cern ve uzaylılar



CERN ve Uzaylılar- 26.07.2019

Uzaylılar yok. Nokta. Bunu tekrarlamakta yarar var.
Uzayda yaşam olsaydı, bizlerinde o alanlarda hakkı doğar o doğrultuda var edilirdik ve içinde yaşadığımız dünyanın büyüsü kaybolurdu. 1; Hak olayı. Eğer ademoğlu Allahın yarattığı en üstün varlıksa, öyle olduğuna inanıyoruz o zaman ademoğlunu sadece bu gezegenle kısıtlı kılamazsınız. Yaşam olan her gezegende halifeliğini ilan ettirmek zorundasınız. Eğer farklı bir gezegende insanlar olsaydı, yeryüzüne inen peygamberler ve halifeliğini ilan edenler onlar üzerinde de halifeliği ve peygamberliği ilan ederdi. Böyle birşey hiç yaşanmadığı için demek böyle birşey yok. Yani yeryüzü dışında yaşam yok. 2; Dünyamızın ayrıcalığı. Bu dünyamızı özel kılan unsür, milyarlarca gezegen arasında benzersiz olması. Eğer bizim boyutta insanın yaşayabileceği ikinci bir gezegen olsaydı, o zaman bu dünyamızın büyüsü, özelliği ve ayrıcalığı kaçardı. 3; Doğal yapımız. İnsanlar bilhassa kadınlar sorar, doğallık nedir diye veya siz erkeklermi karar vereceksiniz doğalımız nedir diye. Cevaplayalım; doğallık anadan doğma halinizdir. Örneğin; göğüslerinizden süt akıyorsa demek çocuğu emzirmek sizin göreviniz. Rahim sizde ise demek çocuğunuza 9 ay ev sahipliği yapmak sizin göreviniz. Kısacası, ne ile doğuyorsanız o sizin doğalınız. Sonradan ekledikleriniz değil. Doğumdan sonra eklenenlere suni veya yapay diyoruz. Şimdi, biz doğal anadan doğma halimizle uzayda yaşayabiliyormuyuz; hayır. O zaman orada bir yaşamı Allahu Teala bizim için öngörmemiş. Allahu Teala eğer bizim için uzayda bir yaşam öngörmüş olsaydı, bizlerin bir uzay elbisesi dikmesine gerek kalmaz (astronotların elbisesi), anadan doğma halimiz ile uzayda nefes alabilir o soğuk veya aşırı sıcak ortamlara dayanıklı olurduk. Eğer bedenlerimiz o ortamları kaldıramıyorsa demek orada nasibimiz yok. Allahu Teala nefsi yaratmış, sonrası o nefse bir giysi giydirmiş. İmtihan edileceği ortama uygun bir uzay giysisi. Bu giysiye insan bedeni, yaşadığımız ortamada yerüstü diyoruz. Bu giysi ile uzayda veya sualtında yaşayabilirmiyiz? Yaşayamayız. İnsan için öngörülen bir yaşam alanı var, insanda o yaşam alanı doğrultusunda var edilmiş. Allah bizlerin uzayda var olmasını isteseydi, uzaylılar ile imtihan etmek isteseydi bizleri o doğrultuda var ederdi. Bir de olaya şu boyuttan bakın; siz yeryüzüne halife kılındınız ama uzaydan gelen saldırılara açıksınız. Böyle bir düzen size adil gelirmiydi? Gelmezdi. Rekabetin adil olabilmesi için en azından düşmanınız ile eşit yaratılmış olmalısınız. Teknoloji eşit olmasada, doğal yapınız eşit olması gerek. Düşmanımız uzayda nefes alabiliyorsa, sizde alabilmelisiniz. İlahi adalet bunu gerektirir. Biz uzayda nefes alamıyorsak demek bizim boyutta alabilen başkalarıda yok. Örneğin; uzaylıların istilası veya uzay gemileri. Onlar nefes almıyor onların uzay gemileri var hocam diyorsanız, o zaman ışınlama hadisesi tezinizi çürütüyor. Uzayda bir uzay gemisi ile o mesafeleri katedebilmeniz için ışık hızı ile hareket etmeniz gerekiyor, insan bedenide ışık hızını kaldırabilecek nitelikte yaratılmamış. Siz insanı ışınlamaya çalışsanız bir bomba gibi patlatırsınız. Bizim yapamadığımız birşeyide bizim boyutta başka bir varlık yapabilememeli. İlahi adalet bunu gerektirir. Anladınız. 

Komşunun malı hep daha güzel görünürmüş, evet; siz kendinize indirilen nimetleri bırakıp başkalarına indirilen nimetlere gözünüzü dikebilirsiniz bu ama siz indirileni değiştirmez. Örneğin; insanoğlu kendi evini bırakmış cinler için var edilen evrene gözünü dikmiş. Değerli dostlar evrene cinler yayılmış. Onca gezegenlere onların yerleşmesi öngörülmüş. Onlara ama uzaylı diyemiyoruz, çünkü uzaylı olabilmeleri için bizler için görünür olmaları gerek. Uzay gemileri ile fiziki yapıları ile bizim boyutta var olamıyorlarsa o zaman onları bir tehdit olarak algılamayız, bizim boyutun varlıkları yani uzaylılar olarak göremeyiz. Onlar paralel boyutta yaşıyor. Kendi uzay gemileri ve fiziki yapıları ile bizim boyutta var olmaları mümkün değil. Örneğin; siz uzayda bir gezegene bakıyorsunuz ve yaşama müsait olmayan bir ortam görüyorsunuz. O ortam ama diğer boyutta çok gelişmiş bir cin medeniyetine ev sahiplik ediyor. Uzayda yaşam varmı? Elbette var. Cinler. Paralel boyutta oldukları için ama onları uzaylı olarak göremeyiz. Uzaylı olmanın ön şartı, fiziki anlamda bizimle iletişime geçebilmek. Onlarda buna muktedir değil. Onlar enerji boyutunda insanlar ile iletişime geçiyor, fiziki anlamda geçmeleri mümkün değil. Uzay cinlerin bir yaşam alanı bizlerin değil. Onların bedeni evrende yaşamaya müsait yaratılmış, bizlerin bedeni değil. Neden onlar neden biz değil, bunun felsefesini başka bir yazıda yapabiliriz, burada alamanız gereken hangi ortamda imtihan edileceksek o ortam doğrultusunda var edilmişiz. Tavsiyemiz cinlerin boyutuna göz dikmektense, kendi nimetlerimize şükretmek. Allahu Teala nice Ayette yeryüzünü övüyor, yeryüzündeki dağları ovaları ve nimetleri övüyor, insan ama bunları yetersiz görüyor ve komşunun (cinler) malına gözünü dikiyor. Yeryüzünü bırakıp uzaya göz dikenler nankör insanlardır, siz lütfen bu tiplerden uzak durun. Bunlar Allahın insanı yetersiz ve kusurlu yarattığına inanarak yeni uzay giysileri diker, yeryüzünün yetersiz yaratıldığına inanarak yeni yaşam alanları peşinde koşarlar. Siz bu nankör ve Allah düşmanı tiplerden uzak durun.

Uzaylı inancı altında yatan gerçek ve CERN

Uzaylılar inancı batı kaynaklı bir inanç. Bu inancı yayan zihniyet yeryüzüne ata-maymun inancını yerleştiren zihniyet. Bu zihniyet yeryüzüne tüm kötülüğü yayan zihniyet. Bizim beyinsizlerde bunların amellerine su taşıyorlar. Bu zihniyet bugünlerde neyin peşinde?

   1. İlk önce ata-maymun inancı yerine ata-uzaylı inancını yayma peşinde. Atalarının uzaylı olduğunu, uzaylılar tarafından yeryüzüne yerleştirildiklerini iddia eden tipler çoğalacak bilginiz olsun.

   2. Yaydıkları uzaylı inancı cinsiyetsizlik içeriyor. Resimlerde kullandıkları uzaylı cinsiyetsiz. Yani bunlar cinsiyetsizliği yeryüzüne yayma peşinde.

   3. Bunlar cinler alemine bir portal açmaya çalışıyor. CERN projesi bunun için hayata geçirildi. Enerji boyutundaki varlıkları (şeytanlar) görünür hale getirdikleri an, bunları bize uzaylı olarak yutturacaklar (Deccal). Son dönemlerde uzaylıları sürekli gündemde tutmaların sebebi bu! Düne kadar gizem avcıları uzaylıları dile getiriyordu, son dönemlerde devlet başkanları ve resmi kuruluşlar bu konuyu dile getirmeye başladı. Olayı bu boyuta taşıdılarsa birşeylere hazırlandıklarını biliniz. Yani yan mahallelerde konuşulan bir konu eğer ana akıma taşınıyorsa uzaylıların olduğundan değil, sizlere büyük bir kazık atmaya hazırlandıklarından.