nühüm                                                                                                                     
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler....

                                                          
                                            



                                               
https://www.facebook.com/biyoenerji.net.98
Cep telefonu üzerinden üyelik işlemleri yapılamadığından bir çok okurumuz bize ulaşmakta sıkıntı çekiyor. Bu konuda çok şikayet aldık. Bu sorunu ortadan kaldırma niyetine bir facebook sayfası açtık. Bize ulaşmak isteyen, soruları veya önerileri olan okurlarımız facebook üzerinden bize ulaşabilir. Websayfamızda huzurlu ve aydınlatıcı okumalar dileğiyle kendinize ve sevdiklerinize iyi bakınız... 24.09.2019

namaz ve şehadet parmağı



İbadetlerimizdeki hurafeler- 25.09.2019

Soru: namazların her oturuşunda (kaidesinde) “ettehiyyatü” nün sonunda kelime-i şahadeti okurken sağ elin şehâdet parmağını kaldırmak sünnetmi?
Cevap: Hayır. Bu hareket bir hurafe. Neden? Değerli dostlar Allahu Teala ibadetlerimizi çok sade bir halde indirmiş. Farz kılınan ibadetlere bir bakınız, hepsi çok sade. Sade olmasının üç ana sebebi var, bir; Allahu Teala sadeliği sever. Sadelik aşırılığın zıttıdır. Sadelik Allahı temsil eder, aşırılıkta şeytanı. İki; Allahu Teala ibadet ettiğinizde fiziki hareketlerin değil, huşunun ön planda olmasını ister. Minimum terleme maksimum odaklanma. Minimum hareket maksimum saygı. Farz kılınan ibadetlerimizde fiziki hareket asgaride tutularak Allahın huzurunda durduğunuz bilinci yerleşsin, Allahın huzurundaymış gibi huşu ve derin saygı içinde olmanız istenmiş. Üç; ibadetlerimiz sade tutulmuş çünkü Allahu Teala biliyorki bir ibadet ne kadar fiziki hareket içerirse, insanlar en az 10 hareket uydurup buna dahil edecek. Örneğin; şiilerin secde edecekleri yere taş koymaları. Siz eğer ibadetlerinize yeni şekiller sokulmasına izin verirseniz bunun önüne açarsanız, sonunu getiremezsiniz. Herkes kafasına göre o ibadete birşey eklemeye başlar. Örneğin; alevilerin cem yapma şekli. Siz kuralları önden belirlemezseniz, herkes kafasına göre birşey uydurur, önünede geçemezsiniz. Kuralları önden belirlemeniz gerekiyor, Allahu Tealada önden belirlemiş. Şekil içeren ibadetlerimizi farz haline getirmiş. Her gün her yıl aynı ibadeti farz kılmış. Bu neyi sağlıyor? En basiti, tekrarı. Tekrar ne yapar? O şeyin değişimine engel olur. Birşey eğer her gün ve her yıl tekrarlanıyorsa onu değiştirmeniz imkansız. Ufacık değişiklik hemen dikkat çeker ve anında önlenir. En azından önlenmesi gerekiyor. Farz kılınan ibadetlerimizin 1500 yıl bozulmadan ayakta kalmasının sebebi bu. Farz kılınan ibadetler dışında da ibadet niyetine yapılan her türlü şekil ve eylem hurafedir. YAANİ; bunu iyi anlamanız için tekrarlayalım, farz kılınan ibadetler dışında İslami ibadetlere şekil sokmak hurafedir. Bunun Allah katında cezası çok büyüktür. Şekile sahip ibadetlerimiz sadece farz kılınan ibadetler (namaz, oruç, haç ve kurban) bunun dışında Allahı ve Ayetleri ve duaları herhangi bir şekle sokmak hurafedende öte büyük bir günahtır. Örneğin; tarikatların zikir çekme halleri veya semazenler. Bunların hepsi sapmadır ve günahı büyüktür. Bunlar olayı saygıya değil egzersize dökmüş. Olayı maneviyata değil dünyevi toplantıya dökmüş. Örneğin; ben kral olsam sizde benle görüşmek için randevu isteseniz ve randevuda böylesine kafa sallasanız böylesine dönüp dursanız ben kellenizi alırdım. Biz bile bu tarz hareketleri saygısızlık olarak görüyorsak Allah sizinle ne yapar onuda artık siz düşünün. Şehâdet parmağı olayıda böylesine bir hurafe. Olayı daha iyi anlamanız için ilk önce şu soruyu cevaplayalım,

Soru: bu insanlar ne için şehâdet parmağını kaldırır?
Cevap: hikayeye göre, adem as cennette var edildiğinde iki kürek kemiği arasında peygamberimiz sav nurunu taşıyormuş. Meleklerde o nuru görmek için sürekli adem as'ın arkasında toplanıyor arkasından yürüyorlarmış. Adem as bir müddet sonra bundan rahatsız olmuş ve nurun bedenin ön tarafına alınmasını istemiş. Allahu Tealada o nuru almış ve alnın ortasına koymuş. Bir müddet sonrada adem as o nuru görmek istemiş Allahu Tealada o nuru almış ve bu sefer şahadet parmağına yerleştirmiş. Hikaye bu. Namaz kılarken şehâdet parmağını kaldıranlarda o nuru görmek o nura saygı göstermek vs niyetleri ile kaldırıyor. Yani niyet iyi, hatta o kadar ince düşünüyorlarki parmağı kaldırırken Allah ile peygamberimizi eşit tutmamak için "lâ ilâhe illâllâh" derken parmak yukarıda, "muhammedin resullah" derken aşağıya doğru indiriyorlar.

Soru: bu inceliği bile düşünmüşler ne sorunu var burada?
Cevap: hurafenin içinde incelik o şeyi hurafe olmaktan çıkarmaz. Örneğin; hırsızlık yapacaksınız ama ben iyilerden değil kötülerden çalıyorum diyeceksiniz, İslam dini böyle incelikleri kabul etmez. Hangi şartlar altında olursa olsun haram haramdır, hurafede hurafe. Namazda işaret parmağını kaldırmanız neden hurafe aslında bunun sebebi çok basit, bu yazıyı okuduğunuzda sizde "ahh, ben ne eşekmişim" diyeceğinize eminiz. Şimdi, namaz ne zaman indirildi? Miraç gecesinde. Namaz bizim neyimiz, o zaman? Miracımız. Miraçda da ne oldu? Allahla buluşma gerçekleşti. Namazda ne oluyormuş, o zaman? Allahla buluşma gerçekleşiyormuş! "Ben ne eşekmişim" diyeceğiniz an geliyor şimdi; siz namazın her oturuşunda şehâdet parmağınızı kaldırdığınızda ne yapmış oluyorsunuz biliyormusunuz? Siz Allahın huzurundayken peygamberimizi arzulamış oluyorsunuz. Olayın garabetini şimdi daha iyi anladınızmı? Siz namazda şehadet parmağını kaldırarak Allahın huzurunda peygamberimiz sav düşünmüş ve arzulamış oluyorsunuz! Eşekliği görüyormusunuz? Siz ne kadar çok şu kelimeye kadar parmağımızı kaldırıyor, şu kelimeye varmadan indiriyor desenizde, bunu namazda yapıyor olmanız sizi şirke sokuyor. Neden? Allah makamını kimseyle paylaşmaz. Anladınız! Şunuda anlamış değiliz, peygamberimizi düşünecek başka bir vakit bulamadınızda Allahın huzuruna çıktığınızdamı düşünmeye karar verdiniz?

Soru: sünnet olamazmı?
Cevap: sünnet zaten olamaz çünkü sünnet dediğinizde peygamberimiz sav bunu yaptı demeye getiriyorsunuz. Peygamberimizde kendi nurunu görmek için neden işaret parmağını kaldırsın? Bu ego demektir. Egoda peygamberimizde bulunmaz. Birileri işaret parmağını kaldırıyor ve bu sünnet diyorsa, o zaman o kişilere sorun bakalım bunu ne için yapıyorlar. Peygamberimizin nuru için yapıyoruz derlerse, bunun bir sünnet olamayacağını oradan net anlarsınız. Peygamberimiz sav'ın kendi nurunu görmek için
işaret parmağını kaldırdığını düşünmüyorsunuzdur herhalde.

Soru: İslam "alimleri" bunu yüzyıllardır sünnet diye Müslümanlara nasıl yutturdu, o zaman?
Cevap: güzel bir soru, cevabı çok basit; biat kültürü ve şıhları kusursuz, hatasız bir makama oturtmaktan ötürü. Tarikat ve cemaatlerde sorgulama kültürü yok ve iki, "hocalar" maalesef kutsallaştırılıyor. Öyle bir izlenim ve fısıldı yayıyorlarki sanki şıhları her gün peygamberimiz sav hatta Allahla sohbet ediyor ve onlardan talimat alıyor. Söz konusu Allah ve peygamberimiz sav oluncada insanlar bu şıhların hata yapamayacağına inanıyor. Olay bu kadar çok saçma olmasına rağmen nasıl günümüze kadar gelebildi, cevabı çok basit; "alimlerimiz" yobaz halkımızda da sorgulama kültürü yok kişileri kutsama kültürü var. Bu hurafe 1500 yıldır İslam camiasının içinde var olabilmiş ve kimse buna dur dememiş ve halen demiyor. Üzücü olanda bu. Öbür dünyada biz bu alimlerin yerinde olmak istemezdik. Sorgulanmaları çok çetin geçeceği çok aşikar.

Soru: peygamberimizin nuru için değilde, Allahın varlığına işaret etmek için yapılmış olamazmı, sonuçta "lâ ilâhe illâllâh" derken parmak kaldırılıyor.
Cevap: peygamberimiz sav bu niyetle olsada yapmış olamaz, çünkü namazın kendisi zaten bir şehadet getirme. Bu neye benzer, birisiyle yüz yüze görüşme yaparken o kişiyi telefonla aramaya benzer. İki; ibadetler asgari hareketsizlik maksimum huşuya dalma üzerine kurgulanmış. Ne kadar çok kıçınız sağınız solunuz hareket ederse, o kadar çok Allaha saygısızlık etmiş olur o kadar çok kendinizin ve çevrenizdeki insanların ibadete odaklanmasına engel olursunuz. Üç; ibadetlerimiz sadelik üzerine kurulmuş ve bunun şekil ve şemali belirlenmiş. Siz eğer ibadetlerde gözleri veya kaşları parmakları, o veya şu niyetten ötürü hiç fark etmez oynatmaya başladığınızda bunun önünü alamaz, daha nice hareketleri namaza ve diğer ibadetlerimize eklemeye başlarsınız. Şiilerin secde ettikleri yere taş koymaları, namaz kılarken yani Allahın huzurundayken kendilerine acı vermeleri gibi. Hem Allahın huzurundasınız hem kendinize acı veriyorsunuz. Garabeti görüyormusunuz? İşte tehlike bu, ibadetlere yapılan bu tür eklemeleri meşru görmeye başlarsanız bunun önüne geçemezsiniz. Herkes sağından solundan birşey eklemeye başlar, buna karşı çıktığınız zamanda sizde yapıyorsunuz ama yanıtını alırsınız. Sizinki meşruysa bizimki niye meşru olmasın yanıtını alırsınız. O yüzden, hurafelerin önünü açmamak Allaha saygısızlık etmemek ve huşuya dalmaya çalışan insanların konsantrasyonunu bozmamak için sadelikten şaşmayın.

Soru: hocam böyle detaylara takılı kalmayalım, iy niyetle yapılmış, üzerinde durmaya gerek yok.
Cevap: bakın arkadaşlar, ülkeler neden sınır güvenliklerine önem verir? Buna bir cevap olarak bir çok şeyi sırayabilirsiniz değilmi? Bilhassa Türkiye gibi sınırları tehdit altında olan ülkeler neden sınırlarına duvar örer? Bu soruyada çok güzel ve mantıklı cevaplar verebilirsiniz değilmi. Siz sınırlarınızın her metrekaresine önlem alırken diyormusunuz; binlerce km sınırımız var, şu beş metreyi de görmemezlikten gelsek ne olur? Demiyorsunuz. Sınırınızın her santimini güvence altına alıyorsunuz. Biliyorsunuzki düşman sınırda tetikte bir açığınızı yakalamak için bekliyor. Bu hassasiyeti neden dininizde göstermiyorsunuz? İslam dinide bir ülke,
İslam dininde sınırları var İslam dinide kendi ülkeniz gibi içten ve dıştan saldırı altında. Siz ülke sınırlarınızı savaşla belirliyorsunuz Allahta dinin sınırlarını vahiyle bildiriyor. Siz eğer Allahın vahiyle belirlediği sınırları korumaz, her küçük tecavüze ne varmış bunda derseniz bilinki zaman içinde o tecavüzler büyüyecek, ibadetlerinize yapılan o küçük eklemeler zaman içinde büyük eklemelere dönüşecek. Bir ülkenin sınırında bir gedik açmak o ülkeyi bir iç savaşa sürükler toplumsal düzeni bozar, İslam dininde ise küçük gedikler hurafelere ve dinin bozulmasına sebep olur. Elbette işaret parmağı olayını ciddiye alacağız, çünkü Allahın vahiyle belirlediği namaza ekleme yapıldı. Allahın belirlediği sınırlar tecavüze uğradı. Biz bugün bu tecavüzlere dur demezsek, bu gedik oluştuğu an bunu kapatmazsak, bu gedik gittikçe büyüyecek ve bir gün kontrol edilemez boyuta gelecek. Herkes Allahın belirlediği sınırlara tecavüz edip, Allahın ibadetlerine sağdan soldan eklemeler yapacak. Vahiyle aktarılan ile uygulanan birbirinden çok farklı hale gelecek. Vahiy bozulduğu zamanda ne olur? Allahın azabı üzerimize hak olur!

Özetlersek:
namaz kılarken her oturuşunuzda işaret parmağınızı kaldırmanız, ne nedenden olursa olsun sünnet olamaz. Peygamberimiz sav bunu kendi nurunu görmek için yapmış olamaz çünkü bu ego olurdu bu da peygamberimiz sav' a ters. Allahın varlığını ve tekliğine işaret etmek içinde yapmış olamaz, çünkü bir; mesajın içinde mesaj olmaz. Namaz kendi başına Allahı yad etmek, Allahın varlığına ve tekliğine şehadet getirmektir. İki; söz ettiğimiz konu gökten vahiyle indirilen bir ibadet. Vahiyle indirilen birşeyede peygamberimiz sav kendi kafasına göre birşeyler ekleyemez. Nasıl siz başkasına ait bir üründe değişiklik yapamıyorsanız (patent), peygamberimizde yapamazdı. Hakka Süresi 44-46 ile de bu net belirtildi. Namaz, Allahın patentli bir ürünü. Peygamberimizede bunda kafasına göre birşeyleri eklem yetkisi verilmemiş. Şimdi, peygamberimiz sav'a bile namazda değişiklik yapma yetkisi verilmemişken size kim bu yetkiyi verdi? Kim size namazda şu bu eklemeleri yapma hakkını verdi? Bu kişilere bu soruyu sorduğunuzda topu peygamberimiz sav atıyorlar, sünnet deyip geçiyorlar. Ha bizden uyarması, sünnet adı altında peygamberimize attığınız bu iftiraların her birindende sorguya çekileceksiniz. Topu peygamberimize at buhari tirmiziye at sorumluluktan kurtul, yok öyle yağma. Allahu Teala'nın izniyle bu peygamberimiz tarafından yapılmış olamazmı? Olamaz. Neden? Çok basit, o hareket namaza zıtta ondan! Namazda dualar hareketleri takip eder, hareketler duaları değil. Anladınız! Kıyam, rükü ve oturuşa göre dua okunur, duaya göre hareket yapılmaz. Burada bir kelimeye göre bir hareket yapılması söz konusu, bu da namazın özüne ters. Eğer Allahu Teala işaret pamağını indirip kaldırma hareketini kıyam rüku ve secde gibi namazın bir parçası olmasını isteseydi, o zaman sadece bu hareketi yapacak yani sadece işaret parmağını indirip kaldıracak melekler yaratırdı. Ne alaka? Kıyam, rüku ve secde pozisyonları nereden akıl edinildi, bunu kendinize hiç sordunuzmu? Bunu bir araştırmanızı öneririz. Bir iddia ortaya attığınız zaman ne kadar geniş çaplı düşünmeniz gerekiyor, umarız bunu şimdi daha iyi anlamışsınızdır. Sünnet deyip geçmeyin önünü arkasını iyi araştırın. Ortaya attığınız iddianın nerelere kadar uzandığını iyi hesap edin. Kısacası, bu parmak olayı Allahtan gelmesi söz konusu değil. Peygamberimiz sav kaynaklı olmasıda söz konusu değil. Geriye ne kalıyor; hurafe!

Soru: bu konuda hadisler var ama?
Cevap: hadisler konusunda sizlere "hadisleri anlamak" yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Sizin anlayacağınız, tirmizi veya buhari nasıl hadisleri süzgeçten geçirdiyse sizde geçirmek zorundasınız. O yaptı, onun aklı bana yeter deyip hal ve harektlerinizin sorumluluğundan kaçamazsınız. Allah sizede akıl vermiş sizde hadisleri kendi akıl ve bilgi süzgeçinizden geçirme zorunluluğuna sahipsiniz. Neden? İnsanoğlu aklından değil niyet ve eylemlerinden sorguya çekilecek. Aklınızda dolaşan düşüncelerin kaynağı siz olmayabilirsiniz, niyet ve eylemlerinizin kaynağı ama sizsiniz. Birşeyi eyleme dönüştürdüğünüz an bilinki fikir ondan geldi şundan geldi deme yani topu başkasına atma şansınız yok. Kendi eyleminizi başkasına yükleme şansınız yok. Her nefis kendi eyleminden sorumlu. İlk önce hesaba çekilecek olan eylemi akıl eden değil, eylemi gerçekleştiren olacak. O yüzden bir eylemi gerçekleştirmeden bin düşünün. İlk önce kendi aklınıza danışın. Tereddütünüz varsa, o eylemden uzak durun. En önemliside, hesabın ucunda siz olacağınız için kendinize güvenin. Belki sizin kalbiniz daha temiz ve doğruları ilham almaya daha yatkın belki sizin aklınız ve eğitiminiz o konuda daha bilge. Herhalukarda ilk önce kendinize güvenin ve unutmayın, şeytan kötülükle değil iyilikle kandırır. Sizleri iyi birşey yaptığınızı zannettirerek sizi hurafelere kötülüklerin içine sürükler. Örneğin; peygamberimiz sav'ın nurunu hayal ettiğinizi zannettiriyor, bunu ama namazda yani Allahın huzurunda yaptırdığı için size çelmeyi takıyor. İyilik yaptığınızı zannettirerek sizi kötülüğe sürüklüyor.