kadın- Kur'an-ı Kerimde kadının konumu (5)
5. Bölüm
YERYÜZÜ- ev hapsinde kadına işkence eder: "Sana kadınların aybaşı adetlerinden soruyorlar. De ki: «O, bir eziyettir. Onun için adet günlerinde kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlarla cinsel ilişkide bulunmayın..." (Bakara Süresi; 222). Tefsiri; Allah eziyet etmez demeyin, suçluysanız ceza size kesilir. "Ve yine hatırlayın ki, Rabbiniz size şöyle bildirmişti: “Bana şükrederseniz muhakkak ki, size kat kat fazla veririm. Yok eğer nankörlük ederseniz bilin ki, benim azabım gerçekten çok çetindir” (İbrahim Süresi; 7). Keza; Bakara Süresi; 165, 211/ Yunus Süresi; 70/ Rad Süresi; 6,13, 34/ Taha Süresi; 127/ Mümin Süresi; 22/ Haşr Süresi; 7/ Hicr Süresi; 49-50 Allahın azabın şiddetinden bahseder.
Tefsiri; kadınlar her ay kan akıtır, neden? Allahın eziyet olarak tanımladığı bir olay neden kadınlara yaşatılır? Bu yazı vesilesiyle bu konuda da sizi aydınlatmış olalım; bunun nedeni hava anamızın işlediği günah ve onun sonuçları ile ilgili. Olaya şu boyuttan bakınız; sebep olduğunuz bir olay ne kadar kişiyi sıkıntıya sokacaksa ne tür günahlara sebep olacaksa, omuzlarınıza yüklenen vebalde o kadar fazla oluyor. Hava anamız bizlerin gökten kovulmasına sebep oldu, bununda sonucu ne oldu arkadaşlar; yeryüzünde insanlar nice kan akıttı (örneğin; savaşlar). Hava anamız o hatayı işlemeseydi bu kanlarda akmayacaktı.
Bir kadının hatası sonucu bu kanlar aktığı içinde, akıtılan kanların kıssası kadından alınması gerekiyordu, Allahta adet dönemi ile bunu yapıyor. İnsanlar hayatlarında bir çok şey yaşıyor, maalesef kimsede bunları sorgulamıyor. Biz sorguluyoruz, bulduğumuz cevaplarıda sizinle paylaşıyoruz. Umarız bu cevaplar hayata farklı bir bakış açıdan bakmanızı, hayatı ve başınıza gelenleri daha iyi anlamanızı sağlar. Yoksa siz gerçektende bir hata işleyip (yasak elma yemek), bunun hesabı sizden sorulmayacağını bunun bir bedeli olmayacağnımı sandınız?
Şimdi; ev hapsine uğrayan siz, kan diyeti ödeyen siz, yeni doğanın yükünü taşıyan siz, itaate mecbur kılınan siz, rızıktan bir gram eksik verilen siz, gerektiğinde sopa yiyen siz, yaratılışta bir derece düşük yaratılan siz, erkeğin isteğiyle ortaya çıkan siz, erkekten yaratılan siz, Allahın muhatap almadığı kişi siz, ama erkeğe eşitsiniz, öylemi? Neye dayanarak hangi delile dayanarak hangi kitap hangi rehbere dayanarak kendinizi erkeğe eşit görüyorsunuz? İstanbul sözleşmesimi, avrupa insan hakları komisyonumu, sorosmu, lgbt'mi; kim?
YERYÜZÜ- eziyet etmekle kalmaz, yeni doğanın yükünüde ona yükler: "..Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu. Ve onun taşınması ve sütten kesilmesi 30 aydır.." (Ahkaf Süresi; 15). Kadın nedenmi evde kalması gerek, çocuğu taşıdığı ve onu emzirmesi gerektiği için. Güçlükle taşıdı güçlükle doğurdu diyen Allah, bu yükün dışında birde iş hayatın yükünü ve sorumluluğunu kadına yüklermi; yüklemez. Yükleyen ne yapar; kadına zulüm etmiş olur.
Değerli dostlar, cennetten kovulmamıza sebep olan kadın olduğu için, yani cennetten çıkış noktamız kadın olduğu için, yeryüzüne giriş noktamızda kadın. Bir yerden çıkıyor diğer tarafa geçiş yapıyoruz, bu geçiş noktasının yükünüde Allah kadının omuzlarına yüklemiş. Tefsiri: bu Ayet bize bir kadının sorumluluk alanını ve bunun ne kadar uzun sürdüğünü anlatır. Bir çocuk anne karnında ne kadar kalıyor ve emzirme süresi ne kadar sürüyor, onu bize anlatıyor. Bunu anlatırkende tavsiye niteliğinde yapmıyor, bir emir olarak önünüze koyuyor. Örneğin; tüplerde bebekler üretmeye kalkıştığınızda bu Ayeti çiğnemiş oluyorsunuz.
Şimdi size bir soru; hamilelik artı iki yıl emzirme, etti ortalama 3 yıl. 3 çocukta bu etti ortalama 10 yıl. İş hayatına atıldığınızda bu ilahi emri nasıl yerine getireceksiniz? Getiremezsiniz. Ne olacak? Hayatınızda bir karar vermek zorundasınız, ya Allahın emirlerine sırtınızı döneceksiniz ya da dünya nimetlerine, başka bir seçeneğinizde.
YERYÜZÜ- kadınlar evde oturmak istemediklerinde ne olur? "Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: “Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size boşanma bedellerinizi vereyim de, sizi güzellikle salıvereyim" (Ahzab Süresi; 28).
Tefsiri: dünya nimeti peşinde koşan kadına gösterilecek muamele boşanmadır. Allah nezdinde bir kadın dünya nimetleri peşinde koşamaz, yani kariyer peşinde koşamaz, eğer koşarsa Allah o kadını boşamanızı emreder. Eğer Allahın Ayetleri ve peygamberimiz sav hayatı benim rehberim diyorsanız, size farz kılınan budur. Yapmayın hocam, o kadarda değil ama diyorsanız; bakınız arkadaşlar, sizler olayın vahamiyetini anlamış değilsiniz, kadın iş hayatına atıldığında aile yok oluyor, kavimler topluluklar yok oluyor, ANLADINIZ.
Bu işin ucunda insanlığın yok oluşu olduğu için, Allah baştan itibaren işi sıkıya almış, insanlığı böylesine bir yıkımla yüzleştirmemek için sert yasalar koymuş. İnsanlığın merkezi ve insanlığın çıkış noktası aile adındaki müesse olması gerek. Siz eğer aileyi yok ederseniz o zaman insanlığın çıkış noktası laboratuvarlar olur, annesiz ve babasız kişiye özel genetiği değiştirilmiş tüplerde insanlık üremeye başlar. Düzenin yavaş yavaş buraya doğru evrildiğinide hepimiz görüyoruz. Eee, ne zaman dur diyeceğiz bu gidişata, ne zaman Allahın bize verdiği yöneticilik vasfını devreye sokup kadına dur diyeceğiz? Peygamber kadınları tüm kadınlara bir örnek teşkil eder, Allahta onlara oturduğunuz yerde oturun der.
Çalışmak isteyene, hayatın keyfini sürdürmek isteyenede sizi peygamberden boşayalım, siz kendi yolunuza peygamber kendi yoluna der. Ayetleri kendisine rehber kılanda bu emri yerine getirir ve çalışan, kariyer peşinde koşan eşini boşar. Bunu yapmazsanız, çalışan eşiniz kadar sizde o yaşantıdan ve o yaşantının topluma verdiği hasardan, genç kızlara kötü örnek teşkil etmenizden sorumlu kılınacak ve hesaba çekileceksiniz.
- Tek maaşla geçinemeyiz hocam diyor, iki maaşla daha rahat bir hayat yaşayacağınızı sanıyor ve bunun için Allahın bir Ayetini çiğnemeyi göze alıyorsanız, yapmayın bunu, inanın zararlı siz çıkarsınız. Ne o artı maaşın bereketini görürsünüz ne çocuklarınızın hayrını görürsünüz ne de Allah size sıcak bir aile yuvası ve yaşantısı nasip eder. Belki dünya süsünden birşeyleri elde etmek size nasip olur, ama manevi anlamda (aile hayatı, ruh sağlığı, ahlak vs) çok ama çok şey kaybedersiniz.
YERYÜZÜ- cuma namazı: "Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır" (Cuma Süresi; 9). Cuma namazı kişinin rızkıyla ilgili, bu namazıda Allah sadece erkeklere farz kılmış. Allahu Teala kişinin rızkını günlük, haftalık, aylık, 6 aylık, yıllık gibi belirli porsiyonlara ayırmış. Haftalık rızkınızda cuma namazında iniyor. Eğer Alahu Teala kadınında yeryüzünde rızık peşinde koşmasını isteseydi, kadınada cuma namazını farz kılardı.
Bu kadar büyük deliller varken, erkeğe eşit olmadığınızı size anlatan, halen nefsinizin peşinde koşacakmısınız? Herşey apaçık ortada. Bu kadar Ayet ve delil varken, halen kendinizi erkeğe eşit görüyormusunuz?
YERYÜZÜ- çocukları büyütme görevini yerine getirmezse ne olur? "Onlara (ebeveynlerine) acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve: 'Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!' de" (İsra Süresi; 24).
Tefsir: hayatta ne ekerseniz onu biçiyorsunuz. Allah tarafından size gösterilecek merhamet çocuğunuza gösterdiğiniz ilgi ve alaka ile orantılı. Çocuğunuza az ilgi gösterirseniz az merhamet görüyorsunuz, çok ilgi gösterirseniz çok merhamet görüyorsunuz. Şimdi size bir milyonluk soru: siz yaşlandığınızda veya ahiret hayatına intikal ettiğinizde Allahın merhametini hak ediyormusunuz ve neden hak ettiğinizi düşünüyorsunuz? Çocuklarınızı siz büyütmüyorsunuz, emzirmiyorsunuz, hatta doğum sancısı çekmemek için sezeryan yaptırıyorsunuz, kariyeriniz için çocuk yapmayı erteliyorsunuz, sonrada 1-2 çocuk ile doğum yapmayı kesiyorsunuz, yani hayatınızın hiçbir noktasında çocuklarınızı öncelik olarak görmüyorsunuz, söylermisiniz lütfen; yaşlandığınızda ve ahiret hayatında size neden merhamet edilsin?
YERYÜZÜ- çocukları büyütme görevini yerine getirirse ne olur? "(Ey Muhammed!) De ki: “Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Valideyni (baba, anne) iyi davranın..." (En'am Süresi; 151). Kadın, görevini laikiyle yerine getirdiğinde erkek ve kadın ayrı ayrı anılmaz, ebevynler olarak anılır. Örneğin; Bakara Süresi; 83/ İsra Süresi; 23/ İbrahim Süresi; 41 ve Lokman süresi; 14 Ayetlerin her biri erkek ile kadını birbirinden ayırmaz, anne ve baba birlikte anılır.
Tefsiri; görevini laikiyle yerine getiren kadınlara anne denilir. Annelik vasfını taşıyana, o annelik yükünü bir ömür taşıyanlarada Allah haksızlık yapmıyor. Hakkıyla annelik görevini yapan kadınları erkek ile bir anıyor. Bu bir onurdur. Tüm Ayetlerde erkeği ilk sonrası kadını anan Allah, söz konusu annelik olunca ayrım yapmıyor!!
YERYÜZÜ- Kur'an-ı Kerimde saygıyla anılan kadınlar: "Allah iman edenlere de Firavun’un karısını misal vermektedir: O, "rabbim!" demişti, "Yüce katında, cennette benim için bir ev yap; beni Firavun’dan ve yaptıklarından kurtar ve beni bu zalimler topluluğundan da selâmete çıkar! İmrân kızı Meryem’i de (misal vermiştir): O iffetini çok iyi korumuştu, biz de ona ruhumuzdan üfledik; o, rabbinin sözlerini ve kitaplarını hep tasdik etti ve o içtenlikle itaat edenlerdendi" (Tahrim Süresi; 11-12). Allahın saygıyla andığı şu iki kadının özelliğine bakınız, ikiside dünyadan eline ayağını çekmiş ve ahiret hayatı için dua istekler içindeler. Bir de Kur'an-ı Kerimin lanetle andığı kadınlar bakınız;
YERYÜZÜ- Kur'an-ı Kerimin lanetle andığı kadınlar: "Allah, inkâr edenlere Nûh’un karısı ile Lût’un karısını misal vermektedir: Onlar kullarımızdan iki erdemli kişinin nikâhı altındaydılar ama kocalarının davasına hıyanet ettiler. Dolayısıyla kocaları da Allah’tan gelen cezaya karşı onları koruyamadı ve kendilerine, "Haydi, diğer girenlerle birlikte girin bakalım ateşe!" dendi" (Tahrim Süresi; 10). Allahın lanetlediği bu iki kadının ortak noktası neydi biliyormusunuz, ikisininde yeryüzü zevk sefasına düşkün olmasıydı.
Şunu açık şekilde ifade edebiliriz, günümüzün kadınları, lanetlenen bu iki kadından da ötesinde hareket ediyor. Allahın saygıyla andığı kadınlara bakıyoruz, onlar ahiret hayatı nimetlerini istiyor, günümüzün kadınlarına bakıyoruz, günümüzün kadınlar ise biz niye evde kalacakmışız biz niye kariyer yapamayacakmışız, biz niye gezip hayatı yaşamayacakmışız diyor. Farkı görüyormusunuz? Gerçekten ama gerçekten, bu işin sonu günümüzün kadını için hayrlı sonuçlanmayacak. Lütfen ama lütfen kızlarınıza ve eşlerinize bu dünyanın geçici olduğunu söyleyin; "Bu dünya hayatı, eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise, işte asıl hayat odur, keşke bu gerçeği bilselerdi" (Ankebut Süresi; 64).
Sınavlara hazırlandıkları kadar, üniversiteyi hırs yaptıkları kadar, dershanelerde geçirdikleri zaman kadar, kariyer yapmak için göstedikleri emek kadar ahiret için uğraşsalar. Gerçekten günümüzün kadını çok ama çok yanlış yolda. Kısacık dünya hayatı için sonsuz ahiret hayatını satıyorlar, çok yazık. "Allah, "Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?" diye sorar. Onlar, “Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor” derler. Allah, şöyle der: “Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız" (Mü'minun Süresi; 112-114).
YERYÜZÜ- kim bu başlıkları atıyor? "Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: “Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor..." (Nisa Süresi; 127). Tefsiri; Müslümanlar, kadın hakkında fetva istedi, Allahta bu Ayetleri teker teker indirdi. Sizde bize bir soru sordunuz, İslamda kadının konumu nedir diye, bizde size Allahın indirdiği Ayetleri teker teker sıraladık. Allahu Teala kadın hakkında hangi Ayetleri indirdiyse, ne bir gram az ne bir gram fazla o doğrultuda bir yazı kaleme aldık. Sizin sorularınızı sahabe sormuş, Allahta cevaplamış. Biz o cevapları bu yazıda size aktardık. Ayetleri bir sıralamaya tabi tuttuk ve ortaya çıkan hikayeyi size aktarmaya çalıştık. Ayetlerden çıkardığımız yorumlar hoşunuza gitmemiş olabilir, bu durumda sıkıntıyı bizde değil kendi nefsinizde aramanızı öneririz. İster bunu kabul edin ister etmeyin, Allahın kadın hakkındaki fetvaları bunlar.
- Size Ayetlerden bir hikaye anlattık. Bu Ayetlere itiraz etme şansınızda yok. Varsayalımk olaylar bundan ibaret değil dediniz ve bir Ayeti kendi lehinize yorumlamayı başardınız, hadi varsayalımki yazının sonundan başına doğru tüm Ayetleri ele aldınız ve tüm Ayetleri teker teker kendi lehinize yorumlamayı çalıştınız, yinede bir kadını erkeğe eşit kılamazsınız çünkü ilk Ayete geldiğinizde orada takılı kalırdınız. Yaratılışla ilgili Ayete geldiğinizde takılı kalırdınız. İlk adem yaratıldı, ademin nefsinden de hava. Sayesinde var olduğunuz birşeyede eşit olamazsınız. Tüm tezleriniz o ilk yaratılış anında takılı kalırdı.
O kadar uzağa bile gitmenize gerek yok, yeryüzü düzenine bakmanız yeterli, örneğin; bir çocuğun dünyaya gelmesi için tohumu erkek veriyor, kadında tohumu alıyor. Veren elde alandan üstündür. Bu inceliği düşünmenize bile gerek yok, günlük yaşantınıza bakın, örneğin; 40 yaşlarınıza kadar her ay bedeninizden kan akıyor (adet dönemi), sizden bir kıssas alındığı bir diyet ödediğiniz çok aşikar, eşitlik tezleriniz en geç burada takılır. Bunuda geçtik, erkek ile kadının birbirine eşit olmadığını anlamanız için fiziki yapılarını kıyaslamanız yeterli.
Özetlersek; erkeği yönetici kıldık der Allah, erkeği iktidar kıldık der, erkeğe mirastan daha fazla pay verir, saliha kadınlar itaatkardır der, hiçbir kadın peygamber indirmez, peygamber kadınlarına dünya nimetleri peşinde koşmayın oturduğunuz yerde oturun der, gerektiğinde eşinizi dövebilirsiniz der, her Ayette istisnasız ilk önce erkeği anar sonrası kadını, yaratılış bakımından erkeği daha üstün kıldık der, hiçbir Ayette kadına hitap etmez ve siz halen eşit olduğunuzu sanıyorsanız, Allah yolunuzu açık etsin.
Bu ama adil değil diyorsanız, içiniz rahat olsun, bu evren yaratılırken bir parallel evren daha yaratılmış ve orada da üstün tutulan kadın. "Her şeyi çift yarattık. Umulur ki öğüt alırsınız" (Zariyat Süresi; 49). Bu Ayetin sırrıda bu, biz sadece erkek ve kadın olarak çiftler halinde yaratılmamışız, aynı zamanda kendimizde çift olarak yaratılmışız, bir evrende erkek cinsiyetimiz varlığını sürdürüyor, diğer evrende de kadın cinsiyetimiz.
6. Bölümde devamı gelecek...