nühüm                                                                                                                     
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler....mehmetçiğimize selam olsun..


                                                          
                                            




                                               
https://www.facebook.com/biyoenerji.net.98
Cep telefonu üzerinden üyelik işlemleri yapılamadığından bir çok okurumuz bize ulaşmakta sıkıntı çekiyor. Bu konuda çok şikayet aldık. Bu sorunu ortadan kaldırma niyetine bir facebook sayfası açtık. Bize ulaşmak isteyen, soruları veya önerileri olan okurlarımız facebook üzerinden bize ulaşabilir. Facebook sayfamızda bilgi paylaşmıyoruz sadece iletişim hattı olarak kullanıyoruz, bilginize. Websayfamızda huzurlu ve aydınlatıcı okumalar dileğiyle kendinize ve sevdiklerinize iyi bakınız... 24.09.2019

işlediğiniz iyilikler ve kötülükler çocuklarınızın kaderini nasıl etkiler



Çocuklar ataların günahını çekermi? Bu olaya bakış açınıza bağlı. Olaya çocuk üzerindenmi bakıyorsunuz, anne ve baba üzerindenmi? Çocuk merkezli bakar ve bir çocuk, anne ve babasının günahını çekiyor derseniz, evet; böyle bir düzen size ne mantıklı gelir, ne de adaletli. Olaya ama çocuk merkezli değilde anne ve baba merkezli bakarsanız, olay çok mantıklı geliyor. Konu; bir çocuk anne ve babasının hatalarını çekmelimi çekmemelimi konusu değil, konu; anne ve baba, çocuğun geleceği hakkında söz sahibi olmalımı olmamalımı konusu. Eğer olmalı derseniz kendinize bir sonraki soruyu sorun; bu nasıl olacak? Allah erkeği yaratmış, kadını yaratmış sonrada çocuğu. Erkek ve kadının kaderini amel defterleri doğrultusunda belirleyeceğine karar vermiş, ya çocuğunki? Amel defteri henüz açılmayan bir çocuğun kaderi hangi kriter üzerinden belirlenecek? Herhalde günlük rızkınızın günlük yaşadığınız olayların öylesine tesadüfen rastgele herhangi bir hesaba tabi olmadan geliştiğini düşünmüyorsunuzdur. Atalar amellerine göre muamele görüyorsa, yani yeryüzünde ektiklerini biçiyorsa çocukların günlük rızkı neye göre hesaplanıyor? Bu soruna Allahu Teala şöyle br çözüm bulmuş, çocukların günlük rızkını anne ve babanın amel defteri üzerinden belirlemeye karar vermiş. Çocuklarınızın geleceğini, amel defterleri açılıncaya kadar veyahut sizden beslendikleri sürece sizin yaşantınız üzerinden belirlemeye karar vermiş. Kendinize şimdi bir sonraki soruyu sorun; eğer yaşantımız üzerinden çocuklarımızın geleceği belirlenecekse, işlediğimiz kötülüklerde çocuklarımıza yansımalımı? Nasıl mantığınıza hitap ettiğimizi görüyormusunuz? Soru sora sora konuyu sizin için anlaşılır hale getirmeye çalışıyoruz. Allahu Teala bu soruyada evet demiş. İlahi adalet doğrultusunda iyilikleriniz çocuğa yansıyorsa kötülüklerinizde yansıması gerek demiş. Ne ekerseniz onu biçersiniz söylemide buradan gelir. Özet: konu, bir çocuk anne ve babasının günahını çekiyor meselesi değil. Konu, anne ve baba çocuğun kaderi hakkında söz sahibi olmalımı ve olacaksa bu nasıl olmalı meselesi. Konu, ebeveynlerin iyilikleri çocuklara yansıyorsa işledikleri kötülüklerde çocuğa yansımalımı meselesi. Olaya bu şekilde bakarsanız bu bölümdeki yazıları daha sağlıklı etüt edersiniz. Bizler bu bölümdeki yazı dizilerimizde bu soruların cevabını sizler için cevaplamaya çalışacağız. Sizlere hayrlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz. 


Ataların günahlarından ilk çocuklar etkilenir, konumuzu anlamanız için iki konuyla giriş yapalım

1. Ataların günahlarından ilk çocuklar etkilenir. Neden? Aileyi dağıtmamak için! Bunu açalım; çocukların başına gelen kaza ve belalar, anne ve babayı terbiye etmek anne ve babayı bir günahtan caydırmak için iner. Madem terbiye edilmek istenen anne ve baba, acılar neden onların bedenine inmez? İner, şeytanlar ilk onların bedenine iner. Şeytanlar onların bedenleri üzerinden çocuklara bulaşır. Şeytanlar ebeveynlerin bedenine iniyorsa kaza ve belalar neden inmiyor? Kaza ve belalarda atalara iniyor ama ilk değil, ilk çocuklara iniyor. Neden? Bunun sebebi çok basit; ebeveynler evlerin temeli, çatısı ve duvarıdır. Onların başına birşey geldiğinde bütün ev çöker, aile yok olur. Aileyi böyle bir yıkımla yüzleştirmemek için, ebeveynler bir günah işlediğinde ilk önce evin neşesine (çocuklara) dokunulur. Aile Allah nezdinde bir kutsiyete sahip. Bu kutsal mekanı yıkacak müdahalelerden de Allah olabildiği kadar uzak durmak ister. Ne yapar, ilk önce evin huzuruna evin neşesine (çocuklar) dokunur. Siz o huzuru o neşe ve mutluluğu haketmiyorsunuz denilip ilk o neşe aileden alınır. Bu aileye ilk uyarı olur. Uyarıları dinlemez ve işledikleri o ağır günahları işlemeye devam ederlerse, o zaman kendilerine dokunulur. Bu son çare, çünkü bununla birlikte aile yıkılır.

2. Çocuğun fıtratında huysuzluk, yaramazlık ve hastalık bulunmaz.
Çocuğun fıtratını windows veya android işletim sistemi gibi düşünün. Yaratıcı size çocuğu verdiğinde bunu tertemiz yazalım ile verir. Eğer çocuklar yaramazlık yapıyor, istem dışı hareketler içinde bulunuyorsa bilinki siz o çocuğa bir virüs bulaştırdınız. O çocuk ana rahmine düştüğü an çocuğa binbir çeşit virüs (şeytan, lanet beddua vs) bulaştırdınız. Kullanıcı sizsiniz, üretici ise Allah. Allahta kusurlu bir ürünü piyasaya sürmez. O yüzden çocuğun yaratılışında kusur aramayın, çocuğun yaramazlığını yaratılışına bağlamayın. Eğer ürün sürekli arızalanıyor sorun çıkarıyorsa, hatayı üreticide değil kendimizde bulmalıyız.
Siz tertemiz bir yazılım ile ürünü alırsınız, ona bir virüs bulaştırıp bulaştırmayacağınız sizin kullanımınıza bırakılmış. Cep telefonu ve bilgisayar üreticileri sorunsuz bir ürün size sunarken, haşa Alla yaratmadı acizdemi size defolu ürün sunsun! Atalarımız ne güzel demiş; NE EKERSEN ONU BİÇERSİN. Çocukların başına gelen iyi veya kötülüklerin kaynağı anne ve baba, atalardır. 

Ataların işlediği günahları neden çocuklar yansır?

1. Eylem-sonuç faktörü

Her birey kendi günahının cezasını çeker, bu doğru ancak bireysel eylemlerin etkisi o kişi ile sınırlı ve kısıtlı kalmıyor. Bir ebeveynin hatası bir çocuğun hayatını etkilermi? Evet, etkiler. Hatta o çocuğu etkilemekle kalmaz, nice evlere ateş düşürür. Örneğin; savaşlar. Bir avuç insan gizli kapılar arkasında savaş planlarını yapıyor ve bir bakıyorsun milyonlarca insan bir avuç insanın aldığı bu karardan etkileniyor. Olaya ata-çocuk ilişkisi boyutundan değil, eylem-sonuç boyutundan ele alın. Bir birey bir hata işlediğinde bu çevresinde mağduriyetler oluşturuyormu oluşturmuyormu? Eğer oluşturuyorsa o zaman bundan çocuklarınızda etkilenir. Olay bu kadar basit. Olaya, bir çocuk atasının hatasını çekermi çekmezmi boyutundan değilde daha geniş boyuttan, eylem-sonuç boyutundan bakınız. Bir eylem ne kadar büyük bir alanı kuşatıyorsa, o alanın içinde herkes, çocuk yaşlı demeden herkes, bitkiler dahil bundan etkilenir.

2. Yetiştirme hakkı

Allah, anne ve babaya bir canlıyı emanet eder. Anne ve babada nice zorluklar altında, o emanetin doğmasını sonrası büyüyüp güzel ve verimli bir ağaç haline gelmesini sağlar. Bu emek sonucu anne ve babanın çocukları üzerinde bir hakkı doğar. Anne ve baba, bi nevi Allahla bir antlaşma yapar; anne ve baba, emanete en iyi şekilde sahip çıkacağını taahhüt eder, karşılık olarakta Allah o çocuğun kaderinde yani geleceğinde anne ve babaya bir söz sahibi vereceğini taahhüt eder. Göbek bağı bu el sıkışmanın sembolik ve fiziki karşılığı. Ana rahminde el sıkışıyorsunuz, doğum sonrasıda herkes taahütlerini yerine getirmek için ayrılıyor. Kaderinizi üç şey belirler, bir; Allah. İki; anne ve babanız (atalarınız) ve üç; kendi iradeniz. Allahın kaderiniz üzerindeki payı şudur; Allah tohumu yaratır, tohumun cinsini ve o tohumun ekileceği yeri ve zamanı belirler. Örneğin; erkekmi kızmı, zengin ailemi fakir ailemi, siyahmı beyazmı, türkmü arapmı, batmanmı istanbulmu, köydemi şehirdemi, 21 yüzyıldamı 9 yüzyıldamı gibisine. Birde size indirilen iyilikler Allahtan gelir. Dua ve ibadetlerinizin karşılığı olarak Allah size iyilik indirir. Bu iyilik sağlık olabilir, zenginlik veya aile huzuru. Allahu Teala sanıldığı gibi kaderinizin detaylarını çizmez. Allahu Teala yeryüzü hayatınızda sadece cinsiyetinizi ve doğacağınız zaman ve mekanı belirler, dua ve ibadetlerinizin karşılığını indirir. Hakkınızda bundan ötesi bir karar vermez. Tohumun cinsi ve ekileceği yer belirlendikten sonrada, kişinin kaderini anne ve babası belirler. Ne zamana kadar? O tohum bir ağaç büyüklüğüne ulaşıp meyve verinceye kadar. Anne ve babanın çocuk üzerindeki hakkı bu süre içinde verilen emekten doğar. Siz, Allahla yaptığınız antlaşmanın ne kadar kendi payınız üzerine düşüne yaparsanız size o kadar o çocuğun geleceğini belirleme hakkı verilir. Şimdi; nice emek verdiğiniz bir bireyin geleceği hakkında söz sahibi olmadığınızı düşünün. Herkesin o canlının üzerinde tasarrufu olduğu ama sizin olmadığını düşünün, böyle bir düzen size adaletli gelirmiydi? Elbette gelmezdi. O zaman anne ve baba, taahütlerini yerine getirdiği müddet çocuğun geleceğini belirlemede söz sahibi olmalı, ama nasıl? Allahu Teala buna şöyle bir çözüm yolu takdir etmiş; niyet, söz ve eylem. Allahu Teala sadece sözünüze değil, niyet ve eylemlerinizede bakıyor, sonrası bu doğrultuda çocuğunuzun kaderini çiziyor. Sizin her niyet, söz ve eyleminiz doğrultusunda çocuğunuzun günlük ve gelecek kaderi belirleniyor. İyilik iyiliği kötülükte kötülüğü çeker misali, iyi söz, niyet ve eylemleriniz çocuğunuzun kaderine olumlu yansıyor. Kötü söz, niyet ve eylemlerinizde çocuğunuzun kaderine olumsuzlukların yazılmasına sebep oluyor. Konuya çocuklar atalarının günahını çekermi çekmezmi boyutundan değilde, çocukların kaderini belirleme hakkı ebeveynlerde olmalımı olmamalımı ve bu nasıl olmalı, konuyu bu boyuttan ele alınız.

3. Genetik-karakter faktörü

Çocuklarınızın fiziki yapıları atalarına çekiyor, ya huyu? Fiziki yapınızın çekmesini genetik ile izah edebilirsiniz, ya huyunuzu? Huy, karakter gibi şeyler, soyut boyutta olan şeyler, bunları DNA ile açıklama şansınız yok. Bir düzen düşününki bu düzen içinde, fiziki yapınızı gelecek soylara aktarma şansına sahipsiniz ama örneğin; vatan sevgisi, Allah sevgisi, cömertlik, harama karşı hassasiyet gibi sıfatları aktarma şansına sahip değilsiniz. Böyle bir düzen size eksik gelmezmiydi? Elbette gelirdi. Allah eksik yaratmayacağına göre, düzen öyle kurulmuşki bu düzende sadece fiziki yapınızı değil, karakterinizide çocuklarınıza aktarma nimetine sahipsiniz. Ama nasıl? Fiziki yapımız genetiğimiz üzerinden bir sonraki nesillere aktarılıyorsa, karakter ve huyumuz ne üzerinden gelecek nesillere aktarılıyor? İyilik ve kötülükler üzerinden. İyi huylar ataların işlediği iyiliklerden gelir, kötü huylar ise işlenen bir kötülükten. Atanız bir kötülük işlediğinde o kötülüğü temsilen bir şeytan bedeninize girer. O şeytan ve soyu sizle kalır ve sizde o kötü vasfı canlı tutar. İyilik işlediğiniz zamanda o iyilik kalbinize nakşedilir ve çocuklarınızdan torunlarınıza aktarılır. İçimize sinen kötü bir vasfı (şeytanı) yok etme şansımız varmı? Evet, var. "Allah beni böyle yarattı, can çıkar huy çıkmaz", söylemi İslama sokulan en büyük yalanlardan birisi. Siz, içinizdeki o negatif enerjiyi temizleyebilirsiniz. Çözümünü merak ediyorsanız bize ulaşın, seve seve size arınma formülünü söyleriz. Ulaşamayanlara tavsiyemiz; 120 fakiri doyuracak parayı (2500tl) hayır kurumuna havale edin. Fakirleri doyurma niyetine bunu yapın. Buna imkanı olmayanda 40 gün arka arkaya oruç tutsun. Bunlarıda üzerinizdeki haklara kefaret olarak, mağdur edilenlerin ruhlarına bağışlanması niyetine yapın. Üzerinizdeki hakkı salavat getirerek, namaz veya hayrlar yapmak kaldıramazsınız. Üzerinizdeki hakkı kaldırmanın iki yolu var ya fakiri doyurmak ya da arka arkaya oruç tutmak. Hepimiz, atalardan çocuklara birşeylerin sindiğini net görüyoruz, bunun için bir bilim adamı olmanız gerekmiyor. Sıkıntı şurada; herkes sadece iyiye sahipleniyor, kötüye değil. Bir çocuk iyi bir vasıf sergilediğinde, ataların her biri benden aldı der. Bi nevi atadan çocuğa birşeyin sindiğini kabul eder. Ataların günahını çocuklar çekmez, bu saçmalık diyenler aslında atalardan çocuklara birşeylerin geçtiğini kabul eder. Kabul edemedikleri şey, çocuktaki kötülük. Kabul edemedikleri şey çocuğun başına gelen kaza ve belalar. Çocuk ödül kazansa herkes bana çekmiş diyecek. Kötülükte ise kimse ortada görünmüyor. Neden? Kimse günahla ilişkilendirilmek istenmiyor. Allah böyle takdir etti, bu da bizim imtihanımız deyip geçiyor. Sizler, çocuklarınızın başına gelen iyilikleri kendinizden biliyor, kötülükleri ise Allahtan. Günaydın diyelim sizlere, gerçekler bunun tersi; başınıza gelen kötülük sizden gelir, iyilikler ise Allahtan.

4. Hak-batıl ayrımı

Atalar ne işlerse bu çocuklara ve torunlar yansır. Her nesil bu teraziye kendi yaşantısıylada katkıda bulunur. O topluluk kötülükleştikçe ve günahlar o topluluk için kaldıralamayacak boyuta geldiği zamanda Allah savaşlar zuhur ettirir veya doğal afetler ve o topluluğu yok eder, yerlerine yenisini getirir. O günahkar nesil yok edilir, gelecek nesillerede temiz bir sayfa açma şansı verilir. Savaşların altında bile böylesine bir hikmet var. Ataların işlediği iyilik ve kötülükler neden çocuklara seriyat eder? Size bir soru soralım o zaman; güzel bir ahlakınız var, bu güzel ahlakınızın çocuk ve torunlarınıza seriyat etmesini istemezmisiniz? Elbette istersiniz. Yahut, iyi bir ailesiniz ama çocuklarınızdan birisi toplum nezdinde sizi rezil etti, bu ailenizin huzurunu bozarmıydı? Elbette bozardı. İşte, böyle bir sorun ile karşılaşmamanız için çocuklar atalarına çeker. Ailelerin huzuru bozulmaması, çürük elmaların bir sülaleye karışmaması için çocuk ataya çeker. Ata iyiyse, iyilik o ailede kalır, kötüyse kötülük o ailede kalır. Buna eğer Allahu Teala böylesine bir düzenleme getirmeseydi, o zaman her yeni doğan o aile için şapkadan ne çıkarsa nasibimize olayına dönüşürdü. İyi bir aileye huysuz bir çocuk, kötü bir aileyede iyi huylu bir çocuk doğardı. Kötü çocuk, iyi aileyi perişan eder, iyi çocukta kötü ataların haramları ile zehirlenirdi. Siz böyle bir düzeni mantıklı görürmüsünüz? Böyle bir düzen aileleri birbirinden koparır, ilahi adaletin sorgulanmasına sebep olurdu. Cennet ve cehennem nasıl birbirinden uzaksa, birbirine karışamıyorsa, iyi ve kötüde yeryüzünde karışmaması gerek. Siz hiç elma ağacın dibine düşen bir armut gördünüzmü? Görmediniz. Böyle birşeyin olmaması içinde her çocuk atasına çekmiş. Atalar ne iyilikleri ne kötülükleri barındırıyorsa çocuklarda onu barındırıyor. Özetlersek; çocuk neden atasına çeker? Eğer iyilikler ve kötülükler nesilden nesile geçmemiş olsaydı, o zaman hakkın bulunduğu mekanda kötülük doğar, kötülüğün bulunduğu mekanda da iyilik doğar, aileler darma duman olurdu. Allah isterki iyilik ve kötülükler soy içinde kalsın. İyi işlerle meşgul olanlar hayrlı çocuklar doğurur ve o çocuklar o iyilikleri bir yüz yıl daha ayakta tutar. Kötü işler ile meşgul olanlarda kötü nesiller büyütür, o kötü çocuklarda kötülükleri bir yüz yıl daha ayakta tutar. Ataların işlemiş olduğu iyilikleri ve kötülükleri Allah, çocuklara yansıtarak hem o işlerin bir yüz yıl daha devamını sağlar, hem hak ile batılı birbirine karışmadan farklı cephelerde tutar.

5. Ataları terbiye etme boyutu

Bir ebeveynin işlediği bir günah neden çocuktan çıkar? Bunun farklı nedenleri var ve biz bu nedenleri sizlere sıralamaya çalışıyoruz, bu nedenlerden biriside; ataları günahlarından vazgeçirme boyutu. Bir ebeveyn bir günah işlediğinde o günah anında çocuğa bir musibet olarak döner. Neden? O ebeveyni o günahtan vazgeçirmek için! Ebeveynin gözleri önünde evlat bir sıkıntıdan diğerine sürüklenir. Allah bu şekilde anne ve babanın merhamet duygularını uyandırmak; "bak bizim hatalarımız çocuklarımızın başına ne tür belalar getirdi" demelerini sağlamak ister. Çocuklara inen sıkıntılar üzerinden Allah isterki, insanlar yeryüzünde tövbe etsin yeryüzünde yanlışlarından dönsün. Çocuklarınızın başına gelen olaylar aslen Allahın merhameti sonucu gelir. Çocuklarınızın başına gelen kötülükler sizi uyarmak, sizi cehennem azabından uzak kılmak içindir. Siz tövbe ettiğiniz, hatanızdan döndüğünüz an da Allah çocuğunuzun üzerinden o sıkıntıyı kaldırır. Biz ama ne yapıyoruz, çocuğumuzun başına bir sıkıntı geldiğinde doktordan doktora koçuşturuyoruz, Rabbim bizi sınıyor deyip durumu kabulleniyoruz. Müslümanlar maalesef, çocuklarının başına bir kötülük geldiğinde bunun kendi hatalarından dolayı geldiğini bilmiyor. Bilmediği içinde kimse ne tövbe ediyor ne hallerini düzeltiyor. Ömürlerini çocuklarını bir hekimden diğerine bir psikiyatristen diğerine sürüklemekle geçiriyor. Ne yazık ve üzücü...

6. Kötüyü açığa çıkarmak

Kalplerin özünü ancak Allah bilir, ancak Allah kötünün kim olduğunu kendisine saklı bırakmaz. Eğer böyle olmuş olsaydı kötünün kimliği Allahta kalır, o kötülükte kötülük işledikçe çevresine zarar verdikçe, insanlar uyarılmadıkça vebal haşa Allahın omuzuna binerdi. Kalplerin özünü Allah bilir ancak, bu bilgi büyük bir vebal içerdiği için Allah bu bilgiyi kendisine saklı tutmamış kalplerin özünü insanlar içinde görünür hale getirmiş. Nasılmı? O insanların başına niyetleri doğrultusunda hastalıklar, kaza ve belalar musibet ederek. Yani hastalık ve belalar birer lütuf değil, kalbinizde beslediğiniz sırların açığa çıkması bir yansımasıdır. İnsanların kalplerini okuyamıyoruz ama okumamızada gerek yok, kişinin başına geldiklerinden o kişinin kalbinde neler geçirdiğini rahatlıkla çıkarabiliriz. İçimizde beslediğimiz dışımıza yansıyor, bu şekilde Allah çevremizdeki insanların ne mal olduğunu görmemizi istemiş. Bu düzen acıma duygusuna yer vemez, düzen suçluyu ifşa etme caydırma ve yanlışından dönmeye teşvik etme üzerine kurulu. Birisinin başına birşey geldiğinde Allah isterki o kişiye acınmasın, o kişi mağdur olarak görülmesin, isterki o aile ve çevresi o kaza ve beladan utansın ve yanlışlarından dönsün. Allah isterki o utanç sizi tövbeye ve halinizi düzeltmeye sevk etsin. Bir günah işlediğinizde siz eğer bunun yaşantınız kaynaklı olduğunu bilirseniz, eğer çevreniz bunun bir günah sonucu başınıza geldiğini bilirse o zaman insanlar toplumun önünde rezil olmamak için günah işlemez, yanlışlarından döner. Ataların işlediği günahlar nedenmi çocuklarda açığa çıkar; çevrenizdeki iyi ve kötünün kim olduğunu bilmeniz için. Neden bu önemli; kötünün kim olduğunu bilirseniz ondan uzak durursunuz. Siz kendinizi kurtarırsınız Allahta vebalden kurtulur. 


7. Adalet boyutu

Bir kişinin işlediği günah nesillere aktarılır mı sorusuna yanıt ararken, olaya bir de şu boyuttan bakınız; birisini mağdur ettiğinizde bu mağduriyet o kişinin çocuklarını etkiliyorsa, o zaman mağdur edenin çocuklarıda etkilenmesi gerekmezmi? İlahi adalet varsa, bizde olduğuna inanıyoruz o zaman etkilenmesi gerek. Olay aslında bu kadar net ve basit! Örneğin; birisinin banka borcuna kefil oldunuz. O kişi ödemedi ve tüm borç size kaldı. Bu borç çocuğunuzu etkilermi? Etkiler. O borcu kapatmak için, çocuklarınıza bırakmaya niyetlendiğiniz malı ve mülkü satacaksınız. İki; günleriniz üzüntülü stresli ve kızgın geçecek yani çocuğunuz sevgi ve merhametten mahrum kalacak. Üç; giderlerden kısacaksınız yani eve daha az yiyecek alacaksınız, daha az hediye daha az tatil vs. Dört; eşinizle sürekli kavga halinde olacak evde huzur bırakmayacaksınız. Bir anne veya babayı mağdur ettiğinizde, çocuklarınıda böylesine bir mağduriyete maruz bırakıyorsunuz. Şimdi sizin adalet duygunuza hitap ediyoruz; mağdur edilenin çocuğu bu mağduriyeti yaşıyorsa mağdur edeninde yaşaması gerekmezmi? Gerekir. Neden? Bir; hak bunu gerektirdiğinden ve iki; caydırıcı olması açısından. Kıssasa kıssas. Ölüm cezası gibi. Allahu Teala ölüm cezasında hayat var der. Birinin canını belki almış oluyorsunuz ama karşılık olarak on binlerce canı kurtarmış oluyorsunuz. Kişiler işledikleri günahların kendilerine ve çocuklarını yansıyacağını bilirse, belki vazgeçerler diye kıssas kuralı getirilmiş. Örneğin; dedenizin haksız miras elde ettiğini düşünün. Dedenizin miras paylaşımında diğer kardeşlerine baskın geldiğini varsayalım. O haksız kazançtan mağdur edenin çocukları ve torunları faydalanacakmı? Evet, faydalanacaklar. O miras onlara kalacak ve onlar maddi açıdan rahat bir yaşantı içinde olacak. Mağdur olan kardeşler ve onların çocuk ve torunları bundan etkilenecekmi? Evet, etkilenecek. Onlar o mülkten mahrum kaldığı için maddi açıdan sıkıntı dolu bir yaşantı içinde olacaklar. Güzel bir ev güzel bir araba satın alamayacaklar. Güzel okullarda çocuklarını okutamayacak, ailelerini tatile çıkaramayacaklar. Yani, birini mağdur ettiğinizde bilinki o mağduriyet o kişi ile kalmıyor. O kişi bir gram daha az eve rızık götürüyor, bir gram daha az neşe ve huzur eve götürüyor bir gram daha az çocuklarına miras bırakıyor. Bilinki mağduriyet mağdur ettiğiniz kişi ile asla kısıtlı kalmıyor. O yüzden ilahi adalet der ki, eğer birini mağdur ediyorsanız o mağduriyetten o kişinin ailesi ve çocukları ne kadar etkileniyorsa, mağdur eden kişinin çocuk ve torunlarıda o orantıda etkilenir.

Özet

Bir ailenin çocukları ne kadar mağdur ediliyorsa, mağdur edenin çocuklarıda o kadar mağduriyet yaşar. Kıssasa kıssas. Aksi takdirde ilahi adaleti sorgulardık!!