• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

kadın- Kur'an-ı Kerimde kadının konumu (4)


4. Bölüm

YERYÜZÜ- kadına haksızlık etme uyarısını yapar: "Boşanmış kadınların uygun biçimde kocalarının imkanlarından yararlanma hakları vardır. Bu yolunu Allah ve kitap ile bulanlar için bir vazifedir" (Bakara Süresi; 241)
. Tefsir: kadınla ilgili Ayetleri okuduğunuzda, korumaya muhtaç olanın hakkı gözetilmesi gerekenin kadın olduğunu görüyoruz. Şimdi; koruyan kişi korunan kişiye hiç eşit olurmu?

   - İslamda kadına asla haksızlık edilmez, erkeğe kıyasla belki bir gram eksik verilir, bir adım sonra verilir ama verilir. Hatta çalışmasına müsade bile var. Hangi şartlar altında bunu yazımızın sonunda açıklıyoruz. Hakkını vererek annelik yapıyorsanız o zaman zaten yırttınız, Allah size öf denilmesini bile yasaklıyor. Size öf dedirtmeyen Allah size haksızlık edermi; etmez. "Rab’bin sadece kendisine kulluk etmenizi, ana babanıza da iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa kendilerine öf bile deme. Onları azarlama. İkisine de güzel söz söyle" (İsra Süresi; 23). Kadını, mal ve köle gören zihniyet şeytani bir zihniyettir, tamamıyla sapık bir felsefenin ürünüdür. İslamla ilgisi bulunmaz.

İslamda olmayan birşey üzerinede İslamı ve erkekleri köşeye sıkıştırmaya kalkışmayın. Başkaların size yapmış olduğu haksızlığın faturasını İslama çıkartmayın. Başkaların size yapmış olduğu kötülükten ötürü, İslamın size biçtiği rolü sorguya açmaya kalkışmayın. İslam size haksızlık etmez, ama erkeğin hakkınıda yedirtmez. Nedir sizin İslamdaki konumunuz; bu yazı ile bunu sizlere açıklıyoruz, Ayetlerin ağzı ile açıklıyoruz. Nasihatı alan alır, almayan almaz. Biz bu yazı ile uyarı görevimizi yapmış bulunuyoruz.


YERYÜZÜ- eşinden memnun değilsen, birden fazla eş alabilirsin der: "Ve eğer yetimler konusunda adalete riayet edemeyeceğinizden korkarsanız, o taktirde hoşunuza giden (size helâl olan diğer) kadınlardan ikişer, üçer, dörder nikâhlayın.." (Nisa Süresi; 3)
. Tefsir; birden fazla kadın ile evlenme hakkı altında farklı nedenler var, detayları bu yazıda anmaya gerek yok. Anlamanız gereken; bu hak erkeğe verilmiş, kadına değil! Birden fazla yuva kurma yetkisi erkeğe verilmiş, kadına değil. Halen eşitmiyiz?

YERYÜZÜ- kadın üzerinde tam yetki verir: "Kadınlarınız sizin için tarladır. O halde tarlanıza nasıl dilerseniz öyle yaklaşın..." (Bakara Süresi; 223)
. Tefsir; kadınlarınız sizin tarlanızdır der, bunun ne kadar büyük bir söz olduğunu anlayanınız varmı aranızda? Bu erkeğe verilmiş o kadar büyük bir yetkiki, sadece bu Ayeti size anarakta bu yazıyı tamamlayabilirdik. Erkek eker (sperm), kadında mahsulü verir. İlahi düzen erkeğin ekmesi biçmesi (çalışması), kadınında o mahsülü (çocuklar) büyütmesi üzerine kurulmuş.

- Eski çağlardaki insanlar toprağı kutsardı, kendilerine mahsül verdiği kendilerini hayatta tuttuğu için, bu inanç ne zamana kadar sürdü; gizemin toprakta değil tohumda olduğu anlaşılıncaya kadar. Tohum kimdeyse üstünlük onda olur, o yüzden küresel çete tohum bankaları kuruyor, tohumları kontrol altında tutmaya çalışıyor. Erkek ve kadın ilişkisinde erkekler tohumu verir,
veren elde alandan daha üstündür.


YERYÜZÜ- erkeğin makamına göz dikmeyin der: "Allah’ın, kiminizi kiminize üstün kılmaya vesile yaptığı şeyleri (haset ederek) arzu edip durmayın. Erkeklere kazandıklarından bir pay vardır. Kadınlara da kazandıklarından bir pay vardır...." (Nisa Süresi; 32). Tefsir; hasetliğin kötü bir duygu olduğunu hepimiz bunu biliyoruz, fakat bunun bilinmeyen tarafı bu duygunun erkek ve kadın arası içinde geçerli olması. İnsan bu duygunun yeryüzü nimetleri için geçerli olduğunu sanıyor, erkek ve kadın arası değil. Bu Ayette bu yanılgıyı giderir, hasetlik duygusunu erkeğin makamı ile ilişkilendirerek erkeğe verilen yetkilerin kadın tarafından arzulanmamasını emreder. Örneğin; erkek çalışıyorsa bende çalışırım dediğiniz an haset etmiş oluyorsunuz.

Örneğin; erkeğe o makamlar veriliyorsa banada verilmeli dediğiniz an haset etmiş oluyorsunuz. Erkek onu yapabiliyorsa bende yapabilmeliyim dediğiniz an haset etmiş oluyorsunuz. O yüzden nacizane tavsiyemiz, erkeğin hayatına ve yaşantısına göz dikmeden öncesi lütfen bin düşünün, çünkü bu duygularınız Allah nezdinde hasetlik boyutuna giriyor.


YERYÜZÜ- erkeğe rızıktan daha fazla verir: "Allah size, çocuklarınızın (mirası) hakkında şöyle tavsiye ediyor: Erkeğin payı, iki kızın payı kadardır..." (Nisa Süresi; 11). Tefsir: erkek ve kadın eşitmi; değil çünkü Allah mirastan erkeğe iki kat fazla pay veriyor. Eğer Allah kadını erkeğe eşit koysaydı o zaman kadınada mirastan eşit pay verirdi.

YERYÜZÜ- erkek ve kadın ilişkisinde, hep erkeğe hitap eder, kadını kendisine muhatap görmez: "Ve babalarınızın nikâhladığı (evlendiği) kadınlarla nikâhlanmayın. Geçmişte olanlar hariç. Muhakkak ki o, bir fuhuştur ve iğrenç bir şeydir. Ve kötü bir yoldur" (Nisa Süresi; 22). "Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız..." (Nisa Süresi; 23). "Ve evli kadınlarla evlenmeniz (haram kılınmıştır), elinizin altında bulunan (harp esirleri) cariyeler müstesna...." (Nisa Süresi; 24).

Tefsir: Ayetleri dikkatle okursanız Ayetlerin erkek merkezli indirildiğini görürsünüz. Kadına değil, erkeğe neler yapıp yapamayacağı söylenir. Örneğin; evli kadınlar ile evlenmeniz haram kılınmıştır denilir, burada kadına değil erkeğe hitap edilir. Size şunlarla evlenmek haram kılındı derken, yine erkeğe hitap edilir. Yeryüzü yaşantınız bir hikaye ortaya çıkarır, Allahta bu hikayenin erkek tarafından yazılmasını, erkek tarafından şekillendirilmesi ve yön biçilmesini istemiş. Ayetler bu kadar açıkken, bu kadar net erkeğe vurgu yaparken, gerçekten merak ediyoruz; kadınlar acaba hangi delile dayanarak kendilerini erkeğe eşit görüyor?

YERYÜZÜ- Ayetlerinde, erkeği hep ilk anar sonrası kadını: "Ve mü’min erkekler ve mü’min kadınlar, birbirlerinin dostlarıdır..." (Tevbe Süresi; 71). "Allah, mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara orada ebedî kalacakları,..." (Tevbe Süresi; 72). "Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kâfirlere,.." (Tevbe Süresi; 68). "Onlara de ki; eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, akrabalarınız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar,..." (Tevbe Süresi; 24). "Erkek olsun, kadın olsun, her kim de mü’min olarak iyi işler yaparsa,.." (Nisa süresi; 124).

Tefsir: erkek ve kadın ile ilgili Ayetleri incelediğimizde erkeğin hep ilk önce anıldığını görüyoruz. Bu gerçektende çok ilginç. Ayetlerdeki kelimelerin sıralaması, anılan şeylerin değer ölçüsüne göre yapılır. En çok değerli olan ilk anılır, sonrası diğerleri. Eğer Ayetlerde birşeyler sıralanıyorsa bilinki önce anılanlar sonrakilerden daha üstün. Örneğin; erkek ve kadının geçtiği Ayetleri incelediğinizde erkeğin hep önce anıldığını görürsünüz. Kur'an-ı Kerimin hiçbir Ayetinde kadın, erkekten önce anılmaz. Mesela Ayetlerin beşinde kadın ilk önce anılmış olsa beşinde de erkek, o zaman erkek ve kadının eşit olduğuna yönelik elle tutulur bir dayanağınız olurdu. Fakat böyle birşey yok. Bir değil iki değil, erkek ve kadın kelimeleri aynı anda kullanıldığında hep erkek önce anılır, sonrası kadın.

Bu konuyu ne kadar detaydan ele aldığımızı buradanda çıkarabilirsiniz, kelimelerin sıralamasına kadar konuyu inceledik. Kadınlara şunu sormak gerek; hangi kitaba hangi rehbere (peygamber) dayanarak kendilerini erkeğe eşit görüyorlar? Cevabını verelim; batı dünyası ve küresel çete. Savundukları şeyin uzaktan yakından İslamla ilgisi yok.

YERYÜZÜ- kadına ne yapar, kadını ev hapsine atar: "Evlerinizde oturun. Önceki cahiliye dönemi kadınlarının açılıp saçıldığı gibi siz de açılıp saçılmayın. Namazı kılın, zekâtı verin. Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor" (Ahzab Süresi; 33).

Tefsiri: bu Ayet belirli kavramları birbiri ile ilişkilendirir, bizim bu yazı için ders çıkarmamız nokta, evde oturmanın kirlerden arınmakla bağlantılı olması. Evde oturmayı Allah temiz kalmak ve kirlerden arınmakla ilişkilendirir. Neden? kadın doğar doğmaz ne günahı işlemiş olmalıki, Allah arınmaktan bahseder. Bu sorunun cevabı cennete dayanıyor. Kadın cennette hem Allaha hem ademe ihanet etti. Allahta; benim cennet nimetlerime ihanet ettin, bende sana ceza olarak yeryüzü nimetlerini yasaklıyorum der. Cennet nimetlerine karşılık yeryüzü nimetleri. Kıssasa kıssas.

Kadının cennete geri dönebilmesi için yeryüzü nimetlerden uzak durmasını şart koşar. Bir nimetin değerini bilmedin, af edilebilmen içinde onun denginde bir nimetten vazgeçmen gerek denilir kadına ve yeryüzü nimetlerinden uzak tutulur. Kadını ev hapsine mahkum kılan düzen, cennette işlenen bir günahın diyetidir.

   - İslam dini kadının evde kalmasını öngörür, İslam alemide maalesef bunun nedenini ne kadınlara ne de erkeklere anlatabilmiş. Kadın evde kalacak denilir ama nedenlerini ne kadınlar bilir ne de erkekler. Artık biliyorsunuz. Evde kalma kişiyi günahlardan arındırır, temiz tutar ve gökte işlenen günahın kıssası alınır.


YERYÜZÜ- evden dışa çıkmak zorunda kalırsan o zaman tanınmamana dikkat et der: "Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına söyle, bedenlerini örtecek elbiselerini giysinler. Bu, onların tanınıp incitilmemelerine de daha uygundur. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir" (Ahzap Süresi; 59).

Tefsiri: örtünmenin iki boyutu var, birisi mahrem yerlerinizi örtmek diğeri ise dışa çıktığınızda gizlenmenizi sağlamak. Allah, kadının dış dünya tarafından tanınmasını istemiyor. Maalesef İslam alemi bu konuyu anlatamamış, örtünmenin birinci amacı ziynet yerlerinizi kapatmaksa, örtünmenin ikinci amacı tanınmamanızı sağlamak olduğunu anlatamamış. Kadınlar maalesef örtünün sadece ziynet yerleri ile ilgili olduğunu sanıyor, ziynet yerlerimi örttüğüm müddette istediğimi yaparım diyor; yanlış! İslam dini örtünmeyi emrediyorsa bunun bir nedeni tanınmamanız için. Eğer herhangi bir işiniz için evden çıkmak zorundaysanız, İslam dini buna izin verir, fakat tanınmayacak şekilde yaptığınız müddet buna izin verir.

   - İslam ve başörtüsü: Müslüman kadınlar başı kapatmanın sadece mahrem bir yerin örtünmesi ile ilgili olduğunu zanneder. Bu kesinlikle doğru değil. Bu yazı vesilesiyle bu konuda da sizi uyarmış olalım. İlahi örtünmek iki şeyi kapsar; mahremiyet yerlerinizi örtmek ve tanınmamak. İslam dini açısından bir kadının kapanması ne kadar önemli ise tanınmamasıda o kadar önemli. Örneğin; mahrem yerleriniz kapalı ama toplum tarafından tanınıyor, ekranların önüne çıkıyorsanız İslami açıdan defolusunuz. Keza, mahrem yerleriniz açık ama tanınmıyorsanız, yine İslama göre defolusunuz.

Günümüzün başörtülüleri, başörtüsünün sadece mahrem yerleri kapatmakla ilgili olduğunu zannedip onu taktıkları sürece yeryüzünde istediklerini yapabileceklerini zannediyor. Büyük bir yanılgı içindeler, bizden uyarması. Kadın için ev hayatı cennet, evin dışıda cehennemdir. Örtüsünü alıp erkekler dünyasına atılan kadınlarda örtünmeyi bir fırın eldiveni gibi kullanıyor, takarsam yanmam, yanmaktan kurtulurum diyorlar. Şu tilkiliğe bakarmısınız, eşarbım başımda olduğu müddet serbest ve hürüm, yeryüzünde istediğimi yaparım diyorlar. Şu şeytani zekaya bakarmısınız, ev hapsini bir örtüyle delmeye çalışıyorlar. Dünya hayatın peşinde koşmakta bir mahsur yok, yeterki üstünde bir başörtüsü olsun, öylemi?

Diyorsunuzki, eğer peygamber eşleri başörtüsü taksaydı onlarda yeryüzü süsü ve makamın peşinde koşabilirdi, bir mahsuru olmazdı, öylemi? Nacizane tavsiyemiz; eğer çalışacaksanız başlarınızı açın. İnanın bu sizin için daha hayrlı olur. Başörtüsü İslami bir simge. Eğer başörtüsü takıp iş hayatına atılırsanız bunun vebali size daha ağır olur. İslami simge ve sembolleri Allahın tasvip etmediği
alanlarda sergilemenin bedeli size çok ağır olur. 

5. Bölümde devamı gelecek...






hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar