• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

astroloji hakkında bilinmesi gerekenler bölüm 3 (1)- retroya giren gezegenlerin altındaki hikmet


Son dönemlerde gezegenlerin ardarda retroya girdiğini görüyoruz, gezegenlerin retroya girmesi ne anlama geliyor, bu yoğun retro süreci sizin için ne anlamı taşıyor, hayrmı şermi, bu haftaki yazımızda dilimiz kalemimiz döndüğü kadar bunu sizin için açıklamaya çalışacağız, umarız arzu ettiğiniz ilhamı alırsınız umarız sizin için aydınlatıcı ve hayrlı bir yazı olur.

Değerli dostlar; astroloji bizim alanımız değil, dolayısıyla ömrünü bu alana veren kişilere saygısızlık etmeden, haddimizi bilerek bu yazıyı kaleme almaya çalışacağız. Fakat şunuda belirtelim, bu konuya biraz kafa yormaya başladığımızda astrologların ne kadar az anladığını farkettik. Konulara kafa yordukça o kadar kompleks bir düzenle karşılaştık ki, günümüz astrologların medyumculuktan, sizin aylık geleceğinizi tahmin etmekten ötesi bir iş yapmadıklarını anladık. Karşımızda müthiş bir eser var, mevzuların birazcık derinine girmeye başladığınızda da aklınız soru bombardımanına tutuluyor.

Örneğin; venus ve uranus yörüngelerinde ilerlerken kendi etrafında saat yönünde dönüyor, diğer gezegenler ise saat yönü tersi dönüyor; neden, bunun bize etkisi ne? Retrolarda göğe baktığınızda o gezegenin geriye doğru hareket ettiği gözlemleniyor, halbuki geriye doğru hareket etme yok, kendi yörüngesinde ilerlemeye devam ediyor, göğe baktığımızda ama Rabbimiz geriye doğru gittiği izlenimini almamızı istiyor; neden, Allah bize ne mesajı vermeye çalışıyor? Retrolarda bizden hızlı olan gezegenler (merkür ve venus) bizi solluyor, diğer gezegenleri ise biz solluyoruz, birisinin bizi sollaması ile bizim sollamamız arasındaki fark, bize olan etkisi ne?

İki gezegen güneş ile bizim aramızda kalıyor (merkür ve venus), diğer gezegenlerde ise güneş ile onlar arasında biz varız, yeni ay ve dolunay gibi düşünün, biz diğer gezegenlerin gölgesinde kaldığımızda (örneğin dolunay) bunun bize etkisi ne, diğer gezegenler bizim gölgemizde kaldığında (örneğin yeni ay) bunun üzerimizdeki etkisi ne? Cevabı; bedenimizin 7 şablonu var, her bir şablon bir gezegeni temsil ediyor, güneşide bedenimizdeki solar pleksus temsil ediyor. O gezegenlerden gelen rızıklarda solar pleksus üzerinden şablonlara yükleniyor. Eğer güneş bizlerin solar pleksusu ise, o zaman güneş ile dünya arasındaki gezegenlerin (mercury ve venus) temsil ettiği şablonlar bedenimizin içinde var olduğunu varsaymalısınız. 

Güneş sistemimizi incelediğinizde 1 gezegenin dünya ile iç halka (Ceres Asteroit Kuşağı) arasında, diğer gezegenlerin ise bu kuşağın dışında kaldığını görüyoruz, bunun hikmeti ve bize olan etkisi ne? Cevabı; bedenimizin dış halkasınında bir aurası var, nasıl gökten cinler taşlanarak kovuluyorsa, o auradan da bu şekilde kovuluyorlar. O auramız bu Ceres Asteroit Kuşağını temsil ediyor. Bu kuşak ile dünya arasında da sadece bir gezegen var, buradan da biz anlıyoruzki sadece bir tane şablon auramızla fiziki bedenimiz arasında var. Diğer 4 şablon dış halkada kalıyor, yani nasıl 4 gezegen asteroit kuşağın dışında kalıyorsa, bedenimizin 4 şablonuda auramızın dış kuşağında kalıyor. Toplam 7 enerji şablonumuz var, ikisi bedenin içinde, birisi bedenimizle birlikte, yani bilincinizi çalıştıran şablon, birisi bedeninizle auranız arasında, geri kalanda dörtte auranızın dışında kalıyor.

Gördüğünüz gibi, nereye baksanız hangi taşın altını kurcalasanız onlarca soru ve müthiş bir derinlik görüyorsunuz. Bu soruları astrologlar
neden sormaz neden merak etmez ve araştırmaz, neden fal bakıcısı gibi insanların yaşayacaklarını anlatmakla yetinirler bunuda anlamış değiliz.

Biz bu yazımızla onların bu eksiğini bir nebze gidermeye çalışalım inşallah. B
izim uzmanlık alanımız belli; görünür boyuttaki uzmanlık alanlarımız uzak doğu sporları, Kur'an-ı Kerim, tıp ve alternatif tıp, görünmeyen boyutta ise gayp, metafizik alem. Dolayısıyla bu yazımızla sizleri olayların görünür boyutuna değil görünmeyen boyutuna taşıyacağız. Konumuzun görünür boyutunu astroloji uzmanları zaten anlatıyor, o alanı onlara bırakalım, biz olayların perde arkasına ışık tutalım inşallah. Gökte yaşanılanların görünür boyutu var, bunuda size astroloji uzmanları bize göre azda olsa anlatıyor, olayların birde görünmeyen boyutu var, bizde bu yazımızda görünmeyen boyutta yaşanılanlara kısaca değinmek istiyoruz.

Astroloji uzmanların bilgilerine gaybi bilgiler ekleyerek onların çalışma ve açıklamalarına katkıda bulunmaya, olayların perde arkasında ne yaşanıyor onu size aktarmaya çalışacağız inşallah.

Bu konular nereden çıktı? Bizde sizler gibi gökten birşeyler bekliyoruz, hayatımızın bir sonraki aşamasına geçmek için vakit saatin yaklaştığını hissediyoruz, dolayısıyla göğü yakından takip ediyoruz, belirli işaretlere bakıyoruz. Örneğin; biz 18.04 doğduk, koçla ilgili gökyüzü işaretlerine bakıyoruz. Göğü yakından takip ederkende bu alanda uzman kişileri (astrologlar) dinliyor ve bunlarında sürekli retrolardan bahsettiğini, ama hiçbirinin retrolarda tamda ne oluyor bunu anlatmadığını görüyoruz, bizde istedik ki siz değerli okurlarımız için buna bir açıklama getirelim. Dileğimiz, bu yazıyı okuduktan sonrası retroları bir fırsat penceresi olarak görmeniz ve o süreci çok iyi değerlendirmeniz.

Neden bu konuları kaleme döküyoruz? İlahi düzeni anlamanız için. Yazılarımızla hep, sorularınıza cevap vermek veya bir konuya açıklama getirmekten ziyade, sizlere hep ilahi düzeni aktarmaya çalıştık. Neden? Sorularınıza cevap vermekle yetinirsek, vereceğimiz her cevap beyinlerinizde yeni sorular oluşturacak, belki bir sorunuzu cevaplamış olacağız, ama o bir cevap sizde on tane yeni soruya sebep olacak. Eğer ama ilahi düzeni size anlaşılır kılarsak, o zaman beyninizde oluşacak her yeni soruya kendiniz cevap getirebilir, kendi sorularınızı kendiniz çözümleyebilirsiniz.

Örneğin; tarikatlar düzenden bahsetmez, sadece sorulara cevap getirir. Neden düzenden bahsetmezler? Birincisi; bilmiyorlar. İkincisi; sadece soruları cevaplamakla yetinirlerse, biliyorlarki o cevaplar o kişilerde yeni sorulara sebep olacak, yeni sorularda o kişileri kendilerine bağımlı kılacak. Biz sizlere yemek vermekten ziyade avlanmayı öğretmek istiyoruz, sizleri kendimize bağlama yerine sizleri özgürleştirmek, kendi inancını kendisi yaşayan, dıştan bağımsız sağlam ve doğru bir inanç üzerinde yaşam sürdüren bireylere dönüştürmek istiyoruz. Örneğin; bugün ettiğiniz dua, ibadet veya zikrin karşılığını bugün alma şansınız varmı? Yok.

Neden yok, çünkü birşeyin karşılığı size inebilmesi için o gökte levh-i mahfuza işlenmesi gerekiyor ve buda belirli bir süreç alıyor. "Gerek yeryüzünde vuku bulan ve gerek başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan evvel kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılı olmasın" (Hadid Süresi; 22). Örneğin; bugün ettiğiniz dua, zikir veya ibadetin karşılığını gün içinde alma şansınız varmı? Yok. Neden yok, çünkü günlük rızkınız seher vaktinde size iniyor, dolayısıyla günün içinde gökten rızık inme diye birşey yok. Yeryüzünün görünür boyutunu fizik kanunları
nasıl ayakta tutuyorsa, görünmeyen boyutu ayakta tutanda yasalar ve kanunlar var.

Örneğin bu iki basit yasa;
günlük rızkınız güneş doğmadan öncesi iner ve inmeden öncesi levh-i mahfuzda kayıda geçirilir. Bu iki basit ilahi kuralı bildiğiniz anda kendi sorularınıza kendiniz cevap getirebilirsiniz. Size anlatılan konularda uzman olmanız gerekmiyor, çok basit temel bilgilere sahip olarak size anlatılanların doğru olup olmayacağını kendiniz çok rahat tespit edebilirsiniz.

Tıp fakültesinde bizlere kalp sesleri öğretilirken, profesörümüz; siz kalp uzmanı olmayacaksınız, normal kalp seslerini bilmeniz yeterli, normalin ne olduğunu bilirseniz, normalin dışında olanları kulağınız hemen algılar. O anormal sese ne sebep oldu, bu sizin sorumluluk alanınız değil, sizin sorumluluğunuz anormal olanı tespit etmek, ettiğiniz zamanda kalp uzmanına yönlendirirsiniz nasihatını bize vermişti. Bu nasihattan yola çıkarsak, konuların detaylarına vakıf olmak zorunda değilsiniz, bir yanlışı tespit edebilecek kadar,
yanlış yola sapmayacak kadar ama temel bilgilere sahip olmak zorundasınız. Neden temel bilgileri bilmek zorundasınız; çünkü o temel bilgiler sizleri tonlarca yanlış ve hurafe inançtan uzak tutmak için yetiyor ve artıyor.

Youtube'da fırsat buldukça bir çok kişiyi dinliyoruz (örneğin; "sebep? sonuç?" ve "ne var ne yok", haluk özdil, beyza hakan, ferda yıldırım, engin avcı, kürşad berkkan, hakan demir vs), bu kişiler veya bu programlara konuk olan kişilerde bir doğruyu anlatırken bunu bir kaç yanlış eşliğinde anlatıyor. Nasıl bu hale düştüler? Farklı nedenleri var, bu yazımızı ilgilendiren nokta ise ilahi düzeni anlamamaları. Örneğin; rızıktan bahsediyorsanız, ilahi rızık üretimi, hesaplaması, dağıtımı yani baştan sona o çarkın nasıl döndüğünü bilmeniz gerek.

Örneğin; motorun bir parçasıyla ilgili bilgi veriyorsanız, motorun kaç parçadan oluştuğu ve nasıl çalıştığını bilmeniz gerekiyor. Eğer bahsettiğiniz konunun tüm parçalarını bilmiyorsanız, o zaman o parçayla ilgili verdiğiniz bilgiler her zaman yanılmalara açık olur. Bu uzmanlarda yaşadığımız sorunlardan birisi bu, kendilerini ve
söylemlerini samimi bulmamıza rağmen bilmedikleri çarklar hakkında fetva veriyorlar, bu da maalesef bir ton yanlışı beraberinde getiriyor. "Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur" (İsra Süresi; 36). Birşeyleri anlatıyorsanız, olayı çözdüğünüze emin olun çünkü göz ve kulak, kalp bunların her biri anlattıklarınızdan sorumlu tutulacak.

Biz sizlerin böylesine ağır veballer altına girmenizi istemiyoruz, dolayısıyla
sizlere sürekli ilahi düzen ve kurallardan bahsediyoruz. Olayların detaylarına takılı kalmayın, genel çarkı, genel çalışma prensibini anlayın bu sizin için daha hayrlı diyoruz. Dikkat ederseniz, ekranlara çıkan uzmanlar detaylarda takılı kalıyor, hatta takıntılı bir halde detayın dahada detayına inmeye çalışıyor. Bir noktaya takılı kalanlarda o büyük fotoğrafı kaçırıyor. Siz lütfen bu tuzağa düşmeyin, her zaman o büyük fotoğrafa odaklanın, detaydan ziyade ana hatlara odaklanın.

Örneğin; arabanız çalışıyor, ama öylesine rastgelemi çalışıyor? Hayr, görünenin arkasında bir düzen var, her bir parçanın çalışmasını sağlayan, o parçaların diğer parçalar ile uyumlu çalışmasını sağlayan, arabayı kullanan kişiyle uyumlu çalışmasını sağlayan, üzerinde yol aldığı zeminle uyumlu çalışmasını sağlayan, yağmur veya kar, sıcak gibi çevre etkileriyle uyumlu çalışmasını sağlayan müthiş bir hesap ve düzen var. İşte yeryüzü yaşantımızın arkasında da böylesine bir hesap ve düzen var. Bu d
üzeni anladığınız zamanda hayatınızı anlarsınız, hurafelere kanmazsınız ve kendi sorularınıza kendiniz cevap getirirsiniz. Örneğin gezegenlerin retrosu. 

2. Bölümde devamı gelecek...





hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar