• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

aile bölüm 6 (1)- fotoğrafların arkasındaki gizem


Kameralar günlük hayatımızın bir parçası haline geldi, o kadarki insanlar artık hayatının her anını görüntüye alıp başkasıyla paylaşma ihtiyacı hissediyor. Bugünki yazımızda bu konuyu ele alacağız inşallah. Elinizde bir cep telefonu ve sürekli birşeyleri kameraya alıyorsunuz, bu yazımızlada bunun basit bir eylem olmadığı, görünenin ötesinde çok şey içerdiği, enerji boyutunda sizden bir çok şeyi alıp götürdüğü ve size bir çok şeyi bulaştırdığını size anlatmaya çalışacağız. Umarız gereken ilhamı alır ve bu yaşantı tarzından vazgeçersiniz. Dışarıdan baktığınızda basit bir eylem gibi görünüyor, enerji boyutunda ama o eyleminiz çok büyük hasarlara sebep oluyor. Anı ölümsüzleştirme çabanız perde arkasında (gayp) çok ama çok şeyi harekete geçiriyor, harekete geçirilen şeylerde maalesef hayrınıza değil, bu yazımızda da bu konuda sizi biraz aydınlatmaya çalışacağız.

Örneğin; İslam dini eve fotoğraf asılmasını yasaklıyor. Neden? Bu uyarı yazımızda inşallah bu konulara biraz kafa yoracağız ve sizi aydınlatmaya çalışacağız. Umarız arzu ettiğiniz ilhamı alır ve görüntü çekmek ve çektirmekten uzak durursunuz. Örneğin; biz. Fotoğraf çektirmeyi yıllar öncesi bıraktık ve şükür Rabbimize bizim gençliğimizde cep telefonları, instagram ve facebook gibi sosyal medya platformları yoktu. Kimbilir, olsaydı belki bizde kendimizi aleme gösterme akımına kapılır, anı yakala ve ölümsüzleştir mottosu altında bir hayat sürdürürdük. Şükür rabbimize ama biz bu akımlardan uzak ve nezih bir ortamda büyüdük. Kader bi' nevi bizim yüzümüze güldü. Günümüz çağında doğup büyüyenler ama bu kadar şanslı değil.

Onlar doğar doğmaz doğal ortamdan koparılıp teknoloji alemin içine atılıyor. Kader bizim yüzümüze güldü, ama onların değil. Dolayısıyla birisi bu gençlere sahip çıkması, onları uyarması ve bilgilendirmesi gerekiyor. Bu yazılarımızla biz bu sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz, inşallah sizde kendi çapınızda gençliğimize ve milletimize karşı sorumluluğunuzu yerine getirirsiniz.


Bu noktada bazı okurlarımız, ama hocam sizde websitesinde fotoğrafınızı paylaşıyorsunuz diyecektir; evet paylaşıyoruz, fakat bu bir mecburiyet. Burada nefsi bir dürtü yok, artı güncel fotoğraf değil artı biz sağa sola ekranlara çıkmıyor, sosyal medyalarda gezinmiyoruz ve özel hayatımızda fotoğraf çektirmiyoruz. Biz size ne tavsiye ediyorsak, bilinki biz bunu kendimiz yaşıyoruz. Burada kendimizden bir fotoğraf paylaşmamızın nedenide yazıların hassas içeriğinden ötürü. Websitemizde imanınızı iyi veya kötü yönde, inşallah iyi yönde sizi etkiliyoruzdur, değiştirebilecek çok hassas bilgiler veriyoruz, paylaştığımız bu bilgilerin sonucu çok ağır olabileceği için bu yazıları kim kaleme aldı, kişi güvenilirmi değilmi bunu bilme hakkınız olduğunu düşündük ve kendimizi size tanıtma ihtiyacı hissettik.

Kendinizi birine tanıtmanın en kısa yoluda hayatınızın özetini taşıyan bir fotoğrafı kişiyle paylaşmaktan geçiyor. Fotoğraflar kişilerin enerjisini ve hayatının özetini taşıyor, kişi hakkında tonlarca bilgi içeriyor, bizde size kısa yoldan kendimizi tanıtmak istedik. Örneğin; birisinin fotoğrafına baktığınızda olumlu veya olumsuz bir his almanız veya kişi hakkında içinize farklı ilhamların doğması. Bu hisleri nasıl alıyorsunuz, bir fotoğraf neler içeriyor, bu yazımızda da inşallah bunları birazcık açacağız. Konuları birazcık açacağız diyoruz, çünkü detayları bizi aşar. Değerli dostlar; gaypla ilgili yani göz için görünmeyen enerji boyutlarıyla ilgili yazılarda detaylar önemli değil ve bizi aşarda zaten, burada önemli olan olayların akışı hakkında genel bir fikir edinmenizi sağlayacak kadar size bilgi aktarmak.

Görüntü çekmek veya çektirmek gibi çok basit ve önemsiz gibi görünen bir eylemin perde arkasında çok şeylerin dönebileceği konusunda sizi uyarmak. Detaylar bizi ve websitemizi aşar, detayları bu konuları meslek edinmiş arkadaşlara bırakıyoruz. Biz sadece yol göstericiğiz, birşeylerin varlığı konusunda sizi haberdar ediyoruz, bunun detaylarınıda İslam alimi olma yolunda ilerleyen arkadaşlara bırakıyoruz. Sizlere hayrlı ve aydınlatıcı okuma dileriz. Gelelim konumuza; bir fotoğraf çektirmede ne mahsur var? Çok mahsuru var,


Hayvanların bir yere idrarını yapıp kokularını bırakması gibi, her bir fotoğrafla sizde gerinizde bir iz bırakıyorsunuz: çekilen yerden size kadar uzanan bir iz. Örneğin; bazı medyumcular, cinci hocalar fotoğraf üzerinden kişiyi bulabiliyor. Bunun altında yatan mekanizma tamda bu, bir kamera sizi yakaladığında sadece fiziki görüntünüzü yakalamıyor, enerjinizide yakalıyor. OK tuşuna bastığınızda fiziki görünümüzle birlikte enerjinizide o filmin içine hapsediyor ve kendisiyle birlikte götürüyor. Yani, video veya fotoğraf farketmez, kendinizden bir görüntü aldırdığınızda sadece fiziki boyutunuzun görüntüsü alınmıyor, aynı zamanda enerji boyutunuzdan da bir parça alınıp götürülüyor. Yoksa siz, bir görüntü aldırdığınızda sadece gözle görünen boyutun kayıdı alındığınımı düşündünüz?

Fiziki mekanı kayıt altına alıyorsunuz ama, o mekanın bir de enerjisi var, o enerjiye ne oluyor sorusunu kendinize hiç sormadınızmı? Büyük ihtimal hayır. Aldınız elinize kamerayı ve yaptığınız eylemin sanki hiçbir sonucu yokmuş gibisine sürekli görüntü çekme, anı yakalama peşinde oldunuz. Basit bir soru; madde herhangi bir yerde enerjisiz var olabilirmi? Olamaz. Real, dijital veya analog mekanlar hiç farketmez, bir madde enerjisinden kopmaz, koptuğu an yok olur gider, ölüm sonrası bedenimizin hali gibi. Ne mahsuru var fiziki görünümüzle birlikte enerjimizide yakalamamızda diyorsanız; çok mahsuru var çünkü o enerji parçası sizden, yani kendi enerjinizi bir yere hapsediyorsunuz.

Enerjimin o fotoğrafa sinmesi ve hapsolmasında ne mahsuru var diyorsanız; çok mahsuru var, o enerji kaynağından yani sizden kopmuyor. O fotoğraf sizden uzaklaştıkça, örneğin internette bir mekandan diğerine dolaştıkça sizde dolaşmış oluyorsunuz. O fotoğraf ne tür travmalara maruz kalıyorsa sizde kalıyorsunuz. Fotoğraflar üzerinden sağa sola bıraktığınız o enerji parçacıkları belirli travmalara maruz kaldıkça, sonuçta herkes size iyi niyet gözüyle bakmıyor, bu sizede yansıyor ve sizi içten yavaş yavaş tüketiyor.


Görüntünüzün alınması ve kayıt noktası ile sizin aranızda bir bağ oluşma olayının büyük çaptaki muadili, ilahi kayıt sistemi. Bu konuda gölgeyle ilgili yazımızı okumanızı öneririz. Güneş ışınları size çarpıyor sizden yansıyor, o yansımada görüntü olarak göğe çekiliyor. Sağ ve sol omuzunuzdaki melekler amellerinizi kayıt altına alıyor, önünüz ve arkanızdan sizi takip eden meleklerde buna şahit oluyor. Bunlar yetmezmiş gibi Allahu Teala birde görsel kayıt alıyor. Ahiret hayatında bana haksızlık ediliyor, ben bunu yapmadım dememeniz için herkes kendi görsel kayıdıyla geliyor.

Siz nasıl hayatınızı kayıt altına almaya çalışıyorsanız, bilinki Allahta bunu yapıyor. Siz yeryüzünde yaşarken güneş ışınları size temas ediyor ve sizden göğe doğru bir yayın akışı gerçekleşiyor, her saniyenizi kayıt altına alan bir yayın. Örneğin medyumcular, cinci hocalar geçmişinizi nasıl bilebiliyor; o kayıt sistemini hackleyerek. Sizden göğe akan bir yayın akışı var, cinlerde o akışı takip edip geçminizi görebiliyor. Neden bu konulara giriyor, bu detayları size anlatıyoruz; şu hayatın gördüklerinizden ibaret olmadığını anlamanız için. Bu dünya, görünenin ötesinde şeyleri içinde barındırıyor. Daha neler barındırıyor neler, bunu anlamanız içinde size bu örnekleri veriyoruz.

Eğer yaşadığınız hayatın gözle görünen boyuttan ibaret olduğunu sanıyorsanız, bunun ötesinde birşey yok diyorsanız, tekrar dirilme yok, öleceğiz ve yok olup gideceğiz diyenlerle sizin aranızda bir fark olmadığını biliniz. Kısacası, her bir eyleminizin gayp boyutunda bir karşılığı var, bizde bunları bilmenizi ve ona göre bir yaşantı tarzı benimsemenizi istiyoruz. Nasibi olan uyarılarımızı dikkate alır, nasibi olmayanda lay lay lom yaşamaya devam.


Fotoğraf çektirdiğinizde güneş ışınları sizden yansıyor ve o yansımayı kamera kayıt altına alıyor. Burada ama yansıyan sadece fiziki görünümünüz değil, aynı zamanda enerji boyutunuz. Enerji boyutunuzda bir yere hapsolunduğunda, örneğin kameranın içi, o enerji sizinle bağı koparmıyor, cenin ile rahim arasındaki bağı kuran kordon gibi sizinle bağ içinde kalmaya devam ediyor. Örneğin hiç merak etmedinizmi cinci hocalar bir fotoğrafa bakıp kişiyi nasıl tespit edebiliyor veya kişi hakkında bilgiler toplayabiliyor? İşte bunun altında yatan ilim bu. O fotoğrafın enerji boyutunda halen sizinle iletişim içinde olmasından yararlanıyorlar. Cinler o fotoğrafa sinmiş enerjinizi yani o kordon bağını takip edip sizi rahatlıkla bulabiliyor.

Enerjimin sağda solda dolaşmasında ne mahsuru var diyorsanız; çok mahsuru var, en basiti fotoğrafa sinen enerjiniz halen sizinle bağ içinde olduğu için, o enerji ne tür sapkınlıklara veya olaylara maruz kalıyorsa bu sizede yansıyor. En basiti nazar. Bir yerdeki fotoğrafınıza birisi kem gözle baktığında o kişi sanki doğrudan size bakıyormuşcasına sizi etkiler. Birisi fotoğrafınız üzerinden bir sapkınlık yapıyorsa, o sapkınlığı sanki size yapıyormuşcasına size yansır. Örneğin; İslam dinin kanı yasaklamasının nedenide bu, kan o canlının hayat enerjisini taşıyor, kan içtiğiniz zamanda o canlıyla bir göbek bağı kurmuş oluyorsunuz. Sonuç; en basiti o canlının yaşadığı her türlü travma sizide etkiler.

Kan insandaki yaşam enerjisini içerdiği için, satanistlerin genç kalmak için kan içmesinin nedenide bu. "Allah size, sadece ölü hayvanı, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilen hayvanı haram kıldı. Ancak kim mecbur kalırsa aşırı gidip ihtiyacının ötesine geçmemek şartıyla, bu yasaklamanın dışındadır. Çünkü Allah affedicidir; merhamet sahibidir (Nahl Süresi; 115). Eğer Allahu Teala bir Ayetinde doğrudan bir şeye değiniyor ve ondan uzak durun diyorsa, bilinki bunu sizi imtihan etmek için değil, o şeyin size zarar vereceği için bu uyarıyı yapıyor. Allahın bu uyarısını dinleyip dinlememenizde olayın imtihan boyutuna giriyor. Demek kan içmek bize çok zararlıki Allahu Teala buna değinme ihtiyacı hissetmiş. Ne zararı olabilir, bunu araştırmakta bize kalmış.

Örneğin kanlı bir eti yediğinizde zararlı olmuyorda, doğrudan kanı içtiğinizde neden zararlı oluyor? İşte bunun sırrı enerji boyutunda yatıyor. Bu Ayet birşeye daha değiniyor, o da mecburiyet. Eğer kul hakkı içermeyen birşeyi mecburiyetten ötürü yapıyorsanız, orada Allahın merhameti devreye girebiliyor. O eyleminizin size kötü bir geri dönüşümü olmayabilir, aleyhinize yazılmıyor olabilir. Örneğin kendi websitemizde fotoğrafımızı mecburiyetten ötürü paylaşmamız ve Rabbimizin bunu bağışlamasını ümit etmemiz gibi.


Şimdi; kendinizden binlerce görüntü çektirdiğinizi ve her çekimde enerjinizden bir gram kaybettiğinizi düşünün, günün sonunda kalırmı sizde enerji? Kalmaz. Bu enerjilerin yaşadığı travmaları sizinde yaşadığınızı varsayın, günün sonunda kalırmı sizde ruhsal denge? Kalmaz. Bedeniniz hızlı yaşlanır hızlı tükenir hızlı yıpranır. Öz enerjinizi kaybettikçe manevi ve ruhsal derinliğinizi kaybedersiniz. Ruhsal dengesi bozuk yüzeysel kişilikli birisine dönüşürsünüz. Örneğin; çok fotoğraf çektiren kişilere baktığınızda, cansız bir oyuncak barbie bebeğine dönüştüklerini görürsünüz. İç dünyası yok olmuş, görüntü endeksli bir hayat sürdürdüklerini görürsünüz.

Bununda ötesi, karşınızda psikolojik bir çöküntü görürsünüz. Yüzeysel olarak güzel ama içi çürük. Siz kendinizden görüntü aldırdıkça ve bunu paylaştıkça o görüntüler elden ele dolaşıyor ve insanların negatif niyet ve düşüncelerini üzerine çekiyor, çektikçede bu doğrudan sizi buluyor ve sizi içten çürütüyor ve çökertiyor. Hocam hepimiz sonunda çökeceğiz diyorsanız, evet çökeceğiz, fakat 60 yaşında çökmek var yani doğal çöküş, birde 30 yaşında dökülmek var. Siz ne zaman dökülmek isterdiniz? Arkadaşlar; biz 50-70 yaşlarında görmemiz gereken hastalıkları artık 16-30 yaşlarındaki gençlerde görmeye başladık.

Zamanında çökmek var, birde erken çökmek var, günümüz nesli erken çöküyor, bunuda sadece beslenmelerine bağlayamazsınız, bununda ötesinde şeyler dönüyor, bundan bir taneside kendi görüntülerini alıp bunu sosyal medya platformlarında (youtube, tiktok, instagram, facebook, twitter vs) paylaşmaları ve o paylaşımların enerji boyutunda onlara çok olumsuz geri dönmesi. 

2. Bölümde devam edecek...






 
hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar