ibadetlerimiz- namaz bölüm 5; astroloji ve 5 vaktin altındaki hikmet bölüm 1
5 vakit namazın altındaki hikmet
Mükemmel bir düzenin içinde yaşıyoruz. Allahın yarattığı bu düzenide ne kadar araştırsanız ne kadar derinine inseniz, o kadar hayretler içine düşüyor, bir o kadar da ibadetlerimizin günlük hayatımız için önemini anlıyorsunuz.
Neden bize 5 vakit namaz farz kılındı, neden 6 veya 7 veya 10 vakit değilde 5 vakit, bunu hiç merak ettinizmi? Namaz elbette bizleri kötülüklerden koruyor, ama nasıl koruyor bunu biliyormusunuz? Neden 40 vakit değilde 5 vakit, bunun nedenini biliyormusunuz? Bu yazımızda sizlere inşallah bunları açıklayacağız. Hepsinin altında çok basit ve mükemmel nedenler var. İbadetlerimiz evren ile uyumlu, nasıl uyumlu bunu bu yazımızda size izah edeceğiz, ifşa edeceğiz inşallah.
Değerli dostlar; neredeyse bir yıl kayıplara karıştım, bir çoğunuzda nerelerde olduğumu merak etti. Hakkınızı helal edin. İnziva süreci içindeydim. Halletmem gereken şeyleri hallettim, şimdi de inşallah daha arınmış, dolayısıyla daha güçlü bir halde karşınızdayım. Sizlere bir sözüm vardı, ortalık karışacak, o ortamda da sizi yalnız bırakmayacağıma dair size bir sözüm vardı, o sözüm içinde geri döndüm. Beni merak edip, ikide bir websitemi yoklayan okurlarımdan da Allah razı olsun. Hepinizi hayrla bir yerlere not ettim. Bu kayıp süreç içinde tabiiki araştırmalarım, Allahın düzenini anlama çabalarım devam etti, keşfedilen o yeni bilgilerin küçük bir fragmanınıda bu yazımızda inşallah sizinle paylaşacağım.
Not: yoktan birşey keşfedilmez. Keşfedilirse buna keşif denilmez, bilginin bir yerden size üflenmesi veya kopya/ yapıştır denir. Yıllardır bizi takip eden okurlarımız bizim çalışma prensibimizi bilir, biz yoktan bir bilgi üretmeyiz. Biz var olan ve doğruluğu kanıtlanmış bilgilerin üzerine beyin fırtınası yapar, o bilgiler üzerinden yeni bilgileri açığa çıkarırız. Burada da bunu yaptık, namaz ve astronomi gibi doğruluğu kanıtlanmış bilgiler arasındaki bağı keşfettik, sonrası o bağın arkasındaki hikmeti çözümlemeye çalıştık, sonrasıda elde ettiğimiz verilerle astroloji ve çakra gibi uygulamalardaki yanlışları açığa çıkardık. Örneğin çakra uygulayıcıları belirli bir noktaya bir önem atfederken, o bölgeye bir tanımlama yaparken, o bölge için yaptıkları tanımlamanın yanlış olduğunu tespit ettik. Umarız bu bilgilerden herkes yararlanır ve yanlışlarını düzeltir.
Bir nokta daha, bu tarz araştırmalarımızın bazı okurlarımıza ağır geldiğinin farkındayız; bakınız arkadaşlar, biz burada başkaları gibi masal veya hikayeler anlatmıyor, bilim üretiyoruz. Yazılarımızı daha çok akademisyenleri, bu konularda meslek sahibi olanları aydınlatmak için kaleme alıyoruz. Sizide düşünerek bu yazılarımızı ne kadar yüzeysel ve basit tutmaya çalışsakta, sonuçta bilgilerimizi somut bilimsel gerçekler üzerine inşa etmemiz gerektiği için, gökkuşağının renkleri, gökteki gezegenlerin sıralaması gibi, yazılarımızı anlamanız için belirli konularda bilgi sahibi olmanızı veya o konularda biraz araştırma yapmanızı bekliyoruz. Eğer ilk okuyuşta konu size ağır geldiyse, bir kaç defa yazımızı okuyun ve konularla ilgili biraz araştırma yapın inşallah. Tekrarda ve araştırmada hikmet var, sizde o hikmetin peşinde koşun, ki yıllardır da maşallah koşuyorsunuz.

Bir kaç gün aralıklarla bu diagramın üstüne farklı diagramları size sunacağız. Bu bilgiler hem astroloji ve çakra'da binlerce yıldır doğru bilinen yanlışları düzeltecek, hem astroloji ve çakra'ya farklı bir bakış açısı kazandıracak, hemde namazın değeri ve anlamını açığa çıkaracak.
Doğru bilinen yanlışlarla neyi kastediyoruz? En basiti çakracıların kullandığı renkler.

Dikkat ettiyseniz, çakracılarda gökkuşağı renklerini kullanıyor, fakat onlar tersinden kullanıyor. Onlar en tepeden mor renkle başlıyor, sonrası sırasıyla aşağıya doğru iniyor. Biz ise en altta mor rengi ile başlıyoruz, sonrası elektromanyetik spektrumdaki skala doğrultusunda, bir enerji noktasından diğerine doğru ilerlerken, mor renginden kırmızı renge doğru çıkıyoruz. Doğru olanı ne burada? Tabiiki bizimki. Bizimkinin doğru olduğunu nereden biliyoruz? Bir çok noktadan bunu biliyoruz, en basiti Kur'an-ı Kerimin Ayetlerinden; "Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına çevirdik" (Tin Süresi; 4-5). Biz izzet ve onur sahibiydik, çakracıların inandığı gibi tepedeydik, hayata oradan başlamıştık, sonrası ama yanlışlarımızdan ötürü, aşağıların aşağısına, yani iki bacak arasına itildik. Doğum noktamızın gövdemizin en aşağı noktası olması veya doğum esnasında kafamızın aşığıya doğru olmasının nedeni bu. Biz en allta bu hayata başlıyor, oradan da tepeye doğru, izzet ve onurumuzu geri kazanmaya yönelik bir hayat yolculuğuna itiliyoruz. Bu arada, çakra kelimesi sankritçe, biz bu noktaların tanımlamasını yaparken kendi dilimize uygun kelimeler kullanacağız, o noktaları gezegenlerden gelen enerjilerin barınma ve fiziki bedenimize aktarma noktaları olarak tanımlıyacağız.
Biz veya çakracılar neden bu renkleri bu dizilimde kullanıyor? Nedeni gökkuşağında bu renklerin bu dizilimde ortaya çıkması. Gökkuşağı neden bu renkleri içeriyor? Bu, her bir gezegenin içerdiği enerji ile ilgili. Yedi gezegenin her biri farklı bir enerji içeriyor, bizde o enerjileri yeryüzünde belirli bir renk olarak görüyoruz.

Dikkatinizi çektiyse, bizim çalışmalarımızda kırmızı başımızın üstündeki en üst enerjii noktasını temsil ediyor, çakracılarda ise mor rengi en tepedeki noktayı temsil ediyor. Hangisi doğru? Tabii ki bizim sunduğumuz bilgi doğru. Nereden bunu biliyoruz? Bir çok noktadan bunu biliyoruz, en basiti bilim bize bunun böyle olması gerektiğini anlatıyor. Örneğin; mor rengi kısa dalga frekansına sahip, dolayısıyla zararlı bir frekansı ortaya çıkarıyor. Bilgelik, aydınlanma, farkındalık, ruhsal bağlantı gibi pozitif şeyleri temsil eden taç çakrasınada siz zararlı frekans içeren bir renk atayamazsınız. Bilimin bizi nasıl desteklediğini gördünüzmü? Hangi rengi atayabilirsiniz? Gökkuşağı rengindeki en zararsız olan rengi atayabilirsiniz, o da kırmızı.
Devamı gelecek..... -23.10.2026