bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).
Size Ayetlerden bir hikaye anlatacağız, başlıkları alt alta sıralacağız, sonunda ortaya bir hikaye çıkacak. Kendinizi bütün ön yargılardan arındırın ve bu hikayeye kulak verin. Kadınla ilgili Ayetler bir hikaye anlatır, biz size Ayetler üzerinden bu hikayeyi anlatacağız. İlk yaratılıştan başlayacağız, peygamber kadınlarına kadar götüreceğiz. Bu hikayeyi biz değil Kuran-ı Kerim anlatıyor. Şahsi görüşümüz değil, Ayetlerin kendisi anlatıyor. Biz sadece farklı Sürelere serpiştirelen Ayetleri aldık, bir sıralamaya tabi tuttuk. Bu sıralamadanda bir hikaye çıktı. Biz bu yazımızda size bu hikayeyi anlatacağız. Bir başlık bir Ayet. Başlıkları kendi başına değerlendirmeyin. Hikayeyi bir bütün olarak ele alın. Gizem bütünlükte yatıyor. Bir Ayete göre hareket ederseniz yanılabilirsiniz, hikayenin tümünde ama değil.
Örneğin; art niyetli bir kişi bir Ayeti kendi lehine yorumlayabilir ama 4-5 Ayeti aynı anda lehine yorumlamaya kalkıştığında yorumlar arasında çelişkiler oluşmaya başlar. Bir Ayette sizi aldatabilir, ama 4-5 Ayeti aynı anda kendi lehine çeviremez. O yüzden Ayetleri tek tek ele almayın, bir bütün olarak ele alın. Biz bunu yaptık, kadınla ilgili tüm Ayetleri bir araya getirdik. Birisini belki reddedersiniz, belki ikincisinde ben öyle düşünmüyorum dersiniz, belki üçüncüsünede itiraz edersiniz, ama tümüne itiraz etme şansınız yok. O yüzden Ayetleri birey olarak değilde bir bütün olarak ele alırsanız, hem nefsiniz ve şeytanınız tarafından kandırılmaktan kurtulursunuz, hem art niyetli mealler yazanların tuzağına düşmezsiniz. Ayetler her zaman birbirini destekler.
Artı, eğer birisi size bu konuyla ilgili bir Ayet anarsa, Ayetin bu konuyla igili olup olmadığına bakınız. Örneğin; kadını iş hayatına sürüklemek isteyenler bir Ayetten bahseder, konuşmanın geri kalanını hadis, kültür ve zamanın şartlarını anlatarak geçirirler. Bahsettikleri Ayette genelde konuyla ilgili olmaz, çünkü kadını iş hayatına itecek bir Ayet bulunmaz.
Şahsi görüşümüz ne? Allahı, peygamberimizi ve kitabımızı saymazsam, yeryüzü yaşamımın merkezinde üç kişi var. Birisi annem, ikincisi kız kardeşim ve üçüncüsü kız kardeşimin kızı. Yazıyı okurken kadına karşı bir önyargı beslemediğimi, kadına bir mal gözüyle bakmadığımı lütfen bilin. Tam aksi; beni en çok öfkelendiren kadına yönelik şiddet. Hayatımda en çok değer verdiğim üç kişi var ve üçüde kadın. Bilhassa kız kardeşimin kızı benim zayıf noktam. Çocuğum olsa, kızmı erkekmi istersiniz diye sorsanız; kız çocuğu derdim. Benim şahsi görüşlerim bunlar, ancak düzeni ben kurmadım, ipler benim elimde değil. Herkes gibi bende, ister hoşuma gitsin ister gitmesin ilahi düzene ayak uydurmak zorundayım.
Size bu yazıda anlatacaklarım benim şahsi görüşlerim değil, Allahın kadın hakkındaki hükümleri. Allahın hükümleride kıyamete kadar geçerli. Ayetler zamana göre değişmez, kıyamete kadar geçerliliğini korur. O dönem öyleydi, şimdi farklı bir dönemde yaşıyoruz diye birşey yok. Allahu Teala, bu Ayetleri indirdiğinde kıyamete kadar bu yasalar geçerlidir dediğinde bilmiyormuydu bugünki konjonktürü? Elbette biliyordu. Allahu Teala kadınla ilgili Ayetleri indirdiğinde bugünün konjonktörünü biliyordu ve yinede o Ayetleri indirdi. Neden? İmtihan. Kurallar belli, dün bugün olayı yok, kurallar var. Ya kurallara uyanlardan olacaksınız ya da uymayanlardan. Karar sizde. Nacizane tavsiyemiz; İslam size ayak uydurmaz, sizin İslama ayak uydurmanızı bekler.
Bu yazımızda biz sizlere kadının İslamdaki konumunu tüm çıplaklığıyla anlatacağız, umarız bundan ihtiyaç duyduğunuz ilhamı alırsınız. Sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz.
Paralel evren: "Biz herşeyden iki çift yarattık. Umulur ki, iyice düşünürsünüz" (Zariyat Süresi; 49). İlk önce anlamanız gereken, baştan itibaren Rabbimiz herşeyden çift yaratmış. Bu çift kavramıda sadece canlılar için geçerli değil, içinde yaşadığımız evren dahil, herşey için geçerli. Bunu bedenin sağı ve solu gibide düşünebilirsiniz. Bizim bildiğimiz evrende hz adem ilk yaratılırken, diğer evrende ilk insan olarak bir kadın yaratıldı. Detaylara girmeyeceğim, sizin anlamanız gereken şu; bizim evrende erkek yönetici ve üstün kılınırken, diğer evrende de kadın üstün ve yönetici kılındı. Yazımızı okumadan öncesi bunu bilmenizde yarar var. Ayetleri okuduğunuzda kadına haksızlık ediliyormuş gibi gelebilir size belki, fakat unutmayın bu Ayetler sadece bizim yaşadığımız evren için geçerli. Yani paralel evrende hakimiyet kadına verilmiş. Allah büyük, o yüzden büyük düşüneceksiniz.
Allah erkek ve kadın arasındaki dengeyi bu evrende değil, iki evren üzerinden sağlıyor. Bedenin sağ ve sol tarafı gibi. Sağ taraf erkeği sembolize eder, sol taraf ise kadını. Sağ bedenimizi bir evren, sol tarafıda diğer evren olarak düşünün. Bedenimiz bu şekilde bir bütünlük ve denge sağlıyor. Bakınız; Allahu Teala bir gemide iki kaptan olmaz birisi mutlaka diğerine üstün olmalı, diğer taraftan ama ikiside benim yarattığım kul, ayrım yapamam aralarında demiş ve çözümü iki gemi inşa etmekte yani iki evren yaratmakta bulmuş. Birisinde kadın hakim diğerinde ise erkek. Biz erkeklerin hakim olduğu evrende yaşıyoruz. Dolayısıyla Allahın bize indirdiği Ayetler erkek merkezli Ayetler. Ayetleri okurken bu bilinçle okuyun.
Ayetleri okurken size haksızlık edildiğini düşünüyorsanız, paralel evrende de erkeklerin kendilerine haksızlık edildiğini düşündüğünü unutmayınız. İki evrende de erkek-kadın eşit olamazmıydı? "Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların biriktirdikleri şeylerden daha hayırlıdır" (Zuhruf Süresi; 32). Demokrasilerde bir yasa geçmesi için ne olması gerek, birisi 1 oy daha fazla alması gerek. Yeryüzünde bir iş yapabilmeniz veya başkasına yaptırabilmeniz için birisi diğerinden bir derece üstün olması gerek.
Yeryüzünde birşey bir yerden diğerine harekete geçebilmesi için eşitsizlik olması gerek. Herşey eşit olursa, eşya hareket etmez. Eşitlik kavramlarını kullananlar sizi kandırıyor. Eşitlik kavramı hayatın gerçeklerinden uzak bir kavram.
Örneğin; eşitlik diyen kadınlara bir bakın, eşlerini ve ailelerini onların yönlendirdiğini ve o gücü paylaşmadıklarını görürsünüz. Özetlersek; matematik formüllerinde eşitlik sembolü sıfırı temsil eder. İki şey birbirine eşit olursa ortaya sıfır çıkar. Sıfır icat sıfır eylem. Hayat durar. Ortaya bir hayat bir eylem çıkması içinde Allah ne yapmış, birisini diğerinden üstün kılmış. Diğerine haksızlık olmasın diyede sadece onun için, onun üstün olduğu bir evren yaratmış. Yani yazıyı okuduğunuzda ağlayıp sızlamayın, hava anamız hz ademin arkasından iş çevirirken, aynı anda paralel cennette hava anamızın erkek versiyonu hz ademin kadın versiyonu arkasından iş çeviriyordu.
Bizim alemin cennetinde ilk insan bir erkekken, paralel cennette bir kadındı. Bizim alemde Allah erkeğe hitap ederken, sadece erkek peygamberler gönderirken, paralel evrende kadına hitap ediyor ve sadece kadın peygamberler gönderiyordu. Bizim alemde kadına evde otur derken, diğer alemde erkeğe otur diyor. Olayı anladınız. Allahın en temel vasfı adalet. Asla Allahın adaletini sorgulamayın. Merak etmeyin Allah sizi sizden daha çok seviyor, sizi sizden daha çok düşünüyor. Allah bilir, benim ilmim bu işleri kavramaz, Rabbim böyle emrettiyse bildiği vardır, bana sadece itaat etmek düşer, Allahın düzenini sorgulamaktan Allaha sığınırım deyin ve nefsinizi, şeytanlarınızı susturun.
Hikayemiz gökte başlıyor; GÖKTE- erkek yaratılır: ademin yaratılışı. "Hani Rabbin meleklere demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, şekillenmiş bir balçıktan bir beşer yaratacağım" (Hicr Süresi; 28).
GÖKTE- erkek bir eş ister: "Sizi bir nefsten yaratan ve onunla sükûn bulmanız için, ondan onun eşini yaratan O’dur...."(Araf Süresi; 189). Tefsiri: adem babamız yalnızlıktan yankınır ve bir eş ister. Allahta hz ademin nefsinden hava anamızı yaratır. Buradan çıkarmanız gereken ilk ders; erkek ile bir kadın asla eşit olamaz, çünkü yaratılış öyküleri birbirinden farklı. Erkek, Allahın isteği üzerine yaratılmış, kadın ise erkeğin isteği üzerine. Fark iki; erkek yoktan var edilmiş, kadın ise erkekten. Özet: erkek, Allahın duası sonucu ortaya çıktı, kadın ise erkeğin duası sonucu. Bu ikisi hiç birbirine eşit olurmu? Erkek yoktan var edilmiş, kadın ise erkekten. Hiç kaynağın kendisi, kendisinden oluşturana eşit olurmu?
- duanıza dikkat edin. Bazen dualar olduğu gibi kabul edilir. Yanlış kelimeler kullanırsanız hapı yutarsınız. Örneğin; adem babamız yalnızlığını gidermek için bir eş istedi. Allahta ne bir gram artı ne de bir gram eksik, tam bu dua doğrultusunda kadını var etti. Hz adem ne istedi; nefsine hitap edecek ve yalnızlığını giderecek birisini istedi. Allahta o doğrultuda süse ve eğlenceye düşkün, yeni canlılar doğurabilecek birini var etti. Hata nerede? Duasında benim hilafetime göz dikmeyecek ve bana itaat edecek birini var et demesi gerekirdi. Etmedi ve belasını buldu. Cenneten kovuldu.
Gökte- eşini yarattıktan sonra erkeği, iblis konusunda uyarır: "Bunun üzerine: Ey Âdem! dedik, bu, hem senin için hem de eşin için büyük bir düşmandır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın; sonra yorulur, sıkıntı çekersin!" (Ta- Ha Süresi; 117). Tefsir; dikkatinizi çektiyse bu uyarı adem babamız yaratıldıktan sonra yapılmaz, hava anamız yaratıldıktan sonrası yapılır. Bu ne anlamı geliyor, erkeğin hayatı rahat, ne zamana kadar; bir eş edininceye kadar. Kişi eş edindiği an mahremiyet, kimlerle oturup kalktığı, bunlar ve dahası artık dikkate alınması gerekiyor.
GÖKTE- erkeği halife kılar: "Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti..." (Bakara Süresi; 30). Tefsiri; Allahu Teala adem babamızı var eder ve onu halife kılar. Buradan çıkarmanız gereken ikinci ders havanın değil hz ademin halife kılınması. Eğer Allah nezdinde kadın, erkeğe eşit olmuş olsaydı o zaman Allah bir halife yaratacağım demez, iki halife yaratacağım derdi.
GÖKTE- erkeğin üstünlüğünü tescil eder: "And olsun sizi yarattık, sonra size şekil verdik, sonra da meleklere, Adem’e secde edin! Diye emrettik. İblis’in dışındakiler secde ettiler. O secde edenlerden olmadı" (Araf Süresi; 11). Eğer Allah nezdinde kadın, erkeğe eşit olmuş olsaydı o zaman "ademe secde edin" yerine, "adem ve havaya" secde edin denilirdi.
GÖKTE- kadını kendisine muhatap almaz: "Dedik ki: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz” (Bakara Süresi; 35). Adem babamız halife olarak yaratılır ve cennete yerleştirilir. Belasını arayan belasını bulur misali, adem babamız göğün nimetlerine burun kıvırtır ve dahasını ister, bir eş ister. Bu isteği üzerinede Allah, hava anamızı var eder. Bundan sonrasıda Allahın tavırları çok ilginç olur, Allah evin yeni üyesini hiç bir konuda kendisine muhatap almaz. Sen istedin, sorumluluk sende ey adem dercesine, Allahu Teala hiçbir konuda hava anamızı kendisine muhatap almaz. Hiç dikkatinizi çekmedimi, Kur'an-ı Kerimin hiçbir yerinde hava anamıza hitap edilmez, neden?
Hani eşitlikten bahsediyorsunuz ya, herhalde Allahtan daha adil olduğunuzu sanmıyorsunuzdur, Allah neden hava anamızla konuşmaz? Kur'an-ı Kerimde Allah ile adem, Allah ile iblis, Allah ile melekler arasındaki konuşma aktarılır, ama hava anamızla ilgili tek bir konuşmaya yer verilmez, neden? Allah katında geçen tüm konuşmalarda, hep ademe hitap edilir. Örneğin; ey adem denilir, ey adem ve hava denilmez. Neden hava 'ya hitap etmez, çünkü gökte halt işleyeceğini bildiği gibi, yeryüzünde de halt işleyeceğini biliyor, gökte iblis'le iş tutup erkeğin halifeliğine göz diktiği gibi, yeryüzünde de göz dikeceğini biliyor, gökte erkeğin arkasından iş çevirdiği gibi, yeryüzünde de çevireceğini biliyor.
2. Bölümde devamı gelecek....