• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

uzaylılar ve melez ırk bölüm 2 (2)- boyut kapısı varmı?


2. Bölüm
 

Soru: sonsuz bir evrendeyiz, evrenin herhangi bir köşesinde bizden başka canlılar olmadığına nasıl bu kadar net kanaat getirebiliyoruz?

Cevap: sonsuz evreni bizler dolaşıp gezdikmi; hayır. Başkaları gezip gördümü; hayır. O zaman nasıl oluyorda uzaylıların olmadığı konusunda bu kadar net kanaat getirebiliyoruz; biz gidip görmedik belki ama, biz görmektende ötesi bir lütfa sahibiz, biz bizzat oralarını yaratan kişiyi tanıyoruz, o kişi bizim Rabbimiz ve Rabbimiz eğer bize yok diyorsa, o zaman biz bunu sorgulamayız buna inanmayı bir kulluk vazifesi biliriz.

Soru: bir çok alim ve hoca, Müslümanım diyen uzman/araştırmacı ama uzaylılara inanıyor, olabilir, neden olmasın diyor?

Cevap: demekki onlar Rabbimizi yeterince tanıyamamış. İman etmişler, ama demekki yeterince iman etmemişler. Okumuşlar (Kur'an-ı Kerim), ama demekki yeterince okumamışlar. Herkes nasibi kadar İslamdan payını, ilhamını alır. Onlarında
nasibi demekki bu kadarmış.

Soru: hocam sizin bilip onların bilmediği şey ne?

Cevap: arkadaşlar, bazı işlere girişiyorsanız birazcıkta o konuda yetenekli olmanız gerekiyor, eğer o konuda doğal bir yetenek yoksa o zaman ne kadar çok çabalasanız ne kadar iyi niyetli olsanız
ne kadar küçük yaşta başlasanız illa bir yerde birşeyi kaçırıyor o şeyin tüm potansiyelini açığa çıkaramıyorsunuz. Bilhassa konu İslamsa, Allahın diniyse o zaman çok çalışmak, iyi niyet, temiz kalp ve dosdoğru bir yaşantı bazen yeterli olmuyor, birazda Allah vergisi doğal bir yetenek olması gerekiyor. Bu konularda Allah size birazcık kıyak geçmesi gerekiyor. Eğer kıyak geçmiyorsa o zaman ne yapsanız boş, İslamın o büyük potansiyelini açığa çıkaramıyorsunuz. Örneğin; "Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim” demişti." (Bakara Süresi; 30). Şimdi; Rabbimiz Ademoğlunu yeryüzüne halife olarak tayin ettikten sonra, başka bir gezegenden varlıkları (örneğin annunakiler) yeryüzüne indirip Ademoğulların köleleştirilmesine izin verirmi? Akıl var mantık var; izin vermez.

Neden vermez; b
u Ayet yeryüzündeki en üstün varlığın (halife) Ademoğlu olduğunu söylüyor, siz ama başka bir yerden başka bir varlığı getirir ve Ademoğluna halife kılarsanız, o zaman Ademoğlunu yeryüzünde en üstün varlık olmaktan çıkarıyorsunuz. Çıkardığınız zamanda ne oluyor; bu Ayet hükmünü yitirmiş oluyor. Basit bir Ayet basit bir mantık silsilesi ile geçmiş veya gelecekteki uzaylı istilası inancını nasıl çürüttüğümüzü görüyormusunuz? Allahu Teala Ademoğlunu yeryüzüne halife kılmış, yeryüzüne Ademoğlundan daha üstün bir varlığın ayak basmasıda bu Ayetin çöpe atılması anlamına gelir. Bu Ayetler ama kıyamet gününe kadar geçerliliğini koruyacağına göre, demek kıyamet gününe kadar böyle birşeyin söz konusu olması mümkün değil.

Basit bir Ayetten günümüzün en çok merak edilen sorularına nasıl cevap bulduğumuzu görüyormusunuz? Bunun gibide biz size onlarca Ayet sıralayabiliriz, neden uzaylıların olamayacağını neden annunaki hikayelerin doğru olamayacağını anlatan Ayetler. Bu Ayet aslında bizim halifelik statümüzün bi' nevi sigortası; yeryüzündeki üstünlüğümüzü garantiye alan, istilaya karşı bizi koruyan bir sigorta. Siz Ademoğluna Allah tarafından böylesine bir garanti verildiğini biliyormuydunuz, yeryüzündeki imtihan süresi boyunca en üstün varlık kalacağı konusunda; bilmiyordunuz. Neden; çünkü bu Ayetten bu anlamı çıkaramadınız. Kaç defa okumanıza ve gözünüzün önünde olmasına rağmen, Ademoğlunun yeryüzüne halife kılındığını bilmenize rağmen o bağlantıyı çıkaramadınız.

Konuyla bağımsız görünen Ayetlerden o çıkarımları sağlamakta, işte bunu herkes yapamıyor. Bu farklı bir yetenek ve kabiliyet gerektiriyor. O kabiliyette şuan piyasada varım diyen kimsede yok. Bizde varmı, doğuştan gelen bu yetenek bizde varmı; birazcık var. Fakat bizede fazla güvenmeyin, çünkü biz sizin aranızda fazla bulunmayacağız, en geç 2025'de sizden ayrılmış olacağız ve siz yine kendi sorunlarınızla baş başa kalacaksınız. O yüzden, çok okumuş çok araştırmış çok alim olmuş çok kitap yazmış bunlara bakmayın, şimdiden kendi araştırmanızı kendiniz yapmayı öğrenin. Kimbilir belki o Allah vergisi kabiliyet sizde de çıkar, başkaların çıkaramadığı o bağlantıları belki sizde çıkarırsınız. Websitemizde sizleri teşvik ettiğimiz nokta bu, kendi sorularınıza kendinizin cevap bulması. Yazılarımızda da bunun yolları ve usulünü size anlatmaya çalışıyoruz.

Soru: a
nnunaki adında varlıklar yaşamış veya yaşıyor olamazmı?

Cevap: olabilir, bu ama Ademoğlunun yaşadığı boyut için geçerli olamaz, ancak cinler alemi için geçerli olabilir. Annunakiler bir cin ırkı olabilir, başka bir gezegenden yeryüzüne inmiş ve buradaki cinleri kendilerine köle yapmış olabilirler. Cinler aleminde çünkü bir çok cin ırkın çok yüksek teknolojisi var ve bunlar dönem dönem diğerlerine egemen oluyor. Fakat bu olaylar cinler aleminde yaşanmış olabileceği için biz insanları bağlamaz. Örneğin; bir çok araştırmacı boyut kapıların varlığından bahsediyor, hatta bazıları bazı yerlerde bunu gördüklerini anlatıyor. Böyle birşey mümkünmü; bizim alem için mümkün değil, cinler alemi için ama mümkün.

Bizim boyut için mümkün değilse, o araştırmacılar bu boyut kapılarını nasıl görüyor? Boyut kapılarını gördüğünü iddia edenler o mekanlara girdiklerinde cinlerin sihrine kapılıyor, perdeler açılıyor ve kendilerine birşeyler gösteriliyor. Gösterilenler göz boyamasındanmı ibaret, yoksa cinler aleminden bir kesitmi bunu artık Rabbimiz bilir. Bu boyut kapıların bizim alemle bir ilgisi olmadığı ama çok açık. Boyut kapısıyla neyi kastediyoruz; farklı boyutlara girişi değil, bir gezegenden diğerine soluncan deliği vari geçişi kastediyoruz. Bu kapılar neden cinler aleminde var olup bizim alemde var olamaz? Cinler evrenin herhangi bir yerinde yaşamaya uygun beden yapısına sahip, dolayısıyla o geçiş kapıları onların boyutu için mantıklı, bizim boyut için değil çünkü bizlerin fiziki yapısı diğer gezegenlerde yaşamaya uygun değil.

Soru: bizim boyuttan diğer boyutlara açılan kapılar olamazmı?

Cevap: elinize iki taş alın ve bunları kırmadan şeklini bozmadan, birini diğerinin içine sokmaya çalışın, bu mümkünmü? Değil. Her boyutun kendisine has doğuştan bir atom sayısı var ve siz bırakın bir canlıyı bir boyuttan diğerine geçirmeyi, siz bir atom parçacığını dahi geçiremezsiniz, diğerinin atomar düzenini yıkıma uğratmadan. Cinler o boyut kapılarından nasıl geçebiliyor; geçebiliyor çünkü kapının diğer taraftaki yer kendi alemlerinin bir parçası. Onlar için geçişler bir odadan diğerine adım atmak gibi birşey. İnsan için bu tür geçit kapıları ama söz konusu olamaz, çünkü kapıyı açtığınızda mesela Marsta olacaksınız, bizlerin fiziki bedenide Mars veya diğer gezegenlerde yaşamaya uygun değil. Bedenlerimiz diğer gezegenlerde yaşamaya uygun değilkende, bizim boyuttan diğer gezegenlere geçit kapıları yerleştirmenin ne anlamı var? Hiçbir anlamı yok. Dolayısıyla bizim boyutta geçit kapısı aramayın, var olanlarda cinler aleminde, cinler için.

Soru: bizde diğer gezegenlere geçiş yapabilseydik, bedenlerimiz ona göre yaratılmış olsaydı iyi olmazmıydı?

Cevap: ahiret hayatı olmasaydı o zaman tabiiki iyi olurdu, fakat ahiret hayatına odaklanın, bu dünya süsten ibaret ve geçici diyen bir Allah, bizleri birden fazla dünya süsü ile kandırırmı? Kandırmaz. Nefislerimizi bir dünyanın süsü sarhoş ederken, onlarca dünyanın süsü ile Rabbimiz bizi imtihan edermi; etmez.
"Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir" (Hadid Süresi; 20). Rabbimiz bize acımış, sadece bir dünyanın güzelliği ile imtihan etmiş, bununlada yetinmemiş, bir dünyanın süsü dahi bunları saptırmaya yeter, ben birde bunların ömrünü kısa tutayım demiş. Örneğin velevki geçit kapıları var, ortalama 80 yıl yaşıyorsunuz, 20 yıl büyüme ve 20 yıl yaşlılık hali, geriye kaldı 40 yıl, bu 40 yıllada hangi gezegeni gezeceksiniz hangi dünyanın tadını çıkaracaksınız.

Yılda bir defa tatile dahi çıkamayan sizler, nereye gidip neresini göreceksiniz. Hayat şartları (iş, çocuk, aile vs) sizleri olduğunuz yere bağlarken, Rabbimiz sağa sola geçit kapıları yerleştirip sizi tahrik edermi? Etmez. Geçit kapılarından bahsedenler hiçbir detay düşünmüyor, sorumsuzca neden olmasın deyip geçiyor. Siz bu akılsızlara kendinizi kaptırmayın. Eğer Rabbimiz bize birşeyi bahşedecekse, Rabbimiz o nimeti var etmeden öncesi o nimetten yararlanabilecek ortamıda (örneğin uzun ömür) var eder. O yüzden, geçit kapısı varmı yokmu sorusuna gelmeden öncesi, ondan faydalanabilecek bir ortam varmı yokmu buna bakın. Onun cevabını bulduğunuz zamanda diğer soruya rahat cevap getirebilirsiniz. Örneğin; cinler tüm evreni gezebiliyor, çünkü o seyehatları yapabilecek ömrü (ortalama 10 bin yıl) ve bedeni Rabbimiz onlara bahşetmiş.

Bu onlar için avantaj veya dezavantajmı; dezavantaj çünkü uzun ömür demek ahiret hayatında daha uzun sorguya çekilmek demek. Kalıcı hayat bu dünya olsaydı, o zaman çok uzun yaşamak güzel olurdu. Bu dünyamız bizlerin kalıcı yeri olmadığı için ama, bu dünyada uzun kalmak bizim aleyhimize. Örneğin cinler hapı yuttu, onlar onca dünyanın süsü ve güzelliği ile imtihan ediliyorlar, üstüne birde 10 bin yıllık ömürle.

Değerli dostlar, bu tür masallara kendisini kaptıran araştırmacı yazarların sorunu bunların inanç dünyalarında bir sınırın olmaması. Normalde insanların sınırları olur ve bizler hayatımızı yaşarken o sınırları aşmamaya dikkat ederiz. Bu sınırlarımızı yasalar belirler, ahlaki değerlerimiz belirler, inanç dünyamız belirler, inandığımız Ayetler belirler, kültürümüz belirler, eğitim seviyemiz belirler, hayatta edindiğimiz tecrübeler belirler vs, bu insanlarda ama hayal dünyalarını sınırlayacak böylesine değerler yok. İnsanın zihninde sınır koyucu değerler olmadığı zamanda insan için herşey mübah ve mümkün görünüyor.

Bu insanlar ortaya birşey atıyor ama, attıkları şey fizik yasalarına göre mümkünmü, ortada bir yaratıcı var, o yaratıcı buna izin verirmi, böyle birşey olsa bunun sonuçları insanlık için o boyut için ne olur gibisine, ortaya attıkları iddia hakkında sıfır analiz yapıyorlar. Örneğin; Kur'an-ı Kerim bizleri her türlü tehdide karşı uyarıyor, ecüc mecüc, şeytan, dabbetül arz, kıyamet vs, uzaylı istilasına karşı neden uyarmıyor acaba? Her detayı her inceliği içeren kutsal kitabımız, iddia edilen uzaylı istilasına karşı bizi neden uyarmıyor; çünkü ortada böyle bir tehdit yok! Kaç tane peygamber gelip geçti, herhangi birisinin uzaylılar hakkında bilgi verdiğini gördünüzmü? Görmediniz. Uzaydan böyle bir tehdit olsaydı, anmazlarmıydı; anarlardı. Neden bu konulara hiç girmediler; çünkü ortada uzaylı diye birşey yok!

Eğer bir gün gök kubbemizde bir portal kapısını görürseniz bilinki bu bir hologram, gerçek değil ve i
çiniz rahat olsun, geçmişte veya gelecekte kimse dışarıdan gelip Ademoğlu üzerinde hükümdar olmadı ve olamayacak. Allahu Teala eğer insanoğlunu yeryüzüne hükümdar kıldıysa, Allahın Ayetleri geçerliliğini koruduğu müddet insanoğluna ancak insan hükmedebilir, başka birisi değil.



hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar