• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

siyaset- suriyeli ve afganlı muhacir kardeşlerimiz (1)


İslamdan ve insanlıktan yeterince nasibini almamış, kalbi nefret dolu bir kitle, Suriyeli ve Afganlı kardeşlerimiz üzerinden sürekli bel altı vuruyor, toplumun fay hatlarını kaşıyarak inanılmaz bir fitne yayıyor. Bu konuya farklı yazılarımızda değinmiştik, ama konu gündemde olduğu ve hergün farklı bir provaktif haberle gündemde tutulduğu ve toplum kışkırtıldığı için, bu konuyu ayrı bir başlık altında websitemize ekleyip herkes görsün ve okusun istedik. Yazımızın sonuna doğruda Suriyeli ve Afganlı kardeşlerimiz neden ülkemizde göçmen, bunun altındaki ilahi sır nedir bunun gizemini size deşifre edeceğiz. Herşeyin altında bir hikmet ve ilahi bir plan var, sizlere hayrlı ve aydınlatıcı okuma dileriz.


Başkasına laf atmadan öncesi kendinize bakın: ikinci dünya savaşı sonrası milyonlarca Türk almanya göç etti. Siz zordayken birileri size kucak açıyorsa sizde başkaları zordayken kucak açmayı bilin ve öğrenin. Atalarınız kafkaslardan balkanlardan savaştan ve zulümden kaçtığında Türkiye onlara nasıl kucak açtıysa, sizde savaştan ve zulümden kaçanlara kucak açın. Kucak açamıyorsanız, karşı çıkmayın. Kendinizinde bir göçmen olduğunu bilin, biraz utanın ve oturduğunuz yerde oturun. Örneğin; ümit özdağ kafkas, meral akşener ise selanik göçmeni. Anlayacağınız, Türkçülüğe soyunan bu ikisi Türk dahi değil. Buradan bu işin altında ne dolapları döndüğünü anlayınız.

Gizli oyunlar beni ilgilendirmez, ben gördüğüme göre kanaat getiririm diyorsanız, o zaman yapmanız gereken iş çok basit, madem göçmen istemiyorsunuz, o zaman siz başka ülkelere göç etmeyi bırakın, yurtdışına gönderdiğiniz milyonlarca Türküde geri çağırın. Söz ve eylemleriniz arasında tutarlık olsun. Örneğin; göçmenler konusunda en çok havlayanlar AB ve ABD 'ye göç edenler, vatandaşlık için orada çocuk dünyaya getirmekten gurur duyanlar, milli bayramları yunan sirtakisiyle kutlayanlar. İçimizdeki bu yabancılar ateşi körüklüyor, bizim gerizekalı sağ kitlede bunu yutuyor.

Kısacası, madem göçmenlerin ülkenizi terketmesini istiyorsunuz, lütfen bi zahmet siz öncü olun ve ilk önce siz işgal ettiğiniz ülkeleri boşaltın.


Hatalar yapılmadımı? Yapılmazmı. Baştan itibaren Suriye savaşı yanlış okundu. Varsayalımki süreci yanlış okudunuz ve göçe maruz kaldınız, o göç dalgasını doğru oranda illerimize dağıtılması gerekiyordu. İl ve ilçelere kotalar koyulması gerekiyordu. Örneğin şu ilçenin nüfusu şu kadar, yerel halkın %1 geçmeyecek sayıda göç alabilir gibisine, il ve ilçelere kotalar getirilmesi gerekiyordu. Hadi varsayalım bunuda yapmadınız, 40 yaşı altı bekar, ailesiz erkekleri ülkeye sokmamaları gerekiyordu. Ülkeniz bağımsızlık savaşı veriyor, siz ülkeden çıkamazsınız denilmesi gerekiyordu.

Hadi varsayalımki bunuda yapmadınız, AB 'ye gitmek isteyenlerin önü kesilmemeliydi. Bilhassa AB, verilen söz ve yardımları tutmadıktan sonra. Hadi varsayalımki bunuda yapmadınız, son seçimlerde göçmen politikası yüzünden istanbul ve ankara kaybedildiğinde bu soruna hemen çözüm getirilmeliydi, bu konu bir sonraki seçime yani bugüne kadar bekletilmemesi gerekiyordu. Tüm bu yanlışlar ama ayrı bir olay, Suriyeliler veya Afganlılar dışarı demek, onları ülkemizden kovma vaadinde bulunmak apayrı bir olay.


İşimizi bizden alıyorlarmı? Hayır. Mülteciler sizin rızkınızdan bir gram çalmaz, tam aksi rızkınızı çoğaltır. Nasılmı? İnsanlar toplam 4 neslin amelini üzerinde taşır. Siz 4. nesilseniz, bilinki siz şuan sizden önceki 3 neslin ektiğini üzerinizde taşıyorsunuz. Neden bu böyle? Yeryüzüne doğduğunuzda size rızık inmesi gerekiyor, rızıkta kişinin ameline göre iner. Hayr ve şer ne ekerseniz, o size rızık olarak geri döner. Doğduğunuzda ama amel defterleriniz açık olmadığı için, amel defterleriniz açılıncaya kadar birilerinin ameli üzerinden rızıklandırılmanız gerekiyor, Allahu Tealada bunu sizden önceki 3 neslin ameline göre yapmaya karar vermiş. Neden 3 nesil? Bir nesil kötü çıkar belki ve siz o kötü neslin kurbanı olursunuz diye, sizden önceki 3 neslin ameline göre size rızık indiriliyor. Onların iyi ve kötü amelleri alınıyor ve rızık olarak size iniyor.

Şimdi; her bir Suriyelinin 14 atasının (anne ve baba, onların anne ve babaları, onlarında anne ve babaları, kendisiyle birlikte toplam 4 nesil) rızkını üzerinde taşıdığını varsayın, 3 milyon mültecide eder bu 42 milyon. Yani, şuan normal nüfusumuzdan 42 milyon daha fazla insan çalışıyormuşcasına rızık iniyor ülkemize. Anlayacağınız, kişi sadece kendi çalıştığının karşılığını almaz, sadece kendi rızkıyla dünyaya gelmez, kişi kendisiyle birlikte o 14 atanın geçmişte ektiği amellerle gelir. Sonuç; ortama bir anda bereket ve bolluk gelir. Sanki evde 14 kişi çalşıyor ve maaş getiriyormuş gibi ev bereketlenir. Örneğin; dünya ekonomik krizlerle boğuşurken, avrupa ekonomisi küçülürken bizlerin her ay her gün cumhuriyet tarihinin ihracat rekorlarını kırması gibi. Yani, konjonktör Türkiye lehine çalışıyor, bunun bir nedenide 4 milyon suriyeli kardeşimizin getirdiği bereket.

Gençlerimizin işsiz kalmasına gelince; bu Suriyelilerle ilgili değil, bizimle ilgili bir sorun. Ülkemizde iş bol, çalışmak isteyen Türk yok, sorun bizde. Bu da gayet doğal, çünkü bu gençlerin ataları çalışmadıki bunlar çalışsın. Siz yan gelip yatarak emekli olursanız o zaman çocuklarınızdan hayr gelmemesi, çalışmak istememesi gayet normal. Ne demiştik; kişi, atalarının amel yükünü üzerinde taşır. Anne ve baba çalışmadan emekli olduysa, yan yatıp çalışıyorsa o çalışmama ruhu çocuk ve torunlarada siner.


Bizim burada anlamadığımız; Suriyeliler dışarı diyen tayfa, zekat, bereket, rızık nedir bilmez, muhacir ensar nedir bilmez, komşusu açken tok olan bizden değildir hadisini bilmez, onlar dinsiz imansız olduğu için onların Suriyelileri dışarı demesi gayet doğal, siz Müslümanlar ama nasıl bir azınlığın bu tuzağına düşüyorsunuz biz bunu anlamıyoruz. "Geçim endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin! Onları da sizi de rızıklandıran biziz..." (İsra Süresi; 31). İnsanların kendi rızıklarıyla geldiğini size söyleyen hiç olmadımı? Hocalarınız veya büyükleriniz, her bir bireyin rızkını Allah verdiğini size söylemedimi?

Örneğin; evlendiğinizde eşiniz kendi rızkıyla gelir, her yeni doğan çocuk kendi rızkıyla gelir ve girdikleri ortamı bereketlendirir. Bunun nedenide atalarda yatıyor, ataların amellerinde. Suriyelilerde kendi rızıklarıyla geliyor ve bizi bereketlendiriyor bilginize. Şeytan ama sizi neye ikna etmeye çalışıyor, neyle korkutuyor; yoklukla. "Şeytan sizi fakirlikle korkutup çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir" (Bakara Süresi; 268). İnsan şeklini almış bazı şeytanlar, ümit özdağ, tanju özcan ve kılıçdaroğlu gibi sizi yoklukla korkutup sizi kötülüğe itiyor, lütfen bu tuzağa gelmeyin. Bir tarafta verirseniz, paylaşırsanız nimetimi artırırım diyen bir Allah var, diğer tarafta verirseniz yok olur gidersiniz diyen şeytanlar.

Ya yoklukla korkutanların peşinde koşup cimri kesileceksiniz, yada paylaşıp zenginleşmeyi ümit edeceksiniz. Sıkıntımız yokmu? Olmazmı, bu ama Suriyeli kardeşlerimizle ilgili değil, Türk milletin açgözlülüğü, hainliği ve iktidarın ezik ve başarısız liderliğiyle ilgili bir sorun. Örneğin; bankalar dolar kaçırırsa, marketler stokçular ve fırsatçılar fiyatları artırırsa, iktidar ezik olur ve bunlara dokunmaktan korkarsa, o zaman fahiş fiyatlarla yüzleşmemiz ve geçim sıkıntısı yaşamamız gayet normal. Bu ama Suriyeli kardeşlerimiz kaynaklı değil, Türk kimliği altında devlete operasyon çeken ve bunlara dokunmaktan korkan hükümet kaynaklı.

Güvenlik tehditi yokmu? Olmazmı. Bu tehdit ama bir kaç Suriyelinin suç işlemesinden kaynaklı değil, savcı ve hakimlerin, anayasa mahkemesi ve muhalefetin bizzat suçluları koruyup kollamasından kaynaklı. Örneğin; AYM güvenlik soruşturmasını iptal ediyor, chp belediyeleride teröristleri belediyelere dolduruyor. 40 yıldır mücadele ettiğimiz ve on binlerce şehit verdiğimiz, halen terör tehditi altında yaşadığımız bir ülkeyiz ve bu ülkenin AYM' si güvenlik soruşturmasını iptal ediyor, işe almadan önce kişinin geçmişini sorgulamak özgürlük haklarına aykırıdır diyor. Varmı bunun dünyada başka bir örneği? Yok. Dünyada sadece bizim AYM, devlet aleyhine kararlar veriyor. Teröristlerin hakları korunduğu, cenaze töreni düzenleyebildiği, parti kurabildiği, devletin maaşa bağladığı, devletin tahsis ettiği makam araçları ile silah taşıyabildiği tek ülkeyiz.

Her haltı işliyorlar, sonrada ne diyorlar; ülkemizde demokrasi yok, diktatörlük var diyorlar. Bunlar bu kadarda arsız bu kadar bizimle dalga geçiyor. Hem şehit olan mehmetçiğe hem mehmetçiğimizi şehit eden teröristler için tören düzenlenen tek ülkeyiz. Düşünseniz ya, savcımız makam odasında katlediliyor, ana muhalafet partiside katledenleri yüceltiyor ve koruyor. Örneğin birileri sesssiz istila adında bir belgesel çekiyor, yalan ve iftiralarla devlete operasyon çekiyor, mahkeme ise yapımcıyı serbest bırakıyor, belgeseli finanse edenlerede dokunulmuyor. Ülkemizde devlete her türlü operasyonu çekme, Türk Müslüman kimliğine küfür ve hakaret etme, her türlü iftirayı atma hakkına sahipsiniz. Üstüne bir sonraki altın portakal ödül töreninde bir sanatçı sizi yad eder ve tüm salona alkışlatır.

Anlayacağınız, ülkemizin bir suç diyarı olmasının nedeni Suriyeliler değil, teröre yardım ve yataklık yapan yargı sistemi, bunlara siyasi ve manevi destek veren muhalefet, TÜSİAD, sanat alemi, terör sevici meslek odaları, batı tarafından fonlanan sivil toplum örgütleri ve buna seyirci kalan aciz ve ezik karakterli iktidar. Örneğin; iktidar istanbul sözleşmesinden çekiliyor, danıştay savcısı ise sözleşmeden çekilme kararın iptal edilmesini istiyor. Şimdi soruyoruz; bu danıştay savcısı TC 'nin savcısımı, yoksa AB 'ninmi? Devlet aleyhine kararların verildiği, yargının yabancılara çalştığı, iktidar partisininde acziyet içinde olup bitenlere seyretmekle yetindiği bir ülkede yaşıyoruz.

Örneğin; biz halkımızı fahiş fiyatların altında ezdirmeyiz diyor iktidar, hergün marketlerin bizi ezdiğinden ama bi' haberler. Kısacası vahşi batıyız. Kazık atan atana. AK Parti var olduğu müddette bu düzen değişmez. Çok layt çok ezik çok vurdum duymazlar. Örneğin; istanbulu kaybetmelerinin sebebi düzensiz göçmenlerdi, ama halen bu soruna bir çözüm üretemediler, tam aksi ümit özdağ gibi batı ajanları sahaya inmesi ve konuyu alevlendirmesiyle daha çok köşeye sıkıştılar. Bir önceki seçimde yaşanılan sorun, bu seçim yılında da bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Ne diyelim, adamlar birer kazık yeme makinası, her defasında aynı yerden kazığı yiyip duruyorlar. Örneğin; son 10 yıldır her seçim döneminde stokçuların devreye girip operasyon çekmesi, AK Partininde her defasında buna hazırlıksız yakalanması gibi.

Daha geçen günlerde bir mahkeme heyeti adnan oktar suç çetesine beraat kararı verdi. Bu hakim ve savcılar bu kararları verme cesaretini nereden alıyor? Bizi yöneten ezik, korkak, beceriksiz loser tiplerinden bu cesareti alıyor. Daha geçen günlerde HDP'li Semra Güzel'in firar ettiği ortaya çıktı. Bir yıldır tutuklanması beklenilen kişinin tutuklanma kararı neden bu kadar uzun sürdü, her gün manşetlerde olmasına rağmen nasıl firar edebildi? Akıl almıyor. O yüzden suç işleyen Suriyelilere kızmayın, devletimiz beni kazıklayın ve suça iştirak edin diye resmen davetiye çıkarıyor. Böyle bir devletede herkes kazık atar, atıyorda. Ülkemiz bombalı eylem yapmaya hazır hücre evlerle, devlete ihanet etmeye hazır fetöcü, kemalist, solcu tiplerle dolu. Bizi yöneten eziklerde seyretmekle yetiniyor.

Kısacası, beka sorunlarımız çok, eğer sadece Suriyelilere odaklanırsanız büyük fotoğrafı asıl sorunları kaçırırsınız. O yüzden suçu başkasında değil, ilk önce kendinizde arayın, neden uyuşturucu baronları ülkemize yerleşiyor neden alfabede ne kadar harf varsa, o harfler adında binbir çeşit terör örgütleri ülkemizde ortaya çıkabiliyor, neden herkes devletimize meydan okuyabiliyor, HDP adında bir parti nasıl ülkemizde var olabiliyor, başka ülkelerin başkonsolosları ülkemizde bize sürekli operasyon çekmesine rağmen nasıl ülkemizde barınmalarına izin veriliyor, devlet fetö ile bir mücadele başlatmasına rağmen nasıl oluyorda fetö bir parti kurup (İP) meclise girebiliyor, nasıl oluyorda ana muhalefet partisi fetö ve pkk'nın eline geçebiliyor gibisine gibisine, Suriyelilere gelmeden öncesi güvenlikle ilgili sormanız gereken çok ama çok soru var.

Allah derki, siz doğru yolda olduğunuz müddet kimse size birşey yapamaz; "Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez..." (Maide Süresi; 105). Ülkemiz vahşi batıysa, kötülük yapmak isteyen ülkemizi seçiyorsa, burada kendisinin korunduğunu hissediyorsa, kötülük yapmak isteyen Türkiyede rahat yaşayabiliyorsa, o zaman demek siz doğru yolda değilsiniz. Doğru tedavi doğru teşhisten geçer, Suriyelilere laf atmadan öncesi aynaya bakın deriz.

Nüfus tehditi yokmu? Olmazmı. Bu gidişle Türkler anadoluda azınlık olacak, fakat Türklerin 50 yıl sonra anadoluda azınlık olmasının nedeni Suriyeliler değil Kürt kardeşlerimiz olacak. Bunun nedenide Kürt kardeşlerimizin bol çocuk yapması değil, Türk kadının çocuk yapmaması. Sıkıntılarınıza doğru teşhisler koyun, çünkü tezleriniz her yerden açık veriyor. Biz ileride azınlık olacağız ve bunun nedenide aldığımız göç değil, Türk kadını. Yetiştirdiğiniz o kız çocukları var ya, kendi ayaklarının üzerinde dur kızım, neden çalışmıyorsun kızım, kariyer yap kızım, oku kızım, kendi paranı kazan kızım diyerek gaz verdiğiniz kızlarınız var ya, işte ülkemizi batıracak olan onlar.

Suriyeliler dışarı demek kolay çünkü garibanların lobisi yok, hadi sıkıyorsa kadının iş hayatında ne işi var, Türk kadını aile hayatından kopuyor, Türk kadını doğum yapmıyor, Türk kadının bu kariyer hırsı, mal ve paraya olan düşkünlüğü, nefsini dünya zevklerine kaptırması, erkekle sidik yarışına girişmesi doğum oranımızı eksiğe düşürdü, bu gidişle Türk milleti yok olacak deyin ve sıkıyorsa feministleri lgbtq'ları karşınıza alında görelim sizi. Eğer tanju özcan ve ümit özdağlar devlet millet sloganlarında samimi olsaydı, gerçekten vatansever olsaydı, ilk önce ey Türk kadını senin iş hayatında ne işin var derdi. Sorunun kaynağına hitap ederdi.

Bunların derdi ama ülke olmadığı, dertleri şeytanlık ve içerisini karıştırmak olduğu için, sadece kötülük peşindeler. Bunlar sahte milliyetçi arkadaşlar, bunların hesabı ve derdi farklı, bunlar hedef şaşırtmak ve ortalığı bulundırmak, iktidar aleyhine toplumu şivşirmek için ortaya atılan birer kukla, hükümetten nasıl 1-2 puan daha koparırım diyen birer provakatör birer saha ajanı.

Beka sorunumuz yokmu? Olmazmı. Fakat bizim beka sorunumuz Suriyeli veya Afganlı kardeşlerimiz değil. Ülkemizin beka sorunları belli; dinsiz milliyetçi kürtler bir beka sorunu, HDP bir beka sorunu, fetönün kurup işlettiği İP bir beka sorunu, AYM bir beka sorunu, hakim ve savcılar bir beka sorunu, onlarca suç kaydı olan yüzbinler bir beka sorunu, marketler bir beka sorunu, yüksek suç oranı bir beka sorunu, erkekle sidik yarışına giren Türk kadınları bir beka sorunu, rumlar bir beka sorunu, İslamı içten yıkmak için fitne ve fesat yayan
persler bir beka sorunu, hz ömer hz ebubekir ve hz osmandan nefret eden, gayrimüslimlerin ülkesinde değilde İslam aleminde misyonerlik faaliyeti yürüten şiilik anlayışı bir beka sorunu,

soros kontrolündeki sivil toplum örgütleri bir beka sorunu, terör sevicilerin kontrolündeki meslek odaları bir beka sorunu, üniversitelerde siyaset yapan akademisyenler bir beka sorunu, batıdan beslenen sol örgütler bir beka sorunu, yurtışından fonlanan ve gazetecilik kısvesi altında devlet sırlarını paylaşan, hainlikte birbiri ile yarışan fondaş medya bir beka sorunu, yalakalığı marifet sanan yandaş medya bir beka sorunu, milletin değerlerine hakaret eden sanat alemi bir beka sorunu, devlete tehditler yağdıran sendikalar bir beka sorunu, hdp ve fetönün ele geçirdiği CHP bir beka sorunu, batı konsoluslukların emriyle hareket eden muhalefet bir beka sorunu, ege illerini işgal eden15 temmuz gecesinde sela okuyan camileri basan Türk kimlikli yunanlar bir beka sorunu, akdeniz sahillerini işgal eden pkk'lılar bir beka sorunu,

milli bir derin devletimizin olmaması bir beka sorunu, tarikat ve cemaatler bir beka sorunu, İslami değerlerle dalga geçen ulusalcı atatürkçü tayfa bir beka sorunu, ezikler tarafından yönetiliyor olmamız bir beka sorunu, tarımda AB'yi besliyor olmamız toprağımızın son damlasına kadar içeriğini tüketiyor olmamız bir beka sorunu, işletmelerin yeraltı sularımızı zehirlemesi bir beka sorunu, hiçbir yere maydonoz olmayan memurlar bir beka sorunu, devlet kurumlarını işgal eden ve her türlü gelişim ve yatırıma engel olan, yabancı istihbarat örgütlerine bağlı derin devlet yapılanmaları bir beka sorunu, yabancı şirketlerin Türk şirketlerini satın alması bir beka sorunu,

İstanbul Borsasını New York Borsasına bağlamak bir beka sorunu, ekonomimizde yabancıların payı bir beka sorunu, çalışmak istemeyen gençlik bir beka sorunu, sosyal medya bağımlısı geleneklerinden kopuk yeni nesil bir beka sorunu, erken emeklilik adına devleti soyanlar bir beka sorunu, fırsatçılar stokçular bir beka sorunu, uyuşturucu baronların Türkiye yerleşmesi bir beka sorunu, onlarca farklı terör örgütün ülkemizde barınıyor ve ürebiliyor olması bir beka sorunu, idam cezasının olmaması bir beka sorunu, AB bir beka sorunu, NATO bir beka sorunu, TÜSİAD bir beka sorunu vs vs vs, anlayacağız o kadar ama o kadar beka sorunumuz varki, bir liste yapsanız Suriyeli kardeşlerimiz listede bile yer almaz.

Değerli arkadaşlar; Müslüman müslümanın kardeşidir, bir Müslümanda evini ve yemeğini kardeşiyle paylaşır. Ülkemizde yaşayıp Allahtan ve İslamdan nefret eden, başörtüsü ve ezandan rahatsız olan, anadoluyu İslamsızlaştırmak isteyenler için Suriyeli kardeşlerimiz bir beka sorunu olabilir, bir Müslüman için ama değil. Kimin gazına geldiğinize dikkat edin, hedef şaşırtanlardan da uzak durun. Örneğin; bir kaç suriyelinin işlediği suç hakkında yaptığınız yaygarayı, doğu illerinde kaçak elektrik kullanan pkk sempatizanı kürtler hakkında yapmadınız. Nerede ipsiz dipsiz meseleler varsa nerede şeytanlık varsa onunla meşgulsünüz.

Kısacası, Türkiye'yi dilim dilim bölmek için sabah akşam çalışan bir CHP, HDP, SP, İP, TÜSİAD, AB, ABD koalisyonu varken, tanju özcan ve ümit özdağ'lar ülkemizin en gariban ve masum gurubuyla uğraşması, bunuda Türklük ve vatanseverlik adına yapması düpedüz bir cambazlık ve beşinci kol faaliyeti yürütmek. Üzücü olan sizinde bunu yutmanız. Bundan dahada üzücü olan ümit özdağ gibi tiplerin kimlere çalıştığı, kimlerin yanında eğitim aldığı bilinmesine rağmen ülkede rahat fitne ve fesat yayıyor olabilmeleri, devlete meydan okuyup devleti içten karıştırıyor olabilmeleri, bununda ötesi parti kurup hainliklerini parti altında resmi yoldan yapabiliyor olmaları ve milyonlarıda kandırmaları. Kimse kusura bakmasın ama böyle bir devletin geleceği olamaz. Bu özgürlükler en sefil afrika ülkelerinde dahi yok.

2. Bölümde devamı gelecek...










hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar