• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

nefis bölüm 4 (1)- kötümü ve karakter nasıl ortaya çıkıyor?


Bir okurumuzla nefisle ilgili sohbet ederken okurumuzun nefisle ilgili olumsuz ifadeler kullandığını gördük, nefsin azgın ve kötülükler dolu olduğunu ima etti. İslam literatürüde bu kanaate sahip olduğu için bu konuya bir açıklama getirme ihtiyacı hissettik, umarız bu yazılar sayesinde yaratılışınızı ve benliğinizi daha iyi anlarsınız. Bu yazı vesilesiyle karakter nasıl gelişiyor onuda sizinle paylaşacağız, umarız arzu ettiğiniz ilhamı alırsınız. Yazımızın başında ilk önce bazı kavramların tanımını yapacağız, sonrada sizlere Ayetlerden örnekler vereceğiz. Sizlere hayrlı ve aydınlatıcı okumalar dileriz....

Nefis nedir? Nefis fiziki bir parçadan ve buna yüklenen bir yazılımdan oluşur. Fiziki parçaya beyin sapı diyoruz. Buna yüklenen yazılımada instinct (iç güdü) diyoruz. Bu yazılım öğrenerek gelişiyor. İnsanoğlu kendi kendini gelişitiren bir yapay zeka muadili, doğal bir yaşam formu.

Nefis kötümüdür? Değildir. Nefis hakkında maalesef böylesine yanlış bir algı var. Örneğin; çocuğunuz kötümü veyahut peygamberler kötümü veyahut Allah hiç kötü birşey yaratırmı? Elbette, yaratmaz. Allah bizlere fiziki bir beden bahşediyor ve buna iyilik ve kötülüğü yüklüyor, yeryüzü yaşantımızda bunlardan hangisini açığa çıkaracağımızı ise bize bırakıyor. Nefis kötü derseniz, baştan itibaren nefsi kötülükle damgalamış olursunuz, bu da doğru değil.
"Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona iyilik ve kötülüğü ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir" (Şems Süresi; 7-9). Allah nefsi yaratıyor, buna doğruyuda yanlışıda yüklüyor sonrası bizleri yeryüzüne salıyor. İyi veya kötü, hangi vasfı ortaya çıkaracağımızı bize bırakıyor. Eğer Allah nefsi kötülük üzerine yaratmış olsaydı o zaman baştan itibaren biz insanı kötülük üzerine yarattık derdi.

İnsanla nefis arasındaki fark: Ayetleri okurken çok dikkatli okumalısınız, bir yerde Allah bir varlığı bir şekilde anması başka bir yerde başka bir isimle, bunların her birinin altında bir hikmet var. Örneğin; iblis. Cennetten kovulmadan ve Allaha isyan etmeden öncesi Allah onu ismiyle (iblis) anıyor, isyan sonrası ise şeytan olarak. Örneğin; ademoğulları. Kur'an-ı Kerim ademoğullarına iki türlü hitap ediyor, bazı Ayetlerde insan diyor bazı Ayetlerde nefis. Fark ne? Birisi Allahın ürettiği ve size teslim ettiği ürün (nefis), diğeri ise sizin (anne ve baba) yeryüzünde ortaya çıkardığınız ve büyüttüğünüz ürün (insan). Eğer bir Ayet nefis diyorsa bilinki burada Allahın tezgahında olan üründen bahsediliyor, insan denilirse sizin elinize geçen nefisten bahsediliyor. Birisi henüz kutusu açılmamış sıfır ürün, diğeri ise müşteriye teslim edilmiş ve kutusu açılmış ürün. Bu ikisi aslında aynı ürün (nefis), birisi henüz kullanılmamış fabrikadan çıkmamış, diğeri ise kullanılmış.

Ayetlerde kullanılan kavramlara bakın, eğer arapça yazılışta nefis deniliyorsa o zaman burada sizin kullanımınıza sunulmadan önceki halinizden bahsediliyor.

Eğer arapça metinde insan kelimesi kullanılıyorsa, o zaman sizin kullanımınızda olan sizden bahsediliyor. Bu ikisi birbirine eşit değil. Birisi gökte tertemiz kullanılmayı bekliyor, diğeri ise rahime düştüğü an anne ve babanın günahları tarafından kirletilen, şeytanlar tarafından hacklenen nefis. Biz bu yazımızda nefsin kötü olmadığından bahesiyoruz, insanın değil. Umarız bu farkı şimdi anlamışsınızdır. Nefisler temizdir derken gökteki fabrika çıkış halinden bahsediyoruz. Nefisler kötüdür derkende insanın eline geçmiş insan tarafından kirletilen nefislerden bahsediyoruz. O yüzden Ayetlerde kullanılan dile dikkat edin, Allah insanmı diyor nefismi diyor. İnsan diyorsa sizin kullanımınızda olandan bahsediyor. Nefis derse kendi yarattığından bahsediyor.


Örneğin; "Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür" (Adiyat Süresi; 6). Burada nefisler nankördür denilmiyor, insan nankördür deniliyor. Demek yeryüzü yaşantınızda nefsinize şeytanları bulaştırdınız. "Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür" (İsra Süresi; 27). Örneğin; "İnsan, aceleci (bir tabiatta) yaratılmıştır.... (Enbiya Süresi; 37). Burada nefisler acelecidir demiyor, insan aceleci diyor. Gelelim buradan karakter özelliklerimize. Allah nefislere tüm iyi ve kötü özellikleri yüklemiş ve eğer Allah bizlere aceleci diyorsa, demek bizler yeryüzü hayatımızda aceleci olma özelliğini diğer özelliklerimize kıyasla daha çok açığa çıkarmışız.

Özetlersek; Allahu Teala nefis dediğinde yeryüne inmeden önceki fabrika çıkış halimizi, insan dediği zamanda yeryüzüne indirilen ve bizim kullanımımızda olan nefisi
kastediyor. Allah değilde bir peygamber veya bir kişi nefis kelimesini kullanıyorsa, bilinkin yeryüzündeki günah ve şeytanlar tarafından kirletilmiş benlikten bahsediliyor.

Karakter nedir? Allah katında nefise yüklenen özelliklerin, yeryüzünde sevap veya günahlarımız tarafından
aktifleştirilmiş haline karakter denir. Örneğin; Allahu Teala biz iyiliği ve kötülüğü nefse ilham ettik diyor. O iyilik veya kötülükler sizde aktif olduğunda da buna karakter diyoruz. Örneğin; size 40 tane iyi ve 40 tane kötü vasfın yüklendiğini düşünün, kişiliğinizde işte bunların kombinasyonu sonucu ortaya çıkıyor. Sevap veya günahlar nefsinizdeki hangi iyilik veya kötülük vasfını aktif hale getiriyorsa, onların bir bütünü sizin karakterinizi belirliyor. Nefsinize yüklenen kötü vasıfları günahlarınız aktifleştiriyor, iyi vasıflarıda dualarınız ve yaptığınız iyilikler. Buradan çıkarmanız gereken bir derste nedir; eğer kötü huylarımızı günahlarımız ortaya çıkarıyorsa, arınma ilede o kötü huydan kurtulabilmeliyiz. Aynen.

O yüzden can çıkar huy çıkmaz söylemi bir hurafe. Kişiliğiniz sizin elinizde. İyilik yapar tövbe ederseniz nefsinizdeki kötü vasıfları off moduna çeker, güzel huylu bir insana dönüşürsünüz. Nefse yüklenen vasıfları nasıl aktif hale getirebiliyorsak bunları pasif halede getirebiliriz. Kişiliğinizi Allah yaratmadı, sizin ve atalarınızın hayr ve günahları belirledi. Bu yazı vesilesiyle bunuda bilmenizde yarar olduğunu düşünüyoruz.

İnsan nedir? Nefis+ beden+ ruh= İnsan.
Kur'an-ı Kerimde insan kelimesi kullanıldığı zaman anlamanız gereken ilk husus, burada bir paketten bahsedildiği. Nefis, beden ve ruh bir araya getriliyor ve insanoğlı yaratılıyor. Bu insanıda ben en güzel biçimde yarattım diyor Allah. "İncire, zeytine, Sina dağına ve şu emîn beldeye yemin ederim ki, biz insanı en güzel biçimde yarattık...." (Tin Süresi; 1-4). Eğer nefis kötü olsaydı, biz insanı en güzel biçimde yarattık dermiydi. Demezdi. Nefis insanın bir parçası, Allah insanı en güzel şekilde yarattık diyorsa demek nefside en güzel şekilde yarattı.

Örneğin; 
"Andolsun ki biz, insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık... (İsra Süresi; 70). Eğer nefislerimiz kötülük üzerine yaratılmış olsaydı, biz insanı şan ve şeref sahibi kıldık dermiydi Rabbimiz. Demezdi. Demek yaratılışta bir sorun yok. Demek sorun yaratılış sonrası başlıyor, ürün elimize geçip biz kullanmaya başladığımızda başlıyor. Allah tertemiz bir ürünü bize teslim ediyor, demek ürünü kötülükle kirleten biziz. Biz olduğunu nereden biliyoruz? "Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık" (Tin Süresi; 5). Hz Adem ve havanın cennette bir halt işlemesi, sonrası Allahın bizi yeryüzüne kovmasından biliyoruz.

Nefis kötü değilse, neden uyarılıyoruz o zaman? Bunun iki nedeni var, birincisi; Allahu Teala nefsi öğrenen ve gelişen bir yazılım üzerine inşa etmiş. Bu ama insanın yeryüzünde tutunabilmesi için yeterli değil. Örneğin; birisine birşeyleri öğretebilmeniz için, ilk önce o canlıyı kıçının üstünden kaldırıp çevresini tanımaya itmeniz gerekiyor. Ben öğrenen ve gelişen bir insan yarattım, artık gerisi beni ilgilendirmiyor dememiş Rabbimiz, insana öyle bir yazılım yüklemişki, o yazılım bizi öğrenen bir canlıya dönüştürmekle yetinmiyor, aynı zamanda bizi kıçımızıdan kaldırıp dünyaya kök salmamızı sağlıyor. Örneğin; bir canlının çevresini keşfetmesini istiyorsanız ona merak duygusunu yüklemeniz gerekiyor, o canlının çiftleşmesini istiyorsanız karşıt cinse yönelik ilgi yüklemeniz gerekiyor, onun yeryüzünde kök salmasını istiyorsanız mala yönelik ilgi yüklemeniz gerekiyor, onun çoğalmasını istiyorsanız evlatlara yönelik bir ilgi yüklemeniz gerekiyor vs.

Allahta bunu yapmış. Nefsimiz için bir işletim sistemi hazırlarken, bunu bazı şeylere daha çok heyecan duyacak şekilde yazmış. "Kadınlara, çocuklara, altın ve gümüş cinsinden birikmiş hazinelere, soylu atlara, sığırlara, ekintarlabağ bahçe gibi arazilere yönelik dünyevi zevkler, insanoğlu için çekici kılınmıştır. Bütün bu zevkler bu dünya hayatının geçici şeyleridir. Ama varılacak yerin en güzeli, Allah katında olandır" (Al-i İmran Süresi; 14). Amaç insanı kıçından kaldırıp yeryüzünü, yeni yerleşim alanını keşfetmesini ve burada kök salmasını
sağlamak. Allahın niyeti bize zorluk çıkarmak değil, yeni yuvamıza adapte olmamızı sağlamak. Mal veya karşıt cins şer olmadığı içinde, bunlara yönelik ilgiyle yaratılmış olmamız nefisleri kötü yapmaz.

Uyarı neden o zaman? Çok basit; bu
yazılımdan doğacak sorunları kendisine mal edilmemesi için. Örneğin; bizler yeryüzü nimetlerine yatkın yaratılmışız, insanda bu nimetlerin içinde rahatlıkla kaybolabilir, Allahta bundan sorumlu tutulmamak adına insanı bu yüklemeden haberdar ediyor. İleride benim haberim yoktu, olsaydı önlemimi alırdım demeyisiniz diye. Bir cihaz üreticisinin kullanım kılavuzu eşliğinde cihazı satması gibi. Baştan uyarı yapılıyorki, ileride bahanelere sığınmayasınız. Allahu Teala nefisle ilgili uyarı yaparken, bunu nefislerin kötü olduğundan yapmıyor, sizi yaratırken bu özellikleride nefsinize yükledim, aman dikkat edin mahiyetinde yapıyor. Mahşer gününde Rabbim sen beni karşıt cinse ve mala yönelik zaafiyetle yarattın, yaptıklarımdan beni sorumlu tutamazsın demememiz için, Allah baştan uyarısını yapıyor ve üstüne bize garanti veriyor, bu uyarımı almayanlarıda cezalandırmayacağım diyor. "Biz bir elçi göndermeden hiç kimseyi cezalandırmayız" (İsra Süresi; 15).

Yeryüzünde kendimizi evimizde hissetmemiz için Rabbimiz bize bir yazılım yüklüyor, ondan doğabilecek hasarları önlemek içinde her türlü uyarıyı yapıyor, her türlü garatiyi veriyor
. Hamdolsun alemlerin Rabbi olan Allaha. Bu uyarının bir nedeni daha var; siz ileride ben daha çok gelişebilirdim, yaratılışım buna engel oldu demeyesiniz diye, Allahu Teala nefse birşey daha yapıyor, nefise sınır koymuyor. Nefisle ilgili asıl sıkıntıda buradan doğuyor, nefsin kötü olması değil, öğrenimine ve kişiliğine bir limit konulmaması. Ne kadar öğrenirsek o kadar gelişen bir canlı olarak varedilmişiz. Sınırımız yok. Nefis herşeyi öğrenmeye açık ve bunada bir sınır konulmamış.

Örneğin; nefis bir motorda icat edebilir, tüm teknolojilerden uzak bir yaşantıyıda benimseyebilir. Nefis kendisini tanrıda ilan edebilir, tanrıya boyunda eğebilir. Nefis karşı cinslede evlenebilir, hemcinsiyle hayvanla robotla hatta annesiylede evlenebilir. Nefis kendini uzaylıda ilan edebilir, bir reptilde. Anlayacağınız, nefis ucu açık bir yazılım. Ne görürse ne öğrenirse onu kabullenmeye açık bir program. Allahta bizi buna yönelik uyarıyor. Nefis kötü olduğundan değil, her yöne açık bir benliğe sahipsiniz, aman dikkat anlamında uyarıyor. İşte burada da İslam devreye giriyor.

İslam nedir? Nefsiniz sınırdan yoksun var edilmiş, nefise sınırlar koymak için ve kendi varlığını size hatırlatmak içinde Allah İslam dinini indirmiş. İSlam dini bir anayasa kitapçığı gibi, hangi davranışlar yasal hangileri değil onu bize bildiriyor. Günlük hayatınızda nefis iyiyide görüyor kötüyüde, hangisini benimsemesi gerek, nereye kadar birşey meşru nereden sonrası haram bunları bize anlatıyor. Bu sınırları Allahu Teala nefsinize yüklememiş, bunu sizin yapmanızı istemiş. Siz yapın sevabı siz alın demiş. İslam dinide bunu yapıyor, nefsin hareket alanını belirliyor. Sizi meşru sınırların içine çekiyor ve orada tutuyor.

Örneğin; nefis birşeyler yaşadıkça öğreniyor. İslam dinide bu öğrendiklerinin hangilerini yapabilir ve nereye kadar bunu yapabilir, neleri benimseyebilir bunun sınırlarını anlatıyor. Örneğin; kültürel ve ahlaki değerlerde böylesine sınır belirleyici unsurlardır. İnancımız bizi nefsimize karşı korumaz, çünkü nefsimiz bizi biz yapan benliğimiz. İnancımız o zaman ne yapıyor; benliğimizin (nefis) davranış sınırlarını belirliyor. Dikkat ederseniz, küresel kötülük dediğimiz bir akılda tam aksini yaymaya çalışıyor, sen özgürsün istediğini yaparsın felsefesini yaymaya çalışıyor. İyilik ile kötülük arasındaki farkı görüyormusunuz; iyilik hal ve hareketlerimize sınırlar koymaya çalışıyor, kötülük ise istediğini yapmaya özgürsün diyor.

Özetlersek; yapay zekaya sahip bir robota sahip olduğunuzu düşünün, siz ne derseniz onu doğru kabul ettiği, siz ne derseniz kendisinin o olduğunu zanneden, siz ne derseniz onu yapan bir robot, işte insanoğlu budur. İnsanoğlu herşey olmaya ve yapmaya açık bir benlikle (nefis) var edilmiş. Sonrası bu benliği sıfır hafıza ile size sunmuş. O benliğin kabullenebileceği şeylerinde sınırı yok. Atalarından çevresinden ne görüyorsa herşeyi kabullenmeye hazır. Anlayacağınız, nefisler tertemiz insana sunuluyor, bunu iyi veya kötü yapansa kendisine öğretilenler ve sınırdan yoksun yaratılmış olması.

 
2. Bölümde devamı gelecek...







hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar