• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

ibadetlerimiz- orucun altında yatan hikmet (1)


İbadetlerinizin altında yatan ilmi lütfen araştırın: oruç ibadetini yerine getiriyorsunuz ama neden yerine getiriyorsunuz, bunu kendinize hiç sordunuzmu? Bir çoğunuz hocam biz bunu biliyoruz, bu bir gizem değil; nefsi terbiye, beden detoksu, yoklukla imtihan, fakirlerle empati, sosyal kaynaşma vs sebeplerinden ötürü oruç tutuyoruz diyecektir. Evet, haklısınız, oruçla bu kazanımları elde ediyorsunuz, fakat orucun bizlere asıl indirilme sebebi bunlar değil. Bunlar orucun yeryüzü kazanımları, ahiret hayatıyla ilgili kazanımları değil. Oruç ibadetimizin ahiret hayatı kazanımı yani asıl indiriliş sebebi ne, bu yazımızla bu gizemin üstündeki perdeyi sizin için kaldıracağız, oruç neden farz kılındı bunun gerçek nedenini size anlatacağız inşallah. Bu bilgi dünyada bir ilk, dikkatle okuyunuz lütfen.

Değerli okurlarımız; müslümanlar ibadetlerini sorgulamaz, Allah emrettiyse bunu sorgulamak bize yakışmaz, bize uygulamak düşer der ve konuyu kapatır. Sorguya açmayı Allaha karşı bir itaatsizlik ve şirk sayar ve ne kendisi sorgular ne de başkasının sorgulamasına izin verir. Bir Müslümanın gösterdiği bu itaat ve davranış takdire şayan olsada, İslami açıdan yanlış bir davranış. Neden? Allahu Teala bilinçsiz itaatı sevmez. Eğer kul bilinçsiz itaata girerse, o kul başka bir kul 'a da körü körüne itaate girmeye başlar. Örneğin tarikatlar. Bunun önüne geçmek içinde Allahu Teala aklın alabileceği herşeyi sorgulamamızı ister. Neden? O şey ile temasa geçtiğimizde şaşkınlık yaşamamız için, o şeylerin içindeki nimetleri, ilimleri açığa çıkarabilmemiz için. Var olan düzeni ve indirilen ibadetleri Allah, aklın anlayacağı boyutta var etmiş, dolayısıyla sorun ve sorgulayınki içinde yaşadığınız dünyayı anlayasınız, eşyanın ve ibadetlerinizin içindeki nimetleri açığa çıkarıp insanlığın hizmetine sunabilesiniz.

Bakınız; ibadetlerimizin kaynağı Allah, güvenin Allaha. Kendisinden emin olmayan kendisinin sorgulanmasına izin vermez. Allah emin, o yüzden rahat olun ve neden bu ibadetler bize farz kılındı bunu araştırın. Korkmayın, Allah incinmez tam aksi sizinle gurur duyar. Doğruyu bulma niyetinizi ve çabalarınızı takdirle karşılar ve sizi ödüllendirir. Doğrunun adresi Allah. Doğruyu arıyorsanız bu çabalarınıza Allah kızmaz, çünkü o yol sizi ona götürür.


Kaderi anlamak: oruç neden farz kılındı bunu anlamanız için kısacası kader nasıl işliyor bunu size anlatalım, kaderi anlarsanız oruç ibadeti neden farz kılındı, neden var bunu daha iyi anlarsınız. "Levh-i mahfuz" başlıklı yazımızda, kaderin yıllık hesaplandığını size anlatmıştık, Allahu Tealanın bir yıl boyunca ibadetlerinizi not ettiği, sonrada yıllık ödülü (kader) size indirdiğini. Çiftcinin yıl boyunca ekmesi, yıl sonunda da ektiğininin karşılığını alması gibi. Allah nezdinde yıl ne zaman başlıyor ve ne zaman bitiyor? Muharrem ayında başlıyor ve Zilhicce ayında bitiyor. Toplam 12 ay. 12 ayın toplamında işlediğiniz hayr ve şer doğrultusunda da bir sonraki yılın kaderi belirleniyor. Bunu yıl sonu karneniz gibide görebilirsiniz.

Bu 12 ayın, ilk altı ayında Allahu Teala dünya rızkına odaklanmamıza izin veriyor, yılın ikinci yarısında ise ahiret hayatına odaklanmamızı istiyor. Bunuda gece ve gündüz, yaz ve kış gibide düşünebilirsiniz. Çiftcilerin yazın çalışıp kışın dinlenmesi, gündüz çalışıp gece dinlenmemiz gibi. O yüzden mübarek 3 aylar ve haç, kurban ibadeti yılın ikinci yarısında. Anlayacağınız, ibadetlerimiz öylesine aylara serpiştirilmemiş, hepsinin altında çok ince bir hesaplama var. İlk altı ay Allah bizi rahat bırakıyor, sonrası 3 aylara giriyoruz sonrasıda haç mevsimine ve kurban bayramıylada yılı tamamlıyoruz. Ramazan, haç ve kurban ibadetleri ile Allahu Teala neyi amaçlıyor? Yıl sonunda levh-i mahfuz o yılki amellerimizi topluyor ve bize bir sonraki yılın rızkını hesaplıyor.

Allahta yılın son altı ayında bizleri ibadetlere sürükleyerek günahlarımızın büyük bir kısmından kurtulup, yıl sonunda levh-i mahfuzun huzuruna olabildiği kadar temiz çıkmamızı istiyor. Şimdi; levh-i mahfuz kıssas kuralına göre çalışıyor. Amelleriniz iyilik içerirse kaderinize iyilik yazılıyor; "İyiliğin karşılığı ancak iyiliktir..." (Rahman Süresi; 60). Amelleriniz kötülük içeriyorsa, kaderinize kötülük yazılıyor; "Bir kötülüğün cezası onun benzeri bir kötülüktür..." (Şura Süresi; 40). İlahi düzende ne ekerseniz onu biçiyorsunuz; "Hakikaten insan için kendi çalıştığından başkası yoktur" (Necm Süresi; 39). Bunları biraz daha detaylandırırsak, iyilik işlediğinizde on kat karşılık alıyorsunuz, kötülükte ise sadece denginde bir kötülükle karşılıyorsunuz.

Buradan da Allahın merhamet boyutunu çıkarmalısınız. "Kim (Allah huzuruna) iyilikle gelirse ona getirdiğinin on katı vardır. Kim de kötülükle gelirse o sadece getirdiğinin dengiyle cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar" (En'am Süresi; 160). 


Amellerimiz ne kadar günah içerirse, bir sonraki yılki kaderimiz o kadar olumsuzluk içereceği için, Allahu Teala yılın son 6 ayına ibadetler serpiştirerek yılın son altı ayı içinde olabildiği kadar fazla günahlardan kurtulmamızı istiyor. Mübarek üç aylarla yılın son altı ayına ayak basmış oluyoruz. Yılın sonunda da (Zihicce ayı) Levh-i mahfuz yıllık amellerinizi alıyor ve kaderinizi hesaplıyor. Bir sonraki yılın ilk ayında da (muharrem) o yılki kaderinizi size indirmeye başlıyor. O yüzden peygamberler sıkıntılarından muharrem ayında (aşure günü) kurtuldu. Kısacası, Allah istiyorki bir sonraki yıl kaderimiz güzel olsun, kaderimizin güzel olmasına engel olan amellerde neler; üzerimizdeki kul hakları, işlediğimiz günahlar ve atalardan gelen lanet ve beddualar.

Hayatımızı bize zindan eden bu üç şey, bu üç şeyden kurtulmamız içinde Allahu Teala yılın son altı ayında üç ibadet indirmiş. Her bir ibadet üzerimizdeki bir günah türünü hedef alıyor. Örneğin; ramazan orucuyla kul haklarından kurtuluyorsunuz, haç ibadeti ile o yıl işlediğiniz günahlardan, kurban ibadeti (Allaha bir can göndererek) ilede bir can hakkı kazanıp bir sonraki kader yılında başınıza gelecek kaza ve belaları berteraf etmiş oluyorsunuz. Allahın bize karşı olan merhameti, ilahi düzendeki inceliği o ayrıntıyı görüyormusunuz? Ne muhteşem değilmi? Her ibadet bir günah türüne odaklanıyor. Bu ibadetlerde yıl sonuna doğru, levh-i mahfuzun huzuruna çıkmadan gerçekleşiyor. Günah yükümüzü olabildiği kadar hafifletip levh-i mahfuzun gazabına uğramamak, bize ağır ceza kesmesine engel olmak için.

İnancımızdaki detayları görüyormusunuz, kış ve yaz, gece ve gündüz, ayların 12 olması, kaderin yıllık hesaplanması, çiftcilerin yıllık hasatı ve amellerin karşılığını yıllık almak hepsi birbiriyle uyumlu varedilmiş.


Duaların karşılığı: levh-i mahfuz amellerinizin hesabı için yıl sonunu beklerken, Allah yıl sonunu beklemiyor. Doğum günü hediyesini doğum günü öncesi açmak isteyen çocuk gibi, Allahu Teala dualarınızın karşılığı olarak bize indireceği iyiliklerde beklemiyor, 9. ayın sonunda (kadir gecesi) o yıl işlediğimiz güzel dualarımıza hediye olarak bazı nimetlerini indirmeye başlıyor. 9 aylık hamilelik sonrası güzel bir nimete kavuşmanız gibi, Allahta 9. ayın sonunda ibadetlerimizin karşılığını bize indirmeye başlıyor. Amelleriniz levh-i mahfuza dualarınız ise Allaha. Levh-i mahfuz amellerinizin karşılığını vermek için yıl sonunu bekliyor, Allah ise 9. ayda (ramazan ayı) indirmeye başlıyor. O yüzden Ramazan ayına hakkı batıldan ayıran ay diyoruz, çünkü ramazan ayında dualarımızın karşılığı bize inip kötülüklerden kurtulmaya başlıyoruz.

Ne zaman bu gerçekleşiyor? Ramazan ayının sonunda (Kadir gecesi). Kadir gecesinde gök kapıları açılıyor ve bizler yıllık dualarımızın karşılığını almaya başlıyoruz. "Biz onu Kadir Gecesi indirdik. Kadir Gecesi nedir, bilir misin sen? Kadir Gecesi bin aydan hayırlıdır. Meleklerle Ruh o gece Rablerinin izniyle her iş için iner de iner. Tam bir esenliktir o gece, tâ tan yeri ağarıncaya kadar" (Kadir Süresi; 1-5). Gelelim konumuza, neden ramazan orucun farz kılındığına...


Ramazan orucu neden farz kılındı? Üzerimizdeki günahlardan arındırmak için. Bunu nereden biliyoruz? Ayetlerden ve hadislerden biliyoruz. Oruçla ilgili Ayetler, söz konusu bir kul hakkı olduğunda bizi oruca yönlendiriyor. Keza oruçla ilgili hadisleri incelediğimiz zamanda orucun günahlarımızın bağışlanması ile ilgili olduğunu görüyoruz. Örneğin; "Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’ tan bekleyerek orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır" (Buhari, İman 28, Savm 6). Orucun günahlarınızın bağışlanması ile ilgili olduğunu bir çoğunuz biliyordur, hangi günahlarınızı bağışlıyor bu ama bu zamana kadar bir bilinmeyendi, bu yazımızlada bu bilinmeyeni ifşa edeceğiz inşallah.

Ramazan orucu ne tür günahlardan bizi arındırıyor? İnsanın üzerinde iki tür kul hakkı var; bilerek ve isteyerek, bir de bilmeyerek yenilen kul hakları. İstemdışı gercekleşen hak yemelerde maalesef günlük hayatımızın kaçınılmaz bir parçası. Bunun içinde Allahu Teala ramazan orucunu indirmiş. Örneğin; torunlarınız sizi ziyarete geldi ve gürültü yapıp komşuları rahatsızmı etti, ettiği an bir hak yemiş oluyorsunuz. Siz bunu bilerek ve isteyerek yapmadığınız içinde buna istemdışı kul hakkı diyoruz. Örneğin; arabanızı kaldırıma park edip yayaları rahatsızmı ettiniz, ettiğiniz an kul hakkını yiyorsunuz.

Örneğin; işyerinizde asık süratla müşterimi karşıladınız, karşıladıysanız oradanda bir kul hakkı yiyorsunuz. Yani bizler günlük hayatımızda sürekli birbirimizin hakkını yiyoruz. Bu istemdışı hak yemelerde hayatın doğal akışının bir parçası. Yani bunun önüne geçmeniz mümkün değil. Geçilemediği, hayatın normal akışın bir parçası olduğu içinde Allahu Teala istemdışı kul hakları yüzünden bizi mahşer gününde sorguya çekmek istemiyor. Olayı yeryüzünde kapatmak için bize bir fırsat sunuyor (oruç). İslami takvmin son çeyreğinde Allah, oruç ibadetini farz kılarak o yıl üzerinizde biriken kul hakkını üzerinizden atmanızı sağlıyor. Yeni yıla (muharrem ayı) temiz bir başlangıç yapmanızı sağlıyor.


Hardal tanesi kadar günahtan sorgulanmak: mahşer günü sorguya çekildiğimizde işlediğimiz herşey önümüze konulacak; "Yavrucuğum! Haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde, yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır" (Lokman Süresi; 16). "Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız; artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan, bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu getirir ortaya koyarız. Hesap görücü olarak biz yeteriz" (Enbiya Süresi; 47). Mahşer gününde kul hakkının karşılığı ya hakkını yediğiniz kişiye sevabınızı vermek ya da onun günahını almak. Mahşer gününe kul hakkıyla çıktığınızda öyle veya böyle hapı yutuyorsunuz. Üzerinizdeki hak hardal tanesi kadar olsada, her bir kişiye hesabı ödeyinceye kadar binlerce yıl arafta bekletiliyorsunuz.

Müslümanları bu rüsvay duruma düşürmeme adınada Allah orucu indirmiş. Oruç ile üzerinizde biriktirdiğiniz istemdışı kul haklarından, ahiret hayatına bırakmadan bu dünyada kurtulma şansını bize sunmuş. Bu çok büyük bir lütuf, çünkü normal şartlar altında kul hakkını ödeyebilmeniz için kişi ile hellaleşmeniz gerek. Trafikte veya iş yerinde hakkını yediğiniz insanları ama tanımıyorsunuz ve tekrar görme şansınızda yok, onlarla nasıl helalleşeceksiniz? Normal şartlarda mümkün değil, ancak ahiret hayatında. Allahta merhameti gereği, bize bir seçenek daha indirmiş, o da oruç. Helalleşme ahiret hayatına kalmasın, bu iş yeryüzünde kapansın, yüz yüze helalleşme dışında Müslümanlara bir seçenek daha sunayım demiş ve orucu indirmiş. Oruç bizlere insanlarla yüz yüze gelmeden onlarla helalleşmemizi sağlıyor. O insanları siz isteyerek ve bilerek incitmediğiniz için, o insanlarla yüzleşmeden kişiye olan borcunuzu kapatmanızı sağlıyor.

2. Bölümde devamı gelecek...








hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar