cemaatler, ilahiyatçılar ve tarikatlar- nurcular ve müceddid kavramı (2)
2. Bölüm
Said nursi ve gayp
- Maneviyat ve şahsiyet iddiası: nurcular diğer alimlerin şahsiyetlerine, said nursinin ise maneviyatına o ilmin indirildiğine inanır. Bu fantestik cümlelerle neyi kastediyorlar? Başkaları kendi ilimiyle, said nursi ise vahiyle yazdı demeye getiriyorlar. Haklı olabilirlermi; evet olabilirler, fakat böylesine bir iddiayı ortaya atmak için salak oğlu salak olmanız gerek. Böylesine ağır bir iddiada bulunduklarına göre, demek bunlar topluca salak. Olayın vahamiyetini anlamanız için; ilim ona vahyedildi derseniz, o ilimleri kendi çabası ile elde etmediğini ima etmiş oluyorsunuz. Peygamberimiz sav gibi ümmi olduğunu iddia etmiş oluyorsunuz. İlim öğrenmek için verdiği o kocaman ömrü bir anda yok sayıyorsunuz. Başka alimler kendi emek ve alın teriyle o eserleri ortaya çıkardı, said nursi ise kopya çekti demeye getiriyorsunuz. İnanın bununla ne kendinize ne de said nursiye iyilik ediyorsunuz.
İki; vahiy demek gayptan bilgi edinmek demek. Gayptanda iki tür bilgi gelir, cinni ve rahmani. Bunun rahmani olamayacağına göre, çünkü rahman zaten Kur'an-ı Kerimi indirmiş, neden bir başka eser daha indirsin, o zaman geriye cinni kalıyor. Birisi buna yazdırdı dediğiniz an, bilinki cinler tarafından yazıdırıldı demeye getiriyorsunuz. Böylesine bir küçük düşürmeyide kim kendisine yakıştırır; salaklar. Herhalde bu bilgilerin rahman tarafından indirildiğine inanacak kadar imanda yoksun değilsiniz? Eğer gerçektende Allahtan geldiğine inanıyorsanız, o zaman risaleleri Kur'an-ı Kerim gibi kutsal bir kitap, said nursiyide Kitap indirilen peygamberler konumuna oturtmuş oluyorsunuz bilginize. Belki risaleleri diğer beşeri eserlerden farklı olduğunu ima etmek için bunu yapıyorsunuz, said nursinin diğer alimlerden daha üstün olduğunu yani kendi cemaatinizin FARKLILIĞINA vurgu yapmak, mürit çekmek için bunu yapıyorsunuz, ama yaptığınız bu iş bir sapıklık bizden söylemesi.
Kaldıki, başka birisi ona söyledi o da kaleme aldı demeniz zaten, bizim gibilerin tezlerini haklı çıkarıyor, said nursinin aslen ilimden yoksun birisi olduğu tezimizi. Kendi elinizle kendinizi küçük düşürüyorsunuz. Said nursiyi seviyorsanız, gayp boyutlarına hiç girmeyin. Kendisi bunu söylemiş olsada bunu bir sır olarak kabul edin ve bunu kimseyle paylaşmayın. Başkası yazdırdı dediğiniz an öyle veya böyle kendinizi ve said nursiyi küçük düşürüyorsunuz. Kopyacıya kimse saygı göstermez bilginize.
- Kendisine inen bilgiler rahmani olamazmı? Peygamberimize gelen vahiyler rahmaniydi, siz bizimkinlerde rahmani derseniz Allahın vahiy yoluyla ikinci bir kutsal Kitap indirdiğini ima etmiş oluyorsunuz, bu iddianızın vebal boyutunu lütfen düşünün. Meleklerde hür irade olmadığı için onlar sadece Allahın iradesiyle hareket eder. Eğer siz melekler vasıtasıyla bu Kitap yazdırıldı derseniz, bunun bir Allah Kitabı olduğunu iddia etmiş oluyorsunuz, yani said nursiyi kendisine kitap indirilen bir peygamber konumuna oturtuyorsunuz, risaleleride Kur'an-ı Kerimin yerine, bu inançta sayın okurlarımız sizleri birer sapık yapar.
- İlham olarak inmiş olamazmı? Olamaz cünkü ilham var olan bir ilmin üzerine indirilir. Arkadaşlar; herhangi bir kavramı kullanmadan öncesi o kavramın tanımını yapın. Örneğin; ilham nedir, hangi şartlar altında iner vs ilk önce bunun tanımını yapın? Kavramların tanımını yapmadan kullanırsanız çok yanlış yerlere itilirsiniz. Örneğin; ilham inebilmesi için bilgi gerekli. Bir konu hakkında bir altyapıya sahip olduğunuzu ve bu bilgileri derinleştirmek icin kafanızı yorduğunuzu düşünün, o kafa yorma esnasında inen düşüncelerede ilham denir. İlhamın inebilmesi için, bir; konu hakkında bir altyapıya sahip olmanız gerekiyor ve iki; o yolda ilminizi ilerletmek için emek sarfetmeniz gerek. Altyapı ve emek sarfetme olmadan ilham inmiyor. Bahsettiğiniz konular hakkında hiçbir altyapınız yoksa, o altyapıyı elde etmek için emekte sarfetmiyorsanız o zaman ilham inmez. Aklınıza düşen fikirler ya saçmalama olur ya da kopya çekmek.
Şimdi; said nurside yazdığı konuların alt yapı eğitimi varmıydı ve o ilimleri geliştirmek için emek sarfettimi? Buradan onun ilham alıp almadığını çıkarırsınız. Bahsettiği konular hakkında bir yerlerde eğitim aldıysa, ömrünün geri kalanında da o ilimleri geliştirmek için çaba sarfettiyse o zaman risaleler onun kendi eseri. Bu durumda gayptan kopya çekti deyip ona iftira atmayın, onun çalışmasına saygı duyun. Eğer yazdığı konular hakkında eğitim almadıysa, öğrenmek için çabada göstermediyse o zaman bilinki ilham burada söz konusu değil. Said nursi için hangisi söz konusu? Risalelerin kendi eseri olmadığı, ilhamla inmediği seçenek daha ağır basıyor. Rahmani değil ilham değilse, ne? Geriye tek bir şık kalıyor, o da kopya çekmek. Nereden kopya çekti? Cinler aleminden. Kaldıki, siz ilhamdan bahsetmiyorsunuz zaten, siz yazdırıldı diyorsunuz.
Yani birileri o bilgileri ona vermiş. Kim? Cinler! Yazdıran rahmani olamayacağına göre, gayp aleminden geriye sadece cinler kalıyor. Bu bir iftira derseniz; hayır, iftira olamaz çünkü bu seçeneği siz bizim önümüze koyuyorsunuz. Gayptan geldi dediğiniz an iki şık var ya rahmani ya da cinni. Rahmani olamaz çünkü Allahın yazdırdığı bir kitap zaten var (kuran-ı kerim), geriyede cin kalıyor. Özetlersek; cinler aleminden bir eseri getirdiler said nursiye bunu yazdırdılar, sizleride buna biat eder hale getirdiler. Cinler aleminden gelen bir kitabı, Allah katından gelene (kuran-ı kerim) daha üstün tutacak konuma getirdiler sizi. Risalelere harcadığınız zamanın binde birini kur'an- ı kerime harcamıyorsunuz. Bu da içinde bulunduğunuz sapkınlığın boyutunu size göstermeli. Sizden fetö gibi hainlerin çıkmasına şaşırdıkmı? Hiç şaşırmadık.
- Mehdilik hareketi: nurcular mehdinin soyut bir kavram olduğuna inanır, öyle birisinin çıkacağına inanmaz. Onlar mehdiliğin bir şahıs değilde bir topluluğun hareketi olduğuna ve bununda kendi hareketleri olduğuna inanır. Buradan çıkaracağınız anlam şu, bir; nurcular mehdiliği kendilerine yakıştıracak bir sapkınlık içinde olmaları. İki; bu hareketin içinden daha nice fetö vari görtülenmelerin, mehdilik iddiasında bulunan şahısların çıkacağı gerçeği. Örneğin; fetö örgütü nurcuların sadece bir kolu. Yeni asya gurubu gibi içinde daha nice fetö benzeri, bazıları uyuyan bazıları aktif hücreler bulunuyor. Birileri eğer kendisini mehdilik makamına yakıştırabiliyorsa, bilinki o oluşumdan devleti ele geçirmek isteyen daha nice hücre evleri çıkar.
O kibir ve üstünlük egosu, yeryüzüne sahiplenme duygusu o oluşumun havasını teneffüs eden herkese siner ve o yolda onlara herşeyi yaptırırda. Vatana, millete ve İslama ihanet dahil. Mehdi bir şahısmı değilmi, eminizki yakında bunu görürler!
Said nursi ve müceddid iddiası
1) Müceddid kavramı dini yenileyici birisi için kullanılır, bırakın son yüz yılı, son bin yıl içinde İslam yenilendimi? Hayır! Müceddid kavramı dini kuvvetlendirici birisi için kullanılır, bırakın son yüz yılı, son bin yıl içinde osmanlı padişahları dışında İslamı kuvvetlendirici bir figür çıktımı? Hayır! Tam aksine İslam mezheplere, mezheplerde daha küçük tarikat ve cemaatlere parçalandı. Müceddid kavramı din içindeki hurafeleri söküp çıkaran birisi için kullanılır, son yüz yıl veya son bin yıl içinde İslamın içine yayılmış onca farklı hurafeleri ortadan kaldıran birisi çıktımı? Hayır! Tam aksine haşhaşiler ve fetö gibi nice sapık akımlar ortaya çıktı. Müceddid kavramı gözle görülür mucizeler getiren birisi için kullanılır, siz yüz yıl veya son bin yıl içinde ölüleri dirilten, ayı veya denizi ortadan yaran birine tanık oldunuzmu?
Hayır, hayır ve hayır. Ne son yüz yıl ne de son bin yıl içinde bu vasıflara sahip birisi yeryüzüne indi, ama siz yinede indiğini iddia ediyorsunuz. Siz, sizden başka kimsenin tanımadığı sizden başka kimsenin ilgilenmediği birisini almışsınız ve onu bütün alemlere elçi kılmışsınız. Yaptığınız bu iş çok fena bir iş bizden söylemesi.
2) Madem inancınızın temelini bir hadise dayandırıyorsunuz; "Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dinî işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir- Hadis" ve her ortamda bu hadisi öne atıyorsunuz, madem hadislerin doğruluğu hakkında bir tereddütünüz yok, o zaman soru şu; başka bir hadise görede Müslümanlar 73 fırkaya ayrılacak ve bunlardan sadece biri hak olacak. “Dikkat ediniz! Sizden önce Ehl-i Kitap olanlar 72 fırkaya bölündüler. Kuşkusuz bu ümmet de 73 fırkaya ayrılacaktır. Bunlardan 72’si Cehennemde, biri Cennette olacaktır- hadis”.
Bu hadisi nereye oturtacaksınız? Siz bu iki "hadis" arasında bir çelişki görmüyormusunuz? Bir hadise göre Müslümanları her yüz yıl birleştiren, hurafe inançları ortadan kaldıran birisi çıkacak, diğer hadise göre ise Müslümanlar sürekli farklı fırkalara ayrılacak. Bir hadis İslamın sürekli bölüneceğini iddia ediyor, diğeri ise sürekli birleştirileceğine. Hangisine inanalım?
3) Her yüzyıl dini yenileyici birisinin geldiğine inanıyor ve bunu her ortamda savunuyorsunuz, o zaman size çok basit bir soru; son bin yıl içinde her yüzyıl gelen yenileyicileri bizlere sayarmısınız? Böylesine ağır bir iddiada bulunuyorsanız, bunun araştırmasınıda yapmışsınızdır herhalde. Havadan sudan böylesine vebali ağır bir iddiayı ortaya atmıyor, sahip çıkmıyorsunuzdur herhalde. Oradan buradan kıvırmadan son bin yıl içinde gelen müceddidleri sayarmısınız lütfen! Sayamıyorsunuz değilmi, ama bu yinede sizi insanları yüzyılın müceddidi ilan etmekten alıkoymuyor. Gerçektende çok ağır vebal yükleniyorsunuz omuzlarınıza.
4) Her yüz yıl dini yenileyen birisinin geleceğini söylüyorsunuz ve bir saniyeliğine bunun böyle olduğunu kabul edelim, gerçektende her yüz yıl birisinin gelip dini yenilediğini, hurafeleri söküp aldığını varsayalım, bu durumda ama aklımıza şu soru geliyor; madem dinimiz o yüz yıl yenilendi, bir sonraki yüz yıl başka birisini göndermenin anlamı ne? Kişi İslamı yenilediyse, onun vefatı sonrası, başka bir yenileyici göndermenin altındaki ilahi mantık ne? Hiçbir mantık yok. O yüzdende bu inançlar hurafe. Soru sora sora mantıksızlığı nasıl açığa çıkardığımızı görüyormusunuz?
5) Her yüzyıl birisinin geldiğini iddia ediyorsanız, o zaman size basit bir soru; neden bu yüzyılın alimine tabi değilsiniz? Müceddid inancı yaşadığınız yüz yılın alimine tabi olmayı gerektirir, bir önceki yüzyılın alemine değil. Eğer her yüzyıl bir müceddid geliyorsa, o zaman siz bu yüzyılın müceddidine tabi olmanız gerekmezmi? İnancınıza göre gerekir! Sizin inancınıza göre şuan geçen yüzyıldan daha hak daha doğru olan birisi yaşamakta. Günlerinizi hükmü geçmiş eserler ile geçirmek yerine, o yeni rehberi aramanız gerekmezmi? İnancınıza göre gerekir. Tabi uyanıklık yapar ve said nursiyi son müceddid ilan ederseniz, o ayrı, o zaman yüz yıllar boyunca onu yad etmeye devam edersiniz. Ya ama gelirse ne olacak, örneğin hz mehdi gelirse ne olacak? Hapı yutacaksınız. Yalanlarınız ve iftiralarınızla cehennemi boylayacaksınız.
Değerli dostlar; kavramları nasıl manipüle ettiklerini görüyormusunuz? Müceddid kavramı ile sizi yemliyorlar, sonrası o kavramı iptal ederek bir ömür sizi o kapanda tutuyor, kendi inançlarına mahkum kılıyorlar. Sizde bunu yutuyorsunuz, bundan sonra nasıl olsa başka birisi gelmeyecek, demek kıyamete kadar doğru fırka bu diyor ve onların kul kölesi oluyorsunuz. Ne güzel kurmuşlar tuzağa değilmi? Eee, Kur'an-ı Kerimden daha fazla başka bir kitaba ilgi ve saygı gösterirseniz, bu sapkın hallere düşmenize şaşmamak gerek.
3. Bölümde devamı gelecek...