• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

ibadetlerimiz- kurban ibadeti bölüm 1 (1)


Kurban bayramı arefesinde kurbanla ilgili yazımızı yayınlamaya karar verdik, umarız arzu ettiğiniz ilhamı alır ve bu kutsal ibadeti çok daha bilinçli yaşar ve uygularsınız........

İlim: Müslümanlar olarak bizler bin yıllardır belirli ibadetleri yapıyoruz ama niçin yaptığımızı maalesef bilmiyoruz. İbadetlerimiz bize yalvarırcasına her gün gözümüzün içine bakıyor; lütfen beni aç, ben bir hediye kutusuyum, yaradanından yeryüzündeki hayatını kolaylaştıracak hediyelerle doluyum diyor, bizler ama maalesef hiç oralı olmuyoruz. İçinde bulunduğumuz bu gafletin ana kaynağıda başımızdaki imamlar, kendi cehaletini gizlemeye çalışan veya sizi daha kullanışlı hale getirmeye çalışan hocalar. Örneğin; sizi daha rahat yönlendirebilmek için İslamın itaat dini olduğu, ilahi emirlere sorgusuz sualsiz itaat edilmesi gerektiğini söylüyorlar. İlk önce kul bilmez Allah bilir, Allah dilerse herşey olur algısını beyinlerinize yerleştiriyorlar yani Allahın adını öne atarak sorgulama içgüdüsünü elinizden alıyorlar. Sonrada Allahın yerine kendilerini oturtmaya başlıyorlar; hocamız bunu dediyse bildiği bir şey vardır deyip sizleri sorgusuz sualsiz itaat boyutuna taşıyorlar.

Biz bu tarikatları şimdilik Allaha havale edelim, kendi halimize ve Rabbimize odaklanalım; Rabbimize gelirsekte, tabiiki Allahu Teala dilerse herşey olur, ancak Allahu Teala bu şekilde hareket etmez, etmemizide istemiyor. Neden; çünkü Allah Teala ilmimizle her şeyi kuşattık diyor ve bir düzenden bahsediyor; "...Onun ilmi her şeyi kuşatmıştır" (Ta-Ha Süresi; 98). Nedir bu sistem bu düzen, biz Müslümanlardanda bunu araştırmamızı bekliyor. Neden; çünkü hayatı bilinçli yaşamamızı istiyor. İnsanoğlu Allaha karşı bilinçsiz itaate girişirse, o itaat zaman dilimi içinde kullara karşıda olur diyor Rabbimiz ve neye inandığımızı ne yaptığımızı sorgulamamızı istiyor.

Allah boş şeyler yaptırmaz: Müslümanlar kurban kesmeyi İbrahim as’ın anısına yapıldığını düşünüyor, sembolik ve içi boş bir ibadet olduğuna inanıyor. Bu yıl kurbanımı nereye versem, hatta gariban bir hayvancık ölmesin, bunun bedeli neyse ben parasını bir yere vereyim denilip geçiliyor. Bizler maalesef kurban ibadetin ne olduğu, neyi amaçladığı, ne için indirildiğini ve hayatımıza nasıl bir katkıda bulunduğunu hiç ama hiç bilmiyoruz. Örneğin; Allah boş şeylerle uğraşır veya insanları uğraştırırmı? Tabiiki hayır; "ve onlar ki boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler. Boş yere söylenilen sözden ve işlerden sakınırlar" (Mü'minun Süresi; 3). Nefis, şeytan, iş, eş, çocuk ve akraba; Allah bizleri imtihan etmek için bunlardan daha fazla yük omuzlarımıza bindirirmi? Tabiiki bindirmez.

Allahın indirdiği ibadetler ne sizleri sınamak ne de sizleri boş şeylerle oyalamak için yeryüzüne indirildi. Tam aksi ibadetleriniz hayatınızı kolaylaştırmak, sıkıntılarınızı gidermek için indirildi. Bu ibadetler hayatımızı nasıl kolaylaştırıyor, nasıl bizleri sıkıntılarımızdan kurtarıyor, bunun araştırmasıda bizlere bırakılmış.

Örneğin; kurban ibadeti! Kurban ibadetin görünen yüzü var; fakirlerin et yüzü görmesi, akrabaları bir araya getirmesi gibi, birde görünmeyen yüzü var. Kurban ibadetin gizemide görünmeyen boyutta yatıyor. Bu yazımızlada görünmeyen boyuta adım atacağız, kurban ibadetin altında yatan gerçek hikmeti size açıklamaya çalışacağız. Umarız yazımızdan ilham alır ve bir sonraki kurban ibadetlerinizi daha şuurlu yerine getirirsiniz. Sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz. Değerli dostlar; kurban ibadeti üç temel unsur içeriyor, bunlardan birisi birine verilen SÖZ, diğeri CAN, üçüncüsü ise SİHİR.


1. Kurban ibadeti ve birisine verilen SÖZ: kurban ibadetin bizlere aktardığı temel mesajlardan birisi, verdiğiniz sözü yerine getirmek! Örneğin; İbrahim as ahdini yerine getirmek üzereyken gökten oğluna karşılık bir kurbanlık indiriliyor, halbuki orada Allahu Teala; ey İbrahim ahdini yerine getirdin, oğlunu sana bağışladıkta diyebilirdi, demiyor ama, illa kan akıtılmasını, bir kurban kesilmesini istiyor. Neden; çünkü Allaha bir kurban sözü verildi, Allahta verilen bu sözün yerine getirilmesini bekliyor! Ahit Allaha bir canı kurban etmekti, Allahu Tealada bir canın kurban edilmesini bekliyor. Kurban ibadetinden çıkaracağımız ilk ders; kime söz verdiyseniz o sözü mutlaka yerine getirin ve tutamayacağınız sözleri asla vermeyin!

Örneğin; hz. Eyüp hastalık süreci içinde bir olay yaşıyor ve bunun üzerine hanımına yüz sopa vuracağını söylüyor. Bu sözü Allahu Teala bağışlayabilirdi, çünkü hastalık süreci içinde eşi çok vefalı davrandı, ama bağışlamıyor. Bir hafifletme getiriyor, sopa yerine yüz başak sapından bir demet çözümünü sunuyor, ama sonuçta hanımı sopa ile vurulmaktan kurtulamıyor (Sad Süresi; 44).

İslam tarihini okuduğumuzda peygamberler ne sözü verdiyse, o sözü yerine getirmeleri beklenmiş. Neden; çünkü peygamberler yaşantıları ile insanlara örnek olarak indirilmiş. Eğer peygamberlerden herhangi birisinin verdiği bir sözü tutmadığı görülürse, verdikleri sözden kurtulmaları görünürse, bir örnek dahi olsa görünürse, insanlar o örneği bahane gösterir o bir örneği örnek alır, şu veya bu bahanelere kendileride sığınıp verdikleri sözleri tutmamaya başlardı. Bu da değerli dostlar ilahi rızık dağıtımını alt üst ederdi. "... Verilen sözü de yerine getirin. Şüphesiz verilen söz, sorulacaktır” (İsra Süresi; 34). "....Allah'a verilen söz, mutlaka sorulur" (Ahzab Süresi; 15). "Bir de anlaşma yaptığınızda, Allah'a verdiğiniz sözü yerine getirin. Allah'ı kendinize kefil kılmışken, sağlamlaştırdığınız yeminleri bozmayın. Şüphe yok ki Allah, ne yaparsanız bilir" (Nahl Süresi; 91).

- Allahu Teala verilen söz üzerinde neden bu kadar hassas? Sözler sadece ağızdan çıkan kelimelerden ibaret değil, söz ağızdan çıktığında, bunu Allahu Teala levh-i mahfuza yani kader kitabına işliyor, bunu yazılı bir antlaşma haline getiriyor. "... Alışveriş yaptığınız zaman tanık bulundurun. Tanık olana da yazana da zarar verilmesin.." (Bakara Süresi; 282). Allahu Teala bizlere ne emrediyorsa, kendiside buna örnek hareket ediyor. Birisiyle bir antlaşmaya girdiğinizde, söz vermekte sonuçta bir antlaşma, Allahu Teala bunu kayıt altına alın diyor ve kendiside kayıt altına alıyor. Hangi güne söz verdiyseniz o sözünüz o gün o kişinin rızkına ekleniyor. Örneğin: birine 2 kuruş borcunuz var ve siz o kişiye, şu gün borcumu ödeyeceğim diyorsunuz.

Siz bu sözü verdiğiniz an, Allahu Teala o kişiye o gün kendi katından 5 kuruşluk rızık indirecekse yani onun o günki hakkı 5 kuruş ise, Allahu Teala sizin verdiğiniz söze güvenerek o kişiye o gün 3 kuruş katından indiriyor, geri kalan iki kuruşuda borcunuzla sizin kapatmanızı bekliyor. Siz ama eğer sözünüzü o gün yerine getirmezseniz ne olmuş oluyor; kişi o gün hak ettiğini alamamış oluyor.

Kısacası, siz tutmadığınız her sözle Allahın rızık dağıtımını aksatıyorsunuz. Kişi hak ettiği rızkı alamayıncada kime isyan ediyor kimin düzenini kimin adaletini sorguluyor? Tabiki Allahın. O yüzden lütfen tutamayacağınız sözü vermeyin ve ileri bir tarihe söz verirken; "Allah izin verirse" kelimelerini her defasında cümlenize ekleyin. Bu şekilde takdiri Allaha bırakmış olur vebale girmekten kurutulursunuz; "hiçbir şey için, Allah'ın dilemesi dışında: "ben yarın onu yapacağım deme" "ancak Allah dilerse (yapacağım de). Ve unuttuğun vakit Allah'ı an ve "umarım Rabbim beni, doğruya daha yakın olana eriştirir, de" (Kehf Süresi; 23-24).

Kurban ibadetinden çıkarmamız gereken ilk ders; tutamayacağınız sözleri vermeyin, bu Allah katında çok çirkin bir hareket olarak görülüyor, yer ve gökte düzeni bozan bir davranış. Günümüzün çağında sizce Müslümanlar verdikleri sözlere ne kadar sadık? Hiçte sadık değil. İşte bu Müslümanlar kurban ibadetini yerini getiriyor, ama kurban ibadetin ne için indirildiğini maalesef bilmiyor!

2. Kurban ibadeti ve bir CAN hakkını kazanmak: kurban ibadetinden çıkaracağımız ikinci mesaj ise; kurban demek hayat demektir. Bazı bilgisayar oyunlarında olduğu gibi kurban ibadeti size yedek CAN veriyor. Örneğin; kaderinizde belirli bir gün bir kaza veya bela yaşamanız, hayatınızı yitirmeniz öngörüldüyse siz kurban ibadeti sayesinde bir can hakkınızı kullanıyor, o belayı bir yara izi almadan atlatabiliyorsunuz. Bunu açalım; Allahu Teala herhangi bir kan akıtılmadan da hz. İbrahim'in verdiği sözü yerine getirilmiş sayabilirdi, Allahu Teala ama bunu yapmıyor, kan akıtılmasını istiyor. Neden? Allaha bir söz veriliyor ve bu söz bir canın Allaha bağışlanması. Allahta ağızdan çıkanın kadere yazıldığı, kadere yazılanında mutlaka yaşanılacağını söylüyor; "..Allah'ın emri mutlaka yerine gelecek, yazılmış bir kaderdir" (Ahzab Süresi; 38).

Şimdi, ortada bir sorun var; ölümünüz kadere yazılmış ve bu mutlaka gerçekleşecek. Bundan kaçış var mı? Var; ölüm veya kaza vakti gelmeden levh-i mahfuzda yazılı olanı silebilirsiniz; "….her şeyin vakti ve süresi yazılıdır." "Allah dilediğini siler, dilediğini sabit bırakır; Ana Kitap O'nun katındadır" (Rad Süresi; 38-39).

Demek kaderde yazılı bir şeyin silinişi mümkünmüş. Nasıl silebiliriz? Dengiyle silebilirsiniz. Orada yazılı olana eş değer bir şeyi Allaha vererek, örneğin kana karşılık bir kan vererek silebilirsiniz. Allahtan ne istiyorsanız Allaha ona eş değer birşey sunmalısınız; "..hür'e hür, kadına kadın, köleye köle (Bakara Süresi; 178). Eğer siz canınızı kurtarmak istiyorsanız, Allaha başka bir can sunmalısınız! İnsanı öldürmek haram olduğu için, Allahın kabul ettiği tek can size helal olan hayvanların canları; "hayvanlarıda o yarattı, onlarda sizi ısıtacak şeyler ve bir çok faydaları vardır. Onların etlerinide yersiniz." (Nahl Süresi; 5). Hayvanlar sadece sizlerin yükünü taşımak, et/süt ve derilerinden faydalanmak için var edilmemiş, onlar ayrıca sizlere CAN hakkı kazandırıyor.

Not: vejeteryanlar hayvanların kendilerine can hakkı kazandırdığını bilmiş olsa, herkesten önce onlar hayvanları boğazlar ve etini yerdi çünkü onlar hayata ve yaşamaya diğer insanlardan daha düşkün!

- İnsan tarihi: bizler kendi ellerimizle kendimizi nice farklı sıkıntılara sokuyoruz, bu sıkıntıların arasında ama en önemlisi canımıza gelebilecek hasar. Kurban ibadeti işte tam burada devreye giriyor, kurban ibadeti canınıza dokunabilecek belaları başınızdan uzaklaştırıyor. Eğer hayatınızın belirli bir döneminde bir kaza geçirmeniz takdir edildiyse, bir kurban keserek bunun önüne geçebilirsiniz. Bu mümkünmü? Mümkün, çünkü tarihte ne zaman bir can bağışlanması gerekiyorsa veya bir ölü ayağa kaldırılması gerekiyorsa, Allahu Teala o cana karşı bir canın kurban edilmesini istiyor. Örneğin; peygamberimizin dedesi, peygamberimizin babasını kurban edeceğine dair Allaha söz veriyor. Sonrada sözleşmeden kurtulmanın yollarını arıyor ve onada çözüm olarak belirli bir sayıda kurban kesmesi söyleniyor. Farklı tarihlerde insanoğlu ne zaman bu sorunla karşılaşsa, Allahu Teala hep aynı çözüm yolunu sunmuş.

- Bilim nedir? Bilim nedir diye sorarsanız, en basit tabiriyle, bilim birşeyi tekrarlayabilme sanatıdır. Aynı malzeme ve aynı ortamda siz her defasında aynı sonucu elde edebiliyorsanız, bilinki bunun altında bilimsel bir hakikat var. O hakikat ne, orada tam olarak ne yaşanıyor bunu belki bugün çözemeyebilirsiniz, işin içinde ama mutlaka bir ilim var bunu biliniz. Eğer Allahu Teala aynı sorunda hep aynı çözümü sunuyorsa bilinki bunun altında bilimsel gerçek yatıyor. Örneğin; Yunus as'ın öyküsünde, gemide olanların canları, Yunus as kurban edilerek yani denize atılarak bağışlanması ve o fırtınadan sağ salim kurtulmaları veya Hızır as ve Musa as'ın yolculuğunda bir çocuğun öldürülmesi ve buna karşılık olarak o aileye daha hayrlı bir evlat bağışlanması (Kehf Süresi; 74, 81).

Peygamberler tarihine baktığımızda bizler farklı dönemlerde bir kişinin canı, farklı bir canı adak vererek bağışlandığını görüyoruz. Sizlere daha çarpıcı bir örnek verelim, bir kurbanın başka birisine nasıl hayat verdiğine yönelik; Musa as döneminde bir kavimden birisinin cesedi bulunuyor ve o kavim diğer kavimi suçluyor. Diğer kavimse biz öldürmedik diyor ve konu Musa as taşınıyor. Musa as tarafları dinliyor, sonrası ilahi bir vahiy alıyor ve israiloğullarına bir inek kesmelerini emrediyor. Kesilen kurbanın etiylede ölüye vuruluyor ve ölü canlanıyor ve kimin kendisini öldürdüğünü söylüyor (Bakara Süresi; 67- 73). Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerimin verdiği bu örneklerden anlıyoruzki, eğer can istiyorsanız, o cana karşılık başka bir canı Allaha bağışlamanız gerekiyor.

- Bir cana karşı bir hayat: "Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı...." "Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır...." (Bakara Süresi; 178-179). Ayet çok net, yoruma açık değil; suçlu birisinin canını alırsanız, karşılık olarak Allahu Teala başka bir zaman ve mekanda suçsuz birisinin canını size bağışlıyor ve Ayetin dediği gibi ortaya bir "hayat" çıkıyor. Kaçımız bundan yararlanıyor; çok azımız. Örneğin; bazılarınız 50 yıl boyunca kurban kesmiş ve belkide sadece bir can hakkı kazanmıştır, bazılarınızsa kurban ibadetini şuurlu bir şekilde yapıyor ve her yıl aile fertlerine birer ekstra can kazandırıyordur.

Tarihin farklı çağlarında Allahu Teala bir canın bağışlanmasına karşın bir can talebinde bulunmuş, benden bir can istiyorsanız bana bir can göndermelisiniz demiş. Bir çağda bir çözüm yolu, farklı bir çağda farklı bir çözüm yolu sunmamış, insanoğluna hep aynı çözüm yolunu göstermiş. Bir problem ve hep aynı çözüm yolu. Bunada ne denir; bilim denir.

- Soru ve cevap: yazımızı okuduktan sonra kurban ibadetin ne amaçladığını anladığınızı ümit ediyoruz, şimdi size bir soru; kurban kesmek yerine para verseniz bu Allah katında kabul edilirmi? Cevap; tabiiki hayır. Kurban ibadeti, bazı bilgisayar oyunları gibi bu hayat maceranızda size bir kaç CAN hakkı kazanmanızı sağlıyor, başka bir canı kurban etmedende bu hakkı kazanamıyorsunuz! Eğer para bağışı ile CAN hakkı kazanabilinmiş olunsaydı, o zaman peygamberimizin dedesine yüz deve yerine para bağışlaması tavsiye edilir, İbrahim as’a kurbanlık bir koç yerine fakirlere dağıtmak için bir küp altın indirilirdi! Eğer benim canım bana yeter, ne benim ne de sevdiklerimin kaza ve belalardan korunmaya ihtiyacı var diyorsanız; buyurun bol, bol para bağışı yapın, fakirleri doyurun, etten uzak durun.

2. Bölümde devamı gelecek...






hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar