nühüm                                                                                                                     
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler....mehmetçiğimize selam olsun..


                                                          
                                            




                                               
https://www.facebook.com/biyoenerji.net.98
Cep telefonu üzerinden üyelik işlemleri yapılamadığından bir çok okurumuz bize ulaşmakta sıkıntı çekiyor. Bu konuda çok şikayet aldık. Bu sorunu ortadan kaldırma niyetine bir facebook sayfası açtık. Bize ulaşmak isteyen, soruları veya önerileri olan okurlarımız facebook üzerinden bize ulaşabilir. Facebook sayfamızda bilgi paylaşmıyoruz sadece iletişim hattı olarak kullanıyoruz, bilginize. Websayfamızda huzurlu ve aydınlatıcı okumalar dileğiyle kendinize ve sevdiklerinize iyi bakınız... 24.09.2019

Hz. Mehdi


Son dönemlerdeki gelişmelerden dolayı bizlere hz. Mehdi hakkında çok soru geldi. Ahir zaman döneminde yaşıyoruz ve sınırlarımıza dünyanın orduları yığıldı. Öyle gözükiyorki öyle veya böyle büyük bir savaş kaçınılmaz. Hz. Mehdi gibi bir figür bu savaşta gelip Müslümanlara, Türkiye yardım edecekmi? Hz. Mehdi gibi bir figür İslamda varmı? Konunun fazla derinliğine girmeden, bu yazımızda sizlere mehdilik hakkında genel bir fikir elde edebileceğiniz kadar bir kaç bilgi aktarmak istiyoruz. Değerli okurlarımız, toplumumuz değer ve inançlarından koparılıp farklı inançlara sürüklenmek istendiği an biz buna duyarsız kalamıyoruz ve sizi aydınlatma niyetiyle bir yazı kaleme alıyoruz. Bir konuyu kaleme aldığımızda da ilkleri açıklıyor, daha önce hiç kimsenin bakmadığı bir pencereden sizlere olayları aktarıyoruz. Bu konuda maalesef el atmamız gereken boyuta taşındı. Maalesef bir gurup ilahiyatçı "prof" mehdilik inancını çürütmek için çok çaba gösteriyor. Biz buna kayıtsız kalamazdık. Onlara cevap vermeleri gerekenler maalesef ya ortalıkta yok ya da yanlış tezler üzerine argüman kuruyor. Durum böyle olunca biz devreye girmek zorunda kalıyoruz. Sizlere hayrlı ve aydınlatıcı okumalar dilerim.


Hz. Mehdi varmı?

Evet var!


Şahısmı toplulukmu ya da mecazı bir anlammı taşıyor?

Bir şahıs.


Yaşıyormu şuan?

Evet

Ne yapıyor, neden ortaya çıkmıyor?
İmtihanınızın tamamlanmasını bekliyor. Sizin imtihanınız tamamlandığında o ortaya çıkıp sizi yargılayacak. Unutmayın, hz mehdi yeryüzüne İslam dini için değil adalet için inecek.
Yargıç gelmeden öncede ne olması gerek? Suç işlenmesi gerek ve insanlar bu suçlara karşı nasıl tavır sergileyecek bu görülmesi gerek. Örneğin; son 10 yıl içinde seçim üzerine seçim dönemi geçirmemiz, olay arkasına olay yaşamamız bunların hepsi birer imtihandı. Devlet ve milleten yanamı saf tutacaksınız yoksa hainlerden yanamı. Arka arkaya, aralık vermeden bu sınavlara tabi olmanız kendi başına mehdinin çıkışına bir delalet. Sınav süreci bittimi? Bizim hesaplarımıza göre bitti. Bize göre istanbulun çalınması son damlaydı. Aslına bakarsanız biz gezi olayları sonrası fişinizi çeker sizi yargılardık. Hadi varsayakımki orada doğruyu göremediniz, en geç 17-25 aralık darbe girişiminde doğru safta yer alıp imtihanınızı başarılı bir şekilde tamamlamanız gerekirdi. Fetöcü savcılar hırsızlık ve yolsuzluk iftiralarını ortaya attığında, bu pislikler ergenekon ve balyoz, askeri casusluk davalarında bizede iftiralar atmışlardı, bunlara inanmayın deyip imtihanınızı orada başarı ile tamamlanmanız gerekiyordu. Hadi varsayalımki o seferde doğruları göremediniz ve sizde fetöcüler gibi "hırsız" iftiralarını masum insanlara attınız, en geç 15 temmuz askeri darbe girişiminde sınavı geçmeniz gerekiyordu. Siz ama bu sınavında içine etmesini bildiniz, "senaryo" dediniz. Çok gezizekalısınız ya, bu kadar kolay imtihanı bile vermeyi başaramadınız. Akla ziyan "senaryo" iftirasını ortaya attınız. Bize kalsaydı gezi olayları sonrası hepinizin defterini dürerdik, Allah ama merhameti gereği size doğru safta yer almanız için şans arkasına şans tanıdı. Neden? Yargıç geldiğinde ebedi ceza size inecek, söz konusu ebediyat oluncada Allah sizlere şans üzerine şans tanıyor. Son şansıda size belediye seçimlerinde tanıdı. Önünüze bir sınav daha koydu, siz ama ne yaptınız siz onuda batırmayı başardınız. Rahat durmadınız ve istanbulu çaldınız.
Üstüne kalktınız tescilli fetöcü tescilli pontus tescilli sahtekar tescilli vatan haini imamoğluna oyu bastınız. İnanılır gibi değil. Onun ve chp'nin her eylemine ortak oldunuz. Hadi geçmiş olsun. Allah size fırsat verdikçe siz kendinizi temize çıkarma yerine daha çok pisliğe batıyorsunuz. Siz bunları yaparken ak parti ne yaptı? Ak partinin ezikleride her zamanki gibi uyudu. Onlarda ayrı bir dert. İlk defa hayatımızda kazık yemeye bu kadar yatkın bu kadar ezik tipler ile karşılaşıyoruz. Önüne gelen bunlara kazık atıyor. Bunlar nereden türedi buda ayrı bir hikaye. Kısacası, sonunda Allah hepinizden bıktı ve çokmu istiyorsunuz alın helakınızı dedi ve yüzyılın hırsızlığını gerçekleştirmenize yüzyılın sahtekarını (imamoğlunu) seçmenize izin verdi. Diğer tarafıda (akp) her zamanki gibi bir eziklik bir çaresizlik içinde seyretmekle yetindirdi. 20 yıldır bunlar nasıl sürekli uyutuldu kandırıldıysa, bu seçimde de Allah onlara 20 yılın özetini yaşattı. Birisi hainlikte zirve yaptı diğeri ise eziklikte körlükte. İki tarafta resmen, Rabbim bize azabını indir biz asla akıllanmayacağız dedi. Allahta öyle olsun madem dedi ve süreci başlattı. Evet, bize göre mehdinin zamanı geldi.


Allah neden bir kurtarıcı göndersin, bir kurtarıcı beklemek bizleri yobazlaştırmıyormu? İslamın bu duruma düşmesi, bu tarz kurtarcılar beklemesi değilmi?

Bu, sakat bir mantık. Bu tarz bir mantık üretmeniz ezbere konuştuğunuzu birilerin gazına geldiğinizi, ön yargılı ve art niyetli hareket ettiğinizi, akıl ile değil duygularınızla hareket ettiğinizi gösteriyor. Ortada akıl olmayıncada ortaya atılan her fikir, mantıksız oluyor. Mantık dışı olan ne? Toplulukların başına ne geldiyse bir kurtarıcı beklemekten geldi derseniz, bütün peygamberleri gereksiz, hatta o toplulukların başına ne geldiyse bir peygamber beklemekten geldiğini ima etmiş olursunuz. Mantığınızın sakatlığını anladınızmı Örneğin; Allah onbinlerce peygamber gönderdi, o kavimler bir peygamber beklemekten dolayımı sürekli bozuldu? Suçlu olan Allah, öylemi. Sizin mehdilik üzerinde yürüttüğünüz mantığa göre öyle! Yürüttüğünüz mantığa göre; insanlık kendi haline bırakılsa, gökten müdahale olmasa daha rahat ve huzurlu olacak. Bu sakat mantığınız nasıl sakat düşüncelere yol açtığını görebiliyormusunuz? Gelin bir de olaya bilimsel açıdan bakalım; eğer bir kurtarıcı beklemek eşittir yobazlık ise, o zaman her kurtarıcı bekleyen istisnasıs yobaz olması gerek. Herhangi bir şeyin arkasına eşittir sembolünü koyduğunuz an, bilimsel bir iddia ortaya atmış oluyorsunuz. Siz bunu yaparsanız bizlerede bu bilimsel iddianızı incelemek düşer. Mehdilik eşittir yobazlıkmı? Hayır. Mehdilik ile yobazlık arasında bir bağ kurabilmeniz için mehdilik inancı istisnasız her çağda ve buna inanan her topluluğu yobazlığa sürüklemesi gerek. Durum böylemi? Hayır, tam aksi. Örneğin; siz mehdilik inancı ile 1200 yıl boyunca arap yarım adası, ortadoğu, asya, balkanlar, avrasya, afrika, her yeri fethettiniz. Matematikten fiziğe, kimyadan astroloji'ye, tıptan sosyoloji'ye kadar sizin bilim merkezleri dünyanın merkeziydi. Batı karanlık çağda yaşarken dünya'yı ilimle aydınlatan, ilimi muhafaza eden ve geliştiren sizdiniz. Mehdilik inancı 1200 yıl boyunca ilme önderlik etmenize engel olmadıda son 3 yüz yıl içindemi oldu? Varsayalımki mehdilik inancı toplumu yobazlaştırdı, siz son yüz yıl laiklik anlayışı ile yönetiliyorsunuz neden teknoloji geliştirmediniz, ülkenize aydınlık ve refah getirmediniz? Bir yüz yıl bunları getirmek için yeterli bir zaman değilmiydi? Ekonominizi yöneten tüsiad ve üniversitelerinizi yöneten "aydınlar" mehdiye inanmaz. Madem toplumu geri bırakan mehdilik anlayışı; bunlar neden ülkenize o teknolojiyi getirmedi? Varsayalımki mehdilik anlayışı toplumu yobazlaştırıyor ve cahil bırakıyor, neden yahudiler ve hristiyanlar yobaz değil arkadaşlar? Sizin yürüttüğünüz mantığa göre onlarda yobaz olması gerek çünkü onlarda bir kurtarıcı bekliyor? Hani kurtarıcı beklemek eşittir yobazlıktı? Neden teknoloji ve gelişim onlarda var bizde yok, arkadaşlar. Demek yobaz kalmak inançla ilgili bir durum değilmiş, demek bir topluluğu yobazlığa iten sebepler başkaymış. Bilim adamı iseniz ortaya attığınız tezlerin açık vermediğine dikkat edin. Bu teziniz her yerden açık veriyor, neresinden tutsak elimizde kalıyor. Siz son 3 yüz yıl içinde cahil kaldıysanız bunun sebebi mehdilik inancınızdan dolayı değil, birilerin üzerinize oyun oynamasından ötürü. Örneğin; amerika son yüz yıl içinde dört ülkenin kontrolünü savaş sonrası ele geçirdi. Almanya, Japonya, Güney Kore ve Türkiye. Bu ülkeler arasında sadece ve sadece türkiyenin gelişimde geride kalması sizde hiç şüphe uyandırmıyormu? Dört ülke üzerinde hakimiyeti ele geçiriyorlar, üç ülkede müthiş altyapı yatırımları bizde ise tam aksi bir yol izleniyor; uçak yapım atolyelerimiz kapatılıyor, araba üretimimiz durduruluyor, silah fabrikalarımız lağvediliyor ve yapmak isteyenler ile dalga geçiliyor. Teziniz çok açık veriyor, bize sorarsanız başka bir tez üzerinde kafa yorun ve tarihinizi iyi araştırın ve en önemlisi kendinizi ön yargılardan arındırın.

İlahiyatçılar ama söylediklerinize inanmıyor
İnsan sorumluluklarından kaçabilir ama Allah kaçmaz. Ülkenizde diziler ve evlilik programları ile ahlaki değerleriniz bozuluyor, fetö gibi örgütler dini duygularınızı sömürüyor, siz ilahiyat fakültelerin hiç kaldırın şu dizileri kaldırın şu programları veya fetö dinimizi bozuyor yürüyüşlerini yaptığını gördünüzmü? Ülkenizde herkes dininize bir operasyon çekiyor, siz ilahiyet fakültelerin herhangi birisine karşı bir eylem bir söylem geliştirdiğini gördünüzmü? Ülkenin manevi değerlerini muhafaza etmek, güçlendirmekle sorumlu bir kurum sorumluluklarından kaçabilir ama Allah kaçmaz. Kaldıki size ne? Mal sizinmide siz ahkam kesiyorsunuz. Yeryüzü ve insanı Allahu Teala yarattı, siz değil. Size ne oluyor? Birinci hatanız bu, siz olaylara kendi kıt bakış açınızdan değerlendiriyorsunuz. Bu dünyanın bir sahibi var, olayları kendi bakış açınızdan değil yaratıcının bakış açısından değerlendirin.
Tarihte bize gösteriyorki, Allahu Teala yeryüzüne hep müdahale etmiş. İslam tarihi helak olunan kavimler ile dolu. Günümüzün kafirleri bundan neden muaf olsun? "Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?" (Kamer Süresi; 43). Arkadaşlar dünya'ya hep müdahale edilmiş, kötülüğün zirvesini yaşadığımız şu çağda neden müdahale olmasın? Hani dün müdahale olmasaydı tezinizin tutulur bir yanı olurdu, bu zamana kadar hiç müdahale olmamışki bugün olsun derdiniz ve bizde sizlere haklısınız derdik. Durum bundan ibaret değil ama, kur'an-ı kerim helak olunan kavimler ile dolu. Sizi dinliyoruz ve aklımıza ne geliyor biliyormusunuz; peygamberler kavimlerini helak ile uyarırken, onlar inkar ediyor, yok böyle birşey, gökten inecek birşey yok diyorlardı. Bugünün inkarcıları işte o dönemlerin inkarcıları ile birdir. Allahu Teala peygamberimiz ile dinin tamamlandığını söyler, yeryüzüne müdahale etmenin son bulduğunu değil. Anladınız! Peygamberimiz ile peygamberlik sona erdirildi, yeryüzü ile Allah arası bağ değil. Anladınız? Allahu Teala insanoğlunu ve yeryüzünü yarattı ve bunlara karşı bir sorumluluğu var. Kendi varlığını tanıtmak (din) bu sorumluluklarından sadece bir tanesi. Başka bir sorumluluğu, bizlere rızık indirmesi. Başka bir sorumluluğu malına (yeryüzüne, canlılara, kabe) edilen tecavüzlere müdahale etmesi. Örneğin; doların üstündeki o tek göz sembolü var ya, işte o sembole bağlı masonik örgütler bir 20 yılda İslamı ve doğal olan herşeyi yok edecek. İnsanlığı ver yeryüzünü bu şeytani yapılanmadan kendi başınıza nasıl kurtarmayı düşünüyorsunuz? Bu şeytani yapının %1'ini teşkil eden fetö ile mücadele etmekten bile acizsiniz, bu yapının tümüne karşı kendi başınıza nasıl mücadele etmeyi düşünüyorsunuz? Tamam, mehdi adında bir figür yok ve varsayalımki siz haklısınız. Bir 20-50 yıl sonra yediğiniz tohumlardan bedenlerinizdeki organlara kadar herşey yapay olacak. Aile düzeni, cinsiyet ve ahlak diye birşey kalmayacak. İslam ve insan özünden tamamen kopartılmış olacak. İnsanlığı ve islamı siz kendi başınıza nasıl kurtarmayı düşünüyorsunuz? Arkadaşlar, mehdiyi yok saymanız yeryüzü ve insanlığın varlığını tehdit eden sorunlarını yok etmiyorki. Onun varlığını inkar etmeniz insanlığın ve yeryüyüzünün yüzleştiği sorunlara karşı üç maymunu oynamanız gerektirmiyor. Körmüsünüz; bu masonik teşkilatlar İslam ülkelerini paramparça ettiler, batılı ülkelerde ahlak, inanç ve aile düzeni diye birşey bırakmadılar ve sizin sınırlarınıza dünyanın ordularını yığdılar. Siz gitti gideceksiniz. Kim sizi ve insanlığı bu yok oluştan kurtaracak? Sizin ilahiyatçılarmı, erdoğanmı, nutuklar ile ortalıkta dolaşanlarmı ya da benim sorunum değil batsın bu dünyamı diyorsunuz? Özet; bu olaylara kendi bakış açınızdan değil sorumluluk sahibi olanın bakış açısıdan bakın ve geçmişte bunun örnekleri var buna bakın. İslam tarihi boyunca Allahu Teala hiç müdahale etmemiş olsaydı, belki tezinizin tutulur bir yanı olurdu. Düzen hep böyle gelmiş demek böyle gidecek derdik. Ancak, Allah hep müdahale etmiş. En son müdahale yakın tarihimizde gerçekleşmiş. Ebabil kuşları ile Ebrehenin Ordusuna müdahale etmiş. Kur'an-ı Kerim helak olunan kavimlerin kıssaları ile dolu, yani yeryüzüne sürekli müdahale eden bir Allah var. Günümüzün çağı neden bu müdahaleden muaf tutulsun?

En son peygamber gönderildi, neden bir elçi daha gelsin

Çok yanlış zeminde tartışma yürütüyorsunuz, bir çok şeyi bilerek veya bilmeyerek birbiri ile karıştırıyorsunuz, karıştırdığınız içinde kendinizde ve insanlarda kafa karışıklığına sebep oluyorsunuz. Hz mehdinin Müslümanlara indirileceğini, İslami içerikli mesajlar ve bir peygamber sıfatı ile geleceğini sanıyorsunuz. Yanlış; mehdi gibi figürler peygamberlerden farklı bir misyonla yeryüzüne gönderilir. Peygamberler Allah'ın emir ve yasalarını tebliğ etmek için indirilir. Hz mehdi gibi elçiler ise dini içerikli mesajlarla gelmez. Onlar yeryüzünde bir olayı düzeltmek veya birilerine müdahale etmek için gelir. Örneğin; ibrahim as'ın misfirleri veya hızr as. Her peygamber bir elçidir ama her elçi bir peygamber değildir. Bir peygamber ile bir elçi arasındaki temel fark; peygamberler mazlumlara indirilir, elçiler ise kötülere. Bu ikisi ne kadar çok aynı şey gibi görünsede öyle değil. Birisi indiğinde insanlığın hayrına olur, diğer indiğinde azap iner. O yüzden birini diğeri ile kıyaslamanız anlamsız. Siz eğer Allah'ın her elçisine bir peygamber sıfatı yapıştırırsanız, evet o zaman haklı olurdunuz; o zaman son peygamberin inişi sonrası bir peygamberin daha indirilmesi ne mantıklı ne de İslamı açıdan izah edilebilir olurdu. "Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim (Maide Süresi; 3). İslam tamamlandı, artık peygamber ve vahiy dönemi bitti. Hz mehdi ve isa as yeryüzüne indiğinde yeni dini mesajlar ile gelmeyecekler, onlar yeryüzüne yayılan bir kötülüğü yok etmek için gelecekler. Varmı kötülük yeryüzünde? Var, hatta tarihte görülmemiş boyutta var! Eee, o zaman daha neyi tartışıyorsunuz. Geçmişte kötülüğü yok etmek için elçiler indirildimi (lut kavmi)? İndirildi! Eee, daha neyi tartışıyorsunuz. Günümüzde insanın varlığı ve Allahın düzeni tarihte görülmemiş br boyutta tehdit altında. Geçmiştede buna müdahale edildiyse günümüzde niye edilmesin. Günümüz neden bu müdahalelerden muaf tutulsun arkadaşlar? Tarih gökten müdahaleler ile dolu (nuh, ad, semud,lut medyen, firavun vs vs vs). Siz mehdilik makamını peygamberlik makamı ile karıştırıyorsunuz. Düştüğünüz ikinci yanılgı bu. Mehdiyi peygamberlik makamına oturtursanız, evet o zaman haklısınız o zaman onun ahir zamanda indirilmesi mantıklı değil. Onu ama sadece bir elçi sıfatı ile görürseniz, geçmişte helak edilen kavimlere gönderilen, ibrahimin misafirleri gibi sadece bir vazife için indirilmiş bir elçi olarak görürseniz, o zaman mehdilik inancını daha iyi anlar, gereksinimini mantıklı bulursunuz.

Sadece İslam dünyasına değil, bütün dünyaya hitap edecek o zaman
Aynen. Bir elçiden bahsedildiğinde Müslümanlar hemen kendilerine indirildiğini zannediyor. Yapmayalım bunu. Allahın tek sorumlu olduğu kitle biz değiliz. Bu dünya bizden ibaret değil. Peygamberimiz İslam dinini yaymak için indi ve günümüzde 1.5 milyar insanda bundan az veya çok nasibini alıyor. Geri kalan 6 milyar insanı ne yapalım? Kıyamet yaklaşıyor arkadaşlar, yansınlar cehennemdemi diyelim. Sizin ilahiyatçılara göre öyle denmesi gerek. Hak ve hukuksuzluk onların ülkelerinede yayıldı. Kendi kıçımızı kurtarıp onları görmemezliktenmi gelelim? Sizin ilahiyatçılara göre görmemezlikten gelelim. Öyle gözükiyorki siz ve ilahiyatçılarınız Allahı ve Allahın yeryüzü ve insanlık üzerindeki tasarrufunu tam anlamış değil. Son üç yüz yıl içinde kötülük örgütlene örgütlene dünyayı ele geçirdi. Hatta insanlık tarihinde görülmemiş boyutta ele geçirdi. Olağanüstü bir durumla karşı karşıyayız. İnsanlığın daha önce hiç karşılaşmadığı bir kötülükle yüzleşmekteyiz.
Olağanüstü durumlarda olağanüstü kişileri gerektirir, ortaya çıkarır. Nedenmi bir elçi inecek; Allah yeryüzüne müdahale etmek istemez, isterki insanlar kendi kendine idare etsin. İsterki biz Müslümanlar baatılı kendi elimiz kendi imkanlarımız ile yenelim. Biz bunu yapabildiğimiz müddet Allah müdahale etmez, ama demek bu halimiz ile yenileceğizki Allah merhameti gereği bize yardım ediyor. Allah kimseye kaldıramayacağı bir sorumluluğu yüklemez, demek ahir zamanda yüzleşeceğiniz sorunları kaldıramayacaksınızki Allah yardımını size indirecek. Ben siz olsam, burun kıvırtmaz Allahın bu teklifini kabul ederdim.
 
Yani Allahın tüm insanlığa karşı sorumluluğu var, öylemi
Evet, hemde çok farklı boyutlardan sorumluluğu var. Bu boyutlardan biriside kıyamet. "Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik..." (Şuara Süresi, 208). "Biz bir elçi göndermeden hiç kimseyi cezalandırmayız.." (İsra Süresi, 15).
Ahir zamanda neden bir elçi gelmek zorunda bunun nedenlerinden birisinide bize bu Ayetler açıklıyor. Kıyamet bir helak olma değilmi? Evet öyle. Nasıl daha önce helak olunan kavimler arasından iyiler çekilip alındı ve helak geri kalana indiyse, kıyamet günüde iyilerin ruhları alınıp o yok oluşu geri kalan tanıklık edecek. Allahta derki "ben herhangi bir topluluğu o yok oluşla yüzleştirmeden onları uyarırım". 1500 yıl öncesi bir uyarıcı geldi ya, kıyamete kadar bu insanoğlu için yeterli diyorsanız, o zaman geçmiş olsun insanoğlu. Rabbim insanoğlunu sizin merhametinize bırakmasın. Şükür Rabbime, Rabbimin merhameti bol. İnsanoğlunu cehennem azabından uzak tutabilmek için onbinlerce, bazılarına göre hatta yüzbinlerce peygamber gönderen Allah, ahir zaman önceside bir kaç tanesini elbette göndermeye muktedir. Kıyamet öncesi yani en büyük helak öncesi elçilerin geleceği müjdesinide bu Ayetler veriyor zaten. Bir değil, iki değil yüzbinlerce elçisini insanlığa gönderecek kadar merhameti bol olan bir Allah, bir iki tane de ahir zamanda gönderemezmi? Sizin insafınıza kalsa gönderemez. İnsanlık sizin ilahiyatçıların merhametine kalmış olsaydı onlar iki bin yılda bir peygamber gönderir, dört peygamber ile insanlık tarihini kapatırdı. Bu dört peygamberide kendilerine indirir, geri kalan halklara ne olursa olsun, bizim sorunumuz değil derlerdi!!!

Bir peygamberin döneminde başka bir elçinin varlığına inanmak ne kadar doğru
Çok yüzeysel ve basit düşünüyorsunuz. Son peygamber olayına kendinizi o kadar kaptırdınızki Allahın indirdiği her elçiye bir peygamber sıfatı yapıştırıyor, bir elçinin bir peygamberden farklı olabileceği farklı niyet ve görev doğrultusunda indirilebileceğini akıl edemiyorsunuz.
Örneğin; hz hızır. Musa as Allahın dinini tebliğ etmekle meşgulken farklı bir diyarda farklı bir elçi (hz hzır) Allahın farklı bir görevini yerini getirmekle meşguldu. Musa as gibi büyük bir peygamber yeryüzüne indirilmiş olmasına rağmen Allah ikinci bir elçiyi gönderme ihtiyacı hissediyor. Eğer büyük bir peygamberin yeryüzünde dolaştığı bir dönemde Allahu Teala farklı bir misyon için farklı bir elçiyi daha yeryüzüne indirilebiliyorsa, bin beş yüz yıldır bir peygamberin ayak basmadığı şu yeryüzüne bir elçinin indirilecek olması neden sizi bu kadar rahatsız ediyor? İlahi gelenekte bu var, geçmişten beri adet böyleydi, günümüzdede böyle olacak olması sizi neden rahatsız ediyor? Bir üst paragrafta size Ayetler sıraladık, o Ayetlerde biz kavimleri helak etmeden önce onlara peygamber indiririz demiyor, o Ayetlerde biz "elçi" indiririz diyor. Her peygamber bir elçidir ama her elçi bir peygamber olmak zorunda değildir. Hz mehdi hakkında yürüttüğünüz o kısır tartışmaları çok yanlış zemin üzerinde yürütüyorsunuz. Siz hz mehdinin Müslümanlar için ineceğini sanıyorsunuz. Yanlış, hz mehdi insanlığa inecek. Siz hz mehdinin bir peygamber gibi dini mesajlar ile geleceğini sanıyorsunuz. Yanlış, hz mehdi dini motif ve vasıflar ile gelmeyecek, o yeryüzüne Allahın adaletini tesis etmek ve baatılı yok etmek için gelecek. Bunun geçmişteki en güzel örneğide zülkarneyn as. Zülkarneyn as yeryüzüne Allahın adaletini yayarken, o insanların inancına ve imanına bakmaksızın herkese yardım etti. O, Allahın dinini tebliğ etme vazifesini taşımadı, sadece kötülüğü yok etmekle ömrünü geçirdi. İslam tarihi bize gösteriyorki bir peygamberin döneminde gerek duyulduğunda farklı bir misyon için farklı bir elçi indiriliyor. Allahu Teala peygamberimiz ile peygamberliğin son bulduğunu söyler, yeryüzüne indirilecek eçilerin yeryüzüne müdahalenin değil!

Kendinize şu soruyu sorun; eğer Allah katında usul bu şekilde ise,
yani bir peygamberin canlı olarak yeryüzünde dolaştığı bir dönemde farklı bir yörede farklı bir elçi farklı niyet ve vazife doğrultusunda yeryüzüne inebiliyorsa (hz hızır, zülkarneyn as, ibrahim as misafirleri), neden 1500 yıldır bir peygamber ve bir elçiden mahrum kalan insanlığa inmesin? Her asıra on binlerce peygamber ve elçi gönderen Allah neden tarihte hiç görülmemiş kadar kötülüğün yeryüzüne hakim olduğu bir dönemde de bir kaç tane göndermesin? İnsanlığı cehennemin azabından uzak tutmak için yüzbinlerce elçi gönderen Allah, neden yeryüzü tarihin en büyük helakı (kıyamet) önceside bir iki elçi daha göndermesin?

Mehdilik inancı, İslamı peygambersizleştirme projesinin bir parçası olamazmı?
Mehdilik inancı ile İslam peygambersizleştiriliyor derseniz, bizde sizlere peygamberimizin arkasına sığınarak mehdilik inancını yok etmeye çalışıyorsunuz deriz. Bizde sizin bir proje olduğunuzu söyleriz. Peygamber ile korkutup bizden ahir zamanla ilgili tüm inançlarımızı alıyorsunuz deriz. Örneğin; erdoğan. Erdoğana sanki ülkemizde demokrasi yokmuş gibi bir yüklendiler, diktatör dediler faşist dediler tek adam dediler erdoğanda bu algıyı yıkmak için her hainliğe göz yumdu.
Bu çok sinsi bir tuzaktı, yapay bir algı var ettiler erdoğanda bunu yuttu ve sonuç ortada. Vatana ihanet eden devlete ve dini değerlere söven, teröristlere destek verenlerin ödüllendirildiği bir ülke haline dönüştük. Yargı eliyle hainlerin aklandığı bir ülkede yaşıyoruz. Solcu kısvesi altında her türlü hainliğin yapıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Halbuki erdoğan bu algı operasyonunu yutmaması gerekiyordu, hadi oradan deyip kimsenin gözünün yaşına bakmadan tc devletin yasalarını harfiyen uygulaması gerekiyordu ama yuttu. Neden? Erdoğanda "histrionic personality disorder" benzeri bir sendrom var. Nedir bu sendrom; herkes tarafından sevilme, kabul görme ve odak merkezi olma dürtüsüne sahip insanlara bu teşhis konulur. Erdoğan iyi bir insan, yolsuzluk ve hırsızlık içinde değil, vatana ve millet ihanet etmiyor, haksızlığa karşı dik duruyor ve hak ile baatıl arasındaki savaşta hakkın safhında. Erdoğan iyi birisi ama onda da maalesef son yüz yıl içinde kemalist ve ulusalcılar tarafından sürekli ezilen muhafazakar tabanda çok yaygın olan bir hastalık var, o da kemalistler ve beyaz monşer tabaka tarafından batı dünyası tarafından kabul görmek saygı görmek ve sevilmek hastalığı var. Yüz yılın ezilmişliği bunların kalıplarına ruhlarına o kadar sinmişki, sürekli karşı mahalle tarafından takdir ve onay peşindeler. Karşı mahalle tarafından kabül görmek sevilmek ve odak merkezi olmak içinde karşı tarafa sabah akşam ikramiyeler dağıtıyorlar. İşe yarıyormu? Hayır, tam aksi bu karşı tarafı dahada çok azdırıyor. Artı, bu takıntı erdoğanı sürekli yanlış kararlara itiyor sürekli kazık yememizi ve yanlış kişilerin atanmasını sağlıyor. Artı, bu davranış Allahı kızdırıyor. Allah müşriklere karşı sert olmamızı ister, onlarla kanki değil. Sonuç; biz iktidarda olmamıza rağmen bir azınlık tarafından sabah akşam sopa yiyoruz. Yakında milli ve yerli olmak suç sayılacak, devleti savunduğumuz için hakim ve savcılar bizi hapse atacak. İlginç olanı bunlar ülkede istedikleri gibi cirit atıyor sonrada diktatörün bir faşistin ülkesinde yaşadıklarını iddia ediyor. Bizden uyarması birşeyi ağzınıza fazla doladığınızda o başınıza gelir. Gün gelecek ve bize görede o gün çok yakın, erdoğanı mumla arayacaksınız. Senin değerini bilememişiz, senin döneminde ne rahatmışız diye arkasından ağıt yakacaksınız bizden söylemesi. Erdoğan gibi layt biri bu ülkenin başında değerini bilin, gitmemesi içinde sabah akşam uğraşın. Onun dışında kimse sizin bu hainliklerinize müsamaha göstermez. O gittiğinde gelecek olan hayrınıza çıkacağını nereden biliyorsunuz? Sabah akşam plan kuran, ülkeyi ele geçirmek için tuzak arkasına tuzak kuran sadece siz değilsiniz herhalde. Kısacası bunlar bu hainlikleri başka bir ülkede yapsaydılar çoktan ortadan kaldırılmışlardı. Söyleyin bakiyim, hangi ülkede o ülkenin askerine kurşun sıkanların leşleri törenle kaldırılıyor? Olayı anladınız değilmi? Şimdi, erdoğanın karakter analizini yaptık, güya emperyalizime karşı olduğunu söyleyen ama her platformda amerikan çıkarlarını savunan solculara çaktık muhafazakarlarada çaktık, bunların yazımızla ilgisi ne? Çok basit; erdoğandan sonra gelecek olan lider hz. Mehdi. Madem hz mehdiyi konuşuyoruz, buradan siyasetçileride uyaralım; ne erdoğan 2023lerde 2030larda iktidarda olmayı hayal etsin ne de sabah akşam erdoğanı devirmeye çalışan hainler. Erdoğandan sonrası daha siz doğmadan yeryüzü henüz yaratılmadan öncesinden sahiplenildi bile. Siz çok geç kaldınız! Evet, mehdi bi türk ve türkiyeden çıkacak ve türkiyenin başına geçecek. Biraz siyaset konuştuk, bu dipnotlada konuyu hz mehdiye bağlamış olalım.

Bunlar algı operasyonu ile ülkemizi nasıl vahşi batıya dönüştürdüyse sizde peygamber elden gidiyor elden gidiyor diye diye insanların elinden kıyametle ilgili tüm inançlarını (hz mehdi, isa as, ecüc mecüc, dabbetül arz) söküp aldınız. Tebrikler size.
Bakın arkadaşlar, Allahu Teala kompleksli değil. Bir elçi indiğinde siz bundan ne anlarsınız ne edersiniz, diğer inançlarınıza ne olur, Allahu Teala sizin kompleksli halinizi düşünecek değil. Verilere bakın; yeryüzü yanıyormu? Yanıyor! Bu yangını Müslümanlar söndürebilecek güçtemi? Hayır! Eeee. Kim sizin kıçınızı kurtaracak? Kıyamet kopsun o zaman hocam; kopamaaaaaz! Neden? Çok basit; "Senin Rabbin, memleketlerin ana merkezlerine, ayetlerimizi onlara okuyacak bir elçi göndermedikçe o memleketleri helâk etmez. Zaten biz, halkları zalim olmadıkça memleketleri helâk etmeyiz" (Kasas Süresi; 59). Allah derki biz şehirlerin ana merkezine bir elçi göndermedikçe oralarını helak etmeyiz. Kendinize şimdi sorun, peygamberimiz nereye indirildi; mekke ve medine. Kıyamet nerede kopacak; londrada pariste new yorkta romada, pekingde tokyoda berlinde. Bu bölgelere Allah bir elçi indirdimi? Eee, daha neyi tartışıyorsunuz. Ayet çok açık, Ayet derki; şehirlerin ana merkezine bir elçi inmedikçe insanları uyarmadıkça o beldeler helak edilmez. Hocam 1500 yıl öncesi indi ya diyorsanız; hayır, burada da yanılıyorsunuz. Nerenizi düzeltsek bizde şaşırdık. Peygamberimiz sav uyarıcıların sonucusu değil İLKİ
(Necm Süresi; 56)! Bilmiyordunuz bunu değlmi? Bu Ayetin türkçe mealini değil, arapçasını okuyunuz. Bizim meal ve tefsirciler tutmuşlar bir yol, hepinizi uyutuyorlar. Ayet bu uyarıcıların "ilkidir" diyor, meal ve tefsir yazanlar ise bu uyarıcıların "sonudur" diye bunu çevirmiş. Bakınız sadece bu bölümde neden bir elçi inmesi gerektiğine dair çok somut, tartışmaya açık olmayan iki Ayet açıkladık, halen inkarmı edeceksiniz? Yok arkadaşlar yok, tezinizi destekleyecek zerre bilgi zerre veri yok. Konuyu hangi noktadan ele alırsanız alın, herşey hz mehdinin çıkışına işaret ediyor. İster ayetler, ister hadisler ister İslam alimleri ister mantık ister ilahi düzen deyin, ne derseniz deyin herşey ama herşey bir elçinin çıkışına işaret ediyor. Bakınız; inanç olayını bir kenara koyun ve olayı sadece zaruret boytundan ele alın, hz mehdinin inmesi gerektiğini o zaman sizde kabul edersiniz. Günümüzün çağında hz mehdinin çıkışı bir zarurettir. İnancın ötesi bir zarurettir. Bin yıl öncesi yaşayan birisi için bu bir inançtı, günümüzde ise bu inanç ötesi bir zarurete dönüştü. İnsana acilen yardım edilmezse insan yok olacak. Doğal olan herşey yok olacak. Bu işin üstesinden siz iyilerde gelemiyorsunuz. Birşeyin üstesinden gelemediğiniz zamanda ne yapıyorsunuz? Allahtan yardım istiyor yardım bekliyorsunuz! Yani dönüp dolaşıp yine mehdi inancına geliyorsunuz. Benim şahsi görüşümde bu; ben olaya inanç boyutundan bakmıyorum, zaruret boyutundan bakıyorum. Masonik bir yapılanma dünyayı ele geçirmiş, beşeri güçler ile buna karşı koyma şansımızda yok. Kime kafa tutacaksınız, avrupaya'mı ingiltereye'mi, amerikaya'mı çin'emi rusya'yamı? Hepsi aynı çetenin farklı kolları. Müslümanlar paramparça kendi içimizde de bölünmüşüz. Yeryüzüne yayılan bu kötülüğe kim dur diyecek? Tabiiki yeryüzü ve insanoğlu üzerinde sorumluluk sahibi olan; Allah. Nasılmı? Tarih tekerrürden ibaret. Geçmişte nasıl yaptıysa öyle, yani elçilerini indirerek!

Bu konular neden Kur’an-ı Kerimde anılmaz?

Anılır! İsim olarak anılmasada, Ayetler mehdinin çıkıcağını söyler. Örneğin; Necm Süresi. "Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır" (Necm Süresi; 56). Bu ayet peygamberimizi, uyarıcıların sonuncusu olarak değil ilki olarak tanıtıyor! Anladınız. İlginç olanı nice meal ve tefsirlerde "ilk" yerine, "sonuncusu" olarak çeviri yapılmış. Allahu Teala bu uyarıcıların ilkidir diyor, meal ve tefsirciler ise bu uyarıcıların sonuncusudur diye topluma aktarıyor. İlki dediğiniz zaman çok farklı anlamlar doğuyor, sonuncusu dediğiniz zaman farklı. Necm Süresi bizlere peygamberimizden sonra uyarıcıların geleceğin söyler. Bunlardan birisi Hz Mehdi, bir diğeri isa as ve en sonuncusu dabbetül arz. Necm Süresi Hz Mehdiyi müjdeler. Zuhruf Süresi de isa as'ı; "Şüphesiz o (İsa) Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur" (Zuhruf Süresi; 61). Ayetler neden direk bu konulara girmez. Neden isimler ile anmaz? Bunun iki nedeni var. Bir; hz mehdi, Müslümanlar için bir imtihan vesilesi değil. Ona inansanız inanmasanızda imanınızdan birşey eksilmez. Sizin hayatınızda ve imanınızda birşey değiştirmeyeceği için onun Kur'an-ı Kerimde açık bir dil ile anılmaması gayet normal. Tabi Allah dileseydi onu açık bir dil ile kutsal Kitabımızda anabilirdi ama bunu yapmadı. Gelelim buradan neden açık bir dil ile anılmadığının ikinci nedenine; Kur’an-ı Kerim ve İslam dini peygamberimiz sav'ın dili, ahlakı ve yaşantısı ile anlatılmak üzere kurgulanmış bir din. Bir gemide de sadece bir kaptan olur. Eğer kutsal kitabımızda peygamberimiz dışında birisi daha anılsaydı, peygamberimiz görevini yerine getiremedi algısı oluşurdu. Müslümanların bir kısmı bir kaptanın peşine takılır diğerleri diğerin ve Müslümanlar arasında fitne, ayrımcılık oluşurdu. Dinimizde peygamberimizin önemi ve saygınlığı zedelenirdi. Sizlere basit bir örnek verelim; bir hekim bir ilaç yazdığında ilk önce o ilacın faydası ne zararı ne bunun etüdünü yapar, faydası daha çok olacaksa o ilacı yazar. Demek hz mehdi’yi kutsal kitabımızda anmanın faydasından daha çok zararı olacakki Allahu Teala onu açık bir dil ile anmaya ihtiyaç duymamış.

Hz mehdinin gizemi bundan dolayımı

Evet. peygamberimiz sav'ın saygınlığı ve konumu korunması gerek. Ne kadar az hz mehdi hakkında bilgiye sahip olursanız ona o kadar az muhabbet beslersiniz. Ne kadar az muhabbet beslerseniz peygamberimizin konumu o kadar korunur. İnsanoğlu maalesef cahil. Bazılarınız peygamberimize göstermediği hürmeti tarikat liderine gösteriyor, hz aliye gösteriyor. Örneğin; hz mehdi yeryüzünde yaşasaydı siz milliyetçilik yapar peygamberimize göstermediğiniz hürmeti ona gösterirdiniz veya peygamberimizin kabrinden daha çok onun kabrini ziyaret ederdiniz.


Öyle bir şahsiyetin varlığı Necm Süresi dışında, başka bir yerde anılıyormu?
Hz mehdinin var olup olmadığını neden sadece Kur’an-ı Kerim üzerinden tartışıyorsunuz? Neden Müslümanlara indirilen diğer kutsal kitapları (tevrat, incil ve zebur’u) bu konuda dikkate almıyorsunuz?


O kitapların hükmü kalktı hocam

Bu tam doğru değil. O kitapların indirdiği yasalar kalktı. O ilahi kitapların geçmiş ve gelecek hakkında verdiği bilgiler değil!!


ama o kitapları inceleyemeyiz çünkü kitaplar değiştirildi

Müslümanlara indirilen diğer kitapları inceleme şansınız yoksa neden bu konu hakkında kesin hüküm veriyorsunuz? Madem Müslümanlara indirilen dört kitaptan sadece birisinin bilgisi sizde mevcut. Neden dörtte bir bilgi, o kısıtlı bilgi ile bir tv programdan diğerine çıkıyor ve hz mehdinin İslam dininde olmadığını iddia ediyorsunuz? “Kur’an-ı Kerimde anılmıyor ama belki bir önce indirilen Kitaplarda anılıyor olabilir, Allahu Alem, Allah daha iyi bilir” demeniz daha doğru bir yaklaşım olmazmı? Nerenizi düzeltsek bizde şaşırdık. Yanılgılar dolusunuz; hz mehdinin siz Müslümanlar için geleceğine ve onun dini misyon içerdiğini düşünüyor onu bir peygamber konumuna oturtuyorsunuz. Yanlış, o bir peygamber değil ve o İslam ve din için gelmeyecek o hz zülkarneyn gibi insanlık için gelecek. İki; ecüc mecücleri Allahın bir elçisi (zülkarneyn as) hapsetti. Onlar açığa çıktığında da bir elçinin yeryüzünde var olması neden size uçuk geliyor. Allah zamanında bir elçi indirerek kıçınızı kurtarmış, şimdi neyinize güveniyorsunuz? Üç; siz İslamın peygamberimiz ile başladığını sanıyorsunuz. Yanlış, İslam hz adem ile başlar. İlk Müslüman adem as’dır. Nasıl ulusalcılar tarihlerin başlangıcı olarak tc devletini görüyorsa sizde İslam dinin başlangıcını peygamberimiz sav ile görüyorsunuz. Gördüğünüz içinde Kur’an- Kerimde anılmayan birşeye inanmıyorsunuz. Bir Müslümansınız, tarihiniz hz ademe dayanır ama “ben peygamberimiz sav öncesini kabul etmem diyorsunuz”. Anlaşılır gibi değil.

Eski kitaplarda hz mehdi geçiyormu

evet.

nereden biliyoruz
eski kitaplarda israiloğulların uyarıldığını biz Kur'an-ı Kerimden biliyoruz; "Biz İsrailoğulları'na Tevrat'ta şu hükmü verdik: «Muhakkak siz, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir yükselişle yükseleceksiniz.»'Bu ikiden birincisinin vakti gelince, üzerinize pek güçlü olan kullarımızı salacağız. Onlar memleketlerinizde her köşeyi kontrollerine alacaklar. Bu, yerine gelecek bir vaaddir.''Bunun ardından sizi onlara galip getireceğiz; mallar ve oğullarla size yardım edecek ve sizin sayınızı artıracağız.'Eğer iyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz yine kendinizedir. Artık diğer fesadınızın zamanı gelince, yüzlerinizi üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları ve ilk kez girdikleri gibi yine Beyt- i Makdis'e girmeleri, ele geçirdikleri yerleri mahvetmeleri için onları tekrar göndereceğiz" (İsra Süresi, 4-7).

Neden eskilerde geçiyor

Hz mehdi kimi hesaba çekecekse, onlara indirilen kitaplarda o şahsiyet anılır ve ta o günden o toplum uyarılır. Günümüzde yeryüzüne fitneyi yayan israiloğulları, o yüzden onlara indirilen kitaplarda bu uyarı yapıldı. Hz mehdi döneminde, eğer yeryüzüne fitne yayan biz Müslümanlar olsaydık, o zaman hz mehdi bizim kitabımızda (kur'an-ı kerim) yer alırdı. Durum ama bu değil. Biz değil, israiloğulları fitnenin kaynağı. Allahta onlara indirilen kitaplarda (tevrat, incil) bu uyarıyı yaptı. Neden eski kitaplarda anılıyor çünkü, ahir zamanda gelecek olan kişi kimi hesaba çekecekse, hesaba çekilecek kişilere indirilen kitaplarda bu yer alması gerekiyordu!

Biz Müslümanlar, hz mehdi tarafından hesaba çekilmeyeceğiz o zaman?
Fetö, deaş ve şiiler gibi masonik teşkilatlar ile işbirliği yapmıyorsanız, onların bir parçası değilseniz korkmanız gereken birşey yok. Sıradan bir Müslüman için hz mehdi bir imtihan vesilesi değil. Kuran-ı Kerimde anılmamasının sebeplerinden biriside bu. Müslümanlar ne ile imtihan edilecekse Kur'an-ı Kerim onu içerir. Eğer birşey Kur'an-ı Kerimde açık dille anılmıyorsa demek o bizim için bir imtihan vesilesi değil.

Ona inanmasakta olur yani
Elbette olur. O imanınızı ölçmek için gelmeyecek. O kötülüğü yargılamak için gelecek. O insanları inançlarından dolayı yargılamayacak. Onun huzuruna çıktığınızda o Müslüman hristiyan ataistmisiniz, ona inanıyor inanmıyormusunuz o bunlara bakmayacak. O yeryüzüne fitne ve fesat yayanları Allahın dinlerini bozanları, yeryüzüne haramları yayanları yeryüzünde zulüm yapanları o bunları hesaba çekmekle görevli olacak. "Sonunda güneşin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir suda batıyor gördü. Orada bir millete rastladı. 'Zülkarneyn! Onlara azap da edebilirsin, iyi muamelede de bulunabilirsin' dedik." "O da demişti ki: «Kim haksızlık ederse muhakkak ona azab edeceğiz; Sonra Rabbine geri döndürülecek, O da onu görülmemiş bir azabla cezalandırır" (Kehf Süresi, 86.87). Hz mehdi'de, zülkarneyn as gibi kişilerin imanına bakmaksızın sadece haksızlık edenleri hesaba çekecek. Hz mehdiye inanıp inanmamanız imanınızdan birşeyi eksiltmiyecek. Siz Kur'an-ı Kerimde olanlardan hesaba çekileceksiniz. Kur'an-ı Kerimde direk anılmayan birşey sizin için bir imtihan vesilesi değil.

Kur'an-ı Kerimde direk anılmadığı kesinmi?
Necm Süresi dışında, Rabbim onu farklı Ayetlerede gizlemiş olabilir. Bunu Allah bilir. Bizim bildiğimiz tek şey Allahın kulları ile kelime oyunları oynamadığı. Hz mehdinin varlığını Allahu Teala eğer, Ayetlerinin birinin içine yerleştirdiysede bu bizim için bir imtihan vesilesi değil. Allahu Teala kulları ile kelime oyunları oynamaz. Eğer birşeyi bilmeniz gerekiyorsa eğer birşey imanınızı sıkıntıya sokacaksa Allahu Teala bunu satır aralarına gizlemez, imalı kelimeler ile bunu açıklamaya çalışmaz. S
iz ne ile imtihan edilecekseniz Allah onu net, açık söyler. Örneğin; zina işlemeyin, kumar oyanamayın, içki içmeyin, anne/ babaya iyi davranın, yetim ve yoksulların haklarına riayet edin, namazı kılın. Birşey satır aralarında, kelimelerin derin anlamları içinde saklıysa yani eğer Allahu Teala birşeyi indirdiği Ayetlerde açık bir dille size aktarmıyorsa, o zaman bilinki onu bilsenizde bilmesenizde imanınız sıkıntıya girmez.

ama bize hep inanmamız gerektiği söylendi
bunu söyleyenler ya cahil ya da sizi kendi amelleri için kullanmak isteyen art niyetli insanlar. 

Herkes mehdilik iddiasında bulunuyor, bu konuda tavsiyeniz varmı hocam
Birisinin mehdi olduğunu nereden anlarsınız, bir; vazifesini halletmek için gökten bir orduyla gelecek. Birisi eğer beşeri güçler ve yardımlarla bir yerlere gelmeye çalışıyorsa bilinki o mehdi değil. Mehdi ortaya çıktığında vazifesini halletmek için insanlığın yardımına muhtaç duymayacak. Zülkarneyn as gibi Allah ona ihtiyaç duyduğu orduyu ve imkanları verip yeryüzüne gönderecek. Eğer birisi
himmet toplama gibi bireylerin yardımı ve fedakarlığı ile dünyaya hakim olmak istiyorsa (fetö) veya bir cemaatin hizmetine ihtiyaç duyuyorsa (nurcular, süleymancılar) bilinki o hz mehdi değil. Öyle olduğunu iddia edenlerde bilinki birer sahtekar. İki; hz mehdi, yusuf as ve ötesi bir gzüelliğe sahip. O sizin huzurunuza çıktığında onun o olduğunu anlarsınız. Üç; hz mehdi peygamber vari ve ötesi güçler ile donatılacak. Eğer birisi karşınıza çıkar ve ben mehdiyim derse, ondan peygamber vari bir mucize size göstermesini bekleyin ve bunun şanına yakışır birşey olmasını söyleyin. İnsan ve cinlerin yapamayacağı birşey kendisinden bekleyin (örneğin; ölüyü diriltmek). Gerçektende hz mehdi çok farklı bir karakter, Allahu Tealanın daha önce hiçbir kuluna vermediği bir güç ve kudreti ona verecek. Hz mehdi nin ölçüsü said nursi ya da abdül kadir geylani değil, onun kalibresi süleyman as, zülkernayn as, yusuf as, isa as. Hatta bunlardan da ötesi. Örneğin; süleyman as, kendisinden sonra kimseye nasip olmayacak bir saltanat ister. Allah bu duasını kabul etmez, duasının karşılığı olarak sadece rüzgarı hizmetine verir. "Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin." "Böylece rüzgarı onun buyruğu altına verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi" (Sad Süresi; 35-36). Neden kabul etmez? O saltanatı hz mehdiye sakladıda, ondan. Benden sonra kimseye nasip olmayan bir mülk ver, dedi süleyman as, yani kendisinden sonra gelecek mehdinin rızkına göz attı. Allahta bunu kabul etmedi. Hz. Mehdi bir gariban, sıradan bir kul olmayacak. Hz. Süleyman ve zülkarneyn as ötesi bir güç ve iktidar alanı ile donatılacak. Herkese o makamı yakıştırarak, lütfen onun makamını sıradanlaştırmayın. Ahir zaman dönemindeyiz, doğaüstü olayların vukuu bulacağı dönemdeyiz, o yüzden mehdi ve gerçekleşecek diğer olaylar hakkında beklentilerinizi sıradanlaştırmayın, beklentinizi çok yüksek tutun. Önüne gelen soytarıya, şarlatana kanmayın.

özet
İslam ve müslümanlar dar’a girdiğinde bir peygamber indirilir, insanlık ve yeryüzü dar’a düştüğünde ise zülkarneyn ve mehdi as gibi tüm dünyayı fethedecek elçiler gönderilir. peygamberler hep belirli yörelere kısıtlı kalmış, o yüzden peygamberler ile dünyaları fetheden elçileri birbiri ile karıştırmayın. siz mehdinin İslam ve Müslümanlıkla alakalı olduğunu sanıyorsunuz, birinci hatanız bu. iki; siz Allahın yeryüzüne indirdiği tek kitap Kur'an-ı Kerim olduğunu düşünüyor, eskilerini yok sayıyorsunuz. eski Kitaplarda bu bilgilere yer verilmiş olma ihtimalini göz önünde bulundurmadan Kur'an-ı Kerimde bu bilgi yoksa, demek İslamda böyle birşey yok diyorsunuz. İslamın diğer üç kitabını yok sayıyorsunuz. üçüncü hatanız; Allahın yardımı olmadan ben yeryüzünü düzeltirim düşüncesi içindesiniz. kendi kıçınızı temizlemekten aciz olduğunuz halde, Allahın yardımına muhtaç değlim egosu ile ortalıkta dolaşıyorsunuz. Allah size yardımını indirmezse
 son bir kaç bin yıldır yeryüzüne kök salan ve herşeyi kontrol eden, bir 50 yıl sonra kökünüzü kurutacak olan masonik yapılanmaları nasıl yok etmeyi düşünüyorsunuz? dördüncü hatanız; Allahın insanoğluna olan merhametini küçümsüyorsunuz. kıyamet gibi büyük bir helak öncesi insanoğluna son bir uyarı yapılması size uçuk geliyor. neden? "1500 yıl önce birisi geldi ya, bu insanoğluna yeter" diyor, kendi merhametinizi kendi prensiplerinizi Allahın merhamet ve prensipleri ile eş tutuyorsunuz. siz hoşlanmasınızda Allah sadece bir tane değil iki tane uyarıcı (mehdi ve isa) gönderecek. beşinci hatanız; bencilsiniz, kendinizden başka kimseyi düşünmüyorsunuz. Allahında sizin gibi bencil olduğunu sanıyorsunuz. kendi imanınızı kurtardınız geri kalan 6 milyar insana ne olursan olsun, benim sorunum değil diyorsunuz. altıncı hatanız; Allahın yeryüzüne kayıtsız kaldığı yeryüzüne müdahale etmediği inancınız. siz gerçektende yeryüzünde istediğiniz gibi yaşayacağınızı istediğiniz pisliği (genetik değiştirme, dinler ile oynama, ahlaki değerleri çürütme, fitne) yapacağınızı sanıyor ve Allahın buna müdahale etmeyeceğini düşünüyorsunuz. mülkünü korumayacağını mülküne yapılan tecavüzlere öylesine kayıtsız kalacağını sanıyorsunuz. yanlış. yedinci hatanız; ilahi kuralları bilmemeniz. nedir ilahi bir kural? uyarıcı göndermediğim bir kavmi ben helak etmem diyor Allah!! nedir ilahi bir kural? kabe tehdit altına girerse gaypten ordularımı indiririm diyor Allah!! siz şuan kabenin batıl tarafından kuşatıldığını ve fethedilmek üzere olduğunu biliyormuydunuz. mescidi aksayı kaybettiniz, kabede düşmek üzere. bütün olaylar gözlerinizin önünde cereyan etmesine rağmen Allah gökten bir elçi indirecek değil diyorsunuz. bunlar hurafe inançlar diyorsunuz. eskilerin masalları diyorsunuz. biz sizi çok iyi tanıyoruz. ebrehe, ordusu ile kabeyi yıkmaya geldiğinde; "Allah yardım indirecek değil, herkes kendisini kurtarsın" diyenlerin,  21. yüzyıl versiyonu sizsiniz. sekizinci hatanız; olayları kendi bakış açınızdan değerlendirmeniz. yeryüzüne ve insanlığa karşı bir sorumluluğunuz yok Allahında sizin gibi sorumluluktan yoksun olduğuna inanıyorsunuz. dokuzuncu hatanız; geçmişten ders çıkarmıyorsunuz. tarih bize peygamberlerden bağımsız elçilerin yeryüzüne indirildiğini söylüyor. ilahi usul bu. Allah, peygamberimiz ile peygamberler soyunun son bulduğunu söyler, insanlıktan ve yeryüzünden elini ayağını çektiğini insanlığı kendi haline bıraktığını değil. siz ama bunu retediyorsunuz. neden, çünkü siz yeryüzünü gökten koparmak istiyorsunuz. gökte bişey yok. sizi gözetleyen ve denetleyen kimse yok. yaşayın hayatınızı diyorsunuz. onuncu hatanız; doğaüstü hadiselere inanmıyorsunuz çünkü sizin imanınızın kalibresi zayıf. siz peygamber döneminde yaşamış olsaydınız ve bir peygamber bir mucize gösterseydi, bu bir sihir bu bir göz boyaması diye peygamberi reddeden ilk tipler siz olurdunuz!!

Neden doğaüstü hadiseler olacak ahir zamanda?

Kıyametin kendisi doğaüstü bir olaydır. O sürece götüren hadiselerinde doğaüstü olması olayın tabiatına uygun. Nedir bu doğaüstü olaylar? Mehdilik, isa as, yecüc mecüc, dabbetül arz. Dikkat: mehdiliği reddeden birisi bununla kalmaz dabbetül arzıda reddeder, yecüc mecücleride reddeder isa as'ın tekrar yeryüzüne inişinide reddeder. Bu şahıslar doğaüstlüğü yani kıyameti andıracak herşeyi reddeder. Neden? Sizi rehavete sokmak, sizleri zevk sefa içinde tutmak için. "Yok öyle şey hayatınızın keyfine bakın" demek için. Eğer mehdilik inancın elinizden alınmasını razı olursanız, bu insanlar ahir zamanla ilgili diğer inançlarınızıda elinizden alır ve ahir zaman kapıya çaldığında sudan çıkmış balığın durumuna düşersiniz. Neden doğaüstü olaylar olması gerek? To
pluluklar helak edilmeden onları o rehavetten o dünyevi zevklerin sarhoşluğundan uyandırmak gerek, bu da sıradan uyarılar ile mümkün değil. Öyle birşey indirmeniz gerekiyorki toplumda şok etkisi yaratması gerek. Bu da ancak doğaüstü hadiseler ile mümkün. Allah arka arka mucizelerini gönderip sizi uyarmaya çalışacak. Uyanın kurtulur ama bizim ilahiyatçılar gibi uyanmayan yok öyle şey diyenler, rehavet sarhoşluğu içinde ahir zamanla yüzleşir. Değerli arkadaşlar; kimin peşine takılıyorsunuz lütfen buna çok dikkat edin.