• sağlıklı yaşam için oruç seferberliğini başlatıyoruz
    • hastalıklar günahlarınızdan gelir, günahlarıda oruç yok eder. sağlıklı ve huzurlu bir yaşam için hep birlikte oruç tutalım. detayları için lütfen bizimle iletişime geçiniz...

şeytanlar insan bedenine girebilir mi?


Şeytanlar insan bedenine girermi, yazımızın konusu bu; sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz. Sayın okurlarımız, yazılarımızı ele aldığımızda bilinmeyenler üzerinde durmaya çalışıyoruz. Yazılarımız ile bilinmeyenleri sizin için bilinir ve anlaşılır hale getirmek istiyoruz. Bir günah işlediğinizde bu bir mıknatıs gibi bir şeytanı size çekermi? Günahkar bir yaşantı sizin iç ve dış dünyanızı şeytanların yerleşkesi haline getirirmi? Şeytanın yapısal formu, sizin bedeninizin yapısal formu, yani birisinin diğerinin içine girmesi teknik ve manevi açıdan mümkünmü? Evet, mümkün evet girer! Neden bu konuya bu zamana kadar bir açıklık getirmedik? Neden, çünkü bu İslamda bilinen bir şey. Günah işleyen birine şeytanların indiği, İslamın en temel inançlarından birisi. Biz bu zamana kadar bunu zaten biliyorsunuz varsayımı ile hareket ettik. Çalışmalarımızda daha çok bilinmeyenlere, perde arkasına zaman ayırdık. Örneğin; hangi günah hangi şeytanı çeker, bu şeytanlar bedenin hangi bölgelerine yerleşir, nasıl bunlardan kurutulabiliriz gibisine. Bilinmeyenleri sizler için deşifre etmeye çalışırken, bize gelen soru ve yanıtlardan gördük ki
bazılarınız şeytanların insan bedenine girdiğine girebileceğine inanmıyor. Referans olarakta bizlere bazı ilahiyatçaların söz ve söylemleri gösteriliyor. Kendi küçük kısır dünyalarından İslamı yorumlamaya çalışan ilahiyatçıları aydınlatma vakti geldi, yazımızın tadını çıkarın;

Şeytanlar insan bedenine girermi, girebilirmi?

Bu yazı dizilerimizin konusu günah, şeytan ve hastalıklar olduğu için, açıklamalarımıza Kur'an-ı Kerim, akıl ve mantık ile kısa bir başlangıç yapalım sonrası konuya hastalıklar ile ilgilenen ilim dalları (batı tıbbı- doğu tıbbı) ile devam edelim,

1. Kur'an-ı Kerim

Şeytanlar insan bedenine girermi girmezmi; her iddia elbette araştırılmaya bir yazıya konu almaya değer değil. Herkes kendi kafasınca birşeyleri ortaya atıp ortaya çok sapık ve sakıncalı düşünceler çıkabilir. Herşeyi dikkate almak zorunda değiliz. Bir iddianın araştırmaya değer olup olmadığının kriteri nedir o zaman; Kur'an-ı Kerim. Biz Müslümanların kılavuzu Kur'an-ı Kerimdir. Bir iddia eğer Kur'an-ı Kerim ile örtüşüyorsa o bilgi dikkate almaya değer, eğer örtüşmüyorsa kendinizi
boşuna zaman kaybına uğramatmayın çünkü siz araştırmalarınız ile Allahın sözünü haşa çürütemezsiniz. Kendinizin hayrı için Ayetlere ters düşen iddialardan elinizi çekin. Neden şeytanların insanların bedenlerine girebildiği bilgisinin arkasında duruyoruz? Şeytanların insana bulaştığı bilgisi İslamla örtüşen, Kur'an-ı Kerimin bize aktardığı bir bilgi. Google' da "şeytan, ayet" kelimelerini yazın, farklı sitelerde şeytanların geçtiği ayetlerin sıralandığını göreceksiniz. Bu Ayetler şeytanın vesvesesinden bahseder, şeytanın sizin düşmanınız olduğundan bahseder şeytanları dost edenlerden bahseder. Bu ayetlerden biz şeytanların insan ile iletişime geçebildiğini net görüyoruz. Şimdi soru şu; ş
eytan ile insan arasındaki bu etkileşim (vesvese, şer) dış dünyamız ilemi kısıtlı, tenimizlemi yoksa iç dünyamızda bu etkileşime dahilmi? Bu detayı Allahu Teala Ayetlerinde bize aktarmamış. Neden aktarmamış? Bir; o tespitleri bizim yapmamızı istemiş ve iki; etkileşim içten ve dıştan gerçekleştiği için Kur'an-ı Kerim genel bir tabir kullanmış, iç veya dış ayrımı yapma ihtiyacı hissetmemiş. Örneğin; Kur'an-ı Kerimde davut as'a güzel konuşma verildiği söylenir (Sad Süresi; 20). Genelde Müslümanlar davut as'ı güzel sesi ile bilir. Ayet ise "güzel ses" demez "güzel konuşma" (hitap etme) verildi der. Fark ne? Güzel ses derseniz ses ile kısıtlarsınız, güzel konuşma derseniz bunun içine diksiyon, üslup, hakkı konuşma, kelime zenginliği gibi bir çok şey girer. Neden detaylar verilmez? Bir çok nedeni var, bunlardan en başta gelenide Allahu Teala herşeyi detayıyla açıklasaydı kutsal kitabımız bir kitap değil, onlarca hatta yüzlerce kitap uzunluğunda olur, sizde detaylarda kendinizi kaybederdiniz. Böyle birşey olmaması için, Allahu Teala kısa ve öz tutar, bir kelime ile bir çok şeyi aynı anda kasteder. Örneğin; "Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi? Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler" (Şuara Süresi; 221-222). "İnme" kelimesi böylesine kapsayıcı bir terim. "İner" kelimesi ile iç ve dış dünyanız herşey kapsanıyor. "Kim" kelimesi bir bütünü temsil eder. Siz içiniz ve dışınız ile bir bütünsünüz, bir "kimsiniz". Bu Ayetten biz şeytanların insana indiği, iç veya dış ayrımı yapmaksızın indiğini anlıyoruz. Bu şeytanlar bazı insanların bedenlerini çevreliyor, bazıların omuzların üstüne çıkıyor bazılarında içine giriyor! Kendimize şimdi bir sonraki soruyu soralım; hangi şartlarda çevremizi kuşatıyor hangi şartlarda omuzlarımıza tepemize biniyor hangi şartlarda içimize giriyor? İslami açıdan buradaki püf nokta ağzınız. Bir şeytanın bedenin dışında kalma veya içinize girme ağzınıza bağlı yani haram lokmaya. Bedeninizin neresine şeytan ineceğini merak ediyorsanız, cevabı; neresi ile suç işlerseniz şeytan oraya iner. Eğer boğazınızdan haram geçirirseniz şeytan mide bağırsak içinize girer, uzuvlarınızla suç işlerseniz oralarına yerleşir.

not: "vesvese" nedir, vesvese elektromanyetik bir akımmı yoksa bir ses dalgasımı? Bedenin içindemi gerçekleşir yoksa dışındamı? Dışında ise neden o vesveseyi sadece siz duyuyorsunuz? Vesvese bedeninizin içinden geliyorsa, bedeninizin içindeki şeytanın orada ne işi var? "Karin" şeytanına inanıyormusunuz? İnanıyorsanız demek şeytanlar bedenlerin içine girebiliyor. Eğer inanmıyorsanız peygamberimizin gençliğinde yaşadığı göğsünü açma hadisesini nereye oturtacaksınız? İnancınızdan önemsiz gibi görünen birşeyi sildiğiniz an bu inançsızlık nasıl inancınızın her köşesini sorguya açtığını görüyormusunuz? Şeytan, cin, vesvese, cennet ve cehennem bunlar İslamın temel taşlarıdır. Temelden bir taşı çıkardığınızda üzerine inşa ettiğiniz herşey çöker, yani inanmadığınız konu ile bağlantılı herşey inancınızdan silinir. Şeytanlar insan bedenine girermi konusu böylesine hassas bir konu. Siz, hayır giremez dediğiniz an bu inançsızlık şeytan, cin, vesvese, ahiret hayatı, hatta adem/hava ve iblis kıssası yani yaratılış ile ilgili inancı bile yok eder, çünkü bunların hepsi birbiri ile bağlantılı. Gün gelir bir bakmışsınız, elinizde Allah inancı dışında hiçbir şey kalmamış, ne melek ne ahiret hayatı ne peygamberler vs. Lütfen kendinizi bu tuzağa düşürmeyin. "Şeytan insan bedenine giremez" diyen kişiler inanın vesveseyede inanmaz. Vesvesenin kendi aklınızın bir ürünü olduğunu söyler. Değerli dostlar; her konunun temel taşları vardır, bir kişinin bir konu hakkında bir sözünü dinlemeden önce, o kişi o konunun diğer temel taşları hakkında ne düşünüyor bunuda araştırın. Örneğin; bir temel taşı kabul eder diğerini yok sayarsa bilinki o bir kafa karışıklığı yaşıyor. O kişinin bir anlattığı diğer anlattığına ters düşer. Vesveseye inanıp, şeytanın insan bedenine giremediği iddiası böyle bir tezatlık. Eğer bütün temel taşları yok sayıyorsa, yok böyle şeyler diyorsa o zaman bilinki o sizi temelsiz, içi boş bir inanca sürüklemek istiyor, lütfen ondanda uzak durunuz. Konumuza devam edelim; şeytanların bedeninizin içine girdiği iç dünyanızı kirlettiğinin en güzel kanıtlarından birisi huyunuz, yaşadığınız asabilik cimrilik ve öfke krizleridir. Neden? "Sana ne iyilik gelirse Allah'tandır, sana ne kötülük dokunursa kendindendir.." (Nisa Süresi; 79). Allah yaratırsa güzel yaratır. Kötü vasıflarınız Allahtan gelmez, kötü huylarınız doğal yaratılışınızın bir parçası değildir. İçinizdeki o asabilik o kötü huylar Allahtan gelmiyorsa nereden geliyor o zaman? Şeytandan geliyor. Şeytanın varlığın en büyük kanıtlarından birisi içinizdeki kötülük içinizdeki kötü vasıflar. O vasıflar nefisten gelemezmi? Nefsi Allah yarattı, eğer nefisten gelir dediğiniz an yine kötülüğün ucunu Allaha dokundurmuş oluyorsunuz. Evet, nefis asabilik inatçılık ve cimrilik gibi vasıfları bir bilgisayar yazılımı gibi içinde barındırıyor ancak bu yazılımları Allah denge içinde nefsinize yüklemiş. Örneğin; nefsinize cömertliğide yüklemiş cimriliğide ve ikisini dengeli bir halde size yüklemiş. Eğer kötü bir vasıf sizde ön plana çıkıyorsa bilinki birisi ayarınızı bozdu. İşte bu doğal ayarınızı bozan içinize sinen şeytanlar. Hani bir anda bağışıklık sisteminiz bedeninizin belirli bölgelerini yabancı görmeye başlar ve saldırır, işte bu saldırıların sebebi içinizdeki şeytanlar. Şeytan nereye yerleşirse o bölgenin mayasını değiştirir ve o bölge bir anda bedene yabancılaşır. Şeytanlar insan bedenine girebilirmi; evet, girer ve bunun en güzel kanıtı sizin asabiliğiniz cimriliğiniz huysuzluğunuz, yaşadığınız alerjik hastalıklar, yaşadığınız bağışıklık sistemi hastalıkları. Şeytanlar insan bedenine giremez dediğiniz an ne olur; o zaman günlük hayatınızda karşılaştığınız bir çok olayı anlamakta zorlanır, yaşadığınız bütün olumsuzlukların kaynağını Allahta bulmaya başlarsınız. Sınav ve imtihan edilmek, Allah sevdiği kula çektirirmiş gibi masallar ile kendinizi avutmaya başlarsınız. Bakın arkadaşlar, bir tez bir iddia ortaya attığınızda bu teziniz açık vermemeli. Şeytanların insanların bedenlerine girmediği teziniz ise her yerden açık veriyor. Bir soruyu yanıtlıyorsunuz ama cevabınız farklı sorulara sebep oluyor. Örneğin; size göre şeytan insan bedenine giremez ve bunu dediğiniz an huy nereden gelir bu sorunun cevabını sorguya açıyorsunuz. Örneğin; bize göre şeytan insan bedenine girer ve biz bu cevap ile huy nereden gelir sorusunuda çözümlemiş oluyoruz. Biz bir cevap ile bir kaç soruya netlik kazandırıyoruz. Cevapladıkça "şimdi bunuda anladık bunu anladık" demelere sebep oluyoruz. Ya siz, siz cevapladıkça insanların aklını karıştırıyor daha fazla soruların oluşmasına sebep oluyorsunuz.

Özet: ilk önce şunda hem fikir olmalıyız; kötü vasıflar Allahtan gelmez. Eğer geldiğini iddia ederseniz bir çok şeyin sorgulanmasına sebep olursunuz, örneğin; ilahi adaleti. "Allah onu neden iyi huylu beni asabi yarattı, onu neden cömert beni cimri yarattı, benim ne suçum var" gibisine Allahı sorgulamanın önüne geçemezsiniz. Allahu Tealada zaten böyle sorgulamaların önüne geçmek için, Ayetlerinde net belirtmiş; kötülük benden gelmez, eğer üzerinizde kötü bir vasıf varsa başınıza kötü birşey geldiyse bilinki bu sizden. Bir bilgisayar üreticisi ayarı bozuk bir bilgisayarı size teslim etmiyorsa, Allahında ayarı bozuk bir bebeği
size teslim etmesini bir kulu yaratmasını beklemeyin. Bu konuda hem fikir olduktan sonra, şeytanlar nasıl huyumuzu bozar? İnsan nasıl bozuyorsa şeytanda o şekilde bozar. Örneğin; depresyon ilaçları. Laboratuvarda geliştirilen onca ilaç ruh halinizi iyi veya kötü yöne nasıl etkiliyorsa, elektromanyetik cihazlar nasıl ruh halinizi iyi veya kötüye değiştirebiliyorsa, şeytanlarda aynı hatlar aynı hormon ve hücreler üzerinden sizi etkiler. Nasıl etkiler sorusuna bir cevap arıyorsanız, insan şeytanlarına bakın. Onlar labotuvarlarda geliştirdikleri maddeler cihazlar ile nasıl etkiliyorsa cin şeytanlarıda aynı yöntem aynı hatlar üzerinden sizi etkiler. Birileri etkileyemez derse, sizde insan etkiliyor şeytan neden etkileyemesin dersiniz! Bilimsel açıdan da biz bunu teyit edebiliyoruz, nasılmı? Bir tez ortaya atıyoruz; kötü bir huyunuz şeytandan gelir, şeytanda günahtan. Kötü bir vasıf ile günah arasında bir bağ kuruyoruz. Bu bağın doğru olup olmadığını test etmek içinde o kişiyi 40 günlük oruca tabi tutuyoruz. Ataları ve kendisinin işlediği günahlardan arınma niyetine bir oruç. 40 gün sonrası bakıyorsunuzki o kişi o kötü vasıftan arınmış. İstisnasız her kişide. Bu bir bilimsel çalışmadır ve bu bilimsel çalışmalarda bizlere doğru bir tez üzerinde hareket ettiğimizi gösteriyor.

2.
Mantık ve İslamın kıssas kuralı

Şeytanlar insanın bedenine girermi, mantık bize girmesi gerektiğini söylüyor. Neden? “Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık” (En'Am Süresi; 112). Şeytan denildiğinde insanın aklına insan ve cinlerden farklı bir yaratık geliyor, halbuki hal öyle değil. Şeytan bir lakaptır. Allah karşıtı eylem içinde bulunan herkes Allah nezdinde birer şeytandır. Yani Kur'an-ı Kerimde kullanılan şeytan kavramı hem insan hem cinler için geçerli. Cin tayfasından şeytanlar çıkabiliyorsa insan tayfasından da çıkıyor. Bir şeytanın bedeninizin içine girip girmeme sorusunu kendinize sormadan önce, kendinizi ilk şu soruyu sorun; şeytan bir insana bulaşırmı? Bu sorunun cevabını bulursanız bir sonraki sorunun cevabı kendiliğinden gelir. Eğer bulaşamaz derseniz, yakınınıza yanaşamayan biriside zaten içinize giremez. Eğer bulaşır derseniz, o zaman sizin teninize, üstünüze her yerinize bulaşan bir mikrop neden içinizede sinemesin? Mantık ürete ürete sonuca varmaya çalışın. Cevaplamamız gereken ilk soru şu; şeytanlar size bulaşırmı? Elbette bulaşır. Neden bu kadar emin konuşuyoruz? Gözle gördüğümüz buna her birimiz her gün şahit olduğumuz için bu kadar emin konuşuyoruz. Bunu açalım; iki tür şeytan var, insan ve cin. İnsan şeytanları bizlere bulaşıyormu, bulaşıyor demek şeytanlar bize bulaşabiliyormuş. Örneğin, şeytan vasfını koyabileceğiniz bir çok insan vardır çevrenizde, bu insanlar size bulaşabiliyormu, bulaşabiliyor. Bu sorunun cevabı çok kısa oldu, çünkü siz her gün kötü insanların birilerine bulaştığını görüyorsunuz. Kendinize şimdi bir sonraki soruyu sorun; insan şeytanları bedeninizin içine giremez, bunun için o şeytan cin tayfasından gelmesi gerek. Neden? İnsan fiziki yapısını bozamaz, bedenini bir enerji kütlesine dönüştüremez, cinler ama dönüştürebilir. Sadece cin tayfasından olan şeytanlar insan bedenine girebilir. Cin tayfasından gelen şeytanlar insana bulaşırmı? Bu sorunun cevabıda çok basit; evet, bulaşırlar. Neden bu kadar emin konuşuyoruz? Mantığımızı kullanıyoruz arkadaşlar, mantığımızı!!! Allah ve koruma melekleriniz insan şeytanların size bulaşmasına engel olmuyorsa, cin tayfasından olan şeytanlara neden engel olsun? Allah nezdinde şeytan, şeytandır. Allah, insan ve cin ayrımı yapmaz. Birisine engel olunmuyorsa, diğerine engel olunduğunu diğerinin bulaşmadığını nereden çıkarıyorsunuz? Mantık, bize şeytanların insana bulaşacağını söyler. Eğer kötü isanlar hayatlarımızı alt üst edebilme imkanına sahip ise cin şeytanlarıda bu imkana sahip olmalı. Bu şeytanların bize bulaşmasına Allah neden engel olmaz? Kötünün size bulaşmasına engel olunmuyorsa, aynaya bakacaksınız, demek günahkarsınız. Siz Allaha karşı taahütlerinizi yerine getirmeniz gerekki Allahta size verdiği sözleri yerine getirsin. Allah, emirlerini yerine getirme şartıyla sizleri insan ve cin şeytanlarına karşı koruyacağını taahhüt eder. Emirlerini yerine getirmezseniz, ne kadar üşkağıtçı, kötü insan ve cin varsa hepsi sizi bulur. 

not: bizim açıdan konu o kadar netki, biz bu konu hakkında hadisleri bile anmaya ihtiyaç duymuyoruz. Şu güzel hadiseyi ama bilmeniz gerektiğine inanıyoruz, bir günah bedenin içine nasıl girer ve nasıl bedenin ayarını bozar, bunu bir de İslam alimlerin ağzından dinleyin; "İstanbul’un fethinden sonra İstanbul’a yerleşen evliyanın büyüklerinden Vefa Baba, İstanbul’un şimdiki vefa semtine yerleşir ve o semte de onun adı verilir. Vefa babanın çok afacan bir oğlu vardı ki mahalleye gelen su satıcısı sakanın su kırbalarını çuvaldız ile delik deşik ederek kaçardı. O zamanki su kırbaları malum sığır derisinden yapıldığı için bir daha tamiri de mümkün değildi. Saka Vefa Babaya hürmeten bu duruma sesini çıkarmaz olup bitenleri hep sineye çekerdi. Günlerden bir gün artık bu duruma tahammül edemeyip çocuğu Vefa Babaya şikayet etti. Vefa Baba durumu sükûnetle karşılayıp sakanın zararını hemen ödedi. Ancak onun kafasına takılan şey başkaydı. Zira ona göre bu çocuğun bu yaramazlığı yapması sebepsiz değildi. hemen hanımını çağırdı:
-” Hanım sen bu oğlana hamileyken herhangi bir haram lokma yedin mi ? Zira bu çocuk her gün sakanın su kırbalarını delmekteymiş. Bu çocuk mutlaka bir haram lokma yemiş olmalı ki bu işi yapmakta.” dedi .
Vefa Babanın hanımı biraz düşündükten sonra:
-” Hayır efendi. Ben öyle bir şey yaptığımı hatırlamıyorum ama bir de siz düşünün.” dedi.
Vefa Baba:
-” Hanım ben çok düşündüm ama boğazımdan hiç haram lokma geçmedi sen bir kez daha düşün.” dedi.
Hanımı tekrar düşündükten sonra :
-” Buldum Efendi. Ben bu çocuğa hamileyken komşuya gitmiştim. Tabağın üzerinde portakallar gördüm. Canım çekti ama isteyemedim de. Malum hamile canının istediğini yiyemezse göğsü şişermiş derler. Ben de buna istinaden evin sahibesinden su istedim . O su almaya gidince yakamdaki iğneyi çıkardım portakal sapladım ve onun suyunu ağzıma dokundurdum.” dedi.
Vefa Baba:
-” Hanım; komşunun portakalının suyu çoğaldı sakanın su kırbası oldu. O çuvaldız da bizim oğlanın elinde bir suç aleti olup sakanın su kırbalarını delmeye başladı desene” dedi."

Özet: şeytanlar insan ve cin tayfasından çıkar ve bu ikiside insana bulaşır. Günlük hayatlarımızda biz nice defa bunu tecrübe edindik. Mantık bize şeytanların insana musallat olabileceğini ve olduğunu gösteriyor. Kendimize şimdi bir sonraki soruyu soralım; bu şeytanlar insan bedenin içine girermi? Evet girer. Bunun kanıtlarından birisinide bize Allahın kıssas kuralları sunar! Kıssas kuralı nedir? İlahi kurala göre herşey dengine göre cezalandırılır. Örneğin; hangi organ ile günah işliyorsanız kıssas o organa iner yani şeytan o organa musallat olur. Herşey dengi denginedir. Elinizle işliyorsanız elinize iner, kalbinizle işliyorsanız kalbinize. İlahi kurala göre hangi organı bir günah ile kirletiyorsanız şeytan o bölgeye iner. İç organlara bir şeytan inermi? Bir haramı boğazınızdan sokuyorsanız, evet iner!! Olay bu kadar basit. Allahu Tealanın Ayetlerinden biz herşeyin dengine göre cezalandırıldığını görüyoruz, ne bir gram az ne de bir gram fazla; "..Hüre hür, köleye köle, dişiye dişi.." (Bakara Süresi; 178). Neden şeytanlar insan bedenine girmesi gerek? Eğer bir günah işlediğinizde bir şeytan size iniyorsa, o zaman Allahın kıssas kurallarına göre o şeytan işlenen uzuva inmesi gerek. Bu el ise el'e, bu mide ise mideye cinsel organ ise cinsel organa. İnsan bedenine şeytanlar giremez diyenler ne ilahi kıssaslardan haberi var ne şeytan kelimesinin anlamından bi haberler ne de insan bedenin içindeki enerji güzergahların varlığını biliyor ne de tıbbın genetik ve huy hakkındaki yorum ve tahminlerinden bi haberdar. Bunlar Ayetlerde bahsedilen “vesvese”, “inme”, “şerrinden sana sığınırım” kavramlarını bile anlamaktan, etüt etmekten aciz. Lütfen herkesin dini yorumlarına itibar etmeyin.


3. doğu tıbbı- yin yang

hiç akupuntur meridyan haritalarını gördünüz mü?


                  

İnsan bedeni enerji otoyolları ile döşeli. Kendinize şimdi şu soruyu sorun; ne için? Allah boş birşeyi yaratırmı, elbette yaratmaz. Damalarınızın içinde kan dolaşıyor ya o enerji yollarından ne dolaşıyor? Yoksa hayatın maddeden ibaret olduğu, enerji diye birşeyin olmadığınımı düşünüyorsunuz. Elbette bunu düşünmüyorsunuz, eğer düşünmüş olsanız ilk kullandığınız teknolojiyi reddetmiş olurdunuz. Nasıl cep telefonların bir madde boyutu bir de enerji boyutu varsa İnsan bedenin de gözle görünür bir madde boyutu bir de enerji boyutu var. O enerji boyutlarını uzak doğu uzmanları bin yıllardır araştırmış ve bin yıllardır o teroik bilgilerini başarılı bir şekilde pratiğe dökmüş. Yazımızın konusu şeytanlar insan bedenine girermi, biz ne yapıyoruz biz konuya akupunktur meridyanlarından giriyoruz. Neden? Çok ilginç, yazımızın konusuna en büyük kanıtı uzak doğu ilimleri yani İslamdan en uzak felsefi akım sunar. Değerli okurlar, bu tür dini sorulara bir cevap aramaya kalkıştığınızda kendinize sorular soruyorsunuz, bi nevi sorular ile kendinizi çürütmeye çalışıyor kendinizi köşeye sıkıştırmaya çalışıyorsunuz. Şeytanlar insan bedenine girermi sorusunu ele alırkende kendimize sorular soruyoruz ve sorduğumuz sorulardan biriside; insan bedeni yabani bir enerjiyi içinde barındırmaya müsaitmi? İnsan bedenine şeytanları sokuyorsanız veya girebildiğini iddia ediyorsanız o zaman insan bedeni şeytanları ağırlamaya müsaitmi, yapısal olarak buna uygun yaratılmışmı buna bakmalısınız. Bu sorunun cevabınıda biz uzak doğu ilimlerinde bulduk. Şeytanlar insan bedenine girebilmeleri için enerji hüzmesine dönüşmeleri gerek, enerji hüzmesine dönüştükleri anda insan bedeninde hareket edebilecek alanlar olması gerek, yani enerji otoyolları. Uzak doğu tıbbı işte bu enerji otoyolları ile ilgilenir. Bin yıllardır doğu tıbbı uzmanların "güzergahta blokaj oluşmuş" deyip sizi tedavi altına aldığı o enerji güzergahları var ya, işte şeytanların dolaştığı ve mesken kurduğu hatlar bunlar.

not: batı kaynaklı bir akım, farklı isimler altında; "alternatif kişisel gelişim ve nefes çalışmaları", "duygusal arınma tekniği" gibisine, bedendeki enerji otoyollarındaki enerji blokajları açtıklarını iddia eder. Bu, batı merkezli bir akımdır. Uzak doğu ilmin sunduğu haritaları alırlar ve kendi felsefelerini ekleyip size süfle ederler. Yapılan yanlışmı? Hayır, sadece dikkat etmeniz gereken şu; onlar blokajtan bahseder, siz eğer Müslüman bir uygulayıcı iseniz siz günahtan bahsetmelisiniz. Bu tür uygulamalar sizlere geçici fayda verir, bir ağrı kesici gibi. Bu tür çalışmalar ile sorunun özünü çözemezsiniz. Üstüne hastayı zaman kaybına uğratır, hastayı ölüm ansızın yakaladığında hastayı o günah yükü ile öbür hayata postalarsınız. Böyle bir vebal altına girmemek için, geçici çözümler üzerine odaklanmayın, sorunun özüne inin. Sorunun özü nedir; o günahtan arınmak, tövbe etmek ve ataların işlediği günahlar için oruç tutmak.

Özet: şeytanlar insan bedenin içine girermi; evet girer. Bunun en büyük kanıtınıda uzak doğu tıbbı sunar. Uzak doğu tıbbın çizdiği enerji haritaları şeytanların dolaştığı otoyollar ve meskenlerdir. Uzak doğu tıbbın bahsettiği enerji blokajları, şeytanların yerleştiği alanlardır. Uzak doğu tıbbın bahsettiği "yin ve yang" kavramı yani uzak doğu tıbbın insan bedeninde dolaştığını söylediği o iyi ve kötü enerjiler, insan bedenindeki şeytanlardır! Onlar bu tür enerjiler ile karşılaştığında buna kozmik enerji der, biz hamdolsun Müslümanız bizler Allah tarafından uyarılmış bir topluluğuz, biz böyle enerjiler ile karşılaştığımızda biz bunun şeytan olduğunu biliyoruz. Eğer şeytanlar insan bedenine giremez dediğiniz an, uzak doğu tıbbını yok saymış olursunuz, çünkü uzak doğu tıbbın temeli o meridyanlara dayanır. "Hocam, onlar batıl. Onların inancı hurafe", derseniz; inançları batıl olabilir ama ilimleri batıl olmak zorunda değil. İlim ile inanç arasındaki dengeyi iyi tutturmalısınız. Felsefi boyutu es geçin, uyguladıkları ilmi araştırın!

4. batı tıbbı- genetik ve karakter