• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

siyaset- htş'nin arkasındaki güç kim (1)?


Haftanın Konusu:
suriye'de htş'nin harekete geçip ilerleyişi bir çok kafa karışıklığına ve yanlış analizlere sebep oldu, bu yazımızda bu konuya bir açıklık getirmek istedik. Son gelişmeler bizlere birşeyi net gösterdi, o da uzman olarak ekrana çıkanların birşeyi doğru analiz edebilmeleri için o şeyin siyah ve beyaz gibi net olması gerektiğini, o şey biraz gizem içerdiği anda bunların kafaları karıştığını gösterdi. Suriye devrimi bizim uzmanların defosunu açığa çıkardı diyebiliriz. Bir olay eğer birazcık gizem içeriyorsa, yaşanılan olayların planlaması aleni değilde gizli kapılar arkasında yürütülüyorsa bunlar tamamıyla ofsayta düşüyor, sağlıklı okumayı beceremiyor.

Dolayısıyla süreçle ilgili soru işaretleri olan okurlarımız için süreci bizde kısaca ele alalım istedik ve en çok merak edilen soru ile başlayalım inşallah. Umarız sizin hayrlı ve aydınlatıcı bir yazı olur.

HTŞ'nin arkasında İsrail ve ABD olabilirmi? Hayır, olamaz. Olayları değerlendirirken hekim olmanın bazı avantajlarından faydalanıyoruz, o da teşhis koyma beceri ve eğitiminden. Teşhis nasıl konulur? Sıkıntılar ilk ne zaman ve nasıl başladı bunu not eder, sonrası o günden itibaren hastalık nasıl bir evrim geçirdi bunun bir haritasını çıkarır sonrası tanıyı koyarsınız. Uzman olarak ekrana çıkanlarda gördüğümüz hatalardan birisi bu, bu uzmanlar analizlerini yaparken baştan sona atlıyor, ara süreci o evrimi es geçiyorlar, üstüne bunu yaparken olaylara veya kişilere, guruplara ön yargılı yaklaşıyorlar. Siz kendinizi baştan birşeylere şartlandırdığınız ve ara süreci kaçırdığınız zamanda analizlerinizin sürekli defolu çıkması kaçınılmaz olur. Örneğin; arap baharını tezgahlayanlar (abd/israil) israile komşu olan tüm ülkelerde farklı etnik veya inanç guruplarını çatıştırmak, sonrası o ülkeyi parçalamak istedi.

Suriye üzerinden örnek verirsek, esad ve onu destekleyen ithal şii milisler ile yerli sunniler o ülke parçalanıncaya kadar sürekli bir çatışma halinde olması gerekiyordu. Bu plan gerçekleştimi, yani suriye parçalandımı; hayır gerçekleşmedi,
en basiti pyd henüz bir devlet kurmadı. Henüz gerçekleşmeyen, bu safhaya gelebilmek içinde onca yıl beklemiş çalışmış ve emek vermişken adamlar tüm bu yatırım ve planlarını yok edecek böyle bir eylemin içine htş'yi iterlermi; itmezler. Sunni- şii çatışmasını, suriyedeki kaosu olabildiği kadar uzun ayakta tutmaya çalışırlar.

Neden htş'yi engellemediler o zaman; htş türkiyenin kontrol ettiği bir örgüt olduğu için müdahale etme şansları yoktu, yoksa türkiye ile karşı karşıya geleceklerdi. Birde, bırakın birbirlerini yesinler, belki yıllar sürer ve işimize yarar dediler, ama o da tutmadı. Şiilerin böylesine kaçacağını, rusyanın müdahale etmeyeceğini ve Türkiyenin askeri gücünü hesaba katmadılar. Örneğin; htş saldırdığında esad ordusu ve şii milislerin tüm telsiz ve iletişim araçları çalışmadı. Türkiye yoğun bir elektronik harp uyguladı ve iletşimi kesti. Sağdakinin soldakinden, arka cephedekinin ön cephedekinden haberi olmayınca, savunma hattında birlik sağlanamayınca panik içinde kaçan kaçana oldu. Adamlar bop projesi altında bir niyetle yola çıktı, sonrası ama olaylar onların arzu etmediği yönlere evrildi.

Neden; çünkü kader onların elinde değil. Niyetlerinizle siz sadece birşeyleri harekete geçirir, akıbetini belirleyemezsiniz. O yüzden sefer bizden zafer Allahtan diyoruz. O yüzden bu küreselciler sürekli yeni niyetler yeni planlar kuruyor, bir plana takılı kalmıyor. Onlar takılı kalmıyorsa, siz niye onların 20 veya 40 yıl önce kurdukları planlara takılı kaldınız? Onlar anın şartlarına göre kendilerini nasıl sürekli güncelliyorsa sizde lütfen olayların akışına göre kendinizi güncellemeyi ihmal etmeyin. Aksi takdirde geçerliliğini kaybetmiş, iptal edilmiş niyetlere göre gününümüz olaylarını okur, sürekli kendinizi ve sizi takip edenleri yanıltmış olursunuz.


Özetlersek; bu devrimin arkasında neden abd/israil olmaz bunun bir nedeni, israil var olabilmesi için arap komşuları sürekli bir iç çatışma içinde olması gerekiyor. Komşu bir ülkede iç çatışma dindiği ve birlik sağlandığı anda bu israil için varoluşsal bir tehdit. Dolayısıyla kendi elleriyle komşu ülkede huzur ve birliği sağlayıp kendi kuyularını kazmazlar. Bu devrimin arkasında neden abd/israil olamaz bunun bir nedenide, esad, sisi veya ürdün kralı, bunlar israili korumak için o ülkelere yerleştirilen liderler, bunların yok edilişide doğrudan israile bir tehdit, bundan ötürüde kendi adamlarını kendileri devirmez. Bu devrimin arkasında neden abd/israil olamaz bunun bir nedenide mültecilerin şuan ülkelerine geri dönüyor olması, keza bu da abd/israilin istediği birşey değil. Arap baharın bir amacı suriye ve irak'a deaş ve haşdi şabi gibi terörist gurupları yerleştirip bölge insanlarını göçe zorlamaktı.

Amaç israilin genişlemeyi arzu ettiği ülkeleri terörle insansızlaştırmaktı. O yüzden milyonlarca insan göçe zorlandı. Amaç buyken, israil bu insanların tekrar o bölgelere geri gelmesini istermi? Tabiiki istemez. Terör kaynağının yok edilmesi (esad, pyd/pkk ve şii milisler) ve insanların ülkelerine geri dönmesi, sadece bu iki veriden yola çıkarak bu sürecin israil leihine değil, tam aksi aleyhine olduğu sonucunu çıkarmanız çıkarabilmeniz gerekiyordu. 

Hocam ama bop adı altında bir gerçeklikte var? Haklısınız, fakat 20 yıl önceki semtomlarla, kişinin bugünkü halinin analizini yapamazsınız arkadaşlar. En basiti, bugünki türkiye 20 yıl önceki türkiyemi? Farklı platformlarda uzman olarak karşınıza çıkanların düştüğü hata bu, birileri bundan 20 veya 40 yıl öncesi belirli planlar kurgulamış, bugün ekranlara çıkanlarda 20 yıl önceki şartlara ve niyetlere göre bugünü okumaya çalışıyor. Halbuki adamlar planlarını belirli safhalara yaymış, aşama aşama belirledikleri hedefe ulaşmak istemişler, süreci belirli yıllara ve safhalara yaymışlar. Dolayısıyla bu proje halen geçerlimi değilmi bunu anlamak için o ara hedeflere ulaşılmışmı, o ara hedefler tutturulmuşmu buna bakmaları yeterliydi.

Örneğin; bop projesinin üç kilit ayağı vardı, birisi deaştı, diğeri mollalar ve üçüncüsü fetöydü. Mollalar o ülkelerde iç çatışma olsun diye şii milisleri harekete geçirecekti, onlara verilen emir buydu, o ülkelere yerleştirilen deaş terörüde buna bahane olacaktı, sonrada fetö ülkemizi ele geçirecek, sonrada fetö bizi iran ve şiilerle çatıştıracaktı.

Örneğin 17-25 aralıkta fetöcü savcıların elindeki dosyalardan birisi selam tevhid dosyasıydı ve bu dosyada erdoğan ajem ajanı olmakla suçlanıyordu. Yani bunlara verilen emir, erdoğanı iran ajanı olarak yargılayın sonrada iranla savaşın. Tüm bu planlar tuttumu; tutmadı. En basiti bu projenin bir ayağı fetöydü, fetöde yok olup gitti. Bu projenin ana unsuru ortadan kalktıysa, yenisi için bir 60 yıl daha beklemen gerekiyorsa, o zaman halen bop projesinde takılı kalmanın ne anlamı var? Hiçbir anlamı yok. Siz belki takıla kalabilirsiniz, ama bilinki onlar çoktan başka projelere geçti bile. O yüzden aman dikkat diyoruz, sizlere bop'la sağdan gösterip, başka bir projeyle süpriz yapmasınlar yani soldan size yapıştırmasınlar. Sizi ifşa olmuş bir projeyle (bop) meşkul kılarlar, sonrada hiç beklemediğiniz anda haberiniz olmadığı bir projeyle yıkarlar.

Bundan ötürü size tavsiyemiz, geçerliliğini yitirmiş, tarihe karışmış şeyler ile uğraşma yerine, yeni projelere odaklanın.

Değerli dostlar; bunların bop projesi 15 temmuza kadar tuttu. O ana kadar ülkeleri deaşla terörize ettiler, şiiler üzerinden iç savaşı tetiklediler, sunnileride göçe zorladılar ve bu projeyle elde edebildikleride bu kadardı. Bunlar sadece acılara sebep oldu, onun dışında sahada hiçbir kazanım elde edemediler, tam aksi sahadaki gelişmeler sürekli aleyhlerine oldu. Bu proje 15 temmuza kadar işledi, bu projenin 15 temmuz sonrası yok. Mesela seçimleri erdoğan değilde kılıçdaroğlu kazansaydı, o zaman proje devam edebilirdi ve bu da onları gerçekten ümitlendirmişti.

Kılıçdaroğlu kazanırsa sınırötesi tüm askerleri çeker, içerdekilere özerklik verir, iran ve şiilere savaşa açar ve bizde projede bıraktığımız yerden devam ederiz ümidini beslemişlerdi, ama o da olmadı, erdoğan ikinci turda kıl payı kazandı yani biz kıl payı kurtulduk. Allahu Teala bop projesinde şiiler ve fetö ne kadar günah yüklenebiliyorsa, sunniler ne kadar günah yakması gerekiyorsa o kadar bu projeye izin vermiş, ötesine değil. Dolayısıyla bop projesini konuşurken sahayı ve süreci okumanın yanında Allahıda okumalısınız. "Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır" (Al-i İmran Süresi; 54). Ne diyor Rabbimiz; onların bir planı varsa Allahında var. Onlar bir tuzak kuruyorsa Allahta onlara kuruyor, Allahın tuzağıda her zaman üstün gelir.

Bu yorumcuların anlamadığı noktalardan biriside bu, onların inançlarına göre Allah yok, kaderi planlayan ve tayin eden yok, kötülükte yeryüzünde ne planlıyorsa bu mutlaka gerçekleşir, böylesine bir dünyada yok. "Bu böyledir. Şüphesiz Allah, kâfirlerin tuzağını bozar" (Enfal Süresi; 18).
Özeti; birilerin güç ve kudretini anarken siz eğer Allahın güç ve kudretini hesaba katmıyorsanız, birilerin planlarından bahsederken Allahın planlarını hesaba katmıyorsanız o zaman analizleriniz hep defolu olur. Örneğin; Allahın bir vaadi var, mutlaka ben ve elçilerim üstün gelecek diyor; "Allah, "And olsun ki Ben ve peygamberlerim üstün geleceğiz" diye yazmıştır. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür" (Mücadele Süresi; 21).

Allahu Tealanın bir vaadide kafirler istemesede Allah nurunu tamamlayacak demesi; "Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmek istiyorlar. Hâlbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır" (Saff Süresi; 8). Sizde eğer Allahın bu vaadlerini, yani gelecekte mutlaka gerçekleşecek olan vaatlerini analizlerinize dahil etmiyorsanız, o zaman o analizleri çöpe atabilirsiniz, çünkü sürekli yanlış çıkacak.

Şimdi neden israilin sabah akşam ciyak ciyak ağladığını, iran ve şiileri takıntı haline getirdiğini anladınızmı; düne kadar şiiler ile birlikte hareket ediyorlardı, şiiler bundan habersiz olsada, mollalar israile çalışıyor ve birlikte ortadoğuda ehli sünneti katlediyorlardı. Planlarına göre kendi sınırlarına kadar şiiler yayılacaktı, yayılarak o bölgelerdeki sunni nüfusu göçe zorlayacaklardı, çünkü israil için asıl tehdit ehli-sünnet, sonra da şii hilali türkiye'yi kuşatıyor ve erdoğan iran ajanı gibisine söylemlerle türkiye'yi şiilere karşı savaştıracaklar, onlarda keyifle izleyecek, pyd/pkk ve deaş gibi örgütlerde alan kazanacaktı.

15 temmuzda türkiye'yi ellerine geçiremeyince ama, şiiler onların elinde kaldı, hemde sınırları boyunca. Şuan israilin büyük bir sorunu var, o da şiiler tarafından kuşatılmışlık ve bu sorunuda şimdi kendileri savaşarak kendileri ölerek halletmek zorundalar. Onların bir tuzağı varsa Allahında var misali, müslümanlara kurdukları tuzaklar aleyhlerine işledi ve işliyor. Yakında yeni suriye yönetimi türkiye'yi ülkesine davet eder, hava, kara ve deniz savunmasını tsk'ya teslim eder ve türkiye bir anda israil ile hava ve karada sınırdaş olursa o zaman görün siz israildeki paniği. İşte o zaman görün siz kıyameti.
"Hani kâfirler seni tutuklamak veya öldürmek, ya da (Mekke’den) çıkarmak için tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kuruyorlar. Allah da tuzak kuruyordu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır" (Enfal Süresi; 30).

O zaman bop projesi rafa kalktı diyebilirmiyiz? Kötülük var olduğu müddet o ve benzeri planlar hiç bitmez, örneğin bunlar suriyenin kuzeyinde türkiye sınırı boyunca birşey kapamayacaklarını anlayınca, acaba suriyenin güneyinde birşey kapabilirmiyiz diye (davud koridoru) o planı hayata sokmaya çalışıyorlar. Herhalukarda ama, 20 yıl önceki çizdikleri planların günümüzde çöp olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. O yüzden size tavsiyemiz, olayları analiz ederken başlangıç noktasını alın, sonrası ama günümüze atlamayın, aşama aşama süreç nasıl ilerlemiş ona bakın ve değerlendirmenizi buna göre yapın. Örneğin; israil/abd ortaklığı bop projesinin belirli safhaları vardı, o planda 15 temmuza kadar işledi, sonrası ama herşey ters gitti. "Onlar böyle bir tuzak kurdular. Biz de kendileri farkında olmadan, onların planlarını altüst ettik" (Neml Süresi; 50).

Nasıl ters gitti? 15 temmuzda halkın ayaklanmasını beklemiyorlardı. 15 temmuz sonrası fırat kalkanı harekatı ile deaş'ı yok ettik, bunuda beklemiyorlardı. Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatı ile suriye'ye girdik, pyd için kurgulanan haritayı çöpe attık, bunuda beklemiyorlardı. Pençe kilit harekatlarıyla irakın kuzeyini temizledik. İç güvenlik operasyonlarıyla yurtiçinde pkk'yı bitirdik. Seçimlerde keza onların planlarını altüst etti, mesela bop projesinin hayat bulabilmesi için erdoğan değil kılıçdaroğlu kazanması gerekiyordu, abd'de son seçimleri trump değil biden kazanması gerekiyordu.

Gördüğünüz gibi, bop projesinin o kadar çok saç ayağı vardıki bu projenin hayat bulabilmesi için hepsi rast gitmesi gerekiyordu, bu da olmadı. Onların kurguladığı tuzaklara son 8 yıl içinde o kadar çomak sokulduki, Allahu Teala onları 60 yıl geriye götürdü. "Şüphesiz onlar düzenlerini kurdular; oysa dağları yerinden oynatacak olsa bile, bu düzenleri hep Allah'ın elindeydi" (İbrahim Süresi; 46).

Örneğin; 6 şubat depremi yapaydı, petrol ve doğalgaz arama kuyularında bomba patlattılar, bu bombalarda dağları yerinden oynattı. Kısacası; bop projesinin hayat bulabilmesi için belirli unsurlar var olması gerekiyor, fetö, deaş, pkk/pyd, bunlarda kalmadı. Kalmayıncada onlar açısından bu projeye takılı kalmanın anlamı kalmadı. 
Ülkeleri içten yıkmak istiyorsanız, içeride adamlarınız olması gerekiyor. O yıkımın büyük olmasını istiyorsanız, içeride çok adamınız olması gerekiyor.  Günümümzde de bu vekil unsurları kalmadı. Küreselciler açısından günümüz şartlarına uygun yeni bir plan çizilmesi gerekiyor, vekil unsurları yetiştirmek için bir 60 yıl daha bekleyemeyeceklerine göre, bunlar artık vekil unsurları kenara itip doğrudan ülkeler arası bir savaşı istiyor.


2. Bölümde devamı gelecek...







hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar