kadın- kadın, ademoğulların ilk ve son savaşı (1)
Bu yazımız kadınla ilgili yazı dizilerimizin sonuncusu ve tamamlayıcısı. Konumuza bir bayan okurun attığı mesajla giriş yapacağız, sonrası kendi cevabımızla konuyu sizin için toparlayacağız inşallah. Umarız sizin için hayrlı ve aydınlatıcı bir yazı olur. Sizlere hayırlı ve aydınlatıcı okuma dileriz.
"Selam Hocam. Sizin Kadem yazınızı okudum ve şaşırıyorum. Ne kadar da kadın düşmanıymışsınız.Siz hangi dünyada yaşıyorsunuz? Biz kadınlar bayılıyoruk çalışmaya da. Siz ihanet edin şiddet uygulayın bizi evde eşşek gibi çalıştırın sonra da Allah tanınmayın dedi. Bir söz diyeyim size. Kendi kızınız olsaydı böyle dimezdiniz. Kızınıza kocası bunları söyleseydi delirirdiniz emin olun. Aman kızım okusun birden kocasına güven olmaz derdiniz. Net olarak bir kadın düşmanısınız.İranda da sizin gibi erkekler yönetiyor devleti. Ne oldu sonucu iyimi? Arabistandan konuşmuyorum o kadınların aman eşim 4 cü eş almasın diye uyumadıklarını zannediyorum. Türkiyede kadın cinayetlerinde ölen kadınların hepsi ahlaksız tabi. Erkekler haklı .Hep haklı erkekler.Kadınları dövün öldürün. Mağdur hep erkekler zaten. Siz öyle düşünün. Sizlerin erkek gibi yetmemezliğinden kendimiz erkek olup haytımızı kazanmayı seçtik. Gerisine bakarık kiyametde".
Bizim cevabımız: yazıdaki kin ve nefreti, öfke ve hırçınlığı, kötü zan ve iftiraları sizde görüyormusunuz? Ne diyelim bu kadına şimdi arkadaşlar; bizde biraz kötü zan yapalımmı, karşımızda mutsuz, erkekten nefret eden, hayatta kendi ihtirasları peşinden koşmaktan manevi ve ruhsal çöküntüye uğramış, hayattan darbeyi yemiş bir kadın olduğunu söyleyelimmi. Söyleyelim, çünkü İslam karşılıklık üzerine kurulu bir din. "Harâm aylarda size saldıranlara siz de karşılık verin. Çünkü dokunulmazlıklar karşılıklıdır. Size kim saldırırsa, siz de ona aynı şekilde cevap verin. Allah’a karşı gelmekten sakının ve bilin ki Allah takvâ sahipleriyle beraberdir" (Bakara Süresi; 194). Bize sataşırsanız mutlaka cevabını veririz, çünkü bize saldırı yapıldığında biz AK Parti gibi sürekli barış masasına davet eden, sürekli dost olalım kavga etmeyelim deyip sıfır caydırıcılığa sahip, sürekli kazık yiyen ezik tiplerden değiliz, biz Allahın emrettiği gibi kıssas isteyenlerdeniz.
Elbette vakit geldiğinde affetmesini veya bir hatamızda özür dilemesinide şeref biliriz. Dönem dönem hakkımız bölümünü aktif ediyor ve yeni okurlarımızın bizi tanımasını sağlıyoruz, demek hakkımız bölümünü yeniden aktif etme vakti geldi. Üzücü olan bunlar akıllanmıyorda, bu hırs bunları bu azgın ve çirkef ruh haline soktu, fiziksel ve psikolojik çöküntüye uğrattı ve bunlar genç kızlarımıza ben kariyeri ve iş hayatını hırs yaptım, kendi ayaklarımın üzerinde durdum ama, ne aile hayatım oldu ne çocuklarım ve 40 yaşıma geldiğimde fiziki, ruhsal çöküntüye uğradım, ey genç kızlar bu yola başvurursanız bunun sonucunu iyi hesaplayın, hayat dizilerde ve magazin sayfalarında gösterildiği gibi laylay lom değil, zenginlerin yaşamı size örnek olmasın, örnek alacaksanız bizi alın, iş hayatı bizlere neye mal olduğu, bizlerin hayatını örnek alın deyip genç kızlarımızı uyarmaları gerekirken, iblis gibi inat ediyorlar, hayat bunlara vurdukça bunlar daha çok o yolda inat ediyor, iblis gibi başkalarınıda o yolda kandırıyorlar.
Sonuç: kendi helakları, kendileri ile birliktede içinde yaşadıkları toplumun helakı.
İslama ve geleneklerimize saygı duyan kadınlarımıza bir kaç tavsiyemiz ve bilgilendirmemiz olacak, bakınız; İslam dini niyetinize göre hayatınızı şekillendirir. Eğer ben kendi ayaklarımın üzerinde durmak istiyorum der ve o niyetle yola çıkarsanız, yalnızlık içeren bir kader size çizilir. Ne ekerseniz onu biçersiniz misali, benim başka birisine ihtiyacım yok derseniz, hayatınızda yalnızlığa itilirsiniz. Çevrenizde kendinizden başka kimseyi bulamaz, kendi başınıza hayatın zorluklarını göğüslemek zorunda kalırsınız.
Size bir örnek verelim; insan bedenin sağ tarafı erkeği, sol tarafı ise kadını temsil eder. Hayatta dengeyi böyle sağlıyorsunuz, hayatın yükünü ancak bu şekilde kaldırabiliyorsunuz, erkek ve kadın birlikte. Eğer ama ben erkeğe veya kadına ihtiyacım yok derseniz, topal ördek durumana düşüyor, bir bacak bir koldan yoksun hayatı göğüslemek zorunda kalıyorsunuz. Bunun zorluğunuda siz hesap edin. Ben kendi ayaklarımın üzerinde duracağım derseniz, bilinki bunun bir boyutu Allaha şirk, çünkü ben kimseye muhtaç değilim demeye getiriyorsunuz, bir boyutuda bir bacak bir koldan feragat etmek. Bu durumda da hayat size baya koyar hanımlar bizden uyarması.
O gün geldiğinde de ağlayıp sızlamayın, kader şöyle veya erkekler böyle diye isyana girişmeyin, siz kendi ayaklarınızın üzerinde durmak için yola çıkarsanız, size destek (bir kolunuz bir bacağınız) olacak kişileri hayat karşınıza çıkarmaz, hep çürükleri karşınıza çıkarır, o çürüklerde sizi sürekli yarı yolda bırakır, sizi daha çok yalnızlığa itecek darbeleri size vurar. Kalbinizde ne tür niyetler kuruyorsanız, hayatta yaşayacaklarınızda o. O yüzden nelere niyet ediyorsunuz buna lütfen çok dikkat ediniz.
Örneğin; hayrlı bir eş istiyorsunuz değilmi? Soru şu; hayrlı bir eşi hak etmek için siz gereğini yerine getiriyormusunuz. Mesela, hayrlı bir eş olmanın vasıflarını yerine getiriyormusunuz? Bir bayan için nedir bu kriterler? Hayatının merkezine eşini ve çocuklarını oturtmak. Şimdi; siz hayatınızın merkezine iş hayatınızı oturtursanız, gençliğinizden itibaren tüm çabalarınız bu yönde olursa, hayrlı bir eş olmanın İslami kriterlerini yerine getirmiş oluyormusunuz? Olmuyorsunuz. Siz kriterleri yerine getirmiyorsanız, neden Allah o kriteri yerine getiren birisiyle sizi karşılaştırsın? Karşılaştırmaz.
O yüzden, siz ilk önce hayrlı bir eş olmanın şartlarını yerine getireceksinizki, Allah size hayrlı bir eşi nasip etsin. Siz eğer kariyer ve iş hayatına öncelik verirseniz, ben kimseye bağımlı olmak istemiyorum derseniz, bilinki Allah size hayrlı bir eş nasip etmez. O yüzden atalarımız ne demiş, ne ekersen onu biçersin demiş. Hayrlı bir eş olmak için yola çıkarsanız, hayrlı bir eş size nasip olur. Okumak ve kariyer yapmak için yola çıkarsanız, kaderin size nasip edeceğide o olur, bol kariyer ama sıfır aile hayatı. Hayatınıza giren insanlarda sizi sürekli yalnız bırakır, sizi yalnızlığa iten darbeleri vurar. Yani kendiniz dışında kendiniz gibi mutsuz kadınlar dışında kimseyi çevrenizde bulamazsınız. Bu dostane tavsiyeleride doğruları öğrenmeye çalışan, yanlışları ile yüzleşmeye hazır olan, henüz kalplerini nefretle kirletmemiş hanımlara söylemiş olalım.
Şunuda not olarak düşelim; Allahu Teala mecburiyetten ötürü çalışmak zorunda olan bir kadınla, keyfiyat ve nefsi dürtülerden ötürü çalışan kadına aynı muameleyi göstermez. Birisinin çalışmasına göz yumar ve korur, diğerine ise sırtını döner ve ilahi merhametten uzak tutar. O yüzden Allahu Teala doğrudan kadın çalışamaz diye bir Ayet indirmedi, çünkü bazı durumlarda kadın çalışmak zorunda. Şimdi soru şu; siz aç ve açıkta kalmamak içinmi çalışıyorsunuz, yoksa hayatı yaşamak içinmi? Oradan Allahın size nasıl bir muamele göstereceğini çıkarınız.
Bu yazı vesilesiyle bir not daha düşelim; Allah nezdinde cehennemlikler var cennetlikler var. Allahu Teala toplulukları iki kutuba ayırmış, bir tarafta cehennemlikler (halkın zengin ve elit kesimi), diğer tarafta cennetlikler (gariban halk). "Biz hangi ülkeye bir uyarıcı göndermişsek mutlaka oranın varlıklı ve şımarık kişileri: Biz, size gönderilmiş olan şeyi inkâr ediyoruz, demişlerdir" (Sebe Süresi; 34). Örneğin günümüz. Günümüzde de Müslümanların karşısında duran Müslümanlara zulmeden kesim, kendisini elit ve aydın olarak tanımlayan kesim. Bu ilahi kural, eğer bir tarafta inanan varsa, o ülkenin o kavmin önde gelen zenginleri hep buna karşı gelmiş. Örneğin ülkemiz.
Ülkemizde iki kutuba ayrılmış, bir tarafta refah içinde yaşayanlar, diğer tarafta halk. Bizim burada size tavsiyemiz, eğer içinde bulunduğunuz tarafta ülkenizin varlıklı ve şımarık kişileri bulunuyorsa, bilinki yanlış taraftasınız bilinki helaklıkların içinde bulunuyorsunuz. Acilen safhınızı değiştirmenizi tavsiye ederiz, aksi takdirde bilinki onların her işine ortak kılınacaksınız, ahiret hayatında benim bundan haberim yoktu deme şansınızda olmayacak. Şımarıklıkla ilgili Ayetler adı altında internette bir arama yaparsanız, bu konuyu çok iyi anlarsınız. Bu zengin kesimede Allahu Teala, helak durumu dışında yeryüzünde dokunmuyor.
O yüzden, sanat alemi veya magazin dünyası, iş dünyası veya siyaset dünyasında bazı kadınların rahat bir hayat içinde olması sizi özendirmesin. Onlar hayatın gerçeklerini temsil etmiyor. Onlara Allah yeryüzünde dokunmuyor, nice yanlış ve günahlar içinde olsalarda dokunmuyor, onların hesabını ahiret hayatına bırakıyor. Siz kendi çevrenizde kendi mahallenizde çalışan kadınların yaşantısı ve yaşadıkları sıkıntıları kendinize örnek alın, çünkü halkın içinden olanların cezasını Allah bekletmez. Neden? Ders çıkarıp yanlışlarından dönsünler, milletin özünü oluşturan o taban bozulmasın diye. Yakın çevrenize bakarsanız, Allaha karşı gelmenin bedeli ne olduğunu çok net görür ve inşallah oradan dersinizi çıkarırsınız.
Birde n' olur dinimize saygı gösterelim. Uygulamasakta dinin emirlerini sorguya açmayalım. Örneğin; kaçımız beş vakit namazımızı kılabiliyoruz, çok azımız. Kılamıyor olmamız ama, beş vakit namazı sorgulamaya itiyormu bizi? İtmiyor. Kılmam gerek bunu biliyorum, inşallah bir gün banada nasip olur diyor ve namaz kılmıyor olmamızdan ötürü gelen eleştirileri anlayışla karşılıyoruz. Kadın ve iş hayatı hakkında aldığınız eleştirilerede yaklaşımınız bu tarz olsun. Örneğin; İslam dini evde kalmamı daha uygun buluyor ve ben bunu anlıyorum, ama şuanki ortamda çalışmam gerek demeniz apayrı birşey, biz hangi çağda yaşıyoruz, erkeklerin kölesimiyiz deyip İslamı terslemeniz apayrı bir olay. Lütfen her yönüyle dilinize dikkat edin.
Bilhassa kadem ve mor çatı gibi satanistlere hizmet eden kadınların gazına gelip İslama ve geleneklerinize savaş açanlardan olmayın.
Bu işte bir terslik var, yaşantınıza bakın. Öğretmen olan genç hanımlar tüm günlerini başkalarının çocuklarını eğitmek ve büyütmekle geçiriyor. Kendilerine gelince, ya çocuk yapmıyor ya da çocuklarını büyük anne veya bakıcıya teslim edip çocuklarına yetim muamelesi gösteriyorlar. Siz burada bir terslik görmüyormusunuz? Kendi çocuğunuzu kenara itip, gününüzü başkaların çocukları ile geçirmenizde bir terslik yokmu? Siz başkalarının çocuklarına yazma okuma, matematik ve fen öğretirken, büyük anne veya bakıcı çocuğunuzun eline bir tablet veriyor ve çocuğunuz tüm gününü o ekrana bakmakla geçiriyor.
Bu işte siz bir terslik görmüyormusunuz? Görüyorsunuz. Allahın Ayetlerini çiğnediğinizde de bundan hiç mantıklı veya hayrlı bir iş çıkarmı? Çıkmaz. Sebep olduğunuz bu tahribatında hesabı sizden elbette sorulur, cezası size kesilir, hem yeryüzünde hem ahiret hayatında. Çocuğunuzu ve ailenizi, evin içindeki sorumluluklarınızı reddedip dünya süsü peşinden koşmanızdan ötürü, aile ve toplumsal düzeni tahrip etmenizden ötürü elbette bunun hesabı sizden sorulur. Ne uğruna? Hiç uğruna. Ben kendi hayatımı yaşayacağım diyen insanlara lütfen bakın, başkalarının mutluluğu için çalıştıklarını görürsünüz. Kendilerini düşünmek için yola çıkarlar, ama ömürlerini başakalarına hizmet ederek geçirirler. Ne yazık.
Keşke kendi çocukları kendi yuvalarına yatırım yapsalar, sabah akşam onlara çalışsalardı, bu onlar için elbette çok daha hayrlı olurdu. Günümüzde çalışan kadınlar içler acısı bir durumda, nasıl bir hayatın içine sürüklendiklerini nasıl bir yaşantı içinde olduklarının kendileri bile farkında değil.
Hayatı hırs yapan, egolarını erkeklere eşit gören bu kadınlarlada küreselci satanistler top gibi oynuyor. Küreselci satanistler sadece terör örgütleri yetiştirmiyor, bunların bir yatırımıda bu tip kadınlar. Neden, çünkü toplulukları içten yıkmak varken, neden tüm yatırımlarını teröristlere yapsınlar. Bu kadınların nefreti, çirkef ve azgın ruh hali varken neden tüm yatırımlarını silaha yapsınlar. Bu kadınlarıda kime karşı kullanıyorlar? Erkeğe ve Allahın düzenine karşı. Örneğin; küreselci satanistlere göre aile düzeni yıkılması gerek. Kadında aileyi içten yıkmak için kullanılan bir truva atı bir maşa.
En basiti, kadını aile içindeki görevlerinden kopardığınızda aile yıkılıyor. Bir aileyi yıkmak bu kadar basit. Veriyorlar kadına gazı, gerisini kadının nefsi hallediyor. Batı ülkelerinde kadınları peyderpey başbakan yapmaları, kadın girişimci ve he4she gibi toplumsal hareket ve desteklerin altındaki nedende bu. Ülkelerin başına kadınları getirerek tüm kadınlara gaz veriyorlar, bu yüz yıl bizim yüzyılımız, erkeğe karşı başkaldırış, var olan düzeni yıkma zamanı geldi demeye getiriyorlar. Örneğin o kadın başbakanların her biri birer proje çocuğu. Gökteyken kadın, şeytanın bu tuzağına düştü ve gökten kovulmamıza sebep oldu, maalesef kadın akıllanmış görünmüyor, tuzağı yine yutuyor.
Elbette bu tuzağı yutmayan bacılarımız, kardeşlerimiz, ablalarımız ve analarımızda var, onlarda zaten söylediklerimizi üzerlerine alınmıyor, çünkü onlarda gidişittan hoşnut değil.
2. Bölümde devamı gelecek...