• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

siyaset- htş'nin arkasındaki güç kim (2)?


2. Bölüm


HTŞ bir terör örgütü değilmi? Tüm gizem ve tüm olayı karmaşık hale getiren, uzmanları yanıltanda işte bu oldu, htş arkasındaki gizem. Ortada bir örgüt var, bir önceki ismi el nusra, el nusrada el kaide'nin suriye kolu, el kaide'yide kim kurdu? ABD kurdu. Dıdısının dıdısı misali, silsilede bir yerde el kaide bağlantısına rastlandığı için htş'nin arkasındaki güç olarak akla ilk kim geliyor? ABD. Bu doğru değilmi? Değil, htş'nin arkasındaki güç türkiye. İşte analizcileri yanıltanda bu oldu, htş'nin arkasındaki gücün abd değilde türkiye olması.

Örneğin htş'nin arkasındaki güç abd derseniz farklı bir analiz ortaya çıkar, örneğin bölünmüş bir suriye, türkiye derseniz farklı bir analiz çıkar. Neden kimsenin aklına htş'nin arkasında türkiye olabileceği gelmedi? Türkiye htş'yi terör örgütü listesine dahil etti, dolayısıyla kimsenin aklına türkiyenin bir terör örgütü ile işbirliği yapabileceği gelmedi. Analizlerini sürekli abd/israil üzerinden yaptılar, örneğin abd bölünmüş bir suriye istiyor, onlarda htş'nin bu ilerleyişinin bölünmüş bir suriye'ye sürükleyeceğini ve sürecin türkiye aleyhine gerçekleşeceğini anlattılar.

Madem htş'nin arkasında biz varız, biz neden htş'yi terör gurubu olarak tanımladık? Bu erdoğanın onca hatasından birisiydi, yapmamamız gerekiyordu, ama o dönem fetöcü savcılar ve kılıçdaroğlu türkiye işidcileri destekliyor diye yaygara yaptı, örneğin hatayda durdurulan mit tırları, erdoğanda o dönemde bu mahalle baskısına yenik düşüp htş'yi terör listesine dahil etti. Erdoğanın bu hatasıda olayları okumaya çalışan uzmanları yanlış analizlere sürükledi. Tabiiki bu bir özür değil, kendilerini 8 yıl önceki mgk kararına şartlandırma yerine, yıl yıl sahadaki gelişmeleri okusaydılar, sürekli kendilerini update yapsalardı, htş'nin arkasında türkiye olduğunu onlarda anlardı.
Yapmadılar ama, o geçiş süreçlerini okumadılar, kitaptan gittiler ve yanıldılar, milletimize sürekli yanlış analiz sundular.

En basiti 2017 yılında astana'da çatışmasızlık antlaşması yapıldığında htş'nin saldırmayacağına dair türkiye garanti verdi, türkiye'de kendi kontrolünde olmayan bir örgüt için neden garantörlük yapsın, yani en geç 2017'de htş'nin kontrolü abd/israil'de değilde türkiyede olduğunu anlamaları gerekiyordu. 

Not: 19.12.2024 tarihinde htş lider ahmet el-şara'nın (colani) bir röportajda verdiği demeci ek olarak yazımıza sonradan ekleyelim inşallah, demeç şu şekilde: "esad erdoğan'ın çağrısına olumlu yanıt verecek diye çok korktuk. Ancak öyle bile olsa erdoğan'ın sözünün üstüne söz söylemez, onu kırmazdık." Mealen demek istiyorki, biz esadla barış istemiyorduk, ama o halde bile erdoğan'ın kararına uyardık. Bu ve türkiye ile ilgili nice demecinden de biz çıkarıyoruzki htş türkiye'ye bağlı ve türkiye tarafından yönetiliyor. Şimdi, bunu öğrenmeniz için bu adamlar bunu illa söylemesimi gerekiyordu? Söylemeden siz bunların kime bağlı olduğunu saha araştırmanızda tespit edemiyormusunuz? Sağlıklı bir analiz yapabilmeniz için illa insanlar taraflarını ifşamı etmesi gerek? HTŞ'nin türkiye bağlı olduğunu görmek için illa kara koyun ak koyun herşey açığa çıkmasımı gerekiyordu? Ekrana çıkan uzmanların kapasitesi ile ilgili ne demek istediğimizi, umarız şimdi daha iyi anlamışsınızdır. -19.12.2024

HTŞ terör örgütü değil o zaman, öylemi? Değil, şeriat kanunları doğrultusunda yaşamak isteyen bir gurup müslüman. Örneğin; bu son harekatta bunların katliam yaptığını, halka zulüm ettiğini gördünüzmü? Görmediniz, çünkü öyle değiller. Geçmişteki kafa kesmelere ne demek gerekir o zaman diyorsanız; bakın arkadaşlar, cia önderliğinde deaş kurulduğunda bunun iki ayağı vardı, birisi kontrol ettikleri şıhlar üzerinden cihad fetvasını verdirip dünyanın farklı köşelerindeki müslümanları bu oluşuma dahil etmek, diğer ayağıda dünyanın farklı köşelerinden emekli askerleri getirip bunlara kafa kestirmek ve örgütü olabildiğince korkutucu göstermekti. Bu örgütün iki ayağı var, inançlarını yaşamak için gelen insanlar, diğeri ise örgütü vahşi göstermek için gelen paralı askerler.

Bu insanlar o vahşeti görünce neden ayrılmadı o zaman? Masum taban o vahşeti gördüğü ve ayrılmak istediğinde bu mümkün olmadı, ne ülkeleri (AB) onları kabul etti ne de ABD onlara huzur verdi. Sizi terörist olarak damgaladık, ya burada devam edersiniz ya da sizi yaşatmayız dediler. İrakta, suriyede hapishanelerde deaş üyesi olmaktan tutuklu kadınlar var ya, işte onlar böylesine bir çıkmazın içinde. O yüzden batı alemi çok rahat birilerini deaşlı veya terörist olarak damgalıyor ve o damgayı bir ömür o kişinin üzerinde tutuyor, çünkü örgütün bitmesini ve dağılmasını istemiyorlar. Bizler silah bırakan ve teslim olan pkk'lılara verdiğimiz ikinci şans gibi, batı alemi o insanlara o ikinci şansı, sivil olarak bir hayat sürdürme şansını sunmuyor. Sen bir teröristsin ve hayatın sonuna kadar öyle kalacaksın ve biz sana sivil olarak yaşama imkanı sunmayacağız diyorlar.

Neden; çünkü ileride başka bir yerde yine o terör örgütünü filizlendirecekler ve tutsak olan o kadınlara orada ihtiyaç duyacaklar, savaşcılarını tatmin etmek için kullanacaklar.

Hocam deaş propagandasına kanıp katılmasalardı diyebilirsiniz; böyle bir inanca sahipseniz, bizde size derizki, bu küreselciler sizide kandırdı, hepinize ölümcül aşıları enjekte etti, siz niye kandınız o zaman? Sizin değeriniz sağlığınız, o insanların değeri ise İslam, küreselciler her ikinizide zayıf noktanızdan yakaladı, sizin kanma özgürlüğünüz varda, onların yokmu? Bu insanlara kurulan tuzakla size kurulan tuzak aynı üst aklın ürünü ve onlar propagandayı nasıl yuttuysa sizde seve seve yuttunuz. Siz gururla, övüne övüne o zehirleri bedeninize enjekte edip küreselcilerin bir tuzağını yuttuğunuzda bu insan hatası oluyorda, bu insanlar bir tuzağı yutunca suçmu oluyor? Dolayısıyla bu örgütleri tanımlarken batı veya içimizdeki kemalistler gibi inancını yaşamak isteyen tüm müslümanları aşırıcı, cihatcı olarak tanımlama yerine, katliam gerçekleştirenlerle gerçekleştirmeyenleri, suçlu olanlarla suçlu olmayanları, ajan olanla olmayanı ayrı ayrı ele alın.

Örneğin; 2012-2016 arası muhalifler halep savaşını kaybetti ve mit'in önderliği altında idlipe sığındı. 2016 yılından itibarende htş dahil tüm silahlı guruplar mit'in kontrolü altında. Yıllar içinde de mit o gurupların içindeki bir çok radikal unsuru tasfiye etti.

Örneğin; erdoğan suriye sınırındaki terörü temizlemekten bahsederken, siz hiç idlip'i andığını gördünüzmü? Görmediniz, çünkü oradaki güçler bizim kontrolümüzde. Dış güçler o savaşçıları suriye getirmiş olabilir, fakat sahada gelişen olaylar o savaşçıları mit'in yani türkiyenin kucağına itti,
türkiyede idlipte onlara sahiplendi. Bu da onların hayrına oldu, çünkü türkiye abd gibi onların masumane inançlarını suuistimal etmez. Son 8 yıldır türkiye dışında dünya ile iletişimi olmayan, türkiyenin kendi arka bahçesinde misafir ettiği bir örgütün cia/mossad bağlantılı yönetim kadrosundaki kalıntılarınıda türkiye son 8 yıl içinde yok edemediyse, o zaman zaten mit dükyanı kapatsın.

Son 8 yılda yaşanılanlardan ve son gelişmelerden ama görüyoruzki, dış bağlantılı kadrolar tasfiye edilmiş, örgütün hakimiyeti yüzde yüz türkiyenin eline geçmiş. Devrim gerçekleştiğinde şam'ı ziyaret eden ilk yabancı diplomatın mit başkanı olmasıda bunun tezahürü. Dışişleri bakanımız değilde mit başkanın gitmesi dünyaya bu oluşumun arkasında biz varız, bundan sonra bizi muhatap alacaksınız mesajı.

Neden bunu gizlediler? Bir ülkenin başka bir ülkeye saldırısı bm'i harekete geçirirdi, bilhassa ülkelerin terör örgütü olarak gördüğü bir örgüte aleni destek, türkiyenin pyd/pkk gibi terör örgütleriyle uluslararası alandaki
mücadelesine meşruiyet kaybına sebep olurdu. En basiti ne zaman türkiye abd'ye, pyd'yi desteklemeyi bırak dese, sende htş'yi destekliyorsun yanıtı ile karşılaşırdı. O yüzden htş'nin sahadaki ilerleyişi suriyenin bir iç meselesi gibi görünsün istenmiş ve türkiyenin arkadaki desteği gizli tutulmuş. İşte o gizli tutulmada ekrana çıkan tüm uzmanların analizlerini taça çıkardı. HTŞ'nin arkasındaki gücü israil/abd sanıp htş'nin ilerleyişini abd/israil lehine, türkiye aleyhine olacak şekilde yorumladılar. Buradanda biz ne dersi çıkardık; olaylar biraz gizem içerdiğinde uzman olarak ekrana çıkanlar afallıyor. Bunların olayları okuyabilmesi için herşey siyah ve beyaz gibi net olması gerek, olaylar biraz gizem ve sır içerdiğinde hepsi dökülüyor. O yüzden bu olaylar uzmanların defolarını gün yüzüne çıkardı dedik.

Değerli dostlar; herkes kendi çıkarlarına göre olayları değerlendirir, sizde olayları analiz ederken bir avrupalı veya amerikalının gözü ile değil kendi ülkenizin gözüyle değerlendirin. Bize görede htş bir terör örgütü değil, çünkü terör olaylarına hiç karışmamışlar. Suriyede askeri faaliyetlerde bulunmuşlar, esada karşı, ama terör olaylarına hiç karışmamışlar. Bize göre htş bir terör örgütü değil, çünkü onları yöneten kurmay zeka bize ait. Bize göre htş bir terör örgütü değil, çünkü türkiyenin menfaatleri doğrultusunda hareket ediyorlar.

Neden o zaman onları terör örgütü listesine aldık? Bunu erdoğanın bir hatası olarak görün. Bu hatasınıda en kısa zamanda düzelteceğini tahmin ediyor ve bekliyoruz. Başkalarının terör listesinde olmasıda bizi ilgilendirmez ve ilgilendirmemeli, çünkü herkes kendi ülkesinin çıkarları doğrultusunda karar verir. Örneğin batıya göre hamas bir terör örgütü, bize göre değil. Bize göre fetö bir terör örgütü, ama batıya göre değil. Kaldıki başka ülkelerde htş'yi teker teker terör listesinden kaldıracak, diplomatik ilişkiler kuracak, hatta resmi görüşmelere başladılar bile. O an geldiğinde de htş'yi terör örgütü olarak gören, o hasmani tavrı takınırkende batı böyle diyor diyen İslam düşmanları ne söyleyecek ne tür bir tavır takınacak acaba? Batı dünyası htş'yi terör listesinden kaldırdığında, batıyı örnek gören içimizdeki İslam düşmanları batının bu tavrını içlerine sindirebilecekmi?

Şii milisler ve esad ordusu neden büyük bir direnç gösteremedi? Bunun farklı nedenleri var; bir çoğu ithal edilmiş, o topraklara ait değil, dolayısıyla can uğruna savaşmadılar. Bir çoğu zorunlu askerlik adı altında askere alınmış, onlarında böylesine bir savaşma azmi yoktu. Bir kısmı esad rejiminden bıkmış ve savaşmadı. Başka bir kısım suriye'ye bekar olarak gelmiş, sonrası orada evlenmiş çoluk çocuk sahibi olmuş, onlarda bu birikimlerini esad için feda etmek istemedi. Bir başka nedeni esad'ın askeri kapasitesinin zaten çok düşük olması. Bir başka nedeni iran kontrollü milislerin askeri bir disipline sahip olmaması.

Bir başka nedeni türk kurmay zekasının muhalifleri bu savaşa çok iyi hazırlamış olması. Bir başka nedende tabiiki türkiyenin üstün teknolojisi. Bir tarafta yıllarca buna hazırlanan, teknik kabiliyete ve savaşmak için bir nedene sahip olan topluluk var, diğer tarafta ise sağdan soldan toplanmış, askeri eğitimi ve disiplini olmayan, teknolojiden mahrum, savaşmak için nedenleri olmayan bir çapulcu sürüsü var, hazır olanlarda olmayanları ezip geçti. Esad safhında yer alıp savaşmak için nedeni olanlar, örneğin esad'ın şebbihaları, bunlar hama'da büyük bir direniş gösterdi, hatta hama'da belkide konvasyonel savaş tarihinin en çatışmalı günleri yaşandı, ama o da o kadardı, sundukları direniş bu kadardı.

Neden avrupa esad'ın devrilmesinden mutlu? AB ve ABD gibi ülkeler düşman olarak tanımladıkları bir ülke değerli birşeyi kaybediyorsa buna destek verir ve mutlu olurlar. Suriye'de kontrol rusya ve iran'ın elindeydi, bunlarda ab'ye düşman. Dolayısıyla bunların elinden suriye'nin gitmesi, elbette onları çok mutlu etti.

Erdoğanın zamanındaki bop projesi açıklaması nedir? Bu konuylada ilgili kısa bir cevap yazalım; bakınız, eğer niyet okuyacaksanız iyi'ye yönelik okuyun. Kötü zan değil, iyi zan yapın. Eğer zan ötesi yorum getirmek istiyorsanız, o zaman kişinin sözleri ile eylemleri örtüşüyormu buna bakın, sonrası kişinin sözleri hakkında bir yorum getirin. Burada düşülen yanlış, insanların bir kişinin cümlesinden niyet okumaları, bunu yaparkende sürekli kötü zan yapmaları ve kişinin eylemlerine bakmamaları. Bunuda kim yapar? Sözler üzerinden hayatı okuyanlar ve art niyetli insanlar yapar. Varmı ülkemizde böyle bir tayfa? Olmazmı, atatürkçü ve kemalistler böylesine bir tayfa. Bunlara sloganlar üzerinden hayatı okumayı öğretmişler, o yüzden bu insanlar kişilerin icraatlarına bakmaz, sözleri üzerinden yargılar. Bunlara "atam izindeyim" diyeceksiniz, sonrası istediğinizi yapmaya özgürsünüz, çünkü bu tayfa icraata bakmıyor. Halbuki insanın sözlerini destekleyen icraatları, kişinin hangi yolda olup olmadığını anlamak için sözlerine değil, icraatlarına bakmanız gerekiyor.

Örneğin; erdoğanın "ne istedinizde vermedim" cümlesi. Bu cümleyle erdoğan neyi kastetti? Bu hastalıklı zihniyetin kalplerinde geçeni kastetmediği aşikar. Neyi kastetti o zaman; yasalar içinde elimden gelen tüm desteği size verdim anlamında o cümleyi kurdu.

Böyle kastettiğini nereden anlıyoruz? 7 şubat mit kumpasından anlıyoruz, 17-25 aralıktan anlıyoruz, 15 temmuzdan anlıyoruz. Süreç ve yaşanılanlar bize gösteriyorki, onlar istediklerini alamamış. Eğer erdoğan onlara her istediğini verseydi, bu olayların biri yaşanırmıydı; akıl var mantık var, yaşanmazdı. BOP'la ilgili cümlesinde de erdoğan, evet bir bop projesinden bahsediyor, ama küreselcilerin bölünmüş parçalanmış bir türkiye projesinden değil, türkiyenin ortadoğuda merkez olduğu, büyük türkiye projesinden bahsediyor. Böyle bahsettiğini nereden anlıyoruz? Adamın icraatlarına bakarak, örneğin türk birliğinin kurulmasından, karabağın özgürleştirilmesinden, tsk'nın suriye ve irak'ın derinliklerine inmesinden, yurtiçi pkk'nın temizlenmesinden
anlıyoruz.

Özetlersek; burada iki sorun var, birincisi insanların kötü zan yapması. O yüzden size tavsiyemiz, bir konuda bilginiz yoksa iyi zan yapın. İkincisi, içimizde maalesef bir zümre kelimeler üzerinden hayatı okuyor, siz lütfen okumayın, kişinin sözleri eylemleri ile örtüşüyormu ilk önce buna bakın. Bizim için esas olan sözler değil eylemler.
Sözlerin samimiyeti eylemlerde yatıyor, dolayısıyla kişilerin süslü kelimelerine kanmadan veya herhangi bir cümlesi üzerinden kişiyi yargılamadan, ilk önce kişinin eylemlerine bakın sonrası yorumunuzu getirin. Bizce bu kadar bilgi yeter, umarız sizin için hayırlı ve aydınlatıcı bir yazı olmuştur. Kendinize, ailenize, sevdiklerinize, sizi sevenlere, milletimize, vatanımıza, dinimize iyi bakınız. Allaha emanetsiniz. -14.02.2024





hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar