemin içindeki tuzaklar

B
ildiğiniz gibi tıpta farklı branşlar vardır, branşlaşmalar hekimleri belirli konularda daha bilgin yapabilmek, daha sağlıklı teşhis ve tedavi yapabilmek için var edilmiş, yani tıbbi branşlaşma hastanın lehine işlemesi için ortaya çıkmış ancak, bunun Türkiye’de tersine işlediğini görüyoruz. Gelişmiş ülkelerde tıbbi branşlaşma hastanın lehine işlerken, Türkiye’de bu hekimin lehine, hastanın aleyhine işleyen bir sistem haline dönüştürülmüş. Örneğin; ortopedik vakalar ile hem ortopedi ilgilenir hem fizik tedavi, ortopedi bunun cerrahi bölümüne bakar, fizik tedavi ise ameliyat gerektirmeyen alanına. Sıkıntı ne? Ortopedi uzmanların gördüğü vakaların %90 ameliyata ihtiyaç duymaz ama, hastayı fizik tedaviye kaptırmamak için kendisinde tutar ve gereksiz ameliyatlar yapar. Örneğin; omurga rahatsızlıklarına hem beyin cerrahisi bakar hem fizik tedavi. Beyin cerrahisi bunun cerrahi bölümü ile ilgilenir, fizik tedavi ise cerrahi içermeyen bölümüne bakar. Sıkıntı nerede? Beyin cerrahisine giden hastaların %80 cerrahi müdahele gerektirmez, aslen fizik tedavi tarafından görülmeleri gerek ancak, beyin cerrahileri hastayı başka bir uzmana kaptırmamak için hastayı kendileri bakar ve hastayı gereksiz ameliyatlara maruz bırakır. Örneğin; nörolojik vakalar iskelet sisteminide etkilediği için nörolojik vakalara hem nöroloji uzmanı bakar hem fizik tedavi uzmanı. Nöroloji uzmanları ilaçlar ile tedavi etmeye çalışır, fizik tedavi ise cihazlar veya manuel tedavi ile. Sıkıntı nerede? Nörolojik bir rahatsızlık iskelet sistemini etkilediği an örneğin bir beyin felci, o hasta ilk günden itibaren yoğun bir fizik tedavi programına alınması gerekir ancak, nöroloji uzmanları bu hastaları başka bir alana kaptırmamak için o hastaları aylarca ilaçlar ile tedavi etmeye kalkışır ve yatağa mahüm bırakır, o hastaların elinden erken müdahale imkanını alır. Amerika’da bir deyim var; en iyi hekim hastasını en az ilaç veya en az yan etkisi olan bir yöntem ile tedavi edebilendir! Bir hekim hastası için bir tedavi programı belirlerken, hastasına en az zarar verebilecek yöntemi tavsiye etmeli ve uygulamalı. Bunu yaparkende rekabet kaygıları veya para hırsı olmamalı. Cerrahi müdahaleler ve ilaç tedavileri ile kıyaslanıldığında, fizik tedavi bunların arasında hastaya en az yan etkisi olan ve hastalığın kaynağını en iyi tedavi edebilen bir yöntem olarak göze batar.


İskelet sistemi rahatsızlıklarında neden fizik tedavi seçilmeli?

Bu sorunun cevabı iskelet sistemin yapısında ve işlevinde saklı. İlaçların iskelet sistemi üzerindeki tedavi edici etkisi çok az, bunun sebebide iskelet sistemin yapısal özelliğine bağlı. Bedenimizi taşıyan ve ona hareket kabiliyetini veren kaslar ve eklemler mekanik bir düzen üzere inşa edilmiş ve bunlar arızalandığı anda kendilerine mekanik düzeyde bazı yatırımların yapılmasını bekler. Bu çok ilginç çünkü yılların yükünü taşıyarak arızalanır ama iyileşmesi içinde kendisine yük bindirilmesini ister. Fizik tedavi bunu yapar, fizik tedavi fiziki eylemler ile ömrünü geçiren bir parçaya fiziki eylemlerde (masaj, egzersiz, traksiyon, elektrik akım, ultrason) bulunarak eklemleri eski haline getirmeye çalışır, bunu ilaçlar ile yapmanız mümkün değil.


Eklemler neden ilaçlar ile tedavi edilemez?


İskelet sistemindeki dokular bir kumaştan farklı değil, bir kumaşa leke sindiği zaman ne yaparsınız, gömleğinize çamaşır makinesine atıp lekeyi çözmeye çalışırsınız, çamaşır makinesi bu lekeyi çıkaramadığı anda kumaşı elinize alır, lekeyi çözünceye kadar ovalarsınız. Kumaşın içine sinmiş bir lekeyi çözebilmek için elinizle mekanik sürtüşmeler meydana getirirsiniz, işte fizik tedavide fiziksel eylemler ile kastettiğimiz olay bu. Fizik tedavi dokuların içine sinmiş lekeleri (mikro-travmaları) elektrik akımları, masajlar, egzersizler veya ultrasonun ses dalgaları gibi dokuların içine titreşimler göndererek o lekeleri çözmeye çalışır. İskelet sistemindeki yıpranımlar ve birikimler anca böyle yok edilebilinir, bunu ilaçlar ile yapmanız mümkün değil. Dokularınıza işlenmiş lekeleri ilaçlar ile yok etmeye kalkışsanız
(örneğin; kortison) ilaçlar sağlıklı, sağlıksız ayırt etmeden herşeye saldırır, dokularınıza geri dönüşümü olmayan hasar bırakırdı. Örneğin; çamaşırlarınızdaki lekelere por-çöz dökseniz, bu kimyasal madde lekeli, lekesiz ayırt etmeden çamaşırlarınızın tamamını bozardı.


Fizik tedavinin ayrıcalığı


Fizik tedavinin en büyük ayrıcalığı elinde barındırdığı tedavi yöntem zenginliğidir. Tıbbın başka hiçbir uzmanlık alanında bu yöntem çeşitliliği bulunmaz, diğer uzmanlık alanları ilaç şirketlerin ürettiği ilaçlara bağımlıyken fizik tedavide 50’ye yakın farklı uygulama bulunur. İlaç şirketlerin ürettiği ilaçların etken maddeleri birbirine yakınken, fizik tedavide kullanılan yöntemlerin çoğu birbirinden çok farklı nitelikte. Örneğin; fizik tedavide kullanılan manipulasyon yöntemi ile ultrason uygulaması birbirinden çok farklı uygulamalar ama ikiside aynı hastalıkta kullanabilinir veya elektrik akım tedavisi ile ısı tedavisi birbirinden çok farklı yöntemler ama ikiside aynı hastalıklarda kullanabilinmekte veya ısı ile buz tedavisi birbirine zıt tedavi yöntemleri ama ikisinide fizik tedavi merkezlerinde uygulandığını görürsünüz. Bu metot zenginliği ve bu metotların birbirinden çok farklı mekanizmalar ile hastalığa savaş açması, fizik tedaviyi başarılı kılar. Buna bir de hekiminizin hayal gücünü eklerseniz, ortaya yüzlerce farklı tedavi yöntemin çıktığını görürsünüz. Bu tedavi zenginliğini tıbbın başka bir dalında bulamazsınız. Tıbbın her branşında, bizden bu kadar size daha fazla yapacağımız birşey yok, sözlerini duyarsınız ama fizik tedaviden asla. Ne zaman ümitler tükenir fizik tedavi sizleri şaşırtmaya devam eder. Fizik tedaviyi şöylede tanımlarsanız, yanılmış olmazsınız; HER YOL TIKANDIĞINDA FİZİK TEDAVİ DEVREYE GİRER!