• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...        



Haftanın Yazısı: Cehennem nedir nerede ve nasıl görünüyor? Bu konuya levh-i mahfuzla ilgili yazımızda kısaca değinmiştik, fakat konu cehennem olduğu için kendi başlığı altında bir yazı hakettiğini düşündük. Önceden konuyla ilgili kısa bilgi alanlar için bu güzel bir tekrar, önceden okumamış olan okurlarımız içinde aydınlatıcı bir yazı olur inşallah. Şimdi; merak ediyorsunuzdur bu tür bilgilere nasıl ulaştığımızı, emin olabilirsiniz bize gayptan bilgi üfleyen varlıklar yok, tek özelliğimiz iyi bir gözlemci olmamız. İçinde yaşadığımız düzenin, kendi bedenimizin, kullandığımız teknolojilerin öylesine yaratılmadığını, bunun altında çok daha farklı nedenler olması gerektiğine inanıyoruz ve o doğrultuda kendimizi ve hayatımızı gözlemliyoruz. Tüm sırrımız bu, ve tabiki hekim olarak pozitif bilimlere vakıf olmamız ve Kur'an-ı Kerimi yıllarca anladığımız bir dilde (türkçe meali) okumamız bu araştırmalarımızı mümkün kıldı. Size sunduğumuz bu bilgilerin altında merak ve bol emek dışında bir sır yok. Örneğin cehennemle ilgili bu bilgilere nasıl ulaştık; levh-i mahfuzun kalbimiz olduğu, nefsimizin sinir sistemi olduğu, büyük beyninse arşı andırdığını daha önce tespit etmiştik, buradan yola çıkarak, ahiret hayatındaki mekanlarla bedenimizdeki parçalar arasındaki bezerlik bunlarla kısıtlı olmaması gerektiğini düşündük ve hekimlik bilgilerimizden de yararlanarak bedenimizdeki diğer bölgeleri araştırmaya koyulduk ve bak görki, bedenimiz tamamıyla ahiret hayatı doğrultusunda yaratılmış. Size veda etmeden önceside Rabbimin izniyle cennet, cehennem, mahşer alanı ve yeryüzü, bu mekanların her birini sizler için deşifre etmek istiyoruz. Bu yazı dizilerimiz bize göre bilginin nirvanası yani en üst noktası, bizde en üst noktadan bize yakışır şekilde sizlere veda etmek istiyoruz. Bu arada, henüz sizden ayrılmıyoruz, bir çok okurumuz bize mesaj attı, içiniz rahat olsun, henüz aşılar ters tepmedi, aşılar ters tepinceye kadar sizinleyiz inşallah, ama yavaş yavaşta vedaya hazırlıklı olalım diyoruz. Örneğin yazılarımızı faydalı buluyorsanız, yazılarımızı kopyalın ve kendi platformlarınızda paylaşın. Bizim açımızdan helali hoş olsun. Önemli olan biz değil, bilginin kendisi ve bilginin paylaşımı.

Değerli dostlar; cehennem bir gizem, kimse ne olduğu nasıl göründüğü hakkında fikir sahibi değil, kimse ahiret hayatında bizleri neler beklediğini bilmiyor, biz bu yazı dizilerimizle bu bilinmeyenlerin üzerindeki perdeyi kaldıracağız, sizin için daha anlaşılır kılmaya çalışacağız inşallah. Kimse ahiret hayatında kendisini ne beklediğini bilmiyorsa, biz nereden biliyoruz? Ahirete gidip geldikmi? Hayır. Nereden biliyoruz o zaman; Allahu Teala ahiret mekanların muadilini insan bedenin içine yerleştirmiş, insan bedenini incelememiz sonucu bunları biliyoruz. Ataistler sürekli der ya, sen ölüpte yenidenmi dirildin, ölüm sonrası bizi ne beklediğini nereden biliyorsun derler ya; işte Allahu Teala böylesine bahanelere sığınmamamız için insan bedenini ahiret mekanları doğrultusunda var etmiş. Ahirete gidip gelmediysek, ahiret mekanlarını nereden biliyoruzda organlarımızın ahiret mekanlarına benzediği iddiasında bulunabiliyoruz? Ahirete gidip gelmedik ama elimizde ahiret mekanlarını ve orada bizi nelerin beklediğini anlatan Ayetler var, bizde o Ayetleri inceledik ve o Ayetlerde ahiret mekanların tanımı yapılırken bu tanımın bedenimizdeki organlarla uyuştuğunu farkettik. Sonrası b
ütüne baktık ve gördükki organlarımız ahiret hayatındaki mekanların birebir aynısı. Sizlere örnekler vereceğiz, bu örneklerden sizde inşallah olayı net göreceksiniz. Neden bu konuları ele alıyoruz ve almak zorundayız? İnançsızlığın en büyük nedeni insanların ahiret hayatını beyinlerinde tasavvur edememeleri. Eğer insanlar ahiret hayatını birazcık hayal edebilse, ne olduğu nasıl göründüğü gibi, o zaman ahiret hayatına inanmak bu insanlara o kadarda uçuk gelmeyecek. Biz ahiret mekanlarıyla ilgili bu yazıları kalem aldık, çünkü ahiret hayatına inanmanızı istiyoruz. İnanmanızı sağlamak içinde beyninizde o mekanları canlandırabilmeniz gerekiyor. Eğer ahiret mekanlarını beyninizde canlandırabilmenizi sağlarsak, o zaman bir gün o mekanlara gitme inancı size o kadarda uçuk gelmez. Kişiye birşeyi tanıtırsanız, o şey kişiye yabancı olmaktan çıkar. Bu yazılarımızlada ahiret mekanlarıyla sizi tanıştıracağız inşallah. Sizleri ahiret hayatıyla tanıştırırkende bunu sizin anladığınız dilden yani pozitif bilimler üzerinden yapacağız. Hani hep pozitif bilim diyorsunuz, ben bilim dışında birşeye iman etmem diyorsunuz ya, bugün size bilimin diliyle cehennemi anlatacağız. Umarız arzu ettiğiniz ilhamı alır ve umarız artık inançsızlığınıza bilimi kalkan olarak kullanmazsınız. Allahu Teala birşeye inanmak için o şeyi hayal edebilmenin ne kadar önemli olduğunu bildiği için bize kıyak geçmiş, bizleri farklı parçalardan yaratırken bunu ahiret hayatındaki mekanlar doğrultusunda yaratmış. Dolayısıyla bedenimizi çözersek ahiret mekanlarınıda çözmüş oluruz. Bu yazı dizilerimizde sizleri insan bedenin içine götürerek sizleri ahiret mekanlarıyla tanıştıracağız. Bu bilgiler dünyada bir ilk, ilk defa insanoğlu cehennemin görünüşü hakkında bilgi sahibi oluyor, umarız yazımızdan arzu ettiğiniz ilhamı alırsınız. Konumuza giriş yapmadan öncesi evrimcilere laf çakmadan olurmu, olmaz, gelin birlikte onlara bir kaç laf çakalım, onları şamar oğluna çevirelim......

Evrimciler. Ne diyorlar, herşey tesadüfen ve kendiliğinden ortaya çıktı diyorlar. İnsan bedendeki organlarla, Ayetlerde anlatılan ahiret mekanları arasındaki ortak noktaları görünce sizce iddialarından geri adım atarlarmı, yeryüzünün tesadüfen ortaya çıkmadığı, arkasında ilahi bir tasarıcı olması gerektiğine inanırlarmı; sanmıyoruz. Onlar bu tür ilhamlardan mahrum bırakıldı, onlar maymundan türediklerine inanmaya devam ede koysun, siz ama bedendeki organlarla ahiret mekanları arasındaki benzerliği gördükten sonra, insanın tesadüfen ortaya çıkmadığını, ahiret veya yeryüzü farketmez, tüm yaratılışın birbiri ile ahenk içinde yaratıldığını, bu uyumun arkasında mutlaka bir yaratıcı bir üst aklın olması gerektiğini lütfen görünüz. En basiti, eğer yeryüzünde hayat tesadüfen oluştuysa, nasıl oluyorda organlarımız kitaplarda anlatılan ahiret hayatı mekanlarını andırıyor? Bunada tesadüf demezsiniz herhalde. Onlarıda mikroplar var etti demezsiniz herhalde. Varsayalımki dediniz, nasıl oldu da yeryüzü ile uyum içinde? Yeryüzündeki mikrop ile ahiret mekanındaki mikrop nasıl birbiri ile iletişime geçti ve birbiriyle uyumlu mekanlar var etti? Değerli dostlar; e
vrimciler olaylara sadece kendi boyutundan (mikrop) bakar, çünkü mikropların dışına çıktıklarında tüm tezleri çöküyor. Örneğin; varsayalımki mikroplar canlıları ortaya çıkardı, meyve ve sebzelerin faydalı oldukları organların görünümünde olmasını nasıl izah edeceksiniz? Bir çevizi ortaya çıkaran mikrop, beyinden nereden ve nasıl haberdar oldu, beyini oluşturan mikropla nasıl iletişime geçtide beyin görünümünde ve beyine fayda verecek içerikli bir çeviz ortaya çıkarabildi? Örneğin; canlılar çiftler halinde var edilmiş. Eğer canlıları mikroplar ortaya çıkardıysa, o zaman erkeği inşa eden mikrop gurubu ile dişiyi inşa eden mikrop gurubu nasıl iletişime geçti, diğerinin cinsel organından nasıl haberdar olduda birbirine uyumlu cinsel organlar oluşturdular, bunuda trilyonlarca farklı canlı için kusursuzca yaptılar? Gördüğünüz gibi mikroptan bir kademe yukarı çıktığınızda kayış kopuyor, evrim teorisi çöküyor, herşey bir üst akla işaret ediyor. O yüzden evrimciler olaylara hep mikrop boyutundan bakar. Baktıkları içinde Allah nezdinde onlar birer mikrop. Siz ama lütfen daha iyi bilin, bu mikropların süslü kelimelerine kanmayın ve onlardan uzak durun. Aklınızda sorular olduğunun farkındadayız, onun içinde bu yazıları kaleme alıyoruz. Mikroba biat edenden, atasının maymun olduğuna inanandan size hayr gelmez, lütfen bu mikroplardan uzak durun. Biz inşallah sizlere doğruları açıklayacağız, bunuda Ayetleri ve bilimi kullanarak mantığınıza hitap ederek yapacağız. Umarız bu tür yazılardan arzu ettiğiniz ilhamı alır, yazılarımız daha çok inancınıza ve Allaha sarılmanıza vesile olur. Evrimle ilgili sorularınız varsa, evrim teorisi başlıklı bölümde yazılarımızı okumanızı tavsiye ederiz. Gelelim cehenneme; ne güzel bir geçiş ama değilmi, evrimden cehenneme, gelin birlikte bu evrimcilerin gideceği mekanı yakından inceleyelim.

Ağzımız. Ahiret hayatımız ağızda başlıyor. Bedenimizde mahşer gününü ağzımızın içi simgeliyor. Örneğin; dilimiz mahşer alanını ve mahşer gününde bizi simgeliyor. "O gün, kitap sayfalarını dürer gibi göğü toplayıp düreriz. İlk yaratmaya başladığımız gibi üzerimize aldığımız bir vaat olarak onu tekrar yaratacağız.
Şüphesiz ki biz (vadettiğimizi) yaparız." (Enbiya Süresi; 104). Kitapla ne yapılır; okunur. Okumayı kim yapar; dilimiz. Dilimiz okurken ne yapar; dürülür. Bu Ayet dilimize işaret ediyor, bu Ayetten anlayınızki mahşer alanı dilimiz. Bunun detaylarını mahşer mekanıyla ilgili yazımızda veririz inşallah, sizin bu noktada bilmeniz gereken, nasıl yeryüzü maceramız ağızla başladıysa (yasak ağaçtan yemek), ağızda da (ahiret mekanı) son buluyor. Devamı gelecek.....










araştırmalarımız

uzaylılar yalanı- şeytanları robotlara sokup dünyayı işgal etme projesi


-18.11.2021
Şeytan ve cin alemi. konumuza girmeden önce cin ve şeytan, cinler alemi ve insan alemi gibi temel kavramlara bir açıklama getirelim. Yazımızın merkezinde düşünceler olacağı içinde düşüncelerle başlayalım. Değerli okurlarımız; cinler fiziki anlamda yeryüzüne ayak basamaz, sadece düşünce boyutunda bizimle iletişime geçebilir. Örneğin vesvese. Vesvese nedir? Aklınıza gelen düşünceler. Aklınıza inen düşüncelerin büyük bir kısmı bilinki şeytanlardan geliyor. Bu şeytanlar sürekli bizimlemi? Evet, içinizde yaşıyorlar. Siz veya atalarınız hangi uzuvla günah işlediyse hangi organa günah bulaştırdıysanız, tövbede etmediyseniz o zaman bedeninizin o bölgesindeki auranızda bir enerji kapısı açılıyor ve şeytanlar oradan girip bedeninize yerleşiyor. Dünyamızın ozon tabakasında bir deliğin açılması oradan da zararlı ışınların dünyamıza girmesi gibi. Şetanlar bedeninize yerleştiğinde de hem dokularınızı hasta ediyor hem size ruhsal sıkıntı veriyor hemde size içten sürekli vesvese veriyor. Şimdi; şeytanlar fiziki anlamda yeryüzüne ayak basamaz, fiziki anlamda bizimle iletişime geçemez. Onlar kendi alemlerinde katı bir beden şekli ile yaşıyor, biz kendi alemimizde. Onlara ama bedenlerini enerjiye dönüştürme gücü verilmiş. Enerjiye dönüştürdükleri anda kendi alemlerinden çıkıp bizim boyutun enerji alemine giriş yapabiliyorlar. Örneğin; cinlerin katı bir bedene sahip olmadığı inancı yanlış bir inanç. Enerji boyutuna dalmış cinlerden kaynaklı yanlış bir algı. Cinler kendi boyutlarında bizim gibi katı bir beden şekliyle yaşıyor. Enerji alemine giriş yaptıkları zamanda kendi fiziki şekilleri ile yaşıyorlar. Bazen ama insana rüyasında şekilsiz bir hal alıp görünebiliyorlar. Enerji boyutunda yaşamak onlara farklı şekil alma şansını sunuyor. Onlarda bunu sık değerlendiriyor. Cinlerin şekilsiz olduğu inancıda buradan geliyor, enerji aleminde dolaşan cinlerden. Neden enerji boyutunda dolaşıyorlar? İnsana musallat ancak enerji boyutundan mümkün. Kendi dünyalarından bize saldıramazlar, bizim dünyamızada fiziki anlamda giriş yapamazlar, en azından şimdiye kadar, onlar için tek seçenek enerji boyutu kalıyor. İnsana musallatta buradan geliyor, enerji boyutu. "Şeytan ve onun yoluna tabi olanlar, siz onları göremediğiniz halde, onlar sizi görüyorlar" (Araf Süresi; 27). Bizim göremediğimiz boyuttan (enerji boyutu) onların bizi gözetlediğini zaten Rabbimiz bize bildirmiş. Bize vesvese vermek bizi dikizlemek hepsi enerji boyutundan gerçekleşiyor. İnsana bu şekilde musallat olan cinlerede şeytan denir. Şeytan ismi bir lakap. Allah karşıtı eylem içinde bulunan ve insana musallat olup insanı kötülüğe iten her canlıya şeytan denir, insan dahil. "İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık" (En'am Süresi; 112). Yani şeytan adında üçüncü bir varlık yok. Şeytan ismi bir lakap, insanı kötülüğe iten cin ve insanlar için kullanılan bir kavram. Allah nezdinde sorguya çekilecek iki varlık var (insan ve cin), şeytan veya uzaylı adında üçüncü bir varlık yok.

Uzaylı inancı baatıl bir inanç. Uzaylı inancı baatıl bir inanç, insanı maymundan türeten hastalıklı bir zihniyetin (küresel satanistler) yaydığı başka bir baatıl inanç. Lütfen kendinizi bu tür sapkın inançlara kaptırmayın. Kur'an-ı Kerim mahşer gününde Allahın huzuruna çıkarılacak sadece iki varlıktan bahseder, cin ve insan.
"Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zariyat Süresi; 56). "Ey cin ve insan topluluğu! Size ayetlerimi anlatan, bugünle karşılaşmanızdan sizi kokutup uyaran peygamberler gelmedi mi?" (En'am Süresi; 130). Eğer uzaylılar adında üçüncü varlıklara inanıyorsanız, ya Allahın haşa o varlıkları hesaba çekme gücü yok demeye getiriyorsunuz ya da Allahı haşa yalan söylemekle itham ediyorsunuz, cin ve insandan başkada varlıklar var diyerek. Hocam insan başka gezegenlerede yerleştirilmiş olamazmı? "Biz sadece Nuh'un soyunu kalıcı kıldık" (Saffat Süresi; 77). O zaman bu Ayeti nereye oturtacaksınız. İnsan ırkının son soyu nuh as ise, o zaman başka gezegenlerde nasıl başka insan yaşayabilir? Tufan sonrası Nuh as'ın çocuklarının birisinin alınıp başka bir gezegene götürüldüğüne inanıyorsanız o başka. Böyle bir ihtimal varmı sizce? Yok. Allah alıp başka gezegene götürmek isteseydi Nuh tufanını meydana getirmez, Nuh as'ı yıllarca gemi yapımıyla meşkul kılmaz, baştan Nuh as ve ailesini alır ve başka bir gezegene yerleştirirdi. Hocam, kocaman bir evren var karşımızda, dünyamız dışında yaşam yok derseniz bu ne kadar mantıklı sizce, diyorsanız; 1) mucizede buradan geliyor ya zaten, tüm evrende katrilyonlarca gezegen olmasına rağmen, sadece dünyamızda yaşam olması. Bu işin arkasında bir yaratıcı olduğunu buradan anlıyoruz ya zaten. Yaşam için nokta atış yapılmış. Tüm gezegnler arasında dünyamızın seçildiği, özenle hazırlandığını buradan anlıyoruz. Siz ama eğer evrimciler gibi tesadüflere oynarsanız, evren tesadüfen ortaya çıktı derseniz, nokta atış diye birşey yok, hayat evrenin her köşesine yayıldı derseniz, o zaman size diyeceğimiz birşey yok, hayal gücünüzün sınırı kadar herşeyi iddia etmekte özgürsünüz. 2) Evet; sonsuz bir evren var karşımızda, ama o evren insan için yaratılmamış, cinler için yaratılmış. Evrende hayat yokmu diye soruyorsanız, elbette var, ama insan boyutunda değil, cinler aleminde. Tespit ettiğiniz gezegenlerde onlar yaşıyor. Onların bedenleri uzaya uygun yaratılmış, bizim değil. Kısacası, uzaylılar inancı İslama çok ters bir inanç. Uzaylılara inanıyorsanız İslama inanamazsınız. Uzaylılar inancının her parçası İslamla çatışıyor. O yüzden bu konuda lütfen çok dikkatli olunuz. Eski çağlara ait mağaralarda görünen ufo çizimleride, o dönemde yaşayan cinlerin o dönemde yaşayan insanlara rüyalarda, günlük hayatta göz boyama (haluzinasyon) ile gösterdikleri şeyler. Bu konularda detaylı bilgi için iblis şeytan ve cin, uzaylılar varmı yazılarımızı okuyunuz lütfen.

Düşünce gücüyle robotları hareket ettirmek. Cinler fiziki anlamda yeryüzüne ayak basamaz demiştik, dünya hakimiyeti peşinde koşan küreselci satanistler ama, fiziki anlamda da cinlerin yeryüzünü istila etmesi için sabah akşam çalışıyor. Fiziki anlamda bizim boyuta geçiş yapamıyorlarsa bu istila nasıl olacak? Robotlar üzerinden. Batı dünyası robotların bir gün yeryüzüne hakim olacağı yaygarasını yapıyor ya (örneğin; terminatör veya matrix film serileri), gerçektende bunun üzerinde çalışıyorlar. Enerji boyutunda yaşayan şeytanların yeryüzüne girişini sağlamak için uğraşıyorlar. Bu nasıl mümkün? Şuanda beyin gücü ile robotik kolları çalıştırabiliyorlar. Düşünce gücüyle makineleri çalıştırma yolunu bulmuşlar. Şeytan ve insanın ortak noktasıda ne; düşünce. Şeytan ve insanların düşüncesi aynı enerji boyutunda hareket ediyor. Eğer insanın düşünce gücüyle robotları çalıştırabiliyorlarsa o robotları şeytanların düşüncesiylede çok rahat çalıştırabilirler. Örneğin; google'un robotları. Google 'un bir robotu size merhaba diyorsa, kimbilir belkide size merhaba diyen bir şeytan.

Beyinlere çip yerleştirmek. Üzerinde çalışılan bir konuda insan dokuları ile çipleri birbiriyle uyumlu hale getirmek. Örneğin; bundan sonra yabancı dil öğrenmenize gerek kalmayacak, bunu bir çipe yükleyecekler, o çipide beyinize yerleştirip bir anda yabancı dil uzmanı olacaksınız. Ne güzel işte hocam diyebilirsiniz, fakat o çip üzerinden başkalarıda beyinize erişim sağlarsa ne yapacaksınız? Mesela cinler veya uydu üzerinden küresel satanistler. Bunun en güzel örneğide günümüzün arabaları. Günümüz arabalarının her parçası bir sensör üzerinden arabanın içindeki bir bilgisayara bağlı. Uydu üzerinden de istedikleri an arabanıza müdahale edebiliyorlar. Siz bunu biliyormuydunuz? Yeni nesil bir arabanız varsa, istedikleri an uydu üzerinden freninizi kilitleyebilir, gaza basabilirler veya direksiyonun kontrolünü alabilirler. Bu da bilim kurgu değil, gerçek, günlük hayatımızın bir realitesi. Hatta bazı araba servis noktaları, o uydu bağlantı noktalarını iptal ediyor. Eğer yeni nesil bir arabanız varsa, mutlaka bunu yaptırınız.

Robotların evrim geçireceği yalanı; robotlar yazılımla çalışır, öğrendikleride o yazılımın sınırları içinde olur. Gerek bilim camiası gerek hollywood yani küresel satanistlerin farklı saç ayakları sizi neyle korkutuyor ama, robotların öğrene öğrene bir gün özgür iradeye sahip bir varlık olacağıyla korkutuyor. Neden şimdiden bunları beyninize yerleştiriyorlar, bunun bir gün münkün olacağından ötürümü; hayır, şeytanları o robotlara yerleştirip, bunlar evrim geçirmiş robotlar deyip size yutturmak için. Bize göre insanlığa yönelik en büyük tehditte bu. Bize göre Allah yeryüzüne müdahale edecekse, bundan ötürü müdahale edecek. Herkes tarım, genetik, 5G gibi yerlerden gelecek tehditlere odaklanıyor, bizce bunlarda çok önemli ve üzerinde durulması gerek, fakat bizce yeryüyüne ait olmayan bir varlığın yeryüzüne inmesi asıl tehdit.
Neyi bekliyorlar? Düşünce üzerinden şeytan ve makine arasındaki bağı kurdular, sadece robotları daha atik ve çevik hareket etmesini sağlayacak işlemciler üzerinde çalışıyorlar. Onuda başardıklarında robotların istilasına hazır olun.

O robotları uzaylı olarak insanlığa nasıl yutturacaklar? Ya evrim geçirmiş diyecekler ve biliyorsunuz bu evrim kavramına insanlık balıklama atlıyor. Birşey billimsel anlamda ne kadar imkansız olsada, evrim dediğiniz an insanlar salağa oynuyor ve bir anda herşey mümkün oluveriyor.
Bunun en güzel örneği avengers 2 -ultron çağı. Ya da uzaylı olarak yutturacaklar. Bununda en güzel örneğide avengers 1 filmi. Bunların üstüne birde pentagon biz ufo tespit ettik diyorsa, bilinki insanlığa yine bir tuzak kurma peşindeler. Hepsi satanist bir aklın ürünü ve hepsi birşeye hazırlık. Şuan ama evrim geçirmiş diyemezler, çünkü robotlar henüz günlük hayatımızda yok. Uzaylı olarak ama çok rahat insanlığa yutturacaklar. Covid-19'da da olduğu gibi, medya üzerinden öyle propaganda ve korku yayacakkarki insana bunuda yutturacaklar. Bu uzaylılar gerçek değil diyenleride covid-19 ve aşıda olduğu gibi sansürleyecekler. Adamlar örgütlene örgütlene dünyayı kontrol altına almış, insanın buna karşı yapacak birşeyide yok.

Üzücü olan. Yeryüzüne ve insanlığa bu ihaneti yapan bizzat insanların olması, bu işin üzücü yanı bu. Şeytanlar yeryüzünü istila etsin diye uğraşan, maalesef bir takım insanlar. Bazı insanların kendi türünü şeytanlara satıyor olması, yeryüzünü şeytanların istilasına hazırlıyor veya insanı cinsiyetsizliğe itiyor olması, asıl üzücü olan bu. Bir insan nasıl kendi türüne bu ihaneti yapabiliyor, işte anlaması zor olan bu.

Başarılı olabileceklermi? Gizemli teorilere kendilerini kaptıranlarla bizim aramızdaki fark, onların rehberi hayal dünyaları bizim rehberimizse Kur'an-ı Kerim. İnsanın rehberi Kur'an-ı Kerim oluncada geleceği öngörebiliyorsunuz, nasılmı? Konumuzla ilgili size çok güzel bir örnek verecelim; küresel satanistler şeytanları robotların içine sokup yeryüzünü istila edebilecekmi? Kur'an-ı Kerim bize hayr edemeyecek diyor. Nasılmı?  Çok basit bir Ayetle; "Benim sizin üzerinize herhangi bir gücüm yoktu; ben sizi çağırdım, siz de bana katıldınız" (İbrahim Süresi; 22). Şimdi; Kur'an-ı Kerim k
ıyamete kadar geçerli olacağı konusunda hem fikirmiyiz? Hemfikiriz. Şeytanlar robotlara sokularsa bizim üzerimizde doğrudan güç sahibi olabileceklermi? Olabilecekler. Olurlarsa, bu Ayet iptal edilmiş oluyormu? Oluyor. Ayetler iptal edilmeyeceğine, kıyamete kadar hükümlerini süreceğine göre, demek şeytanların bu çabaları sonuçsuz kalacak. Ayetleri nasıl okuduğumuzu gördünüzmü? Bu Ayet kıyamete kadar şeytanların üzerimizde bir gücü olmayacağını söylüyor. Şeytanlar yeryüzünün görünür boyutuna adım atarsa ama, o zaman üzerimizde bir baskı oluşturabilecekler. Terminatör filmleri gibi, üzerimizde o baskı oluştuğu anda bu Ayeti çöpe atabilirsiniz. Yani önümüzde iki şık var ya şeytanlar yeryüzünün görünür boyutuna adım atacak ve bu Ayet çöp olacak, ya da atamayacak ve bu Ayet kıyamete kadar geçerliliğini koruyacak. Siz hangi ihtimale paranızı yatırırdınız; elbette Ayetin kıyamete kadar geçerliliğini koruyacağı seçeneğe. O yüzden arkadaşlar, küresel çete şunu yapacak bunu yapacak demeden öncesi Allahın Ayetlerine bir bakın. Allahın Ayetlerinden Allahın ne kadarına izin vereceğini çıkarırsınız. Elbette küresel çete kötülükte zirve yapmış durumda ve bir çok büyük hadisenin arefesindeyiz, fakat unutmayın onlar kendi elçilerini indirme arefesinde ise Allahta kendi elçilerini indirme arefesinde. Kısacası, felaket senaryoları çizmeyi bırakın. Onlara fırsat verilmeyeceğini anlamalı ve bilmelisiniz, aksi takdirde Ayetleri teker teker çöpe atabilirsiniz.

Boyut kapısı varmı? Yok. Gizemli teorilere meraklı olanlar, sürekli şu boyut kapısı açıldı, şurada şu evrene bir kapı açtılar gibisine sürekli boyutlar arası geçişi dile getiriyorlar, bunlarıda nereden çıkarıyorlar bunu anlamış değiliz. Bir boyuttan diğerine bir evrenden diğerine geçiş yok. Hayattayken ahiert hayatına geçiş olmadığı gibi, boyutlar arası kurallar çok katı. Dünyamızda gördüğünüzden ibaret, bu size yermiyorsa "tough luck". Cinlerin ve küresel satanistlerin uğraştığı şeyler, enerji boyutundan bizim boyuta geçiş yapmak, internet ağımıza erişim sağlamak gibisi enerji boyutuyla kısıtlı.







kelimelerden türemiş hurafeler