• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

İslam- kur'an-ı kerim ve ilim

 

Biyoenerji ismini taşıyan ve doğal tedavi yöntemlerini konu alan bir websitenin dini konulara girmesi bir çoğunuzun tuhafına gitmiş olabilir, "ne alaka" demiş olabilir. Şunu bütün samimiyetimizle söylebiliriz, biyoenerji hakkında elde ettiğimiz bilgileri sizler ile paylaşmaya niyetlendiğimizde amacımız dini konulara girmek değildi. Bizim ne siyasetle ilgimiz var ne de herhangi bir cemaat veya tarikatla. O zaman bu mevzular nasıl ortaya çıktı, doğal tedavi yöntemleri içeren bir websitesi nasıl oldu da dini konulara daldı? Kader! Kaderinizde birşey yazılıysa ne kadar çok dini konulardan uzak durmaya çalışsanız, kader sizi bir yerden tutuyor ve onun tam ortasına atıyor. Örneğin; araştırmacıyım, farklı tedavi yöntem ve hastalıklar üzerinde araştırma yapıyorum, bu çalışmalarda sizi eninde sonunda nazar konusuna taşıyor. Nazarın çözümüde Kur'an-ı Kerimde yatıyor. Yani eninde sonunda İslami konulara giriyorsunuz. Kur'an-ı Kerim okuyamıyorum ve arapça bilmiyorum. Ben ne yaptım? Elmalı hamdi yazır'ın Kur'an-ı Kerim Mealini mp3 olarak bilgisayarıma yükledim ve bunu seanslarımda, her gün 8-10 saat dinlemeye başladım. Her üç haftada da Kur'an-ı Kerimi hatim etmeye başladım ve bunu beş yıl boyunca devam ettirdim. Her dinleyişimde Ayetlerden farklı bir ilham alıyordum ve zaman dilimi içinde bir çok olay benim için anlaşılır hale geldi. Bu yazılarda aldığım o ilhamların kaleme döküşüdür. Her bilgi bir vebal bir yük. Ben bu tespitlerimi sizler ile paylaşmadan yapamazdım. Rabbim bizlere bir websitesi lütfetmiş, bizde bilmeniz gerektiğine inandığımız konuları bu websitesi üzerinden sizler ile paylaşmaya karar verdik. Amacımız İslama olan inancınızı artırmak, amacımız İslam ve bilimin birbirini tezatı değil birbirinin eşi olduğunu size aktarmak.

  • İslam dini bizlere hastalıkların kendi elimizle işlediğimiz günahlardan ötürü geldiğini, çözümünde tövbe ve hellaleşmede olduğunu anlatır. Dolayısıyla sanal tıp ve doğal tıp hastalıklar ile ne kadar ilgili ise İslam dinide o kadar ilgili.
  • Türkiye geldiğimde migren gibi rahat tedavi edebildiğim bazı sıkıntılarda zorluk çektiğimi gördüm. Neden batı tıp ve doğal tıp yöntemleri ile bu sorunu çözemiyorum diye araştırmaya koyulduğumda nazar gibi negatif enerjilerin hastalıklara sebep verebildiğini, bu radyoaktif tarzı enerjileride doğal veya batı tıp yöntemleri ile gidermenin mümkün olmadığını tespit ettim. Bu tür enerjiyi yeryüzünde nötralize edebilmenin sadece iki yolu var; ya cinleri kullanacaksınız, piyasadaki biyoenerji uzmanların %99,98 kullanıyor ya da Kur'an-ı Kerimi. Biz kolay yolu (cin) değil zor olanı seçtik. Hikmet ve bereket zor ve meşakkatli yoldadır inancı ile yıllarca Kuran-ı Kerim üzerine araştırmalar yaptık. Niyetimiz tamamıyla nazar gibi negatif enerjilere karşı bir antidot aramaktı. Ne İslam alimi olma niyetindeyiz ne de bu websitesini dini içerikli bir websitesine dönüştürmeye. Dini konulara girmemizin yegani sebebi hastalıklara bir antidot aramaktı. Şükür rabbime o antidotuda bulduk (tövbe ve helalleşme) ve bu bulgumuzuda sizinle paylaşıyoruz.
  • Ülkemizde yoga, reiki veya şakra gibi uygulamalar ve iç huzur yakalama gibi felsefi akımlarla misyonerlik faaliyeti yürütülüyor. Her hangi bir vatandaşımız doğal tıp yöntemleri ile ilgili bir araştırma yapmak veya bunu öğrenmek istediğinde erişebildiği tek bilgiler bilimden uzak açıklamalar, uzak doğu felsefi akımları ile süslenmiş bilgiler ve uzmanlar. Biz bunu öğrendiğimiz an buna duyarsız kalamazdık, gençlerimizin masum beyinlerini o hurafe uzak doğu bilgilerine kaybedemezdik. Kolları sıvadık ve doğal tıbbın bilimsel altyapısı nedir bunu deşifre etmeye çalıştık. Bilimsel tespitlerimizide bu websayfası üzerinden bu alanda çalışma yapan ve öğrenim gören müslüman kardeşlerimizin bilgisine sunuyoruz. Websitemizi kurmamızın bir nedeni müslümanları uzak doğu inançlarına karşı korumaktı, dolayısıyla dini konulara girmemiz websitemizin kuruluş gayesi ile uyumlu.
  • Doğal tıp uygulayıcılarına baktığınızda bunların genelde ya kendilerini uzak doğu felsefelerine kaptırdığını ya beyaz türk tayfasından olduğunu ya da cinler alemi ile içli dışlı olduğunu görürsünüz. Biz bu üç tayfanında karşısında yer alan bir hayat görüşüne sahibiz, bu farkıda yazılarımıza ve websitemize yansıtmamız gerektiğine inandık.
  • İçiniz ne ise dışınızda o olsun. İçten hesaplı olmadan kıvırmadan dürüst ve direk olursanız, ben buyum beni kabul edecekseniz böyle kabul edin derseniz karşınızdaki insanlara hakkınızda yanlış bir izlenim vermez, hayatta daha az hayal kırıklığı yaşar ve yaşatırsınız. Ben hastalarıma ve okurlarıma hayat felsefemi ve duruşumu net aktarıyorum, kıvırmadan direk olayın özüne iniyorum. Dini konulara girerekte bu alemdeki duruşumu belli ediyorum. 


Kur'an-ı Kerim ve Bilim

-
İlimin anası olan Ayetler bu iki Ayet!


"Rabbin meleklere “ben yeryüzünde muhakkak bir halife yapacağım “dediği vakit,“ biz hamdinle tesbih eder ve Seni ululayıp dururken, orada bozgunculuk yapacak ve kanlar akıtacak bir varlık mı yaratacaksın?“ dediler. O. “Şüphesiz Ben, sizin bilmeyeceğiniz şeyler bilirim“ buyurdu. 31- Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti, sonra o âlemleri meleklere gösterip, “Haydi davanızda doğruysanız, Bana şunları isimleriyle haber verin!“ buyurdu. 32- “Sübhansın, ya Rab! Bizim, Senin bildirdiğinden başka bir ilmimizin olması ne mümkün! Her şeyi en iyi şekilde bilen, yaptığını sağlam yapan ve yaptığında bir hikmet bulunan Sen, şüphesiz Sensin!“ dediler. (Bakara Süresi, 30–32 Ayeti Kerimeleri)


- Açıklama 1: İlmin sahibi Allahtır

Bu Ayetlerden çıkaracağımız birinci ders; insan ve diğer canlıların tümü bilmez, sadece Allah bilir. Her türlü bilgi Allah katında ve Allaha aittir. O yüzden bilim dünyasına değil, o ilmi ilk önce var eden sonrası o ilmi yeryüzüne indiren sonrası bunu en çok çalışana, en çok isteyene veren Allaha tapın!


- Açıklama 2: İnsanı olgunlaştıran ve terbiye eden ilimdir

Bu Ayetlerden çıkaracağımız ikinci ders; insan fıtratında bozgunculuk yapmak ve kan akıtmak var. Bundan dolayıda melekler öyle bir varlığın yaratılışına anlam veremez. Allahu Teala'da buna cevaben "bilmediğiniz şeyleri ben bilirim" der ve hz. Âdem’e ilim öğretir. Nedir Allahın bildiği ve meleklerin bilmediği? Melekler, insanın kendisinden önce yeryüzüne yerleştirilmiş canlılar gibi ilkel ve vahşi bir yaratık olacağını sanır ve öyle bir yaşam sürdüreceğini zannedir. İnsanı terbiyeleştirmenin bir yolu olduğunu bilmez. Onlar hz Adem'den önce yeryüzüne indirilenler gibi hz. Adem'in soyununda kan akıtıp bozgunculuk içinde yeryüzünde varlığını sürdüreceğini zanneder. Bu sorunun ilim ile çözülebileceği, yeryüzüne Hz. Adem eşliğinde ilminde indirileceğini melekler bilmez. İşte Allahın bilip meleklerin bilmediği nokta burası. Onlar yeryüzüne bir ilim indirileceğini ve bu ilim ile kan akıtma ve bozgunculuğun önüne geçilebileceğini bilmez. Sizce terör örgütleri neden öğretmenleri kaçırır, okulları veya dershaneleri hedef alır? Çünkü cahil insanlar kan akıtır ve bozgunculuk içinde bulunur. Ne kadar ilginç değilmi; sıradan bir Ayet gibi gözüküyor olabilir ama bu küçücük Ayet günümüzün ve geçmiş yüzyılların en büyük problemi (kan akıtma) çözüm yolu sunmakta. Şu kısa Ayet ile Allahu Teala hem insanlığın en büyük sorununa işaret eder hem bu Ayetin içinde onun çözümünü yerleştirir. İşte Kur'an-ı Kerimin ayrıcalığı ve hikmeti bu.


- Açıklama 3: bu Ayetler bize hz. Adem öncesi bir varlığın yeryüzünde yaşadığı ve bu varlıklara ilim indirilmediğini anlatır

Bu Ayetlerden çıkaracağımız üçüncü ders; melekler, insanoğlunun yeryüzünde kan akıtacağını ve bozgunculuk yapacağını nereden bilir? Geleceği göremedikleri ve kendi başlarına fikir üretmediklerine göre demek Âdemoğullarından önce yeryüzünde insan tipinde bir varlık var edilmiş, meleklerde onların bozgunculuğuna ve kan akıtan fıtratlarına tanıklık etmiş. Not: hz. Adem ortalama 7 bin yıl öncesi yaşam sürdürdü. Arkeologlar ama bundanda öncesine ait kafatasları bulur, bununda nedeni hz. Ademden öncesi indirilen bu insan benzeri canlılar. Not: bazı kişiler eski toplulukların günümüzün çağından daha ileri bir teknolojiye sahip olduğunu iddia eder. Bu doğru değil. Tam aksine âdemoğullarından önceki döneme ilim indirilmemiş. O kişiler ilkel bir yaşama mahkûm kılınmış.

Kur'an-ı Kerim ve Bilim

- İlim kimdeyse üstünlük ondadır!

“Ey Âdem! Bunlara, onları isimleriyle haber ver!“ Buyurdu. Bu emir üzerine Âdem onlara isimleriyle onları haber verince de buyurdu ki: “Size Ben her durumda göklerin ve yeryüzünün bilinmeyen yanını bilirim, açığa vurduklarınızı ve gizlediklerinizi bilirim“ demedim mi? 34- Ve o vakit meleklere, “Âdem için secde edin“ dedik, derhal secde ettiler. Ancak iblis dayattı, kibrine yediremedi, zaten kâfirlerden idi. (Bakara Süresi, 33–34. Ayeti Kerimeleri)


- Açıklama 4: İlime sahip olan hükmeder, ilime sahip olmayanlar secde eder

Bu Ayetlerden çıkaracağımız dördüncü ders; hz. Âdem âlemleri isimleri ile meleklere haber verince Allahu Teala meleklere Âdem için secde edin der. Allahu Teala burada Âdem’e secde edin demez, Âdem için der, yani Âdem’e değil Âdem’de olan ilime secde edin eder. Sayın okurlarımız; ilme sahip olmayan ilme sahip olana secde etmek zorunda. Bu insanoğlunun yaratılışın ilk gününden itibaren koyulan ilahi bir kural, bir emir! Günümüzün Müslümanları batıya boyun eğiyorsa bunun sebebi geçen yüzyıllarda ilim trenini kaçırdığımızdan. Eğer Allahın ilimlerini bizler onlardan önce öğrenip keşfetmiş olsaydık şimdi onlar bize secde eder, yeryüzünün hakimiyeti bizim elimizde olurdu. Bizler “ikra” kelimesinin neden ilk indirildiğini anlayamamışız, düşmanlarımız ama çok iyi anlamış. O yüzden onlar hükmediyor bizlerin toprakları ise kan ve yoksulluk içinde!