nühüm                                                         
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...
                                                                                                                                                          
bir konuya niyetlendiğimizde, o gün aklımıza geleni kaleme alıyoruz ve sitemize o taslak hali ile yerleştiriyoruz. Son hali sizlerin gözü önünde alıyor, haftalar içinde cümleleri düzelte düzelte birşeyleri ekleye ekleye. Son hali bir iki hafta alıyor, yeni yazılarımızı bir kaç hafta boyunca lütfen takip edin.....




 
 

çocuklarımız, gelecek nesillerimiz için neden oruç


İ
nsanın üzerinde iki tür günah bulunur. Birisi kendisinin işlediği günah diğeri ise atalarından gelen günah. Her ikiside şeytanları o günahın işlendiği azaya veya organa musallat eder. Kişi kendi günahları için tövbe etmesi yeter. Samimi bir tövbe o kişiyi o günahlardan ve o günahlar üzerinden bedene musallat olan şeytanlardan arındırır. Atalardan gelen günahları ve şeytanları ise kişi bir tövbe ile üzerinden atamaz. Rabbim dilerse o farklı tabiki. Neden kişi o günahları üzerinden atamaz? Atalardan gelen günahlar bir haram bir kul hakkı yeme sonucu çocuk ve torunlara musallat olur. Kul hakkıda bir tövbe ile halledilecek bir husus değil. Kul hakkından kurtulmak istiyorsanız mağdur ile helalleşmeniz gerek. Ya eğer mağduru ve mağduriyetin boyutunu bilmiyorsanız? O zaman Allaha bir bedel göndereceksiniz, Allahta o bedeli atalarınızın mağdur ettiği kişilere onların çocuk ve torunlarına yönlendirecek. Atalardan bize ne tür günahlar seriyat eder? Anne veya babanız veya onların ataları birinin lanet veya beddua, ah veya intizarını kendi üzerlerine çekmiş olabilir. Birine zulmetmiş birine haksızlık etmiş olabilir. Birine söz veripte (Allah dahil) yerine getirmemiş olabilir. Bu tür günahları bir ebeveyn işlediyse bu günahlar nesillere aktarılır. Üzerinizde böyle bir lanet beddua ah intizar bir haram bir zulüm yükü olduğunu nasıl anlarsınız? Hayatta sürekli yanlış kararlar veriyor yanlış insanlar ile karşılıyor, ruhsal sıkıntılar yaşıyor sinirli iseniz işleriniz bir türlü rast gitmiyorsa bilinki üzerinizde ataların işlediği bir günah yükü var. Çocuklarınız hiperaktif ve asabi ise, sürekli yaramazlık yapıyor, söz dinlemiyor, yanlış kişiler ile oturup kalkıyor ve hastalanıyorsa bilinki o yavrucağın üzerinde bir günah yükü var. Ne yapılmalı? Oruç kelimesinin geçtiği ayetleri kuranı kerimde incelerseniz, bir hak yeme söz konusu olduğunda Allahu Teala üç çözüm öneriyor, bir; köle azad et, imkanın yoksa iki; fakirleri doyur, imkanın yoksa üç; arka arkaya oruç tut. Biz nedenmi arka arkaya oruç tutuyoruz; Allahın bir emri olduğu için tutuyoruz; nedenmi tutuyoruz; Allahın rızasını kazanmak için tutuyoruz, nedenmi tutuyoruz; temizlenmek günahlardan arınmak için tutuyoruz, nedenmi tutuyoruz; atalarımızın açıklarını kapatıp onların kabirde ve ahiret hayatında huzur bulması için tutuyoruz, nedenmi tutuyoruz; temiz bir nesil için tutuyoruz. Ataların yükünü biz çektik ve çekiyoruz, çocuklarımızın çekmemesi için tutuyoruz. nedenmi tutuyoruz; atalarımızın işlediği günahların cezasını biz çektik ve çekiyoruz artık çekmemek bu yükten kurtulmak için tutuyoruz. Sonuç; Allah ataların işlediği günahların çocuklara ve torunlara seriyat etmesine izin vermiş ancak bizlere yani çocuk ve torunlara buna kayıtsız kalın buna razı olun dememiş. Bir çözüm yolu göstermiş. Bu çözüm yollardan biriside arka arkaya belirli sayıda oruç tutmak. Çözüm yolunu bilip buna kayıtsız kalmayın. Çözümü bilmenize rağmen, yaşadığınız acı ve kederlere kader değip boyun eğmeyin. Fakirleri doyurun ve arka arkaya oruç tutun. Kaç gün arka arkaya oruç tutmalıyız? Birisini yanlışlıkla öldürdüğünüzde bunun bedeli iki ay yani 60 gün arka arkaya oruç tutmak. En büyük hak yeme birinin canına kastetmek ise ve bunun bedeli eğer 60 gün arka arkaya oruç tutmak ise, o zaman demek arka arkaya oruç tutmanın üst limiti 60. Siz ne kadar tutun? Eğer birini yanlışlıkla siz veya atalarınız öldürmediyse, siz ortalama 40 gün tutun!! Biz araştırmalarımızda ortalama 20. günde kişilerin üzerinde değişikliği net görmeye başladığını gördük. Atalarınızın büyük günahlar işlediğini biliyor veya şüpheleniyorsanız 40 gün tutun. Kendiniz veya atalarınızın öylesine günahkar bir geçmişi yok ise 20- 40 gün arası oruca niyetlenin.

"Bir mü’minin bir mü’mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü’mini yanlışlıkla öldürürse, bir mü’min köleyi azad etmesi ve bağışlamadıkları sürece ailesine diyet ödemesi gerekir... Bunlara imkân bulamayanın, Allah tarafından tövbesinin kabulü için iki ay ard arda oruç tutması gerekir. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" (Nisa Süresi; 92)"

Sağlık nedeniyle oruç tutamayan ne yapsın?

Eğer sağlık sebeplerinden dolayı oruç tutamıyorsanız, o zaman fakirleri doyurun. Kaç fakiri doyurmanız gerek? Kur'an-ı Kerimde, 3 gün orucun karşılığı 10 fakiri doyurmak. Eğer 30 gün oruç tutacaksanız bunun karşılığı 100 fakiri doyurmak.

"Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle sizi sorumlu tutar. Bu durumda yeminin keffareti, ailenize yedirdiğinizin orta hâllisinden on yoksulu doyurmak, yahut onları giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Kim (bu imkânı) bulamazsa, onun keffareti üç gün oruç tutmaktır. İşte yemin ettiğiniz vakit yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi tutun. Allah, size âyetlerini işte böyle açıklıyor ki şükredesiniz" (Maide Süresi; 89).


Çocuklarınızın üzerinde bir günah yükü olduğunu nerden anlarsınız?

1. fıtrat yapısı ve tavırlarına bakınız

çocukları Allah tertemiz, iyi huylu yaratır. Üretici Allah olunca, Allahu Teala hiç kusurlu, bozuk bir malı piyasaya sürermi; elbette sürmez. Eğer çocuklarınız asabi, yaramaz, hiperaktif, sinirli gibi tasvip edilmeyen davranışlar sergiliyorsa bilinki çocuğunuzun içinde birden fazla şeytan var. Nasıl virüs kapan bir bilgisayar, istem dışı hareketler sergilemeye başlıyorsa, şeytanın bulaştığı bir çocukta toplumun tasvip etmediği davranışlar sergilemeye başlar. Yani Allahın size emanet ettiği ürüne, virüs bulaştırmışsınız. Bu şeytanlar ya sizin ya atalarınızın işlediği günahlardan o bedene girdi. Kimden olduğunu merak ediyorsanız, çocuğunuzun fiziki yapısı ve karakteri kime çekti ona bakınız. Babaya çekiyorsa, o çocuğun içindeki şeytanlar babadan veya onun atalarından geliyor, anneye çektiyse anneden veya onun atalarından geliyor. Çözüm: 40 gün oruç. Niyet:
"Rabbim, ben ve atalarım kime zulmettiysek kime haksızlık ettiysek kimin malına canına tecavüz ettiysek, kimin lanet ve bedduasını, ah ve intizarını, nazar ve sihrini üzerimize çektiysek bunların benim ve çocuklarımın üzerinden kalkması niyetine, niyet ettim 40 gün oruç tutmaya". 20. günde, Allahın izniyle kendiniz ve çocuğunuzun üzerinde değişiklikler görmeye başlarsınız! Tabiki bu duanın ve o orucun kabul olmasının önşartı, kendinizi büyük günahlardan arındırmış olmanız. Siz masumsanız, siz başkaların günahını çekiyorsanız bu duanız bu orucunuz kabul olunur. Eğer günahkar olan atalarınız değilde sizseniz, o zaman sizin oruç tutmanıza gerek yok. Bu durumda tövbe etmeniz, o günahları tekrar işlememe niyetiyle samimi bir tövbe etmeniz ve 120 fakiri doyurmanız yeterli.

2. çocuğunuzun başına gelan hastalıklar veya kazalar

çocuklarınızın üzerinde bir günah yükün var olup olmadığını anlamanın en güzel yollarından biriside çocuğunuza musallat olan hastalıklar ve kazalar. Çocuğunuz hastalıklıysa, kazalar ile yüzleştirildiyse bilinki siz veya atalarınız bir yerde bir yanlış yaptı veya halen yapıyor. Çocuğunuz kıl payı bir kazadan kurtulduysa bilinki siz büyük bir yanlış içindesiniz ve o yoldan dönmeniz için uyarılıyorsunuz. Tesadüf, imtihan ve kader deyip
başınıza gelen olaylardan sıyırmaya, suçu başkalarına atmaya çalışmayın. Yaşadığınız herşey işlediğiniz iyi ve kötülüklerin sonucudur. İyilikler ve kötülükler klavyenin tuşları, kaderinizde bilgisayarın kendisi. Hangi tuşa basarsanız bilgisayarda yani kaderinizde karşınıza o çıkar. Sürekli "M" tuşuna basıp bilgisayar ekranında "N" çıkmasını beklemeyin. Çözüm: tövbe, oruç ve fakirleri doyurmak!

3. Tikler ve korkular

çocuğunuz tırnak veya toprak yeme gibi alışkanlık sergiliyorsa ve belirli şeylerden korkuyorsa bilinki içinde şeytanlar var. Çözüm: çocuğunuz hangi ebeveyne çektiyse onun oruç tutması. Üstte yazdığımız şekilde niyetlensin.
Not: eğer ebeveynlerin biri aktif günah içinde ise, örneğin haram yemek, örneğin fetö gibi gizli saklı işler ile meşgul olmak, örneğin haksız yere başkaların arkasından konuşmak, iftira ve yalan atmak. Bu durumda o ebeveyn ilk önce tövbe etmesi gerekir. Böyle bir durumda oruç çocuğunuzu kurtarmaz. Çocuğunuzun ne zaman o alışkanlığa başladığına bakınız, bilinki siz o dönemde bir günah işlediniz. Ebeveynler otursun ve kimin o dönem ne yaptığını araştırsın.

4. çocuklarınızın hayatlarında verdikleri kararlar
ve karşılarına çıktığı insanlar

çocuğunuz ataların günahını çekiyormu, bunu anlamanın en güzel yollarından biriside çocuğunuzun hayatında verdiği kararlar
ve karşısına çıkan insanlar. Eğer çocuğunuz sürekli yanlış kararlar veriyor sürekli yanlış kişiler karşısına çıkıyorsa bilinki çocuğunuz sizin veya atalarınızın işlediği bir günahın cezasını çekiyor. İşlediğiniz günahlar sonrası çocuklarınızın üzerine sadece şeytanlar inmez, üzerinize çektiğiniz beddua ve lanet, ah ve intizar gibi canlı olmayan negatif enerjilerde çocuklarınızın üzerine iner. Canlı ve cansız enerji arasındaki farkı nasıl anlarsınız? Canlı enerji size vesvese verir ve sizde hastalıklara sebep olur. Lanet ve beddua gibi cansız enerjiler ise sizi farklı yoldan etkiler. Bu tür cansız enerji boyutları sizleri büyüler. Cansız ve canlı enerji arasındaki fark bu, birisi hür iradenize dokunmaz diğeri ise dokunur. Bir kişinin büyülendiğini yani bir ah, intizar veya laneti yaşadığını nerden anlarsınız? O kişinin sağlıklı kararlar veremediğini, onunla konuştuğunuzda kendinizi bir duvara karşı konuştuğunuzu hissedersiniz. Hayatta bir yol tuttuklarını, bu yolun çok zararlı olduğunu görürsünüz. Onlara ne anlatsanız bir türlü kendinizi işittiremediğinizi görür, kendinizi sanki bir duvara konuşuyormuş gibi hissedersiniz. Bu kişilerin üzerinde bir lanet, beddua veya ah, intizar var ve siz ne yapsanız boş. Üzerlerine inen lanet ve beddualar o ah ve intizarlar neler içeriyorsa bunu aynen yaşamak zorundalar. Onlar büyülenmiş bir halde kendilerini bir yanlış kişiden diğerine bir yanlış karardan diğerine sürükler. Eğer çocuğunuzun yanlış arkadaşlıklar kurduğunu hayatta kendisini mahvedecek kararlar verdiğini görüyorsanız, bilinki evladınız ya sizin ya da bir atanın aldığı bir beddua bir intizarın bedelini ödüyor. O Lanet ve beddualar bir sihir bir büyü gibi çocuğunuzun kulak, göz ve kalbini perdeler, artık o ne işitir ne duyar ne de ilahi ilham alır. O, şeytanları dışında kimseyi dinlemez, kendisini bir yanlıştan diğerine sürükler. Bazılarınız böyle durumda hacı hocalara başvurur. Hacı hocalarda büyü ve sihirden bahseder. Bu hacı hocaların teşhisi yanlış değil, ancak onların size anlatmadığı veya yanılttığı taraf; onlar sizi mağdur olarak gösteriyor sanki birileri size birşey yapmış gibi gösteriyor. Halbuki suçlu olan siz veya atalarınız. Hatayı kendinizde değilde başkalarında aramaya başladığınızda ne oluyor? Siz başkalarını suçlamaya başkaları hakkında kötü zan beslemeye başladıkça iftira boyutuna giriyorsunuz, üzerinizdeki negatif enerjilerinden kurtulmak isterken daha fazla negatif enerjileri üzerinize çekiyorsunuz. O yüzden cinler, hacı hocalara çok musallat olur. O mekanlar sizdeki negatif enerjileri artırmaya yönelik tezgahlanmış. M
asum insanlara atfettiğiniz her suçlama size geri dönüyor. Siz hacı hocalarda lanet ve bedduadan kurtulmak isterken daha fazla lanet ve bedduayı üzerinize çekiyorsunuz. Eğer evladınızın üzerinde sihir veya büyü olduğunu düşünüyorsanız, hacı hocaya gitmeyin, muska yazdırmayın. Evladınızı suçlamayın, onunla hatalarını konuşmayı bile denemeyin. Üzerindeki perdeler var olduğu müddet o sizi işitemez. Gereksiz yere kendinizi ve onu yormayın, üzmeyin. Allaha sığının. O perdeleri ancak Allah kaldırabilir. Allahta o perdeleri kaldırmaya karşılık sizden mağdur ettiğiniz ailelere gidecek bir bedel isteyecek. Allah duaları bol kabul eder, doğru; ancak siz suçlusunuz ve Allahu Teala bir mağdurun arkasından bir suçlu ile iş tutmaz. Siz birileri tarafından mağdur edilseniz, o kişiler yaptıklarından dolayı pişmanlık duymadan bir bedel ödemeden Allahın onlara yardım elini uzatmasını istermiydiniz?  İstmezdiniz. O yüzden, bir kul'a bir hata yaptıysanız mutlaka ve mutlaka bir bedel ödemeniz gerek. Aksi takdirde üzerinizdeki negatif enerjiler kaldırılmaz. Bu bedel ne olabilir; 1. tövbe 2. kime haksızlık ettiyseniz hellaleşmek ve 3. eğer aklınıza bir hata gelmiyorsa o zaman çocuğun anne ve babası, kendi ve ataların günahları için 40 gün oruç tutsun. Üstte belirttiğimiz niyet doğrultusunda.

N
ot: günümüzün erkek çocukları kızları evlilik vaadi ile kandırıyor, bir müddet gönül eğledikten sonra terkediyor. Bu kızların ahı, intizarı tutar. Kimde tutar? O oğlanların kızlarında, evliliklerinde. Evli bayanlar ile ilişki kuruyorsanız, bilinki bir gün sizin kızınızda sizin oğlunuzda eşlerini aldatacak. Bir yerde çalıştınız veya çalışıyor ve o işin hakkını vermediniz vermiyormusunuz, bilinki o hak gani gani çocuklarınızdan ve torunlarınızdan çıkacak. Onlar ne evliliklerinde huzur bulacak ne de sağlıklarında. Büyük anneler oturuyor ve çevredeki ailelerin kızları hakkında bel altı söylemlerdemi bulunuyor. Bilinki o bel altı iddialar kendi torunlarınızda canlı canlı çıkacak. Birisine sapıkmı diyorsunuz, eğer haklıysanız o sapıklık o kişi ile sınırlı kalmayacak sizin bu intizarınız o kişinin çocuğu veya torununuda sapıklığa itecek, ama eğer siz o intizarınız o ahınızda haksızsanız sizin çocuğunuz veya torununuz o sapıklığa itilecek. Günümüzde çok sapıkmı var? Onları, günümüz sapık hale getirmedi, onlar bir evvelki neslin günah yükünü çekiyor. Kısacası, bilmeniz gereken şu, bir; ağzınızdan çıkan her söylem bu dünyayı ya bir gram daha iyiye sürükleyecek ya da kötüye. Lütfen kötü söylemlerden uzak durunuz. Her kötü sözünüz yeryüzüne atılan bir kötülük tohumudur. Bir gün o tohum yeşerecek ve bir kötülüğe sebep olacak. İki; sabır sabır sabır. Başınıza kötü birşey geliyorsa sabredin. Eğer lanet ve beddua okursanız, bilinki bu ahınız yeryüzünde karşılığını bulacak ve bilinki size yapılan haksızlığın karşılığını siz o ah, lanet ve beddua ile yeryüzünde alıyorsunuz. Bu dünyada da size edilen yanlışın karşılığını alırsanız, öbür dünyada alamazsınız. Allah nezdinde çifte cezalandırma yok. Birilerin bu dünyada ettikleri kötülüklerin karşılığını görmesini istiyorsanız, öbür dünyada bu haktan vazgeçtiğinizi bilmelisiniz. O yüzden sabredin, hesabı kendiniz çekmeye çalışmayın hesabı Allaha bırakın. Üç; bir kötülüğün karşılığı bir kötülüktür. Eğer lanet ve beddualarınızda bu sınırı aşarsanız, bir günlük beddua hakkınız varken yüz gün beddua ederseniz bir gramlık beddua hakkınız varken bir tonluk beddua ederseniz bilinki o size borçluyken siz ona borçlu kalır, o beddualar size geri dönmeye başlar. Özet: işlediğiniz günahlar ahireti beklemiyor, bu dünyada da bunun bedeli size ödetiliyor. Bilhassa çocuklarınız üzerinden ödetildiğini lütfen bilin. Bir daha bir harama yeltendiğinizde hangi bedel karşılığı bunu yaptığınızı bilin ve haksızlığa uğradıysanız sabredin. Lanet ve beddualar okuyarak siz o kişiye diyet ödetmeye çalışmayın, kötülük tohumları eken siz olmayın. Bu ince bir denge, hesapta dengeyi aşarsanız hesap size geri döner, bedeli siz ve çocuklarınız öder. O yüzden sabredin ve hesabı Allaha bırakın!

5. ruhsal sıkıntılar

çocuğunuza bir şeytanın bulaşıp bulaşmadığının en güzel göstergelerinden biriside ruhsal sıkıntılar. Eğer çocuğunuzda simetri, temizlik gibi takıntı tarzı sıkıntı varsa, fobi ve panik atak gibi bir sorunu varsa, şizofreni ve diğer ruhsal sıkıntılardan birini yaşıyorsa bilinki çocuğunuzun içinde şeytanlar var. Çözüm; oruç ve tabiki tövbe etmeniz.

Bakınız: bir tıp hekimi bir araştırmacı olarak size şunu net söyleyebilirim, insan beyinin bu tür hastalıkları ortaya çıkarması mümkün değil. İnsan beyini bilgisayarın hafızası gibidir. İnsan beyini (üst beyin) sadece göz ve kulak gibi duyu organlarından gelen bilgileri depolar ve siz arzu ettiğinizde; siz derken alt beyini kastediyorum, bunlara erişmenizi sağlar. Bir bilgisayarın tikler ve fobiler sergilemesi nasıl bilim dışı ise insan beyninde yaşaması bilimsel açıdan mümkün değil! Bilim dünyası o zaman neden bunun mümkün olduğunu söyler? Ellerinde bilimsel bir veri olduğundan değil, çaresiz olduklarından. Siz eğer her taşın altında bir madde ararsanız, yani başınıza gelen her sıkıntıyı madde boyutuna bağlarsanız enerji boyutlarından gelen tehlikeleri kaçırmanız gayet doğal. Bilim dünyası, gözle görmediği göremeyeceği birşeye inanmaz, inanmadığı için karşılaştığı her vakayı madde boyutundan yani gözle görülür boyuttan izah etmeye çalışır. Bu da doğal olarak çoğu zaman çok saçma teorilere sebep olmakta. Neden enerji boyutlarını yok sayıyorlar? Maymundan türediğine inanan bir camianın şeytan ve günahlara inanmasını bekleyemezsiniz. Bu zihniyete biraz zaman verin, bunlar 100 yıl önce wi-fi iletişiminde mümkün olmayacağına inanıyordu. Günümüzün teknolojisi bunlarında ufkunu açtı. Biraz sabır, zamanla onlarıda uyandıracağız bu gafletten. İnsan, sadece madde boyutundan değil enerji boyutundan da saldırı altında olduğunu zaman dilimi içinde onlarda öğrenecek. O zamana kadar huzura kavuşmak için önünüzde iki şık var; birisi Kur'an-ı Kerim diğeri nobel ödüllerini dağıtan bilim dünyası. Hangisine inanacaksınız? Bilim dünyası cinler ve şeytanlara inanmaz. Onların yolunu takip ederseniz, onlar size asla şeytanlardan ve günahlardan bahsetmeyecek. Onlar size bir kutu ilaç verip hem bu dünyanızı size zehir edecekler, hem o günah yükü ile sizi ahirete postalayacaklar. Kur'an-ı Kerim yolunu ama seçerseniz, yani bir tövbe ve 40 gün arka arkaya oruç tutarsanız hem bu dünyada hem ahiret hayatında huzura kavuşursunuz. Hangisi size daha mantıklı daha az yan etkili geliyor? En azından günahlarınızdan arınma niyetine 40 gün arka arkaya oruç tutmanız size ne kaybettirir? En azından güzel bir diet yapmış olursunuz, organlarınızı detoks yaparsınız.

Not: eğer oruca karar verirseniz, lütfen gelişmeler hakkında bizi bilgilendirin. Üyelik bölümünden bizimle iletişime geçin. Biz size geri dönüş sağlarız. Bu arınma sürecinde size destek olmak, araştırma ve tezlerimizin doğruluğu veya eksiğini tespit etme açısından üzerinizdeki gelişmeleri not etmek isteriz.