• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

nefis neden dünya süsüne düşkün yaratılmış?


"Kadınlara, çocuklara, altın ve gümüş cinsinden birikmiş hazinelere, soylu atlara, sığırlara, ekintarlabağ bahçe gibi arazilere yönelik dünyevi zevkler, insanoğlu için çekici kılınmıştır. Bütün bu zevkler bu dünya hayatının geçici şeyleridir. Ama varılacak yerin en güzeli, Allah katında olandır" (Al-i İmran Süresi; 14).

Hayat yolculuğumda bazı sorular hep kafama takılmıştır, örneğin; neden şeytan var ve neden nefsimiz dünyevi şeyleri çok arzuluyor. Yıllar sonrası bu soruların cevabını bulmak nasip oldu. Bunu bu yazı vesilesiyle sizlerle paylaşmak istiyorum. Nefis neden dünya nimetlerine düşkün yaratılmış? Yıllardır bu soruyu kendime sora sora, sonunda şunu anladım; nefis dünya nimetlerine düşkün bir yazılım ile donatılmamış olsaydı o zaman biz evden çıkmaz yeryüzüne yayılmazdık. Gökten kovulduktan sonra, yeni evimizi yani yeryüzünü benimsememiz gerekiyordu. Yeryüzü nimetlerine düşkün yaratılmamızın sebebi bu. Yeryüzüne indirildik, burada harekete geçmek içinde birşey fitilimizi ateşlemesi gerekiyordu, bunuda nefsimizin yeryüzüne yönelik zaafiyeti hallediyor. Eğer nefsimiz bu doğrultuda yaratılmasaydı hiçbirimiz kıçımızı kaldırıp rızkımızı aramazdık, dünya' ya yayılmazdık. Örneğin; mal arzusu olmasaydı çalışmazdık, cinsel dürtüler olmasaydı evlenmez hatta karşıt cinsle tanışmaya bile yanaşmazdık, evlat zenginliği arzusu olmasaydı çocuk yapmazdık. Hayatın kendisi bir su değirmeni, bu değirmeni çalıştıran o akan nehir var ya, işte o da benliğimizin (nefis) yeryüzüne düşkün yaratılmış olması. Allah insanın aleyhine birşey yaparmı, yapmaz. Nefse dünya nimetlerine yönelik bir ilgi yüklendiyse, o zaman bunun aleyhimize değil bizim lehimize birşey olduğunu bilmelisiniz.

Örneğin;
nefse dünya nimetlerine yönelik bir ilgi yüklenmemiş olsaydı, dünyaya indirilen insan burada yok olur giderdi. Hayata tutunamazdık. Yemek ve içmek bizi hayatta tutuyor olabilir ama yeryüzüne yayılmak ve çoğalmak için bundan fazlası lazımdı. Bundan ötesinide nefsimizin yeryüzüne düşkün yazılımı sağlıyor. İnsanı farklı yazılımlardan ibaret bir robot gibi düşünün. Bir yazılım iç organlarımızı denetliyorsa, bir başka yazılım yeme ve içme dürtülerimizi kontrol ediyorsa, başka bir yazılımda çiftleşme dürtülerini, başka bir yazılımda mal edinme hırsını vs kontrol ediyor. Bu yazılımlar sayesinde de her gün evden çıkıyor insanlarla tanışıyor ve evleniyoruz, çalışıyor
ve mal varlığı ediniyoruz. Hayat bir değirmense, bu yazılımlarda hayatın dönmesini sağlayan nehirler. Nehir az akarsa hayat durur, çok akarsa hayat bozulur. Nefse yüklenen yazılımlar kendi kendimize idam etmemizi sağlayan birer dinamo. Hani nefise neden dünya nimetlerine yönelik bir zaafiyet yüklendi, neden kadına ve mala düşkünüz nerede Allahın adaleti diye soruyorsanız, cevabı bu; değirmenin (hayat) dönmesi için, nefsimize yeryüzüne yönelik ilgi yüklenmesi gerekiyordu.
Yeryüzünde yaşama arzusunu bize veren bu yazılımlar. Eğer bu yazılımlar olmasaydı bizler evden dışarıya çıkmaz, yeryüzünden sıkılır, Allah neden bizi buraya yerleştirdi diye sabah akşam feryat ederdik.