nühüm                                                         
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...
                                                                                                                                                          
                           

 

külli irade- cüzi irade

Bazılarınız; “hocam Allah her şeyi önden belirlediyse, o zaman hür iradenin anlamı nerede kaldı veya o zaman kötülük yapanların suçu ne”, sorusunu aklına getirebilir. Sizde bu tarz düşüncelere sahip olan okurlarımızdansanız, o zaman bu yazı vesilesiyle sizi bu konuda aydınlatalım.

külli irade cüzi irade: cüzi irade nedir?

Cüzi irade sizin elinizde olan iradedir ve bu sanıldığı gibi fiili eylemleriniz ve düşüncelerinizi kapsamaz. Cüzi irade sadece ve sadece niyetinizi kapsar. Allah bizi yaratmış, yeryüzüne indirmiş ama bize güvenmemiş. Kendi iradenize bırakılan tek şey niyetiniz, yani kalbiniz. O yüzden ibadetler niyet ile başlar. Niyet yoksa bir yerde o eylem sizden değil Allahtan gelir, Allahtan gelen birşeyde de size sevap yazılmaz. Niyetiniz o şeyin sizin hür iradeniz ile yapıldığını gösterir. Neden hür irademiz niyet ile kısıtlanmış? Niyetler soyut boyutta kalır. Niyetler ile siz yeryüzündeki düzene müdahale edemezsiniz. İsmi üzerine soyut boyutta kalır. Allah bize güvenmemiş arkadaşlar. Eylemlerimiz ve düşüncelerimiz eğer bize bırakılmış olsaydı biz yeryüzündeki düzeni, Allahın canlılarını bir yüzyılda yok eder giderdik. Biz güvenilir değiliz, o yüzden bizlere sadece soyut boyutta kalan niyetler verilmiş. Niyetler ile siz çevrenize zarar veremezsiniz. O niyetler eyleme dönüşebilmesi için, o niyetler ilk önce düşüncelere dönüşmesi sonrası doğru ortam ve zaman yakalanıp eyleme dönüşmesi gerek. Düşünce, ortam, zaman ve eylemde Allahın elinde. Siz anca ve anca Allah izin verirse niyetlerinizi düşüncelere ve eylemlere dönüştürebilirsiniz, izin vermezse, niyetiniz niyetten ötesi gidemez.

külli irade cüzi irade: külli irade nedir?

Niyetler insanın kendisinden kaynaklanır, düşünce ve eylemler ise levh-i mahfuztan! Levh-i mahfuztan kaynaklanan herşeyede külli irade denilir.
Bu sistem nasıl çalışır? Yeryüzünde yaptığınız eylemler ve beslediğiniz niyetler levh-i mahfuzta kağıt altına alınır ve levh-i mahfuz bir bilgisayar gibi, yeryüzündeki eylem ve niyetlerinizden bir sonraki gün size inecek düşünceleri, mekanlar ve insanları hesaplar ve bir sonraki gün o düşünceleri o mekanları o insanları kaderinize yükler. Bu yükleme sabahın kuşluk vaktinde gerçekleşir. Bu yükleme DNA'larınıza ve beyin hücrelerinize yapıldıktan sonra siz o düşünceler doğrultusunda belirli mekanlara sürüklenirsiniz belirli insanlar ile temasa geçip yaşamanız gerekenleri yaşarsınız. Allah bu sisteme istisnalar (mucizeler) dışında müdahale etmez. Allah kullarına peygamberler ve indirdiği Kitaplar vasıtasıyla kurallarını, iyiliği ve kötülüğü ve bunların sonuçlarını aktarır, sonrası düzeni kendi haline bırakır. Allahu Teala kendisini sistemin dışında tutarak "bana adil davranmadın veya bana haksızlık ettin", özürlerin önüne geçer. Örneğin; siz haram yerseniz, bu eylem levh-i mahfuz'ta (ana bilgisayar) neye programlandıysa onları harekete geçirir ve bu harekete geçirilenler bir gün mutlaka ama mutlaka karşınıza çıkar. Özet: eğer bir kötülük yapma düşüncesi ve eylemi birine iniyorsa, bu Allahın o kişiyi bu suça ittiğinden değil, o kişi bu tür niyetleri kalbinde beslediğinden. Bir bilgisayar ve klavye düşünün, niyetleriniz klavyenin tuşları, ana bilgisayar ise levh-i mahfuz. Siz bu hayatta hangi tuşa basarsanız, levh-i mahfuz geleceğinizi ve düşüncelerinizi o doğrultuda hesaplar. Niyet yani CÜZİ irade ilk var olduğu, düşünce ve eylemden yani KÜLLİ irade den önce geldiği içinde başınıza gelenlerden, hal ve hareketlerinizden siz sorumlu kılınırsınız. YANİ günahlar içinde yoğrulmak sizin kaderiniz ise bilinki siz kötü niyetler geçiriyorsunuz bilinki siz yanlış tuşlara basıyorsunuz!

külli irade cüzi irade: yeryüzünde birileri suçlu birileride mağdur ediliyor. Mağdurların ne suçu var?

Bu konu hakkında bilmeniz gereken iki şey var. Bir; Allahu Teala şeytanları tanımlarken, bu tanımı cinler ile kısıtlamaz bu tanımlamaya insanlarıda sokar. İnsanlarda şeytan vasfına sahip olabilir. İnsanda şeytan tanımını hak edip şeytanlar ile birlikte hesaba çekilir. İki; Allahu Teala halis kullarını şeytanlardan koruyacağını söyler. Özet: eğer Allah insanları şeytanlardan koruyacağını söylüyor ve Allah katındaki şeytan tanımı insanlarıda kapsıyorsa o zaman kötü bir insan, şeytan vasfına sahip bir insan sizi kandırıp maddi ve manevi canınızı yaktıysa yapmanız gereken ilk şey mağduriyet oynamak değil, yapmanız gereken ilk şey neden Allah sizi korumadı bu soruyu kendinize sormak olmalı. Neden Allah beni bu insan şeytanına karşı korumadı, neden üzerimdeki ilahi koruma kalktı bu sorusunu kendinize soracaksınız. Üzerinizdeki ilahi koruma kalktıysa siz insan ve cin şeytanların hedefi haline geldiyseniz, onların radarında görünmeye başladıysanız neden üzerimdeki görünmez kalkanı kalktı, neden Allah beni onların hedefine oturttu, bu soruyu kendinize sorup ilk önce kendinizi hesaba çekeceksiniz. Unutmayınız Allah iyi kullarını korur. Eğer birinin işyeri veya evi yandıysa, başına bir kaza veya bela geldiyse bilinki o kişi günahkar! "Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder" (Şura Süresi, 30). Günahlarımızın çoğunu Allah affetmesine rağmen, bazıların başına halen kaza ve belalar geliyorsa demek o baya günahkar. Düşünceler Allah katından geldiği için, eğer kötü birisinin aklına size zarar verme düşünceleri iniyorsa,
Allah kötü insanların aklına sizi getiriyorsa, sizi onlar için görünür kılıyorsa demek hayatta bazı şeyleri cidden yanlış yapıyorsunuz.

külli irade cüzi irade: cüzi irade neden düşünceleride kapsamaz, yani düşünceler neden bizim irademizde değil?

   1. rızık ve imtihan olunma boyutu

Kaderin düşünce boyutu rızık dağıtımı ve imtihan edilme ile ilgilenir. Örneğin; bir yerde sizin lehinize veya aleyhinize yaşamanız gereken bir olay veya almanız gereken bir rızık varsa, siz o saatte o saniye içinde orada olmanız gerekiyor. Düşünce üzerinde ilahi kontrol olmasaydı, o kişiyi o saniye içinde o sahnede olması sağlanamazdı.
Düşünceler ilahi kontrolün altında olmasaydı doğru zamanda doğru yerde doğru kişiler ile tanışamaz ve rızkınızı alamazdınız. Evren tesadüfler, rastgele olaylar ile dolu olurdu. Böyle bir düzen üzerine inşa edilen evrende de düzen, adalet ve denge kaybolur giderdi.

   2. emanet ve vebal boyutu

Bizler Allahın birer icatıyız. Bizler birer robotuz. Eğer Allah bize hür irade vermiş olsaydı o zaman bir; Allah için bunun bir vebal boyutu olurdu. Allah bizi yarattı ve yeryüzüne yerleştirdi. Eğer birisinde hür irade olsaydı ve o kişi kendi hür iradesi ile size zarar verseydi o zaman siz mahşer gününde Allahı bundan sorumlu tutabilirdiniz. "Madem kontrol senin elinde değil, neden beni yarattın ve yeryüzüne yerleştirdin" sorusunu Allaha sorabilirdi. İki; bunun bir de mülkün devamlılığı boyutu var. Bedenlerinizden ailenize, aldığınız arabanızdan oturduğunuz eve, köyünüzden dünya'ya, hayvanlar aleminden bitki örtüsüne kadar hepsi Allahın mülkü ve Allahın sorumluluğu içerisinde. Bu mülkün devamlılığını sağlamak içinde Allah insana hür irade vermemiş. Örneğin; bazıları insanoğlunun atom bombaları ile yeryüzünü yok edeceğini söyler. Eğer insanda hür irade olsaydı bu mümkün olabilirdi. İnsan hem hayvanları hem bitki örtüsünü hem insanlığı yok edebilirdi. Bu olmaması içinde bizlere hür irade verilmemiş. Mülkün devamlılığını sağlamak, gelecek nesillere eşit şartlar altında bir yaşam sunmak için bizlerde hür irade yok. Allah belki yaptığımız eylemlerin bazıların tabiatı etkilemesine izin veriyor ama bir çoğuna izin vermiyor. " İnsanların bizzat kendi işledikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu, Allah belki geri dönerler diye yaptıklarının bir kısmını onlara tattırıyor" (Rum Süresi, 41). Özet: siz anca Allahın dilediği kadar çevrenize ve kendinize zarar vermektesiniz! Allah bizlere güvenmez, hayatlarımız üzerindeki kontrolü kendi elinde tutar. Örneğin; siz bir robot icat etseniz, siz o robotun sizden bağımsız hareket etmesini istermisiniz? Örneğin; yenilmezler 2- ultron çağı. 

cüzi irade; niyet, bunun kaynağı sizsiniz. külli irade ise geri kalanı; bunlar düşünceler, mekanlar, rızkınız, insanlar ve yaşadığınız olaylar, bunların kaynağıda levh-i mahfuz!