• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).








kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

Namazın altındaki hikmet

Mükemmel bir düzenin içinde yaşıyoruz. Allahın yarattığı bu düzenide ne kadar araştırsanız ne kadar derinine inseniz, o kadar hayretler içine düşüyor, bir o kadar da ibadetlerimizin günlük hayatımız için önemini anlıyorsunuz. 

Neden bize namaz farz kılındı, bunu hiç merak ettinizmi? Kötülüklerden korunmak bunun elbette bir yüzü, fakat namazın onun ötesinde de anlamları var. Hangi anlamlarımı, sizi bu diagramla bir müddet baş başa bırakıyoruz, bakalım aranızda bunu çözebilen olacakmı? İç gezegen ve dış gezegen ile neyi kastediyoruz, neden namazlar vaktinde kılınması gerek, bunları ve dahasını çözebilen olacakmı?  

Değerli dostlar; neredeyse bir yıl kayıplara karıştım, bir çoğunuzda nerelerde olduğumu merak etti. Hakkınızı helal edin. İnziva süreci içindeydim. Halletmem gereken şeyleri hallettim, şimdi de inşallah daha arınmış, dolayısıyla daha güçlü bir halde karşınızdayım. Sizlere bir sözüm vardı. ortalık karışacak. o ortamda da sizi yalnız bırakmayacağıma dair size bir sözüm vardı, o sözüm içinde geri döndüm. Beni merak edip, ikide bir websitemi yoklayan okurlarımdan da Allah razı olsun. Hepinizi hayrla bir yerlere not ettim. Bu kayıp süreç içinde tabiiki araştırmalarım, Allahın düzenini anlama çabalarım devam etti, keşfedilen o yeni bilgilerin küçük bir fragmanınıda bu yazımızda inşallah sizinle paylaşacağım.  

Not: yoktan birşey keşfedilmez. Keşfedilirse buna keşif denilmez, bilginin bir yerden size üflenmesi veya kopya/ yapıştır denir. Yıllardır bizi takip eden okurlarımız bizim çalışma prensibimizi bilir, biz yoktan bir bilgi üretmeyiz. Biz var olan ve doğruluğu kanıtlanmış bilgilerin üzerine beyin fırtınası yapar, o bilgiler üzerinden yeni bilgileri açığa çıkarırız. Burada da bunu yaptık. namaz ve astronomi gibi doğruluğu kanıtlanmış bilgiler arasındaki bağı keşfettik, sonrası o bağın arkasındaki hikmeti çözümlemeye çalıştık, sonrasıda elde ettiğimiz verilerle astroloji ve çakra gibi uygulamalardaki yanlışları açığa çıkardık. Örneğin şakra uygulayıcıları belirli bir noktaya bir önem atfederken, o bölgeye bir tanımlama yaparken, o bölge için yaptıkları tanımlamanın yanlış olduğunu tespit ettik. Dolayısıyla umarız bu bilgilerden herkes yararlanır ve yanlışlarını düzeltir. Ayrıca, bu tarz araştırmalarımızın bazı okurlarımıza ağır geldiğinin farkındayız.

Bakınız arkadaşlar, biz burada başkaları gibi masal veya hikayeler anlatmıyor, bilim üretiyoruz. Yazılarımızı daha çok akademisyenleri, bu konularda meslek sahibi olanları aydınlatmak için kaleme alıyoruz. Sizide düşünerek bu yazılarımızı ne kadar yüzeysel ve basit tutmaya çalışsak, sonuçta bilgilerimizi somut bilimsel gerçekler üzerine inşa etmemiz gerektiği için, gök kuşağının renkleri, gökteki gezegenlerin sıralaması gibi, yazılarımızı anlamanız için belirli konularda bilgi sahibi olmanızı veya o konularda biraz araştırma yapmanızı bekliyoruz. Eğer ilk okuyuşta konu size ağır geldiyse, bir kaç defa yazımızı okuyun ve konularla ilgili biraz araştırma yapın inşallah. tekrarda ve araştırmada hikmet var, sizde o hikmetin peşinde koşun, ki yıllardır da maşallah koşuyorsunuz.  

       

Bir kaç gün aralıklarla bu diagramın üstüne farklı diagramları size sunacağız. Bu bilgiler hem astroloji ve çakra'da binlerce yıldır doğru bilinen yanlışları düzeltecek, hem astroloji ve çakra'ya farklı bir bakış açısı kazandıracak, hemde namazın değeri ve anlamını açığa çıkaracak.

Doğru bilinen yanlışlarla neyi kastediyoruz? En basiti çakracıların kullandığı renkler.  

              

Dikkat ettiyseniz, çakracılarda gök kuşağı renklerini kullanıyor, fakat onlar tersinden kullanıyor. Onlar en tepeden mor renkle başlıyor, sonrası sırasıyla aşağıya doğru iniyor. Biz ise en altta mor rengi ile başlıyoruz, sonrası elektromanyetik spektrumdaki skala doğrultusunda, bir çakra noktasından diğerine doğru ilerlerken, mor renginden kırmızı renge doğru çıkıyoruz. Doğru olanı ne burada? Tabiiki bizimki. Bizimkinin doğru olduğunu nereden biliyoruz? Bir çok noktadan bunu biliyoruz, en basiti Kur'an-ı Kerimin Ayetlerinden; "Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik" (Tin Süresi; 4-5). Biz izzet ve onur sahibiydik, çakracıların inandığı gibi tepedeydik, hayata oradan başlamıştık, sonrası ama yanlışlarımızdan ötürü, aşağıların aşağısına, yani iki bacak arasına itildik. Dolayısıyla doğum noktamız, yeryüzüne çıkış noktamız bacak arası, doğum esnasında kafamızın aşığıya doğru olmasının nedenide bu. Biz en allta bu hayata başlıyor, oradan da tepeye doğru, izzet ve onurumuzu geri kazanmaya yönelik bir hayat yolculuğuna itiliyoruz.

Biz veya çakracılar neden bu renkleri bu dizilimde kullanıyor? Nedeni gök kuşağında bu renklerin bu dizilimde ortaya çıkması. Gök kuşağı neden bu renkleri içeriyor? Bu, her bir gezegenin içerdiği enerji ile ilgili. Yedi gezegenin her biri farklı bir enerji içeriyor, bizde o enerjileri yeryüzünde belirli bir renk olarak görüyoruz.

        

Dikkatinizi çektiyse, bizim çalışmalarımızda kırmızı başımızın üstündeki en üst enerji hüzmesini temsil ediyor, çakracılarda ise mor rengi en tepedeki çakrayı (enerji hüzmesini) temsil ediyor. Hangisi doğru? Tabii ki biz. Nereden bunu biliyoruz? Bir çok noktadan, doğruluğumuzu teyit eden hususlardan biriside, mor renginin kısa dalgaya sahip olup zararlı bir frekansı ortaya çıkarması. Bilgelik, aydınlanma, farkındalık, ruhsal bağlantı gibi pozitif şeyleri temsil eden taç çakrasınada siz zararlı frekans içeren bir renk atayamazsınız. Hangi rengi atayabilirsiniz? Bizim yaptığımız gibi, gök kuşağı rengindeki en zararsız olan rengi atayabilirsiniz, o da kırmızı. Buradan da en alt çakrada mor rengi ile başlamamız gerektiğini sizde çıkarmış olmanız gerekiyor.  


Devamı gelecek..... -23.10.2026
hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar