"Şimdilik bırak onları kendi hallerine, yiyip içsinler, avunsunlar, ümitlere kapılsınlar.
Yakında
gerçeği öğrenecekler" ( Hicr Süresi; 3) -19.09.2021





biyoenerji vs biyoresonanz


Kültürel gelişimle birlikte toplumsal bilinçte arttı. Günümüzün hastaları artık bir hekime çıktığında şu ilaçlarıda yazarmısın sorusunu değil, yazılan ilaçların içeriği nedir bunu sorgulamaya başladı. Ne ilacı alıyorum ve bunun yanın etkileri nedir, benim hastalığıma nasıl bir faydası olacak bunları ve dahasını sorgulamaya başladı. Hatta ve hatta, hekimden daha çok hastalığı hakkında bilgi sahibi olan hastalar var. Günümüzün insanı internet sayesinde hastalığı hakkında tüm araştırmaları yapıyor ve gerek duyduğunda hekimine posta koyup, tedavinin kontrolünü kendi eline alıyor. Kendi araştırmasını yapıyor kendi çözüm yolunu arıyor. Bilhassa ülkemizde, hastanelerin tıklım tıklım dolu olduğu ve doktorların çaresiz kaldığı güzelim ülkemizde vatandaşlarımız artık kendi hastalıklarına kendi çözüm yollarını arıyor. Bizim ülkemizde modern tıp iflas etti. Daha büyük ve ahşamlı hastanelerde buna bir çözüm değil. Modern tıp hastalıkların önüne geçemedi. Bu net ve açık. Buda aslında beklenendi. İlaç şirketlerini kontrol eden küresel akıl, insan nüfusunu 500 milyona indirmek istiyor. Böylesine bir art niyet güden bir akıl hiç iyileşmeniz, sağlıklı yaşam sürdürmeniz için ilaç üretirmi? Üretmez. Nitekimde öyle. Piyasada tedavi edici bir ilaç bulamazsınız. O yüzden biz okurlarımıza hep şunu tavsiye ediyoruz; acil bir durumunuz varsa modern tıbba başvurun, tedavi konusuna gelince ama sırtınızı dönün.
Herkes kendi hastalığına kendi çözümünü arasın. Her hastalığın bir tedavi yöntemi var. Sizde kendi hastalığınız için o diğer yöntemi bulun. Biz burada o diğer yöntemler için alternatif kelimesini kullanmıyoruz çünkü, doğal yöntemler ilk vardı sonradan modern tıp geldi. Aslen modern tıp bir alternatif tedavi yöntemidir. Doğal yöntemlere alternatif olarak geliştirilen bir yöntemdir.

Biyoresonanz yöntemi

Biyoresonanz yöntemi karma bir uygulama.Yarı sanal yarı doğal. Sanal çünkü doğal değil, bir cihaz. Doğal çünkü bedenin doğal yapısına dokunmuyor. Doğal yöntemler nasıl sanayileştirilir bunun güzel örneklerinden birisi. EFT, NLP, EMDR gibi yöntemlerin cihaza dönüştürülmüş hali. Bu tekniğin altında yatan prensip şu; evrende herşey titreşim halinde, siz eğer o titreşim frekansını tespit edebilirseniz o zaman bunu değiştirebilirsinizde. Çalışan bir makinanın ayarına el atarsınız. Buna fizikte interferenz denir. Bir noktaya birden fazla dalga gönderdiğinizde, bu dalgalar ya birbirlerin üstüne biner ve daha güçlü bir dalga oluşturur, ya birbirlerini iptal eder ya da birbirlerin direncini kırar ve zayıflatır. Birileride fiziğin bu prensibini almış ve hücreler üzerinde uygulamaya koymuş. Örneğin; böbreğiniz. Cihazın ürettiği dalgalar böbreğin ürettiği titreşim dalgaları ile temasa girdiğinde cihazın yaydığı dalgalar duruma göre böbreğin titreşim dalgasını artırabilir (zayıf çalışan bir böbrekte), azaltabilir (çok çalışan böbrekte) veya yok edebilir (arızalı çalışan böbrekte). Her organ farklı bir tempo farklı bir ritimde çalışıyor, dolayısıyla her bir organımız diğerinden farklı bir titreşim çevreye yayıyor. Radyonuzun farklı kanalları gibi. Siz her birinin yaydığı titreşim dalgalarını tespit edebilirseniz sonrası o frekansları taklit eden bir makina geliştirebilirseniz o zaman bununla organlarıda etkileyebilirsiniz. Bunada biyoresonanz deniliyor. Bu cihazlar ihtiyaç duyduğunuzda bedeninizi farklı frekanslara yönelik tarıyor, gerek duyduğunda da müdahale ediyor. Yani teşhis modunda organlarının yaydığı titreşimleri kendisinde yüklü olan normal değerler ile kıyaslıyor ve farklılıkları bildirebiliyor. Tedavi modunda da algıladığı o frekansları değiştirip bedene geri gönderebiliyor (interferenz). Tedavinin amacı; hücreleri sağlıklı titreşim frekansına kavuşturmak. Bu tür tedaviyi uygulayanlar hastalıkların bozuk titreşim frekanslarından kaynaklandığına inanır. Organ veya hücrelerin titreşim frekanslarını normal haline döndürebilirsek kişiyi sağlığa kavuşturabiliriz inancına sahipler. Doğrumu? Cevabımızı yazımızın sonunda veriyoruz.

Biyoenerji ve biyoresonanz arasındaki fark

  • Biyoenerji, bedende var olan hatları kullanır (şakra tekerlekleri ve akupunktur meridyanları). Biyoresonanz cihazları ise bir röntgen cihazı gibi bedeni frekans bombardımına tutar, doğal hatlara tabi kalmaz.
  • Biyoenerji uygulamasında siz dokuları değişime zorlamazsınız. Siz sadece dokular üzerindeki negatif enerji baskısını kaldırırsınız, gerisini bedenin halletmesini beklersiniz. Biyoresonanz cihazları ise hücreleri değişime zorlar. Hücrelerin titreşimlerini iptal eder, yenisini yükler.
  • Biyoenerji uygulamasında siz hücre ve dokulara odaklanmazsınız. Seansın hedefi negatif enerji varlığını tespit edip bunları ortadan kaldırmaktır. Biyoresonanz cihazları ise negatif enerji ile uğraşmaz, direk hücreleri hedef alır. Hücrelerin titreşimine bakar ve onu değiştirmeye çalışır.

Biyoenerjinin artıları

  • Doğal olması
  • Hücreleri değişime zorlamaması
  • Negatif enerjilere odaklanması
  • Enerji aktarımı kontrollü geçekleşmesi. Uygulayıcı istediğinde enerjiyi emer, dağıtır veya aktarır. Biyoresonanz uygulamasında ise kontrol sizde değil. Cihaz neye programlandıysa onu uyguluyor. Ne edip etmediği hakkında hiçbir bilgiye sahip değilsiniz.
  • Daha güçlü olması. Dilediğiniz derinliğe inebilir ve yoğunluğu oluşturabilirsiniz. Cihazda böyle bir şansınız yok. Cihaz, belirli frekanslara ayarlanmıştır ve bunu değiştirme şansınız yok.

Biyoresonanzın artıları

  • Biyoenerji seansını tüm bedene yapmaya kalkıştığınızda enerjinizi yaymanız gerekir, bu da etkisini azaltır. Cihazda böyle bir sorunla karşılaşmazsınız. Siz aynı anda tüm bedene, her yere eşit yoğunlukta bir seans yapabilirsiniz.
  • Biyoenerji ile ince iş, hücresel iş yapamazsınız. Biyoresonanz cihazı ile ama hücresel bazda çalışabilirsiniz.
  • Biyoenerji uygulaması terapistin yetenek ve becerilerine bağlı. Bazı terapistlerde iyi netice alabilirsiniz bazılarında değil. Biyoresonanz cihazlarında ise sapma olmaz. Nereye giderseniz gidin, aynı cihazda hep aynı neticeyi alırsınız.
  • İnsan duygusal bir varlık, bu ne kadar çok lehimize olsada enerji seanslarında insanın bu özelliği bazen hastanın aleyhine dönüşebilir. Terapistinizin size aktardığı enerji, o anki kişisel enerji moduna bağlı. Kendisini pozitif hissediyorsa size pozitif enerji aktarır. İyi bir gününde değilse ama o zaman size zararlı akım aktarır. Cihazlarda böyle bir sorunla karşılaşmazsınız. Cihazların duygu veya yorgunluk diye derdi yok. 7 gün 24 saat size aynı frekansı aktarır.

Farklılıkar

  • Birisi insan enerjisini kullanıyor, diğeri ise bir makinenin ürettiği enerjiyi.
  • Birisi negatif enerjilere odaklanır diğer ise titreşimlere.
  • Birisi hücreleri değişime zorlamaz, diğeri zorlar.
  • Birisi doğal enerji hatlarını kullanır, diğeri ise değil.
  • En önemliside birisi doğal tedavi, diğeri değil. Biyoresonanz tedavisi doğal bir tedavi yöntemi değildir, bunu lütfen unutmayınız. Not: biyoresonanz yani uygulamanın içinde biyo- kelimesinin olması, o uygulamayı doğal yapmaz.

Ortak noktalar

  • İkiside düşük frekans orta dalga radyo bandını kulllanır (1hz-9.999khz).

Uyarı

Bu tür cihazlar organlarınızı ve beyninizi etkileyecek titreşimleri bedeninize gönderir. Eğer cihazlar bozuksa, cihazlara zararlı frekanslar yüklendiyse bedeninize ciddi zarar verebilirsiniz. Biliyorsunuz küresel bir akıl gıda aşılar reklamlar diziler ilaçlar vs vs vs, kısacası her yere zararlı birşeyler katıp piyasaya sürüyor. Bir cihaz aldığınızda bunun sağlıklı frekans içerdiğinden emin olun. Emin değilseniz kullanmayın.

Hangi hastalıklarda hangi yöntem, seçim nasıl yapılmalı?

Cihazınıza güveniyorsanız biyoresonanz uygulmasına tabi olmanızda bir sıkıntı yok. Hangi hastalıklarda kullanılmalı?

  • Makroskopik sorunlarda biyoenerji, mikroskopik boyutta olan sorunlarda ise biyoresonanz ilk tercihiniz olabilir. Biyoenerji uygulaması biyoresonanz yönteminden daha güçlü bir uygulama. Belirli boyuta gelmiş sorunların çözümünde daha etkili olur. Alerji gibi bağışıklık sistemi sorunlarında, gözle görünmeyen sorunlarda ise biyoresonanz cihazını deneyebilirsiniz.
  • Bölgesel sorunlarınızda biyoenerji, bedensel sorunlarda ise biyoresonanz ilk tercihiniz olsun. Biyoenerji ile nokta atış yapabilirsiniz. Tüm enerjinizi bir yere zoom yapıp çok güçlü bir enerji kaynağı oluşturabilirsiniz. Bu imkanı size biyoresonanz cihazları tanımaz. Cihaz ister istemez tüm bedene frekanslarını yayar. Dolayısıyla migren gibi lokal ağrı ve sorunlarda biyoenerji, fibromiyalji ve romatizma gibi tüm bedeni kapsayan sorunlarınızda biyoresonanz sizin için ilk tercih olsun.
  • Bu tür cihazların sahadaki işleyişi hakkında bizim bir tecrübemiz yok. Bu yazımızda size sadece teoriyi aktarıyoruz, pratiği bu alanda çalışan uzmanlara danışmanızı tavsiye ederiz. Biz saha tecrübesi olmadığımız konularda ahkam kesmeyiz. Bu tür bir uygulamayı deneyip denememe konusunda karar sizin. Biz teori boyutunda artı ve eksileri size aktardık. Bu tür cihazlar hangi mantık üzerine çalışıyor ve biyoenerji uygulamasından farkı ne, bunu size aktarmaya çalıştık.

Biyoresonanz cihazları kullanılmalımı? Terapistin farklı yöntemlere, hayata ve hastalıklara olan felsefi bakışı, hastanın tercihleri, hastalığın kendisi vs tüm şartlar uyarsa neden olmasın. Bize göre doğru terapist doğru cihaz doğru hasta ve doğru hastalıkta denemenizde bir sıkıntı yok!!

Cevap. Biyoenerjimi biyoresonanzmı?

Biyoenerji! Neden? Kendinize şu soruyu sorun; titreşimmi hücreyi bozdu yoksa hücre bozulduğu içinmi titreşim bozuldu? Eğer hücre bozulduğu için titreşim bozuldu derseniz, o zaman titreşim bir sebep değil bir sonuç. Biyoresonanz bu durumda sadece sonuca odaklanıyor, kaynağa değil. Bu durumda biyoresonanz ile asla kalıcı neticeler elde edemezsiniz. Eğer doğal titreşim bozulduğu için hücre bozuldu der ve biyoresonanz tedavisi uygularsanız o zaman kaynağa yönelik uygulamış olur, daha kalıcı neticeler elde edebilirsiniz. Ancak bununda pratikte karşılığı yok. Bir hücrenin titreşim frekansı sebepsiz bozulmaz. Titreşimde bir bozukluk varsa mutlaka altında bir neden var. Bu nedene odaklanmadığınız müddette ne kadar çok hücrenin titreşim frekansına reset atsanız o yeni ayar yine bozulacak. Asla kalıcı çözüm elde edemeyeceksiniz. Geçici bir rahatlama, sonrası kişinin sıkıntıları tekrar nüksedecek. O yüzden biyoenerji diyoruz. Biyoenerji olayın kaynağına iner. Nedir herşeyin kaynağı? Negatif enerjiler. Kalıcı çözüm, kaynağa yönelik tedavi istiyorsanız mutlaka hücreler üzerindeki negatif enerji baskısını kaldırmak zorundasınız. Bu mecburiyetten ötürüde bizim ilk tercihimiz biyoenerji ve negatif enerjileri hedef alan benzeri uygulamalar. Örneğin; siz hücreler üzerindeki negatif enerji baskısını kaldırdığınızda biyoresonanzada gerek kalmıyor. Üzerindeki negatif enerji baskısını atan hücreler bir müddet sonra kendiliğinden fabrika ayarlara geri dönüyor.