• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler...        

 














kefaret orucu nasıl tutulur?


Kefaret orucu nasıl tutulur, bu konuyla ilgili bir çok okurumuzdan soru aldık, konuyla ilgili kısa bir yazı ele almanın faydalı olacağını düşündük, sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz.

Kefaret orucu nasıl tutulur? Kefaret orucunu ramazan orucu gibi tutuyorsunuz. İmsak vakti (sahur) ile akşam namazı (iftar) arası yemiyor, içmiyor ve cinsel ilişkiye girmiyorsunuz. İlaç almanız gerekiyorsa ilaçlarınızı ona göre ayarlıyorsunuz, ayarlama şansınız yoksa veya başka bir nedenden ötürü orucu tutma şansınız yoksa o zaman Ramazan ayında olduğu gibi oruca değil fakirleri doyurmaya niyetleniyorsunuz (fidye).

Arka arkayamı tutulması gerek? Evet. Kaç güne niyetleniyorsanız aralık vermeden tutmalısınız. Hanımların özel günleri müstesna, hastalanmanız müstesna. Bu durumda kaçırdığınız o günleri, sonuna ekliyorsunuz ve aralık vermeden sürecinizi tamamlıyorsunuz. 20 veya 40 veya 60 gün, niyetinizi ettiğiniz an infaz sürecine girdiğinizi bilin, infaz sürecinde de kaç gün yatmanız gerekiyorsa aralıksız yatarsınız. Örneğin; 4 rekat namaza niyetleniyorsanız 4 rekatı tamamlamadan namazdan kalkmaz, bir aralık vermezsiniz. Bu oruçlarıda bu şekilde düşünün. Baştan rakamı belirliyorsunuz, aralıksız tamamlıyorsunuz. Aralık verirseniz, hem oruçlarınız kabul olmaz hem şu kadar sayı oruca söz verdiğiniz, ama tutmadığınız için oradan da bir hak yemiş olursunuz. Üzerinizdeki borçtan arınmaya çalışırken daha çok borçlanmış olursunuz. Arınmaya çalışırken daha çok bataklığın içine sürüklenirsiniz. Değerli dostlar, birileri mağdur edildiği için üzerinizde o haklar var, lütfen kolaya kaçmayalım. Bedel ödemeye hazır olduğumuzu, pişmanlığımızı ve samimiyetimizi hem Allaha hem üzerimizdeki hak sahiplerine gösterelim. Bu süreçte ne kadar zorlanırsanız o kadar çok üzerinizdeki haklardan kurtulursunuz, ne kadar kolaya kaçarsanız o kadar az bu süreçten nasiplenirsiniz.

Niyet nasıl yapılır? Kefaret oruçları en az 3 gün arka arkaya tutulur en çokta 100 gün. Biz ama genelde 3 ile 60 gün arası, günah yükünüze göre tutmanızı tavsiye ediyoruz. Günahınızın veya sıkıntınızın ağırlığına göre 3 ile 60 gün arası bir rakam seçin ve arka arkaya tutma niyetine niyetlenin. Örneğin; bir çok okurumuz orucu tamamlayıp tamamlamama konusunda kendisine güvenmiyor, o kişilere biz 10 gün arka arkaya oruçla başlayın, bedeniniz ve nefsiniz oruca alıştıkça bir sonraki orucunuda gün sayısını artırın diyoruz. Çok aşırı sıkıntılarınızda ise 100 gün arka arkaya oruç tutabilirsiniz. 100 gün rakamını nereden aldık, peygamberimizin dedesinden. Oğlunun canını kurtarmak için 100 deveyi kurban ediyor. Eğer kader ölmenizi takdir ettiyse, üzerinizde öylesine bir yük olduğuna inanıyorsanız, o zaman 100 gün arka arkaya oruç tutmanızı tavsiye ediyoruz. Bu ama en uç nokta. Kefaret oruçlarına nasıl niyet edilir? Size iki örnek verelim, birisi genel bir niyet diğeri ise belirli bir sıkıntınız için.

1. "Rabbim üzerimde kimin hakkı kimin lanet ve bedduası, sihir ve büyüsü, ahı, intizarı ve nazarı varsa bunların üzerimden kalkması niyetine, niyet ettim (20 veya 40 veya 60 gün, günahınızın ve sıkıntınızın ağırlığına göre) arka arkaya oruç tutmaya.
Niyetimi kabul eyle ve eksiklerimide sen merhametinle bana olan lütfunla tamamla. Sahih bir niyetle sana yöneldim. Arınmak ve temizlenmek istiyorum. Huzura kavuşmak istiyorum. Nefsimi huzura kavuştur Rabbim".

2. "Rabbim (fobime veya panik atağıma veya egzemama veya eşimle aramdaki sıkıntıya vs) soruna sebep olan kul hakkı, lanet ve beddua, sihir veya büyü, ah veya intizar veya nazar, ne ise bunun üzerimden kalkması niyetine, niyet ettim (20 veya 40 veya 60) gün arka arkaya oruç tutmaya. Niyetimi kabul eyle ve eksiklerimide sen merhametinle bana olan lütfunla tamamla Rabbim. Sahih bir niyetle sana yöneldim. Arınmak ve temizlenmek istiyorum. Huzura kavuşmak istiyorum. Nefsimi huzura kavuştur Rabbim".

Niyeti her gün tekrarlamamızmı gerek? Hayır. Dört rekat namaz misali, dört rekata niyetlendiğinizde her rekat aralığında tekarar niyet etmediğiniz gibi burada da baştan 20 veya 40 veya 60 güne niyetleniyorsunuz sonrası niyetlenmenize gerek kalmıyor. Orucunuz 20 veya 40 veya 60 gün bir bütün olarak kabul edildiği içinde zaten aralık verme şansınız olmuyor. Eğer hanımlar özel günlerinden ötürü aralık vermek zorunda kalırsa, tekrar başladıklarında niyetlerini tazelesinler. 20 veya 40 veya 60 rakamlarınada takılı kalmayın, herhangi bir rakama niyetlenebilirsiniz, sıkıntınızın ağırlığına göre 3 gün ile 60 gün arası herhangi bir rakam seçin ve ya bismillah deyip oruca başlayın inşallah.

Orucunuzu yıl içinde bir kaç defa tekrarlayın:
Örneğin; fobi için 20 gün oruç tutuyorsanız, bunu o yıl içinde 2-3 defa daha tekrarlayın. Neye niyetleniyorsanız bunu yıl içinde bir kaç defa yapmaya çalışın, bir defa ile yetinmeyin. Tekrarda şifa olduğunu göreceksiniz. İlk niyetinizde %50-70 şifaya kavuştuysanız, bir sonraki oruçlarınızda geri kalan hesabı kapatıp %100-100 şifaya kavuşabilirsiniz. Hem bu sayede arınma konusunda israr edeceğinizi, samimi olduğunuzu Allaha göstermiş olursunuz. Allah sizdeki niyeti ve samimiyeti görürse, emeğinizin karşılığını vermekle kalmaz, sizi ihya eder. Oruçlar sayesinde hayal edemeyeceğiniz güzelliklerle karşılaşırsınız. Bir sıkıntısı için Allaha sığınanı Allaha yöneleni Rabbimiz hiç ihya etmezmi. İşte bu arınma yönteminin diğer yöntemlerden farkı bu, biz sizi bir sıktınız için Allaha, İslamda farz olan bir ibadete yönlendiriyoruz. Hiçbir kula muhtaç olmadan, hiç para ödemeden sıkıntılarınızdan kurtulabilirsiniz diyoruz. Bundan da daha güzel bir şifa yöntemi olabilirmi? Olmaz. Temiz bir niyetle Allaha yönelin ve bir çaba gösterin. Zahmete girdiğinizi ve zahmete girmekten üşenmediğinizi Allaha gösterin. Emin olabilirsinizki bu çabalarınız zayi olmayacaktır. Orucun dışında hiçbir terapi yöntemi, oruçtan alacağınız güzellikleri size veremez. Boş yere sağda solda güya uzmanlara, terapi merkezlerine para harcamayın. Allah sığının, çözüm Allahta. En azından bir deneyin, ne kaybedersiniz. İslam dinin dört tane farz ibadeti var; namaz, oruç, zekat ve haç ibadeti. Biz sizlere burada herhangi birşeyi değil, İslamın farz olan bir ibadetini öneriyoruz. Bu ibadeti siz yaptığınızda öyle veya böyle bu hanenize yazılacak. Bizim farkımız bu, herkes size bir çözüm önerisi sunabilir, bizim size sunduğumuz çözüm yolu ise İslamda farz olan bir ibadet. Biz sizlere İslamın içinde bu çözümün olduğunu söylüyor ve bu yolu size gösteriyoruz. Ne bekliyorsunuz, ya bismillah deyin ve 20 günle bir siftah yapın. Ne kaybedersiniz? Hem biraz diyet yapmış olur organlarınızı detoks edersiniz, hem nefsinizi terbiye edersiniz hem İslami bir ibadeti yerine getirmiş olursunuz hemde üzerinizdeki kul haklarından kurtulursunuz. Varmı bundan daha güzeli!

Allaha oruç borcum varken (Ramazan orucu borcu), kefaret orucu tutulurmu? Şeytan insanı kötülükle kandırmaz, iyilik yaptığını zannettirerek kandırır, bunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Kefaret orucunu kafanıza koyduğunuzda, şeytan sizi bundan caydırmak için her türlü yola başvuracaktır, bunlardan biriside; sen ilk önce ramazan oruçların kefaretini öde söylemi olacaktır. Bu doğru değilmi hocam derseniz; doğru değil. Teknik bir detayda şeytan sizi kandırıyor, o da; Allah her zaman ilk önce kula olan borcunuzu kapatmanızı ister. Bir çok insana borcunuz olduğunu düşünün. Alıcılar sıraya girdi ve bu alıcılar arasında Allahında olduğunu düşünün. Alahta diyorki, ben bekleyebilirim benim bu oruca ihtiyacım yok, sen ilk önce ihtiyacı olan kullarıma borcunu kapat diyor. Anladınız. 20 veya 30 yıllık ramazan orucu borcumu kapatacağım diye, kula olan borcunuzu ertelemeye çalışmak ne akla uygun ne de İslama. Kaldıki Allaha olan borcu bir tövbe ile kapatma şansınız var. Yani 20 yıllık ramazan orucu borcunuzu bir tövbe ile kapatma şansınız var. Bu kadar basitmi? Ramazan oruçlarınızı bundan sonra kaçırmamaya söz verirseniz ve tövbe ederken ağlarsanız, evet; bu kadar basit. Tövbenizin kabulü ağlamaktan, derin pişmanlık ve üzüntüden geçer. Örneğin; birşey için tövbe ederken ağlama duygusu gelmiyorsa, ağlayarak içinizi boşaltmıyorsanız, büyük ihtimal tövbeniz tam kabul olmadı.

Şimdi; Allaha olan borcunuzu tövbe ile geçiştirme şansınız var, ama kula olan borcunuzda bu şansınız yok. Allahta; ilk önce kulun hesabını kapat, ben hesabımdan vazgeçmeye hazırım, o hatayı tekrar yapmamaya
söz verirsen
ve seni ağlamaya itecek kadar pişmanlık duyarsan diyor. Şeytanda bu teknik detayları sizden gizliyor. Kula olan borcunuzu kapatmamak için her türlü argümanı önünüze koyuyor. Bunlara lütfen kanmayın, en kısa zamanda kullara olan borcu kapatmak için harekete geçin. Allaha olan borcunuz varsa, bunun içinde samimi bir tövbe edin ya da Allahla iletişime geçin, Rabbim insanlara olan hesabımı kapatır kapatmaz, sana olan borcuma yöneleceğim deyin. Allahla oturun ve bir geri ödeme planı yapın. Siz hesapları kapatmaya çaba gösterdiğiniz ve niyetiniz sahih olduğu müddet, Allah kendi hesabında bekler. Hatta vefat etseniz dahi Allah niyetinizi tamamlanmış sayar, kendisine ve kullarına olan borcunuzu siler. O borçları kapatmak için yola çıktığınız için, başınıza birşey gelse dahi niyetinizi tamamlanmış sayar. Allah sizden sadece sahih bir niyet ve bir çaba bekliyor, gerisini Rabbim getirir. Kısacası; Allaha veya kullarına borcunuz varsa, Allaha olan borcunuz için ileriye dönük bir geri ödeme planı yapın, insan veya hayvanlara olan borcunuzda ise beklemeyin, hemen başlayın.

Not: Oruç İslami bir ibadet. Oruç dediğiniz zaman sahur ve iftar arası birşey yiyp içmekten bahsedilir. "Ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikden size seçilinceye kadar yiyin, için. Sonra da ertesi geceye kadar orucu tam tutun" (Bakara Süresi; 187). Bazı insanlar farklı farklı kürler tavsiye ediyor ve bunada oruç adını koyuyor. Örneğin; üç gün arka arkaya yemek yemiyorlar ama sıvılar serbest ve bunada oruç diyorlar. Bazıları ise sahur ve iftar arası normal oruçta olduğu gibi yemek yemiyor, dolayısıyla oruca niyetleniyorlar, ama iftar ve sahur arası 10 gün boyunca yemek yemiyor, sadece su içiyorlar. Yanlışmı? Kür niyetine veya detoks niyetine bunları yapabilirsiniz, ama bunlara oruç diyemezsiniz. Sizi uyarmak istediğimiz noktada bu, bu tür uygulamalara oruç denmez. Bakınız; oruç, İslami bir kavram İslami bir ibadet ve bunun kurallarını Allah Ayetlerle açıklamış. Birşeye oruç demeden öncede lütfen orucun tanımını Allah nasıl yapmış, bunu açıp okuyun. Örneğin; eğer iftar ve sahur arası siz birşey içiyor ama birşey yemiyorsanız o zaman buna oruç denmez, çünkü oruç, iftar ve sahur arası birşeyi yemeyide içerir. Bu tür teknik detaylar neden önemli; bu tür aşırı ve İslam dışı uygulamalar halk arasına yaygınlaşırsa, zaman dilimi içinde oruç ibadeti olduğundan çok farklı bir yere taşınır, o yüzden hepimiz dinimize ve ibadetlerimize sahip çıkmalı ve bunda zerre değişim yapanlara şiddetle karşı durmalıyız. Bu tür arınma tekniklerine diyet ve detoks kürü diyebilirsiniz, ama oruç değil. Bakınız, bu tür aşırı ve Ayet dışı uygulamalarla manevi arınmada elde edemezsiniz. Örneğin; metafizik aleme açılmak isteyenler 40 gün et diyetine kendilerini sokuyor. Bu tür bir uygulama İslamda varmı; yok. "Ve hayvanları da yarattı; sizin için onlarda ısınma ve yararlar vardır ve onlardan yemektesiniz" (Nahl Süresi; 5). Size basit bir soru; Allahın helal kıldığını siz kendinize haram kılarsanız, bundan size hayr gelirmi? Gelmez. Eğer gelse, bu sefer Ayetin kendisi anlamsızlaşır. Nitekimde gelmiyor, bu insanların perdeleri cinler alemine açıyor. Kısacası, Allahu Teala Ayetlerini indirmiş, eğer İslami bir ibadet gerçekleştirmek istiyorsanız, lütfen konuyla ilgili Ayetleri açın ve okuyun ve o Ayet doğrultusunda hareket edin. Ağer Ayetin dışında hareket ederseniz, belki bedeninizi detoks edersiniz belki cinlerden fayda görürsünüz, yani yeryüzünde birşeyler elde edersiniz, ama manevi boyutta birşey elde edemezsiniz.








kelimelerden türemiş hurafeler