• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

biyoenerji- vs theta terapi (1)


Duyarlı bir okurumuz bize theta terapisi hakkında soru sordu. Bu sorunun cevabı herkes tarafından bilinmesi gerektiğine inandık ve yanıtımızı websayfamızda sizlerle paylaşmaya karar verdik. İnsan beyini farklı hallerimizde farklı frekansta titreşim dalgaları yayar. Yazının başında bunları bilmenizde yarar var. Sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar diliyoruz...
  • Alpha frekansları 8hz- 12hz; sakin halimizde yaydığımız frekanslar.
  • Beta frekansları 12hz-40hz: tam uyanık halimizde oluşan beyin dalgaları.
  • Theta frekansları 4hz-8hz: bilincin söndüğü uykuya dalma anı oluşan dalgalar.
  • Delta frekansları 0hz-4hz: beynin en düşük ölçülür dalgaları (yeni doğanlar, beyin travması).
  • Gamma frekansları 40hz-100hz: öfke veya mutluluk duygularımızın zirvesinde olduğu, birşeyleri öğrenmeye çözmeye çalıştığımızda yaydığımız dalgalar.
Theta terapisi vs Theta dalgası: konuya girmeden terimleri anlamanız gerek. Theta terapisinde kullanılan theta ismi nereden geliyor? Bu isim beynin içindeki theta dalgalarından esinlenmiş bir isim. Bu teknik bilinçaltınızla ilgilendiğini iddia ediyor, bilinçaltınıza müdahale edebildikleri algısını oluşturabilmek içinde bilinçaltımızın yaydığı theta dalgalarını almışlar ve bu tekniğe ad olarak koymuşlar. Tekniğin theta dalgaları ile ilgisi varmı? Yok. Teknik olarakta mümkün değil zaten. İsim sadece yanıltma ve algı oluşturmak için. Beyinin theta dalgaları uyku modunda açığa çıkar. Bu dalgaları açığa çıkarabilmeniz için uykuya geçmeniz gerekiyor. Uykuya geçtiğiniz zamanda terapi yapmanız mümkün değil. Theta terapisinde hem hasta hem uygulayıcı tam bir şekilde seansa odaklanmış halde. Bu da değerli dostlar theta dalgalarını değil alpha ve beta dalgalarını ortaya çıkarır.

O zaman neden theta ismini koydular? Bir pazarlama stratejesi. Ne tekniğin kendisinin theta dalgaları ile bir ilgisi var nede "tanrısal dokunuş" cümlesinin Allah ile bir ilgisi var. Nasıl depresyon ilaçları, teknolojik cihazlar ve uyuşturucular ile birileri beyinleriniz üzerindeki hakimiyeti ele geçirmeye çalışıyorsa, o üst akıl theta terapisi gibi yöntemler üzerinden de beyninize el atma derdinde.


Not: bu tekniği uygulayanlar theta beyin dalgasını ortaya çıkarabildiklerine inanır, arkadaşlar teknik olarak bu mümkün değil. O dalgalara ulaştığınız an uykuya dalarsınız, uykuya daldığınız zamanda seansınız mümkün olmaz. İki; terapi esnasında hangi beyin dalgaların ortaya çıktığını sıradan bir ofiste tespit etmeniz mümkün değil. Birisi eğer theta dalgaları ile tedavi ettiğini söylerse, seansta çıkan dalgaların theta boyutunda olduğunu o kişi nereden biliyor bunu o kişiye sorun. Kişiyi EEG cihazına bağlamadan seans esnasında theta dalgaların açığı çıktığını nereden biliyorlar bunu onlara sorunuz.

Theta terapistler neyi iddia eder? Theta terapistler DNA 'nıza güzel duyguların yaradıcı tarafından yüklendiğine, yaşadığınız maddi ve menavi travmalar ama bu duygularınızı değiştirdiğini, kendilerininde değişen bu inanç ve hisleri fabrika ayarlarına geri döndürebileceklerini iddia eder. Bilinçaltınızın DNA kodlama merkezine erişerek duygularınıza bir reset yapabileceklerine inanır. Anadan doğma o temiz hislerimizi geri getirebileceklerine inanırlar. Hatta his yüklemelerinde yüzlerce kişiyi aynı anda, binlerce km uzaklıkta olsada his yüklemesi yapabildiklerine inanırlar.

Theta terapi seansı nasıl yapılır? Theta terapistler dört boyuta odaklanır birincisi günlük yaşantınız. İkincisi genetik kodlamanız. Üçüncüsü geçmişiniz ve dördüncüsü ruhunuz. Seansa başlamadan sizi rahatsız eden nedir, bugün neye odaklanmamızı istersiniz diye sorarlar. Sizde hoşlanmadığınız bir vasfınızı veya ruhsal bir sorununuzu dile getirirsiniz ve bunun üzerine çalışmak istediğinizi söylersiniz. Üzerinde çalışmak istediğiniz konu tespit edildikten sonra, terapistiniz size kas testlerini (kinesiyoloji) uygular. Gerçektende o sıkıntı sizde varmı yokmu bunun tespitini yapmak ister. Buraya kadar herşey normal. İtirazımız yok. Terapi boyutuna geçildiğinde ama olaylar karışıyor.

Gelin birlikte bir vaka çalışması yapalım; insanlar tarafından kullanıldığınızı varsayın. İyi niyetli birisisiniz ve o iyi niyetiniz sürekli birileri tarafından suuistimal ediliyor. Öyle bir yapıya sahipsinizki kimseye hayır diyemiyorsunuz bu da maddi ve manevi sizi yıpratıyor. Bu sıkıntınızı anlattıktan sonra theta terapist gerçektende böyle bir sorununuz varmı yokmu diye size bir kas testi uygular. İşaret parmanığınızı baş parmağınız ile bir araya getirmenizi ister ve bunu yaparken şunu söylemenizi ister; ben insanlar tarafından kullanılıyorum. Siz bunu söylerkende işaret ve baş parmağınızı açmaya çalışır. Rahat açarsa o inanç bilinçaltınıza tam yerleşmemiş yani öyle bir inanç sizde yok, zor açılırsa evet o inanç sizde var. Bu tespiti yaptıktan sonra sorular boyutuna geçilir. Olayın özüne inmek içinde hep şu soruyu sorar; bu sizi neden rahatsız ediyor veya korkutuyor?

Örneğin; birilerin sizi kullandığını düşünüyorsunuz. Terapist şunu sorar; eğer isteklerini yapmazsan ne olacağından korkuyorsunuz? Cevabınız dışlanmaktan korkuyorum olur. Terapist bu sefer; dışlanmak neden korkutuyor sizi? Cevabınız yalnız kalmaktan korkuyorum olur. Terapist bu sefer; yalnız olmak neden korkutuyor sizi? Cevabınız bir hiç olmaktan korkuyorum olur.

Ne yaptık şimdi, soru sora sora ana korkuya indik. Hiçlik en temel histir, bundan aşağıya inemezsiniz. Bu noktada terapist yine bir kas testi uygular, gerçektende o hiç olma duygusuna sahip olup olmadığınıza yönelik. Soru sora sora en temel hisse indikmi, şimdi terapi boyutuna geçilir. Gizemde burada başlar. Terapist hastanın elini tutar ve o negatif düşüncelerin yerine güzel düşünceler ekeceğini söyler ve hastadan izin ister. Hiçlik duygusunu alıp, yerine güzel düşünce yerleştirmeme izin veriyormusun der. İzin aldıktan sonra o düşünceye odaklanır ve onu pozitif bir düşünceye dönüştürür. Nasıl dönüştürüyor, gizemde burada. Bunu biyoenerji ile yapmadığı kesin. İnsanın ürettiği enerji ile başkaların düşüncelerine müdahale edemezsiniz.

Bir iki dakikalık odaklanma sonrası yine bir kas testi yapılır. O olumsuz düşüncelerin beyninizde değişip değişmediğine bakar. Değişinceye kadarda o enerji yüklemesine devam eder. Bu belki bir seans belki 10 seans alır.


Not: theta terapisi uygulaması biyoenerji ile açıklanabilecek bir uygulama değil. Terapi esnasında tanrıyı devreye sokarak olayı tümüyle metafizik ve ezoterik bir boyuta taşıyorlar. Bu da değerli okurlarımız bizim bilimsel yaklaşımlarımızı aşıyor. Kafamıza takılan onca soruyu açığa çıkartıyor; theta dalgalarını kullandıklarını nereden biliyorlar? Tanrı ile nasıl iletişime geçiyorlar? Bahsettikleri tanrı kim? İnancın merkezi bilinçaltı olduğunu nereden biliyorlar? DNA'nın his ve inanç kodlarını içerdiğini hangi bilimsel araştırmadan öğrendiler? O an DNA 'ya bir yükleme yaptıklarını nereden biliyorlar?

Bakınız, biyoenejistler kadar enerji konusunda uzman kişiler yoktur ama, onlar bile bir enerji yüklemesi yaptığında o enerjinin DNA 'ya yüklenip yüklenmediğini bilemez. Theta terapistler ise bundanda ötesi giderek bir chrosomen içinde hangi DNA 'ya, o DNA 'nın içinde hangi gene yükleme yapacaklarını biliyor. Bu mikro cerrahi vari enerji yüklemeside bizlerin bilimsel ve mantık bakış açısını aşıyor.


Theta terapisi ve bilim: yazılarımızda her daim bilime işaret ediyoruz. Bir işe kalkışıyorsanız mutlaka ve mutlaka işinizin bilimsel altyapısını bileceksiniz. Örneğin; beyin ve hafıza ile uğraşıyorsunuz, beynin fizyolojik yapısını ve anatomisini çok iyi bileceksiniz. Eğer bilmeden bu tür işlere kalkışırsanız saçmalar kendinizi hurafe ve sakıncalı işlerin içine sürüklersiniz. Örneğin; theta terapisi. Theta terapistler saç rengimiz, boyumuz ve fiziki görünümümüz gibi duygularımızında DNA tarafından belirlendiğine inanıyor. Bu da doğru değil! İnsan DNA 'sı insanın fiziki yapısını ve hücrelerin çalışma ritmini, vazifesini belirler yani anatomisini ve fizyolojisini belirler, insan DNA 'sında his ve duygu yüklemesi bulunmaz. En azından bugünün bilim dünyasının böyle bir tespiti yok. Yarın belki olabilir, biz ama bugünden konuşuyoruz. Bugün böyle bir bilgi ortalıkta yoksa bu kişiler bugün nasıl böyle bir iddiada bulunabiliyor?

2. Bölümde devamı gelecek...





hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar