nühüm                                                                                                                     
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler....mehmetçiğimize selam olsun..


                                                          
                                            




                                               
https://www.facebook.com/biyoenerji.net.98
Cep telefonu üzerinden üyelik işlemleri yapılamadığından bir çok okurumuz bize ulaşmakta sıkıntı çekiyor. Bu konuda çok şikayet aldık. Bu sorunu ortadan kaldırma niyetine bir facebook sayfası açtık. Bize ulaşmak isteyen, soruları veya önerileri olan okurlarımız facebook üzerinden bize ulaşabilir. Facebook sayfamızda bilgi paylaşmıyoruz sadece iletişim hattı olarak kullanıyoruz, bilginize. Websayfamızda huzurlu ve aydınlatıcı okumalar dileğiyle kendinize ve sevdiklerinize iyi bakınız... 24.09.2019

orucun altında yatan hikmet


Oruç ibadetin altında yatan ilmi derinlik nedir?


Kısa ve öz; insanlar gün içinde sürekli birbirinin hakkını yer. Bu hak yemeler bazen bilmeyerek istem dışı gerçekleşir, bazende bilerek ve isteyerek. İstemdışı gercekleşen hak yemeler günlük hayatımızın kaçınılmaz bir parçası. Örneğin; torunlarınız ziyarete gelir ve gürültü yapar. O gürültüde komşunuzu rahat eder veya yeni doğan çocuğunuz tüm gece ağlar ve komşuları uyutmaz veya arabanızı kaldırıma park eder ve yayaları geçişini engellersiniz veya işyerinizde asık süratla müşterileri karşılar oradan bir hak üzerinize geçer veya eşinize çocuklarınıza gereken ilgiye gösteremez oradan hak yersiniz vs. İstemdışı hak yemeler hayatın doğal akışının bir parçası, bunun önünede geçemezsiniz. Hak yemeler bazende bilerek ve isteyerek gerçekleşir. Özet: iki tür hak yeme var. Birisi istemdışı, günlük hayatın bir parçası olarak gerçekleşir, diğer hak yeme ise bilerek ve isteyerek gerçekleşir. İkisininde çözümü var. Birinci çözüm yolu o kişiler ile helalleşmek ve onların gönlünü almak. Kul hakkından kurtulmanın bir diğer yolu ise oruç tutmak. Çok ilginçtirki oruç bizi hak yemelerden temize çıkarıyor, üstüne bunu hakkını yediğimiz kişiler ile muhatap olmadan yapıyor. Oruç bunu nasıl yapıyor bizi nasıl temize çıkarıyor, bu yazımızın konusu bu. Sizlere huzurlu ve aydınlatıcı okumalar dileriz.

1. İstem dışı işlenen kul haklarından oruç bizi nasıl kurtarır?

Hayatın şartları bizleri sürekli istemdışı hak yemelere itiyor. Örneğin trafikte birinin önüne arabanız ile dalıyorsunuz veya işyerinde müşteriye asık süratla hizmet ediyorsunuz. Bunların her biri birer kul hakkı yemedir. Hayatın akışında siz sürekli hak yiyorsunuz ve hakkını yediğiniz insanların bir çoğunuda ne tanıyorsunuz ne de onları bir daha görme şansına sahipsiniz. Tanımadığınız ve tekrar görme şansınız olmadığı insanlar ile de nasıl helalleşebilirsiniz? Ramazan orucu ile! Nasılmı? Allahu Teala, insana günlük rızkını gece ve gündüz olarak iki öğün indirir. Ramazan orucunda da siz, bir öğünden feragat ediyorsunuz ve bunu Allah için yapıyorsunuz. Ramazan ayında siz Allah rızası Allahın gönlünü kazanmak için, gündüz öğününden feragat ettiğinizi Allaha söylüyorsunuz. Allah, sizlerin kendisinin rızasını kazanmak için bir öğünden feragat ettiğinizi görünce, o rızkı sizden esirgemiyor o rızkı sizin için daha hayırlı birşeye dönüştürüyor. Allahu Teala o gün size indireceği rızkı alıyor ve sizin adınıza bir hesap açıyor ve rızkınızı o hesaba yatırıyor. Otuz gün boyunca oruç tutuyorsunuz ve her günün rızkı o hesapta birikiyor. Bunu bir ailenin yeni doğan bir çocukları için banka hesabı açıp her ay oraya belirli bir miktar para yatırmasına benzetebilirsiniz. O çocuk üniversite veya evlilik çağına geldiğinde bir birikimi olsun niyetiyle açılmış bir banka hesabı. Çocuğunuza açtığınız hesap bir gün çocuğunuza döner veya siz dilediğiniz zaman kendiniz içinde kullanabilirsiniz. Allah nezdinde size bir oruç hesabı açıldığında ise o birikim size geri dönmez. Siz bisefer o rızıktan feragat ettiniz. Hesapta biriken rızıkımız ile Allah ne yapıyor o zaman? Çok basit; ramazan ayında siz bir ay boyunca rızkınızdan feragat ediyorsunuz, bu birikiminize Allah, sizin samimiyet ve niyetiniz oranında kendi merhamet ve lütfunu ekliyor ve sonrası kime istemdışı haksızlık ettiyseniz o mağdur ruhlara o birikimleri dağıtıyor. Bu sayede Allah sizi o yılki istemdışı kul haklarından temize cıkarıyor. Mağdurlar arasında huzur arayana o oruç huzur olarak iniyor, rızık arayana rızık, şifa arayanada şifa olarak iniyor vs. Şimdi bir düşünün; hardal tanesi kadar suçlardan hesaba çekileceğimiz bir günde, ramazan orucu sayesinde ne kadar büyük bir hesaptan kurtulduğumuzu görebiliyormusunuz? Bir de ramazan orucunu tutmayanların mahşer günündeki hesaplarını bir düşünün. Siz oruç tutarken bazıları yer ve içer. Siz oruç ile o yıl temize çıkarılıyorsunuz, onların ise her yıl günahları birikiyor ve onlar o günah yükü ile öbür hayata intikal ediyor. Siz oruç tutarken onlar bu dünyada sizle dalga geçiyor, öbür dünyada da siz onlar ile dalga geçeceksiniz.

Not: o yıl başınıza güzel birşey geldiğinde, kimbilir belki bunun sebebi komuşunuzun o yıl tuttuğu oruçtur ;)

   - İstemdışı kul hakkı gaspı fıtratsal bir alışkanlık haline gelirse

Bazı insanların günlük hal ve hareketleri alışkanlık, fıtratsal yapıların bir parçası haline dönüşmüş. Kabalık, asabilik ve zorbalık doğal yapıların bir parçasına dönüşmüş. Bunlar isteyerek kötülük yapmasada, o halleri ile çevrelerine her gün zulüm ediyorlar ve bir çoğuda bunun farkında bile değil. Bu insanları tabiki ramazan orucu temize çıkarmaz. Onlar arınmak için ramazan orucu dışında, ekstra oruç tutmaları gerek. Ramazan orucu sıradan şeyleri temizler. Siz ama eğer istem dışı hareketleri fıtratınızın bir parçası haline getirdiyseniz o zaman temize çıkmak insanlara ettiğinizin zulümün bedelini ödemek için, ilk önce içten bir tövbe sonrası ramazan orucu dışında 40 gün arka arkaya oruç tutmaya niyet etmeniz ve bunu üç yıl arka arkaya tekrarlamanız gerek. İlk önce tövbe. Neden tövbe? Tövbe ile kendinizde bir sorun olduğunu itiraf ediyorsunuz. Bununla egonuzu yıkıyorsunuz. Arınmanın ilk şartı bu, egonuzla yüzleşmeniz. Sonrası oruç. Tövbe ile kendi nefsinizi temize çıkarıyorsunuz, oruç ilede başkalarına olan borcunuzu kapatıyorsunuz. Bunları yaparsanız belki o zaman hem o kul hakkı yeme yükünden, hem fıtratınızı kirleten o negatif enerjilerden arınma lütfuna sahip olursunuz.

    - Kul hakkı ödenebiliyormu?


"Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür." (Nisa Süresi, 116). Toplumda şöyle bir yanlış algı var; Allahın herşeyi bağışladığı, tek bağışlamadığı şeyin kul hakkı olduğu. Bu yanlış! Allahın tek bağışlamadığı şey kendisine şirk koşulması, diğer bütün günahları Allah kişinin samimiyeti, niyeti, tövbesi ve kendi lütuf ve merhameti doğrultusunda bağışlar. İstemdışı gerçekleşen kul hak gasplarıda Allahın lütuf ve merhameti kapsamına girer. Bu merhameti nasıl elde ederiz bunun yollarınıda ayetleri ile bize aktarmış. Örneğin; kul hakkından kurtulmak için fakirleri doyurun ya da oruç tutun demiş. Oruç tutarak borcumuzu nasıl ödemiş oluyoruz? Oruç tutarak, Rabbim bugün bana rızık indirme ben birilerin hakkını yedim bana indireceğin rızkı onlara indir demiş oluyorsunuz. Üzerimizdeki boçları bu şekilde kapatabilme şansına sahip olmamız büyük bir lütuf. Neden? Değerli okurlarımız, siz kime nerede ne kadar ne yaptığınızı çoğu zaman bilmiyorsunuz veya helalleşmek için o kişilerin nerede yaşadığını bilmiyorsunuz veya hayatlarında neye muhtaç olduklarını, ne tür sıkıntı veya istekler içinde olduklarını bilmiyorsunuz. Bunların hepsini ama Allah biliyor. Bütün hesaplar Allah katında tutulur. Siz oruç tutarak kumbaranıza parayı yatırıyorsunuz, dağıtımın miktarı, adresini ve şeklinide Allaha bırakıyorsunuz. Eğer bakiyeniz yetmezse, o zaman Allah sizin arınma ve temizlenme cabanız, oruç ibadetine gösterdiğiniz muhabbet, tövbenizdeki samimiyet oranında merhamet ve lütfundan hesabınıza ekliyor ve sizin adınıza ödenmesi gereken borçları ödüyor. Bunu banka hesabınızdan yapılan ödemelerde yeterince bakiye olmadığında bankanın sizin adına, bankaya geri ödemeksizin o ödemeleri yapması gibide düşünebilirsiniz. Ne güzel bir banka ne güzel bir hesap tutucu!!!

2. İsteyerek ve bilerek kul hakkı yemek

Kul hakkı Allahu Tealanın bağışlayacağı günahlardan birisi ancak Allahu Teala bu bağışlanmaya önşartlar koymuş. Birincisi tövbe etmeniz o günahı işlemekten vazgeçmeniz, yaptıklarınızdan da pişmanlık duymanız gerek ve ikincisi; mağdur ettiklerinize bir bedel ödemeniz gerek. Öyle veya bir bedel ödemeniz şart koşulur. Bu ya oruç olur ya fakirleri doyurma olur ya da bizzat o kişiler ile helalleşmek olur. İstem dışı ve isteyerek hiç fark etmez sizden bir bedel istenecek. Eğer bir kul hakkın bağışlanması için Allaha başvurursanız, Allahu Teala ilk önce tövbenizdeki samimiyete, o suçu halen işleyip işlemediğinize bakar. İlk önce tövbenize ve niyetinizdeki samimiyete bakar. Eğer bu basamağı geçerseniz yani tövbeniz samimi görülürse, o zaman Allahın adil vasfı devreye girer ve ilahi adalet doğrultusunda sizden bir bedel ister. Kendi günahlarınız için tövbe etmeniz yeterli. Bir kul hakkı söz konusuysa ama sizden mağdura yani sahibine gidecek bir bedel ödemeniz beklenir. Bu bedel ne olmalı, bunuda Kur'an-ı Kerim açıklar. Oruçla ilgili ayetleri gözden geçirirseniz, bir hak yeme durumu söz konusu olduğunda Allahu Teala ilk önce fakirleri doyurun, imkanınız yoksa oruç tutun der. Oruç kelimesinin geçtiği ayetleri incelediğimizde Allah ilk önce kendi elimizle temize çıkmamızı yani fakirleri bizzat kendimiz doyurmamızı istiyor. Buna imkanı olmayanlarada oruç tutup borcu kendisine havale etmesini istiyor.

    - Haram mal ile ne zekat yapılır ne hayır yapılır ne de fakirler doyurulur

Malınıza haram karıştıysa ya miras üzerinden ya da kendi elinizle yaptıklarınızdan ötürü, o zaman o mal ile hayır yapmanız mümkün değil bunu lütfen biliniz. O mal ile yaşadığınız müddet tövbelerinizde kabul edilmez. Bir yandan o malın zevk sefasını sürdüreceksiniz diğer tarafta ben pişmanım Rabbim diyeceksiniz, yok öyle yağma. Kendinizi tümüyle o maldan arındırmadığınız müddet tövbe ve hayrlarınız kabul edilmez. O haksız kazancın getirdiği rahat yaşamı yaşamaya devam edeceksiniz, sonrada cami yapıp fakirleri doyurup veya oruç tutup ben temizlendim diyeceksiniz, öylemi? Yok öyle birşey. Siz o haksız kazancın getirdiği yaşam tarzından feragat etmediğiniz müddet hiçbir hayır hiçbir oruç, ramazan orucu dahil sizi temize çıkarmaz. Değerli dostlar, k
endi günahlarınızdan arınmak için samimi bir tövbe etmeniz yeterli. İstemdışı kul haklarından arınmak için ramazan orucu yeterli. İsteyerek ve bilerek kul hakkı yediyseniz ama, o zaman samimi tövbenin ötesinde bir bedel ödemeniz gerek. Bu bedelinde ne olduğunu kur'an-ı kerim bize anlatır. Ramazan orucunun dışında ekstra oruç tutmanızı bekler. Örneğin; birini kazara öldürdüyseniz iki ay arka arkaya oruç tutmanızı söyler (Nisa Süresi; 92). İlk önce o kişiler ile hellaleşme yolunu aramalısınız, buna imkanınız yoksa o zaman mağdurların adına fakirleri doyurmalısınız, bunada imkanınız yoksa mağdurların adına oruç tutacaksınız. O kul hakkınıda hangi malınıza bulaştırdıysanız onu elden çıkaracaksınız. Ancak bu şekilde temize çıkarsınız. Biz oruçla temize çıkabileceğinizi söylüyoruz ancak bu günlük hayatınızda istemdışı gerçekleştirdiğiniz veya sizin bilginiz olmadan atalarınızın işlediği günahlar için geçerli. Siz eğer isteyerek ve bilerek kul hakkı yediyseniz o zaman oruç yeterli değil, o kul hakkı ile ne aldıysanız hangi malınıza bulaştırdıysanız bunuda elden çıkarmalısınız. Örneğin; evinize bir gram haram bulaştırdıysanız o zaman evinizi satmak zorundasınız. Satmadığınız müddet üzerinizdeki kul hakkından kurtulamazsınız. Satıştan elde ettiğiniz para ilede fakirleri doyurursunuz, mağdur ettiklerinizin ruhuna gitmesi niyetine onlar adına. O parayı asla kendinize kullanmamalısınız. Evet, evsiz kalacaksınız, kiraya gireceksiniz ve zor günler geçireceksiniz. Bedel buysa ama bunu ödeyeceksiniz. Unutmayın cehennem azabı çok daha çetin. Cehennem azabı ile yüzleşmektense kirada kalmanızı tercih etmenizi öneririm. Kiraya girmek, cehennem azabı kıyasla daha makul ve kabul edilebilir bir ceza.

Özet

Günlük hayatımızda bizler sürekli (istemdışı) birbirimizin hakkına gireriz. Bir gram biz birilerin hakkına gireriz bir gramda başkaları bizim hakkımıza girer. Allahu Tealada bizleri bu tür küçük ve istemdışı hak yemelerden ötürü mahşeri sorguda hesaba çekmek istemez. Eğer çekse, o küçük hesapların hesabı bizleri belki onlarca yüzlerce yıl sorguda kalmamıza sebep olacak. Allahu Teala müslümanlara olan merhameti gereği bizleri bu eziyetten bu derin ve detaylı sorgulamadan muaf tutmak ister ve muaf kalmanın yollarını bize gösterir. Bu yollar müslümanlara indirilen ibadetler. Hangi konu bizleri mahşeri sorguda sıkıntıya sokacaksa o konuda Allah bir ibadet şekli indirmiş. Hatta o ibadetleri merhameti gereği zorunlu, farz kılmış. Bir ibadet eğer farz kılınmış ise bu Allahın haşa zorba olmasından dolayı değil, Allahın bizi çok sevdiği için. Ebeveynler nasıl çocuklarına okula gitmek gibi bazı şeyleri farz kılıyorsa Allahta bazı şeyleri bize farz kılmış. Farz kılınan ibadetler bizi sınamak veya bize sevap kazandırsın diye farz kılınmamış, o ibadetler günahlardan arınalım, mahşer günü kıçımızı kurtaralım diye farz kılınmış!!! Ramazan orucu işte böylesine indirilen ve farz kılınan bir ibadet. Ramazan orucu ile siz o yıl istemdışı kul haklarından arındırılıyorsunuz. Ramazan orucun Allah nezdindeki karşılığı bu. Nefsi terbiye, fakirler ile empati, beden detoksu gibi boyutlarda, orucun yeryüzü ile kısıtlı artıları. Şimdi, bir de oruç tutmayan insanların hallerini o mahşeri sorgulamada hayal edin. Her ince detaydan hesaba cekildiği, bu sorgulamanın yıllarca sürdüğü, sevapları ile borçlarını ödemek zorunda kaldıklarını sevapları yetmeyince haklarını yedikleri kişilerin günahlarını üstlenerek o günahlarının bedelini ödedikleri o mahşeri sorgulama anını bi hayal edin. Çok korkunç değilmi? O yüzden aman orucunuzu ihmal etmeyin. Farz kılınan ibadetlerin hiçbirini kaçırmayın!!

Oruç ile namaz arasındaki fark

Namaz sizi şeytanın vesvesesine karşı korur, oruç ise kul hakkını üzerinizden kaldırır. Birisi anlık vesveselere karşı sizi korumak için diğeri ise amel defterleriniz açıldığı günden itibaren omuzlarınızda biriken hakları kaldırmak için. Yani birisi sizi günahtan korumak diğeri ise var olan günahınızı silmek için var. Namaz yeryüzü ile ilgili bir ibadet. Namaz sizi günlük vesveselerden korumak için var edilmiş. Günahlarınızı silmez sadece günahlardan korur. Oruç ise siler, dolayısıyla oruç ibadeti direk ahiret hayatı ile igili bir ibadet.
Aralarındaki en büyük fark; namazı kaçırdığınızda onun kazası size farz değil ama bir gün orucu kaçırırsanız onun kazası size farz. Neden? Namaz insanı anlık vesveselerden korumak için indirilmiş bir ibadet, geriye dönük bir vesveseyide iptal edemeyeceğinize göre namazın kazasını kılmak anlamsız. O vakti kaçırdığınız an o vakti ve o vaktin içindeki vesveseleri geriye getiremezsiniz. Oruç ise üzerinizde hergün biriken bir olayla ilgileniyor (kul hakkı). O yüzden onun kazası farz. Özetlersek; namaz ve oruç bizlere farz kılınmış iki büyük ibadet. Namazı asla ve asla kaçırmamanıza cok önem verilir. Orucuda asla ve asla kaçırmamanız tavsiye edilir. Birisini kaçırdığınızda yapacağınız birşey yok, diğerini kaçırdığınızda ama onun kazasını tutma zorunluluğu var. Ayetlerde namazı kaçırdığınızda onun kazasını kılın demez, orucu kaçırdığınızda ama onun kazasını yerine getirin, getiremiyorsanız bedelini ödeyin (fitre) der (Bakara Süresi; 184). Bu sizlere Allahın oruca ne kadar değer verdiğini göstermeli. Kendi ve nesillerinizin hayrı adına lütfen oruçlarınızı kaçırmayın. Belirli sebeplerden dolayı kaçırırsanız lütfen ve lütfen onun kazasını yapın veyahut bedelini hesaplayın ve fakirleri doyurma niyetine ödeyin.