cemaatler, ilahiyatçılar ve tarikatlar bölüm 2- kur'an-ı kerim evrim teorisini destekliyormu?
Son dönemlerde bir çok kişi İslam dinin evrim teorisini desteklediğini iddia ediyor, soru-cevap bölümümüzde bu konuyla ilgili tartışmalarada bir son verelim inşallah.
Kur'anı Kerim evrim teorisini, canlıların tek bir hücreden ortaya çıktığı tezini destekliyormu?
Desteklemiyor, tam aksi bunu çürütüyor. Nasıl çürütüyor? Çok basit bir bilgiyle çürütüyor, o da; sizi topraktan yarattım diyor. "O’nun varlığının delillerinden biri, sizi topraktan yaratmasıdır" (Rum Süresi; 20). Toprak evrimcilerin tek hücre tezini nasıl çürütüyor? Evrimciler canlıların milyon yıllar içinde tek bir hücreden ortaya çıktığına inanıyor yani herşey bir hücre ile başladı diyor, toprakta ise hücre bulunmaz! Toprak organik değil inorganik bir madde, hücrelerden değil moleküler yapılardan oluşur. Toprak canlı bir kaynak olmadığı içinde topraktan canlı bir maddenin ortaya çıkması mümkün değil. Toprağın içinde hücre yokki topraktan hücrelere sahip bir canlı ortaya çıkabilsin.
Eğer evrim inancınızı desteklemek için Kur'an-ı Kerimin Ayetlerini kullanmak istiyorsanız, kendi sapkın inancınıza başka bir kaynak bulun çünkü Kur'an-ı Kerim çok basit anlatımla bu tezi çürütüyor. Sizi topraktan yarattım diyor, toprağın içinde de hücre bulunmaz.
İnsanın yapımında kullanılan diğer malzemeler hücre içeriyormu? İçermiyor. "İnkar edenler görmediler mi ki, göklerle yer bitişikken biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık? Hala iman etmeyecekler mi?" (Enbiya Süresi; 30). Kur'an-ı Kerim hakkında ne demiştik? Kur'an-ı Kerim bir yemek tarifi kitabı gibi, bazen malzemeleri bir arada verir bazen farklı Ayetlere serpiştirir demiştik. Burada yaşadığımız olayda bu, bir Ayet bize bir malzemeyi veriyor (toprak), başka bir Ayette başka bir malzemeyi (su). Diğer malzeme (su) hücre içeriyormu? İçermiyor. Toprak gibi, suyun kendiside sadece moleküler bir yapıdan, bir kaç atomun bir araya gelmesinden oluşuyor.
Evrimciler tüm canlıların tek bir hücreden ürediğini iddia ediyor, Ayetler ise bu mümkün değil, ortada hücre yokki hücreden canlılar ortaya çıksın diyor. Eğer sapkın inancına beni alet edeceksen, etme, ben açık ve net şekilde canlıların toprak ve sudan yaratıldığını söylüyorum, toprak ve suyun içinde de senin savunduğun hücre yok diyor. Yani; Rabbimiz baştan itibaren bu sapkın bilim tarikatının sapkın iddialarının önüne geçmek istemiş ve yaratılışımızda kullanılan malzemelerin hücre içermediğine özen göstermiş. İlginç olanı; ortaya çıkan canlıların hücreler içermesi. Yapımızda kullanılan malzemeler hücre içermiyor, ortaya çıkan canlılar ama içeriyor, gerçek mucize ve bilim tarikatını yanıltanda bu.
Bu kadarmı? Hayır, Rabbimiz bizim anlayacağımız dilden yaratılışımızın bir sonraki safhalarınıda Kur'an-ı Kerimde anlatmış. Su ve toprak karışınca ne oldu; çamur (balçık) oldu. "Hani Rabbin meleklere demişti ki: “Ben çamurdan bir insan yaratacağım" (Sad Süresi; 71). Sonra ne oldu; Rabbim ona şekil verdi. "Andolsun ki biz, insanın atası Adem'i kuru, kokmuş, şekil ve suret verilmiş bir çamurdan yarattık" (Hicr Süresi; 26).
Yani; bizler ilk yaratılış anından itibaren bir şekile sahibiz. Milyon yıllar içinde bir şekile ulaşmadık, baştan itibaren böyle yaratıldık. Sonrası ne oldu; şekil verilmiş o balçık sıcağın altında pişirildi. "Allah insanı kiremit gibi pişmiş bir çamurdan yarattı" (Rahman Süresi; 14). Topraktan porselen veya heykel nasıl yapılıyorsa, insan bedenide aynı safhalardan geçmiş. Sonrası ne oldu; ona bir eş yaratıldı. "O gökleri ve yeri yaratandır. Size kendi cinsinizden eşler meydana getirmiştir. Hayvanları da çifter çifter, erkekli dişili yaratmıştır. Sizi bu şekilde çoğaltıp durmaktadır" (Şura Süresi; 11). "Ve Biz, (insanlar dahil) her şeyi (dişili erkekli) iki çift yarattık. Umulur ki, öğüt alıp-düşünürsünüz" (Zariyat Süresi; 49). Sadece insan değil, hayvanlarında çifter, erkekli dişili olarak yaratıldığını, hepimizin bu sayede çoğaldığımızı Rabbimiz söylüyor.
Özetlersek; Kur'an-ı Kerim toprak, su ve çamur kavramlarıyla yani her çağın anlayabileceği kavramlarla yaratılışımızın her safhasını detaylı bir şekilde anlatıyor. Bu anlatımlar evrim teorisini nasıl çürütüyor? Evrimciler canlıların tek bir hücreden yani organik maddeden ürediğine inanır, Kur'an-ı Kerim ise canlıların yapımında sadece toprak ve su kullanıldı der, bu ikiside organik madde içermez. Eğer evrim inancınızı desteklemek için Allahın Ayetlerini kullanmak istiyorsanız, kullanmayınız çünkü Ayetler net ve açık, insan toprak ve sudan yaratılmış, bu ikiside hücre içermiyor.
Bu kadarmı; hayır, Rabbimiz günümüz bilim tarikatının nüfusu ve ikna gücünü öngörmüş ve bu bilgilerle yetinmemiş, canlıların baştan itibaren çiftler halinde yaratıldığı ve yeryüzüne salındığı bilgisinide Ayetlere eklemiş. Bu anlatımlarıda her çağın anlayacağı basitlikte aktarmış. Ben araştırmacıyım, bilim adamıyım, toprak ve suyun ötesini araştırmak istiyorum diyorsanız, Kur'an-ı Kerim sizin ihtiyaçlarınızıda gideriyor, yaratılış safhalarını birde nefis üzerinden anlatıyor. Onunlada kalmıyor, birde ana rahminde hangi safhalardan geçiyor o aşamaları embriyologie yani tıp dilinden anlatıyor. Fakat birincisi; tüm bu yaratılışın başlangıç noktası toprak ve toprakta hücre bulunmuyor. "O odur ki sizi bir topraktan yarattı, sonra bir nufteden, sonra bir alekadan" (Mü'min Süresi; 67).
İkincisi; Kur'an-ı Kerim sizlere hayal edemeyeceğiniz derinliklerde bilgi sunabilir, fakat sizi uyarmak istediğimiz nokta tamda burası, derinlere dalmayın, Kur'an-ı Kerimin verdiği basit ve mantıklı izahatlarla yetinin. Kur'an-ı Kerim hayal edemeyeceğiniz derinliklere sahip ve her konuda sizi çok derinlere taşıyabilir, o zaman niye bundan yararlanmıyoruz diyorsanız; buradaki sorun Kur'an-ı Kerimin yetersizliği değil arkadaşlar, bizim yetersizliğimiz, biz o derinlikleri o bilgileri kaldırabilirmiyiz.
Kur'an-ı Kerimi kaldırıp kaldırmayacağımızı nasıl anlarız? Kur'an-ı Kerimi açtığınızda Kur'an-ı Kerim iki boyut üzerinden sizinle iletişime geçer, manevi ve madde (pozitif ilimler) boyutunda. Ayetleri kaldırıp kaldıramayacağınız, ne kadar kaldırıp kaldıramayacağınızda bu iki alandaki seviyenize bağlı. Sizlerin Kur'an-ı Kerimden alacağı ilham manevi ve pozitif ilimlerdeki seviyenize bakıyor. Örneğin ne kadar ilim o kadar ilham. Bu iki alanda hangi derinliklere sahipseniz Kur'an-ı Kerimde de o derinliklere kadar inebilirsiniz. Sınırı aştığınız zaman ne olur? Şeytanlar devreye girer ve sizin adınıza onlar Ayetlerden yorum çıkarmaya başlar. Beyninizin birşeyi idrak etme sınırı var, bunuda sizin ilim seviyeniz belirliyor, o sınırı aştığınızda da şeytanlarınız devreye girer ve onlar sizin adınıza Ayetlerden ilhamlar çıkarmaya başlar.
Sapkın inançlarda bu şekilde ortaya çıkıyor. Bizler bilgi seviyemizin ötesindeki işlere dalarsak, beyinlerimizin idrak etme sınırının ötesine geçersek, o derinliklerde bize rehberlik edecek manevi gücümüzde yoksa, o zaman şeytanlarımız devreye giriyor ve beyinlerimize inanılmaz sapkın inançlar pompalıyor. O yüzden nacizane tavsiyemiz, ilim ve manevi boyutta kendinize fazla güvenmiyorsanız, Ayetlerin derinliklerine fazla girmeyin. Kaldıki girmenizede gerek yok. Kur'an-ı Kerim basit bir dilde, ilk okul seviyesinde bizlere aktarılmış, herhangi bir eğitime sahip olmadan da arzu ettiğimiz bilgileri Ayetlerden çıkarabiliriz. "Biz bu kitabı senin kendi dilinde, kolay anlaşılır kıldık ki, insanlar düşünüp ondan ders alabilsinler" (Duhan süresi; 58).