• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

bilinçaltı terapileri bölüm 2 (3)- neuroformat (eft) nedir?


3. Bölüm

Oruç vs neuroformat uygulama boyutu

- Neuroformat daha çok ruhsal sıkıntılarınıza hitap eder, oruç ise tüm bedendeki sıkıntılara.

- Neuroformat beden içindeki sıkıntılarınızla ilgilenir, oruç ise hem beden içi hem beden dışı sorunlarınızla. Örneğin; rızkınız, başınıza gelebilecek kaza ve belalar vs.

- Neuroformat geçmişle ilgilenir, oruç ise hem geçmişinizi temizler hem gelecekte yaşayacaklarınızı engeller.

- Neuroformat sizi bir hadisenin mağduru olarak sunar, oruç ise İslamda mağdur diye birşey yok, sabıkalı olduğunuz için yaşadıklarınızı yaşıyorsunuz der.

- Neuroformat kaynak koduna inmez, nesne kodu yani geçmişinizin bugünlerinizde hayat bulmuş hali ile ilgilenir. Oruç ise direk kaynak koduna iner. Neuroformat kaynak koduna inmediği için kalıcı çözüm sunamaz. Bir olayı kapatır, o kaynak  kodu var olduğu müddet ama o kaynak kodu başka bir gün başka bir olayda açığa çıkar ve başka bir sıkıntıya sebep olur.

- Neuroformat beyinin mahremiyetini başkalarına açar. Özel hayatınızı yabancılara açmak zorunda bırakır. Oruç ise mahremiyetinizi korur, geçmişiniz siz ile Allah arası kalır.

- Neuroformat sıkıntılarınızın kaynağı geçmişte yaşanılan travmalar olduğunu söyler. Oruç ise kul hakkı kaynaklı olduğunu söyler.

- Neuroformat yaşadığınız her sıkıntının kaynağı bilinçaltında der. Oruç ise kıssas kuralı der. Hangi organ ile günah işlediyseniz kaynak kodu oraya yazılır der. Kaynak kodu neredeyse, o bölge hastalıkları ve sıkıntıları kendisine çeker der. Neresi ile günah işliyorsanız, bilinçaltı değil o bölgenin kaza ve belaları çektiğini söyler.

- Neuroformat sizi içinizdeki negatif enerjilere (şeytanlara) teslim eder. Sizi "teslim oldum" ve "serbest bırakıyorum" gibi aşağılayıcı kavramlara maruz bırakır. Oruç ise onurunuzu korur, adem ibilise değil iblis ademe secde etti, dolayısıyla üstün olan halife olan insan der, negatif enerjiler ile müzakere etmeye ve antlaşmaya mahkum bırakmaz.

- Neuroformat ağlama ile bir pişmanlık duygusunu size yaşatır, sizi bi nebze tövbe etme boyutuna getirir. Oruç ise bununda ötesine gider, tövbenin yapamadığını yapar, kul hakkını kapatır.

- Neuroformat sizdeki sıkıntıyı temizler, o travmanın çocuğunuza yansımasını değil. Oruç ise hem sizdeki hem sizden çocuk ve torunlarınıza geçen yansımaları temizler

Soru-Cevap bölümü: 1. Fobi ve takıntılar travma kaynaklı değilse, nasıl ortaya çıkıyor? Size musallat olan hastalıkları anlamanız için şeytanların organlara nasıl yerleştiğini anlamalısınız, kural şu; hangi organla günah işliyorsanız, şeytanlar o bölgeye yerleşme ruhsatını alıyor. Günahları birer tapu gibi düşünün, hangi organla günah işliyorsanız, orasının tapusu şeytana veriliyor. Siz günah işledikçe bi'nevi bedeninizi imara açıyor, şeytanların yeni alanlarınıza girişine ve yerleşmesine izin vermiş oluyorsunuz. Şeytanlar sadece günahlarınızı artırmak için sizi günahlara sürüklemez, aynı zamanda bedeninizi imara açmak, kendilerine yeni yerleşim alanları açmak içinde sizi günaha sürükler.

Şeytanların yerleştiği bölgelerde bela ve kazaları mıknatıs gibi kendisine çeker. Rastgelemi çeker? Hayır. Allahın düzeninde tesadüf diye birşey yok. Düzen adalete göre kurulu. Birine ne acıları yaşatıyorsanız, sizde aynı acıları yaşıyorsunuz. Örneğin; herhangi bir uzvunuz veya organınız ile hangi acılara neye sebep olduysanız o uzvunuz o organınızda aynı acıları kendisine çekiyor. O yüzden neurofotmatçıların geçmiş kazalara bakmaları aslında doğru, fakat bundan çıkardıkları yorumlar yanlış. Bugün yaşadıklarımız geçmiş travmaların bir yansıması, bu doğru fakat; bizim geçmişte yaşadığımız travmaların değil, bizim başkalarına yaşattığımız travmaların yansıması. Buradaki ince farkı anladınızmı?


Neuroformat sizi mağdur gösterir, İslam dini ise kimseye haksızlık yapılmaz der, başınıza ne geliyorsa kendi elinizle siz o belayı getirdiniz der. Organlarınız musibetleri kendisine çeker, bunuda geçmişte kime ne acısı yaşattıysanız kuralına göre. "Kötülüğün karşılığı ona denk bir kötülük (bir misilleme) dir..." (Şura Süresi; 40). Örneğin; fobi ve takıntılar hangi alanlarda sorun çıkarıyor? Göğüs kafesi ve bilinçaltında. Kalp ve nefes ritmini bilinçaltı kontrol ettiği için, bilinçaltınıda sorunlu bir bölge olarak görüyoruz. İslam dinide derki, hangi nokta arıza veriyor, bir musibeti üzerine çekiyorsa o noktalarda kul hakkı var. Eğer iki organ el ele verip sizde sıkıntı yaratıyorsa, o zaman İslam dini derki demek siz o günahı başka biriyle el ele verip yaptınız.

Örneğin; bilinçaltı emir veriyor göğüs kafeside sizde sıkıntı yaratıyorsa, demek atanızın birisi o günahın fikir babası oldu başka biriside suçu işledi. Yanlışa itilen kişide demekki bundan o kadar büyük zarar gördüki sonunda ağlaya ağlaya elini başına vurur hale geldi. Başka kim elini kafasına vurup ağlıyor? Siz!!! Nerede? Seans esnasında!! Allahın hesabından kaçış olmadığını şimdi daha iyi anladınızmı? Şifa için gittiğiniz yerlerde bile sizden kıssas alınıyor. Geçmişte atanızın birisi çaldı, başka biriside oynadı. Bugünlerinizde de bir organınız çalıyor (bilinçaltı), başka bir organda oynuyor (göğüs kafesi). Kıssası görüyormusunuz? Neuroformatçılar size geçmişlerin analizini yapıyor ya, alın size analiz. Geçmiş travmaların bugünki sıkıntılarınıza sebep olduğunu söylüyorlar ya, alın size geçmiş. Seansta başka ne yapıyorsunuz; ağlaya ağlaya elinizi göğsünüze vuruyorsunuz.

Bunun anlamıda ne; göğüs lanetin makamıdır. Demek siz veya atalarınız birilerini bir günaha sürükledi ve o kişilerde bundan öyle bir acı yaşadıki size lanet üzerine lanet okudu, bu laneti okurkende ağlaya ağlaya ellerini göğüslerine vurur oldular. Geçmişte siz o kişileri hem ağlattınız hem maddi zarara uğrattınız. Bugünlerde de birileri sizi hem ağlatıyor hem maddi zarara uğratıyor. Seçtiğiniz uygulamada bile sizden kıssas alınıyor. Anlayanlar için bunda büyük ibretler var. Yoksa siz kendi hür iradenizle bu uygulamayı seçtiğinizimi düşünüyorsunuz?

Varsayalımki onlar ağladı siz ağladınız, onlar kendilerine vurdu siz kendinize vurdunuz, onlar maddi zarara uğradı siz uğradınız ve bu bölümlerin kıssasını çıkardınız, bu tedavi yöntemleri ile ama lanetin kıssasını nasıl çıkaracaksınız? Mümkün değil. Döndükmü yine İslami arınmaya. Bu yöntemler bir yere kadar size fayda sağlar, bir yerde tıkanırsınız. Siz belirli dokulardan kıssas alırsınız, o laneti kapatmadığınız için ama, o lanet bu sefer henüz kıssas alınmamış dokularda bir arızaya sebep olur. Acıların son bulmadığı bir döngünün içine sürüklenirsiniz. O yüzden İslami arınma diyoruz. İnanın, başka bir yolu olsaydı, en basiti biyoenerji, inanın size onu tavsiye ederdik. Maalesef ama yok.

Ayetler çok açık; kul hakkı üzerinizde varsa ya fakirleri doyuracaksınız ya da oruç, bundan kurtulmanın başka bir yoluda yok. Ne kadar ilginç, İslam dininde kul hakkı içermeyen günahlardan arınmak için günah işlenen uzva sopa ile belirli sayıda vurulur ve bu tayfa bununla dalga geçerdi, şimdi bunların negatif enerjiyi çıkarmak için kendilerine vurduğunu görünce, bunlara gülmemek elde değil. Geçmişiniz hakkında, uyguladığınız yöntem hakkında daha fazla analiz istermisiniz?


Biz size neuroformatçılar gibi hikaye ve masal anlatmayız, size olayın iç yüzünü gösteririz. Örneğin; fıstık alerjiniz fıstık yerken acı bir haber almanız sonucu geldiği masalını duymak istiyorsanız neuroformata gidin, vertigonuz ağaçtan düşen birini gördüğünüz için ortaya çıktığı hikayesini duymak istiyorsanız neuroformata gidin. Eğer hakikatı duymak istiyorsanız, o zaman İslama gelin. İslam dinide size mazlum ve mağdur muamelesi göstermez, bunu biliniz. Bir musibet size musallat olduysa, örneğin vertigo, bu birisini ağaçtan düştüğünü gördüğünüz için değil, onun düşmesine sebep olduğunuz için size musallat oldu. Anladınız!

İslam dininde mağdur diye birşey yok. Herkes hak ettiğinin karşılığını alıyor. Bu ilahi döngüyüde anlamazsanız, bunu kabul etmezseniz asla şifaya kavuşamazsınız. Kendinizi mağdur olarak görürseniz hayat sizi belirli tedavi yöntemlerine sürükler (neuroformat), kendinizi suçlu görürseniz ayrı noktalara (İslam). Baştan itibaren kendinize doğru teşhisi koyun. "Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder" (Şura Süresi; 30). İslam dininde kurallar basit, bir musibet size isabet ediyorsa kendi elinizle işlediğiniz bir günah ötürü isabet eder. O musibetten kurtulmanın tek yoluda kefaret orucu veya fakirleri doyurmak.

Üzerinizdeki hesabı kapatın, ya isteyerek kapatın ya da acı ve sıkıntı çeke çeke. Tercih sizde. Allahın kıssasından kaçış yok. Ölüm size gelmeden üzerinizdeki bu hesap size kapattırılıyor. Biz neuroformata karşı ön yargılı değiiliz, hatta tekniklerin doğru olduğunu söylüyoruz, fakat bırakın neuroformatı, Allahın Ayetleri bile sizi bu hesaptan kurtaramaz. Bir düşünün, şifa olarak gittiğiniz uygulamada bile sizden kıssas alınıyor. Allahın hesabından kaçış yok. Bir yere kadar kafanıza vura vura rahatlarsınız, sonunda nemrud'un durumuna düşersiniz.


2. Bu kişiler kul hakkını kapatmadan nasıl ruhsal sıkıntısından kurtuluyor? Değerli dostlar; üzerinizde iki tür kul hakkı var birisi sizin sebep olduğunuz diğeri ise atalarınızın sebep olduğu. Atalarınızdan size yasıyanda bu dünyada sizden çıkmak üzere programlanmış, ölmeden öncesi o hesap sizden alınıyor. Günahın faili siz olmadığınız, mahşer günü onun hesabı sizden sorulmayacağı için, atalarınızdan size yansıyan kul hakların hesabı ahiret hayatına ertelenmez. Kendi elinizle işlediğiniz kul hakların hesabı ise ahiret hayatına ertelenir. Örneğin; bazı insanlar çok kötü ama Allah onlara bu dünyada dokunmuyor, hesabı ahiret hayatına bırakıyor. Ahiret azabı daha çetin olduğu için hesap oraya bırakılıyor.

Üzerinizdeki kul hakkı size aitse ahiret hayatına kadar rahat bırakılıyorsunuz, atanızın bir yansıması ise o zaman hesap sizden bu dünyada soruluyor. Bu hesabıda ya gönüllü kapatmanız isteniyor, kefaret orucu veya fakirleri doyurarak ya da bu size zorla kapattırılıyor. Yani atalarınızdan gelen kul haklarını kapatmanın iki yolu var, ya gönüllü ya da zorla. Bazı insanlar ama neuroformat, biyoenerji, tıbbi bir ilaç veya başka bir yöntemle gerçektende şifa buluyor, bu yöntemler İslami bir kul hakkı kapatma yöntemi olmamasına rağmen bu insanlar nasıl şifa buluyor; cevabı çok basit, infaz süresi dolduğu için!

Üzerinizdeki her bir kul hakkı, size bir infaz süreci belirliyor yani acı ve sıkıntı içeren bir süreç. İnfaz süreci başladığında geri sayım başlıyor ve kaç yıl sıkıntı yaşamanız gerekiyorsa yaşıyorsunuz. İnfaz süresi tamamlandığında da o şifa arayışlarınızdan birisinde Allah şifa bulmanıza izin veriyor. Bazı insanlar gerçektende şifayı buluyor, bunun nedenide yıllarca acı çekerek atalarından gelen o kul hakkını kapattıklarından. Buradan çıkaracağınız ders nedir? Birisi bir yerde şifa buluyorsa, bu sizinde orada şifa bulacağınız anlamına gelmiyor. O kişi süresini yattığı için şifasını buluyor. Sizin süreniz daha yeni başladı, yıllarca acı çekmeden, İslami arınmayıda yapmadan öylesine Allahın azabından kurtulacağınızımı sandınız yoksa, yok öyle bir dünya.


Okurlarımızdan gelen bir başka soruda şu; varsayalımki infaz süresini tamamlamadınız ve İslami arınmayıda yapmıyorsunuz, yinede o teknikten yararlanma imkanı varmı? Evet var. Fakat kalıcı olmaz veyahut ondan kurtuldunuz, bu sefer kader size başka bir sorunu musallat eder, sizi bir önceki sorunu arar hale getirir. Ömrünüzü bir seanstan diğerine bir uzmandan diğerine gitmekle geçirirsiniz. Size bir örnek verelim; birilerin odanızda sigara içtiğini ve sigara dumanın artık nefes almanıza engel olduğunu varsayın.

Önünüzdek iki şık var; ya sigara içenleri odanızdan çıkaracaksınız ya da pencereyi açıp odanızı havalandıracaksınız. Neuroformat bu şıklardan ikincisini yapar, pencereleri açıp odayı havalandırır. Enerji hatlarınızı açıp, içinizdeki o negatif enerjiyi boşaltmanızı sağlar. Bu sizi rahatlatırmı, evet rahatlatır, rahat bir nefes alırsınız. Bu size kalıcı bir çözüm sunarmı? Sunmaz, çünkü sigara içenler halen içeride (şeytanlar). Kaynak halen içeride olduğu için, bir müddet sonra o bölge yine arıza sinyalleri verir, bu sefer fobi olarak değil takıntı veya başka bir hastalık olarak arıza verir. Üzerinizdeki hesabı kapatmadan bu döngüden kurtulma şansınızda yok.

Kötüsü, cildinizdeki bir yarayı parmaklarınızla kaşıya kaşıya nasıl abse ve irrite oluyorsa, beyninizin o mahrem alanlarıyla oynaya oynaya duygularınızda ajite ve dengesiz bir hal almaya başlar, daha büyük duygusal sorunlar yaşarsınız. O yüzden diyoruzki, mutlu ve huzurlu yaşam için üzerinizdeki yansımaları, atadan gelen o kul haklarını kapatın. O yansımalar belirli bir acıyı size yaşatmak üzere programlanmış. Bunu bir kişinin 3 veya 30 yıl hapis cezası alması gibide düşünebilirsiniz. Üzerinizde atalardan gelen bu yansımalar varsa, ceza size inmeden veya indikten sonra bunu bir bedel ödeyerek kapatın (kefaret orucu veya fakirleri doyurmak), aksi takdirde cezanız kaç yılsa, acı çeke çeke o infaz süresi size tamamlatılır.

Akıllı olun, ceza size inmeden veya daha fazla acı çekmemek için, infaz sürenizi kefaret orucu veya fakirleri doyurarak kapatın.


Not: İnat etmeyin, yanlışınızda israr etmeyin, acılar çekmek zorunda değilsiniz, maddi ve manevi sömürülmek zorunda değilsiniz. Üzerinizde bir kul hakkı var, bunun bedelide sizden çıkarılıyor, ya acı ve sıkıntı dolu yolu tercih edeceksiniz ya da hesabımı kabul ediyorum, kapatmaya hazırım deyip 20 yıllık infaz sürenizi 40 veya 60, ne kadarsa artık o kadar gün oruç tutarak kapatacaksınız. Bu kadar kolaymı hocam, evet fobinizden takıntınızdan sıkıntılarınızdan kurtulmak bu kadar kolay. Allah bu kolaylıkları vermiş arkadaşlar. İnat etmeyin, ya bismillah deyin ve niyetlenin.....



hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar