• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

bilinmeyenler ve bilinmesi gerekenler............     
"Allah: Elbette ben ve elçilerim galip geleceğiz, diye yazmıştır. Şüphesiz Allah güçlüdür, galiptir" (Mücadele Süresi; 58).


 




kefaret oruçları ve 10 gün
örtünme vs temiz kalp
gıybet ve kurtcuklar
sihir ve örümcekler

aile bölüm 3 (2)- muta evliliği veya geçici evlilikler İslamda varmı?


2. Bölüm

Ya örtünüp çalışan kadınlar? İslam dini örtünmeden bahsederken bununla sadece bir çarşafı bir dış örtüyü kastetmez, aynı zamanda takva örtüsünü kasteder. "Ey Âdem oğulları! Size hem edep yerlerinizi örtecek bir elbise, hem de giyinip süsleneceğiniz bir elbise indirdik. Takvâ elbisesine gelince, en güzel ve en hayırlı elbise işte odur. Bunlar, insanlar düşünüp öğüt alsınlar diye Allah’ın indirdiği âyetlerdendir" (Araf Süresi; 26). Kadınların başlarını örtüp sonrası iş hayatına atılması onları bu yanlıştan temize çıkarmıyor, tam aksi, amellerine İslamı sembolleri alet ettikleri için daha fazla günah yükleniyorlar. Allah örtünmeden bahsederken; sadece dış giysisinden bahsetmiyor, takva örtüsünde de bahsediyor, esas önemli olanın o olduğunu söylüyor, bu kadınlarda buradan kaybediyor.

Ya kişinin kendi işi olursa? Onlarda hangi mal uğruna çalışıyorsa, o malın kölesi oluyorlar. 


Hocam bu kadına haksızlık değilmi? Bu sizin hayata bakış açınıza bağlı, siz bardağı yarı dolu görenlerdenmi yoksa yarı boş görenlerdenmisiniz. Örneğin bu dünya geçici, buraya fazla takılmaya ve kök salmaya değmez diyenlerdenmisiniz, yoksa ben bu dünyaya geldim, burada hayatı son damlasına kadar yaşayacağım ve tadını çıkaracağım diyenlerdenmisiniz. Eğer bu dünya geçici diyenlerdenseniz, o zaman Allahın sizi evde tutması sizi rahatsız etmemeli. Eğer ama hayatı yaşayacağım diyenlerdenseniz, o zaman Allahın bu sözleri sizi rahatsız edebilir. Bu soruya cevap getirmeden öncesi, Allahlamısınız yoksa değilmisiniz buna karar verin. Allahlasanız o zaman kararlarına boyun eğin. 

O zaman insan ilk önce bu dünyamı, ahiret hayatımı ilk önce buna karar vermesi gerekiyor? Aynen. "Kim ahiret kazancını istiyorsa, onun kazancını arttırırız. Kim de dünya kârını istiyorsa ona da dünyadan bir şeyler veririz. Fakat onun ahirette bir nasibi olmaz" (Şura Süresi; 20). Kural basit; yeryüzü ve ahiret hayatı bu ikisi bir arada olmuyor, ne kadar bu dünyaya bağlanırsanız o kadar ahiret hayatından kopuyorsunuz. İnsan ilk önce bu hayatmı, yoksa ahiret hayatımı buna karar vermesi gerekiyor. O yüzden mesela kadın çok şanslı, çünkü bu kararı Allah kadın adına vermiş, evde kal diyerek kadını doğrudan ahiret hayatına yönlendirmiş. Ne kadar çok bu hayattan nasipleniyorsanız, o kadar ahiret hayatınızı kaybediyorsunuz, buradan da siz anlayınki, kadın evde tutularak aslında korunuyor.

Örneğin; erkekler çalışıyor ve bunu birer köle olarak yapıyorlar. Allah mesela köleliği erkeğe layik görmüş ama kadına değil. İş hayatında erkeğin maruz kaldığı aşağılanmaları, ezilmeleri, fiziki ve duygusal yıpranımları veya mirastaki haramları ve yükleri erkeğe layık görmüş ama kadına değil. Bir kadına evde kalın deniliyorsa, mirastan az pay veriliyorsa bilinki burada kadına haksızlık değil, pozitif ayrımcılık yapılıyor.


Kadını evde tutarak Allah başka neyi murad etmiş; kadını temize çıkarmak. "..Ey Peygamberin ev halkı! Allah, sizden ancak günah kirini gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor" (Ahzab Süresi; 33). Örneğin sizin üzerinizde öyle yükler varki bu yükler iş hayatına atıldığınızda, dışarı çıktığınızda aktif olacak, Allahın bir emrini yerine getirerekte, evde kalmak, siz bir sevap kazanıyor o sevaplarınızda o yüklerinize kefaret oluyor, evde oturarak kendinizi temizlemiş oluyorsunuz. Belkide kadının kendisine sorması gereken ilk soru bu hayatmı, ahiret hayatımı sorusu değil, belkide kendisine sorması gereken ilk soru; Allaha güveniyormuyum, güvenmiyormuyum sorusu. Allaha güvenen birisi çünkü Allahın emrettiklerini sorguya çekmez, bilirki Allah sadece kendisinin iyiliğini istiyor.

Allaha güvenen birisi ne mirastan kendisine düşen az payı dert eder, ne de erkeğin yönetici kılınmasından. Allah bana kıyak geçmiş, sorumlulukları bana değil, erkeğe yüklemiş der ve hayatın kargaşasından kavgalarından zorluklarından sıkıntılarından uzak, evinin huzuru içinde hayatın tadını çıkarır. O yüzden belkide kendinize sormanız gereken ilk soru bu; Allaha güveniyormusunuz, güvenmiyormusunuz?


Allahu Teala bu konuları neden doğrudan anmıyor? Anmıyor, çünkü anarsa bu herkesi bağlar, istisnalara izin verilmez. Örneğin bazı kadınlar hayat şartlarından ötürü çalışmaya itilecek. Bu kadınlar hayat süsünden pay almak için değil, hayatta kalmak için çalışacak. Bu istisnalara izin vermek, onların çalışması aleyhlerine yazılmaması içinde Allah bu konuyu doğrudan anmıyor. Eğer Allah doğrudan yasaklarsa, kadın iş hayatına atılamaz derse, bu bir kural olur ve herkesi bağlardı, istisnalara yer verilmezdi.

Normal şartlar altında kadın çalışamazmı? Çalışabilir, ama bunun için menopoz sürecine kadar sabretmesi gerekiyor. Kadının ay başı bittiğinde çalışma konusundaki engellerde kalkıyor. Bunu nereden biliyoruz, ay başı ile ilgili Ayetten biliyoruz. "Ey Muhammed! Sana kadınların ay başı halinden de soruyorlar. De ki: O bir eziyettir Onun için ay başı halinde oldukları zaman kadınlardan çekilin ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın..." (Bakara Süresi; 222). Kadın temizleninceye kadar erkek nasıl o kadından uzak durması gerekiyorsa, kadın temizleninceye kadar o da dünyadan uzak durması gerekiyor. Ayetler hakkında size aktardıklarımızdan şunu artık net çıkarmalısınız, bazen Allah bilgileri doğrudan veriyor, bazende dolaylı yoldan.

Örneğin; kadının ay başını Allah eziyet olarak tanımlıyor, buradan anlıyoruzki kadın bir infaz sürecinden geçiyor, o infaz süreci içinde de kadından uzak durulması gerekiyor. O infaz süreci kalktığı zamanda erkek nasıl kadına yaklaşabiliyorsa, kadının ay başı süreci tamamen kalktığında (menopoz) kadın da dünya ya yaklaşabilir.


O yaşa geldiğinde dünya nimetlerine yaklaşabileceğini başka nereden anlıyoruz; hayat şartlarından. O yaşa geldiğinizde hem çocuklarınız büyümüş ve evden çıkmış oluyor, hem siz dış dünyayı kaldırabilecek olgunluğa erişmiş oluyorsunuz. Rahat kanabilen, rahat yanlışlar yapabilen o genç ve toy kız çocuğu gidiyor, yerine olgun ve hayat tecrübeleri ile dolu birisi geliyor. İşte o kişiyede Allah dünyaya açılabilirsin diyor. Açılmak zorundamısınız; hayır, bunları Allahın size sunduğu seçenekler olarak göreceksiniz, size sunulan bu seçenekleri değerlendirip değerlendirmemekte size kalmış. Mesela kendinize peygamber eşlerini örnek alıyorsunuz o zaman peygamber eşlerine denileni yapabilirsiniz, evde oturup hayatınızın son dönemlerin tadını öylesinede çıkarabilirsiniz.

Annelik kavramını biraz daha açarmısınız? O zaman nokta atış yapalımki hepiniz anlayasınız; peygamberlerin eşleri bizlerin neyidir? Anneleri. "Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de mü’minlerin analarıdır..." (Ahzab Süresi; 6). O yüzden mesela peygamber eşi ile birinin evlenmesi büyük bir günah, çünkü annesi ile evlenmiş sayılıyor. "..Allah’ın Resûlüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır" (Ahzab Süresi; 53). Ümmetin bu annelerinede Allah ne diyor; "Ey peygamber! Eşlerine şöyle de: “Dünya hayatını ve güzelliklerini istiyorsanız gelin size bir şeyler vereyim sonra da güzellikle sizi serbest bırakayım" (Ahzab Süresi; 28). Sonrası devam ediyor; "Evlerinizde oturun; eski Cahiliyye'de olduğu gibi açılıp saçılmayın; namazı kılın; zekatı verin; Allah'a ve Peygamberine itaat edin..." (Ahzab Süresi; 33)

Biz bu Ayetten anlıyoruzki anneler evde oturması gerekiyor, ki olması gerekende zaten bu çünkü evde emzirilmesi ve büyütülmesi, bakımı yapılması gereken çocuklar var, aş, temizlik, çamaşır gibi yapılması gereken işler var vs. Sonuçta evin kendiside bir işletme ve o işletmeninde lambaları hiç sönmemesi gerekiyor. Bu Ayetten biz başka ne anlıyoruz; bir kadının evden çıkıp yeryüzüne yayılmasını Allah cahilliye dönemine benzetiyor. Kim açılıp saçılıyorsa, ister başını kapatsın veya açsın, cahiliyet dönemindeki kadınlar sınıfına giriyor. Burada birşey daha dikkatinizi çektimi; Allah annelik kavramını peygamber eşleri için kullanırken, çocukları olup olmamasına bakmıyor, kadının taşıdığı makama bakıyor.

O makamı nasıl anlayacağız, bizde olup olmadığını? O makamı siz kendiniz belirliyorsunuz. Allahu Teala önünüze seçenekleri koyuyor, peygamber eşleri üzerinden de size konuyu anlatıyor; dünya süsünü isteme hakkınızda var, evde kalıp takva içinde ahiret hayatını beklemekte, seçim size ait diyor. Çocuk doğurmanız sizi anne yapmıyor, anneliği Allah evde kalıp kalmamakla tanımlamış, dolayısıyla annelik ruhu annelik enerjisi evde size aşılanıyor. Bunu nereden biliyoruz; peygamber eşlerinden. Peygamber eşleri bizim neyimiz oluyor; annemiz oluyor. Onlar dünya nimetlerine niyetlendiklerinde Allah ne diyor; bu sizin makamınıza yakışmaz diyor. Hangi makama; peygamber eşi olmak, ama aynı zamanda ümmetin annesi olmak.

Dünya nimetlerinde israr ederlerse neyle tehdit ediliyorlar; boşanmayla. Boşandıkları zaman ne oluyor; ümmetin annesi olma vasıfları kayboluyor. Buradan da biz anlıyoruzki anne eşittir evde kalmak. Buradan da biz anlıyoruzki dünya nimetleri ile annelik bir arada olmuyor. 'Ki olması gerekende bu, çünkü dokuz aylık hamilelik süreci, iki yıllık emzirme süreci, çocuk büyütme gibi süreçler ancak evde icra edilebilen şeyler.


Velevki çocuklarınız yok veya evli değilsiniz, bu sefer iffeti koruma, açılıp saçılmamak gibi peygamber eşlerinden bekleneni, yani iffeti koruma gibi annelik vasıflarını sergilemeniz sizden bekleniyor. Bunuda keza sadece evde kaldığınızda sergileyebiliyorsunuz. Anne değilsiniz ama annelik vasıflarını sergiliyorsunuz, bu durumda ne olur; Allah evlilikle, annelikle ilgili önünüzü açar.

Bu tercihi cinsellik konusunda da Allah bize sunuyor; Allah bu konuda insana sabrıda sunuyor, cariye'yide, sonrası seçimi size bırakıyor. "..Cariye ile evlenmedeki bu izin içinizden, günaha girme korkusu olanlaradır. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah bağışlar ve merhamet eder" (Nisa Süresi; 25). Hangi konu olursa olsun, Allahu Teala seçenekleri size sunuyor, hangisini seçmeniz gerektiği yönünde size tavsiyesinide yapıyor, sonrası karar sizde diyor. O seçimlerde sizin makamınızı belirliyor.

Örneğin; cinsellik konusunda ben sabretmek istemiyorum, ben muta evliliği veya geçici bir evlilik yapacağım diyebilirsiniz, bu durumda ama kendinizi doğrudan kötü bir gurubun içine itiklemiş olursunuz. "Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler de kötü kadınlara lâyıktır. Temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yakışır..." (Nur Süresi; 26). Kötü kadınlar kötü erkeklere yaraşır diyor Allah, sizde gider kötü bir kadınla evlenirseniz, kendi elinizle kendinizi kötüler sınıfına koymuş olursunuz. Kişi kendi makamını kendisi belirler, o yüzden Allah başına ne geliyorsa kendi elinle işlediğinden ötürü geliyor diyor.


Geçici evlilikleri Allahın kabul etmediğini, örneğin muta evliliği, bunu yazının başında belirttiniz, kalıcı ama niyet cinsel ihtiyaçları gidermek için olursa, bunu Allah kabul edermi? Eder, sonuçta ortada apaçık bir Ayet var ve orada Rabbimiz dürtülerini kontrol edemeyenler için cariyelerle evliliğe izin vermiş. Geçici bir süre için nikah kıymadığınız müddet, cinsel ihtiyaçlarınızı gidermek için nikah kıyabilirsiniz. Fakat, hayatta bir evlilik hakkınız varsa, o hakkıda burada kullandığınızı ve normal bir evlilikte Allahın şartları neyse sizinde bu evlilikte o şartlara tabii olduğunuzu bilmeniz gerekiyor. Nikahınıza Allahı alet ettiğiniz an, yani ben imam nikahı ile evlenmek istiyorum dediğiniz an, niyetiniz ne olursa olsun, İslami bir evliliğe imza atmış oluyorsunuz, İslami bir evliliğe imza attığınız zamanda evlilikle ilgili İslamın şartları neyse bunları yerine getirmeniz sizden beklenir.

Örneğin; "Sizden, hür mümin kadınlarla evlenmeye güç yetiremiyen kimse, ellerinizdeki mümin cariyelerinizden alsın. Allah sizin imanınızı çok iyi bilir. Birbirinizdensiniz, aynı soydansınız. Onlarla, zinadan kaçınmaları, iffetli olmaları ve gizli dost tutmamış olmaları halinde, velilerinin izniyle evlenin ve örfe uygun bir şekilde mehirlerini verin. Evlendiklerinde zina edecek olurlarsa, onlara, hür kadınlara edilen azabın yarısı edilir..." (Nisa Süresi; 25).


Evleneceğiniz kişi kim olursa olsun, evlenme niyetiniz ne olursa olsun, o evliliğe Allahı ortak ettiğiniz an, imam nikahı yaptığınız zamanda ortak etmiş oluyorsunuz, o zaman Allahın koyduğu kurallara göre o evliliği yürütmeniz sizden beklenir. Örneğin; iffetli olmak, zina etmemek vs. Sizin bu noktada bilmeniz gereken, Allahın Ayetleri bir oyun değil, ciddi konuları ele alıyor ve ciddi sonuçlar doğuruyor. Hür bir kadını besleyecek paranız, imkanlarınız yok ve ihtiyaçlarınızı karşılamak için cariye sınıfındaki bir kadınla nikah kıymak istiyorsanız, bunu yapabilirsiniz, dinimiz buna izin veriyor, fakat o evliliği bir ömür sürdürme niyetiniz varsa buna izin veriyor.

Bu izni verirkende hayatın tadını çıkarsın diye yapmıyor, hem o kadını hem kendisini korusun diye yapıyor. İmam nikahıylada bundan sonra namuslarını ve iffetlerini koruyacaklarına dair söz alıyor. Bu şartların altına imza atmaya hazırsan ve bir cariyeyi kendine layik görüyorsan, al buyur evlen diyor Rabbimiz, ama sonrası hür kadını benden isteme, bir ömür bununla yetin diyor. Kendini o seviyeye layik görüyorsan, daha üstün seviye kadınları benden isteme diyor. 


O yüzdenmi Allah sabretmeniz sizin için daha hayrlıdır diyor? Aynen. Eğer cinsel ilişki için evlenirseniz, niyetiniz ister gecelik olsun ister altı aylık ister kalıcı, farketmez, o nikahın altında gizlenen nice nimetten yararlanamazsınız. Ne niyetle yapıyorsanız, o niyetin ötesinde o evlilikten size nasip olmaz. Bu kadarmı; elbette değil. İmam nikahını kötüye kullandığınız için imam nikahıyla ilgili hak elinizden alınır. Bir gün ciddi bir evliliğe adım atsanız dahi, imam nikahını daha önceden kötüye kullandığınız için o evlilikleriniz Allah nezdinde kabul olmaz. Bu kadarmı; elbette değil. Aynı zamanda kendi elinizle kendinizi çok kötü bir gurubun içine sokmuş olursunuz, o da zinakar kullar arasına. Cinsel ilişki için evlenirseniz, kendinizi zina edenler sınıfına sokarsınız, zina edenlerinde temiz kadınlarla evlenmesi haram.

Bu kadarmı; elbette değil, zina eden erkeği Allah bir müşriğe eşdeğer tutuyor. Zina için evlenirseniz, o zaman Allah nezdindeki değeriniz ancak bir müşrik kadar olur. "Zina eden erkek, zina eden ya da müşrik olan bir kadından başkasını nikâhlayamaz; zina eden kadını da zina eden ya da müşrik olan bir erkekten başkası nikâhlayamaz. Bu, mü’minlere haram ve yasak edilmiştir" (Nur Süresi; 3). Allahu Teala kadını, erkeğe bir emanet olarak veriyor ve onu korumasını istiyor, üzerinde bir elbise olmasını, dıştan gelebilecek her türlü tehdite karşı bir kalkan olsun istiyor, bunu böyle görmeyenleri, kadını ucuz bir bez parçası gibi kullananlarıda Allah müşriklerle aynı sınıfa koyuyor. 

Kişi yanlış niyetler üzerine evlendiğinde, mahşeri konumunuda belirlemiş oluyor, o zaman? Aynen.

O zaman cinsel ilişki için evlenenler hapı yuttu? Aynen. Allahu Teala eşlerden bahsederken bunun tanımını yapıyor; "..Onlar sizin için elbisedir, siz de onlar için elbisesiniz..." (Bakara Süresi; 187). Elbise konusunuda daha önce nerede duymuştuk; "Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına söyle evlerinden dışarı çıktıkları zaman dış örtülerini üzerlerine alsınlar. Bu, onların iffetli kadınlar olarak tanınmaları ve kötü insanlar tarafından sözlü veya fiilî tâcize uğrayıp incitilmemeleri açısından en uygun yoldur. Allah, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir" (Ahzap Süresi; 59). Allahu Teala elbise ile iffeti tanımlıyor, o elbiseninde eşler olduğunu söylüyor. Buradan da anlayınki kadının namusu doğrudan eşine bağlı.

Evlilik kişilerin iffetini korumak üzere kuruluysa, iffeti yok sayan, tam zıttı kadının iffetine göz atan bir ilişkiyi, örneğin muta evliliğini Allah hiç onaylarmı? Akıl var mantık var, onaylamaz. Bu durumda siz Allahın kuralları ile dalga geçenler durumuna düşersiniz.


Biz evlendiğimizde eşlerimizin elbisesimi oluyoruz? Aynen. Ne tür bir elbise? Görünmezlik pelerini gibi düşünceksiniz, başkaları için görünür olmaktan çıkıyorsunuz. Örneğin; evlendiğinizde taktığınız yüzük. O yüzüğü taktığınızda o yüzük üzerinizde bir örtü örüyor ve sizi görünmez kılıyor. Yüzüklerin efendisindeki yüzük gibi. Onlar sizin, sizde onlar için elbisesiniz denilirken işte bu görünmezlik enerjisi kastediliyor. Evli değilseniz sadece dış örtünüzle yetiniyorsunuz, evlendiğinizde ama, artı bir görünmezlik kalkanı alıyorsunuz. Eşinizin enerjisi sizi başkaları için görünmez kılıyor. Bu herkes için geçerlimi; değil, başkaların eşlerine göz atmakla ilgili günahlarınız varsa, o zaman kendi eşleriniz üzerinde böylesine bir koruma kalkanı kuramıyorsunuz.

3. Bölümde devamı gelecek..... -07.12.2025














hz muhammed
hz isa
sadaka
nasuh tövbesi
kelimelerden türemiş hurafeler
yapay zeka ve şeytanlar