• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

dua bölüm 3 (2)- esma, tılsım ve zikirler


2. Bölüm

İslam dini zorluk dini değil, kolaylık dini: Allahla konuştuğunuzu varsayın; Rabbim ben bu sıkıntıları hak etmedim. Allah; ben zerre haksızlık yapmam, başına ne geliyorsa kendi elinle işlediğin günahlardan kaynaklanıyor. Siz; Rabbim bu sıkıntılarımın kaynağı üzerimdeki günahlarmı? Allah; evet. Siz; bu günahları üzerimden kaldırmanın yolu varmı? Allah; var. Siz; nasıl Rabbim? Allah; kefaret orucuyla. Siz; sıkıntımın gitmesi niyetine oruç tuttuğumda, bu sıkıntılarımı giderecekmi? Allah; evet giderecek. Siz; bu kadar basitmi? Allah; evet, bu kadar basit. Siz; benim yıllarca bir uzmandan diğerine sürüklenmem o zaman saçmaydı? Allah; evet, bir cahillikti. Ben kullarıma zorluk çektirmem, kullarım kendilerine zorluk çektiriyor.

Siz; çözümü bu kadar basit olan birşeyi, ben yıllarca boşunamı çektim? Allah; boşuna değil, çektiğin o sıkıntılar üzerindeki günahlara kefaret oldu, fakat çekmek zorunda değildin. Oruçla o günahların kefaretini ödeseydin, o sıkıntıları çekmek zorunda olmazdın. Siz; yaptıklarımın hiçmi faydası olmadı? Allah; hem olmadı, hem sihir boyutuna girerek daha çok günah üzerine çektin. Siz; Rabbim ne yapacağım? Allah; hem yapmış olduğun zikir, esma ve tılsımlar için kefaret orucu tut, hemde sıkıntına sebep olan günahlar için. Olayı anladınız değilmi? O yüzden Allah bilenle bilmeyen hiç bir olurmu diyor; "De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu!" (Zümer Süresi; 9).

Yanlış uygulamalar, peygamberimiz sav ve sahabenin dahi uygulamadığı şeyleri siz almışsınız hayatınızın bir parçası haline getirmişsiniz, bununda elbette size bir bedeli olacak ve oluyorda. Bir türlü sıkıntılarda kurtulamıyor, tam aksi sıkıntıları kar topu gibi gün geçtikçe çoğalıyor. Hocam, ama onca İslam alimi bunları yapmış diyorsanız; geçin o işleri, bizim rehberimiz belli, o da Kur'an-ı Kerim ve peygamberimiz sav. Ayetlerde ve peygamberimizin hayatında görmediğimiz birşeyide birisi eğer yaptıysa, kim olursa olsun, en basit tabirle halt işlemiş. Sizler şıhlarınızın hayatına göre amel etmekte özgürsünüz, bize Ayetler ve peygamberimizin hayatı yeter.


Hocam o ilimler belkide gizliydi ve peygamberimiz o dönem açığa çıkarmak istememiş olabilir: bakınız; kelimelerle kandırılıyorsunz, gizli ilim diye birşey yok. İki tür ilim var; bu dünyaya ait ilimler ve bu dünyaya ait olmayan ilimler. Birisi size eğer gizli ilimlerden bahsederse bilinki bu dünyaya ait olmayan ilimlerden bahsediyor. Bu dünyaya ait ilimlerin peşinde koşmakta size ne kazandırır? Hiçbirşey. Tam aksi size zarar verir. Bu ilimler zaten insan için hayrlı olsaydı, Allahu Teala diğer aleme değil insana indirirdi. Bir ilmi ama Allah bu dünyaya indirmiyorsa, bilinki bu insan için hayrlı değil. Bunun en güzel örneğinide bizzat Musa as'ın kendisi veriyor. Hz Musa ile hz Hızır yolculuğa çıkıyor ve hz Musa, hz Hızır' ın ilmini öğrenmek istiyor. Hz Hızırda sen o ilmi kaldıramazsın diyor ve yolculuğun sonunda da kaldıramadığı ortaya çıktı.

Şimdi; siz hz Musa'dan daha bilge daha olgun daha arınmışmısınızda, hz Musa'nın kaldıramadığı ilimleri öğrenmeye çalışıyorsunuz? Hz Musa ledün ilimlerini kaldıramamış, siz kimsinizde kaldırabileceğinize inanıyor ve o tür ilimlerin peşinde koşturuyorsunuz? Birincisi gizli diye bir ilim yok, bu dünyaya ait ve bu dünyaya ait olmayan ilimler var. Bu dünyaya ait olmayan ilimlerde insanın kaldırabileceği ilimler değil. O ilimleri insanın kaldıramayacağınıda Allahu Teala, Musa as üzerinden bizlere gösterdi. Yoksa siz hz Musa ile hz Hızır'ın yolculuğu öylesinemi Kur'anda anlatıldığını sanıyorsunuz? Bizim alemde gizli ilim yoksa ne var; faydalı ilim var, zararlı ilim var. Gelelim bunların üzerindeki sorumluluğa;


Zararlı ilim gizli tutulmak zorunda, faydalı ilim ise paylaşmayı mecbur kılar: gelelim buradan sizin bahsettiğiniz ilimlere; eğer bahsettiğiniz ilimler sizin anlattığınız kadar gerçektende herkes tarafından bilinmesi gerekiyorsa, gerçektende bu kadar muhteşemse ve insanın yararına ise, o zaman bu bilgiyi peygamberimiz sav veya hz Ali'nin gizli tutma şansı yoktu, çünkü faydalı bir ilim paylaşmayı zorunlu kılıyor. Örneğin; eğer paylaşmazsanız o zaman o ilmin gizli tutulmasından kaynaklı her acı sizin amelinize yazılıyor. Faydalı bilginin böylesine ağır bir vebali var. Eğer peygamberimiz sav ve hz Ali bu ilimleri biliyordu ama paylaşmadılar diyorsanız, o zaman önümüzde iki şık var; onlar bu ilimleri ya hiç bilmiyordu, sizde onlar biliyordu diyerek onlara iftira atmış ve yalan söylemiş oluyorsunuz, ya da biliyorlardı ve gizli tuttular.

Önümüzde iki şık var, ama sizin açınızdan farketmez, hangi şık doğru olursa olsun siz öyle veya böyle suçlusunuz ve ağır bir günahı üzerinize yüklendiniz. Eğer bilmiyorlardıysa biliyorlardı deyip onlara iftira attınız, eğer biliyorlardı ve saklı tuttulursa, onların saklı tuttuğunu siz açığa çıkarmış oldunuz, yani öyle veya böyle ağır bir günahı üzerinize yüklendiniz. Örneğin; velevki sizin dediğiniz doğru ve peygamberimiz sav ve hz Ali bu ilimleri biliyordu ama gizli tuttu, siz yinede yanlış içindesiniz çünkü gizli tutmalarından bu ilmin insan için hayrlı olmadığını çıkarmanız gerekir. Faydalı bir ilim paylaşılmayı mecbur kılar, bilhassa bahsettiniz kişi peygamberimiz sav'sa, dünden paylaşırdı.

Peygamberimizin ümmetinden hayrlı birşeyi gizli tutması zaten mümkün değildi; "O, gaybın bilgilerini (sizden) esirgemez" (Tekvir Süresi; 24). Kısacası; peygamberimiz sav ve sahabenin yapmadığı şeyler, yüz yıllar sonrası birileri tarafından cinler aleminden alınmış ve İslamın içine sokulmuş. Yüz yıllar içinde de bu uygulamalar İslamda kendisine yer bulmayı ve günümüze kadarda ayakta kalmayı başarmış. Bizde Allaha şirke götüren, sihir ve büyü içeren, bizim aleme ait olmayan bu ilimlerin yayılışı ve uygulanmasına artık dur deme vakti geldi diyoruz.


Hocam yer ve gök dua üzerine kurulu, ama? Yer ve gök dua üzerine kurulu değil, ortaya atılan her saçmalığa inanmayın. Yer ve gök denge üzerine kurulu, adalet üzerine kurulu, kıssas üzerine kurulu, merhamet üzerine kurulu yani Allahın vasıfları üzerine kurulu, sizin dualarınız üzerine kurulu değil. Sizin dualarınız sizin imtihanınızın bir parçası o kadar. O dualarda hayr içinde kullanabilinir şer içinde. Allahın Ayetleri nasıl büyü yapımında şer için kullanılıyorsa, sizin dualarınızda şer için kullanabilinir. Örneğin; dualarınızla sihir enerjisi oluşturup yeryüzündeki kadere el atmaya başladığınızda o dualar masum olmaktan çıkıp şer oluyor.

Örneğin; dualarınızı, zikirlerinizi, esmanızı sihir ve büyüye çeviren iki şey var; niyetiniz ve o dua, zikir veya esmayı yüzlerce binlerce tekrarlamanız. Birisi sizden eğer şu kadar şu esmayı şu duayı oku, bu seni şu sıkıntından kurtaracak derse bilinki sizi sihir ve büyüye sürüklüyor. Dua nedir? Taleplerinizi içeren bir dilekçe formudur. Duanızı yaparsınız, sonrası duanız bir dilekçe formu olarak göğe çıkar, sonrada sabırla nasibiniz neyse beklersiniz. Siz ama eğer duanızı aynı anda aynı gün bin defa tekrarlarsanız, o zaman duanız bir dilekçe formundan çıkıp bir "spam" haline geliyor. Spam nedir? Aynı mesajın kopyasını binlerce defa göndermektir. Bunu yaptığınızda da ne oluyor bir siber saldırısı yapmış oluyorsunuz.


Siber saldırı nedir? En basit şekliyle bir yere aynı anda binlerce talep göndererek sistemi kilitlemek demektir. Anlayacağınız sizin yaptığınız dua değil, yaptığınız iş spam yaptığınız iş bir siber saldırısı. Birisi sizden bir kelimeyi, kekeleyen veya özürlü bir insan gibi bin defa iki bin defa tekrarlamanızı istiyorsa bilinki sizi spam ve siber saldırıya sürüklüyor. Kelimeleri tekrarlaya tekrarlaya kaderin akışına bir siber saldırısı düzenlemeye sürüklüyor. Sistemi hacklediğimiz zamanda istediğiniz şeyi alıyorsunuz. Bunada İslamda ne denir? Sihir ve büyü denir. Hani nerede Allaha teslimiyat, duanızı Allaha havale etmek, nerede sabır, hayrlı neyse o olsun gibisine ağzınızdan düşürmediğiniz cümleler?

Nacizane tavsiyemiz, birisi size şunu şu kadar tekrarla derse lütfen o kişilerden uzak durun. Eğer birisi size, şunu elde etmek için şu kelimeleri şu kadar tekrarla derse, bilinki sizi sihir ve büyüye sürüklüyor. Birisi eğer büyülenmiş bir halde sürekli aynı kelimeyi tekrarlıyorsa bilinki dua etmiyor, sihir yapıyor. Değerli dostlar; eğer rızkınız bir dua ile değişecek olsaydı, hiç merak etmeyin Allahu Teala onu size çoktan indirirdi. Kader ama anlık işlemiyor, kaderiniz size inmeden öncesi milyonlarca dua ve amel levh-i mahfuzda süzgeçten geçiriliyor, örneğin 4 nesil atalarınızın ve sizin ömrünüzde ettiğiniz dua ve ameller, başkaların sizin için ettiği dua ve lanetler, bunların hepsi ve dahası hesaptan geçiyor, sonrası kader olarak size iniyor ve indiği zamanda bundan kaçış yok. Eğer arzu ettiğiniz rızık bir duaya kalmış olsaydı, merak etmeyin o çoktan size inerdi.


Kader hakkında uzman olmayanlardan kader hakkında fetva almayın: teşhis koyma eğitimini almayan birisinin sizi tedavi etmesini istermisiniz? İstemezsiniz, çünkü doğru tedavi doğru teşhisten geçer. Örneğin; bir hekim ile bir hemşire arasındaki temel fark, ilaç yazıp yazmaması veya ameliyat edip etmemesi değil, birisinin tanı koyma eğitimi alması diğerinin ama değil. Örneğin; fizik tedavi hekimleri ile fizyoterapistler arasındaki temel fark, birisinde tanı koyma eğitiminin olması diğerininde ama değil. Şimdi; hayr veya şer, size isabet eden herşey neyle ilgili? Kaderle ilgili. Şu kadar şunu okursanız şunu elde edersiniz, şunu taşırsanız şu sıkıntıdan kurtulursunuz diyenlerin kaderle ilgili bilgisi varmı, örneğin kader nasıl hesaplanır bunu biliyormu? Bilmiyorlar.

Kaderin işleyişi hakkında hiçbir bilgisi olmayanlar tarafından da kaderle ilgili sıkıntılarınıza çare aramak ne kadar mantıklı? Hiçte mantıklı değil. Depresyon ilaçları ile ayakta kalan bir millet olduğumuza görede zaten yanlışlarımız kabak gibi ortada. Tornavidayı kullanmasını bilen araba motorunu tamir etmeye, sökmeye kalkışması gibi, zikir ve esma öğrenen, tılsım yazmasını bilen herkes kadere el atmaya başlamış. El attıkları mevzular hakkında herhangi bilgileri varmı? Yok.


Örneğin; kader nasıl çalışıyor bunu biliyorlarmı? Bilmiyorlar? Okudukları zikirler onları nasıl sıkıntılardan kurtarıyor nasıl bereket ve rızıklarını açıyor, bunu biliyorlarmı? Bunuda bilmiyorlar. Enerji boyutunda neleri tetiklediklerini biliyorlarmı? Hayır, bu konuda da hiçbir fikirleri yok. Rızkınız gökte hesaplanıyor, hakkınızda kesinleşmiş bir nasibi, yeryüzünde değiştirmenizin mümkün olup olmadığını biliyorlarmı? Bilmiyorlar. Günlük rızkınız size seher vaktinde iniyor, seher vaktinde indiğini biliyorlarmı? Bilmiyorlar. İndiğinde bu rızkı gün içinde okuduğunuz zikir ve esma ile değiştirmenizin mümkün olup olmadığını biliyorlarmı?

Bilmiyorlar. Varsayalımki zikir ve dualarınızı seher vaktinde yaptınız, rızkınız 4 neslin amelleri doğrultusunda indiğini biliyorlarmı? Bilmiyorlar. Seher vaktinde okuduğunuz dua ve zikirlerle bunu değiştirmenizin mümkün olup olmadığını biliyorlarmı? Bilmiyorlar. Konu hakkında bunlar hiçbirşey bilmiyorsa, ne biliyor o zaman? Birşeyi ne kadar tekrarlamanız gerektiğini biliyorlar. Bunların tüm ilmi bundan ibaret. Tornavidayı nasıl kullanıldığını size öğretiyorlar, motor nereden arızalı, nasıl sökülür, nasıl onarılır, söküldüğünde ne tür sorunlarla karşılaşırsınız bunlar hakkında zerre fikirleri yok. Bir kelimeyi şu kadar tekrarlarsanız şunu elde edersiniz diyorlar size, nasıl elde ediyorsunuz, gerçek sorununuz o'mu, bunun yan etkileri varmı bunları ve dahasını size söylemiyorlar, kendileride bilmiyor zaten.


Dua ediyoruz ve Allah veriyor hocam derseniz; akıl var mantık var, başınıza gelen hayr ve şer kimden gelir, Allahtan gelir, Allah size o musibeti takdir ettikten sonrada, aynı gün o musibeti niye ortadan kaldırsın? Siz bunun altında bir mantık görüyormusunuz? Allah sizin için takdir ettiği bir cezayı, cezanın size ineceği gün niye kaldırsın? Sormazlarmı madem kaldırmayı takdir etti, neden indirdi? Hocam gün içindeki amellerimiz kaderi değiştirebilir; yanlış, kaderiniz günlük belirlenmiyorki günlük amellerinizle değişsin. Geldikmi yine başa, ilim ilim ve ilim, bu insanlar ne kaderin işleyişini biliyor, ne açığa çıkardıkları enerji türünü biliyor ne de tekrarladıkları kelimelerin hayatlarını nasıl değiştiriyor bu konuda bilgiye sahipler. Torna vida kullanmasını bilen herkes maalesef tamirat tadilat işine kalkışmış, bununda hayrla sonuçlanmayacağı çok açık.

Hocam dua etmeyelimmi? Elbette edin, fakat sizin yaptığınız dua değil sizin yaptığınız sihir ve büyü. Dua nedir? Dua acizliğin çaresizliğin bir sembolüdür. Alan tarafta olmaktır. Allaha dilenmek, gururu ayaklar altına almak demektir. Siz ise çaresizlik içinde değilsiniz, Allaha dilenmiyorsunuzda. Siz kendinizi veren tarafa yani haşa Allahın konumuna oturtuyor, kendi rızkınızı kendiniz tayin etmeye çalışıyorsunuz. Bunuda nasıl yapıyorsunuz? Rızık dağıtımını düzenleyen sisteme aynı mesajın kopyasını binlerce defa gönderip (spam), o düzeni işlevsiz hale getirerek. Bunada yeryüzü tabiriyle dua denmez siber saldırı, göğün tabiriylede sihir ve büyü denir. Bir kelimeyi sürekli tekrarlayarak, yüzlerce binlerce tekrarlaya tekrarlaya bir sihir gücü ortaya çıkarıyor sonrada kadere el atıyorsunuz. Bunada dua denilmez, buna büyü denir, kaderi inkar etmek, kaderi reddetmek, kendi kaderinizi kendiniz tayin etmeye çalışmak kaderi zorlamak kaderi manipüle etmek denir.

Dua nedir? Dua sabır işidir. Duanızı edersiniz, sonrası sabırla beklersiniz. Siz ise hemen olsun istiyorsunuz. Dua nedir? Hayrlısını Allahtan dilemektir. Siz ise birşeyin sizin için hayrlı olup olmadığını, hak edip etmediğinize bakmaksızın elde etmeye çalışıyorsunuz. Neden bu konulara giriyoruz, çünkü moda olmuş; şu kadar şunu okursanız şunu elde edersiniz, şunu taşırsanız şu sıkıntından kurtulursunuz gibisine birileri insanları çok fena sihir ve büyülere sürüklüyor. Bu insanların hoşunada gidiyor, çünkü aynaya bakma yok, ibadet yok, kötü alışkanlıklarından vazgeçme yok, tövbe yok, hayatını değiştirme yok, geçmişiyle yüzleşme yok.


Hocam, bir sıkıntıdan kurtarıyorsa bu iyi birşey değilmi? "Sizin için daha hayırlı olduğu halde bir şeyi sevmemeniz mümkündür. Sizin için daha kötü olduğu halde bir şeyi sevmeniz de mümkündür. Allah bilir, siz bilmezsiniz" (Bakara Süresi; 216). Mealen; hayr gibi görünen altında şer olabilir siz bilmez Allah bilir. Kimbilir belkide size sıkıntı gibi görünen şey, aslen sizi daha büyük bir sorundan koruyordur. O yüzden Müslümanlar kaderle uğraşmaz, hayrlısı olsun der ve hesabı Allaha bırakır. Örneğin; bazen bir kız çocuğunun üzerinde o kadar lanet ve beddua varki, bu lanetler 20-24 yaş arasında açığa çıkmaya programlanmış, Allahta bazen bu kişileri o lanetlerden kurtarmak için üniversite sınavlarını geçmesine izin vermiyor, 20-24 yaşları arasında o kız çocuğunu eve bağlıyor. Sınavları geçememesi sizin için şer görünsede, aslında o kız çocuğu için hayrlı.

Kısacası yaşadığınız bir çok sıkıntı aslen sizi daha büyük sıkıntılardan koruyor olabilir. Siz eğer kaderi Allaha değilde, kendi iradenize bırakırsanız, neyin değişip değişmeyeceğini zikir ve tılsımlarla siz belirlemeye çalışırsanız, Allaha şirk koşma dışında, sizi isabet edecek büyük kötülüklerinde önünü açmış olursunuz.

3. Bölümde devamı gelecek...






hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar