• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

uzaylılar ve melez ırk bölüm 1 (2)- uzaylılar varmı?


Bölüm 2

Uzaylılar varmı?
Yok, çok net ve basit. Evren iki boyutta varedilmiş. Birisi cinlerin ve meleklerin yaşadığı boyut, diğeri ise insanların yaşadığı boyut. Bu iki boyutunda ötesinde daha nice boyutlar olabilir ancak Kur'an-ı Kerim bize sadece iki varlığın mahşer günü sorguya çekileceğinden bahseder bunlarda insan ve cinler. Bu iki varlığın dışında daha nice varlıklar varsada bunlar sorguya çekilmeyeceği için bizi ilgilendirmez. Şimdi, bu evren bir tabaka üzerine yayılmış gezegen ve galaksilerden oluşur. İnsan, yeryüzü tabakasının sadece bir gezegenine yerleştirilmiş, cinler ise yeryüzü tabakasının herhangi bir gezegeninde yaşayabilir ve yaşar.


Yeryüzü tabakasında da insan ve cin dışında bir varlık YOK! Olmadığını nereden biliyoruz? Kuran-ı Kerimden! “Ben, cinleri ve insanları yalnızca Bana ibadet etsinler diye yarattım” ( Zariyat Süresi; 56). “Biz böylece, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık....” (En'am Süresi; 112). “(Allah) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve bugününüze kavuşacağınız hususunda sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?" ..” (En'am Süresi; 130). “Allah onlara: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der... (Araf Süresi; 38). “... Ve Rabbinin "Andolsun ki cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduracağım" sözü böylece tamam oldu” (Hud Süresi; 119).

“Ey Muhammed! De ki: "Yemin olsun, eğer insanlar ve cinler bu Kur'ân'ın benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine yardımcı olsalar bile, yine onun bir benzerini meydana getiremeyeceklerdir" (İsra Süresi; 88). “İşte o gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz” (Rahman Süresi; 39). “Gerek cinlerden, gerek insanlardan olan bütün vesvesecilerin şerrinden Allaha sığınırım” (Nas Süresi; 6). İslam inancına göre uzaylılar yok, çünkü Allahın Ayetleri sadece iki varlığın varlığından bizi haberdar ediyor.


Kur'an-ı Kerimin onları anmaması onları yok sayarmı? Bazı insanlar kendilerini hayal ürünlerine o kadar kaptırıyorki o hayalini destekleyecek zerre dalcığa ve ihtimale tutunmaya çalışıyor. Bu insanlar için yanıldıklarını itiraf etmek bir ömür bir yalanın peşinde koştukları anlamına geliyor. Yanıldıklarını itiraf etmekte nefislerine o büyük egolarına çok ağır geliyor. Yanılgıyı kabullenmektense yanılgı içinde yaşamayı, tezlerini destekleyecek her türlü olasığa sarılmaya tercih ediyorlar. Bizim onlara tavsiyemiz, bataklığın içindesiniz ve çırpındıkça batıyorsunuz. O sarıldığınız küçük dalcıklarda sizleri o bataklıktan kurtaracak değil. Kendinizi ve başkalarını daha çok hurafelerin içine sürüklemeden vazgeçin bu yoldan.

Bakınız, 1+1=2. Bununla ne demek istiyoruz? Kur'an-ı Kerim bir yemek tarifi kitabı gibidir, bazen size malzemeleri verir (1+1) bazende yemeğin kendisini (=2). Yani bazen size verileri verir bazende sonucunu. Evet, Kur'an-ı Kerim uzaylıların olmadığını kelime olarak ifade etmiyor olabilir, bu ama Kur'an-ı Kerimin bu olasığa açık olduğu anlamına gelmez. Eğer Kur'an-ı Kerim bir konu hakkında size sonucu söylemiyorsa o zaman bilinki Kur'an-ı Kerim size o konu hakkında veriler veriyor ve bilinki o verilerden sonuca kendiniz varmanızı istiyor.

Uzaylıların olup olmadığını Kur'an-ı Kerim direk söylemiyorsa, bizim bir sonuca varmamız için bize veri veriyormu? Veriyor. Nasılmı, işte burada biraz zekanızı kullanacaksınız. Örneğin; uzaylılardan bahsedenler hür iradesi ile hareket eden varlıklardan bahseder. Hür irade demekte ne demek? Mahşeri sorgu demek. Hür iradeye sahip olan herkes mahşerde yargılanacak. İstisnasız. Kur'an-ı Kerim bize uzaylılardan bahsetmiyor belki ama, mahşeri sorguya çekilecek varlıklar kim bunu isimleri ile ifşa ediyor. Size 1+1 veriyor, buradan sonucu çıkarmayıda size bırakıyor. Bu isimler arasında da uzaylılar geçiyormu? Geçmiyor! Sonuç ne o zaman? Demek uzaylılar yok!


Kur'an-ı Kerim uzaylıların olmadığını anmıyor, kimlerin mahşeri sorguyu çekileceğini ama anıyor, oradanda uzaylılar sorusuna cevap getirebilirsiniz. Böylece Kur'an-ı Kerimin dışına çıkmadan Kur'an-ı Kerimin içinden sorumuza cevap bulduk. Örneğin; Allah cinler ve insanları bana ibadet etsin diye yarattım diyor. Kur'an-ı Kerim bize uzaylılardan bahsetmiyor belki ama bizlere kimlerin Allaha ibadet etmesi için var edildiğini anlatıyor. Bu listede de uzaylılar yok. O zaman ya sizin uzaylılar yok, ya da sizin uzaylılar haşa Allahtan bağımsız yaşıyor. Örneğin; Allah insan ve cinler bir araya gelse bu kitabın benzerini yazamaz diyor. Eğer üstün zekaya sahip uzaylılar olsaydı, Allah burada onlarıda anması gerekmezmiydi? Eğer bunlar sizin bahsettiğiniz gibi bin yıllardır dünya ya girip çıkıyorsa ve insanoğluna müdahale ediyorsa, hatta insanoğlunu onlar yeryüzüne yerleştirdiyse insana tohum ekiyorlarsa

YANİ; inancınıza göre insanoğluna bu kadar müdahale eden bir varlığı Allah neden Kur'an-ı Kerimde anmıyor? Örneğin cinleri ve şeytanları anıyor. Sizin inancınıza göre uzaylılar bu kadar çok yeryüzüne müdahale ediyorsa o zaman Allah bizi bu varlıklara karşıda uyarması gerekmezmiydi? Şeytanlara ve cinlere karşı bizi uyarıyor onların varlığı hakkında bizi bilgilendiriyor, Allah neden acaba uzaylılar hakkında tek bir kelime etmiyor? Nedenmi; yok böyle birşeyde ondan. Sizin uzaylı diye yaygarasını yaptığınız varlıklar cinlerin ta kendiside ondan. Ha, siz eğer uzaylılar üstün zeka ve teknolojiye sahip Allah onları mahşeri sorguya çekecek haşa güce sahip değil veya Allah onlardan haşa habersiz diyorsanız veya Kur'an-ı Kerim benim rehberim değil diyorsanız o başka. Bu durumda uzaylılarınız ile sizlere hayırlı yolculuklar.


Uzaylılara inanmanın itikadi sakıncaları: "Kainattaki herkes fanidir. Celal ve ikram sahibi Rabbinin zatı (öz varlığı) ise bakidir. Madem böyledir, ey insanlar ve cinler! Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?" (Rahman Süresi; 26-28). Allahu Teala kendisi dışında herkesin öleceğini söylüyor, ölecekler arasında neden sizin uzaylılar geçmiyor? Yoksa Allahın haşa onları öldürmeye gücü yetmiyormu? Değerli dostlar, Kur’an-ı Kerimde sadece iki varlıktan bahsedilir, üçüncü bir varlıktan bahsedilmez. Eğer insan ve cin dışında farklı bir varlık daha evrende yaşasaydı, o zaman bunu Allahu Teala anardı ve ona bir isim koyardı. Onca Ayette sadece iki varlıktan bahsedilir, üçüncü bir varlığa inandığınız an Allahu Teala ile ters düşüyorsunuz bilginize. Bununda sakıncalarını anlatmama gerek yok herhalde.

Eğer Allahu Teala insan ve cin dışında üçüncü veya dördüncü bir varlığı daha yeryüzü tabakasına yaymış olsaydı; “insan ve cin bir araya gelse yine bu Ayetin benzerini meydana getiremez” Ayetinde o üçüncü veya dördüncü varlığıda anardı. Eğer insan ve cin dışında farklı varlıklar yaratmış olsaydı; “o gün geldiğinde insanna ve cinne günahı sorulmaz” Ayetine inandığınız o üçüncü veya dördüncü varlığıda eklerdi. 

Eğer insan ve cin dışında farklı varlıklar yaratmış olsaydı; “ben insanları ve cinleri yalnızca bana ibadet etsin diye yarattım” Ayetine inandığınız o diğer varlıklarıda eklerdi. Allahu Teala, sadece iki varlığı huzuruna çıkarılacağını söyler, insan ve cin. Yoksa inandığınız o uzaylıların birer yaratıcı olduğunamı inanıyorsunuz? Yoksa Allah; insan ve cinni yarattı ama uzaylıları başka bir tanrı yarattı demeyemi getirmek istiyorsunuz? Yoksa inandığınız uzaylılar mahşeri sorgudan muaf, haşa Allahın gücü onları huzurunda toplamaya ve yargılamaya yetmediğinemi inanıyorsunuz? Ne mahsuru var bir uzaylıya inanmakta dediğiniz an neden olmasın dediğiniz an, nasıl kendinizi itikadi bir çıkmaza soktuğunuzun farkındamısınız?


Ayetler sadece iki varlıktan bahsediyor, hür iradeye sahip üçüncü bir varlığa inandığınız an inancınız Ayetler ile ters düşüyor. Neden olmasın dediğinizde buna programlarınızda yer verdiğinizde, Kur'an-ı Kerimi yalancı çıkarmaya çalıştığınızı lütfen biliniz. Kur'an-ı Kerimin yok dediğini siz var derseniz, Allahı yalancı çıkarmaya çalıştığınızı biliniz. Bakınız, kendisini Müslüman gören bir araştırmacı uzaylıların peşinde koşmaz ve koşanlarıda şiddetli bir dilde uyarır. Siz ama tam tersini yapıyor, Kur'an da anlatılan olayları sürekli uzaya bağlamaya çalışıyorsunuz. Örneğin; zülkarneyn, ecüc mecüc, nuh tufanı vs. Gerçekten anlaşılır birşey değil. Kur'an-ı Kerimde olmayan şeyleri insanların beyinlerine yerleştiriyor, insanları Kur'an-ı Kerim ile karşı karşıya getiriyorsunuz. Müslümanları kendi tarihlerini sorgulamaya itiyor, Müslümanların beyinlerini allak bullak ediyorsunuz. 

Gerçektende sizleri anlamıyoruz. Oturduğunuz yerden bol bol yalan ve iftira günahını üzerinize çekiyorsunuz. Rahat bir yaşantı içinizde olmanız demek size çok dokunuyorki, o rahatlık size batıyor, oturduğunuz yerden günahlara sürükleniyorsunuz. Kur’an-ı Kerim bu konuda çok net, o da insan ve cin dışında üçüncü bir varlık yok. Melekleri saymıyoruz çünkü meleklerde hür irade yok. Bunların dışında farklı alemler daha olabilir, onları ama saymıyoruz çünkü onlar mahşeri sorguya açık değil. Uzaylılardan bahsedenler hür iradeye sahip varlıklardan bahseder, hür irade de mahşeri sorgu demek. Kur'an-ı Kerimde insan ve cin dışında, mahşeri sorguya çekilecek bir varlık olmadığını söylüyor.


Uzayda yaşayan biri var, o da cinler! Evrende sadece iki varlık var, birisi cinler diğer insanlar. İnsan bizim gezegende yaşamaya mahkum bırakılmış, cinler ise evrenin her yerinde yaşayabilir. Uzaylılar varmı? Bununla insan dışında herhangi bir varlığın bizim evrende yaşayıp yaşamadığını kastediyorlarsa evet var; o da cinler. Bu soru ile ama, evrenin bizim gözle görünür boyutunda bizim dışında her hangi bir canlının yaşayıp yaşamadığını soruyorlarsa; hayır. Bizim boyutta bizim evrende bizden başka kimse yaşamıyor. Onca gezegen ve galaksiler kim ve ne için var edildi o zaman; cinler için!

Bu noktada şu konuya değinmekte de yarar var; bilhassa bilim adamı ve aydın olarak geçinenler cinlere inanmaz. Onlar Allahın var dediği ve Ayetlerinde ismi ile andığı cinlere inanmaz, Allahın anmadığı ve yok dediği uzaylılara ama inanır. Allahın var dediğine yok, yok dediğinede var derler. Onlara göre uzayda yaşayan varlıklar var ve onlara göre bu varlıklar her türlü şekle ve güce sahip. Onlara sizin uzaylılar hakkında tanımınız tam cinlere uyuyor, bir uzaylıda aradığınız o vasıflara cinler sahip, aradığınız o uzaylı Ayetlerin "cin" ismi ile andığı varlık dediğimizde ise cevapları hayır olur. İnanç dediğimiz şey değerli dostlar, size ayak uyduran değil sizin ayak uydurmanız gereken şeydir. Kur'an-ı Kerim sizi değil, siz Kur'an-ı Kerimi rehber edineceksiniz!!   


Cinleri uzaylı olarak tanımlasak olurmu? Olmaz, çünkü aynı boyutu paylaşmıyoruz. Uzaylı olmanın tanımı sadece uzayda yaşamaları değil, aynı anda bizler için görülür olmaları. Onların uzay gemileri başka bir gezegenden bizim gezegene inse bile bizlerin bunu görmesi mümkün değil çünkü farklı alemdeler. Bizim aleme geçmeleri mümkün değilmi? Fiziki olarak mümkün değil. Cinlerin kendileri birey olarak bizim aleme geçebiliyor ama kendi fiziki şekillerini kaybetme, enerjiye dönüşme pahasına. Bizim aleme geçtiklerinde fiziki bütünlüklerini kaybedip şekilsiz, görünmez bir enerji halini alıyorlar. Yani ne kendi fiziki yapılarını bizim aleme taşıyabilirler nede uzay gemilerini. Eğer geçmeye çalışırlarsa fiziki bütünlüklerini kaybedip şekilden yoksun bir hal alırlar.

O yüzden halk arasında cinler şekilsiz varlıklar olarak tanınır. Şekilsiz olduklarından değil, bizim aleme geçtiklerinde kendi fiziki bütünlüklerini muhafaza edemediklerinden. Onlar kendi boyutunda fiziki varlığını korur, bizde kendi boyutumuzda. Uzaylı olmanın ön koşulu, uzaydan gelip fiziki anlamda bizimle iletişime geçebilmek, cinlerde buna muktedir değil. Fiziki anlamda ne kendileri nede uzay gemileri bizim aleme geçebilir. Örneğin; siz bir maddenin içine başka bir madde sokabilirmisiniz? Diğerin fiziki bütünlüğünü bozmadan sokamazsınız. Onlar fiziki anlamda bizim aleme geçebilmiş olsaydı bizim alemin maddesi bütünlüğünü koruyamaz, bildiğiniz düzen kaybolur giderdi. O yüzden ne cinler bizim dünyamıza fiziki anlamda ayak basabilir ne de uzay gemileri. Yani uzaydan bir uzay gemisinin inmesini beklemeyin.


İnsanoğlun bir türü uzayda, farklı bir gezegende yaşıyor olamazmı? Sorular, sorular sorular, sizi uyarmak istediğimiz noktada tam burası; bir gizeme merak sardığınız an olayın içine indikçe daha fazla belirsizlikler doğar daha fazla sorular ile karşılaşırsınız, o sorularda bir müddet sonra bütün inançlarınızı sorgulamaya kadar sizi götürür. O yüzden İslam dini bilinmeyenlerin peşinden koşmayın diye bizi uyarır. Bir bilinmeyenle karşılaştığımız zamanda ilk Kur'an-ı Kerime danışmamızı ister. Bakınız, uzaylılar inancı içi boş bir inanç. Bu tür inançlar içeriği doldurmaya muhtaç inançlar. Bunun içeriğini ya siz dolduracaksınız ya da başkaları. İçeriği belirli hikayelerle doldurdukçada kendi inancınızla ters düşmeye başlarsınız. Örneğin; bizim inancımıza göre insanlığın babası hz Adem ve Adem as bu dünyaya yerleştirilmiş. Farklı gezegenlerde de insan türü canlılar var dediğiniz an Adem as'ı insanlığın babası olmaktan çıkarıyorsunuz.

Örneğin; bizim inancımıza göre Nuh as insanlığın ikinci babası ve bu gezegende yaşadı. Farklı bir gezegende de insan türevi canlı var dediğiniz zaman Nuh as insanlığın ikinci babası olmaktan çıkıyor. Örneğin; peygamberimiz tüm aleme rahmet olarak indirildi. Farklı bir gezegende de canlılar var derseniz, peygamberimiz tüm aleme rahmet peygamber olmaktan çıkıyor. Değerli dostlar; insanı bizim gezegen dışında farklı bir gezegen veya nice gezegenlere daha yerleştirdiğiniz an Kur’an-ı Kerimi tamamıyla iptal etmeli ve İslam tarihini yeniden yazmalısınız. Örneğin; Ayetler yedi kat gökten bahseder, bir güneşten bir ay'dan bahseder. İddia ettiğiniz uzaylıların yaşadığı gezegenin atmosferi eğer 7 tabakadan oluşmuyorsa, bir ay ve bir güneşe sahip değilse o zaman Kur'an-ı Kerim evrensel bir Kitap olmaktan çıkıyor.


Anlayacağınız insanı bu gezegen dışında farklı bir gezegene daha yerleştirirseniz, kayış kopuyor, İslamın herşeyi sorguya açılıyor. Kur’an-ı Kerim yaratılışta sadece adem ve havadan bahseder, bir yerden kovulmadan bahseder (cennetten), başka bir yeri (bizim gezegen) yurt edinmeden bahseder. Bir erkek (adem as) ve kadının (hava) buraya yerleştirildiği ve insanlığın bu ikisinden çıktığından bahseder. Bunların soyları dönem, dönem azgınlıklar yaptığı ve helak edildiğinden bahseder.

İslam dini insanoğlunun hikayesinin cennette başladığı ve yaşadığımız şu dünyada son bulacağını söyler. Siz şimdi kalkar ve farklı bir gezegende de insan vari canlılar yaşıyor derseniz İslam tarihini, Kur’an-ı Kerimin anlattıklarını tamamen silip yeni bir tarih yazmanız gerekecek. Bir gayrimüslim tamda bunu yapmak isteyebilir, insanlığa yeni bir yaratılış hikayesi sunmak isteyebilir, siz ama bunu yapamazsınız, Müslümanım diyorsanız yapamazsınız. Siz eğer Kur’an-ı Kerime iman ettiğinizi söylüyorsanız siz uzaylılara inanamazsınız, uzaylılar hakkında teorilere websitelerinizde kitaplarınızda ve programlarınızda yer veremezsiniz. Anladınız!


Uzay insana göre değil, ne bugün ne de yarın! "Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çerçevesinden çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa geçin. Ancak büyük bir güçle çıkıp gidebilirsiniz" (Rahman Süresi, 33). Cinler yeryüzü tabakasının sınırlarını aşıp birinci kat göğe çıkmaya çalışıyor (melekler katı), insanda yaşadığı gezegenin göğünü aşıp yeryüzü tabakasının içinde olan diğer gezegen ve galaksilere yayılmak istiyor. İnsan ve cin, Allahın yeryüzüne yaydığı iki canlı ikiside kendi yaşam alanlarından çıkıp başkaların yaşam alanına girmeye çalışıyor. Allahta bu Ayet ile yapmayın bunu, bu sizin hayrınıza olmaz diyor.

Allahu Teala insan nefsini yaratmış, sonrası bunu bir uzay giysisi içine yerleştirmiş (insan bedeni). Yaşayacağı ortama uygun bir uzay giysisi (Avatar). Ürememizi, yeme ve içmemizi sağlayan çevremizdeki eşya ve canlılar ile temasımızı sağlayan bir uzay giysisi. Siz bu uzay giysisi ile uzayda yaşayabilirmisiniz? Uzayda yiyip içebilir, üreyebilir, çevre ile temasa girebilirmisiniz? Hayır. O zaman neden uzaya bu kadar çok merak? Bu dünyada özgürce güven içinde dolaşmak yemek ve içmek varken, kim marsta bir kulübenin içinde ömrünü geçirmek ister? Kim öldürücü bir dış dünya tarafından kuşatılmış, bir baraka içinde ömrünü geçirmek ister? Toprağını koklayamadığınız havasını teneffüs edemediğiniz bir ortama kim ayak basmak ister?

Güneşinden toprağından ayından suyundan yer çekiminden bedenlerinizin faydalanamayacağı bir gezegende kim yaşamak ister? Kandırılmış bir kaç geri zekalı dışında kimse! Örneğin; bin derecelere ve zehirli gazlara karşı koruma sağlayan bir kulübe inşa etseler, bunu bir yanardağın içine yerleştirseler ve sizede bunun içinde bir ömür yaşamak istermisiniz diye sorsalar siz bunu kabul edermisiniz? Hayır, istemezsiniz. İşte, uzayda bir yaşam böyle. Kaldıki, yetsin be arkadaşlar bu dünya bize. Bu kadarda nankör olmayalım. Neyimiz eksik bu dünyada. En azından bu konuda şükretmesini bilelim. "Bu dünya sadece bir oyun ve oyalanmadan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte asıl yaşama odur" (Ankebut Süresi; 64). Bu dünya sadece bir oyunsa, daha fazla oyuncakların (gezegenlerin) peşinde koşmanın ne anlamı var?


Bu tür paylaşımları yaparken dikkat edelim: insanlar Allahın Ayetlerini maalesef bilmiyor ve bu insanlar doğruyu yanlıştan ayırtedebilecek bilgiye sahip değil. Siz bu tür bilgileri onlara aktarırsanız, Ayetlerden haberi olmayanları rahat ikna edebilirsiniz, bir insanı bir sefer birşeye ikna ettikten sonrada onu o inançtan döndürmeniz mümkün değil.

O yüzden kesin bilgiye sahip olmadığımız konulardan lütfen uzak duralım. Kur'an-ı Kerim ile ters düşen konuların yayılımına lütfen katkıda bulunmayalım. Bu saçmalıklarınızla bilhassa genç Müslümanları İslamdan uzaklaştırıyorsunuz bilginize. Bugün uzaylıya inanan bir Müslüman kardeşimiz, yarında hz Adem neden bizim babamız olsun der, belki insan türü ondanda eskidir demeye başlar. Bugün uzaylıya inanan bir Müslüman kardeşimiz, yarın peygamberlerede inanmamaya başlar. Neden, çünkü inandığı diğer gezegenlerde peygamber veya kutsal kitap adında bir şey yok. Bugün uzaylılara inanan bir Müslüman kardeşimiz yarın kıyametin kopuşunada inanmaz, bu gezegen yok olursa yaşanılacak başka gezegenler var der.

Hocam o kadarda değil diyorsanız, bakın arkadaşlar; hayatı kendi konumuzdan okumayın, herkesi kendi bilgi seviyenizde kendi iman seviyenizde görmeyin, herkesin sizin gibi Kur'an-ı Kerimi açıp okuduğunu sanmayın. Siz ailenizden aldığınız terbiye ve İslami bilgilerle açıldığınız o gizemli denizlerde iman geminizi belki koruyabiliyorsunuz, yeni nesilde ama ne sizdeki aile terbiyesi var ne de sizdeki İslami bilgiler, siz onları o gizemli denizlere çıkardığınızda onları orada kaybedersiniz. Kendinizi düşünmüyorsanız onları düşünün ve unutmayın, yaydığınız bu bilgilerden bir gün hesaba çekileceksiniz, etkilediğiniz insanların geleceğinden sorumlu kılınacaksınız. Bu kadar ucuz değil bu işler bizden uyarması. O yüzden bir bilgi kesin değilse onun paylaşımını yapmayın onun peşinde koşmayın.

Bir bilginin kesin olup olmadığını nereden anlarız; Kur'an-ı Kerim. Kur'an-ı Kerimi açın ve okuyun. Bilgilerinizi paylaşmadan mutlaka Kuran-ı Kerime danışın. Mutlak doğruyu bilen bir kitabımız var. Böylesine bir hazine bir mucize duvarda bir süs objesi olarak asılı kalmasın, onu lütfen açalım okuyalım ve hayatımıza rehber edinelim!





hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar