uzaylılar ve melez ırk bölüm 2 (1)- boyut kapısı varmı?
Son dönemlerde birileri bu uzaylı hikayelerini fazla gündeme getiriyor, o yüzden bu konuyu yeniden gündeme almamız gerektiğini düşündük, umarız sizin için hayrlı bir yazı olur. Küresel çete yine bir tuzak peşinde ve toplumu o şeye inandırmak için yine ne kadar güvenilir makam varsa hepsini kullanıyor. Din, bilim, büyük millet meclisi, bunların her birini kullanıyor ve aşılarda olduğu gibi insanlığı yine bir tuzağa doğru itmeye çalışıyor. Örneğin meksika büyük millet meclisine bir profesörü çıkarmaları, kutsal bir kitaba yemin ettirmeleri ve son 50 yıldır hollywood filmlerinde beyinlerimize işledikleri uzaylı figürünü, karnında yumurtalar dahil göstermeleri. Bu zamana kadar kimse bir uzaylı görmedi, ne hikmetse ama gösterdikleri uzaylılar yarım asırdır hollywood filmlerinde beyinlerimize işledikleri görüntüye sahip.
Bu zamana kadar kimse uzaylıların nasıl ürediğini görmedi, ne hikmetse ama mecliste gösterdikleri uzaylı karnında yumurtalar taşıyor, bu da yarım asırdır hollywood filmlerinde bize aktarılan bir görüntü, uzaylıların yeryüzüne yumurtalarını yerleştirmesi sonrada bizi işgal etmesi. Neden Hollywood senaryolarına göre hareket ediyorlar; çünkü beyinlerimiz o senaryolara alışık, en hızlı onu kabullenmeye razı. Hollywood filmleri üzerinden beyinlerimize belirli bir uzaylı şekil ve istila kurgusunu yerleştirdiler, yıllar içinde de biz bunu gerçek olarak kabul ettik, uzaylıları hiç görmesekte uzaylıların böyle olduğuna dair kesin kanaat getirdik, bizlerin inanmaya hazır olduğu bu senaryoyuda bunlar aldı ve günlük hayatımızın içine taşımaya karar verdiler. Yarım asırdır beyinlerimize ne işlediyseler, beyinlerimiz neyi kabullenmeye hazırsa o yönde bir uzaylı görüntüsü ile karşımıza çıktılar.
Mecliste gösterilen o sahte uzaylı görüntüsü ile küreselci satansitler bizlere ne mesajı vermeye çalışıyor; ey insanlar korkun, tehdit altındayız, işgal çok yakın. Küreselci satanistlerin işlettiği bilim tarikatının tuhaf görünümlü bilim adamları, pentagon, siyasetçiler, medya, sanatçılar vs, son dönemlerde birileri arka arkaya uzaylılar ile ilgili açıklamalar yapıyor ve konuyu gündemde tutmaya çalışıyor. Hepsinin ortak noktasıda küreselci satanistlere bağlı olmaları. Yakın zamanda bunlar hologram teknolojisi üzerinden gökte bir portal görüntüsünü yansıtır, bir uçan fincan görünümünde bir uzay aracını içinden geçirirler, bunuda uzaylılar ile ilk temas olarak medya üzerinden bize aktarırlarsa hiç şaşırmayın. Bununla ne amaçlayacaklar; en basiti aşılanan milyonları öldürecekler, sonrada suçu uzaylılara atacaklar.
Bir anda milyonlar, belkide bir kaç milyar insan yere yığıldında kimsenin aklına aşılar gelmeyecek. Daha bu hafta, NASA uzaydan gelen aracımıza bilinmeyen bir madde yapıştı, o aracı karantinaya aldık dedi. Bunlar bilinmeyen maddelerle uzaylılarla temastan bahsediyorsa, bilinki bunların hepsi numara ve arkasında insanlığa çok büyük bir tuzak yatıyor. Vakit geldiğinde bunlar size hologramla yapılmış gökte bir uzay portalı, sonrası içinden bir uzay gemisi çıkıyormuş gibi gösterecek, o an milyonlar yere yığılacak veya daha önce veya sonrası milyonlar yere yığılacak, sonrada küreselciler suçu uzaylılara atacak. Bu sayede hem aşılar tarafından öldürüldüğünüz örtbaz edilmiş olacak, hem uzaylı tehdidi var deyip insanlığı tek dünya devleti projesine ikna edecekler. Şu kadar milyar veya milyon insanı öldürdüler, her an geri gelebilirler deyip o korku ve panikle insanlığı ve devletleri tek bir dünya devleti projesine ikna edecekler.
Arkadaşlar, bu şeytanlarda uzaylılarla ilgili tuzaklar ve hileler bol. Bunların ne kadarına ve hangilerine Rabbim izin verir, o ayrı bir konu. Üzücü olan, bu tuzağın alıcısının çok olması. Küreselci satanistlerin tuzaklarına karşı sizi uyaran bir çok araştırmacı ve yazar, onlar dahi uzaylılara ve uzaylıların yeryüzünü işgal senaryolarına inanıyor. Örneğin; annunakilere inanan bir güruh var ortada, geçmişte yeryüzünün uzaylılar tarafından işgal edildiğini inanan biriside buna günümüzde de inanır, neden olmasın der. Geçmişte uzaylıların yeryüzüne indiğine inanan birisi, günümüzde inecek olma iddialarını en azından reddetmez. Örneğin; aşılarda bir çok araştırmacı ve yazar bunun bir tuzak olduğunu söyledi ve sizi uyardı, uzaylılar konusunda ise sizi uyaramayacaklar çünkü kendileri uzaylılara inanıyor.
O yüzden ne diyoruz hep; inandığınız şeylere dikkat edin, çünkü o inancınız bir gün aleyhinize kullanılır. Pentagon bir uzaylı tuzağıyla insanlığın karşısına çıktığında bu sefer bu araştırmacılar o kadar açık yürekli ve net bunun bir tuzak olduğunu söyleyemeyecek, çünkü bunu inkar ettikleri an takipçilerinden tepki alacaklar, hocam düne kadar uzaylıların varlığından bahsediyordunuz, bunlar neden gerçek olmasın diyecekler ve o araştırmacı yazarları ilk önce kendi takipçileri susturacak. Maalesef youtube ve sosyal medya platformları uzaylılar tarafından kaçırıldığını iddia eden, temas içinde oldum diyen, hamile kaldım diyen tipler, araştırmacı yazarlarla dolu. Anlayacağınız, küreselci satanistlerin tuzaklarına karşı düne kadar sizi uyaranlar bu sefer sınıfta kalacak bilginize.
Ne yapmalıyız bu durumda; kutsal kitabımızı açıp ona danışmalıyız. İnsanlık karanlığa battığında, fitne ve şeytanın tuzakları yeryüzüne hakim olduğunda bizi aydınlığa taşıyacak bize rehberlik edecek bir kutsal kitabımız var, onu açıp onun rehberliğinde bu karanlık zamanlarda ilerlemeliyiz. Batı aleminin böylesine bir rehberi yok, dolayısıyla onlara ne süfle ederseniz, ne kadar uçuk bir inanç olsada, siz o konuyu yeterince işlerseniz o toplumu ona inandırabilirsiniz. Rehberi olan bilim kurgu ile gerçeği ayırt edebiliyor, rehberi olmayansa değil. O kişi için herşey mümkün, hayal dünyasının sınırları neyse inanacağı şeylerin sınırıda o. Bi' nevi kendi hayal dünyasının insafına kalmış durumda.
Ben akıllıyım, araştırmacıyım, eğitimliyim demenizde sizi kurtamıyor, çünkü akıl veri ile hareket eder, o verileride size google veriyorsa, yani küreselci satanistlerden geliyorsa o zaman o sahte veriler üzerine hareket eden aklınızın bir gün sizi tuzağa düşüreceği çok açık. Akıl hesap makinesi gibidir, verilerin doğruluğu ile ilgilenmez, hangi veriyi girerseniz size o veri doğultusunda bir sonuç verir. Bu hesabıda siz google'dan alınan verilerle yapıyorsanız, google'dan aldığınız verilerle aklediyorsanız, o zaman o akıl eninde sonunda sizi yanıltacak. Kur'an-ı Kerim aklı kullanmanızı söylüyor, bu doğru; fakat akıldan da ötesi ilk önce doğru veriyi bulmamızı emrediyor.
Çözüm; ilk önce doğru bilgiyi içeren bir kaynak bulacaksınız. Varmı günümüzde böyle bir kaynak; var, Kur'an-ı Kerim. Kur'an-ı Kerim aslında tamda günümüz çağı için yazılmış. İyinin kötüden ayırt edilemediği şu fitne çağında önemi daha net anlaşılıyor. Duvarda süs objesi olarak asıyorsunuz, hatim ediyorsunuz, arapçasını okuyorsunuz eyvallah, fakat Kur'an-ı Kerimin indiriliş amacı o değil, amacı bilginin satanistler tarafından kontrol edildiği bir dönemde bize rehberlik etmesi, neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamadığınız anlarda bize doğru yolu göstermesi. Bilgi kirliliği olduğu bir çağda, önümüzde kirletilmemiş, bozulmamış ve hayatımızın her alanıyla ilgili yüzde yüz doğru bilgileri içeren bir Kitabımız var, günümüzün fitne çağında bunun ne kadar değerli birşey olduğunun farkındamısınız? Herkes kandırılırken, siz güvendesiniz. Umarız bunun değerini biliyorsunuzdur.
O yüzden lütfen Kur'an-ı Kerimi açın ve Türkçesini okuyun, anlayarak okuyunki günümüzün sorunlarına ve tehditlerine karşı önlem alabilesiniz.
Örneğin; uzaylılar varmı yokmu, günümüzde en çok merak edilen sorulardan birisi bu. Bu sorunun cevabı için güvenilir, yüzde yüz doğru olan bir kaynak varmı; var, Kur'an-ı Kerim. Bu konuda Kur'an-ı Kerim ne diyor; olmadığını söylüyor. Olmadığını doğrudan, uzaylıları anarakmı söylüyor; hayır, dolaylı yoldan söylüyor. Nasıl? Size hangi canlıların yaratıldığını doğrudan söylemiyor, ama hangi canlıların hesaba çekileceğini size anlatıyor, buradanda kimlerin yaratıldığını sizin çıkarmanızı istiyor.
Kur'an-ı Kerim bir ders kitabı gibidir, bazen sonucu size verir, bazen malzemeleri verip sonucu sizin çıkarmanızı ister. "Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım" (Zariyat Süresi; 56). "Biz böylece, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık" (En'am Süresi; 112). "(Allah) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bugününüze kavuşacağınız hususunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" (En'am Süresi; 130). "Allah onlara: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der" (Araf Süresi; 38). Ayetlerde anılan varlıklar listesinde de siz eğer uzaylılar adında bir varlığın anıldığını görmüyorsanız, o zaman uzaylılar adında bir varlığın olmadığını buradan rahatlıkla çıkarabilirsiniz. Mantık basit; uzaylılar Allahtan bağımsız var olamayacağına göre, eğer onlar birer varlık olarak Ayetlerde anılmıyorlarsa demek yoklar.
Bu basit çıkarımları akıllıyım diyen onca araştırmacı neden çıkaramıyor; rehberleri, bilgi kaynakları Kur'an-ı Kerim değilde ondan çıkaramıyor. Onca araştırmacı ve yazar eğer birazcık Kur'anı-ı Kerime göz atsaydı, google değilde kutsal kitabımızı kendilerine rehber kılsaydı o zaman uzaylıların olmadığını net bilirler, bu tür hurafe inançlara kapılmazlardı. Temas içine girdikleri, kendilerini gayp aleminde kaçıran, kendilerini hamile bırakan varlıklarında cinler olduğunu anlarlardı.
Soru: eğer sadece cin ve insan yaratıldıysa, o zaman uzaylılar insan olamazmı, başka gezegenlerde yaşayan insanlar?
Cevap: olamaz ve bunun altında çok basit ve mantıklı açıklamalar var ve bu açıklamaların hepsini Kur'an-ı Kerim bize veriyor. Kur'an-ı Kerimi birazcık açıp okursanız, aradığınız tüm sorulara cevap bulabilirsiniz. Örneğin; Kur'an-ı Kerim sadece Nuh'un soyunu kalıcı kıldık diyor. Şimdi, Nuh'un soyu dışında Ademoğulların hepsi yok edildiyse, kutsal Kitabımız yok edildiğini söylüyorsa, o zaman Ademin soyundan başka yerlerde birilerini aramanın ne anlamı var? Hiçbir anlamı yok. "Biz sadece Nuh'un soyunu kalıcı kıldık" (Saffat Süresi; 77).
Not: kutsal kitabımız sadece Nuh'un soyunu kalıcı kıldık diyor, bununla ilgili, sadece Nuh'un soyunu kalıcı kılmakla ilgilide kutsal kitabımızda çok anlamlı bir Ayet (Hud Süresi; 46) var. Nuh as'ın kıssalarını okuyanlar hatırlar, Nuh as oğlunu gemiye davet ediyor ama oğlu reddediyor, ben bir dağın tepesine çıkar ve kurtulurum diyor, sonrada bir dalga gelip onları birbirinden ayırıyor. Bunun üzerine Nuh as Allaha dua ediyor; "Nuh, Rabbine seslendi ve dedi ki "Rabbim, oğlum benim ailemdendir; Senin verdiğin emir mutlaka doğrudur; en iyi kararı sen verirsin" (Hud Süresi; 45). Sonrası Rabbimiz buna cevap veriyor; "Allah dedi ki "Bak Nuh! O, senin ailenden değildir. O, uygunsuz bir iş'in ürünüdür. O halde bilmediğin birşeyi benden isteme! Ben, seni cahillerden olmamanı öğütlüyorum" (Hud Süresi; 46).
Bu cevabın arkasındaki hikmeti öğrenmek istiyormusunuz, bu yazı vesilesiyle bunu ilk defa biz açıklamış olalım inşallah; Nuh as'ın eşi gayri meşru ilişkilere girdi, o oğulda o ilişkinin bir ürünüydü. O yüzden Rabbimiz o senin ailenden değil diyor, o yüzden o uygunsuz bir iş'in ürünü diyor, o yüzden bilmediğin yani senden gizli tutulan konular hakkında benden istekte bulunma diyor. Allahu Teala sadece Nuh'un soyunu kalıcı kılmak istemiş, dolayısıyla o gemiye Nuh'un soyu dışında birilerinin girmesi asla söz konusu olamazdı. Ne demiştik kutsal kitabımız hakkında; Rabbimiz bazen doğrudan söyler bazen dolaylı yoldan, burada da Nuh as'ın gururunu kalbini incitmeden, dolaylı yoldan eşinin kendisini aldattığını söylüyor.
2. Bölümde devamı gelecek...