cemaatler, ilahiyatçılar ve tarikatlar bölüm 1 (3)- kur'an-ı kerimde nesh varmı?
3. Bölüm
Nesh edildi dedikleri Ayetlerden örnekler
1. Kelime oyunları- Rad Süresi; 39: Kelimeler ile nasıl oyun oynadıklarını, sizi nasıl kandırdıklarını anlamınız için, iki hayali cümle üzerinden size bir örnek vereceğiz; "(1) dün akşam mediamarkt'a gittim. (2) Monitor, klavye ve mouse aldım". Şimdi, bu iki cümleyi arka arkaya sıralanan iki Ayet olarak varsayın. Neshciler şunu yapıyor; ikinci cümlenin içindeki "mouse" kelimesini alıyor, bunun kök anlamı nedir diye bakıyor, sonrasıda o kök anlamından burada aslen bir kemirgen hayvandan bahsedildiğini size söylüyor. Cümle hangi bağlamda kullanılmış ne buna bakıyor ne de cümlenin önüne veya arkasına.
Örneğin; cümlede monitor ve klavyeden bahsediliyor, "mouse" ile burada bir bilgisayar aksesuarının kastedildiği çok net. Bir önceki cümlede de "mediamarkt" geçiyor, yani bilgisayar aksesuarların satıldığı mediamarkt'a gidildiği söyleniyor. O iki cümleden burada bir bilgisayar aksesuarı kastedildiği net olmasına rağmen, neshciler hayır diyor, bir monitor ve klavyanın yanında bir tanede kemirgen alındı, çünkü kelimenin kök anlamı tartışılmaz diyor. Neshcilerin nasıl hareket ettiğini şimdi daha iyi anladınızmı?
Gelelim buradan Kur'an-ı Kerim Ayetlerini nasıl manipüle ettiklerine; "Allah dilediğini siler, dilediğini de yerinde bırakır; ana kitap onun katındadır" (Rad Süresi; 39). Bu Ayet bizlere birşeyin silindiğini anlatıyor, neyin silindiğinide aslında gizemde bırakmıyor cümlenin içinde anlatıyor. Kaderin yazıldığı, Allah katında olan levh-i mahfuzta birşeylerin silindiğini söylüyor. Cümleyi okuduğunuzda, siler kelimesi ile neyin kastedildiğin aslında çok rahat anlıyorsunuz. Neshciler ama kelime odaklı yorum getirdiği için, o kelimenin önüne veya arkasına veya cümleye veya bunun hangi bağlamda kullanıldığına bakmıyor.
Bunlar bir Ayetin içindeki "siler" kelimesini alıyor, kelime hangi bağamda kullanıldı buna bakmaksızın, siler kelimesi ile vahiy sürecinde inen Ayetlerin kastedildiğini söylüyor. Ne kadar ilginç değilmi; "siler" kelimesi ile hepimizin aklına binbir çeşit şey gelebilir, ama bununla Ayetlerin iptal edildiği gelmezdi. Neshcilerin geliyor ama. Buradanda bunların nasıl sapkın bir düşünce boyutuna sahip olduğunu çıkarabilirsiniz. Siler kelimesi ile levh-i mahfuzun kastedildiğini başka nereden çıkarıyoruz? Bir önceki Ayetten; "... Her müddetin (yazıldığı) bir kitap vardır" (Rad Süresi; 38).
Mediamarkt örneği gibi, uzağa bakmalarına gerek yoktu, bir önceki cümleye yani Ayete baksalardı, siler kelimesi ile neyin kastedildiğini rahat çıkarırlardı. Her müddetin yazıldığı Kitap ile levh-i mahfuzun kastedildiğini başka nereden çıkarıyoruz? "Yeryüzüne ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki biz onu yaratmadan önce Kitap'da bulunmasın. Doğrusu bu Allah'a kolaydır" (Hadid Süresi; 22). İslamda kurban, sadaka ile kaderimizde yazılı olan kaza ve belalardan kurtulma inancı var ya, işte silmekle Allah bunu kastediyor.
2. Ayetlerin bütünlüğü- Bakara Süresi; 105-106: değerli dostlar; neshcilerin kavramadığı çok şey var, bunlardan biriside her bir Ayetin bir bütünü temsil ettiği ve bir Ayet iptal edilmek zorunda kalındığında, tümünde bir değişikliğe gidildiği. Her bir Ayet farklı dönemde indiği için, neshciler her bir Ayetin diğerinden bağımsız olduğunu sanıyor. Yanlış! Ayetler Kitap olarak iner ve kitap olarak kalkar. Allah katından da zaten Kitap olarak indi. Ayetler birey olarak değil, bir bütünün parçası olarak iner. Birisini iptal ettiğiniz anda tümü iptal olur, sıfırdan yeni bir Kitap indirmek zorunda kalırsınız. Tevrat ve İncilin iptal olup, Kur'an-ı Kerimin indirilmesi gibi.
Neshciler, Ayetleri bireyler olarak size tanıtıyor, kitaptan bağımsız hareket eden, diğer Ayetlerden bağımsız bireyler olarak size tanıtıyor, Allah ise bireylere değil, kutsal kitabımıza bir bütün olarak vurgu yapıyor. Kutsiyetin o bütünlükte yattığını, şifa ve rehber vasıflarının o bütünlükte yattığını söylüyor. Ayetlerin birisini iptal ettiğiniz anda tüm bu sihir gidiyor. Aslında bunları size anlatıyor olmamız bile bizi rahatsız ediyor, çünkü Ayetleri açıp okuyan herkes sihrin bireyde değil bütünlükte yattığını bilir. Örneğin; siz bir Ayeti şifa adına okusanız bile, o Ayet enerjisini kitaptan alır. Kitap yoksa o Ayetin enerjiside gider. Kitapta enerjisini o bütünden alır. O bütünden bir halkayı çıkardığınız zamanda, kitabın enerjisi yok olur gider.
Gelelim buradan neshcilerin nesh edildi dedikleri bir Ayete; "Herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya unutturursak, onun yerine daha hayırlısını veya onun benzerini getiririz. Allah'ın her şeye kadir olduğunu bilmez misin? (Bakara Süresi; 106). Neshciler bu Ayetin içindeki nesh kelimesini alıyor ve bununla bu Ayetin kastedildiğine inanıyor. Haklılarmı? Tabii ki hayır. Böyle bir saçmalıkmı olur. Allahu Teala dilediği Ayeti hükümden kaldırır ve daha iyisini getirir, fakat bunu yaptığında o Ayetle birlikte diğer Ayetlerde iptal edilir. Vahiy süreci tamamlanmamışken, bundan sonrada peygamber gelmeyecekken, indirdiği Ayetleri Allah neden iptal etsin. Akıl var mantık var.
Burada geçen nesh kelimesi ile bir Ayetin kastedilmesi söz konusu olamaz, nesh kelimesi ile burada kastedilen şey bir kitap. Hangi kitap ve burada bir kitabın kastedildiğini nereden anlıyoruz? Bir önceki Ayetten; "Ehl-i kitaptan kâfirler ve putperestler Rabbinizden size bir hayır indirilmesini istemezler. Halbuki Allah rahmetini ancak dilediğine tahsis eder. Allah büyük lutuf sahibidir" (Bakara Süresi; 105). Bakara Süresi 106 'da bir Ayetin kastedilmediği, Allah tarafından indirilen eski kitapların kastedildiğini bir önceki Ayet, Bakara Süresi 105 'den anlıyoruz. Neshciler ama Ayetlerin önüne ve arkasına, hatta kelimenin önüne ve arkasına bakmadığı için, kıçlarından sallıyorlar. Salladıkları kişide Allah, içinde bulundukları sapkınlığı buradan da çıkarabilirsiniz.
3. Olgunlaşma süreci- içkiyle ilgili Ayetler: örtünmeyle ilgili yazımıza bu paragrafı koymuştuk, o yazıyı okuyanlar burada tekrar yapmış olacak. Tekrar hayr var, umarız istediğiniz ilhamı alırsınız. Şimdi; içkiyle ilgili Ayetleri incelediğinizde Allahu Tealanın konuyu bir Ayetle sınırlamadığı, konuyu bir zaman dilimine yaydığını görüyoruz. Konuyu zaman dilime yaydığınız zamanda konuyu birden fazla Ayete serpiştirmiş oluyorsunuz. İçkiyle ilgili indirilen Ayetler, sırayla şu şekilde indi; (1) "Hurma ağaçlarının meyvesinden ve üzümlerden hem bir içki yapıyor, hem de güzel rızk ediniyorsunuz. Bunda aklı eren kavim için elbette ibret vardır" (Nahl Süresi; 67). (2) "Sana içki ve kumardan soruyorlar. De ki: "Onlarda büyük günah ve insanlar için bazı yararlar vardır. Ancak günahları yararlarından daha büyüktür" (Bakara Süresi; 219).
(3) "Ey inananlar! Sarhoş iken ne dediğinizi bilinceye kadar, sakın namaza yaklaşmayın" (Nisa Süresi; 43). (4) "Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar, fal okları şeytan işi iğrenç şeylerden ibarettir. Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz" "Şüphesiz şeytan içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi?" (Maide Süresi; 90-91).
İçki kötüyse, neden Allahu Teala bir Ayetle olayı kesip atmıyor? Değerli dostlar; Kur'an-ı Kerim bir hikaye kitabı değil, Kur'an-ı Kerim yeryüzü hayatımızda bize rehberlik etmesi, karşılaştığımız sıkıntılarda bize çözüm yolu sunması, dertlerimize şifa olması için indirilen bir ilk yardım kiti. Nasılmı? Örneğin; içkiyle ilgili Ayetler.
Allahu Teala içkiyi ilk günde haram kılmayarak, yasaklanma sürecini bir zaman dilimine yayarak bağımlılık içeren vakalarda nasıl davranmamız gerektiğini bizlere gösteriyor. İlk önce içkinin bir nimet olduğunu anlatıyor. Anlatıyorki herşeyin (hayr ve şer) Allahtan geldiği bilinsin. Sonrası bunlarda sizin için bir kısım zarar var diyor. Bununla insanlar düşünmeye itiliyor, birşeyin zararı bilince taşınıyor. Sonrası sarhoşken namaza yaklaşmayın diyor. Sarhoşken namaz kılamazsınız diyerekte, kişiyi ibadetle içki yani iyi ve kötü arası bir tercih yapmaya itiyor.
Dikkatinizi çektiyse henüz zorlama yok. Bir anda kişinin hayatına müdahale etme diye birşey yok. Bu ana kadar içki henüz haramda değil. Allah katından zorlayıcı bir emir (haram) gelmeden, müslümanların kendi iradeleriyle içkiden vazgeçmesi bekleniyor. Müslümanlar namaz kılmak için içkiden uzak durdukçada, müslümanların bedenlerinde belirli bir detoks gerçekleştikten sonrada, Allahın son hamlesi geliyor, içki bir şeytan işidir deyip konuyu harama bağlıyor. Bir yasa nasıl belirli bir tarihte yürürlüğe giriyorsa, son Ayetlede içki bir haram olarak yürürlüğe giriyor.
Şimdi; Maide Süresi 90-91 'le içki haram kılınınca, içkiyle ilgili diğer Ayetler iptalmı edildi? Hayır. Birşey iptal olabilmesi için, onun hükmü ortadan kalkması gerekiyor, burada da böyle birşey söz konusu değil. Örneğin; bir önceki Ayetler nimetten, zarardan, sarhoşken namaza yaklaşmamadan bahsediyor. Bunlara itiraz edeniniz varmı? Yok. O zaman, demek Ayetlerin hükmü halen yürürlükte.
Özetlersek: Kur'an-ı Kerim Ayetlerini iptal edenler, Kur'an-ı Kerimden zerre nasibini almamış tipler; "Allah'ın ayetlerine inanmayanlar, yalan söylerler, iftirada bulunurlar, onlardır yalancıların ta kendileri" (Nahl Süresi; 105). Vereceğimiz bu örneklede konumuzu özetleyelim inşallah; üst üste tuğlalardan yapılmış bir eser düşünün, bir tuğlayı çıkardığınızda tüm eserin çöktüğü bir eser, Kur'an-ı Kerim işte böylesine çok ince işlenmiş bir eser. Allahu Teala bireylerden bir bütün oluşturmuş. Her bireyin varlığıda diğerine bağlı. Hepside matematiksel bir hesaplamaya göre işlenmiş. Her bir kelime her bir harf bir rakamı ifade ediyor, bu rakamlar üzerinede kutsal kitabımız belirli sırlara şifrelenmiş.
Böylesine ince bir kurguda da siz bir virgülü bir harfi çıkardığınızda ne olur? Kitapla ilgili hiçbir hesaplamanız tutmaz. Birisini çıkardığınızda iplik sökülür gibi hepsi sökülür. Anlayacağınız, bırakın bir Ayeti, kutsal kitabımızın içinden bir kelimeyi daha çıkardığınızda hiçbir hesap tutmuyor. Anlattıklarımızı ebced hesabı ile uğraşanlar daha iyi bilir. Bir Ayetin İptal edilmesi söz konusu olamaz, çünkü o Ayet olmazsa o Ayete dayalı o Sürede eksiklik meydana gelir, o Süre eksik kalırsa, o Süreye dayalı Kur'an-ı Kerimde bir eksiklik meydana gelir, böyle bir durumda da Kur'an-ı Kerimin içerdiği tüm formüller tüm ayrıcalığı tüm kutsiyeti kaybolur gider.
Eğer bir Ayet iptal edilirse bilinki kitabın tümü iptal edilir. Bir Ayet demek bir bütün demek. Neshciler mahallenin delileri olduğu için, onlar her bir Ayetin diğerinden bağımsız olduğunu düşünüyor, onlar nereden bilsin hesap, bütünlük vs. Ayetler tane tane indi ya, her biri diğerinden bağımsız indi ya, onlar sanıyorki, hadisler nasıl toplandı ve Kitap haline getirildiyse, Ayetlerde öyle toplandı ve kitab haline getirildi. Adamlarda kafa yok, bilmiyorlar Ayetlerin melekler katına bir kitap olarak indirildiği, yeryüzünede o Kitaptan tane tane bize okunduğunu;
"Bunlar Allah’ın ayetleridir. Onları gerçek bir şekilde sana okuyoruz. Hiç şüphesiz sen, gönderilmiş peygamberlerdensin" (Bakara Süresi; 252). Yani Ayetler bize inmedi bize okundu. Gökten size okunan birşeyide sizin değiştirme şansınız yok, çünkü kitabın ana metni elinizde, yeryüzünde değil. Kutsal kitabımızın bize okunmuş olması, kendi başına nesh inancını çürütmesi için yeterli aslında. Şimdi soru şu; bir insan bir çok şeyi bilmiyebilir, kim ama Allaha kafa tutacak kadar ileriye gider, kim Ayetlerin açığını ve kusurunu arayacak kadar ileriye gider, kim Allahın Ayetlerini inkar edecek kadar ileriye gider.
İşte bizce asıl sorulması ve üzerinde durulması gereken nokta bu. Bir Ayeti inkar eden birisiyle Kur'an-ı Kerimi bir bütün olarak reddedenin arasında bir fark varmı? Allah nezdinde yok; "Gerçek şu ki, Allah’ın ayetlerini inkâr edenler için şiddetli bir azap vardır. Allah Güçlüdür, intikam sahibidir" (Al-i İmran Süresi; 4). Neshciler kafadan sallıyor, sonuçlarını hesaplamıyorlarda, örneğin; siz Kur'an-ı Kerimin içindeki bir Ayetin iptal edildiğini iddia ederseniz, başka biriside çıkar ve Ayetlerin bazısı kitaba eklenmedi der. Hiç olmadık yere, Allahu Tealanın kusursuz ve eksiksiz dediği Kur'an-ı Kerimi sorguya açmış olursunuz. Koruyan kollayan biziz diyen Allahı takmamış, kutsal kitabımızı İncil ve Tevrat gibi tahrifata uğramış bir kitap olarak görülmesini sağlarsınız.
Bununda hesabı sizden gani gani çıkartılır bizden söylemesi. Ağzınızdan çıkacak kelimelerin nereye uzandığını çok iyi hesap edin. "Allah'ın ayetlerini az bir değere sattılar ve O'nun yolundan alıkoydular. Onların yaptıkları gerçekten ne kadar kötüdür!" (Tevbe Süresi; 9).