• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...        

 














kabir hayatı Kur'an-ı Kerimde neden doğrudan anılmaz?


-2018
Bazı konulara Kur'an-ı Kerim doğrudan değinmiyor, örneğin kabir hayatı, neden? Yazımızın konusu bu, sizlere hayrlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz.

1. İman ve nesil boyutu

Kur'an-ı Kerim aslında herşeyden bahseder, bazen satırın içinde bazende satırın arasında. Satır aralarını nasıl görebiliriz? Kur'an-ı Kerimi bir bütün olarak beyninizde canlandırarak. Örneğin; tefsir ve mealinizi bir Ayete bakarak değilde, tüm Ayetleri bir bütün olarak ele alarak yaparsanız o zaman hem o Ayetin satır içinde hem satır arasında gizlediği mesajı çıkarırsınız. Bir çok okurumuz, hocam mealler neden bu kadar birbirinden farklı diye soruyor; ahmet hulusi (evanjelizm misyoneri) gibi bilinçli şekilde Ayetleri tahrif etmeye çalışanları ayırırsak, iyi niyetliler arasındaki fark, Ayetleri bir bütün olarak ele alamadıklarından kaynaklanıyor. Ne kadar çok Ayetleri bir bütün olarak beyninizde canlandırabilirseniz o kadar meal ve tefsirde isabetli oluyorsunuz, ne kadar azsa o kadar isabetten uzak. Genelde uzmanlar bir Ayetin tefsirini yaparken o Ayeti bir bütünün parçası olarak değilde, birey olarak gördükleri için, o Ayet ne zaman indi o dönem neler oldu gibisine tarih üzerinden o Ayetin meal ve tefsirini yapmaya çalışıyor. Sonuç; her uzman tarihi diğerinden farklı okuduğu için, her biri farklı bir meal ve tefsir yazıyor. Allah isteseydi elbette her bilgiyi doğrudan açıklardı, ama bu sefer kutsal kitabımız yüzbinlerce sayfa olur, kimse açıp okumaya cesaret edemez, onca detay içinde kaybolur giderdik. Allahu Teala öz ve kısa tutmuş ve sadece imanda büyük sıkıntılara sebep olacak şeyleri direk anma ihtiyacı hissetmiş. İmanınızı tehlikeye sokacak olanlar direk anılmış, diğer herşey satır arasına gizlenmiş. O yüzden birşey isim olarak kitabımızda anılmıyorsa ona inansanızda inanmasanızda imanınız tehlikeye girmez. Örneğin: Münker ve Nekir. Bu iki meleğe inansanız inanmasanızda imanınızdan birşey kaybetmezsiniz. Fakat, şuna inanma buna inanmamalarında bedeli size
sonunda ağır olur, sizi uyarmak istediğimiz konuda bu. Ayetlerde şu anılmıyor bu anılmıyor diye diye atalardan gelen bilgileri ayıklamaya başlarsanız, 1500 yıldır tüm İslam alimlerin doğru olarak kabul ettiği bilgileri teker teker reddetmeye başlarsanız, ben daha iyi bilirim kibri ile konulara yaklaşırsanız, bu işin sonunda size bir fatura çıkacağını biliniz, bu faturada ata inançlarınızın kaybı olur. Siz değilse çocuklarınız o inançları kaybeder. Unutmayın evlatlarınız sizi örnek alıyor. Siz atalarınızdan o detayları aldığınız için inancınızdaki bütünlüğü bugünlerinizde korumakta zorlanmıyorsunuz. Atalarınızın size aktardığı o bilgileri siz kendi çocuklarınıza aktarmazsanız ama, onlar o detayları almazsa ama, o zaman bilinki onlar o yap boz oyunun bütünlüğünü koruyamayacak ve inançsız bir bireye dönüşecek ve birgün yeni çağ tarikatlarına kendisini kaptıracak. Kendiniz için değilse gelecek nesilleriniz için Münker ve Nekir gibi inancınızdaki detaylara önem verin, o detayları bir sonraki nesillere aktarın. Kimbilir belkide ileride çocuğunuzun imanını kurtaracak olan o küçük detaylar olur.

2. Diğer kutsal kitaplar boyutu

Allahu Teala her çağa o çağın ihtiyaç duyduğu bilgileri indirir. Kişi yaşadığı çağda hangi bilgiye muhtaçsa, kendisine indirilen kutsal kitapta o konuya yer verilir. Örneğin; ölüm hristiyan ve yahudi topluluğu içinde bir hakikatmı? Evet. O zaman bilinki ölüm sonrası yaşanılacak olaylar onlara indirilen kutsal kitaplarda da anıldı. İslam tarihini üç ciltlik bir kitap gibi düşünün. Eğer bazı bilgileri Allah son cildinde (Kur'an-ı Kerim) anmıyorsa, belki daha önceki ciltlerde (Tevrat ve İncil) andığı için olabilir. Eğer birşey Kur'an-ı Kerimde anılmıyorsa bunu doğrudan reddetme yerine, belki bir önceki kutsal Kitaplarda anılmış olabilir deyip konuyu Allaha havale edin.

3. Peygamberler boyutu

Allahu Teala
bazı bilgileri Kur'an-ı Kerimde anmaz, çünkü o bilgileri peygamberlerine saklar, onlarında bu yemekte bir katkısı olsun ister. O peygamberin ümmeti o peygambere soru sordukça, bir çok bilgi Ayet olarak değil, bir soruya cevap olarak peygamberlere inmiş. Yani bu konu Ayetlerde anılmıyorsa, belki peygamberimiz soru cevap sohbetlerinde bu konuya açıklık getirmiştir. Getirmişmi, hadislerde bu konu geçiyormu? Evet, geçiyor.

4. İnsan boyutu

Allahu Teala
Kur'an-ı Kerimde bazı bilgileri satır arasına gizliyor, çünkü bazı bilgileri insan araştırsın ve açığa çıkarsın istiyor. Kur'an-ı Kerim bir hazine kaynağı, içinde keşfedilmemiş ilim ve bilgiler içeren bir hazine sandığı. Allahta kendisinin ve peygamberimizin açığa çıkarmadığı bilgileri, vakti saati geldiğinde insan açığa çıkarsın, sevabı o alsın istiyor. Kutsal kitabımız kıyamete kadar geçerli kılınmış bir Kitap. Her çağa hitap eden bir Kitap. Örneğin; bazı bilgiler geçmiş çağlarda açığa çıksaydı, o insanlar bundan birşey anlamazdı çünkü o ilim onların çağında yok. Ayetlerle ilgili tüm bilgiler geçmiş çağlara inmiş olsaydı bu günümüz çağınada haksızlık olurdu, günümüz çağında keşfedilecek bir ilim kalmazdı. O yüzden Allahu Teala bazı bilgileri doğrudan anmamış, peygamberlerine bildirmemiş, vakti saati geldiğinde o çağın insanı o bilgiyi açığa çıkarsın diye. Anlayacağınız, bazı bilgiler Ayetlerde doğrudan anılmıyorsa, o şeyin olmadığından değil, bizlerin keşfini beklediğinden. Allah istiyorki her çağın insanı kendi çağına has bilgileri kendisi çıkarsın, sevabıda o kazansın.

5. Niyet boyutu

Allahu Teala bazı bilgileri Kur'an-ı Kerimde anmıyor, çünkü insanın niyetini ölçmek istiyor. Bazı şeyleri doğrudan anıyor (muhkem), bazı şeyleri ima ediyor (müteşabih). İma edilen şeylerede insanlar bakalım nasıl yorum getirecek ona bakıyor. Bunuda bizleri imtihan etmek için yapıyor. Kulunu imtihan etmek için bir çok şeyi doğrudan anmıyor, satır arasına gizliyor, sonrada bizlerin çıkardığı yorumların boyutuna bakıyor. Bu şekilde iyi niyetli olanı kötüden, ilim sahibi olanıda cahilden ayırtediyor. Yani, bu sayede iyi ve kötünün kim olduğunu size gösteriyor. Örneğin; Münker ve Nekir konusu olmasaydı, kabir hayatını reddeden bu iki ilahiyatçıdan bizi nasıl ayırtedecektiniz? Değerli okurlarımız; b
u tür önemsiz gibi görünen detaylar, kişilerin imanını açığa çıkarıyor, iyi ve kötüyü görünür kılıyor ve birbirinden ayırıyor.







kelimelerden türemiş hurafeler