sokak olayları


Sokak olayları- 20.04.2019


muhalefet kendisini sokak olaylarını hazırlıyor. Aynen venezuela gibi, chp belediyeleri önderliğinde şehirlerdeki hayat ve ülkemiz kaosa sürüklenecek. Geziden dersi çıkardılar. Bu sefer başlattıkları işi yarıda bırakmayacaklar. Ne pahasına olursa olsun şehirleri felç edecekler. Harıl harıl, buna çalışıyorlar. Geziye kalkışan kitle, yeterince radikal değildi. Bu sefer radikallerden oluşan kitleleri hazırlıyorlar. Belediyeleri radikal unsurler ile doldurmaları bundan dolayı. Kendilerine bağlı sendikaların, belediye işçilerini sendika değiştirmeye zorlaması bundan dolayı. İşçileri greve itmek, şehirlerdeki hayatı felç etmek için. Yabancı ülkelerde buna hazırlanıyor. Türkçe yayın yapan yeni yayın platformlarını hayata sokuyorlar. Hazırlıklar tüm hız ilerliyor. 24 saat yayına hazırlar. Bu kaosta davutoğlu ve gül gibileride ortalığı yatıştırıcı ve müzakerici olarak ortaya çıkacak. Görevler dağıtıldı, planlar belli. İstanbulu ve ankarayı çalabildikleri için bu planları ertelediler. İstanbul yeniden seçime gider ve ak parti kazanırsa, teşkilatları ve tüm radikal unsurleri sokağa dökecekler. Mağdur edildik diyecekler. Yabancı medyada bu mağduriyeti dünyaya servis edecek. Kimbilir belkide muhalefet liderlerine suikast düzenleyip bunu hükümete yükleyecekler. Öyle veya böyle sokağı karıştıracaklar. Bu sefer yarıda da bırakmayacaklar. Bu son şansları, çünkü. Venezuela gibi ülkeyi iki kutuba ayrıştıracaklar. İktidarı onlara devretmedende bırakmayacaklar. Örneğin; siz chp'den hiç ortamı yatıştırıcı cümle duydunuzmu? Hayır. Duyamazsınız, çünkü onlar o makamlara ortalığı karıştırmak için getirildi. Aklı selim hareket edenler tasfiye edildi, canan kaftancıoğlu gibi radikaller getirildi. Bunlar olup biterken bizim akp'li ezikler ne yapıyor? Her zamanki gibi uyuyor.

Bu amellerinde başarılı olacaklarmı;

Tabiki, hayr. Bu ülkenin geleceği, iktidarın o ezik yöneticilerine bırakılsaydı biz daha nice kazıklar yer nice 15 temmuzlar yaşardık. Şükür ama, Rabbim bizle. Onların bir planı varsa, Allahında var. Değerli dostlar, ilahi düzeni ilahi işleyişi anlarsanız gelecek hakkında da bir hesaplama yapabilirsiniz. Örneğin; hava tahmini. Havanın nasıl işlediğini çözdüğünüzde, ilim size bir sonraki günlerin tahminini yapma hakkını verir. İlim nedir. İlim eşittir Allah. Yani, yeryüzündeki düzenin altında yatan ilmi çözerseniz, Allahu Teala sizlere gelecek hakkında tahminler yürütme hakkını tanır. Bunların planı neden çökecek onu size basit bir dille anlatalım, bakınız; birşeyin çöküşü takdir edildiyse o şey dibe vurmadan yükselişe geçemiyor. Anladınız. Allahu Teala birşeyin çöküşünü takdir ettiği zaman, o şey dibe vurmadan yükselişe çıkamıyor. Örneğin fetöcüler. Fetöcülerin ilk tasfiyesi 17-25 aralıkta gerçekleşti. İkinci büyük tasfiyesi 15 temmuzda. Onlar zirvedeydi, bu ülkenin kralıydı. Çok azmışlardı, çok ihanet içindeydiler çok şımarmışlardı çok kötülük içindeydiler, Allahta onların çöküşüne karar verdi. 17-25 aralık bu çöküşün başlangıcıydı. Helak bunların üzerine henüz inmedi, henüz dibe vurmadılar. 15 temmuza rağmen, bunlar halen ülkemizde istedikleri gibi cirit atabiliyorlar. Örneğin; 31 mart seçimlerin sandık hileleri. Şimdi; 17-25 aralık başarısız, 15 temmuz başarısız. Birşey gün geçtikçe güç kazanıyorsa bilinki kader onun yükselişini takdir etmiş. Birşeyde gün geçtikçe güç kaybediyorsa bilinki o yüz yıl onun yüz yılı değil. Son 5 yılda bunlar hep kaybetti ve biz kazandık. Kurdukları her tuzaktan biz daha güçlü çıktık, onlar dahada fazla güç kaybetti. Birşeyde sürekli güç kaybediyor birşeyde kazanıyorsa, bilinki birşeyin yükselişi diğerinde çöküşü takdir edilmiş. Bu takdirat yapıldıktan sonrada yükselişi takdir edilen en zirveye çıkmadan, çöküşü takdir edilende dibe vurmadan bunu değiştiremezsiniz. Bu dibe vurma hangi boyutta olacak bunu Rabbim bilir. Haşhaşiler gibi tam bir yok oluşlamı karşılaşacaklar yoksa kırk veya elli yıllık, yüz yıllık bir sürgün ve sefalet hayatımı sürdürecekler bunu bakıp göreceğiz. Bize göre tüm bir yok oluşla yüzleşecekler. Herhalukarda çöküşe girdiler, çöküşe girende dibe vurmadan ayağa kalkamıyor. Fetöcüler ne yapsa artık geç. Bu çöküşü durduramazlar. Bu ilahi bir kural. Çabalarıda bataklıkta çırpınmaya benzer, çırpındıkça daha çok pisliğin içine batıyorlar.

Sokak olayları, suikastlar, kirli ittifaklar ve hileler, bunların her biri helakınızı artırmak için yapmanıza izin veriliyor. Çöküşe direndikçe daha çok pisliğe batıyorsunuz. Bu çabalarınız ile günah yükünüzü artırmaktan
ötesi birşey elde edemezsiniz. Kader sizin çöküşünüzü takdir etti. Siz, yani siz fetöcüler siz chp'liler siz kemalist ve ulusalcılar, siz çok azdınız çok zulmettiniz kaderde sizin ipinizi çekmeye karar verdi. Artık sizin için çok geç. Ne yapsanız bu çöküşü durduramazsınız. Hileleriniz ve tuzaklarınız, ittifaklarınız sadece günah yükünüzü artırır, bu hile ve kurnazlıklarınız ile bu ülkeyi tekrar ele geçirmeniz mümkün değil. Bu yüz yıl eğer sizin yüzyılınız olsaydı, o zaman yüz yıl öncesinin ittihati terakkisi gibi sizede hükümeti devirme ve devleti ele geçirme nasip olurdu. Nasip olmadı ama. 17-25 aralıkta olmadı, 15 temmuzda olmadı, gezide olmadı. O günler nasip etmeyen Allah neden bugün nasip etsin? Kaldıki, iyilik yüz yıl öncesi çöktü, bu yüzyılda çökerse bu haksızlık olmazmı. Hep kötülermi kazanacak bu dünyada? Siz zaten yüz yıldır muktedir olan tayfaydınız. Sizde bir hayır görseydi, Allahu Teala sizi bu yüz yılda bu topraklar üzerinde muktedir kılardı. Görmemiş, ama. Yüz yıl boyunca ne verdiniz bu millete bu topraklara? Hiç! Kocaman bir hiç. Yetmedimi bir yüz yıl, hayrlı birşeyler yapmak için? Biz demokrasi getireceğiz kalkınma ve refah getireceğiz deyip milleti osmanlıya karşı ayaklandırdınız, sonrası? Faşizim ve zulüm. Bir yüz yıl sefalet. Allah, neden bu yüzyılda bu fırsatı size versin? Bilhassa bu yüz yıl daha büyük kötülüklere niyetlendiğiniz ortadayken. Bitti arkadaşlar, bitti. Bu yüz yıl iyinin yüzyılı. Devir teslim töreni gerçekleşti. 15 temmuz devir teslim törenin resmiyete kavuştuğu gündü. Bu güç iyiliğe devredildikten sonrada Allah, iki üç yıl içinde neden bu fikrinden vazgeçip ülkeyi tekrar size devretsin. Sizlere ülke üzerinde yüz yıl şans tanındı. Bizlerede tanınması gerekmezmi. Bakalım iyilikmi edeceğiz kötülükmü edeceğiz diye.

En büyük hatanız ne biliyormusunuz?

Yeryüzü olayların Allahtan bağımsız gerçekleştiği inancı taşımanız. Gerçektende niyetlendiğiniz herşeyi yapabilmekte özgür olduğunuzu düşünüyorsunuz. Yaşadığınız olaylar üzerinde Allahın bir tasarrufu olmadığı, hayatın tesadüflerden ve insanların eylemlerinden ibaret olduğuna inanıyorsunuz. Yok böyle birşey. Siz bir konuya niyet edersiniz, nasibiniz ne ise o kadar o eylemden payınızı alırsınız. Payınızı belirleyen ve dağıtan Allah. Bu dağıtımı nasıl belirler? Siz bir konuya niyet edersiniz, başkalarıda o konuya niyet eder, bu konuda geçmiş niyetlerde vardır, hayır ve dualar vardır, lanet ve beddualar vardır, Allahta o konu hakkında tüm niyetleri alır, bir hesaplamaya tabi tutar (levh-i mahfuz) sonrası herkese hak ettiği kadar o konuda payını verir. Yani rızık olarak size indirir. Ben niyet ettim, dolayısıyla benim olmalı. Yok öyle birşey. Siz hayatın kendi niyetlerinizden kendi düşüncelerinizden ibaret olduğunu sanıyorsunuz. Yok öyle birşey. Siz 7 milyar insanın içinden sadece bir niyetsiniz. Eğer üzerinde niyet kurduğunuz ülke türkiye ise, o zaman bilinki sizden başka daha 80 milyon insanın bu ülke üzerinde bir niyeti var, belkide 1.2 milyar islam alemin niyeti ve hayır duası var. Diğer niyetleri yok sayıp benimki sayılsın benimki geçerli olsun, yok böyle birşey. Sizin düştüğünüz hata bu, siz hayatın kendi niyetlerinizden ibaret olduğunu sanıyor, rızkınızın gökten bağımsız kendi emeğinize bağlı olduğunu düşünüyorsunuz. Eğer gerçektende ben istediğimi yaparım ve kimse bana engel olamaz, hakim olan benim, en büyük silahlar bende dolayısıyla kimse bana dokunamaz gibi düşüncelere sahipseniz İslam tarihini açıp okumanızı tavsiye ederiz. Sizden sayıca daha fazla ve daha güçlü olanlar helak edildi. Son peygamber ile peygamberlerin inişi son buldu. Sakın ha son peygamberin inişinden, Allahın yeryüzüne sırtını döndüğü ve kendi haline bıraktığı yorumunu çıkarmayın.

Özetlersek;

İnsanlar niyet eder, Allahta bu niyetler üzerinden herkese payını indirir. Bu pay bize nasıl iner? Düşünce olarak iner. Bu düşünceler üzerinden de bizler eylemlerimizi gerçekleştirir, yer ve içeriz. Herşey bir düşünce ile başlar, Düşünce yoksa eylemde yok. Düşüncede kimden geliyor? Allahtan. Allahu Teala, insan ve yeryüzü olaylarını nasıl kontrol ediyormuş? Düşünce üzerinden. Düşünceler Allahtansa, mahşeri sorgu neden? Düşünceler Allahtan ama, niyet sizden! O yüzden düşünce ve eylemlerinizin sorumlusu sizsiniz. Bu yüz yılda Allah, iyinin rızkını artırmak, kötü olanında azaltmayı takdir etmiş. Buna nasıl karar veriyor? Bireylere değil, bir bütüne bakarak. O topluluğun içinde iyiler artarsa onların çıkışını takdir ediyor, o topluluğun içinde kötüler artarsa onlarında çöküşünü. Bu yüz yıl siz eğer kötü taraftaysınız, yanlış zamanda doğdunuz. Sizin filizlenme çağınız geçen yüz yıldı. Bu yüz yıl sizin çöküşünüz takdir edilmiş. Bu ilahi bir takdir. Bizim şahsi görüşümüz değil. Örneğin; geçen yüz yıl iyilerin çöküşü takdir edilmişti. O dönemde doğmuş olsaydınız, kıçınızı yırtsanız bu çöküşe engel olamazdınız. Neden? Topluluklar bir önceki yüz yılın bedelini öder. Örneğin; bizler yani osmanlı 1907'lerde çöktüyse o dönemde yaşayanlar 1800'lerde yapılan yanlışların bedelini ödedi. Geçen yüzyılın çöküşünü biz geçen yüz yıl değil, bir önceki yüzyılda aramalıyız. Bu yüz yılda kötünün çöküşü takdir edildiyse onlarda en geç 1910'lardan itibaren bunun sebeplerini araştırsın. İnsanoğlu bir çok şeye niyet eder, Allahta bu niyetleri gerçekleştirmesi için ona bir fırsat tanır, yüz yıllık bir fırsat. Bizler 1810 ile 1910 arası bu fırsatı teptik, sizde 1910 ile 2010 arası bu fırsatı kaçırdınız. Sıra yine bize döndü. TÜSİAD elinizde, yargı elinizdeydi, askeriye elinizdeydi, üniversiteler elinizdeydi, medya elinizdeydi. Gelişim kalkınma, adalet, refah huzur, kısacası bu ülkeyi kalkındırmak için her türlü fırsat ve imkan size verildi. Ne yaptınız? Sıfır kalkınma, bol zulüm. Bizim beş yıl içinde geliştirdiğimiz bir motoru, koskocaman tüsiad'ınız yüz yıllık bir sürede geliştirmedi. Allah size neden bir fırsat daha versin. Fırsatı teptiniz. Sıra bizde. Hoşunuza gitsede gitmesede bu yüz yıl iyi olanların yüzyılı. Bu yüz bu topraklarda kötünün tekrar filizlenme şansı yok. Sadece bu yüz yıl değil, iyi olanlar akıllı davranır Allahın rızasını kazanırsa kıyamete kadar bu topraklarda filizlenme şansı yok. Dağılmaya başladınız, bu çöküşü geri çeviremezsiniz artık. Tarihte hiçbir devlet veya millet yokki, çöküşe girip kendisini son anda kurtarmış olsun. Yok böyle bir örnek. Çöküş başladığı an, olayları durduramazsınız. Dibe vuruncaya kadar felaketler arka arkaya sizi bulur. Anlayacağınız, bu sokak olayları dahil, kurduğunuz her tuzak aleyhinize işleyecek. Gezide olmadı, 15 temmuzda olmadı, sürekli aynı şeyi deneyip her defasında farklı bir sonuç bekleyenlere ne denir?