• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Hz. Mehdi


Son dönemlerdeki gelişmelerden dolayı bizlere hz. Mehdi hakkında çok soru geldi. Ahir zaman döneminde yaşıyoruz ve sınırlarımıza dünyanın orduları yığıldı. Öyle gözükiyorki öyle veya böyle büyük bir savaş kaçınılmaz. Hz. Mehdi gibi bir figür bu savaşta gelip Müslümanlara, Türkiye yardım edecekmi? Hz. Mehdi gibi bir figür İslamda varmı? Konunun fazla derinliğine girmeden, bu yazımızda sizlere mehdilik hakkında genel bir fikir elde edebileceğiniz kadar bir kaç bilgi aktarmak istiyoruz. Toplumumuz değer ve inançlarından koparılıp farklı inançlara sürüklenmek istendiği an biz buna duyarsız kalamıyoruz ve sizi aydınlatma niyetiyle bir yazı kaleme alıyoruz. Bir konuyu kaleme aldığımızda da ilkleri açıklıyor, daha önce hiç kimsenin bakmadığı bir pencereden sizlere olayları aktarıyoruz. Bu konuda maalesef el atmamız gereken boyuta taşındı. Maalesef bir gurup ilahiyatçı mehdilik inancını çürütmek için çok çaba gösteriyor. Biz buna kayıtsız kalamazdık. Onlara cevap vermeleri gerekenler maalesef ya ortalıkta yok ya da yanlış tezler üzerine argüman kuruyor. Durum böyle olunca biz devreye girmek zorunda kalıyoruz. Sizlere hayrlı ve aydınlatıcı okumalar dilerim.


Hz. Mehdi varmı?

Evet var!


Şahısmı toplulukmu ya da mecazı bir anlammı taşıyor?

Bir şahıs.


Yaşıyormu şuan?

Evet

Ne yapıyor, neden ortaya çıkmıyor?

İmtihanınızın tamamlanmasını bekliyor. Sizin imtihanınız tamamlandığında o ortaya çıkacak, asayişi sağlayıp sizi yargılayacak. Hz mehdi yeryüzüne İslam dini için değil adalet için inecek.
Yargıç gelmeden öncede ne olması gerek? Suç işlenmesi gerek ve insanlar bu suçlara karşı nasıl tavır sergileyecek bu görülmesi gerek. Örneğin; son 10 yıl içinde seçim üzerine seçim dönemi geçirmemiz, olay arkasına olay yaşamamız bunların hepsi birer imtihandı. Devlet ve milleten yanamı saf tutacaksınız yoksa hainlerden yanamı.


Allah neden bir kurtarıcı göndersin, bir kurtarıcı beklemek bizleri yobazlaştırmıyormu? İslamın bu duruma düşmesi, bu tarz kurtarcılar beklemesi değilmi?

Bu tarz bir mantık üretmeniz ezbere konuştuğunuzu birilerin gazına geldiğinizi, ön yargılı ve art niyetli hareket ettiğinizi, akıl ile değil duygularınızla hareket ettiğinizi gösteriyor. Ortada akıl olmayıncada ortaya atılan her fikir, mantıksız oluyor. Mantık dışı olan ne? Toplulukların başına ne geldiyse bir kurtarıcı beklemekten geldi derseniz, o toplulukların başına ne geldiyse bir peygamber beklemekten geldiğini ima etmiş olursunuz. Örneğin; Allah onbinlerce peygamber gönderdi, o kavimler bir peygamber beklemekten dolayımı sürekli bozuldu? Mehdilik üzerinde yürüttüğünüz mantığa göre öyle! Size göre insanlık kendi haline bırakılsa, gökten müdahale olmasa daha rahat ve huzurlu olacak. Bir de olaya bilimsel açıdan bakalım; eğer bir kurtarıcı beklemek eşittir yobazlık ise, o zaman her kurtarıcı bekleyen istisnasıs yobaz olması gerek. Herhangi bir şeyin arkasına eşittir sembolünü koyduğunuz an, bilimsel bir iddia ortaya atmış oluyorsunuz. Siz bunu yaparsanız bizlerede bu bilimsel iddianızı incelemek düşer. Mehdilik eşittir yobazlıkmı? Hayır. Mehdilik ile yobazlık arasında bir bağ kurabilmeniz için mehdilik inancı istisnasız her çağda ve buna inanan her topluluğu yobazlığa sürüklemesi gerek. Durum böylemi? Hayır, tam aksi. Örneğin; mehdilik inancı ile 1200 yıl boyunca arap yarım adası, ortadoğu, asya, balkanlar, avrasya, afrika, her yeri fethettik. Matematikten fiziğe, kimyadan astroloji'ye, tıptan sosyoloji'ye kadar bilim merkezlerimiz dünyanın merkeziydi. Batı karanlık çağda yaşarken dünya'yı ilimle aydınlatan, ilimi muhafaza eden ve geliştiren bizdik. Mehdilik inancı 1200 yıl boyunca ilme önderlik etmemize engel olmadıda son 3 yüz yıl içindemi oldu? Varsayalımki mehdilik inancı toplumu yobazlaştırdı, siz son yüz yıl laiklik anlayışı ile yönetiliyorsunuz neden teknoloji geliştirmediniz, ülkenize aydınlık ve refah getirmediniz? Bir yüz yıl bunları getirmek için yeterli bir zaman değilmiydi? Ekonominizi yöneten tüsiad ve üniversitelerinizi yöneten monşerler mehdiye inanmaz. Madem toplumu geri bırakan mehdilik anlayışı, bunlar neden ülkenize o teknolojiyi getirmedi? Varsayalımki mehdilik anlayışı toplumu yobazlaştırıyor ve cahil bırakıyor, neden yahudiler ve hristiyanlar yobaz değil arkadaşlar? Sizin yürüttüğünüz mantığa göre onlarda yobaz olması gerek çünkü onlarda bir kurtarıcı bekliyor? Neden teknoloji ve gelişim onlarda var bizde yok? Demek yobaz kalmak inançla ilgili bir durum değilmiş, demek bir topluluğu yobazlığa iten sebepler başkaymış. Bilim adamı iseniz ortaya attığınız tezlerin açık vermediğine dikkat edin. Bu teziniz her yerden açık veriyor, neresinden tutsak elimizde kalıyor. Biz son 3 yüz yıl içinde cahil kaldıysak bunun sebebi mehdilik inancından dolayı değil, birilerin üzerimize oyun oynamasından ötürü. Örneğin; amerika son yüz yıl içinde dört ülkenin kontrolünü savaş sonrası ele geçirdi. Almanya, Japonya, Güney Kore ve Türkiye. Bu ülkeler arasında sadece ve sadece türkiyenin gelişimde geride kalması sizde hiç şüphe uyandırmıyormu? Dört ülke üzerinde hakimiyeti ele geçiriyorlar, üç ülkede müthiş altyapı yatırımları yapılıyor bizde ise tam aksi bir yol izleniyor; uçak yapım atolyelerimiz kapatılıyor, araba üretimimiz durduruluyor, silah fabrikalarımız lağvediliyor ve yapmak isteyenler ile dalga geçiliyor. Bunları yapan, ülkemizde üretimi durduranlarda mehdi inancı olmayanlar. Anladınız!

İlahiyatçılar ama söylediklerinize inanmıyor

İnsan sorumluluklarından kaçabilir ama Allah kaçmaz. Ülkemizde diziler ve evlilik programları ile ahlaki değerlerimiz bozuluyor, fetö gibi örgütler dini duygularımızı sömürüyor, siz ilahiyat fakültelerin hiç kaldırın şu dizileri kaldırın şu programları veya fetö dinimizi bozuyor yürüyüşlerini yaptığını gördünüzmü? Ülkemizde herkes dinimize bir operasyon çekiyor, siz ilahiyet fakültelerin herhangi birisine karşı bir eylem bir söylem geliştirdiğini gördünüzmü? İnsan sorumluluklarından kaçabilir ama Allah kaçmaz. Birinci hatanız bu, siz olaylara kendi dünya perspektifinizden bakıyorsunuz. Konuyu değerlendirecekseniz malın sahibi kimse onun perspektifinden değerlendirin. En basiti, kendinize şu soruyu sorun; malın sahibi daha önce müdahale etmişmi etmemişmi? Bu basit sorunun cevabı size, gelecek hakkında da ipuçları verir. Malın sahibi daha önce yeryüzüne müdahale etmişmi? Etmiş. Nice defa etmiş. Dün yeryüzüne müdahale eden bugün niye etmesin? Ayetler bile müdahale edileceğini söylüyor;
"sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?" (Kamer Süresi; 43).
Arkadaşlar dünya'ya hep müdahale edilmiş, kötülüğün zirvesini yaşadığımız şu çağda neden müdahale olmasın? Hani dün müdahale olmasaydı tezinizin tutulur bir yanı olurdu, bu zamana kadar hiç müdahale olmamışki bugün olsun derdiniz ve bizde sizlere haklısınız derdik. Durum bundan ibaret değil ama, kur'an-ı kerim helak olunan kavimler ile dolu. Sizi dinlerken aklımıza peygamberler dönemindeki kafirler geliyor; peygamberler kavimlerini helak ile uyarırken birileride inkar ediyordu, yok böyle birşey, gökten inecek birşey yok diyordu. Bugünün inkarcıları işte o dönemlerin inkarcıları ile birdir. Allahu Teala peygamberimiz ile dinini tamamladığını söyler, yeryüzüne müdahale etmenin son bulduğunu değil. Anladınız! Peygamberimiz ile peygamberlik sona erdirildi, yeryüzü ile Allah arası bağ değil. Anladınız? Allahu Teala insanoğlunu ve yeryüzünü yarattı ve bunlara karşı bir sorumluluğu var. Kendi varlığını tanıtmak (din) bu sorumluluklarından sadece bir tanesi. Başka bir sorumluluğu, bizlere rızık indirmesi. Başka bir sorumluluğu ise malına (yeryüzüne, canlılara, kabe) edilen tecavüzlere müdahale etmesi. Örneğin; doların üstündeki o tek göz sembolü var ya, işte o sembole bağlı masonik örgütler bir 20 yılda İslamı ve doğal olan herşeyi yok edecek. İnsanlığı ver yeryüzünü bu şeytani yapılanmadan kendi başınıza nasıl kurtarmayı düşünüyorsunuz? Bu şeytani yapının %1'ini teşkil eden fetö ile mücadele etmekten bile acizsiniz, bu yapının tümüne karşı kendi başınıza nasıl mücadele etmeyi düşünüyorsunuz? Tamam, varsayalımki mehdi adında bir figür yok ve varsayalımki siz haklısınız. Bir 20-50 yıl sonra yediğiniz tohumlardan bedenlerinizdeki organlara kadar herşey yapay olacak. Aile düzeni, cinsiyet ve ahlak diye birşey kalmayacak. İslam ve insan özünden tamamen kopartılmış olacak. İnsanlığı ve islamı siz kendi başınıza nasıl kurtarmayı düşünüyorsunuz? Arkadaşlar, mehdiyi yok saymanız yeryüzü ve insanlığın varlığını tehdit eden sorunları yok etmiyorki. Onun varlığını inkar etmeniz insanlığın ve yeryüyüzünün yüzleştiği sorunlara karşı üç maymunu oynamanız gerektirmiyorki. Bu masonik teşkilatlar İslam ülkelerini paramparça etti, batıda ahlak, inanç ve aile düzeni diye birşey bırakmadı ve sizin sınırlarınıza dünyanın ordularını yığdılar. Siz gitti gideceksiniz. Kim sizi ve insanlığı bu yok oluştan kurtaracak? Sizin ilahiyatçılarmı, erdoğanmı, nutuklar ile ortalıkta dolaşanlarmı ya da benim sorunum değil batsın bu dünyamı diyorsunuz? Özet; bu olaylara kendi bakış açınızdan değil sorumluluk sahibi olanın bakış açısıdan bakın ve geçmişte göğün yeryüzüne müdahalesi oldumu olmadımı buna bakın. İslam tarihi boyunca Allahu Teala hiç müdahale etmemiş olsaydı, belki tezinizin tutulur bir yanı olurdu. Düzen hep böyle gelmiş demek böyle gidecek derdik. Ancak, Allah hep müdahale etmiş. En son müdahale yakın tarihimizde gerçekleşmiş. Ebabil kuşları ile Ebrehenin Ordusuna müdahale etmiş. Kur'an-ı Kerim helak olunan kavimlerin kıssaları ile dolu, yani yeryüzüne sürekli müdahale eden bir Allah var. Günümüzün çağı neden bu müdahaleden muaf tutulsun?

En son peygamber gönderildi, neden bir elçi daha gelsin

Çok yanlış zeminde tartışma yürütüyorsunuz, bir çok şeyi bilerek veya bilmeyerek birbiri ile karıştırıyorsunuz, karıştırdığınız içinde kendinizde ve insanlarda kafa karışıklığına sebep oluyorsunuz. Hz mehdinin Müslümanlara indirileceğini, İslami içerikli mesajlar ve bir peygamber sıfatı ile geleceğini sanıyorsunuz. Yanlış. Mehdi gibi figürler peygamberlerden farklı bir misyonla yeryüzüne gönderilir. Peygamberler Allah'ın emir ve yasalarını tebliğ etmek için indirilir. Hz mehdi gibi elçiler ise dini içerikli mesajlarla gelmez. Onlar yeryüzünde bir olayı düzeltmek veya birilerine müdahale etmek için gelir. Örneğin; ibrahim as'ın misfirleri veya hızır as. Her peygamber bir elçidir ama her elçi bir peygamber değildir. Bir peygamber ile bir elçi arasındaki temel fark; peygamberler mazlumlara indirilir, elçiler ise kötülere. Bu ikisi ne kadar çok aynı şey gibi görünsede öyle değil. Birisi indiğinde insanlığın hayrına olur, diğer indiğinde azap iner. O yüzden birini diğeri ile kıyaslamanız anlamsız. Siz eğer Allah'ın her elçisine bir peygamber sıfatı yapıştırırsanız, evet o zaman haklı olurdunuz; o zaman son peygamberin inişi sonrası bir peygamberin daha indirilmesi ne mantıklı ne de İslamı açıdan izah edilebilir olurdu. "Bugün, size dininizi bütünledim, üzerinize olan nimetimi tamamladım, din olarak sizin için İslam'ı beğendim (Maide Süresi; 3). İslam tamamlandı, artık peygamber ve vahiy dönemi bitti. O yüzden hz mehdi ve isa as yeryüzüne indiğinde yeni dini mesajlar ile gelmeyecek, onlar yeryüzüne yayılan bir kötülüğü yok etmek için gelecek. Varmı kötülük yeryüzünde? Var, hatta tarihte görülmemiş boyutta var! Eee, o zaman daha neyi tartışıyorsunuz. Geçmişte kötülüğü yok etmek için elçiler indirildimi (lut kavmi)? İndirildi! Eee, o zaman daha neyi tartışıyorsunuz. Günümüzde insanın varlığı ve Allahın düzeni tarihte görülmemiş br boyutta tehdit altındamı? Altında! Eee, o zaman daha neyi tartışıyorsunuz. Geçmişte bunlara müdahale edildimi? Edildi! Eee, o zaman daha neyi tartışıyorsunuz. Siz mehdilik makamını peygamberlik makamı ile karıştırıyorsunuz. Düştüğünüz ikinci yanılgı bu. Mehdiyi peygamberlik makamına oturtursanız, evet o zaman haklısınız o zaman onun ahir zamanda indirilmesi mantıklı değil. Onu ama sadece bir elçi sıfatı ile görürseniz, geçmişte helak edilen kavimlere gönderilen, ibrahimin misafirleri gibi sadece bir vazife için indirilmiş bir elçi olarak görürseniz o zaman mehdilik inancını daha iyi anlar, gereksinimini mantıklı bulursunuz.

Sadece İslam dünyasına değil, bütün dünyaya hitap edecek o zaman?

Aynen. Bir elçiden bahsedildiğinde Müslümanlar hemen kendilerine indirildiğini zannediyor. Yapmayalım bunu. Allahın tek sorumlu olduğu kitle biz değiliz. Bu dünya bizden ibaret değil. Peygamberimiz İslam dinini yaymak için indi ve günümüzde 1.5 milyar insanda bundan az veya çok nasibini alıyor. Geri kalan 6 milyar insanı ne yapalım? Kıyamet yaklaşıyor, yansınlar cehennemdemi diyelim. İlahiyatçılara göre öyle diyelim. Hak ve hukuksuzluk onların ülkelerinede yayıldı. Kendi kıçımızı kurtarıp onları görmemezliktenmi gelelim? İlahiyatçılara göre görmemezlikten gelelim. Öyle gözükiyorki siz ve ilahiyatçılarınız Allahı ve Allahın yeryüzü ve insanlık üzerindeki tasarrufunu tam anlamış değil. Son üç yüz yıl içinde kötülük örgütlene örgütlene dünyayı ele geçirdi. Hatta insanlık tarihinde görülmemiş boyutta ele geçirdi. Olağanüstü bir durumla karşı karşıyayız. İnsanlığın daha önce hiç karşılaşmadığı bir kötülükle yüzleşmekteyiz.
Olağanüstü durumlarda olağanüstü kişileri ortaya çıkarır. Nedenmi bir elçi inecek? Allah yeryüzüne müdahale etmek istemez, isterki insanlar kendi kendine idare etsin. İsterki biz Müslümanlar baatılı kendi elimiz kendi imkanlarımız ile yenelim. Biz bunu yapabildiğimiz müddette Allah müdahale etmez. Allah kimseye kaldıramayacağı bir sorumluluğu yüklemez, demek ahir zamanda yüzleşeceğiniz sorunları kaldıramayacaksınızki Allah yardımını size indirecek. Ben siz olsam, burun kıvırtmaz Allahın bu teklifini kabul ederdim.
 
Yani Allahın tüm insanlığa karşı sorumluluğu var, öylemi

Evet, hemde çok farklı boyutlardan sorumluluğu var. Bu boyutlardan biriside kıyamet. "Uyarıcılar göndermediğimiz hiçbir ülkeyi helak etmedik..." (Şuara Süresi, 208). "Biz bir elçi göndermeden hiç kimseyi cezalandırmayız.." (İsra Süresi, 15).
Ahir zamanda neden bir elçi gelmek zorunda bunun nedenlerinden birisinide bize bu Ayetler açıklıyor. Kıyamet gününde iyilerin ruhları alınıp o yok oluşu geri kalan tanıklık edecek. Allahta derki "ben herhangi bir topluluğu o yok oluşla yüzleştirmeden onları uyarırım". 1500 yıl öncesi bir uyarıcı geldi ya, kıyamete kadar bu insanoğlu için yeterli diyorsanız, o zaman geçmiş olsun insanoğlu. Rabbim insanoğlunu sizin merhametinize bırakmasın. Şükür Rabbime, Rabbimin merhameti bol. İnsanoğlunu cehennem azabından uzak tutabilmek için onbinlerce, bazılarına göre hatta yüzbinlerce peygamber gönderen Allah, ahir zaman önceside bir kaç tanesini elbette göndermeye muktedir. Kıyamet öncesi, en büyük helak öncesi elçilerin geleceği müjdesinide bu Ayetler bize veriyor. Bir değil, iki değil yüzbinlerce elçisini insanlığa gönderecek kadar merhameti bol olan bir Allah, bir iki tane de ahir zamanda gönderemezmi? Sizin insafınıza kalsa gönderemez. İnsanlık sizin ilahiyatçıların merhametine kalmış olsaydı onlar iki bin yılda bir peygamber gönderir, dört peygamber ile insanlık tarihini kapatırdı. Bu dört peygamberide kendilerine indirir, geri kalan halklara ne olursa olsun, bizim sorunumuz değil derdi!!! Kıyamet öncesi nedenmi elçiler inecek, çünkü Allah ben uyarmadan helak etmem diyor.

Bir peygamberin döneminde başka bir elçinin varlığına inanmak ne kadar doğru

Çok yüzeysel ve basit düşünüyorsunuz. Son peygamber olayına kendinizi o kadar kaptırdınızki Allahın indirdiği her elçiye bir peygamber sıfatı yapıştırıyor, bir elçinin bir peygamberden farklı olabileceği farklı niyet ve görev doğrultusunda indirilebileceğini akıl edemiyorsunuz.
Örneğin; hz hızır. Musa as Allahın dinini tebliğ etmekle meşgulken farklı bir diyarda farklı bir elçi (hz hzır) Allahın farklı bir görevini yerini getirmekle meşguldu. Eğer büyük bir peygamberin yeryüzünde dolaştığı bir dönemde Allahu Teala farklı bir misyon için farklı bir elçiyi daha yeryüzüne indirilebiliyorsa, bin beş yüz yıldır bir peygamberin ayak basmadığı şu yeryüzüne bir elçinin daha inebilme ihtimali sizi neden şaşırtıyor? Gelenekte bu var. Geçmişten beri adet böyle. Günümüzde de böyle olacak olması sizi neden rahatsız ediyor? Bir üst paragrafta size Ayetler sıraladık, o Ayetlerde biz kavimleri helak etmeden önce onlara peygamber indiririz demiyor, o Ayetlerde biz elçi indiririz diyor. Her peygamber bir elçidir ama her elçi bir peygamber olmak zorunda değildir. Hz mehdi hakkında yürüttüğünüz o kısır tartışmaları çok yanlış zemin üzerinde yürütüyorsunuz. Siz hz mehdinin Müslümanlar için ineceğini sanıyorsunuz. Yanlış, hz mehdi insanlığa inecek. Siz hz mehdinin bir peygamber gibi dini mesajlar ile geleceğini sanıyorsunuz. Yanlış, hz mehdi dini motif ve vasıflar ile gelmeyecek. O yeryüzüne Allahın adaletini tesis etmek ve baatılı yok etmek için gelecek. Bunun geçmişteki en güzel örneğide zülkarneyn as. Zülkarneyn as yeryüzüne Allahın adaletini yayarken o insanların inancına ve imanına bakmaksızın hareket etti. Allahın dinini tebliğ etme vazifesini taşımadı, sadece kötülüğü yok etmekle ömrünü geçirdi. İslam tarihi bize gösteriyorki bir peygamberin döneminde gerek duyulduğunda farklı bir misyon için farklı bir elçi indiriliyor. Allahu Teala peygamberimiz ile peygamberliğin son bulduğunu söyler, yeryüzüne indirilecek eçilerin yeryüzüne müdahalenin değil!

Eğer Allah katında usul bu şekilde ise,
yani bir peygamberin canlı olarak yeryüzünde dolaştığı bir dönemde farklı bir yörede farklı bir elçi farklı niyet ve vazife doğrultusunda yeryüzüne inebiliyorsa (hz hızır, zülkarneyn as, ibrahim as misafirleri), neden 1500 yıldır bir peygamber ve bir elçiden mahrum kalan insanlığa inmesin? Her asıra on binlerce peygamber ve elçi gönderen Allah neden tarihte hiç görülmemiş kadar kötülüğün yeryüzüne hakim olduğu bir dönemde de bir kaç tane göndermesin? İnsanlığı cehennemin azabından uzak tutmak için yüzbinlerce elçi gönderen Allah, neden yeryüzü tarihin en büyük helakı (kıyamet) önceside bir iki elçi daha göndermesin?

Mehdilik inancı, İslamı peygambersizleştirme projesinin bir parçası olamazmı?

Mehdilik inancı ile İslam peygambersizleştiriliyor derseniz, bizde sizlere peygamberimizin arkasına sığınarak mehdilik inancını yok etmeye çalışıyorsunuz deriz. Gazi mustafayı kendi çıkarları adına kullananlar gibi sizinde peygamberimizi kullanıp İslamın içeriğini boşaltmaya çalıştığınızı söyleriz. Bize görede a
sıl proje sizsiniz. Peygamber elden gidiyor diye diye insanların elinden kıyametle ilgili tüm inançlarını (hz mehdi, isa as, ecüc mecüc, dabbetül arz) teker teker söküp aldınız. Tebrikler size. Bakın arkadaşlar, Allahu Teala kompleksli değil. Bir elçi indiğinde siz bundan ne anlarsınız ne edersiniz, diğer inançlarınıza ne olacak Allahu Teala sizin kompleksli halinize göre harket etmez. Verilere bakın; yeryüzü yanıyormu? Yanıyor! Bu yangını Müslümanlar söndürebilecek güçtemi? Hayır! Eeee, kim kıçınızı kurtaracak? Kıyamet kopsun o zaman hocam; kopamaaaaaz! Neden? Çok basit; "Senin Rabbin, memleketlerin ana merkezlerine, ayetlerimizi onlara okuyacak bir elçi göndermedikçe o memleketleri helâk etmez. Zaten biz, halkları zalim olmadıkça memleketleri helâk etmeyiz" (Kasas Süresi; 59). Allah derki biz şehirlerin ana merkezine bir elçi göndermedikçe oralarını helak etmeyiz. Kendinize şimdi sorun, peygamberimiz nereye indirildi; mekke ve medine. Kıyamet nerede kopacak; londrada pariste new yorkta romada, pekingde tokyoda berlinde. Bu bölgelere Allah bir elçi indirdimi? Hayır! Eee, daha neyi tartışıyorsunuz. Ayet çok açık ve net. Ayet derki; şehirlerin ana merkezine bir elçi inmedikçe insanları uyarmadıkça o beldeler helak edilmez. Hocam 1500 yıl öncesi indi ya diyorsanız; hayır, burada da yanılıyorsunuz. Nerenizi düzeltsek bizde şaşırdık. Peygamberimiz sav uyarıcıların sonucusu değil İLKİ"Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır" (Necm Süresi; 56). Bilmiyordunuz bunu değlmi? Hepiniz peygamberimizin son uyarıcı olduğunu sanıyordunuz değilmi? Ayet çok açık ve net. Peygamberimiz uyarıcıların sonuncusu değil ilki. Şimdi hangi bahaneye sığınacaksınız? Neden bir elçi inmesi gerektiğine dair çok somut tartışmaya açık olmayan iki Ayet açıkladık, halen inkarmı edeceksiniz? Yok arkadaşlar yok, tezinizi destekleyecek zerre bilgi zerre veri yok. Konuyu hangi noktadan ele alırsanız alın herşey hz mehdinin çıkışına işaret ediyor. İster ayetler, ister hadisler ister İslam alimleri ister mantık ister ilahi düzen deyin, ne derseniz deyin herşey ama herşey bir elçinin çıkışına işaret ediyor. İnanç olayını bir kenara koyun ve olayı sadece zaruret boytundan ele alın, hz mehdinin inmesi gerektiğini o zaman sizde kabul edersiniz. Günümüzün çağında hz mehdinin çıkışı bir zarurettir. İnancın ötesi bir zarurettir. Bin yıl öncesi yaşayan birisi için bu bir inançtı, günümüzde ise bu inanç ötesi bir zarurete dönüştü. İnsana acilen yardım edilmezse insan yok olacak. Doğal olan herşey yok olacak. Bu işin üstesinden siz iyilerde gelemiyorsunuz. Birşeyin üstesinden gelemediğiniz zamanda ne yapıyorsunuz? Allahtan yardım istiyor yardım bekliyorsunuz! Yani dönüp dolaşıp yine mehdi inancına geliyorsunuz. Benim şahsi görüşümde bu; ben olaya inanç boyutundan bakmıyorum zaruret boyutundan bakıyorum. Masonik bir yapılanma dünyayı ele geçirmiş, beşeri güçler ile buna karşı koyma şansımızda yok. Kime kafa tutacaksınız; avrupaya'mı ingiltereye'mi, amerikaya'mı çin'emi rusya'yamı? Hepsi aynı çetenin farklı kolları. Müslümanlar paramparça kendi içimizde de bölünmüşüz. Yeryüzüne yayılan bu kötülüğe kim dur diyecek? Tabiiki yeryüzü ve insanoğlu üzerinde sorumluluk sahibi olan; Allah. Nasılmı? Tarih tekerrürden ibaret. Geçmişte nasıl yaptıysa öyle, yani elçilerini indirerek!

Bu konular neden Kur’an-ı Kerimde anılmaz?

Anılır! İsim olarak anılmasada, Ayetler mehdinin çıkıcağını söyler. Örneğin; Necm Süresi. "Bu da ilk uyarıcılardan bir uyarıcıdır" (Necm Süresi; 56). Bu Ayet peygamberimizi uyarıcıların sonuncusu olarak değil ilki olarak tanıtıyor! İlginç olanı nice meal ve tefsirlerde ilk yerine, sonuncusu olarak çeviri yapılmış. Arapçasını orijinalini okuduğunuzda anca bunun böyle olmadığını anlıyorsunuz. Bir kelimeyi değiştirerek tam tersi bir anlam çıkarıyorlar. Size kurulan tuzağı görüyormusunuz? Allahu Teala bu uyarıcıların ilkidir diyor, meal ve tefsirciler ise bu uyarıcıların sonuncusudur diye topluma aktarıyor. İlki dediğiniz zaman çok farklı anlamlar doğuyor, sonuncusu dediğiniz zaman farklı. Necm Süresi bizlere peygamberimizden sonra uyarıcıların geleceğin söyler. Bunlardan birisi hz mehdi, bir diğeri isa as ve en sonuncusu dabbetül arz. Necm Süresi hz mehdiyi müjdeler. Zuhruf Süresi de isa as'ı; "Şüphesiz o (İsa) Kıyametin (kopacağının) bir bilgisidir. Artık onun hakkında asla şüphe etmeyin, bana uyun, bu doğru bir yoldur" (Zuhruf Süresi; 61). Ayetler neden direk bu konulara girmez. Neden isimler ile anmaz? Bunun iki nedeni var. Bir; hz mehdi Müslümanlar için bir imtihan vesilesi değil. Ona inansanız inanmasanızda imanınızdan birşey eksilmez. Sizin hayatınızda ve imanınızda birşey değiştirmeyeceği için onun Kur'an-ı Kerimde açık bir dil ile anılmaması gayet normal. Tabi Allah dileseydi onu açık bir dil ile kutsal Kitabımızda anabilirdi ama bunu yapmadı. Gelelim buradan neden açık bir dil ile anılmadığının ikinci nedenine; Kur’an-ı Kerim ve İslam dini peygamberimiz sav'ın dili, ahlakı ve yaşantısı ile anlatılmak üzere kurgulanmış bir din. Bir gemide de sadece bir kaptan olur. Eğer kutsal kitabımızda peygamberimiz dışında birisi daha anılsaydı, peygamberimiz görevini yerine getiremedi algısı oluşurdu. Müslümanların bir kısmı bir kaptanın peşine takılır diğerleri diğerin ve Müslümanlar arasında fitne, ayrımcılık oluşurdu. Dinimizde peygamberimizin önemi ve saygınlığı zedelenirdi. Sizlere basit bir örnek verelim; bir hekim bir ilaç yazdığında ilk önce o ilacın faydası ne zararı ne bunun etüdünü yapar, faydası daha çok olacaksa o ilacı yazar. Demek hz mehdi’yi kutsal kitabımızda anmanın faydasından daha çok zararı olacakki Allahu Teala onu açık bir dil ile anmaya ihtiyaç duymamış.

Hz mehdinin gizemi bundan dolayımı

Evet. peygamberimiz sav'ın saygınlığı ve konumu korunması gerek. Ne kadar az hz mehdi hakkında bilgiye sahip olursanız ona o kadar az muhabbet beslersiniz. Ne kadar az muhabbet beslerseniz peygamberimizin konumu o kadar korunur. İnsanoğlu maalesef cahil. Bazılarınız peygamberimize göstermediği hürmeti tarikat liderine gösteriyor, hz aliye gösteriyor. Örneğin; hz mehdi yeryüzünde yaşasaydı siz milliyetçilik yapar peygamberimize göstermediğiniz hürmeti ona gösterirdiniz veya peygamberimizin kabrinden daha çok onun kabrini ziyaret ederdiniz.


Öyle bir şahsiyetin varlığı Necm Süresi dışında, başka bir yerde anılıyormu?

Hz mehdinin var olup olmadığını neden sadece Kur’an-ı Kerim üzerinden tartışıyorsunuz? Neden Müslümanlara indirilen diğer kutsal kitapları (tevrat, incil ve zebur’u) bu konuda dikkate almıyorsunuz?


O kitapların hükmü kalktı hocam

Bu tam doğru değil. O kitapların indirdiği yasalar kalktı. O ilahi kitapların geçmiş ve gelecek hakkında verdiği bilgiler değil!!


ama o kitapları inceleyemeyiz çünkü kitaplar değiştirildi

Müslümanlara indirilen diğer kitapları inceleme şansınız yoksa neden bu konu hakkında kesin hüküm veriyorsunuz? Madem Müslümanlara indirilen dört kitaptan sadece birisinin bilgisi sizde mevcut. Neden dörtte bir bilgi, o kısıtlı bilgi ile bir tv programdan diğerine çıkıyor ve hz mehdinin İslam dininde olmadığını iddia ediyorsunuz? “Kur’an-ı Kerimde anılmıyor ama belki bir önce indirilen Kitaplarda anılıyor olabilir, Allahu Alem, Allah daha iyi bilir” demeniz daha doğru bir yaklaşım olmazmı? Nerenizi düzeltsek bizde şaşırdık. Yanılgılar dolusunuz; hz mehdinin siz Müslümanlar için geleceğine ve onun dini misyon içerdiğini düşünüyor onu bir peygamber konumuna oturtuyorsunuz. Yanlış, o bir peygamber değil ve o İslam ve din için gelmeyecek o hz zülkarneyn gibi insanlık için gelecek. İki; ecüc mecücleri Allahın bir elçisi (zülkarneyn as) hapsetti. Onlar açığa çıktığında da bir elçinin yeryüzünde var olması neden size uçuk geliyor. Allah zamanında bir elçi indirerek kıçınızı kurtarmış, şimdi neyinize güveniyorsunuz? Üç; İslamın peygamberimiz ile başladığını sanıyorsunuz. Birşey Kur'an-ı Kerimde yoksa onu yok sayıyor, daha önce indirilen Kitaplarda anılmış olabilmesini akıl etmiyorsunuz. Nasıl ulusalcılar tarihlerin başlangıcı olarak TC devletini görüyorsa sizde İslam dinin başlangıcını peygamberimiz sav ile görüyorsunuz. Gördüğünüz içinde Kur’an- Kerimde anılmayan birşeye inanmıyorsunuz. Anlaşılır gibi değil.

Eski kitaplarda hz mehdi geçiyormu

evet.

Nereden biliyoruz?

Eski kitaplarda israiloğulların uyarıldığını biz Kur'an-ı Kerimden biliyoruz; "Biz İsrailoğulları'na Tevrat'ta şu hükmü verdik: «Muhakkak siz, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir yükselişle yükseleceksiniz.»'Bu ikiden birincisinin vakti gelince, üzerinize pek güçlü olan kullarımızı salacağız. Onlar memleketlerinizde her köşeyi kontrollerine alacaklar. Bu, yerine gelecek bir vaaddir.''Bunun ardından sizi onlara galip getireceğiz; mallar ve oğullarla size yardım edecek ve sizin sayınızı artıracağız.'Eğer iyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz yine kendinizedir. Artık diğer fesadınızın zamanı gelince, yüzlerinizi üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları ve ilk kez girdikleri gibi yine Beyt- i Makdis'e girmeleri, ele geçirdikleri yerleri mahvetmeleri için onları tekrar göndereceğiz" (İsra Süresi, 4-7).

Neden eskilerde geçiyor?

Günümüzde yeryüzüne fitneyi yayan israiloğulları, o yüzden onlara indirilen kitaplarda hz mehdi anıldı. Hz mehdi kimi hesaba çekecekse onlara indirilen Kitaplarda o yer aldı. Hz mehdi döneminde eğer yeryüzüne fitne yayan Müslümanlar olsaydı, o zaman hz mehdi bizim kitabımızda da (kur'an-ı kerim) yer alırdı. Günümüzde fitnenin kaynağı ama biz değil israiloğulları. O yüzden Allahu Teala onlara indirilen Kitaplarda hz mehdiyi anma ihtiyacı duymuş. Zaten İslamda hz mehdi ile ilgili bir çok bilgi yahudilikten islama dönen kişiler tarafından aktarılmış. Allah onlara indirilen kitaplarda (tevrat e incil) bu uyarıyı yapmış. Neden eski kitaplarda anılıyor çünkü ahir zamanda gelecek olan kişi kimi hesaba çekecekse, hesaba çekilecek kişilere indirilen kitaplarda bu yer alması gerekiyordu!

Biz Müslümanlar, hz mehdi tarafından hesaba çekilmeyeceğiz o zaman?

Yeryüzüne fitne ve fesat yaymıyorsanız, insanlara zulüm etmiyorsanız adaletsizlik yapmıyorsanız o zaman hz mehdiden korkmanız gereken birşey yok. Sıradan bir Müslüman için hz mehdi bir imtihan vesilesi değil. Kuran-ı Kerimde anılmamasının sebeplerinden biriside bu. Müslümanlar ne ile imtihan edilecekse Kur'an-ı Kerim onu içerir. Eğer birşey Kur'an-ı Kerimde açık dille anılmıyorsa demek o bizim için bir imtihan vesilesi değil.

Ona inanmasakta olur yani?

Elbette olur. O imanınızı ölçmek için gelmeyecek. O kötülüğü yargılamak için gelecek. O insanları inançlarından dolayı yargılamayacak. Onun huzuruna çıktığınızda Müslüman hristiyan ataistmisiniz, ona inanıyor inanmıyormusunuz bunlara bakmayacak. Yeryüzüne fitne ve fesat yayanları Allahın dinlerini bozanları, yeryüzüne haramları yayanları yeryüzünde zulüm yapanları hesaba çekmekle görevli olacak. "Sonunda güneşin battığı yere ulaşınca onu, kara balçıklı bir suda batıyor gördü. Orada bir millete rastladı. 'Zülkarneyn! Onlara azap da edebilirsin, iyi muamelede de bulunabilirsin' dedik." "O da demişti ki: «Kim haksızlık ederse muhakkak ona azab edeceğiz; Sonra Rabbine geri döndürülecek, O da onu görülmemiş bir azabla cezalandırır" (Kehf Süresi, 86.87). Hz mehdi, zülkarneyn as gibi kişilerin imanına bakmaksızın sadece haksızlık edenleri hesaba çekecek. Hz mehdiye inanıp inanmamanız imanınızdan birşeyi eksiltmiyecek. Siz Kur'an-ı Kerimde olanlardan hesaba çekileceksiniz. Kur'an-ı Kerimde direk anılmayan birşey sizin için bir imtihan vesilesi değil.

Kur'an-ı Kerimde direk anılmadığı kesinmi?

Necm Süresi dışında Rabbim onu farklı Ayetlerede gizlemiş olabilir. Bunu Allah bilir. Bizim bildiğimiz tek şey Allahın kulları ile kelime oyunları oynamadığı. Hz mehdinin varlığını Allahu Teala eğer Ayetlerinin birinin içine yerleştirdiysede bu bizim için bir imtihan vesilesi değil. Allahu Teala kulları ile kelime oyunları oynamaz. Eğer birşeyi bilmeniz gerekiyorsa eğer birşey imanınızı sıkıntıya sokacaksa Allahu Teala bunu satır aralarına gizlemez, imalı kelimeler ile bunu açıklamaya çalışmaz. S
iz ne ile imtihan edilecekseniz Allah onu net, açık söyler. Örneğin; zina işlemeyin, kumar oyanamayın, içki içmeyin, anne/ babaya iyi davranın, yetim ve yoksulların haklarına riayet edin, namazı kılın vs. Birşey satır aralarında, kelimelerin derin anlamları içinde saklıysa yani eğer Allahu Teala birşeyi indirdiği Ayetlerde açık bir dille size aktarmıyorsa, o zaman bilinki onu bilsenizde bilmesenizde imanınız sıkıntıya girmez.

ama bize hep inanmamız gerektiği söylendi

Hz mehdiye inansanız veya inanmasanız bu imanınızda birşeyi eksiltmez. Kitap belli kurallar belli. O İslamla değil yeryüzüne yayılan fitne ile ilgilenecek. Dolayısıyla onun şahsiyetine inanıp inanmamanız imanınızda hiçbirşey eksiltmez. Aksini söyleyenlerde ya cahil ya da sizi kendi amelleri için kullanmak isteyen art niyetli insanlar. 

Herkes mehdilik iddiasında bulunuyor, bu konuda tavsiyeniz varmı hocam

Birisinin mehdi olduğunu nereden anlarsınız?
Hz mehdinin en temel özelliği yardıma ihtiyaç duymaması. Birisi sizin yardımınızla İslamı ayağa kaldırmaya çalışıyorsa bilinki o mehdi değil. Bir; hz mehdi vazifesini halletmek için gökten bir ordu ile gelecek. Birisi eğer beşeri güçler ve yardımlarla bir yerlere gelmeye çalışıyorsa bilinki o mehdi değil. Mehdi ortaya çıktığında vazifesini halletmek için insanlığın yardımına muhtaç duymayacak. Zülkarneyn as gibi Allah ona ihtiyaç duyduğu orduyu ve imkanları verip yeryüzüne gönderecek. Eğer birisi himmet toplama gibi bireylerin yardımı ve fedakarlığı ile dünyaya hakim olmak istiyorsa (fetö) veya bir cemaatin hizmetine ihtiyaç duyuyorsa (nurcular, süleymancılar) bilinki o hz mehdi değil. Öyle olduğunu iddia edenlerde bilinki birer sahtekar. İki; hz mehdi, yusuf as ve ötesi bir güzelliğe sahip. O sizin huzurunuza çıktığında onun o olduğunu anlarsınız. Üç; hz mehdi peygamber vari ve ötesi güçler ile donatılacak. Eğer birisi karşınıza çıkar ve ben mehdiyim derse, ondan peygamber vari bir mucize göstermesini bekleyin. İnsan ve cinlerin yapamayacağı birşey kendisinden bekleyin (örneğin; ölüyü diriltmek). Gerçektende hz mehdi çok farklı bir karakter. Allahu Tealanın daha önce hiçbir kuluna vermediği bir güç ve kudreti ona verecek. Hz mehdi nin ölçüsü said nursi ya da abdül kadir geylani değil, onun kalibresi süleyman as, zülkernayn as, yusuf as, isa as. Hatta bunlardan da ötesi. Örneğin; süleyman as Allahtan kendisinden sonra kimseye nasip olmayacak bir saltanat ister. Allah bu duasını kabul etmez, duasının karşılığı olarak sadece rüzgarı hizmetine verir. "Rabbim, beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin." "Böylece rüzgarı onun buyruğu altına verdik. Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi" (Sad Süresi; 35-36). Neden kabul etmez? O saltanatı hz mehdiye sakladıda ondan. Süleyman as benden sonra kimseye nasip olmayan bir mülk ver dedi, yani kendisinden sonra gelecek mehdinin rızkına göz attı, Allahta bunu kabul etmedi. Hz. Mehdi bir gariban sıradan bir kul olmayacak. Hz süleyman ve zülkarneyn as ötesi bir güç ve iktidar alanı ile donatılacak. Herkese o makamı yakıştırarak lütfen onun makamını sıradanlaştırmayın. Ahir zaman dönemindeyiz, doğaüstü olayların vukuu bulacağı dönemdeyiz, o yüzden mehdi ve gerçekleşecek diğer olaylar hakkında beklentilerinizi sıradanlaştırmayın, beklentinizi çok yüksek tutun. Önüne gelen soytarıya ve şarlatana kanmayın.

Özetlersek

İslam ve müslümanlar dar’a girdiğinde bir peygamber indirilir, insanlık ve yeryüzü dar’a düştüğünde ise zülkarneyn ve mehdi as gibi tüm dünyayı fethedecek elçiler gönderilir. Peygamberler hep belirli yörelerle kısıtlı kalmış, o yüzden peygamberler ile dünyaları fetheden elçileri birbiri ile karıştırmayın. Birinci hatanız; hz mehdinin İslam ve Müslümanlıkla alakalı olduğunu sanıyorsunuz, bu doğru değil. Hz mehdi müslümanlara değil insanlığa inecek. İkinci hatanız; Allahın yeryüzüne indirdiği tek kitabın Kur'an-ı Kerim olduğunu düşünüyor, eskilerini yok sayıyorsunuz. Eski Kitaplarda bu bilgilere yer verilmiş olma ihtimalini göz önünde bulundurmadan Kur'an-ı Kerimde bu bilgi yoksa, demek İslamda böyle birşey yok diyorsunuz. İslamın diğer üç kitabını yok sayıyorsunuz. Üçüncü hatanız; Allahın yardımı olmadan ben yeryüzünü düzeltirim düşüncesi içindesiniz. Kendi kıçınızı temizlemekten aciz olduğunuz halde, Allahın yardımına muhtaç değlim egosu ile ortalıkta dolaşıyorsunuz. Allah size yardımını indirmezse
 son bir kaç bin yıldır yeryüzüne kök salan ve herşeyi kontrol eden, bir 50 yıl sonra kökünüzü kurutacak olan masonik yapılanmaları nasıl yok etmeyi düşünüyorsunuz? Dördüncü hatanız; Allahın insanoğluna olan merhametini küçümsüyorsunuz. Kıyamet gibi büyük bir helak öncesi insanoğluna son bir uyarı yapılması size uçuk geliyor. Neden? 1500 yıl önce birisi geldi ya, bu insanoğluna yeter diyor, kendi merhametinizi kendi prensiplerinizi Allahın merhamet ve prensipleri ile eş tutuyorsunuz. Beşinci hatanız; bencilsiniz, kendinizden başka kimseyi düşünmüyorsunuz. Allahında sizin gibi bencil olduğunu sanıyorsunuz. Kendi imanınızı kurtardınız geri kalan 6 milyar insana ne olursan olsun, benim sorunum değil diyorsunuz. Altıncı hatanız; Allahın yeryüzüne kayıtsız kaldığı yeryüzüne müdahale etmediğine inanıyorsunuz. Siz gerçektende yeryüzünde istediğiniz gibi yaşayacağınızı istediğiniz pisliği (genetik değiştirme, dinler ile oynama, ahlaki değerleri çürütme, fitne) yapacağınızı sanıyor ve Allahın buna müdahale etmeyeceğini düşünüyorsunuz. Mülkünü korumayacağını mülküne yapılan tecavüzlere öylesine kayıtsız kalacağını sanıyorsunuz. Yedinci hatanız; ilahi kuralları bilmemeniz. Nedir ilahi bir kural? Uyarıcı göndermediğim bir kavmi ben helak etmem diyor Allah!! Nedir ilahi bir kural? Kabe tehdit altına girerse gaypten ordularımı indiririm diyor Allah!! Siz şuan kabenin baatıl tarafından kuşatıldığını ve fethedilmek üzere olduğunu biliyormuydunuz? Biz sizi aslında çok iyi tanıyoruz. Ebrehe, ordusu ile Kabeyi yıkmaya geldiğinde "Allah yardım indirecek değil, herkes kendisini kurtarsın" diyenlerin 21. yüzyıl versiyonu sizsiniz. Sekizinci hatanız; olayları kendi bakış açınızdan değerlendirmeniz. Yeryüzüne ve insanlığa karşı bir sorumluluğunuz yok Allahında sizin gibi sorumluluktan yoksun olduğuna inanıyorsunuz. Dokuzuncu hatanız; geçmişten ders çıkarmıyorsunuz. Tarih bize peygamberlerden bağımsız elçilerin yeryüzüne indirildiğini söylüyor. İlahi usul bu. Allah, peygamberimiz ile peygamberler soyunun son bulduğunu söyler, insanlıktan ve yeryüzünden elini ayağını çektiğini insanlığı kendi haline bıraktığını değil. İslam tarihi helak kavimler, Allahın yeryüzüne müdahaleleri ile dolu. Fakat siz bunları unutturmaya çalışıyorsunuz. Neden, çünkü siz yeryüzünü gökten koparmak istiyorsunuz. Gökte birşey yok. Sizi gözetleyen ve denetleyen kimse yok. Yaşayın hayatınızı diyorsunuz. Onuncu hatanız; siz doğaüstü hadiselere inanmıyorsunuz. Neden, çünkü sizin imanınızın kalibresi zayıf. Siz peygamberler döneminde yaşamış olsaydınız ve bir peygamber bir mucize gösterseydi, bu bir sihir bu bir göz boyaması diye o peygamberi reddeden ilk tipler siz olurdunuz!! Rabbim müslümanları sizin fitnenizden şerrinizden korusun.

Neden doğaüstü hadiseler olacak ahir zamanda?

Kıyametin kendisi doğaüstü bir olay, dolayısıyla o sürece götüren hadiselerinde doğaüstü olması olayın tabiatı gereğidir. Nedir bu doğaüstü olaylar? Hz mehdi, isa as, yecüc mecüc, dabbetül arz. Örneğin mehdiliği reddeden birisi bununla kalmaz dabbetül arzıda reddeder, yecüc mecücleride reddeder isa as'ın tekrar yeryüzüne inişinide reddeder. Bu şahıslar doğaüstlüğü yani kıyameti andıracak herşeyi reddeder. Neden? Sizi rehavete sokmak, sizleri zevk sefa içinde tutmak için. Yok öyle şey hayatınızın keyfine bakın demek için. Eğer mehdilik inancının elinizden alınmasına razı olursanız, bilinki bu insanlar bununla durmayacak ahir zamanla ilgili diğer inançlarınızıda elinizden alacak. Ahir zaman kapıya çaldığında da siz sudan çıkmış balığın durumuna düşeceksiniz. Neden doğaüstü olaylar olması gerek? To
pluluklar helak edilmeden onları o rehavetten o dünyevi zevklerin sarhoşluğundan uyandırmak gerek, bu da sıradan uyarılar ile mümkün değil. Öyle birşey indirmeniz gerekiyorki toplumda şok etkisi yaratması gerek. Bu da ancak doğaüstü hadiseler ile mümkün. Doğaüstü bir olaya (kıyamet) doğaüstü şeyler öncülük eder. Allah arka arka mucizelerini gönderip sizi uyarmaya çalışacak. Uyanan kurtulur ama bizim ilahiyatçılar gibi uyanmayan yok öyle şey diyen, rehavet sarhoşluğu içinde ahir zamanla yüzleşir. O yüzden kimin peşine takılıyorsunuz lütfen buna çok dikkat edin. Konu sadece mehdilik inancı değil. Kıyametin kopuşu dahil, bu kişiler kıyametle ilgili tüm inançlarınızı teker teker elinizden söküp alacak. Yanlış kişilerin peşine takılırsanız elinizden gidecek olan tek şey mehdilik inancı olmayacak bunu lütfen biliniz.